• 1477
    sürünüyor, bildiğin sürünüyor galatasaray taraftarı. ne yaptığını, ne yapacağını kestiremeyen bir sürü insan. bugüne kadar yönetimi protesto eden insanlar zor kullanılarak veya kullanılmadan bir şekilde susturuldu. henüz zamanı değil dendi. zamanı çoktan gelmiş geçiyorken, 2 mart 2011 galatasaray gaziantepspor maçında bardak taştı artık. ultraslan adnan polat'ın gideceğini anladığından kendi derdine düşüp bağırmış, bağırmamış umrumda değil. ben onlardan umudumu çoktan kestim. ama maçın bitiş düdüğüyle beraber o stadı boşaltan adamlar? yönetimi protesto etmekten, galatasaray değerlerini savunmaktan aciz insanlar? florya polisle dolmuştu taraftarlar tesisleri basacak diye ama adamlar bile şaşırmıştır bir avuç insan görünce orada. kuzey'de ve diğer tribünlerde çok az taraftar kaldı maç sonu. en fazla insan kuzey'deydi sanırım. kendi adıma söylemem gerekirse yönetim istifa diye bağırdım, adnan polat istifa diye bağırdım. ua ile alakası yok yani orada her bağıran insanın. ultraslan yine her zamanki yaptığını yapıp saçma sapan şeyler bağırmaya başladığında da o kadar insanın garip bakışlarına aldırmadan "adnan polat istifa" dedim. denmesi gerekiyordu, denmeliydi. diğer taraftarları bilmiyorum, ama ben çok doluyum. yönetime doluyum, futbolculara doluyum, ruhu alınmış taraftara doluyum. bugün de adnan sezgin'in istifası açıklandı, göz boyanmaya çalışılıyor hala. taraftar yine aptal yerine konuyor. susmayı sindirebilen varsa, galatasaray değerlerinin erimesine göz yumabilecek insanlar varsa, aptal yerine konmaya ses çıkarmayacak adamlar varsa yapsınlar tabii. ama ben adnan polat görevi bırakana kadar bulduğum her fırsatta protestoya devam edeceğim.
  • 1484
    durum değerlendirmesini elini vicdanına koyarak yapmalıdır.

    5 mart 2011 galatasaray karabükspor maçını açın tekrar izleyin. takımda onca kötü sonucun üzerlerinde oluşturduğu baskı var, mutsuzluk var. kafa olarak takım bitik. evet bu onların suçu, düzeltmek de onların elinde. ve kendilerini düzeltebilecekleri en iyi adam var belki başlarında.

    maça bakın, hagi maçı kazanmak için gerekli olan en ideal kadroyu koymuş. takım şu an olabileceğinin en iyi oyunlarından birisini oynamış, rakibe tek pozisyon vermemiş, adam akıllı şutları yok. gol bulmak için de bol bol atak yapmış, ilk 15 dakikada 2 penaltısı yenmiş, topu direkten dönmüş bir takımımız var. bunları görelim. görelim ki hagi'ye yapılan eleştrilerin haksızlığını anlayalım.

    bizdeki sorun nerede? sorun takımın yerlilerinde. net kalitesizler. paramız olsa 2-3 yerli dışında hiçbiri bu takımda bu futbollarıyla barınamaz. ha, bu performansları arttırılabilir mi? evet, ama sezon öncesi kamplarla. bu sezonun geri kalan maçlarında değil. geçirilecek iyi bir kamp dönemi ve yapılacak 3-4 etkili değişiklikle yeni stadımızda şampiyonluk çok kolay. yeter ki şu lanet sezon bitsin. hagi'ye güvenilsin.
  • 1486
    dünyanın en beyinsiz taraftarlarını bünyesinde bulundurur..
    hala hagi'nin istifasını isteyenler var, hayretle şaşıyorum..tercihlerini bende başarılı bulmuyorum, eleştiriyorum...
    hagi'nin teknik direktörlüğünü falan savunmayacağım fakat öncekilerde aynı şekilde harcandı, en azından gerekli süreyi ve desteği tanıyalım efsaneye.. olay rijkaard, hagi, skibbe olayı değil hala anlamıyor musunuz?
    birde herkes gider biz kalırız diyenlere;
    bırakın laf edebiyatı yapmayı, açın ingiltere'den alt takımların maçlarını izleyin, küme düşmeye oynayan takımların maçlarını izleyin, almanya'dan maçlar izleyin.. en belirgin örneği verelim; b.dortmund..
    bu adamlar yerlerde sürünürken bile taraftarı tıpkı bugün şampiyonluk bekleyen taraftardı..
  • 1487
    son on yıldır, hiçbirşey istediği gibi gitmeyen taraftardır. aradaki iki efsane şampiyonlukta bile birşeyler rahatsız etmiştir. bunları haketmeyen taraftardır. en yüce taraftardır.

    herşeyi denmiştir. herşeyi değiştirmiştir durumun düzelmesi için. futbolcunun formaya yakışmadığını görmüştür, göndermiştir, futbolcu istemiştir getirtmiştir, yönetimden memnun değildir, yönetimler değişmiştir, teknik kadroyu yetersiz bulmuş tepkisini koymuş değiştirmiştir, kaptanları değiştirmiştir, sağlık ekibinin iyi çalışmadığını görmüştür değiştirmiştir.

    hiçbiri fayda etmemiştir. hiçbiri. herşey daha kötüye gitmiştir. çözüm olmamıştır.

    demek ki sorun başka bir yerde.

    yönetim gider.
    futbolcu gider.
    futbolcu gelir.
    teknik ekip gider.
    sağlık ekibi gider.
    kaptan değişir.
    stad değişir.

    bir düşünün bakalım bu kadar değişiklik içinde sabit kalan nedir bu kadar zamanda? sabit kalan şey sorun demek ki, bu gelip gidenlerin bir fonksiyonu yok. düşünün düşünün. çok net, kabak gibi duruyor. her maç bağırıyoruz hata bunu. düşünün. bulamadınız mı? bakın o zaman ne diye bağırıyoruz?

    "herkes gider biz kalırız, biz galatasaraylıyız"

    sabit olan taraftar. son on yılı baz aldığımızda, sabit kalanın ne tür bir taraftar olduğunu, kendilerine ne isim koyduklarını cümle alem biliyor. ben artık o ismi zikretmekten tiksiniyorum. yazmıyorum buraya.

    taraftarsız takım şampiyon olmaz arkadaşım. kadro ne olursa olsun. zamanında istanbulspor örneğini yaşadık. ne kadar yıldız varsa aldı cem uzan. bir halta yaramadı. ama ufacık bir şehir, trabzon, şampiyon da oldu, kök de söktürdü.

    taraftar deyince anladığın "kombine, lisanslı ürün almak" ise o da değil. taraftar dediğin, takımı sahada yalnız hissettirmeyecek, oyuna direk etki edecek taraftardan bahsediyorum. kendi şovunu yapan ezik sürüsünden değil.

    sahadaki takım, emin değil tribündeki sürünün kendisinin her zaman arkasında olduğundan. adamlar yalnız arkadaşım. bu zaman zarfında takımdan gelmiş geçmiş, 3 haneli rakamlara tekabül eden adamların tamamını dönem dönem ruhsuzlukla suçladık. bir tane bile ruhu olan adam gelmedi mi lan bu arada?

    önce sen adam gibi taraftar ol o zaman. (bu lafın içine kendim de giriyorum) sen sahadaki takıma "galatasaray" ı ver. sonra birşey bekle.

    sorun çok açık. çok belli. taraftarı (şu an için, taraftarlık kalitesi açısından bakarsan) beş para etmeyen bir takımın sahada adam gibi durmasını bekleyemezsin.

    gerçekler bazen çok acı değil mi?
  • 1491
    rakip taraftarlar ile karşılaştırması;

    fenerbahçe taraftarı - istatistiksel açıdan iyi bir oyuncuyu efsane olarak gösterip tribünde pankart açma, destek olma. kariyeri sıfır olan kulüpten kovulan eski futbolcusunu antrenör olarak göreve getirip sırayla tüm hedeflerden elenmesine rağmen istifa lafından bahsetmemeleri.

    beşiktaş taraftarı - takım yerlerde sürünse de futbolculara destek olma, taraftara s.ktir çeken bir teknik direktöre gıkını çıkarmama, galatasaray ile puan farkı olmayan takımdan şikayetçi olmama.

    galatasaray taraftarı - yeni stadyumunda kocaman pankart yaptırıp galatasaray yerine kendi adını yazan bir oluşum, o oluşumun başkana bir destek bir istifa demesi, ali sami yen'de biz istifa derken bizi susturmaya çalışan kişiler telekom arena'da başbakanı alkışlayıp daha sonra adnan polat gidici en iyisi biz de burdan nemalanalım mantığıyla mecburi protesto, gelmiş geçmiş en iyi 3 futbolcusundan birine görevdeyken üstelik aynı durumdaki beşiktaş taraftarı gıkını çıkarmıyorken yani taraftarına siktir çeken elin alman'ına gık çıkmazken bizim efsanemize hemen yuhhh, oysa bizim taraftarımız bu iki taraftarı da donunda sallar, yeterki birlik olunsun, kim adıyla bir olunacaksa olunsun sorun o değil, yeter ki galatasaray adı diğer adların önünde kalsın ve desteklensin bu takım bu hoca, bırakalım, keita'yı, hakan şükür'ü ya da başka isimleri, kendisine galatasaraylı, kanım sarı kırmızı diyen efsanemize sahip çıkalım, artık ölmeden önce de birileri kıymetli olsun lütfen. ultraslan ya da diğer taraftar grupları için bu büyük bir fırsattır, hep destek tam destek ile takıma ve hocamıza artı güç sağlayıp yeni gelecek yönetimle beraber tek bir güç olmalıyız, biz bir olduğumuzda çok şey değişiyor çünkü.
  • 1492
    türk telekom arenada oynanacak ilk maçta 50.000 kişilik bir taraftarla, dosta düşmana galatasaray'ın türkiye'nin en büyük spor klübü olduğunu göstermesi gereken taraftardır.

    top rakipteyken ıslık, bizdeyken rerere rarara .... maçtan önce ve sonra protesto etmek istiyorsa etmelidir.

    of ulan of çok dertliyim.

    (u: kanımca klüpten sonra en büyük desteği de hagi'ye vermelidir, yönetim, futbolcu klüp çalışanı ...vs içerisinde en değerli galatasaray'lı kendisidir)
  • 1494
    benim de içinde bulunduğum bu ülkenin en salak taraftarı. başarısız değil, etkisiz değil ama en salak.

    öncelikle derdim ultraslan'la falan değil. benim derdim diğerleriyle.

    2 aydır dondurmuştum yazarlığımı. zaten çok da yazmam ama son bir ayda burada gördüklerim, hatta en yakınımdaki yazarlardan gördüklerim artık sinirimi bozuyor. o kadar saçma sapan şey var ki. neyse.

    ilk sırada, inanılmaz kolay gaza geliyoruz. bir haber, bir pozisyon, bir iki cümle olay çıkartmaya yetiyor. arda gak dedi, ayhan top kaybı yaptı, hagi sabri'yi santrfor oynattı. yeter işte tamam binlerce entry, binlerce küfür. amınakoyim bi durun lan. o haberlerin çıkarılma sebebini düşünün, ya da ayhan kasten mi pas hatası yapıyor? bi sakin olun lan. işinize gelince hepiniz kocaman adamlarsınız ama en ufak bir olayda ergene bağlıyorsunuz. sadece internet ortamında değil ki bu küçük eniştelik. bu gaza gelme yüzünden o kadar çok ceza aldık ki. volkan taşşağını tuttu olay çıkardık, emre belöz açıklama yaptı olay çıkardık. tabi ki tahrik edecek bu insanlar. esas sorun senin takımın, senin oyuncularının bunu yapmaması.

    geçiniz galatasaray efendiliğini falan. sen de çirkinleşeceksin, pislik olacaksın.

    bu konu yeterince konuşuluyor zaten. en çok sinirimi bozan şeye geçiyorum.

    son 2 aydır inanılmaz bir gerilim var. arda turan, hagi ve misimovic en temel konular.

    geçen haftanın en beğenlen entrylerine bakalım. epey bir arda turan savunması var. çok güzel insanların arda'yı sahiplenmesi. ama arda'yı savunurken kewell yerin dibine sokulmuş hep. manyak mısınız abi siz? arda'yı savunurken takımın en önemli oyuncularından birini niye kötülüyorsunuz. kewell bordo'ya çakınca sevinmediniz mi lan? kimse size arda'yı savunmayın demiyor, tabi ki savunacağız kaptanımızı. iyi de bu esnada diğer adamları ve kewell'ı mesela seven insanları hedef tahtasına oturtmak niye?

    hagi meselesi... hagi'ye en ufak bir eleştri yapmak hagi düşmanlığı, hainlik demek oldu. herkes sizin kadar galatasaraylı bunu bilin. herkes galatasarayı sizin kadar seviyor. herkes galatasaray'ın iyiliğini sizin kadar istiyor. kimseden bir fazlanız yok. adam hagi'yi babam kadar severim diyor. ben de aynı şekildeyim. ama babamon bana göre yanlış bir hareketi olduysa da gider kendisine konuşurum. çünkü babam o benim. sevdiğimden o sorunu çözmek isterim. hagi'yle yüz yüze konuşma şansımız tabi yok bu yüzden bize göre yanlış şeyleri burada, twitter'da vs. yazıyoruz. çünkü hagi'yi seviyoruz en az sizin kadar. twitter'da misimovic konusunda hagi çok acı bir şekilde yönetimin oyununa geldi dedim hagi düşmanı oldum ben mesela. kimseyi hagi'nin başarılı olamayacağına inandığı için suç-la-ya-maz-sın sen arkadaşım. bu adam bunu dediği için hagi'yi sevmiyor mu oluyor? sen kim oluyorsun ki buna inanan adamın galatasaraylılığını sorguluyorsun? kimsin abi sen?

    üç beş ergenin yazdığı yazılara cevap verdiğini sanan, ama aslında kendileri gibi düşünmeyen herkesi suçlayan, tribüne oynayan tipler var. o ergenleri çıkarırsak herkes sizin kadar bu takımı, arda turan'ı, gheorghe hagi'yi seviyor. onların başarısızlıklarından üzüntü duyuyor. ortada yanlış olduğuna inandığı şeyleri söylüyor diye adam suçlu oluyor. bu faşizan yaklaşımlar sonucu çok şey kaybediliyor.

    çok sevdiğim bir arkadaşım var bu sözlükte. ismini vermeme gerek yok. arada çıldırır ve herkes sussun!!11!! diye bağırır. * *. herkes bi sussun ve düşünsün hakkaten amk.
  • 1499
    belki de ben kolay konusuyorum* ama takim ne kadar da kotu bir durumda olursa olsun taraftarin bu takimin yaninda olmali.

    takim goller attiginda, galibiyetler aldiginda, guzel futbol oynadiginda isler zaten kolay gider. ben istiyorum ki yonetim hata yapsa bile, camia karissa bile, futbolcular moralsiz ve stresli olsa bile taraftar takimina sahip ciksin. tam da simdi destek vermesi gerekir takimina. zor gununde de onlarin yaninda oldugunu gostermek icin.

    biz neden liverpool gibi: "you will never walk alone" diyemiyoruz? bizim takimimiza sahip cikmamiz gerekir, dusene de bir tekme ben atacagim dersek olmaz. aksine biz taraftar olarak takima nasil destek, nasil yardim edebiliriz diye dusunmemiz lazim. yani toparlanmalari icin adim atmaliyiz.

    biz galatasarayliyiz bunu kimse unutmasin. galatasaray taraftari baskadir diyorsak bazi seyleri galatasaray'a yakisir sekilde yapmamiz gerekir. galatasaray'a yakismayan futbolcular, yoneticiler var diyen olabilir ama onlar yakismiyor diye ben de galatasaray'a yakismayan haraketler yapamam. futbolculara, teknik direktorumuze kufur edemem. yonetim, hagi gitsin diye takimin yenilmesini isteyemem. kendi futbolcularimiza zarar veremem.*

    birde biz yavas yavas fenerbahce taraftarina benzemeye basladik. buna da artik bir dur demek lazim.

    --- alıntı ---
    galatasaray'a sahip çıkın

    galatasaray yönetimi ve muhalefeti, telegol gibi bir programa konuşa dursun, siz galatasaraylılar ve futbolseverler galatasaray'a sahip çıkın...

    galatasaray yönetimi, daha sonraları fransa'da lyon hanedanlığını yıkan marsilya'yı yıllar sonra şampiyonluğa götüren eric gerets'i futbolcularına ve türk medyasına yedire dursun, onu bu ülkeden kovadursun... siz galatasaray'a sahip çıkın.

    galatasaray yönetimi feldkamp gibi 1992-1993 sezonunda uefa kupasını kazanan kadronun iskeletini oturtan bir futbol dehasına, üç kuruş para vermeden takım kurdurtsun, kalli servet'i, mehmet topal'ı, emre güngör'ü, uğur'u, serkan çalık'ıyla üç kuruşa sana yine yepyeni bir takım kursun... yönetimin böyle bir futbol adamını futbolcularına yedirsin, basınına malzeme etsin. siz galatasaray'a sahip çıkın. telegol gibi programlarda böyle bir futbol dehasına, okan'ı, tugay'ı, hakan şükür'ü, bülent korkmaz'ı çıkaran bir futbol dehasına "bunak" densin. senin yönetimin bu adama sahip çıkamasın. siz galatasaray'a sahip çıkın.

    skibbe gibi almanya'nın en genç ve modernist teknik adamlarından birine, stajyer muamelesi yapılsın telegol gibi programlarda... o skibbe galatasaray'a avrupa'da mağlubiyet göstermesin. galatasaray yönetimi onun kuyruğuna teneke bağlayıp göndersin. siz galatasaray'a sahip çıkın.

    bülent korkmaz gibi bir galatasaray efsanesi teknik direktör yapılsın... (her ne kadar teknik adamlığını hiç beğenmesem de) galatasaray yönetiminin, bedava bilet vererek elinde tuttuğu ultraslan taraftar gurubu tarafından küfürlere maruz bırakılsın. 6 ayda kaçacak delik arasın... siz galatasaray'a sahip çıkın.

    rijkaard gibi dünyanın en iyi 10 teknik adamından biri olarak gösterilen, sayısız başarıları olan bir teknik adama, istediği transferleri yapma izni çıkmasın, adnan sezgin gibi bir adamla, rijkaard gibi bir adam çalışmak zorunda bırakılsın. telegol gibi programlarda rijkaard'a laf söyleme cürretinde bulunulsun. galatasaray yönetimi derdini telegol'e anlatadursun... siz galatasaray'a sahip çıkın.

    son olarak george hagi gibi bir adam. galatasaray'ı bir zamanlar avrupa'nın zirvesine çıkaran adam, karakteriyle telegol gibi programlarda tartışılsın. 5-6 sene önceki talihsiz bir olay tekrar tekrar bu gibi programlarda yayınlansın. adamın ne efsaneliği ne emeği kalsın... 5 sene sadece futbolculuğunda verdiği inanılmaz emeğe, inanılmaz büyük başarılara istinaden galatasaray yönetimi teknik direktörlüğüne 5 ay saygı gösteremesin... siz galatasaray'a sahip çıkın.

    siz galatasaray'a sahip çıkmazsanız.

    ligin 1. haftasında sivasspor deplasmanında 14 ağustos 2010'da mehmet yıldız, neill'le güreş tutar. faulü yine sivasspor kazanır, orta gelir golü yersiniz.

    ligin 2. haftasında bursaspor'a karşı 22 ağustos'ta volkan şen sarı kartı varken topu herkesin gözü önünde eline alır. hakem göz göre göre volkan'ı oyundan atamaz. siz 0-2 yenilirsiniz.

    ligin 7. haftasında 1 ekim 2010'da maç başlar başlamaz neill emenike'nin önündeki topa vurduğunda, bu kadar komik bir penaltı çalınır, siz yine yenilirsiniz.

    ligin 8. haftasında ankaragücü maçında rakip hareketli topu oyuna sokar, hakem görmezden gelir, siz kontradan golü yersiniz. rijkaard gider, yenilirsiniz.

    ligin 12. haftasında hagi ile işler iyi başlamışken manisaspor maçı 0-0 iken rakibin elle kestiği pozisyon penaltı değeri kazanmaz, yüklenir yüklenir galatasaray golü bulamaz, manisaspor kazanır, siz yenilirsiniz.

    ligin 13. haftasında galatasaray kayseri deplasmanında 0-0 kalır. bir elano'ya yapılan penaltı bir de rakibin elle kestiği pozisyonda galatasaray'ın iki penaltısı verilmez.

    ligin 19. haftasında bursaspor kenny miller'in hem ofsayttan hem de elle kontrol edip attığı golle öne geçer, siz yine yenilirsiniz.

    ligin 24. haftasında karabükspor karşısında maç başında kazım'a bariz bir penaltı yapılır fakat düdük tabiki çalınmaz.

    yönetimi, muhalefeti, telegol'e konuşan, telegol'ün pençesine kadar düşmüş bir kulübün hakemler tarafından korunması da mantıklı olmaz zaten.

    onun için bu takıma siz sahip çıkın.

    --- alıntı ---

    http://www.medyaspor.com/...-sahip-cikin-3039088
App Store'dan indirin Google Play'den alın