• 1
    sözlüğümüzde doruklara ulaşmış, oldukça rahatsızlık verici hareket.

    kadrodaki yerlileri hepimiz beğenmiyoruz, burada ortak paydadayız diye düşünüyorum. cengiz ünder gibi, enes ünal gibi yerli futbolculara da paramız yetmez, burada da ortaklaşıyoruz. biriniz bana kadroya kayıt etmemiz ve sene boyu rotasyonda kullanacağımız 10-11 yerli futbolcunun kimlerden oluşacağını açıklayabilir mi?

    muğdat'ı, serdar gürler'i beğenmiyorsun, elindeki yasin öztekin 3 katı maaşla bütün sezon 15 dakika top oynamıyor. serkan'ı istemiyorsun, kulübende antrenman sahasına porsche arabasıyla girmekten başka olayı olmayan eray işcan oturuyor. emre akbaba'ya istemezük çekiyorsun, kulübendeki yerlilerin hepsini toplasan sağ ayağı etmez. ne istiyorsunuz arkadaşlar?

    hamza hamzaoğlu'nun yaptığı neyse, siz de aynısını yapıyorsunuz sadece farkında değilsiniz. piyasada toplasan 10 tane kaliteli yerli oyuncu yokken, rotasyona elde bulunan imkanlar dahilinde vasat ve vasatın üstü takviyeler yapılıyor, yapılması da elzem. bunu eleştirmek ya kulübün maddi sıkıntılarına yabancı olmak demek, ya yabancı sınırı yok zannetmek, ya da ırkçılıktır. bu kadar da ağır konuşuyorum.
  • 4
    normalde yerli futbolcu düşmanıyım evet. ancak aslolan galatasaray ise piyasada da durum ortadaysa illaki bazı yerli oyuncuları almak zorunda olduğumuz da bir gerçek. aldığımız/alacağımız yerli futbolcular arasında bir tek serkan kırıntılı midemi bulandırıyor. emre akbaba da muğdat çelik de transferlerini beğenmemezlik yapamayacağım futbolcular. serdar gürler ve deniz kadah (ki yabancı statüsünde sanırım) ise başıma birşey gelmeyecekse beğenmediğim topçular.
  • 9
    muhtemelen muğdat çelik başlığında yaptığım sanılan olaydır. evet gelmesini istemiyorum. hele ki 3 milyon tl falan gibi bir rakamla. benim olayım yerli yabancı değil ki benim 9 ofsayt entry’m var. ikisinde selçuk inan’ı, birinde sinan gümüş’ü, ikisinde hamza hamzaoğlu’nu gömmediğim için ofsaytlandım.
    #2113302
    #2392170
    #2186837
    #2288859
    daha önce yerli sınırlaması getirilsin yazdığım da oldu ama tamamen iş ahlakından. aynı zamanda erce kardeşler’i , barış alıcı’yı bu takıma getirin de yazdım kaç kez.
    cengiz ünder veya enes ünal gelse şu takıma kim onlara düşmanlık yapabilir?
    olay kimsenin yabancı hayranlığı ya da yerli düşmanlığı değil. herkes kendine göre objektif. süper lig’ten 30 transfer yapmak zorunda olsam muğdat çelik’i almam ben şu an. muğdat’ı nazilli zamanlarından takip eden bir arkadaşım var. çok da değer veririm fikirlerine. süper lig scoutlarının çoğundan fazla alt lig topçusu tanır. adam diyor ki muğdat çok karakterli futbolcu. asla mücadeleyi bırakmaz. tamam iş ahlakı sorunu yok yani burada. ancak yetersiz olduğu aşikar değil mi şampiyonlar ligi’nde oynayacak takım için? sadece çalışmasında bakıyorsak diğer kanada da halil akbunar’ı veya tayfur bingöl’ü alalım göztepe’den. ikisine de kefilim fatih terim dese ki sonuna kadar mücadele edin, ikisi de ciğerini sahada bırakmadan dönmez. galatasaray’a alır mıyım? tabiki almam çünkü seviyeleri değil adamların.
    biri derse ki “muğdat çelik kim amk?” ilk ben karşı çıkarım orası ayrı. kimseyi gömmeye hakkımız da yok.
    yani birbirimizi suçlamayalım yerli sevdalısı, yabancı düşmanı, yabancı sevici , yerli itici diye. herkes makul seviyelerde kendine göre düşünüyor ve bir şeyler paylaşıyor. zaten sözlüğün de amacı bu.
  • 10
    suçlusu yerli futbolcu bile olsa genelleme yapılması inanılmaz saçma. oldu olacak biz hiç yerli oyuncu almayalım sizin mantığınıza göre. sanki her türk oyuncu kötü. nuri'yi, yunus mallı'yı falan da beğenmiyorsunuz siz bu kafada olduğunuz için kesin bir kusur buluyorsunuz. hatta alt yapıdan oyuncu falan çıkarmayalım nasılsa şımaracak, ben oldum diyecek, çalışmayacak değil mi?

    şu negatifliğinizi üzerinizden bi atın arkadaşlar bu düşmanlık saçmalıktan başka bir şey değil. haklı olduğun yanlar vardır ama dozunda güzel her şey. yerli oyuncu rezillikleri yok mu? tabii var, hem de fazlasıyla. ama beş parmağın beşi bir gibi bir düşünce yapınız var ve bunun savunulacak bir tarafı yok.

    sözlükte tabiki herkes kendi fikirlerini yazabilir ama bizimle adı anılan her türk oyuncuyu yerin dibine sokmak biraz trajikomik oluyor. herkes futbol duayeni olmuş. fatih terim’den, scout ekibinden daha iyiyseniz gidin kulübe söyleyin sizi değerlendirsinler bizde mutlu oluruz fayda sağlarsanız. ayrıca bir oyuncu takıma geldiyse artık yapacak bir şey yok onu desteklemekten başka. herifin iyi oynayacağı varsa da sırf bu saçma eleştirilerden etkilenip sezona direkt taraftar baskısıyla başladığı için leş gibi oynuyor.
  • 11
    yerli oyuncuya asla karşı değilim. orta düzeyde yabancı alınınca oooovv iyi düzeyde yerli alınca haaa huuu. bizim ligimiz başka ligler gibi değil adamlarda bir sistem var ve o yıllarca devam ediyor bizde her 2-3 senede kural değişip duruyor. bu yüzden ligimizde ki yetenekli türk oyuncuları almak bence çok mantıklı hareket çünkü seneye bu kural biz şampiyon olursak kesinlikle değişecek, bizde buna hiç fırsat vermeden zengin ve kaliteli türk rotasyonumuzu kuralım onlar düşünsün.
  • 12
    özellikle sosyal medyadaki galatasaray taraftarında diğer büyük takımlara nazaran daha fazla gözlenen durum. bu tutum internet üzerinden başlıyor ve stada giden taraftara dahi uzanabiliyor. başlığı bulmaya çalışırken arama butonuna yeri yazdığımda çıkan öneriler bile yerli futbolcu mafyası, yerli futbolcuların galatasarayı sabote etmesi gibi başlıklardı.

    twitter'ın vs konvansiyonel medyanın yerine geçmesi ile post-truth diye bir kavram çıktı son yıllarda. tam doğru karşılık olmamakla beraber türkçe'ye hakikat sonrası siyaset diye çevirmişler. seçmenlerin hassas oldukları durumlarla ilgili gerçek olmayan haber bombardımanı sonucu gerçeklerin değişmesi, farklı bir temele kayması diye özetlenebilir. ben de bugün burak yılmaz ve sabri sarıoğlu'nun muslera'yı ziyaret etmesi sonucu bu durumu bizim taraftardaki yerli futbolcu düşmanlığına çok benzettim. özellikle aysal'la kavga edip terim gittikten sonra terim dahil yerli her şeye karşı büyük bir nefret başladı. 4 senede 3 kere şampiyon olan çekirdek şampiyon olamadığı bir senede yerden yere vuruldu. ama özellikle selçuk inan, burak yılmaz ve sabri sarıoğlu'na burasi dahil pek çok yerde yeniçeri, yabancı düşmanı dendi. zaman eninde sonunda gerçeği gösteriyor ya; yıllar geçti mancini bizden ayrıldı burak ve selçuk ile sarıldı; sabri sneijder'i uğurlamaya havaalanına gitti; sneijder jübile maçına selçuk ve burak'ı davet etti. daha nice örnekler var. 10 yıldır bizde olan selçuk için ayrılan gelen kimse tek kötü sözde bulunmadı. ama 2014'te her gün hizipçi entrylerini okumam mümkündü. tıpkı ligde en çok yabancı kullanan hoca terim'in evlatçı diye suçlanması gibi...

    ali koç'un gelmesi ve comolli'yi getirmesi ile başlayan süreçte fenerbahçe nasıl vizyon kelimesi ile zehirlendiyse; biz de benzerini ünal aysal ve italyan hocalar döneminde yaşadık. oynayan veysel sarı olmasına rağmen sırf kanat beki oynadığı için dizilişler övüldü, sırf yabancı diye ontivero'lar hayrovicler wonderkid diye pazarlandı.

    ben taraftar olduğumun bilincindeyim. bugün scout olmayı yarın gazeteci olmayı kovalayamam. ben bu renge aşığım, kim faydalıysa kim arma için uğraşıyorsa onu desteklemek görevim. bu yüzden, ömer bayram bu sene beni yarışta tuttuysa ideal 11'de yine de yazılmıyorsa tepki gösteririm, 4. yıldızı aldıran yasin'in yazılmadığında gösterdiğim gibi... çünkü faydalı o olmuştur, evet nzonzi'nin cv'si harikadır ama tekmeye kafayı ömer sokmuştur.

    vasat sevici diye bir kelime çıktı. türkse otomotikman vasatlığa tabi oluyor. övgü entryleri bile ömer yeteneksiz ama diye başlıyor mesela. cavanda sırf kar ettirerek gittiği için iyi hatırlanır sabri'nin göbeği unutulmaz. drogba chelsea maçını satar legend olur, umut hayatının en zor zamanında yuhalanır. niye, çünkü vasat.

    galatasaray taraftarı olarak, yangın kelimesine gerektiğinden fazla kutsiyet atfederek yalandan dedikodulara çok oyuncumuzu kurban ettik yıllarca. geçmişi çabuk unutuyoruz. 3 sene önce 6. 7. olduk. bu zaferlerden sonra 'gs taraftarı doymaz abi bizim farkımız bu ehehe' goygoylarına erken başladık. savaşan, bize ait insanlar lazım. topa tam doğru açı ile vuramasa bile önemli maç öncesi takım whatsapp grubuna 'beyler uyuyamadım, yarın kazanmalıyız' yazacak adam da lazım.

    özetle: hayır arkadaşım, selçuk pasta keserken sneijder'in kuyusunu kazmadı; sabri ben varken linnes niye geliyor da demedi ; burak türk oyuncuları restaurant açılışına çağırıp 'agalar bu yabancılardan kurtulmamız lazım,yaşasın turancılık' diye de bağırmadı. sen buraya her şeyi biliyor gibi yazmak, kaos duygunu tatmin etmek için uydurdun bunları. ama takımına da verdin zararını...