• 1553
    2018-2019 sezonu öncesi 23 temmuz 2018 itibariyle galatasaray futbol takımındaki yabancı oyuncular;

    muslera
    marinao
    nagatomo
    linnes
    maicon
    fernando
    donk
    belhanda
    garry
    feghouli
    onyekuru
    gomis
    carole

    toplam 13 kişi. bunlardan carole'in gitmesine kesin gözüyle bakıyorum kaldı 12. olası stoper(denayer) ve 8 numara(ndiaye) transferlerinden sonra istesek de yabancı oyuncu alamayız.

    ve bakıldığında da sol bekte eksiğimiz var, yedek kaleci eksik, yedek forvet (eren) güven vermiyor.

    yerli oyuncu kalitemizi ve sayımızı acilen yukarı çekmemiz lazım.
  • 1555
    mevcut ekonomik koşullarda yakında kendiliğinden azalacak sayı. mantıklı olan da bu. tıpkı türk ekonomisi gibi yıllardır oyuncu üretmeden dışarıdan borçla aldık ve bugün de döviz kurlarının uçuşu ile batık hale geldik. artık bu saatten sonra altyapıdan ne kadar oyuncu çıkar, ne zaman çıkar, ne kadar faydalanabiliriz onu da bilemiyorum.

    yaşadığımız her şey hak edilmiştir, öyle yoktan var olmuyor bu sıkıntılar...

    edit: niteliksiz düzeltme notunu sildim.
  • 1556
    yabancı oyuncu sayısının artması veya azalması nedeniyle kulüpler batmamıştır. türk oyuncular sanki yabancılardan daha ucuza oynuyordu ve bonservisleri düşüktü bizimkiler gittiler yabancıya daha fazla verdiler de battılar. olayın yerlisi yabancısıyla alakası yok.

    bugün ekonomik olarak yapılacak en büyük zarar yeniden yabancı kısıtlamasına gitmek. serbestleşme sayesinde yerli fiyatları düştü ve yurt dışına yerli futbolcu ihraç etmeye başladık. türkiye'de dört büyükler yerlilere para saçmayınca yurt dışına gitmeye başladı futbolcular.
  • 1557
    yabancı oyuncu sayısı batsın. burnumuzu b*ka sürükleyen o kural değil miydi? o kural yüzünden yerli leşlere milyonlar dökülmedi mi? uygun fiyata doğru yabancıyı almayıp yerli yiyicilere bayılarak mı ekonomi düzelecek acaba? ulan eboue gibi adamı çarşamba günü cl'de oynatıp hafta sonu tribüne göndermedik mi o amk kuralı yüzünden?

    galatasaray'ın önünü kesmek için çıkarılmış bir zırvaydı. kulüpler cl'de euro kazanıp adam akıllı harcadığı sürece bir şey olmaz. saçma kuraldır. saçma kalacaktır. futbolcunun yerlisi yabancısı olmaz. dürüstü ahlaksızı, iyisi kötüsü olur. gerisi palavradır. 2 milyon euro'ya transfer edilen yabancı, 4 milyon euro'ya transfer edilen yerli yok mu?
  • 1558
    yabancı oyuncu sayısı, yıllar boyunca sınırlanarak başta galatasaray olmak üzere tüm türk takımlarının, avrupa ile baş etmesinin önüne geçmiş, yabancı sınırı nedeniyle kulüpler, hiçbir hal ve şartta o parayı hak etmeyecek adamlara milyonlarca euro ve uzun soluklu sözleşmeler vermek zorunda kalmıştır. bu uzun ve pahalı sözleşmelere imza atan oyuncuların ortak özelliği "diğer türklerden" nispeten daha iyi olmak olduğundan ve bu avrupa'da başarı getiren bir kriter olmadığından da kulüpler, ulusal başarılar dışında herhangi bir başarı yakalayamamış, doğru düzgün bir ekonomik planlama yapamamış, günün sonunda da büyük zararlar etmişlerdir.

    örnekleyelim;

    tarık çamdal. gerek bonservis, gerek ise maaş konusunda linnes'ten daha pahalı bir oyuncudur. kendisinin takımımıza gelmesini sağlayan yegane unsur, yabancı sınırı nedeniyle "sadece önemli bölgelerde" yabancı oynatan takımımızın, idareten türk adam almak zorunluluğudur. aynı sebeple salih dursun ve veysel sarı gibi topçuların da yolu galatasaray'dan geçmiştir. 2013-14 sezonu itibariyle gelen sağ beklerden basit bir breakdown yapalım, tarık çamdal bonservis + maaş 5 senelik maliyeti yaklaşık 13 m euro, veysel 400.000 euro bonservis ve yaklaşık 1.5 m euro maaş ile toplamda 2 m euro, salih dursun 2.750.000 euro ve yaklaşık (dönemin parası ile) 1 m euro maaş ile toplamda 3.75 m euro maliyet getirmişlerdir. bu kapsamda bu üçlünün toplam maliyetleri, 18.75 m euro, süre aldıkları zaman zarfında etkileri ise linnes/5 olarak nitelendirilebilir. aynı şekilde, 2013-14 - 2017-18 sezonu arasında 4 sene boyunca sabri sarıoğlu da türk olması nedeniyle galatasaray forması giymiştir ve yaklaşık maliyeti 8 m dolar, 6-7 m eurodur. özetle 4 adet türk bekimize toplamda 25 m euro harcarken, toplam etkileri, 2.5 m euro (bonuslar dahil) maaş ve 4 senelik sözleşmesindeki toplamda 4 m euroyu bile (3.3. m euro https://www.galatasaray.org/...galatasarayda/31594) bulmayan linnes, maliyeti ile bu adamların toplamı kadar faydalı olmuştur. haydi sabri'yi çıkartalım, galatasaray, sadece ligdeki rakipleri ile mücadele edebilmek adına, avrupa'da vasat bile sayılmayacak bir sağ bek rotasyonuna sahip olabilmek için 6.5 m euro yerine 18.75 m euro harcamak zorunda bırakılmıştır.

    başka bir örnekleme yapalım; endoğan adili. adında ğ olan adamı türk olarak oynatamamış olmamız bir yana dursun, adı frederik brunson olsa idi kapımızdan dahi geçemeyecek bir adamı, sırf türk olarak oynayabilir diye kadromuza kattık. 4 milyon lira çöpe gitti; oyuncu 1 dakika bile forma giymedi. fakir sevindirsek duaları ile her sene 3-6 puan fazla alırdık.

    zibilyon tane örnek çıkar. hepsinde kahrolur sigara yakarız.

    gelelim günümüz yabancı oyuncu sayısına. eğer anadolu'nun bağrında koşturan topçulara 3-5 m euro bonservis, 2-3 m euro maaş verilecekse azalmasın; hatta artsın artabiliyorsa. mevcut dolar ve euro kurları üzerinden akıllı bir hamle yapıp altyapı oyuncularını kazanacak, gelecek sene sağ kanada yunus, merkeze celil gibi adamları yazarak bir kadro mühendisliği yapacaksak varsın bu sene yanıversin.
  • 1560
    yabancı oyuncu sayısının düşürülmesi için bazı çevreler* yaygaraya başlamış.

    sorun yabancı sınırı değildir, asıl sorun yerli futbolculara yapılan euro kuru üzerinden maaş ödemeleridir.
    2. bir sorun ise kulüp yöneticilerinin yabancı oyunculara yaptıkları "fahiş" ödemelerdir. "adını duyurmuş oyuncu" pazarından "takıma faydalı olacak oyuncu" pazarına doğru geçiş yapmanın zamanı geldi de geçiyor.
  • 1561
    bu kural hakkında sınırlama getirilmesi türk futbolunun bitimidir.
    şu an yeni jenerasyonla, yeni bir yapılanma içerisindeyiz. çoğu gencimiz avrupa'da oynuyor.

    futbolu bırakalım bir kenara, beinsports üyelerinin yarısı yabancı yoksa ben yokum dese* nasıl geri adım atacaklarını şaşarlar.

    işleri türk futbolunu geliştirmek değil çünkü.
    bunların inandığı şey, para.
  • 1563
    --- alıntı ---

    "tff, sene sonundan itibaren yabancı sayısında her sezon 2 oyuncu düşürülmek kaydıyla kademeli azaltmaya gitmeyi planlıyor. büyük ihtimalle önümüzdeki sezon yabancı sayısı 12'ye düşecek"

    "sonraki sezonlarda kademeli düşürülme suretiyle 10 ya da en az 8 yabancı sayısına kadar düşürülecek. kesinleşmemiş plana göre 8 yabancıya düşürülme ve o rakamda sabitleme planı yapılıyor"

    serdar ali çeliker

    --- alıntı ---
  • 1564
    anadolu kuluplerinin neden israrla getirilmesini istedigini hic bir zaman anlamadigim sacma sapan kisitlama.
    oncelikle mevcut hali yabanci oyuncu zorunlulugu degil. isteyen 0 yabanci ile sezona baslayabilir. ama cakallar kimsede yabanci olmasin istedikleri icin bunu bir turlu kabullenemiyorlar.
    ikincisi turk futbolculari oynatavaklari paraya bor hayli yabanci futbolcu transfer edebilirler. yani kesinlikle turklerin daha az paraya oynamalari gibi bir durum bence gecerli degil.
    ucuncusu turk futbolcu oynatma zorunlulugu geldiginde turk futbolcular calismiyor. neden calissinlar ki ne olursa olsun oynayacaklar.
    yani illa bir tane yetenekli turk bulup 4-5 senede bir buyuk kulune cakmanin pesindeler. hayir akillarinin almadigi yabanci siniri yokken dogru yonetimle her sene 2-3 milyona 2-3 oyuncu satabilirler. ama pasalar ugrasmak istemiyor. 5 senede bir 7 milyona kitlemek daha kolay geliyor. ustelik dogru hamleleri yapmakla kim ugrasacak ? adamlarin amaci zaten kuluplerin icini ekonomik olarak bosaltip siktir olup gitmek. kulup yonetmeye gelmiyolar ki pasalar.
  • 1566
    8 diyeceklerse iyi. gerçi fark etmez. zira yerli / yabancı her futbolcuyu en iyi oynatan hoca bizde ki yerli de bir kat daha faydalı olur. serdar, emre ve yakın zamanda eklenecek ozan zaten 5-6 sene götürür. kafa rahat olur. yunus, celil gibi gençler de yedekten iş yapar süper olur. bir de 8 yabancı olunca daha ince eleyip sık dokunur ve hepsi muazzam transfer yapılır. 14 olunca biraz sallama oyuncular da gelebiliyor. lato, carrasco, cavanda örneklerinde olduğu gibi.

    not: bu yazdıklarım sayıyı zaten düşürecekleri için. olumlu taraflarına bakmaya çalışıyorum. yoksa yabancı sınırı geri kalmışlıktır. sınırsız olması gerekiyor.
  • 1569
    transfer dönemi yavaş yavaş sona ererken, azaltılacağı yönündeki haberlerin arttığı uygulama. azaltılacağının yolu yapılmaya başlandı yavaştan. bu konuda taraftarlar olarak sert tepki koyamazsak eğer, istediklerini elde edip sayıyı azaltacaklar malesef. gerek bizim yatmaya alışmış türk topçular, gerek büyük klüpleri söğüşleyip ceplerini dolduran menajerler, gerek 3 kuruşluk topçuları 10 kuruşa büyük klüplere satmaya çalışan çakal klüplerimiz şimdiden ellerini ovuşturmaya başladı.

    dilerim istediklerini elde edemezler. ama bu konuda büyük klüp taraftarları ile birlik olup, gerekli tepkiyi koyabilirsek eğer bu saçmalığı bize dayatamazlar. ben şahsım adına yabancı oyuncu sayısında herhangi bir azalma olması durumunda ligi kesin olarak izlemeyeğimi söyleyeyim. kombineyi, digitürk'ü falan azaltılmasını destekleyen kitleye satabilirler. ben yokum.
  • 1572
    anadolu kulüplerinin azaltılmasını istemesinin yegane sebebi istanbul takımlarına 8-10 milyon avrolara oyuncu satma isteğidir. saçma sapan tarık çamdal ve türevleri için artık çok büyük paralar verilmediği için kulüpler, yine tarık çamdal ve türevlerine çok büyük paralar verilmediği için oyuncular tarafından istenen durum.

    bir düşünün, eğer yabancı sınırı olsaydı muğdat'a vereceğimiz para ne kadar olurdu? muğdat'ı kötülediğimden değil, sadece nispeten az bir miktara oynamayı kabul ettiğinden bu örneği verdim.

    yine emre akbaba transferini kaç paraya gerçekleştirebilirdin? hatta emre akbaba'nın ille de galatasaray olsun demediği bir ortamda neler olurdu?

    yabancı sınırının azaltılması, ffp kısıtlamaları çok izin vermese de binbir türlü katakulli işler döndürerek saçma sapan şeylerle karşılaşmamıza sebep olabilecek bir hadise olacaktır.
  • 1574
    son 20 senedir yabancı sayısı tartışılıyor ve sürekli değişiyor. hiçbir durumu doğru düzgün tecrübe edemeden panik halinde başka birşey deniyoruz. kulüplerin iflas eşiğinde olmasını oyuncu sayısını azaltarak önleyemeyiz. bu su alan gemide leğenle su boşaltıp batmasını engellemeye çalışmaktan farksız. ayrıca bu denendi ama çalışmadı: tarık çamdal bu sistemin bir ürünü mesela. kendi kaynaklarımıza yönelmek adına doğru bir hamle gibi görünse de ekonomik anlamda hiçbir şeyi değiştirmez. bu sefer ederinden çok türk futbolcular sahnede olacak, ligin temposu düşecek ve kalitesi azalacak. avrupa’daki rakiplerimizle uçurum daha da artacak. türk futbolu batıyor, başkanlar ve yönetimler zarardan mesul olmadıkları sürece bu paradoks devam edecek.
    kendi kaynaklarımızı doğru kullanmak için o zaman her kulübe alt yapıya yatırım zorunluluğu getirilsin ve futbolcu maaşları için bir kısıtlama getirilsin. düşünsenize kulüp başkanısınız açamadığınız kapılar açılmış, bu sayede kendi işinizi katlayarak büyütmüşsünüz ve milyarlarca parayla sağlanmayacak bir popularite, saygı , güven elde etmişsiniz. bir yandan kulübü 50 milyon euro zarar ettirmişsiniz ama soran eden yok hiçbir mesuliyetiniz yok. bu 50m€’yu ister kendiniz için harcayın ister saçmalayın kimse hesap sormuyor. böyle bir mantık olabilir mi? böyle bir şey olabilir mi?
    türk futbolu batıyor arkadaşlar iyi bir sistem nasıl kurulur nasıl oluşturulur kimse kafa yormuyor kimse proje sunmuyor. acı gerçekleri avrupa kupasına ve dünya kupasına gidemediğimizde fark ediyoruz ama millet olarak unutma hastalığımız ve nasılsa birşekilde olur haliyle tekrar harakete geçmeye çalışsak da başa sarıyoruz.
    en güzel şey bu kadar olumsuzluğa rağmen ülkemizde futbola tutkulu çok fazla güzel insanların olması.
    umarım bir mucize olur ve herşey değişir. aksi takdirde tüm olasılıklar içinde her zaman en kötüyü yaşamamız murhpy kanunlarının ispatı değil bizim kendi başarısızlığımız ve beceriksizliğimiz olacaktır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın