• 3327
    kendisinin galatasaraylılığını sevmekle beraber basketbol gerçekleri bana göre eskide kalmış coach'tur. atletik olmayan uzun forvetleri kısa forvette daha etkili değerlendirebilecekken inatla 4 numarada oynatır, 10+ farklardan geriye düşmeden mola almaz, hücumcu pivotları sevmez, rotasyonu elinde hangi kadro olursa olsun hep dar tutar ve guardlara herhagi bir profesyonel seviyede verilmeyecek özgürlükler verir. bu düzende inanılmaz galibiyetler de çıkarabilirsin ama kolay maçları başa baş seviyeye getirirsin. zaten kendi kurduğu efes'te yine euroleague'de rezil oldu.

    basketbol gerçeklerini yenilemelidir. günümüzde ergin hoca'nın oyun mantalitesindeki kadar düşük tempoyla avrupa'da ve ligde fenerbahçe ülker-alpella gerçeğiyle baş edemezsin.

    edit: hatırlatmakta fayda görüyorum, geçen yıl galatasaray basketbol şubesi tarihinin en yüksek ve euroleague takimlari arasindaki 8. bütçe ile son 3'e demir çakmıştır. russ smith, austin daye, justin dentmon gibi transferlerle errick mccollum/carlos arroyo - zoran erceg ikilisi arama kumarlarına değinmek dahi istemiyorum. heyecanla girdiğimiz sezonun ortasından beridir erkek basketbolunu takip edemiyorum, zira euroleague'de her ne olursa olsun kendi evinde 109 sayı yemek taşak konusudur. cska'nın kirilenko'lu shved'li kristic'i en tepe kadrosuna oktay hoca andric ve furkan ile nefes aldırmamıştı.

    belhanda yerer gibi övülmesine karşıyım, lakin büyük galatasaraylıdır. ömrü çok olsun.

    edit 2: kendi kadrosu derken yapılan eklemeler kastedilmiştir.
  • 3332
    fatih terim gibidir. son zamanlarında girdiği süreçte yönetim tarafından yıpratılmış olduğundan hatalar yapsa da kendisi galatasaray basketbolunun efsanelerindendir. bu şubeyi tekrar şahlandırmıştır. euroleaguede top 8 görmüştür ki diğer tüm rakiplerimizden önce onlardan kısıtlı bütçeyle başarmıştır bunu. ve beni deli gibi sevindiren eurocup şampiyonluğu.

    imparatordur. umarım yolllarımız bir gün tekrar kesişir.
  • 3333
    bugün tofaş'a mağlup olarak yarı final serisini 3-1 kaybetti ve finale çıkamadı.

    basketbolu takip etmeye çalışan ama basketbolun teknik-taktik konularından çok da anlamayan biri olarak; kendisindeki düşüşü mourinho'ya benzetiyorum. ikisi de son yıllarda kadro seçimleri ve oyuncu yönetiminde yanlışlar yapıyor fakat mourinho bu noktaya tamamen kendi seçimleriyle gelirken; ergin hocam ise kendisi dışında kaynaklanan birçok sorunla tek başına mücadele etmeye çalıştı ve epeyce yıprandı.

    2013-2014 sezonu final serisi'ndeki şaibeler olmasa hem kendisi hem de galatasaray basketbol takımı eminim çok farklı bir yerde olacaktı. bunun yanında, her fenerbahçe ve karşıyaka deplasmanlarında ağır hakaretlere maruz kaldı. yetmedi, kendini galatasaray taraftarı* olarak tanımlayan çapulcular* tarafından sürekli köstek olundu. yine yetmedi, dursun özbek ve can topsakal gibi vasıfsız insanlarla çalışmak zorunda kalıp mobbinge maruz kaldı, keza aynı durumu milli takımda da yaşadı. daha sayabileceğim bir sürü şey var. oyuncuların paralarının ödenmemesinden tutun da, whatsapptan annesine küfürlü mesaj atılmasına kadar.

    biz, taraftarlar olarak; kendisine gereken desteği vermeye çalıştık ama bir yere kadar yardım edebildik. başarısızlıklarda kendi hataları da oldu ama kendisine biraz huzur sağlandığında neler yapabileceğini gösterdi. malum final serisi, içimde hala bir ok gibi duruyor. inşallah, yollarımız bir gün yine kesişir ve rahat bir çalışma ortamında neler yapabileceğini yine gösterir.
  • 3334
    basketbolla ilgili bir kişi değilim. ne terimleri, ne de kuralları da pek bilmem. bildiğim üç beş şey var, yaşımdan dolayı 12 dev adamın 2001'deki ve 2010'daki başarılarına çok hakim değildim.

    fakat ergin ataman ile galatasaray basketbol takımı, bilmem kaç sene sonra şampiyon olduysa, sonrasındaki sezon euroleague son 8'ine kalabildiyse, eurocup'ı kazanıp, galatasaray'a bir avrupa kupası daha kazandırabiliyorsa, bu adamın ne kadar kıymetli olduğuna başka bir delil yok demektir.

    oktay hocanın da meziyetlerinin farkındayım. birisi şubeyi ayağa kaldırdı, diğeri de onun bıraktığı yerden alıp devam ettirdi.

    basketbola dair ne bildiysem ve sonradan nasıl sevenildiysem, biliniz ki bu iki adam sayesindedir. benim için fatih terim futbolda ne ise, ergin ataman da basketbolda odur.
  • 3337
    sözlükte dikkat çekmemiş fakat; fenerbahçe taraftarlarının en büyük güvencesi olan erkek basketbol takımına sezon başı darbesini vuran gerçek galatasaraylı koç.

    her ne kadar dursun özbek yönetimi ile maaş indirimi yapmasına rağmen anlaşamayıp can topsakal isimli kan emicinin baskıları sonunda gidişine çok üzülsem de bu sezon ergin hoca adına çok mutluyum. efes pilsen 2018-2019 sezonu için iyi bir transfer bütçesi vermiş ve3 ekim 2018 fenerbahçe anadolu efes basketbol maçı itibariyle gördüğümüz kadarıyla koç* da sağlam bir kadro kurmuş.

    bizim* bu seneki hedefimizin playoff'lara katılıp yarı finale kalmak olduğunu kabul edersek sene sonunda şampiyonluk kupasının ergin ataman'ın ellerinde kalktığını görmek beni çok mutlu eder. futbolda fatih terim ne ise basketbolda da ergin ataman, ekrem memnun ve sedat incesu da benim için öyledir.

    umarım bir gün yine bu dörtlünün yolu eksiksiz olarak galatasaray'da kesişir ve kuruluş mottomuzu dört şubede de yaşarız.
    `maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmektir`
  • 3338
    17 ekim 2018 anadolu efes zalgiris kaunas basketbol maçında takımı maçtan kopmuşken, fark da efes aleyhine 15'i bulmuşken "mola" almayan, bu bağlamda özüne dönmüş olan galatasaraylı koç. aynı mücadelenin ilk devresinde rakip koç sarunas jasikevicius'un efes'in zayıf karnını (kısa 3 numaralar) edgaras ulanovas'la (boyalı alan çevresinden oynadığı sırtı dönük bire birler) deşmesini müdahale etmeksizin izledi; zalgiris çatır çutur yedi bitirdi efes'i buradan. 14 ekim 2018 efes daçka basketbol maçında da kötü bir coaching sergilemişti lakin karşı tarafta saras değil de ahmet çakı olunca, bir de micic insanüstü bir performans ortaya koyunca şans kendisine gülmüştü.

    refere maçtaki efes mağlubiyeti parkede uyuyan birkaç oyuncuyla birlikte ergin hocaya yazar; söz konusu maç özelinde berbat bir coaching örneği. bu kadar değerli bir basketbol adamının bilhassa mola konusundaki egosunu yenememesi üzücü.

    imkanım olsa kendisini ilk fırsatta galatasaray erkek basketbol takımının başına geçiririm, işin bir başka boyutu bu. geçtiğimiz günlerde bir röportajında nba'de koçluk yapmak istediğini, blatt gibi en üst seviye olmasa da messina benzeri asistan koç olarak da çalışabileceğini dillendirmişti. bir suser olan beni ne kadar ipler bilemiyorum fakat naçizane düşüncem öncelikle egolarını törpülemesi gerektiği yönünde.
  • 3342
    3 ekim 2018 tarihinde 2018 erkekler basketbol cumhurbaşkanlığı kupası maçında fb'yi yenen ama ibne basın tarafından "yabancı oyuncular yoktu" ve "sene başı daha" tarzı bahanelerle galibiyeti küçümsenince 25 ekim 2018 eurolig anadolu efes fenerbahçe maçında da 14 sayıdan gelip 6 sayı farkla kazanıp billurlarını tarttırmış koç. seni bizden koparanlar gün yüzü görmesinler hoca. futbolda terim, basketbolda ergin hoca takım çalıştıracaksa galatasaray'ın hiç arayışa girmemesi gerekiyor. işinde bu kadar iyi olan antrenörlerin böylesine aidiyetle çalışması çok büyük şans ama işte galatasaray'ın içindeki çürümüşlerin bir şekilde bu beraberliği bozabilmesi çok üzücü ve saçma. ah dursun* ah! galatasaray taraftarından küfür yemediğin tek günün geçmiyor.
  • 3347
    hocalık karakteri tam bir "kurt hoca" dır.

    fenerbahçe basketbol takımının ligte şampiyon olamaması, bütçe itibariyle*, efes pilsen' in* şampiyon olabilmesine bağlıdır. efes pilsen' in şampiyon olabilmesi, fenerbahçe' yi yenebilmesine bağlıdır*.

    ve bu adam...

    neredeyse bütün sezonu* bunun üzerine kurgulamıştır. umarım dün akşam olduğu gibi (bkz: 25 ekim 2018 anadolu efes fenerbahçe maçı), sezon sonu da yüzü güler.

    her ne kadar obradovic' e* daha büyük saygı duysam da, maalesef obradovic yanlış, ergin hocam ise doğru taraftadır*.

    o zaman başarılar hocam...
  • 3348
    euroleague.net'in blog kısmına (coaches corner) konuk oldu geçtiğimiz günlerde. blog konusu devre aralarında neler yaptıklarıyla alakalı. söylediklerini motamot olmayacak şekilde çeviriyorum:

    --- ocgunsson çeviri iftiharla sunar ---

    "devre arası olduğunda oyuncular soyunma odasına yöneldiklerinde onları ilk 5 dakika boyunca serbest bırakırım. kafaca rahatlamalarına, su içmelerine, masaj yaptırmalarına vs. fırsat tanırım çünkü adrenalin seviyeleri yüksekken buna ihtiyaçları olur. ikinci devrede ne gibi bir stratejiyle parkede olacağımızı anlamaları gerekir. bu yüzden ilk 5 dk boyunca onları tamamen serbest bırakırım. fizyoterapistler, masörler soyunma odasında oyuncularla olur bu süre zarfında ama o an orada olmadığımdan içeride ne olup bittiğiyle alakalı bir şey bilmem.

    bu esnada ben, asistan koçlarımla birlikte başka bir odada ya da oda çok küçükse koridorda bulunmayı -oyuncularla olabildiğince mesafe olacak şekilde- tercih ederim ve ilk devreyi analiz ederim/ederiz. özel olarak dikkat ettiğim istatistikler takımın asist sayısı, ribaund sayısı ve top çalma sayısıdır. bunun yanında kimin iyi şut attığına, ne kadar sayı bulduğuna da bakarım ancak asist, ribaund ve top çalmayla alakalı detaylar devreyle ilgili daha genel bir bakış açısı sağlar. bireysel istatistiklerden ziyade takım verilerine daha çok önem veririm ancak rakibin bir oyuncusu takımı adına çok iyi bir oyun ortaya koymuşsa bu doğrultuda o oyuncunun ne yaptığını ve yaptıklarına ne gibi çözümler üreteceğimizi analiz ederiz.

    bir diğer şey de şu ki, benim oyuncularımdan biri ilk yarı boyunca çok iyi bir performans ortaya koyduysa rakip takım da kendisini durdurmak için yöntemler geliştirecektir. dolayısıyla ne yapabileceklerini ve bizim onların hamlelerine nasıl karşılık vereceğimizi de tartışırız.

    bazen -her maç değil- yardımcılarım çok önemli bir an olmuşsa o anın videosunu bana izletirler ilk 5 dk içerisinde. hücum planımızı, set hücumlarımızı, savunma stratejimizin neresinin iyi ya da kötü olduğunu analizleriz bu noktada. hücumdaki spacing'imizi kontrol ederim çünkü hücum için en önemli nokta bu detaydır; savunma rotasyonlarımızı da incelerim. bunları yapmak 2 dk'dan fazla bir zaman almaz zira süre kısıtlıdır.

    soyunma odasının dışındayken asistan koçlarımla oyunculara nasıl bir yaklaşımda bulunacağımız hakkında konuşurum. içeri girdiğimde yaklaşık olarak 4 dk kadar bir zamanım olur. bu sürenin %50'sini taktiksel detaylar yerken kalan %50'yi motivasyon konuşması alır.

    ilk olarak oyunculara ilk devrede neleri yanlış yaptıklarını ve ikinci devre bu yanlışları düzeltmek için neler yapacağımızı anlatırım. bunu bazen taktik tahtamda bazen de soyunma odasındaki büyük tahtada gösteririm ama asla oyunculara video analiz sunmam çünkü o kısa zaman diliminde oyuncuların videoya odaklanmasını sağlayıp bu doğrultuda bir analiz gerçekleştirmek pek mümkün değildir.

    motivasyon konuşması çok önemlidir ve maçtan maça değişkenlik gösterir. örneğin ilk yarıyı 15 sayı farkla önde kapadığınızda oyunculara bu farkı korumaları gerektiğini, ikinci devre işlerinin kolay olmayacağını, rakibin reaksiyon göstereceğini vs. söylersiniz. soyunma odasına 15 sayı farkla geride girmişseniz ise come back'in mümkün olduğunu, kazanmak için savaşmanın gerektiğinden bahsedersiniz.

    takıma yönelik konuşma sona erdikten sonra bir ya da iki oyuncuyu bir köşeye çekip 30 saniyeyi aşmayacak şekilde uyarılarda bulunurum. oyuncu ilk yarı boyunca kötü oynamışsa onun rahatlamasını sağlarım ve onu cesaretlendiririm, ilk yarıyı unutmasını söyleyip maçın kalan kısmı için hazır olması gerektiğini hatırlatırım.

    ikinci yarı başlamadan 4 dk kadar önce oyuncuları parkeye gönderirim. bu süre zarfında tamamen kendi hallerinde olmazlar çünkü şut antrenmanı (ısınma amaçlı) kuralları bellidir, asistan koçlarım bu noktada devrededirler.

    ikinci yarı başlarken kenarda oyuncularıma ilk hücum hakkında gereken hatırlatmayı yaparım, asistan koçlarım da o an bireysel olarak oyunculara unutmamaları gereken şeyleri hatırlatmakta serbesttirler. işte bu kadar, ikinci devre için hazırız!"

    kaynak: http://www.euroleague.net/...ive-minutes-to-relax
App Store'dan indirin Google Play'den alın