• 10901
    yönetim rehavet içerisindeyse ve takım kadrosu darsa bu en çok taraftara yazar.

    sorunları sürekli gözardı edip, halı altına süpürmekten geldiğimiz nokta ortada.

    yönetim senelerce kaleci, sağ bek, orta saha ve sol bek gibi mevkiilere gereken takviyeyi beceremedi. okan buruk ise futbolun sadece 11 kişi ile oynandığını düşünüyor. taraftar ne jelert, frankowski, uğurcan vb. isimlerin kulübe çakılmasına ses çıkardı ne okan buruk’a yedek kulübesinin boş olduğunun sinyalini verdi. yönetim de teknik ekip de rehavetin, kadrodaki plansızlığın baş sorumlusudur.

    dün fenerbahçe karşısında reprezil bir oyun izledik. tepki yine yok. hayırlı mağlubiyet bile diyemiyoruz zira ne yönetim adam akıllı transferlerde hızlandı ne okan buruk bir şeylerin farkına vardı. taraftar sessiz kalmaya devam ettiği sürece herkes istediği gibi at koşturmaya devam edecek. uyumaya aynen devam.
  • 10903
    en suçsuz güruh taraftardır. yönetimi ve hocayı ilk günden beri haklı haksız eleştiriyor herkes.
    sadece sözlükte değil, maç sonu röportajlarında bile yüksek sesli söylemler oluyor. yöneticilerde utanma refleksi olsaydı şimdiye 50 kere istifa ederlerdi.
    taraftar boykotu eğer yine kendi kulübü üstünden yaparsa geri dönüşü olmayan durumlar olur.
    genel kurul bu taraftar baskısını görmez yine dursun'u seçerde asıl sıkıntı o zaman başlar.
    taraftardan sıyrılmış bir galatasaray parantez içinde vizyonları geniş olan ağababaların düşünemeyeceği kadar zayıflar.
  • 10906
    sözlüktekiler de dahil olmak üzere birçoğunda öyle bir zihniyet oluşmuş ki yemin ederim etimle kemiğimle nefret ettim. ıcardi'ye olan ucube sevginin asıl sevmesi gerekenden de öteye geçmesi mi dersin, 4 senedir orta sahanın sigortası torreira'ya paragöz diyen mi dersin, kıçıkırık guendouzi'yi almadığı için " hain " ilan edilen yönetim mi dersin. bu kitleyi şöyle mutlu edebiliyorsunuz: yönetim her transfer döneminde en az 3 ü yıldız olmak üzere 7-8 transfer yapacak, her maç boş kaleye de olsa icardiye gol attırılıp aşkın olayım çaldırılacak, yerli futbolcu iki hata yapınca ıslıklanacak, en ufak transfer gecikmesinde burak elmastan ders almamışçasına yönetimin istifası istenecek. maymun iştahlığı ve adaletsiz tutumla birlikte bir de nankörlük eklenince taraftarlığı sorgulayasım geliyor.
  • 10907
    en aklı başında taraftar topluluğudur. twitter'a girmem, kahvehaneye gitmem, başka sözlük okumam. seviyesi düşük yerlerde futbol ve siyaset konuşmam.

    galatasaray sözlüğü ise iyi takip ederim. bu sezon başında sözlükteki taraftarların çok büyük bir kısmı rotasyonun dar olduğunu söyledi. sol stoper dedi, orta saha dedi, 10 numara, kanat dedi. genç oyuncu hakkımızı kullanalım dedi. kadroda yıldız çok, 25-26 sezonu ara transfer döneminde yıldız almayalım dedi. genç oyuncularla rotasyonu güçlendirelim dedi.

    bu kadar aklı selim yorumu ben yine sadece aklı selim galatasaray yorumcularında duydum, okudum. şimdi dönüp mevcut duruma baktığımızda, taraftarın tek bir yanlışı bile yok. ama hatanın büyüğünü ısrarla yönetim ve okan buruk yapıyor. teknik direktörümüz sezonun başında daha, "kadrom çok yeterli 6 orta saham var, nasıl seçim yapacağım" diyordu. 2-3 hafta öncesine kadar "28 ocaktan sonra transferler belli olacak" diyordu. şimdi yana yakıla şehir şehir gezip orta saha arıyorlar. yarın apo'ya, kanatlara bir şey olursa napacak? osimhen'in bir kaç maç yokluğunda bile takımın şirazesi kayıyor. çünkü planlamayı yanlış yaptılar ve bunu taraftar çok net gördü, söyledi.

    dediğimize geliyorlar, mecbur gelecekler. ama umarım çok geç olmamıştır. tıpkı geçen senelerde olduğu gibi.
  • 10908
    zaman zaman şımarık olarak görülen taraftardır. günümüzde bilgiye ulaşmak artık çok kolay, bir işin eğrisini doğrusunu anlamak için ufak çapta bir araştırma bile yeterli olabiliyor.
    3 sezondur takımı yerel ligde şampiyon olduğu için bazen geçmiş dönemlere atıfta bulunarak yapılan eleştirilerin şımarıklık olarak değerlendirilebiliyor. işin aslı ise artık tüm futbol severlerin başarılı futbol takımın o başarıya nasıl gittiğini rahatlıkla analiz edebiliyor olması. bundan 20 yıl önce ise sadece o başarıyı görebiliyorduk. örnek vermek gerekirse guardiola’nın messi’li takımını bunlar ne top oynuyor diye sadece izliyorduk şu an ise o takımın şans eseri kurulmadığını ve bir plan dahilinde olduğunu öğrenebiliyoruz bu yüzden günümüzün trendlerinede artık hepimiz hakimiz. eskiden avrupa’nın başarılı takımlarının nasıl yönetildiği ile alakalı bir fikrimiz yoktu sadece televizyonda maçlarını izliyorduk şu an ise bu yönetim şeklinin,kadro planlamalarının,altyapı sistemlerini tuttuğumuz takımda görmek istiyoruz ve yapılmadığı zamanda ağır bir şekilde eleştiriyoruz. bu şımarıklık değil esas şımarıklık doğrunun ne olduğu belli olduğu halde bunu uygulamaktan imtina edenlerde.
  • 10909
    kızmakta ve öfkelenmekte çok haklı olan taraftardır ama sevdiğini de böyle kabul etmek zorundadır.

    galatasaray böyledir arkadaşlar. bunun değişmesini beklerseniz kendinize eziyet etmiş olursunuz.

    yaşananlarla ilgili buraya tonlarca örnek yazabilirim ama hiç gerek yok. yine aynı süreçleri yaşıyoruz ve muhtemelen bu ocak ayında da istediğimiz şeyler olmayacak.
    yusuf demir olayı bile başlı başına ne demek istediğimi anlatıyor.
    o yüzden canınızı sıkıp kendinizi darlamayın. biz çok kızsak da galatasaray evreninde işler olması gerektiği devam ediyor.
    zamanında bu işlere kafayı çok takan bir abi/kardeşiniz olarak tavsiyem kendinize eziyet etmeyin:(
    gerçekten çok gereksiz bir durum…
  • 10910
    futbol dinamiklerini bilen taraftarlardır. eğer bir kere kaybettirilirsek uzun süre doğrulamayacağını bilen taraftarlardır. tedirginlikleri de bundandır. siyasisinden tut ekrandaki en olmadık spikere kadar hatta yeni yetme sanatçıdan tut ülkenin en zengin insanına kadar nefret objesi gibi gösterilmeye çalışılan bir kulübün başarısız olması demek onlarca yılın gitmesi demek.
    seçilen yönetimin yönetemediğini görüp isyanını buna göre yapan taraftardır da aynı zamanda. buna alışın, gassaray böyle diyerek olayı yumuşatmaya gerek yok. belki bir şeyler değişir umuduyla tepki vermeye devam etmek lazım.
    ben şuna inanıyorum. bizim neslimiz yani 80 sonrası doğan nesil geçmişe nazaran teknoloji ile iç içe büyüdüğü için farkındalığı çok artmış bir nesil. ve eğer ülke ya da takım da bir şey değişecekse bu benim dediğim seksenler sonrası nesil ile mümkün olacaktır. bu belki kolay olmayacak ve biraz daha zaman alacak ancak elbet biri çıkacak ve bu kötü yönetimlere dur diyecek.
    işte taraftar da burada kurumsal hafıza olmuşçasına eskileri yenilere kötü örnek olarak gösterecek.
    yıl 96 yıl 2026 aradan geçmiş 30 sene biz bu 30 sene içinde başarılı diye tarif edebileceğimiz 3 başkan sayıyorsak bu bizden çok genel kurulun suçudur. ve bu genel kurul da yaşlanmış yerlerini yenileri alacaktır.
    tek umudum bu benim abim bu benim devrem gibi söylemlerin tez zamanda bitmesi ve liyakatli kadrolar oluşturulması.
    takımın sahibi kravatlılar mı atkılılar mı? bizde oklar bir yeri gösteriyor ya neyse.
  • 10912
    galatasaray’ın o meşhur tarihsel derinliğinden süzülen metin oktay efendiliği ve rasyonel akıl, yerini son yıllarda bazı taraftarlarda gördüğümüz kolektif bir kibre ve dijital zorbalığa bıraktı maalesef.

    yanlış anlaşılmasın; galatasaray kültürü özünde bir eleştiri kültürüdür. liseli geleneğinden gelen o "fikri hür, irfanı hür" anlayışı gereği sorgulamak, yanlışa yanlış demek bizim genetiğimizde var. ama bugün yaşadığımız şey sağlıklı bir eleştiri değil, resmen yıkıcı bir "ben bilirimci" istilası.

    bu kitlenin —ki bazen maçın hararetiyle ekran başında kendimi "şunu çıkart, bunu al" derken bulduğum o anlık hırsı da buna dahil ediyorum— en büyük sorunu yanılmazlık kompleksi. kendi futbol bilgisinin teknik direktörden daha üstün olduğuna dair sarsılmaz bir inançları var. bazen ben bile klavye başında bu kibre yenik düşüyorum ama biraz durup düşününce karşımızda florya’nın suyunu içmiş, bu kulübün içinden yetişmiş ve son üç senedir bu ligi domine ederek şampiyonlukları üst üste dizmiş bir okan buruk gerçeği duruyor. rakiplerimizin sahip olmayı hayal bile edemeyeceği, camianın içinden çıkan böyle bir başarı hikayesine ve karaktere bile iki kötü sonuçta "yetersiz" yaftası vuracak kadar gözümüz dönüyor bazen.

    en garibi de eleştirmeyi takımı düzeltmenin tek yolu sanma illüzyonu. takımı sert eleştirmenin, hatta dozajı kaçırıp linç etmenin takımı düzelteceğine inanıyorlar. oysa üç senedir kupalara ambargo koyan bir yapıya, en ufak tökezlemede "her şey bitti" muamelesi yapmak rasyonel taraftarlık değil, sadece bir duygusal savrulma. işler iyi gidince de "biz istifa dedik de akılları başlarına geldi" diyerek okan hoca’nın ve oyuncuların emeğinden kendilerine aslan payı çıkarmaları da işin en trajikomik kısmı.

    bir hafta önce göklere çıkardığı ismi, tek bir kötü performansta bir kalemde silecek kadar hızlı tüketiyorlar her şeyi. sosyal medyadaki o anlık etkileşim hırsı, yılların emeğine duyulan saygının ve vefanın fersah fersah önüne geçmiş durumda.

    benim gördüğüm, içinde büyüdüğüm galatasaray taraftarlığı bu değil. biz yenildiğinde bile sahadaki alın terine saygı duymayı, pes etmemeyi ve her şeyden önce "galatasaraylı gibi" durmayı öğrendik büyüklerimizden. evet yine eleştirelim, galatasaraylı olmanın şanındandır bu; ama bunu yaparken armanın ağırlığını, üst üste gelen üç şampiyonluğun değerini ve okan hoca gibi "bizden biri" olan değerlerin kıymetini unutmadan yapalım. her şeyi en iyi ben bilirim demek yerine, arma yere düşmesin diye omuz vermek galatasaraylı olmanın ilk şartıdır. o eski, vakur ve birbirine güvenen ruhu yeniden hatırlamamız lazım. yoksa bu hırçınlık bizi biz yapan o samimiyeti yavaş yavaş kemirip bitirecek.
  • 10914
    önde olduğunu kabul edip kendisine odaklanması gereken taraftar topluluğu. ben kendi adıma sürekli fenerde şu var, onların eski yöneticisi şu, başkanları şöyle vs vs iyi ve kötü anlamda artık şöyle şeyler görmekten midem bulandı. şu twitterın paraya dönüşen bir hal alması sonumuz getirdi resmen. sürekli böyle yazılar, en ufak tökezlemede ölüyoruz bitiyoruzlar… biz daha iyi, daha karakterli, daha dahaysak biz bize bakalım arkadaşlar. ben gerçekten doğru eleştirileri kendimize getirip yolumuza baktığımız taktirde şampiyonluğu vs kaybetmemizi ihtimal görmüyorum ama bu şekilde düşme eylimine körükle gidersek, hafif kıpırdanan takımı aslan gibi lanse edip şahlandırırsak karşımızdakilerin ekmeğine yağ süreriz. nolur doğru eleştirilerle kendimize odaklanalım ve kendimizi hatırlayalım. şampiyonlar böyle kolay sendeleyip yıkılmaz.
  • 10915
    son dönemlerdeki belirli bir kesimin şımarıklığını geçtim artık bencil hatta saygısız denebilecek kıvama gelmiştir. "osimhen kaybetsin erkenden gelsin." "jakobs kutlamaya katılırsa kulüp bulsun." "singo hemen oynasın ama sakatlanmasın." ne istiyorsunuz? hayatında kazanıp kazanabileceği en önemli kupalardan birini kazanmış adam mutluluğunu yaşamasın istiyor herkes. hatta başarısız olması dahi istendi oyuncularımızın. milli takımlardan nefret ediyorum oyuna kattıkları bir şey yok gözümde orası ayrı fakat madem bu var bu adamlar ülkelerini milli duygularla temsil etmek istiyorlar siz de buna saygı duyacaksınız. uefa ne demeye afcon finalinin haftasına bile bile ucl maçı koyuyor diye sorgulayan bir allahın kulu yok. suçlu jakobs osimhen. afcon bizler için 22 kasabın bir kupa hayali olabilir ama onlar için alabilecekleri en büyük kupa milli takım bazında. bizim için euro 2008'deki heyecan neyse nijeryalılar da aynı heyecanı yaşadılar bu süreçte. buna saygı duymak bu kadar zor olmamalı. adamların ne suçu var afcon bok gibi tarihlerde düzenleniyorsa? ne suçları var uefa ulan burada finale çıkan adamlar 2 gün sonra ucl'de maça çıkacak insani değil bu demiyorsa?

    futbolcular bu tempodan çok mu memnun sanıyorsunuz? hepsi dolmuş durumda. sürekli maç maç maç. 70 maçı geçen adamlar oluyor. kulüp + milli takım ile beraber. insanlık dışı bir futbol takvimi var artık ve bu süreçte kupa kazanan, 3. olan adam da 1 gün keyfini sürsün yahu.
  • 10916
    aşırı rahatsız edici davranışlarda bulunan taraftar grubu. kusura bakmayın arkadaşlar ama galatasaray hocasına adıyla hitap eden taraftara aşina değiliz. yüzyıllık kulübün teknik patronuna adıyla hitap eden nobranlar karşı yakaya gidip oranın takımını tutsun. birazcık otokontrolünüz olsun. guardiola city ile dünyaları harcayıp seneler sonra kupa 1’i alabildi. 10 milyona alınacak oyuncunun 30’a indirilmesi okan hocanın kabahati değil. süzgeçten geçiremediğiniz cümleleri buraya değil x’e yazın.
  • 10918
    https://x.com/...jGwyPuxRX_trv1ifYO_A

    büyük galatasaray taraftarı gs store a gidip kulübüne tam 63 meur kazandırmış.
    daha doğrusu bu kadar alışveriş yapmış.
    tek kelime ile muhteşem.

    burası böyle iken biraz daha rahat olsak, efsane olacağız.
    takım şampiyonlar liginde yoluna devam ediyor.
    üstelik bunu en zor kura çeken takım olarak yapmış.
    üstelik kadro değeri en ucuz olarak yapmış.
    üstüne ligde lider.
    üstüne kupada 2/2 ile ilerliyor.
    hal böyle iken teknik direktörü istifaya çağırmak ne?

    okan buruk zor şeyleri kolay gösteriyor olabilir.ama değerini kaybettiğimizde anlarız.
    herkes adama saldırırken bile kulüp adına konuşma yapıp yönetimin yapması gerekenleri kendisi yapıyor. hedef tahtası oluyor. rakip kulüp başkanı bile kendi evinde son dk attığı golde ağzından salyalar akıtarak okan okan diye bağırıyor.
    bu adama sahip çıkmak gerekir dostlar.
    o kadar kredisinin olması lazım.
  • 10919
    statta, sokakta ya da herhangi bir yerde galatasaraylıyım diye geçinip her fırsatta galatasarayı ezen taraftar profilini gerçek bir galatasaray taraftarı olarak görmüyorum.

    galatasaray taraftarı galatasaraya yakışır taraftar olmalıdır. real madridle bile oynayacaksak takımımıza güvenip destek olmalıyız. en azından bu etrydeki arkadaş gibi olmamalıyız.

    (bkz: #4355006)
App Store'dan indirin Google Play'den alın