• 80
    (bkz: fenerbahçe/#2740285)

    conte'nin yukarıdaki leziz entry'si ile zaten olan biten hakkında herkes fikir edinmiştir.
    olayın sadece yıldızlara, daha çok şampiyonluğa, kısacası ezikliğe yorulmasına karşıyım. çünkü bu gerçeği çarpıtma seanslarının bir nedeni var.

    önce yalanla başlayalım.
    her şeyin 2000 yılındaki haluk ulusoy'un başlattığı yıldız savaşları ile başladığını söylenir.
    oysa ki gerçek hiç öyle değildir.

    https://gss.gs/4YF.jpg

    1995-96 sezonu sonunda 21 mayıs 1996 tarihli milliyet gazetesi kupürü.
    bu kupür hatalı... 13 yazılmış ancak 12 şampiyonluğu var fenerbahçe'nin...

    https://gss.gs/zcM.jpg

    bu 11 ağustos 1995 günü ligin başlayacağı gün yine milliyet gazetesi arşivinden.

    şampiyonluk sayıları ;

    fenerbahçe 11, galatasaray 10, beşiktaş 9 , trabzonspor 6.

    şimdi 1995 yılında gazetelerde şampiyonluk için 1959 öncesine gitmiyor. o zaman bu tip tartışmalarda yok.. milat olarak kabul edilen profesyonel ligin kurulduğu 1959... ve o günden sonraki şampiyonluklar sayılıyor. böylece haluk ulusoy'un 1959 öncesini yok saydığı saçmalığını bizde yok sayabiliriz.

    fenerbahçe'lilerin en büyük argümanı bu çünkü. haluk ulusoy geldi, galatasaray'ın lehine bir iş yaptı ve 1959 öncesini sildi.. genel kanı bu. bu kanının oluşma nedeni de conte'nin uzun uzun bahsettiği post-truth'a çok güzel bir örnektir.

    https://gss.gs/Flg.jpg

    25 temmuz 2000 yılında resmi gazetede yayınlanan yıldız savaşlarını başlatan olay.

    tam 5 yıl kimsenin sesi çıkmadı. sadece beşiktaş'ın 1959 öncesi iki kere şampiyon kulüpler kupasına gittiği için beşiktaş'a iki şampiyonluk ilave edildiği zaman aziz yıldırım'ın bol yıldızlı forma ile verdiği tepki dışında tek bir ses bile çıkmaz.

    sonra ne zaman ki şampiyonluk bonusu diye bir şey çıktı işte o gün 29 şampiyonluk geyiği başladı.

    nedir bu şampiyonluk bonusu.
    takımlar kazandıkları şampiyonluk kadar buradan pay alıyor. en çok payı en çok şampiyon olan galatasaray elde ediyor. ama fenerbahçe 28 şampiyonluğu ile bu pastadan daha fazla pay almanın peşinde.

    bugüne kadar yaklaşık 75 milyon doların üzerinde haksız bir ödeme olduğunu hesaplatmışlar.
    bu şampiyonlukları saydırdıkları gün tff'ye, galatasaray'a dava açacaklar... bunu yazan bloglarda vardı bildiğim kadarıyla. fenerbahçe'nin derdi bu... herkes onların ezikçe bir davranışta bulunduğunu düşünüyor ama aslında olan ince bir hesap, bol para ve çok "duygusal" bir mevzu..

    işte bu ısrarın nedeni bu...
    havuz gelirlerinden daha fazla pay almak. ve geçmişe dönük 75 milyon dolara yakın parayı kasaya sokmak..
  • 320
    kimseye bir saygısızlık yapmadan, herhangi bir art niyet taşımadan belirtmek isterim ki ; bu şaibeli karar verildiği taktirde türkiye'de futbolu takip eden, bu düzene 1 lira dahi olsa katkı sağlayan her kimse saftır. hatta tamda sistemin istediği, koşulsuz şartsız vur kafasına el ekmeğini tadında insan modelidir.

    neyi takip edeceksiniz güzel kardeşim. parası neyse verilip 9 şampiyonluk satın alınan bir ligde sen her hafta 2 saatini ziyan edip galatasaray'ın 3 puan alıp alamadığına mı bakacaksın, 40 hafta maç izleyip, sonucunda acaba şampiyon olup da haksız verilen 9 şampiyonluğu 8'e indirebilecek miyiz diye mi takip edeceksin. 4-4-2, 3-5-2 falan mı konuşacaksın.

    parası çok olan bir adamın kurumları tahakküm altında bırakarak, devlet erkanıyla görüşerek gayri hukuki ve gayri ahlaki olarak hanesine 9 şampiyonluk yazdırabildiği bir ortamda hangi motivasyon insana türkiye ligini izletir.

    fenerbahçe'nin istediği şampiyonlukların nasıl bir formatta yapıldığı, 3 şehrin takımının davetle katılabildiği, ulusal olmadığı, deplasmansız olduğu, küme düşmenin olmadığı, bir seneden 2 şampiyon çıktığı, 1 sene yapılıp 1 sene yapılmadığı falan burada çok daha bilgili yazarlar tarafından 30 kere detaylı bir şekilde yazıldı zaten. onla ilgili bir şey yazmayacağım. zaten eminin bu kararı onama niyetinde olan insanlar daha fazlasını da biliyorlardır ama burası türkiye işte.

    leş gibi saha zeminlerine, 1 metre önünde olanı göremeyen hakemlere, maç içindeki her pozisyonu maç sonrası twiter'da tt yapan düşük zekalı taraftar gruplarına, g*tünden sallayan bilgisiz spor yorumcularına, kreatif hiçbir şey olmadan oynanan berbat futbola, vasat altı yayıncı kuruluşa, her başarısızlığı zavallı gibi dış güçlere bağlayıp, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten başka vasfı olmayan kalitesiz yöneticilere sadece galatasaray sevgisi için katlanıp bu pespayeliği takip ediyoruz.

    bu karar kabul edilirse ve galatasaray hiçbir şey olmamış gibi lige devam ederse bu kararın tek olumlu yanının taraftarın en azından %30-%40'lık bir kısmını kişisel olarak bu rezil ligden kurtaracak olması olarak görüyorum. kafalarını kaldırınca ülkedeki galatasaraylı gençlerin bir kısmının vizyonu değişir hiç değilse.

    mesele galatasaray sevgisi değil. galatasaray mahalle maçı yapsa kaldırımda izlerim hiç sıkıntı değil. buradaki sıkıntı senin alın terinin, denizli'de saniyeleri sayarak, 87'de 14 sene bekleyerek, 2008'de 5 parasız, teknik direktörün olmadan, 2011'de en yakın rakibine 10 puan fark atıp üstüne play-off oynayarak kazandığın, ve daha nice şampiyonlukların masa başında hiç edilmesi. o zorluklarla kazandığın şampiyonluklardan 9 tanesinin kağıt üstünde anlamsız hale getirilmesi.

    bu kararın onandığı saat kendi adıma bu ülkede sporun içinde olan herhangi bir unsura para kazandırmamak adına bein sports üyeliğimi sonlandırıp, yurt dışında ki dijital platformlardan birinden üyelik alıp 5 büyük lig artı şampiyonlar ligini takip etmeyi planlıyorum. 12-15 euro bandında cam gibi yayın yapan çok güzel platformlar var. aslında bu ligleri türkiye'de ki platformlardan takip etsem daha ucuza gelir ama bu ülke sporuna kazandırmaktansa yabancıya gitsin para. passolig desen zaten 2 senedir yenilemiyorum.

    galatasaraylıyım ve bu ülkedeki hukuksuzluğa karşı benim elimden gelen budur.
  • 231
    bu saçmalık kabul olursa galatasaray'ın da;

    1-) kurulduğu tarihten itibaren olan şampiyonlukları saydırması gerekir. çünkü istanbul ligleri fener'in saydırmak istediği onca çoluk çocuk turnuvasından daha büyük ve efsane futbolcuların ligiydi. istanbulk ligi maçı var diye diğer turnuvalara yedek kadrosunu yollayanlar var, bjk amerikada turne yapacağız diye gitmiyor mesela asddfggh
    2-) tüm türkiye ve süper kupalarını şampiyonluk olarak saydırması gerekir. çünkü fener şampiyonluk saydırmak istediği yıllarda formatına bakmadan bir senede yapılan bir yığın turnuvadan hangisinde şampiyonsa onu saydırmak istiyor.
    3-) bjk avrupa'da temsil edildik diye iki tane şampiyonluk almışssa gs da o iki yıl (57-58 olması lazım) öncesi temsil etmiş. ordan da bir şampiyonluk saydırması gerekir.

    bu kafayla galatasaray'ın toplam 40-50 şampiyonluğu olmaktadır. 10 yıldızla da gezilmeyeceğine göre bundan sonra italya'daki gibi 10 şampiyonluğa 1 yıldız verilir. 4-5 yıldızla gezeriz... saçmalık diyorsanız, fenerin yapmak istediğinin şunlardan bir gram farkı yok, detayları incelerseniz her şeyi aynı...
  • 278
    alçakça ve yüzssüzce savunulan yalandır. ilgili mehmet şenol bilgisellerini ve tabloları inceleyip sözde “benzer” durumlara göz atalım.

    1) (“milli kümenin” istanbul ligi karşısındaki prestijsizliği-mehmet şenol)
    https://twitter.com/...449390241210369?s=21

    2) (“türkiye futbol birinciliği”nin statüsü ve istanbul ligi karşısındaki prestijsizliği-mehmet şenol)
    https://twitter.com/...099666757881856?s=21
    not: dönemin fb yöneticisinin “türkiye futbol birinciliği’nin kendileri için ne kadar önemsiz bir turnuva olduğundan bahsettiği bir gazete küpürü bulunmakta.

    3) 1904-1959 arasında oynanan tüm turnuvalar ve turnuvaların rasyonel değerlendirmesi.
    https://gss.gs/W3Z.jpeg
    https://gss.gs/sNF.png
    kaynak: twitter: @cco1905

    4) avrupa’nın en iyi futbol ülkelerindeki durumlar:

    ispanya: 1929’da* 10 takımla rövanşlı olarak oynanan ilk sezonun ardından günümüze kadar gelen bir ispanya ligi görünmekte.
    https://gss.gs/x1Q.jpeg
    1899 ve 1902’de kurulan en güçlü iki kulüp dahil olmak üzere bu tarihten önce kazanılan herhangi bir kupanın şampiyonluk sayılarına etkisi bulunmamakta.

    almanya: “batı almanya”da 1963-1964 sezonunda* 16 takımla rövanşlı olarak oynanan ilk sezonun ardından günümüze kadar gelen bir “federal lig” görünmekte. ligin en çok şampiyon olanı 30 şampiyonluk ile bayern.
    https://gss.gs/wt4.jpeg
    bu sezona kadar çeşitli bölgesel ligler oynanmış. bunlardan biri de 1948’den birleşmeye yani 91’e kadar oynanan “doğu almanya birinci ligi”. burada en çok şampiyon olan takım ise 10 defa ile dinamo berlin.
    ne var ki ne diğer bölgesel ligler ne de doğu almanya ligi şampiyonlukluklarının ülkenin en üst düzey profesyonel liginde bir karşılığı yok.
    3, 5, 10 ve 20. şampiyonluklarda alınan forma yıldızlarından bayern dört; dortmund ve gladbach ikişer tanesine sahip. hamburg, stuttgart ve bremen’in ise 3 şampiyonluk ile birer yıldızları bulunmakta. mesela, 1945 öncesi dönemin uçan kaçan schalke’sinin kupalarınınsa şampiyonluk ve ya yıldız sayısına bir etkisi bulunmamakta.

    ingiltere: burada her ada izleyicisinin hemen hemen bildiği üzere değişik bir durum var. futbolun icat edildiği söylenen ülkede dünya’nın ilk profesyonel ligi herkesten çok çok önce düzenleniyor.

    ingiliz futbol ligi: 1888-89 sezonunda 12 takımla rövanşlı olarak oynanan ilk sezonun ardından 1991’e kadar ülkenin en üst düzey futbol ligi.
    https://gss.gs/WOl.jpeg
    hala devam etmekte olsa da o yıl “premier lig” in kurulmasıyla #1 özelliğini kaybediyor. bu ligde o tarihe kadar en çok şampiyon olan takım 18 defa ile liverpool.

    premier lig: 1985-90 arasında avrupa’ya gidemeyen, ekonomik olarak da ilerleyemeyen ingiliz kulüpleri “bir şey yapmalı, hey! bir şey yapmalı” diyor ve ingiliz futbol liginin de üzerinde, yayın gelirlerinin ve sponsorların çok daha iyi olduğu bu limited şirket ligini kuruyorlar. o tarihten bu yana 13 kez ile manu en çok şampiyon olan takımdır.
    totalde ise manu 20, liverpool 19 en üst düzey lig şampiyonluğuna sahip. diğer bütün dünya ülkeleri ile arasındaki fark ise 130 küsür yıldır “toplu ve organize şekilde” oynuyor olmaları.

    fransa: 11 eylül 1932’de ulusal lig olarak başlayan ve iki grup halindeki 20 takımın rövanşlı oynadığı organizasyon görünmekte.
    https://gss.gs/RA5.jpeg
    https://gss.gs/RvB.jpeg

    ardından gelen sezon division 1 adını alıp 16 takımlı normal bir sezon oynanıyor. 2002’de ligue 1 adını alan lig 89 yıldır profesyonel bir şekilde düzenlenmekte.
    ligue 1’de takımlar formalarına her 10 şampiyonluk için bir yıldız koyuyorlar. 10 şampiyonluğu bulunan tek takım olan saint-etienne bu alanda tek olsa da 1993 şampiyonlar ligi şampiyonu marsilya’nın da logo üstüne yıldız eklemesine ses edilmemiş. yine 8 şampiyonluğu olan nantes kulübü de logosunun içine her şampiyonluk için bir yıldızı sıkıştırıvermiş. psg ise haziran 2021’de muhtelen ilk yıldızını kazanacak.
    https://www.google.com.tr/.../1726928065033159844

    italya: 1898 yılında “italya futbol şampiyonası”olarak 4(dört) takımla başlayıp 1929 yılına kadar farklı formatlar oynanmıştır. kabul gören ilk şampiyonluğun sahibi “genoa” turnuvada tam 2 maç oynamış. sonraki senelerde de benzer durumlar gözüküyor. yıllar geçtikçe takım sayısı yavaş yavaş artıyor. tüm organizasyon eksikliğine rağmen 1. dünya savaşı öncesi dahi 10’ar takımlık iki ligin olduğu sezonlar görülüyor. savaş sonrası birkaç yıl hariç ise de 1929 normal sezonunun adımları atılıyor diyebiliriz.
    https://en.m.wikipedia.org/...ootball_Championship
    bizim dalkavuklar özellikle buradan yola çıkarak “aga bak genoa’nın da milat öncesi 2 maçlık şampiyonluğu sayılıyor” ayağına yatıyorlar. birincisi genoa’nın ulusal lig şampiyonu sayılması başlı başına rezalet. ikincisi adamlar 1900’lerin ilk birkaç sezonundan itibaren kalabalık güney ve kuzey liglerini kurmuşlar. üçüncüsüyse 1929 sezonu italyan federasyonunun o dönem ‘ulusal lig’ olarak ilan ettiği ilk yıl.
    10 şampiyonluğa bir yıldız verildiğinden dolayı juventus üç*, inter* ve milan* birer yıldıza sahip. kuruluş yıllarına damga vuran(!) geneo’nın* yıldızı ve 1924 yılı sonrası şampiyonluğu bulunmuyor. olur da inter ve milan takımları 20 yapmadan önce şampiyon olurlarsa 120 yıl önce birkaç maçla kazandıkları şampiyonluklar sayesinde bu iki takım gibi bir yıldıza sahip olacaklar.

    ana kaynak: en.wikipedia.org

    --- turn off ---

    evet, akp iktidarı döneminde gerçekleşen sportif skandalların bir yenisi ve hatta en büyüğü yaşanacak mı hep birlikte göreceğiz. güvenilir bir adalet mercimiz olsaydı ben fenerbahçeli dostlara bir zaman makinesi bulmalarını ve dönemin istanbul ligi’nde sükse yapıp milli küme ve türkiye futbol birinciliğini çok da önemli görmeyen futbolcularına gidip kendilerini ifade etmeye çalışmalarını önerirdim. ya da biz gidip diyelim ki “metin abi, 60 yıl sonra geçmişi değiştirip sizin ligi önemsiz, şu iki maçlık turnuvayı daha önemliymiş gibi bir hale getirmeye çalışacaklar. o yüzden istanbul ligini boşver, şu turnuvadaki 2 maçı kazan yeter” diyelim.

    yazzık.
  • 68
    bugün fatih terim rütbe vurgusu yapınca gene bir kesimin kudurup piyasaya sürdüğü şampiyonluklardır.

    bizim rütbemize yetişmek için 6 şampiyonluk daha almanız lazım falan tarzı ıslak rüyalar kuruyorlar. ya olum şunlara ordan bi 10-15 şampiyonluk falan yazsın birileride rahatlasınlar.

    adamlar galatasaray kompleksinden öyle bir kudurmuşlar ki ciddi ciddi eleme usulü 2-3 maç yaparak kazandıkları kupaları lig şampiyonluğu olarak yazdırmak istiyorlar. lig şampiyonluğu olarak yazdırmak istedikleri "şeylere" bir bakıyım dedim o dönem hem türkiye futbol şampiyonası diye bir şey var hem milli küme var. ikisinin aynı anda düzenlendiği yıllar var. yani türkiyenin 2 şampiyonu var.*

    adamlar ne yapmış ? evet yanılmadınız hangisinde şampiyon olduysa onu geçerli saymış.* örnek vermek gerekirse 1946 da türkiye futbol şampiyonasında gençlerbirliği şampiyon olmuş, milli kümede fenerbahçe. 1944'de türkiye futbol şampiyonasında fenerbahçe şampiyon olmuş milli kümede beşiktaş. adamlar 1946'daki milli kümeyi de 1944'deki türkiye futbol şampiyonasını da 19' un üstüne şampiyonluk olarak yazdırmak istiyorwttjkwfs. ülkemiz o dönem 2'şer 2'şer şampiyon veriyormuş.*

    peki bu şampiyonluklar nasıl kazanılmış ona da bakayım dedim o daha vahim. aşağıdaki gibi bazen takım yokluğundan kura ile üst tura çıkanlar mı dersin. sözde "lig" şampiyonluğunu eleme usulü belirleme mi dersin. şampiyonu belirlemek için bazen istanbul, trabzon, adana gibi bölge şampiyonlarının bir araya gelip, bazen gelmeyip her şampiyonun kendi bölgesinde takılması mı dersin. evlere şenlik resmen.

    adamlar ciddi ciddi bunları +19'a eklemek istiyor. yorum yok. bir diğer merak konusuysa siz efsanelerinizi inkar mı ediyorsunuz deyip şampiyonlukları 1923'den itibaren saymaya çalışmak.

    o mantıkla bakacak olursak siz kurucularınızı mı inkar ediyosunuz, 1905-1923 arası şampiyonluklar nerde o zaman ?* hee pardon o aralıkta baya bir galatasaray şampiyonluğu var sanırım. salla o arayı. zaten 1959-1923 arası mantıkla 1923-1905 arası da değerlendirilecek olursa galatasaray futbol takımının katıldığı liseler arası müsabakalar falan da vardır elbet şampiyonluk olarak eklenecek.* zaten yukarıda bahsettiğim bölge şampiyonları dediğiniz şeylerin içeriğine bakarsanız düpedüz lise takımlarının mücadelesi falan da karşınıza çıkıyor.

    bu arada son olarak işin ne kadar saçma olduğunu göstermek adına bölge ligleri arasında istanbul futbol ligi diye bir şeyde var. ve bu ligde 1922-1931 arasında galatasaray lisenin 5 şampiyonluğu var.*

    yazdıklarımı örneklemek adına aşağıya alıntı yaparak bir şampiyonluk bırakıyorum. :(

    (bkz: 1935)

    --- alıntı ---

    grup aşaması:
    fenerbahçe 8 - 0 çanakkale türkgücü
    balıkesir spor yurdu 1 - 5 fenerbahçe

    çeyrek final:
    fenerbahçe 9 - 0 adana torosspor

    yarı final: yok - fenerbahçe yarı final oynamadan kura ile finale kaldı.

    final:
    fenerbahçe 3 - 1 altınordu

    --- alıntı ---
  • 179
    fenerbahçe'nin başvurusunu ve nihat özdemir federasyonu'nu düşününce sonucun fenerbahçe açısından olumlu ya da kısmen olumlu olacağına %100 emin olduğum saçmalık.

    yönetim uyuyor ve galatasaray taraftarı olarak bizler de narkozlu gibi izliyoruz farkında mısınız bilmiyorum.

    bir tek benim mi canımı acıtıyor çözemiyorum ama taraftar tepki koymaz, yönetim tedbir almaz ise kucağımıza bombayı bırakacaklar 1-2 ay içinde.

    iş bittikten sonra koyulan tepkimize de "yaygara" diyecekler.

    bu iş çok ciddi!
  • 209
    --- alıntı ---

    1-fenerbahçe'nin talep ettiği şampiyonluklar ile ilgili bugün yayında bahsettiğim belge.
    1951 öncesinde türkiye'de futbolun amatör olduğunu tff'nin bu belgesinden anlayabiliriz. ilave olarak: https://gss.gs/pRU.jpeg

    2- milli küme maçlarının talimatname olmadan oynatıldığına dair 2. belge.
    izmir bölgesinden altay ve göztepe, izmir ligi'nde 1. ve 2. oldukları halde, dönemin valisi fazlı güleç'in keyfe keder kararıyla! üçok ve doğanspor izmir'i temsil etmişlerdir. talimatname olsa! https://gss.gs/xub.jpeg

    3-gelelim milli küme maçlarına...
    1937 milli küme maçları:
    sadece istanbul izmir ve ankara takımlarından ibaret, oysa ki 2. belgede görüldüğü üzere trabzon futbol ligi diye bir lig var. trabzon idmangücü ya da adana idman yurdu takımları milli kümeye dahil edilmemiş.
    https://gss.gs/haC.jpeg
    https://gss.gs/wRy.jpeg

    1938-39 ve 40 sezonları:
    yine sadece istanbul izmir ve ankara takımları: https://gss.gs/4vg.jpeg
    https://gss.gs/KHl.jpeg

    5- kalan 41-43-44-45-46-47 ve sezonlarında da:
    sadece eskişehir'den demirspor'un iştirakı kabul görmüştür. oysa ki trabzon adana gibi bazı şehirlerde de bu müsabakalar yapılmaktadır.
    yukarıda bahsettiğim belgeler tff'nin belgeleridir, mesnetsiz değildir yani!

    6- o yıllar için mesnet gösterilen italya serie a'da yıllara sari 16-25 takımlı bir lig organize ediliyor ve bu organizasyonda italya'nın kuzeyinden de güneyinden de takım mevcut.
    yani adı milli küme ama içi istanbul - izmir- ankara...
    arşivimden belgelerle sunmak istedim.

    https://twitter.com/...204261668253701?s=21

    --- alıntı ---
  • 76
    öncelikle fenerasyon madem bu işe bir netlik getirmiyor, yapmamız gereken şey çok basit. hocasından, başkanına, futbolcusundan, taraftarına algı için bir yerlerini yırtıyorlar. hocası ''29. şampiyonluğa gidiyoruz'' diye açıklama yapıyor. sitesinden 5. yıldız propagansı yapılıyorsa eğer;

    bizde kafamıza göre liglerin tescil gerçeğini kenara atıp, 2010-2011 sezonu süper kupasının oynanmadığını var sayarak ve de o sezonun ikincisi trabzonspor'un şampiyonlar ligi'ne gittiğini göz önünde bulundurursak; fenerbahçe'nin şampiyonluğu 18 diye propagandaya başlayabiliriz. hatırlarsınız beşiktaş 1959 öncesi 2 şampiyonluk aldı, avrupa kupalarına katıldığı için. yasal olarak lig şampiyonu olarak tescillendi. trabzonspor 2. olarak avrupa kupalarına katıldığı için yasal olarak zaten şampiyon sayılmış oluyor. avrupa'ya ceza almadığı halde, göndermeyen de bizim kendi federasyonumuz. üstelik fenerbahçe voleybol takımı efsanesi mehmet ali aydınlar. şimdi bu aveller yine ''fötöcöydö bö ödöm'' naraları atmaya devam edeceklerine eminiz. arkadaş adama sormazlar mı şikeden 4 yıl sonra bu adamın şirketini, formanızın önüne kocaman sponsor yaptınız diye.

    yapmamız gereken sitemizde ki şampiyonluk sayılarını güncellemek. galatasaray 22, fenerbahçe 18, beşiktaş 13, trabzon 7, bursa 1 şeklinde düzenlersek ve hocamızdan, başkanımıza, taraftarımızdan, yöneticimize kadar her kamera gördüğümüzde bunu kamuyla paylaşırsak, nasıl sustuklarını o zaman görürsünüz.

    bizim algı yapmamıza gerekte yok bu konuda. inanın türkiye' de futbol severlerin yüzde 70 'i bu şekilde düşünüyor. yüzde 30'un neden bu şekilde düşünmediği herkesin malumu. bunların dediği gibi ligler tescillenirse altay'ın 14 şampiyonluğu oluyor. yani fener'den bile daha fazla şampiyonlukları var. üstelik yayın gelirinden daha fazla pay alacak altay bu şekilde. ancak hiç sesleri çıkmıyor. çünkü bu zırvalarla altay'ın bile işi yok.

    bu saatten sonra federasyon nasıl tescillerse tescillesin. benim için güncel şampiyonluk sayıları;

    galatasaray - 22
    fenerbahçe - 18
    beşiktaş - 13
    trabzonspor - 7
    bursaspor - 1
  • 120
    her kesimden farklı bir ses çıkıyor. bazıları bölgesel diye yalanlıyor, bazıları 5-6 takımla oynandı diye yalanlıyor, bazıları da resmi değildi diye yalanlıyor.

    ama bu 29 şampiyonluk tezini direk çürütecek bir sebep var. 2-3 kişi hariç kimseden duymadım bunu. fenerbahçe’nin saymak istediği milli küme ve türkiye futbol şampiyonaları 9 sene birlikte oynanmış. yani 1941-1950 yılları arasında bunlara göre türkiyede ayrı ayrı 2 turnuvada 2 ayrı şampiyon çıkmış :)

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Millî_Küme

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Türkiye_Futbol_Şampiyonası

    türkiye futbol şampiyonası 1924 yılından 1951 yılına kadar oynandı. bu süre içerisinde 8 sezon maddi yetersizlikten dolayı, 4 sezon ise milli küme başlamasından dolayı oynanmadı. ama milli kümenin 5. sezonundan itibaren ise aynı şekilde oynanmaya devam edildi.

    milli küme ise 1937 yılından 1950 yılına kadar oynandı. bu süre içerisinde 4 sezon boyunca oynanmadı. yani bu iki lig kesik kesik, birbirleriyle kesişerek, biri yazın biri kışın olmak üzere oynandı.

    örnek verecek olursak; 1944 yılında milli küme’yi beşiktaş, türkiye futbol şampiyonasını ise fenerbahçe kazandı.

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/1944_Maarif_Mükâfâtı

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/1944_Türkiye_Futbol_Şampiyonası

    şimdi koyunlarını biraz daha oyalamak için gündemden 28 şampiyonluk yalanını düşürmeyen fenerbahçe yönetimine soruyorum. sizin saymaya çalıştığınız 2 turnuvada da 1944 yılında beşiktaş ve fenerbahçe şampiyon olmuş. peki genel olarak 1944 yılının türkiye şampiyonu kim ? uefa’nın herhangi bir ülkesine bağlı herhangi bir ligin herhangi bir yılında şampiyon takım kim sorusuna bir cevap verilebiliyor. peki siz 1944 yılının şampiyonunun cevabını verebilirmisiniz ?

    yukarıda tarihlere dikkatli bakanların aklına başka bir soru da gelecek. fenerbahçe sürekli 1959 öncesi şampiyonluklar diyor ama kabul ettirmek istedikleri iki turnuva 1951 yılından sonra hiç düzenlenmemiş. peki bu 1951-1959 arası türk futbolunda ne oldu ?

    1951-1959 yılları arasında profesyonel bölgesel ligler oynanmaya başlandı. istanbul ligi, izmir ligi, ankara ligi gibi.

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/İstanbul_Profesyonel_Ligi

    bu yıldan sonra ülkede profesyonel ligler oynanmaya başladı. 1951 yılından sonra türkiye profesyonel olarak futbol oynamaya başladı. ister ister inanmayın bu liglerdeki şampiyonluklar fenerbahçenin uydurduğu türkiye şampiyonluklarından daha değerli. çünkü bu ligler şu anda uefaya bağlı her ülkede olduğu gibi eylül-mayıs ayları arasında oynandı. milli küme ve türkiye futbol şampiyonası gibi 1 aylık süre içinde 2 ayrı dönemde oynanmadı.

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/İstanbul_Profesyonel_Ligi

    bu lig 8 sezon sürdükten sonra son senesinde yani 1959 yılında ilk ulusal profesyonel lig kuruldu. 1959 sezonunda istanbulun liginin ilk 8 takımı, izmir liginin ilk 4 takımı ve ankara liginin ilk 4 takımı sekizerli 2 grupta lig usulü maçlar oynadı. kırmızı grubun şampiyonu galatasaray ve beyaz grubun şampiyonu fenerbahçe yaz aylarında çift eleme usulü final müsabakasına çıktı. toplamda 4-1 skorla kazanan fenerbahçe ilk profesyonel lig şampiyonu oldu. bu sezondan sonra ise günümüze kadar takım sayıları değişerek profesyonel ligler oynandı.

    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/1959_Millî_Lig

    utanmadan yıllardır bu yalanları söylüyorlar. hadi fenerbahçe taraftarı koyun. çobanları ne derse onu söylemeye programlılar. 28 şampiyonluğumuz var diyenlerin %80’i “ya arkadaş böyle böyle diyorlar tamam da birde ben araştırayım şu 28 şampiyonluk olayını” dememiştir. peki bizim kulüp neden susuyor. başkanımız 2-3 gün önce çıkıp onların 28 varsa bizimde 34 var gibi saçma sapan şeyler söyleyip adamların ekmeğine yağ sürdü. madem bu saçmalığı konuşacaksın çıkıp somut olayları söylesene. çıkıp kameraya “sayın ali koç’tan 1944 yılının şampiyonunun kim olduğunu öğrenmek istiyorum” dese bu yalan daha büyümeden kapanacak. ne diye karşı tarafın kafasıyla karşı tarafa cevap veriyorsun ?

    son olarak fenerbahçeye göre 1959 yılına kadar şampiyonlukların listesini aşağıya yazıyorum. uefa ülkesine bağlı bir tane ülkede böyle aralıklı şampiyonlar ve aynı yılda iki şampiyon varsa veya böyle bir liste herhangi bir fenerbahçelinin içine siniyorsa 52 şampiyonluk ve 10 yıldız verelim karşı tarafa. bir taraftar kulübünün ortaya attığı iddiayı nasıl araştırmaz aklım almıyor.

    1924-harbiye
    1925-
    1926-
    1927-muhafızgücü
    1928-
    1929-
    1930-
    1931-
    1932-istanbulspor
    1933-fenerbahçe
    1934-beşiktaş
    1935-fenerbahçe
    1936-
    1937-fenerbahçe
    1938-güneş
    1939-galatasaray
    1940-fenerbahçe ve eskişehir demirspor
    1941-beşiktaş ve gençlerbirliği
    1942-harp okulu
    1943-fenerbahçe
    1944-fenerbahçe ve beşiktaş
    1945-fenerbahçe ve harp okulu
    1946-fenerbahçe ve gençlerbirliği
    1947-beşiktaş ve ankara demirspor
    1948-
    1949-ankaragücü
    1950-fenerbahçe ve göztepe
    1951-beşiktaş
    1952-
    1953-
    1954-
    1955-
    1956-
    1957-
    1958-

    fenerbahçe’nin 1959 öncesi şampiyonlukları bahanesi ile uyduruğu 2 turnuvanın şampiyonlarını tam liste paylaştım. 35 sezonun 15’i oynanmamış, 7sinde ise iki ayrı turnuvada 2 ayrı şampiyon çıkmış :)

    sadece 1 saatlik araştırma ile şu şekilde bir tablo çıkarılsa yıllardır süre gelen yalan yok olacak. galatasaray kompleksinden dolayı şu saçmalığı içine sindiren koca koca yöneticiler türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden birini yönetiyor. söyleyeceklerim bu kadar.
  • 88
    birilerinin malum ortamlara elinde en çok şampiyon olan takım diye gazete küpürlerini çerçeveletip gitmesinden sonra artık galatasaraydan bu olayla ilgili bir atraksiyon gelmesini bekliyorum.

    adamlar 1940 larda milli küme diye bir organizasyonda şampiyon olup onu 19'un üzerine şampiyonluk olarak hanesine yazdırmak istiyor. 1 sene geçtikten sonra türkiye futbol ligi diye bir organizasyonda şampiyon olup onu da şampiyonluk olarak 19'un üzerine yazdırmak istiyorlar.

    bu organizasyonlar aynı dönem düzenlendiği için bazen 2'sinde de finale kalmışlar. hangisinde şampiyon olmuşlarsa onu şampiyonluk olarak istiyorlar. 2 finali de kazansa o sene için 2 şampiyonluk yazdırmak isteyecek 19'un üzerine.

    yüzsüzlüğün ve aymazlığın tanımı nedir ?

    şampiyonluk olarak istedikleri organizasyonların ciddiyeti de şu ;

    --- alıntı ---

    grup aşaması:
    fenerbahçe 8 - 0 çanakkale türkgücü
    balıkesir spor yurdu 1 - 5 fenerbahçe

    çeyrek final:
    fenerbahçe 9 - 0 adana torosspor

    yarı final: yok - fenerbahçe yarı final oynamadan kura ile finale kaldı.

    final:
    fenerbahçe 3 - 1 altınordu

    --- alıntı ---

    hayır ciddi ciddi. inanıyorlar ki biz bunların hepsini şampiyonluk olarak hanemize yazdırırız. galatasaraya da oradan 2-3 şampiyonluk verilir. susup otururlar yerlerine. 30 milyon taraftarı olan, türk sporunun lokomotifi, galatasaray olmadan azerbaycan ligi seviyesinde olacak bir ligde ciddi ciddi galatasaray camiasının şunu kabul edeceğini düşünüyorlar.

    ulan galatasarayın aldığı türkiye kupalarının dahi ciddiyeti şu şampiyonluk istenen organizasyonlardan daha oturaklı şampiyonluk için. adamların lig şampiyonluğu olarak istedikleri "şey" 3-5 maç ihtiva eden, "eleme" usulü yapılan bir şey.

    ortada, beşiktaş yok, galatasaray yok torosgücü, harp okulu gibi takımlarla 2-3 maç yapıp şampiyon olmuşlar. 19'un üzerine ekle diyorlar.

    bunlar şampiyonluk olarak sayılacak. galatasarayın katıldığı, defalarca şampiyon olduğu, bunlardan çok daha ciddi bir sistem olan istanbul ligi şampiyonlukları şampiyonluk sayılmayacak öyle mi ? kendilerini buna inandırmaları ve en çok şampiyon takım olarak kendilerini ilan etmeleri harika bir olay.

    şampiyonluklarının anlatıldığı son yayınlanan videoda neden ısrarla türkiye kupası bu şampiyonluların dışında tutulmaya çalışıldığı bir tutum sergileniyor dersiniz. çünkü türkiye kupası kendilerini şampiyon ilan ettikleri organizasyondan çok daha ciddi. ve türkiye kupası sayıları ;

    galatasaray:18
    fenerbahçe:6

    aynı anda milli küme ve türkiye futbol ligi organizasyonları düzenlenirken bir senede 2 şampiyon çıkarken ve ikisi de 19'un üzerine şampiyonluk olarak eklenirken neden türkiye kupası ve türkiye ligi şampiyonlukları aynı anda şampiyonluk sayısına eklenmesin. mantıklı izahı nedir. bak sen hem milli kümeyi hem türkiye futbol ligini şampiyonluk sayısına eklemeye çalışıyorsun ?

    bir diğer konu efsanelerin inkarı. stadının ismi "şükrü saraçoğlu" olan bir takım neden şampiyonlukları 1923 den başlatma gayesinde. 1905-1923 arası düzenlenen organizasyonlar yukarıda ki alıntıda gösterilen, eleme usulü 3-4 maç oynayıp yarı finali bay geçip şampiyon olduğun bir organizasyondan daha mı gayri ciddi.

    mustafa cengiz yönetimi çıkıp konuşmalı ve şu olaya bir son vermeli. madem 1959 öncesi şampiyonluklar sayılıyor hodri meydan. istanbul ligi de sayılacak, belli bir tarihe kadar türkiye kupası da. ve madem geçmişe sahip çıkmak adına yapıyoruz bunu, 1923 den değil 1905'den itibaren sayılacak.

    bu arada son bir not da taraftarımıza. lütfen medyanın gazına gelip sayılsın yaaa 5 sene sonra gene geçeriz, gene ağlarlar gibi saçma bir tavra bürünmemeleri. bunca yıldır ortada böyle bir algı yönetimi yokken galatasaray şampiyonluk sayılarını 19-22 yaptığında mı akıllara gelmiş bu olay. saha içinde kazandığımızı kimse basit algı oyunlarına yem etmesin, uyanık olsun.
    ve en önemlisi geçmişte onların istediğinden çok daha ciddi şekilde kazanılmış onlarca şampiyonluğu var takımının.
  • 210
    türkiye'de üçüncü yıldızın da dördüncü yıldızın da önce galatasaray tarafından takılması sebebiyle fenerbahçe camiasının inatla sarıldığı konu. bu yıldız konusunun ortaya çıkışında beşiktaş da bazı abilerinin(!) araya girmesiyle ligin oynanmadığı 1957 ve 1958 yılından iki şampiyonluk indirtmişti(!). e fenerbahçemizin de eli armut toplayamayacağına göre onlar da buralardan ekmek kovalamaktadır.

    sonuçta tüm mesele kimin "en büyük" olduğu. "ne kupa büyüklüğü ne şampiyonluk" güzel laftı elbette ama son 15 yıldır travmadan travmaya koşan taraftarı artık kesmiyor haliyle. işin ilginç tarafı zamanında fenerbahçe bunun başvurusunu yapmış ve reddedilmemiş gibi davranılması. "bir başvuru yapılsın incelensin" diyenler çoğalmaya başladı bu konu hakkında. oysa zaten zamanında reddedilmiş bir başvuru var bu konuda.

    galatasaray üçüncü yıldızı taktıktan sonraki sezon beşiktaş'a yüzüncü yıl hediyesi verilmişti. ondan sonraki sezon aziz başkan devreye girmiş ve 4 senede 3 şampiyonluk gelmişti. 14 mayıs 2006'daki "kaza" bir şekilde telafi edilmiş, 2007-2008 sezonu da rising sun over europe ile kurtarılmıştı.

    2008 yazında galatasaray 17, fenerbahçe 17, beşiktaş ise 10+2 şampiyonluktaydı. 2020 yazına gelindiğinde galatasaray 22, fenerbahçe 19, beşiktaş 13+2 şampiyonluğa sahip oldu. 16 mayıs 2010 akşamı yaşananlar, 3 temmuz süreci, 12 mayıs 2012 travması(!) bir kenara dursun. fenerbahçe galatasaray ile mücadele etmeye çalışırken kendini beşiktaş ile rekabet eder halde buldu. beşiktaş'ın 3 şampiyonluk kazandığı bir periyotta fenerbahçe 2'de kaldı. entry tarihi itibarı ile lider olan beşiktaş 2020-2021 sezonunu şampiyon olarak tamamlarsa beşiktaş ile fenerbahçe arasındaki şampiyonluk sayısı farkı galatasaray ile fenerbahçe arasındakine eşit olacak.

    hal böyleyken, şampiyonluk sayısından bir büyüklük tahvil çıkarmak ne kadar mümkünse, fenerbahçe'nin bu üçlü arasında net olarak ikinciliğe oturacağı aşikar. 1970-1980'li yıllarda galatasaray'ın 14, beşiktaş'ın ise 15 yıllık şampiyonluk hasretleri vardı. fenerbahçe de hiçbir "decade" içinde 6-7 şampiyonluk vuramasa da bu iki takımın piyasada olmayışı sayesinde, 1975-1981 arası trabzonspor dominasyonuna rağmen, kendine "en büyük" payesini verebiliyordu.

    seksenli yıllar beşiktaş'ın iyi bir jenerasyonla şampiyonluklar yaşaması, galatasaray'ın 14 yıllık hasreti bitirip üzerine kupa galipleri kupasında yarı final görmesiyle geçti. efsane 103 gollü şampiyonluk fenerbahçe'nin 4 sene sonra kazandığı ilk şampiyonluktu. ondan sonraki iki şampiyonluk için sırasıyla 7 ve 5 sene bekledi fenerbahçe. tüm bu zaman içinde 1 şampiyonluk görebilirken önce gordon milne dönemini, daha sonra da galatasaray 7 şampiyonluk ve uefa kupası çıkardığı 1992-2002 arasını yaşadı.

    2001-2002 sezonu devam ederken, diğer avrupa liglerinde de yeni yeni uygulanmaya başlanan yıldız olayı türkiye'de de uygulanmaya başladı. galatasaray ve fenerbahçe'nin şampiyonluk sayısında 14-14 berabere olması ve o sezonda ikisinin de potada olması bu olayın medya tarafından iyice kışkırtılmasına sebep oldu. karambolde ünlü türk büyüğü ihsan kalkavan'ın gayretleriyle beşiktaş'ın 1957 ve 1958 yıllarındaki federasyon kupası şampiyonluklarının da hesaba katılması ve özellikle bu düzenlemeyle beşiktaş'ın 8 şampiyonluktan 10'a çıkıp formasına tıpkı galatasaray ve fenerbahçe gibi 2 yıldız takması işin ayarının kaçtığı yer oldu.

    nitekim o sezonun 32. haftasında galatasaray ankaragücü'nü sami yen'de yenip* bir önceki sezon yaşanan süprizi tekerrür ettirmeyip "şampi" olurken fenerbahçe de her tarafına farklı boyutlarda yıldız serpiştirilmiş o sezonun beyaz formasıyla kadıköy'de trabzonspor'u* ağırlıyordu.

    o günden bugüne, aziz yıldırım'ın saha içinde saha dışında estirdiği 2003-2007 dönemi hariç bu konu hep gündemde oldu. bir ara 1959 öncesinden talep edilen şampiyonluk sayısı 25 küsura kadar dayandı. yıllar içinde başvurdukları kapılar yüzlerine kapandıkça en son 9 şampiyonluğa kadar indiler. maksat arka arkaya gelen şampiyonluklar karşısında avunabildikleri eski güzel günlerdeki* gibi galatasaray'ın 6-7 şampiyonluk önünde olabilmek.

    hak, hukuk, adalet, metin oktay, süleyman seba, gündüz kılıç falan filan bunlar işin tiyatro kısmı.

    çünkü galatasaray yine şampiyon olup duruyor ve elde avuçta tutunabilecek bir şey ne yazık ki kalmadı. var operatörünün dahil olduğu örgüt falan derken muhtemelen kendileri de artık eşşeğin gözüne yağmur yağdığını farkettiler. ya tehlikeli sularda gezdikleri için uyarı geldi. ya da kendi yalanlarına da inanamayacak eşiği aştılar.

    aslında bunlara vereceksin avantadan 9 şampiyonluk, 5-6 şampiyonluk geriden yakalayıp bir daha geçeceksin.
    bunların yediden yetmişe hak ettiği de budur aslında ama onlar da insan, yazık günah...

    o kadar uzun yazının içinde o sezonlara dair en ufak bir şey söylemedim mesela. çünkü o sezonlara dair en ufak bir fikri olan yok, umursayan da yok. maksat o eski güzel günlere dönebilmek, az da olsa avunacak bir şeyler bulabilmek...
  • 255
    "eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır. insanlara bir yalanı inandırmanın sırrı, yalanı sürekli tekrar etmektir."

    "söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır."

    nazi propaganda bakanı goebbels.

    taa şükrü saracoğlu zamanlarından beri nazilere hayran, ırkçılığı defalarca kez tescil edilmiş efsaneleri, teknik direktörleri olan bir kulübün, nazi propagandalarını taklit etmemesi elbette düşünülemezdi.

    kimin kaç yıldız taktığı inanın sikimde değil. (adı güzel sözlüğümüzden özür diliyorum ama başka bir kelime bulamıyorum) zaten uzun zamandır travma üstüne travma yaşayan ve ne yapacaklarını şaşıranlara tutunacakları bir dal gerekliydi. neredeyse tarihleri boyunca böyleydiler. en iyisi, müzemizdeki yarım kupayı ve o kupanın yarım olma sebebini düşünüp, gerçeklikle bağları her geçen gün daha da zayıflayan bu eziklere gülüp geçmek. çünkü ne kadar çabalasak, yalanlarını yüzlerine vursak da, bu istekleri kabul edilecek.

    burası türkiye. goebbels'in metodlarını uygulayanlar sadece onlar değil.
  • 87
    hiçbir hukuk ülkesinde tartışmasının dahi yapılamayacağı bir zırva.

    lig kelimesinin dilimizdeki karşılığı -küme-dir. dünya üzerinde var olan her ligin uefa standartlarında ulusal bir lig olabilmesi için çift devreli olmak üzere her kulübün birbiri ile ikişer maç oynadığı ve sonucunda bir şampiyon ve belli sayıda küme düşen takımın olduğu, bununla birlikte alttan yeni gelen takımlarla bir sonraki sezona başlanacağı için de kapalı bir lig statüsünden çıkılması gerekliliği ortada olan bir gerçektir.

    şimdi bu arkadaşlar bu gereklerin hiçbirini taşımayan 9 şampiyonluk istiyorlar fakat işin aslına baktığımızda 59 yılında düzenlenen ve kendilerinin 19 şampiyonluğunun ilkini tescil eden lig de bu anlatılanların hiçbirine uymaz nitelikte, küme düşme çıkmanın olmadığı, farklı organizasyonda kazanılan haklar ile katılımın sağlandığı bir lig görünümünde.

    beşiktaş'ın sonradan kabul edilen 2 şampiyonluğu da 59 yılında fenerbahçe'nin kazandığı lig ile aynı statüte oynandığından beşiktaş hukuki anlamda emsal göstererek bu iki şampiyonluğunu sonradan tescil ettirebilme şansına erişmiş konumda.

    açıkçası beşiktaş'ın sonradan aldığı iki şampiyonluğa laf eden fenerlilerin kendi 59 şampiyonluğuna ne yorum yaptıklarını çok merak ediyorum fakat asıl sıkıntı dönemin federasyonunun 59 sezonunda oynanan, lig kelimesinin dilimizdeki karşılığı olan küme sözcüğünün düşme çıkma anlamında uygulanmadığı, önceki sezonlarda federasyon kupası adı altında uefa'ya isim verme amaçlı oynatılan bu organizasyonu ligimizin ilk sezonu olarak tescil etmesinden çıkıyor.

    aslına bakarsanız gerçek anlamda günümüzdeki formata uygun ilk lig sezonu 1959-60 sezonudur. bir önceki sezondan farklı olarak tüm takımlar birbirleri ile ikişer maç oynamış, son iki sırada bulunan adalet ve hacettepe takımları küme düşerken beşiktaş şampiyon olmuştur.

    diğer bir taraftan fenerbahçe'nin tescillenmesini istediği 6 milli küme 3 tane de türkiye futbol birinciliği kupalarının bazıları aynı tarihlerde oynanıp iki şampiyon çıkarmış, fenerbahçe ise hangi sene hangisini kazandıysa onu o senenin türkiye ulusal şampiyonu göstermek gibi saçma sapan bir iddiaya girişmiştir. ayrıca bu iki turnuvada da küme düşme çıkma mantığı olmadan yerel liglerdeki sıralamalarla katılınılan ve yaz döneminde o yıllarda tüm takımların önem verdiği yerel liglere hazırlanmak için bir fırsat olarak görülen, bu anlamıyla günümüzdeki süper kupaya benzeyen turnuvalardan farksızdır.

    sözün özü adaletin var olduğu gerçek hukuk devletlerinde fenerbahçe'nin bu isteğinin gerçekleşmesini bırakın kendilerinin 59 yılındaki şampiyonluğu ve beşiktaş'ın sonradan tescil edilen 2 şampiyonluğu sorgulanır, fakat federasyonun başına bu iş için geçirilen zat da, onu oraya getiren kişiler de hukuku zamanında ayaklar altına almaları ile zaten meşhurdur.
  • 275
    fenerbahçe'nin söz konusu dilekçesine normal bir "hukuk" devletinde nazik bir şekilde "red" cevabı verilir, illa inceleme yapılacaksa da beşiktaş'a "gaz alma" amaçlı havadan verilen 2 şampiyonluğun geri alınması ile ilgili inceleme yapılırdı.
    zira lig yokken sırf avrupa'da ülkeyi temsil etti diye şampiyonluk veriliyorsa, yani kriter ülkeyi avrupa kupalarında temsil ise (ki o dönemki kılıf o oldu), o zaman 2010-2011'de şampiyonlar liginde oynayan takım trabzonspor olduğuna göre, aynı kriterlerle şampiyonun trabzonspor olması gerekmiyor mu? (neyse trabzonspor düşünsün onu da)
    ama dediğim gibi "normal" bir "hukuk" devletinde olur bu dediklerim.
    bizde dilekçenin reddi hariç çıkacak hiç bir sonuç beni şaşırtmayacak.
    zira burası türkiye, boşuna dememişler; "bu ülkede herşey olursun ama rezil olamazsın" diye...
    çünkü ar damarı diye birşey kalmamış maalesef....
  • 49
    şampiyonluğumuz sonrası 28 şampiyonluk sayısı bu ara yine fener sosyal medyasının gündeminde. milli küme, türkiye futbol şampiyonası hatta beşiktaş'ın federasyon kupası gibi o dönem ne kadar kazandıkları kupa varsa şampiyonluktan sayıp kendilerince şampiyonluklar uydurmaktalar. gerçekten ne iddia ediyorlar diye okuduğumda bile işin içinden çıkamadım. işlerine gelince milli küme, işlerine gelince türkiye futbol şampiyonası, işlerine gelince de federasyon kupası şampiyonunu o yılın ana şampiyonu sayıyorlar ancak aynı sezonda hesaba göre bazen 2 hatta 3 türkiye şampiyonu çıkıyor. üstelik bize de sağ olsunlar 1959 öncesi 1 şampiyonluk vermişler.

    işin garibi türkiye kupası saydırmaya çalıştıkları şampiyonluklarda daha kapsayıcı ve ulusal. şimdi biz de desek ki madem statüsü ne olursa olsun türkiye futbol federasyonu tarafından düzenlenmiş, irili ufaklı türkiye geneli oynanmış tüm turnuvalar sayılıyor hatta aynı yıl iki ya da üç şampiyon çıkabiliyor, üstelik bazı şampiyonluklar lig usülü bile değil türkiye kupası formatında eleme usülü oynanmış, bizim o zaman 22 türkiye ligi, 1 tane nerden geldiğini anlamadığım fenerbahçelilerin bize layık gördüğü 1959 öncesi şampiyonluk, 18 türkiye kupası ile 41 şampiyonluk yapıyor. hadi fenerbahçe'nin iddia ettiği 28 şampiyonluğa kazandığı 6 türkiye kupasını ekleyelim o da 34 şampiyonlukta kalıyor. 41-34 gibi bir durum söz konusu.

    camia olarak kesinlikle mitomanikler. bir yalan uydurup önce kendileri inanıyorlar sonra çevresindeki insanları yalanlarına kanıtlar sürerek inandırmaya çalışıyorlar.
  • 101
    hafta sonu fenerbahce resmi hesaplarinda yayinlanan videolarla pompalanan bu yalanin ilerleyen gunlerde daha da fazla gundeme getirilecegini tahmin ederek su entryi yayinlamistim (bkz: #2766634). uzerinden gun gecmeden malum fotograflar piyasaya dustugu icin su an okudugunuz entryi girmek zorunda hissettim. gelin beraber fenerbahce'nin sampiyonluk iddia ettigi sezonlara teker teker bakalim.

    1. 1933 turkiye futbol sampiyonasi: lig usulu degil eleme usulu oynanmistir. turkiye kupasi olarak sayilmasi gundeme gelebilir, ancak super ligle uzaktan yakindan alakasi yoktur.
    2. 1935 turkiye futbol sampiyonasi: yine ayni kupa formatiyla oynanan bir turnuva daha. son 10 sezonda sadece 5 kez duzenlenen bu muthis organizasyona bu sezonla beraber gecici bir ara veriliyor.
    3. 1937 milli kume: 3 ilin katilimiyla duzenlenen bolgesel bir organizasyondur. ayni donemde adana, mersin ve hatta donem donem maras ve malatya'dan takimlarin katilimiyla duzenlenen cukurova ligi'nden bu acidan bir farki yoktur.

    buraya kadar fenerbahce'nin iddialari zavalli, ama en azindan kendi icinde tutarli iddialar. ancak bu noktadan sonra isler iyice ilginclesiyor. cunku ismini milli koymakla bolgesel ligin milli olmayacagini fark eden federasyon, milli bir organizasyon eksikligi hissedip turkiye futbol sampiyonasi'ni yeniden duzenlemeye basliyor.

    4. 1940 milli kume: iki turnuvanin bir arada duzenlenmesiyle milli kume bu sezon tam anlamiyla ucube bir hal aliyor. soyle ki, fenerbahce'nin milli kume sampiyonu olarak katildigi 1940 turkiye futbol sampiyonasi'ni eskisehir demirspor kazaniyor. bu noktada sizden fenerbahce'nin paylastigi videoya 1.16'dan itibaren 6 saniye katlanmanizi rica edecegim. orada turkiye futbol sampiyonasini super lig sampiyonlugu olarak saydirmaya calisirken bir arguman olarak bu sampiyonaya sadece bolgesel liglerinde sampiyon olan kuluplerin katilabildigini soyluyorlardi. e arkadasim, eger o dedigin dogruysa, sen turkiye futbol sampiyonasi'na bolgesel liginin sampiyonu olarak katilmis ve sampiyonayi kaybetmissin. o zaman sen nasil turkiye sampiyonu oldugunu iddia edebiliyorsun? eger o turnuvanin turkiye sampiyonu belirleyecek format ve kudrette bir turnuva olduguna inanmiyorsan, o zaman az once niye oradaki sampiyonluklarini saydirmaya calisiyordun?

    5. 1943 maarif mukafati: turkiye futbol sampiyonasi'nin yeniden duzenlenmesiyle beraber milli kume'nin dustugu ucube durumu fark eden federasyon turnuvanin ismini degistirerek maarif mukafati yapiyor. bu isim degisikligi konusuna birazdan tekrar deginecegim. fakat sadede gelirsek ismi disinda hicbir millilik iddiasi olamayacak bu organizasyonun son dayanagi da yok olmus oluyor. peki fenerbahce icin bu engel mi? hayir, yine de turkiye sampiyonu olduklarini iddia edebiliyorlar.

    6. 1944 turkiye futbol sampiyonasi: bu sezon maarif mukafatini kaybeden fenerbahce, ne hikmetse bir anda ulkede turkiye futbol sampiyonasi ismiyle bir turnuva daha duzenlendigini hatirliyor. bu noktada akliniza bir soru gelebilir: fenerbahce maarif mukafati'ni kaybettiyse bu sampiyonaya nasil katilabiliyor? 1942 yilinda istanbul ligi uzuyor, zamaninda bitmiyor. istanbul takimlari federasyona gidip bu milli kume denen zirvaligi bu sezon yapmayalim, bizim asil ligimiz uzadi gec bitecek diyor ve 1942'de milli kume duzenlenmiyor. federasyon muhtemelen bunun ustune milli kume'nin ismini degistiriyor ve turkiye futbol sampiyonasi'nin statusunu de istanbul, ankara, izmir ve gruplar sampiyonu katilir olarak degistiriyorlar. buradaki konumuz turkiye futbol sampiyonasi olmasina ragmen bu bilgiyi vermemin sebebi 1942'den sonra bolgesel lig niteligi bile kalmayan milli egitim kupasi'na dayanan turkiye sampiyonlugu iddialarinin gulunclugunu gostermek. turkiye futbol sampiyonasi'na gelecek olursak, devletin tum cabalarina ragmen bu turnuva halen istanbul takimlarinin gozunde ikincil onem bir tasiyan bir kupa musabakasindan oteye gidemiyor. nitekim bundan 4 sene once fenerbahce turkiye sampiyonu belirleme iddiasi olan bu turnuvanin finaline, ayni gun istanbul ligi'nde besiktas'la maci oldugu icin b takimiyla cikiyor. yine bundan 6 sene sonra besiktas bu turnuvayi abd'deki bir sezon oncesi kampindan daha onemsiz gorerek yine b takimiyla katiliyor. dolayisiyla 4 takimin katildigi ve toplam 4 gun suren ve sampiyon olan fenerbahce dahil kimsenin ciddiye almadigi bu turnuvadan turkiye sampiyonu devsirmenin ne kadar sacma olacagi da ortaya cikmis oluyor.

    7. 1945 milli egitim kupasi: artik bu kupadan daha fazla bahsetmeme gerek oldugunu dusunmuyorum. 3 yilda 2. kez ismi degisen bu kupa bu noktada statu olarak super lig'e degil, yayla kupası'na denk olabilir ancak.

    8. 1946 milli egitim kupasi: normalde 8 takimla duzenlenen bu turnuva, bu sezon 6 takimin katilimiyla onemsizligine onemsizlik katarak devam ediyor.

    9. 1950 milli egitim kupasi: bu sezonla beraber nihayet bu kupa da, fenerbahce'nin sampiyonluk iddialari da son buluyor. bir an bu kadar onemli bir kupa son bulduguna gore bundan sonra turkiye sampiyonu nasil belirlenecek diye endiseye kapilabilirsiniz. neyse ki turkiye futbol sampiyonasi var diye dusunmeyin, cunku o da 1951'de son kez duzenleniyor. yani 1952-1959 arasi her iki organizasyon da duzenlenmiyor. bu kadar onemli kupalar neden iptal ediliyor diye dusunebilirsiniz. bu iptalin bir numarali sebebi fenerbahce'nin de arasinda bulundugu istanbul kuluplerinin bu angarya turnuvalar yerine profesyonel futbol ligi kurma istegi gostermesi. nitekim 1952 yilinda da istanbul profesyonel ligi kuruluyor ve bu lig ulkenin tartismasiz bir numarali futbol organizasyonu olma bayragini istanbul ligi'nden devraliyor.

    toparlayacak olursak, turk futbolunun tarihsel gercegini fenerbahce'yi bu vahim iddialara surukleyenler de gayet iyi biliyor. bu tarihsel gerceklik sudur: turk futbolu 1959'dan once de, 1959'dan sonra da, birkac istisna haric istanbul'dan ibaret olmustur. o donem tabiri caizse sezon bittikten sonra gazozuna oynanan kupalari, bir yil boyunca istanbul takimlarinin dise dis mucadele ettigi istanbul liginin onunde gormenin gerceklikle hicbir alakasi yoktur. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bazi insanlarin iddiasinin aksine, o donemki galatasaray, fenerbahce, besiktas efsanelerinin hatirasina ihanet asil bu gercegi hice sayip onlarin emegini carpitmakla olur. o donemin efsanelerinin bir numarali turnuvasi istanbul ligidir. fenerbahce'nin videosunun ilk 1 dakikasini neredeyse tamamen bahsettigi turnuvalarin milli oldugu ve istanbul ligi vb yerel liglerle bir tutulamayacagi iddiasina ayirmasinin sebebi de bu videoyu hazirlatanlarin bu gercegi gayet iyi bilmesi. bu gercekten yola cikarsak, yerel bir lig olan istanbul ligi turkiye sampiyonu cikaramayacagina gore, o donemde milli bir lig olarak kabul edilecek bir organizasyon olmadigi aciktir. bu durumun tek bir olasi istisnasi var, o da su. futbol federasyonu 1955-56 sezonu istanbul profesyonel ligi sampiyonu galatasaray'i ulkeyi temsilen uefa sampiyon kulupler kupasi'na yolluyor. bu da fiilen galatasaray'in o sezon turkiye sampiyonu kabul edilmis olmasi anlamina geliyor. hatta buradan geriye gidip, istanbul profesyonel ligi'ni onceki sezonlarinda kazanan takimlarin, ve bu sampiyonanin atasi amator istanbul ligi'nin sampiyonlarinin dolayli olarak turkiye sampiyonlugu iddiasinda bulunma hakkini ortaya cikariyor. fikri hur, vicdani hur, irfani hur bir galatasarayli olarak sahsi gorusum bunun da tarihsel gercegi yansitmadigi yonunde. tarihsel gercek o donemde gercek, nitelikli bir turkiye ligi olmadigi icin turkiye sampiyonlugu iddialarinin icinin bos oldugudur. bu bos iddialarin pesine dusecek kadar vahim bir vizyonun pencesine dusen bir camia, bu vizyondan kendini kurtarmadigi takdirde eskaza hukuksuzca bu iddiasini kabul ettirse dahi bu vizyonla 10 sene sonra yine geri dusecek, bu sefer de belki general harrington kupasına sarilmaya calisacaktir.

    son olarak, bu entryi derlerken mehmet şenol, galatasaraysampiyonluklari.com, erdinç sivritepe, ilker pırlant, mackolik.com, fenerbahce twitter sayfasi ve wikipedia gibi kimisi tarafli, kimisi tarafsiz bircok kaynaktan yararlandim. tarafli kaynaklardan ziyade, wikipedia'daki turkiye sampiyonlari listesi sayfasinin inanilmaz tarafli dili ve anlatimi beni ciddi olcude rahatsiz etti. bu sozlugun emektarlarindan ricam, benim burada yazdigim yazamadigim, daha once baska yazarlarimizin dile getirdigi tarihsel gercekleri wikipedia'ya eklemeleri ve bu isin pesini birakmamalari. organize kotulugun turkiye haric dunyanin her yerinde erisilebilen boyle bir sitede bu yalanin propagandasini yapmasina izin vermeyelim.
  • 570
    https://gss.gs/5qz.jpg
    bu 5 yıldız muhabbeti için ne yapılabilir diye sürekli düşünüyordum. ne gibi bir hareket ile bu 5 yıldız olayını itibarsızlaştırırız diye dert edinmiştim. hiç aklıma gelmeyecek şekilde sosyal medyada başlayan bir akım ile o kadar güzel bir noktaya gelindi ki bunu devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız. uğraşsak bu derece dalga konusu yapamazdık. organik şekilde gelişen bu akıma sonuna kadar destek olup köpürtmek de bizim işimiz olmalı bence.
  • 274
    tahkim'in 1959 öncesi şampiyonluk yalanını onayladığı takdir de; şampiyonluk verilen kulüplerin eski gelirleri için tazminat yolu açılacak. yani, türkiye futbol federasyonu'nun minimum 500 milyon tl borçlanması söz konusu olacak. peki, bu parayı nihat bey mi cebinden karşılayacak yoksa ali bey mi sponsor olacak:) muhtemelen bunun üzerine derin inceleme sürüyordur.
  • 332
    sevgili renktaşlarım, uzun bir yazı yazacağım çayınızı kahvenizi alın gelin*.

    bu yalan hakkında çok kelam ettim ama içim hâlâ soğumadı. ne denli bir tehilkeyle karşı karşıya kaldığımızı (bkz: #3132652) numaralı entry'de açıkça beyan ettim. bu mahalle şampiyonluklarını kabul ettiren gözü dönmüş malum camianın bir sonraki hedefinin, 1987 ile 2012 arasında kazandığımız 12 şampiyonluğumuzu elimizden almak olacağını anlattım. zaten kuşgiller sürekli o şampiyonlukların sözümona ne kadar kirli olduğundan, 8-0'lık ankaragücü maçından, mehmet ağar'dan, pensilvanyalı müptezellerden falan bahsedip türlü türlü safsatalarla yıllardır kafamızı şişiregeldiler. burada bunları tekrarlamama gerek yok. tüm bu saçmalıklara zaten maruz kaldık yıllar boyu*.

    bu entry'yi yazmamdaki asıl amaç, fenerbahçe'nin resmi web sayfasındaki "28 şampiyonluk" bölümünde yer alan "karşıt tezler ve cevapları" bölümündeki tezlere bu arkadaşların verdiği tutarsız ve baştan aşağı yalanlarla dolu olan antitezleri inceleyip, o antitezleri bir bir çürütmeye çalışmaktır!

    hazırsanız başlayalım sevgili renktaşlarım.

    (*)birinci tez: https://gss.gs/6Yk.jpg
    --- alıntı ---
    bu itirazın hiçbir temeli ve dayanağı olmamasına rağmen sıkça dile getirildiği için buraya aldık. aslında bu organizasyonların isimleri bile bunların ulusal olduğunu kanıtlıyor. türkiye futbol birinciliği ve milli küme’nin maç programlarına ve bu organizasyonlara katılan takımlara bakıldığında, bu organizasyonların bölgesel değil ulusal olduğu açıkça ortada.

    bu organizasyonlar tek bir bölge ya da şehir ile kısıtlı kalmamış, farklı bölgelerin takımlarını ulusal olarak karşı karşıya getirmiştir. dahası, tff resmi sitesinde ilk ulusal türkiye futbol şampiyonasının 1924 yılında yapıldığı ve şampiyonun da harbiye olduğu bilgisi açık ve net yer almaktadır ve bu temelsiz iddiayı tamamen çürütmektedir
    --- alıntı ---

    madem o organizasyonun başına "türkiye" veya "milli" ibaresi konulunca artık onun ulusal bir statüde olduğu düşünülüyor, o zaman ben de kapımın önünde top oynayan çocukları toplayıp onları da "türkiye şampiyonası" adını verdiğim bir turnuvaya sokup kazananı da süper lig şampiyonu ilan edeyim. veya saadet partisi kendi yayın organı olan milli gazete'yi devletin resmi gazete'sine denk olarak saysın. sonuçta o da milli!

    sözün özü, bu turnuvanın isminin "türkiye" veya "milli" olması, o turnuvayı itibarlı bir konuma getirmiyor. bir turnuvanın ulusal statüde olmasının en önemli koşulu, o turnuvanın itibar gören bir turnuva olması, bu turnuvaların "devamlılık arz etmesi" ve alternatifinin olmamasıdır. ne demek istediğimi birazdan aşağıda örneklerle anlatacağım.

    (*)ikinci tez: https://gss.gs/8ls.jpg burada öyle bir cümle var ki, tam komedi! kendi tezlerini ne kadar amatörce savunuyorlar buradan anlayın artık.
    --- alıntı ---
    milli küme ise, bir sezon dışında 3 şehrin (ankara, istanbul, izmir) takımlarıyla oynandı. 1941 yılında eskişehir demirspor’un milli küme’ye katılımı sonucu sadece o sezon milli küme’de 4 kentin takımları temsil edildi. ancak bu durum, milli küme’yi ulusal olmaktan çıkarmıyor. neden mi? çünkü tff’nin beşiktaş’a 2 şampiyonluk verdiği federasyon kupası da bir sezon 4, bir sezon da 3 şehrin takımlarıyla oynandı.
    --- alıntı ---

    koca türkiye'de sadece istanbul, ankara, izmir ve eskişehir mi var? nerede trabzon? nerede bursa? nerede adana? nerede konya? nerede antep, urfa? bir de bu rezaleti savunmaya devam etmişler. aşağıdaki alıntıya dikkat buyurunuz.
    --- alıntı ---
    fakat daha önemlisi ise; 1959’dan sonra oynanmaya başlayan, bugünkü adıyla süper lig’in ilk 8 sezonundan 7'si de sadece 3 şehrin (ankara, istanbul, izmir) takımlarıyla oynandı, sadece 1960-1961 sezonunda adana demirspor üç büyük kentin dışından gelerek ligde yer aldı. diğer kent takımlarının ilk 8 sezonda süper lig’e katılımına izin verilmedi.
    --- alıntı ---

    süper lig'in (yani o dönemki adıyla milli lig'in) ne amaçla kurulduğunu biliyor musunuz sevgili fenerbahçe yönetimi? bilmiyorsanız anlatalım. dönemin idarecileri tüm yurdu kapsayan bir organizasyon düzenleme gayretinde olduğu için süper lig başlatılıyor. bu beyanlar dönemin tüm gazetelerinde mevcut. şimdi bu insan-ı kâmil arkadaşlara soruyorum. bu saydırmaya çalıştığınız iki turnuva madem size göre milliydi ve tüm yurdu kapsayıcıydı, neden o dönemin idarecileri daha yeni ve daha kapsayıcı bir turnuva düzenleme gereği duydular da bu organizasyona devam etmek istemediler?

    ikinci bir husus; diğer kentlerin bu lige katılımına izin verilmedi diyorsunuz. diğer kent takımlarının neden süper lig'e alınmadığını da açıklar mısınız? gözden geçirmediğiniz veya geçirmek istemediğiniz çok önemli bir ayrıntı var. bu da şudur ki; süper lig profesyonel statüde bir ligdi. bu üç ilin takımları profesyonel statüye çoktan geçtikleri için bu ligde oynamalarında bir sakınca yoktu. adana demirspor da profesyonelliği sonradan kabul ederek süper lig'e katılmıştır. amatör takımlar tabi ki profesyonel liglerde yarışamazlar. işte anadolu'daki bu amatör takımlar da kendi kentlerindeki diğer amatör takımlarla birleşmek suretiyle tek bir profesyonel takım hâline gelince teker teker süper lig'e alınmaya başladılar.

    (*)üçüncü tez:https://gss.gs/pvl.jpg
    --- alıntı ---
    1924-1951 yılları arasında türkiye’de 27 ulusal futbol organizasyonu düzenlenirken, (11 milli küme-16 türkiye futbol birinciliği olmak üzere) bunlardan 20’si o sene içinde türkiye’deki tek ulusal futbol organizasyonu olmuştur. milli küme ve türkiye futbol birinciliği sadece 7 kez aynı yıl içinden düzenlenmiştir ancak takımlar iki cephede birden aynı anda yarışmamıştır. yani milli küme ile türkiye futbol birinciliği zaman zaman aynı takvim yılı içerisinde oynandı, ama aynı anda oynanmadı. maçlar dönem olarak çakışmadı. bir şampiyona bitmeden diğeri başlamadı. istanbul, ankara ve izmir şampiyonu hem milli küme’ye hem de türkiye futbol birinciliği’ne katılım sağlayabildi.

    takım sayısının bugünkü kadar fazla olmadığı dönemlerde milli küme yaklaşık 3-5 ay içinde (mart-mayıs ya da temmuz) sona eriyordu. buna bağlı olarak, futbol federasyonu aynı takvim yılına bir ulusal şampiyona daha yerleştirip, takımları davet ediyor, takımlarımız da katılıp ulusal olarak yarışıyordu.

    ayrıca aynı durum italya ligi seria a’da da gerçekleşmiştir. hatta italya ligindeki durum çok daha tartışmalı boyuttadır. 1921-22 sezonunda italya'da iki ayrı şampiyon yer almaktadır. italyan futbol federasyonu içinde ayrılık çıkması nedeniyle ikinci bir organizasyon, geri kalan takımlarla bir lig düzenlemiş ve 1 yıl süren bu ayrılığın ardından italya futbol federasyonu kendisine karşı alternatif olarak yapılan bu ligin bile şampiyonunu seria a şampiyonu olarak kabul etmiştir. aynı sezonda düzenlenen bu liglerde tamamen farklı takımlar yarışmasına rağmen, italya futbol federasyonu kendisine karşı düzenlenen ligi bile kabul etmiştir.

    bunun yanında, günümüzde halen dünya’nın farklı coğrafyalarından bu konuda örnekler vermek de mümkündür. örneğin arjantin'de futbol, uzun yıllar 1 sezondan 2 şampiyon çıkacak şekilde apertura (açılış) - clausura (kapanış) ligleri olarak oynanmıştır ve her yıl bittiğinde, o yılın 2 şampiyonu olmuştur. hatta aynı takımın aynı yıl 2 lig şampiyonluğu kazandığı da olmuştur.
    --- alıntı ---

    işte zurnanın zırt dediği yere geldik sevgili renktaşlar. burada bu arkadaşların bir sezonda iki şampiyonluk garabetini nasıl savunduğunu okuyunca inanın gülmekten gözlerinizden yaş gelecek. adamlar arjantin örneğini vermiş, şaka gibi. arjantin'deki bu lig sistemi hâlihazırda dünyanın en saçma lig sistemi. açılış-kapanış ligi saçmalığını geçtim, (zaten ondan da vazgeçtiler artık), küme düşmenin son 3 yılın ortalamasıyla belirlenmesi ve bir sezonda neredeyse 30 küsür takımın yarışması ile ne kadar absürt bir lig sistemine sahip olduklarını perçinlemişler. bu konuya değerli mehmet şenol beyefendi dün kendi twitter adresinde detaylıca değindiği için bu konuda fazla durmayacağım. ilgili flood için: https://twitter.com/.../1376923204325928963

    italya meselesine gelince; yukarıda bir turnuvanın "ulusal" sayılmasının koşullarından bahsetmiştim.
    --- alıntı ---
    bir turnuvanın ulusal statüde olmasının en önemli koşulu, o turnuvanın itibar gören bir turnuva olması, bu turnuvaların "devamlılık arz etmesi" ve alternatifinin olmamasıdır.
    --- alıntı ---

    italya'da figc'in* düzenlediği bu turnuva;
    - hem düzenlendiği dönemde 1 numaralı futbol organizasyonuydu,
    - savaş yılları hariç hemen hemen her sene düzenlenerek günümüze kadar gelen bir organizasyondu.
    - hem de bu turnuvanın alternatifi yoktu. (1 sezon hariç, ki alternatif turnuvayı da şampiyon olarak saymışlar. bu istisna ikinci kez tekrarlanmamış. türkiye'ye örnek teşkil edilemez demek oluyor bu da.)

    (*)dördüncü tez: https://gss.gs/pre.jpg
    bunu laf olsun torba dolsun maksadıyla koymuşlar sanırım. bu turnuvaların sayılmasına karşı çıkan hiç kimse bu zamana kadar "o dönem şampiyonlar ligi yoktu ondan bu turnuvalar sayılamaz." gibi bir iddia ortaya koymadı. bunu geçelim.

    (*)beşinci tez: https://gss.gs/eaK.jpg buraya dikkat buyurmanızı istiyorum. bu şikecilerin tüm algılarını çökerten ve kendi kendileriyle çeliştikleri bölümdür.
    --- alıntı ---
    türkiye kupası 1962 yılında oynanmaya başladığında süper lig zaten hayattaydı. türkiye kupası hiçbir zaman ülkenin bir numaralı organizasyonu olmadı. türkiye kupası, her zaman süper lig oynanırken, süper lig'in yanında ikincil bir kupa organizasyonu olarak oynandı.
    --- alıntı ---

    burada benim yukarıda bahsettiğim koşullardan "en itibarlı olma durumu" yüzünden türkiye kupası şampiyonluklarının lig şampiyonluklarına denk olmadığını burada kendi ağızlarıyla itiraf ettiler.

    milli küme, bilindiği üzere bir dönem milli eğitim kupası adıyla oynanmıştır. türkiye futbol birinciliği ise bir dönem milli küme'nin bir alt kümesi olarak tertip edilmiştir. https://gss.gs/Z46.jpg görüldüğü üzere milli küme'nin dahi altında olan bir turnuvadan kazandıkları şampiyonluğu süper lig şampiyonluğu olarak saydırmak isteyen bir yapı var karşımızda. tüm bu safsatalar karşılık bulduktan sonra yarın öbür gün samsunspor çıkıp, "bizim 1.lig'de 6 şampiyonluğumuz var, bize de yıldız verin" dese ne diyeceksiniz?

    (*)altıncı tez: https://gss.gs/NWm.jpg
    --- alıntı ---
    bugün sayılan süper lig'in 1959 sezonu da iki ayrı gruplu lig şeklinde oynandı, grupların birincileri şampiyonluk için oynadı. 1962-63 sezonu da benzer şekilde iki grup ve final grubu şeklinde oynandı. keza süper lig'in, 2011-2012 sezonu da önce lig, sonra süper final formatında olmak üzere farklı statülerde oynanmıştır.

    bunun yanında italya başta olmak üzere diğer avrupa ülkelerinde de, futbolun ulusal olarak ilk oynanmaya başladığı yıllarda, farklı bölgelerin takımları eleme veya playoff usulü olarak da karşı karşıya gelmiş, ancak lig formatında olmaması bu şampiyonlukların bugün sayılıyor olması bakımından hiçbir engel teşkil etmemiştir.
    --- alıntı ---

    burada da yine yalan yanlış bilgiler mevcut. zaten bu turnuvaların eliminasyon formatlı olmasının ve 3 maçta bitmesinin sebebi bölge liglerinden yorgun argın apar topar ankara'ya getirilen takımların daha fazla hırpalanmamasıydı. zira bunlar bittikten sonra istanbul takımları asıl turnuvaya yani istanbul ligi'ne geri dönüyordu.

    tabi burada verdikleri bir süper final örneği var. süper final neden oynandı acaba? sizin 2011'de yediğiniz pislikler yüzünden olabilir mi?

    (*)yedinci tez: https://gss.gs/HEh.jpg
    --- alıntı ---
    futbol 1900’lü yılların ortalarına kadar dünyanın başka yerlerinde de amatör olarak oynanmıştır. ülkemizde olduğu gibi, birçok ülkede de, ülke futbol federasyonu kurulduktan yıllar sonra profesyonelliğe geçilmiş ve fakat ilgili ülkelerin futbol federasyonu nezdinde oynatılan tüm ulusal şampiyonalardaki birincilikler, bu ülke liglerinde ülke şampiyonluğu olarak sayılmaktadır.

    örnek vermek gerekirse; italya ligi 1898 yılında oynanmaya başladı, çok uzun yıllar sonra profesyonel lig statüsünü aldı. italyan futbol federasyonu’na göre genoa takımının 9 şampiyonluğu bulunmakta ve fakat takımın bu 9 şampiyonluğunun tümü amatör döneme ait. italya’da 9 şampiyonluğu bulunan genoa bir kez daha ligi kazanması halinde formasına yıldız takabilecek.

    benzer şekilde hollanda ligi'nde futbol federasyonu 1899 yılında kuruldu. profesyonel futbola geçiş 1954 yılında gerçekleşti, ancak hollanda liginde şampiyonluklar ise 1899 yılından itibaren sayılmaktadır. örnek olarak, ajax her 10 şampiyonluğa 1 yıldız kuralı kapsamında 33 şampiyonlukla formasında 3 yıldız taşırken, bu şampiyonlukların 8’i amatör dönemdendir.

    profesyonellik, ulusal şampiyonaların sayılmasında bir kıstas olsaydı, hollanda, italya, fransa ve diğer birçok ülkede de profesyonellik öncesi dönem şampiyonları sayılmazdı.
    --- alıntı ---

    nihayet bu zırvaların sonuna geldik. bu teze yazdıkları antiteze de cevap vermek gerekirse; yukarıda sayılan italya ve hollanda örneklerinde bu ligler amatör zamanlarda dahi bir kural çerçevesinde oynanmış. bizdeki gibi hakemin tartışmalı pozisyonları taraftara sorması gibi absürt bir ortam oluşmamış mevzubahis ülkelerde. veya oynanmakta olan turnuvadan keyfi sebeplerle çekilen bir takımın, aynı turnuvanın sezonu bitmeden tekrardan alınması gibi bir durum yaşanmamış. burada amatörlük derken bunu kastediyoruz biz. orman kanunlarının geçerli olduğu iki "ulusal" turnuva.

    sonuç olarak, bir turnuvanın "ulusal" nitelikte olması için gerekli 3 kriteri yukarıda yazmış ve örneklerle açıklayacağım demiştim. o hâlde buyrun.

    1) ne milli küme ne de türkiye futbol şampiyonası hiçbir zaman itibarlı bir turnuva olarak görülmemiştir.

    istanbul takımlarının ekserisi bu iki turnuvayı da önemsiz gördüklerinden bu turnuvalara hep ikinci takımlarını göndermişler. fenerbahçe'nin asıl takımı 1940'ta istanbul ligi'nde maça çıkarken türkiye futbol şampiyonası finaline b takımı yollamışlar. hakezâ beşiktaş takımı 1950'de abd'ye turneye gittiği için türkiye futbol şampiyonası'na beşiktaş'ın b takımı gönderilmiş. bu iki turnuvanın ne kadar önemsiz görüldüğünü de dönemin gazetelerinde ve hatta dönemin fenerbahçe yöneticilerinin bizzat kendi ağzıyla verdiği ifadelerden görebilirsiniz. https://twitter.com/...579900928000/photo/1

    2) ne milli küme ne de türkiye futbol şampiyonası hiçbir zaman düzenli bir şekilde organize edilmemiştir.

    bu turnuvalardan biri olan türkiye futbol şampiyonası, ilk olarak 1924'te düzenlenirken, sonraki iki sezon yapılmamış, 1927'de tekrar düzenlenmiş ve ondan sonraki 3 sezon daha yapılmamıştır. milli küme ise 1943'te istanbul ligi devam ettiği için düzenlenmemiştir. komediye bakar mısınız? yerel lig devam ettiği için düzenlenemeyen ulusal(!) bir turnuva. dönemin futbol dinamikleri dikkatlice incelendiğinde bu sonuç çok normaldir. zira istanbul takımları daha çok istanbul ligi organizasyonunu önemsemişlerdir ki bu turnuva 1924'ten 1959 yılına kadar, olimpiyat oyunlarına denk gelen 1928 yılı hariç kesintisiz olarak düzenlenmiştir. yukarıda fenerbahçelilerin örnek verdiği italya'daki genoa'nın 9 kez şampiyon olduğu organizasyon, düzenli bir şekilde oynanarak bugünlere getirilmiş ve serie a adını almıştır. ayrıca profesyonelliğe geçilen 1951 yılından sonra bu iki turnuva da rafa kaldırılmış ve bir daha düzenlenmemiştir.
    https://en.wikipedia.org/...n_football_champions

    3) milli küme ve türkiye futbol şampiyonası birbirlerinin alternatifidirler.
    bu yüzdendir ki 7 sezon boyunca aynı anda düzenlenmişler. dönemin futbol yöneticileri bu ikililiği kaldırmak isteseler de başarılı olamamışlardır. aynı zamanda bu iki turnuvaya alternatif turnuvalar da ortaya çıkmıştır.

    kısacası bu iki turnuvanın lig şampiyonluğundan sayılması akla ve mantığa aykırıdır. yukarıdaki 3 kriteri de karşılayan istanbul ligi'nin sadece tek bir ilde oynanması bile bu şampiyonlukların sayılmasına engel iken bu zırvaların hangi akla hizmet dillendirildiğini bir türlü anlamadım. bunların sayılması türk futbolunda çok ciddi bir kaosa sebebiyet verecektir. fakat görüyorum ki bu tff nezdinde de ciddi ciddi dillendiriliyor. allah hepsine akıl fikir versin.

    son sorularım da fenerbahçe camiasına.
    bu iki turnuvada galatasaray'ın sadece 1 şampiyonluğu olduğu için mi bunları saydırmak istiyorsunuz?
    galatasaray'ın gerçekten de bu yıllarda sadece bir şampiyonluk aldığına sizi kim inandırdı?
  • 281
    anayasa mahkemesi kararlarının bile tınlanmadığı memlekette hak, hukuk, mantık, başka ülkelerdeki benzer uygulamalar üzerinden çürütülmeye çalışılan zımbırtı. geçin bu işleri.

    bu konuda bir şeyler yapılacaksa galatasaray spor kulübü'nün kitle gücü ve abdürrahim albayrak'ın hemşehrisiyle kapalı kapılar ardında görüşerek onu ikna etmesiyle yapılır. yukarıdan bir talimat gitsin bak nasıl mum oluyor, bak nasıl asker kesiliyor o kadrolu milli müteahhit ve saz heyeti.

    bunun dışındaki bütün çabalar abesle iştigal olur.
  • 129
    https://twitter.com/...801403781390337?s=20

    bugün nihat özdemir'in derdine düştüğü şampiyonluklar. 1959 öncesi milli küme ve futbol şampiyonası diye 2 farklı organizasyondan aynı anda 2 şampiyonunun birden çıktığı, eleme usulü 3-4 maç oynayarak kazanılan şeyleri ciddi ciddi bugün şampiyonluk olarak hanelerine eklemek istiyorlar.

    ve işin trajikomik yanı bir tanesini belirleyip alın bu şampiyonlukları 19'un üstüne ekleyin demiyorlar, o sene hangisinde şampiyon oldularsa onu sayıyorlar. atıyorum1946 milli kümede şampiyon olmuşlar onu da şampiyonluk sayıyorlar 1944 futbol şampiyonasında şampiyon olmuşlar onu da sayıyorlar. ve bu iki turnuva da her yıl düzenleniyor. türkiye kupası-türkiye ligi gibi. ikisinde de şampiyon olduğu sene olsa o seneyi 2 şampiyonluk olarak sayıp 19'un üstüne öyle ekleyecek.*

    hadi bu pespayeliği twitter'da 14 yaşındaki taraftar savunuyor da federasyon başkanı nasıl borazanlığını yapar. burası nasıl bir ülke abi. eleştirecek derman kalmadı artık.
App Store'dan indirin Google Play'den alın