• 14029
    oyuncu sıkıntısının yanında disiplin sıkıntısı da oldukça fazla olan takım. öyle bir td olmalı ki çalışmayana o formayı vermemeli ne olursa olsun. takım çalışmıyor, kaytarıyor. eğer vücut olarak oyuna hazır olmazsanız düşündüklerinizi de yapamazsınız. takım kondisyon ve vücut olarak bitik halde. ilk çözülmesi gereken bunlar. kondisyon ve disiplin.
  • 14033
    hala belki şampiyon oluruz diye umutlanan galatasaray taraftarını görünce üzülüyorum. geçen sezon can çekişen galatasaray futbol takımı 4. yıldız, abdürrahim, ali dürüst, hoca değişikliği derken can havliyle şampiyon oldu. normal olarak bu futbolcular son nefesini sezon sonu vermişti. taraftar bir şeylerin ters gittiğinin farkındaydı, ulan dediler şu takıma bir suni teneffüs, elektro şok, adrenalin neyin yapın hiçbir halt yapmayacaksanız da hastanın etrafını açın mecazında transfer istediler, takımdan birilerinin gönderilmesini istediler. ha oldu ha olacak diye 2 ay oyalandırıldı taraftar dursun ve hamza tarafından. aldığımız adamı bile oynatamadık, rotasyon gözüyle baktığımız bilal oynamayınca puan kaybeder mi bir takım? demek veli kavlak bizde olsa şampiyonluğa oynayacağız.

    sezonun ikinci yarısı maçlara dünya karmasıyla da çıksak puan farkı kapanmaz. geçen sezondan daha berbat anadolu kulüpleri. küme düşme hattının bile ciddiyeti kalmadı. 3. lig'de dönen bahis şikelerini andıran bir havada para almadık diye maça çıkmamaya karar veren oyuncuların parayı bahisten götürüp götürmedikleri muamma. zorlu deplasmanı olan takımlar bu sezon küme düşmemeye oynuyor. hoca gelmeden hoca kovan, iş yapmayan esnaf misali takımı futbolcusuna bırakan kulüpler dolmuş lig'de iyimser galatasaray taraftarı da rakiplerin bu takımlara puan kaptırıp önümüzün açılacağını sanıyor.

    geçmiş olsun elimizde niğde'ye sürecek eşek bile yok. daha büyüyecek abisi avuntusuyla da çer çöp genç oyuncuları seyretmeye razı olacak kadar sinirlerim sağlam değil. semih'le, aydın'la tükettim krediyi.
    böylesine teknolojik olanakların olduğu bir zamanda, böylesine marka olan, yükselişe geçmiş bir kulüp, bir futbol takımı nasıl bu kadar kötü yönetiliyor hayret edilesice.
  • 14035
    son 4 yılda 3 lig şampiyonluğu, 2 türkiye kupası, 2 kez de şampiyonlar ligi gruplarından çıkma başarısı olan bir futbol takımına sahip olarak başarılarının bedelini çok ağır bir şekilde ödeyen kulüp. 1 numaralı kural bu işlerde böyledir: güç yozlaştırır, hele türkiye'de güç mutlak yozlaştırır. başarı geldikçe kadro olarak güçleneceğimize umut-sabri gibilerine kontratlar yaptık, kadro iskeletini de bir türlü yenileyemedik.

    galatasaray'ın ayağa kalkması uzun sürmez ama yine de tarihimizden hiç ders almadığımız için, hep bir şekilde yozlaştığımız için maalesef hep bu kısır döngüde olacağız. taraftarın istediği dinamik-devrimci-ekol bir galatasaray'ı gelecekte göreceğimizi hiç zannetmiyorum. beşiktaş bile adam olur, biz olamayız, çünkü kamburlarımız çok.
  • 14036
    kimsenin galatasaray'a hiçbir bedel ödetmediği kulüp.

    4 sene önce stoperinde kim vardı ?
    - ujfa ve semih. yedekleride servet çetin ve gökhan zan gibi tecrübeli isimlerdi.
    şuanda kim var ?
    -32 yaşındaki sol bekten devşirme hakan, 24 yaşına gelen ve gün geçtikçe gerileyen semih. beli dönmeyen, konsantrasyonsuz ched. yedeklerde de koray var :)

    4 sene önce sağ bekte kim vardı ?
    28 yaşında olan ve 7 sene arsenal'de oynayan eboue. yedeğinde ise tanıdık bir isim 27 yaşındaki sabri.
    şuanda kim var ?
    -27 yaşındayken yedek olup, 31 yaşındayken as çıkan sabri. yedeğinde tarık çamdal denen yeteneksiz bir arkadaş.

    4 sene önce orta sahada kimler vardı ?
    26 yaşındaki maestro selçuk, 28 yaşındaki melo, 28 yaşındaki deli engin, 29 yaşındaki ispanyol boğası riera, hatta 20 yaşındaki ve her maç iş yapan emre çolak.
    şuanda kimler var ?
    30 yaşına gelen selçuk, 32 yaşında olan kariyeri akhisar'da parlayan birlo, 21 yaşındaki kariyerinde sadece bizden önce bi sezon 17 profesyonel maça çıkan jose, kim olduğu belirsiz jem paul karacan ve şuanda 30 yaşına gelen alman panzeri lukas podolski.

    4 sene önce forvette kimler vardı ?
    ulu viking johan elmander, gol kralı milan baros, bir önceki sene bursa'da patlama yapmış 21'lik sercan, galatasaray'ın evladı necati. şuan hanginiz sercan oynasa burak'tan kötü olur diyebilir ?
    şuanda kimler var ?
    30 yaşındaki artık başarıya doymuş ve zihnen bitik durumdaki burak yılmaz. 2.5 ay sonra 33 yaşına girecek olan umut bulut.

    şimdi hadi çıkın da diyin bakalım galatasaray güçlüydü ve üstünde oyunlar oynandı diye. lan oyunu biz kendi kendimize oynadık. yabancı sınırı varken bile kadromuz daha iyiydi, bir de şimdiki kadroya bakın. neyse bursaspor taraftarlarının dediği gibi arkadaşlar ;
    (bkz: şampiyon takımın anasını siktiniz)
  • 14037
    gitmesi gerekenleri yaz yaz bitmiyor, o yuzden kalmasi gerekenleri yazmak daha mantikli. sneijder, muslera, podolski, chedjou, yasi dolayisiyla rodriguez, carole, ve sinan gumus takimda kalmasi gereken isimler. geri kalan futbolcularin hepsiyle yollar ayrilmali, bir ihtimal bruma kiradan cagirilmali ve eksikllikler doldurulurken maksimum yas 25 olacak bicimde bir takim kurulmali. sonrasinda is taraftarin sabrina ve teknik direktorun formayi hakkaniyetle dagitmasina kaliyor.
  • 14038
    takımın en büyük iki sorunu kondisyon ve takım içindeki bölünmedir. yapılması gereken transferler, teknik taktik falan hepsi bunlardan sonra gelir.

    takım olursan ve 90 dakika oynarsan sol bekin orhan sağ bekin cihan olsa bile 83 puan toplarsın.
    takım olursan ve 90 dakika oynarsan sol bekin victoria sağ bekin capone olsa bile şampiyon olursun.
    takım olursan ve 90 dakika oynarsan forvetin radu bile olsa liverpoola gol atarsın.
    takım olursan ve 90 dakika oynarsan başında teknik direktör olmasa bile şampiyon olursun.

    bu takımın anası bellenmiş. hamza yerlilerin götünü öyle bir kaldırmış ki zannersin hepsi padişah çocuğu. kısıtlı yeteneğin üstüne bir de göt kalkması eklenince ve takımdaki yabancılara karşı abuk sabuk konuşmalar başlayınca ( sadece bizim duyduğumuz 1 yabancı olmalı gibi, başka neler söyleniyor kim bilir), doğal olarak yabancılarla yerli oyuncuların arası açık şu anda. sneijder de dahil hiç kimsenin maç kaybetmek veya kazanmak umurunda değil. olan bu soğuklarda maç izlemeye giden taraftara oluyor sadece.

    bir tarafta götü kaldırılanlar. semih-burak-umut-sabri-tarık
    diğer tarafta sallanmayanlar. denayer-jose-carole-podolski- sinan-koray

    bu takımın bu kadar puan alması bile sadece ve sadece galatasaray arması sayesindedir. çıkarın başka bir forma koyun, küme düşmeme mücadelesi verir bu takım.

    ben mustafa denizliyi takdir ediyorum bu zor zamanda elini taşın altına koyup geldiği için. emin olun yılmaz vural hariç çok kişi gelmezdi. ama uzun vadede denizli ile olmaz bu iş. olmayacağını kendisi gösterdi. yapılacak iş bu saatten sonra belli:

    devre arasında önümüzdeki sene için eli sopalı askeri disiplinli bir tane mümkünse alman hocayla anlaş. adam 6 ay boyu takımı ve ligi analiz etsin. eksik bölgelere şimdiden oyuncu bak. sezon sonunda sözleşmesi bitecek oyuncularla şimdiden görüş ki bonservissiz almaya çalış (malum ffp). devre arası mümkün olabildiğince kangrenli hücreleri gönder yerlerine ya 6 aylık kiralık al ya da gençleri monte et. saçma sapan, sözleşmesinin bitmesine 6 ay kalmış 30 yaşındaki adamlara 2,5 milyon euro para harcama. nasıl olsa şampiyonluk gitti, bu parayı harcasan da ligi bitireceğin yer belli, harmasan da. o yüzden bu paraları har-ca-ma!!!!!!!!

    benim kafamdaki 11 sene sonunda

    muslera (cenk)
    transfer (transfer)-transfer (chedjou)-transfer (koray)-carole (olcan)
    transfer (selçuk)-transfer (transfer)
    transfer (sinan)-sneijder (jose)-podolski (yasin)
    transfer (transfer)
  • 14041
    maalesef bu yıl takım olamamıştır.

    içerisinde daha müsait pozisyondaki takım arkadaşına pas atmayan mı ararsın, alakasız pozisyonda kankasına gol attırmaya çalışan mı ararsın, abidik gubidik işler yapma var, birbirini sahiplenme duygusu yok, takım arkadaşıyla yardımlaşma sıfır, birisi hata yaptığında telafi etmeye çalışmak yerine çemkirmek yapılan tek şey. bıkkınlık, bezginlik, ruhsuzluk, takım içi gruplaşma hat safhada. muslera hariç bir tane oyuncu yok ki boşvermemiş olsun. o da boşverseydi zaten aldığımız puanın yarısını alamazdık.

    yeniden yapılanma şart. bu sezon ligi en azından avrupa barajının üstünde bitirip, avrupa liginde gidebildiğimiz kadar gitmeliyiz. ardından maaş barajı koyup, uyanlarla yola devam edilmeli. uymayanlarla yollar ayrılmalı. ben paramı alır yatarım diyenlere her türlü mobbing uygulanmalı. yeni oluşturulacak takımla, organik inorganik bütün bağları kesilmeli.

    bu yıl şampiyonluk zaten gitti, gelecek yıl da olmamaya razıyız, yeterki tekrar lige ve avrupa'ya 3-4 yıl ambargo koyacak yapı kurulsun.
  • 14042
    şimdi yine kızacaklar ama şu geldiğimiz noktada fatih terim karakterinin de azımsanmayacak bir payı var. peki neden?

    şimdi fatih terim'in milli oyunculara yaklaşımını biliyorsunuz; onlara "siz bu ülkenin milli takımının oyuncularısınız, en güzel parayı siz alırsınız, en güzel evlerde siz kalırsınız, en güzel yemekleri siz yer, en elit mekanlara siz gider, en güzel kızlarla siz takılırsınız." dediğini eski milli oyuncular bile sık sık dile getirdi. şimdi hamzaoğlu da milli takımda kendisinin yanında staj yaptı kendisinin malumunuz. terim'in oyunculara yaklaşımını bizzat gözlemledi ve galatasaray'da muhtemelen yerlilere karşı, özellikle selçuk-burak gibilere, bunu tatbik etti. sezon başında burak'a "yıldız yıldız diyorlar, işte geldi yıldız." söylemini hatırlarsınız, bu o yaklaşımın bir yansıması sadece.

    terim'le aralarındaki fark şu ki terim pohpohlamasını nasıl bilirse bundan şımaranı hizaya getirmesini de ondan daha iyi bilir. hamzaoğlu bunu yapamadı sanırım yüzü biraz yumuşak olduğundan, sonuç poposu kaldırılmış, ortamını bulmuş, rahat bir takım iskeleti. dolayısıyla geldiğimiz bu nokta çok şaşırtıcı değil.

    yani hamza'nın kendi karakterini düşünmeden direkt terim'den gördüğü oyuncu motivasyon yaklaşımını galatasaray gibi bir takımda uygulamaya kalkmış olması, ki bu benim tahminim, bizi kaçınılmaz sona sürükledi.
  • 14043
    daha temmuz ayında "revizyona ihtiyacı var" dediğimizde itin götüne sokulduğumuz, şu anda ise bizi itin götüne sokanların o gitsin bu gelsin revizyon lazım dediği canım kulübümün lokomotifi

    ulan alayı profesyonellikten kırılan barça'dan ayrılan pep guardiola bile "artık takımı motive edemediğimi anladım" dedi. futbol böyle bir şey, her şey iyi gitse de revizyon, taze kan, yeni heyecan şart 3-4 senede bir.

    sene başında sen kadronu geniş tutmaz kimseyi yedeklemez, torpille forma verirsen kimse çalışmaz. neden çalışsın ki? sene başında 3-4 adam alınsa bugün 2-3 kişi gitsin diyebilecekken şu anda muslera, çeju, hakan, sneijder, podolski, sinan, cenk gönen dışında bütün takımı dağıtmak zorundayız. daha mı iyi oldu şimdi?
  • 14044
    göz göre göre gerileme dönemine giren , vizyonundan , kalitesinden , iddiasından ve ekonomik olarak değerinden çok şey kaybeden kulüp.

    kadrosunun yarattığı psikolojik etki de tamamen bitti, ne içeride ne dışarıda kimse bizden korkmuyor bile artık. bu durumun en kötü tarafı sizi sıradan bir takıma çevirir ve maça çıkan rakiplerinizin hem daha fazla motive olmasına neden olur hem de size karşı oynayacakları sinik futbolu ya da ayakları dolaşıp ta yapacakları hataları minimuma indirir.

    transfermarkt sitesine göre kadromuzun nominal değeri yaklaşık olarak 118 milyon euro. çok kaba bir hesapla eldeki tüm futbolcuları satsak reel değeri herhalde iyimser bir tahminle 65 en iyi kazıklamayla falan 70 milyon euro yu geçmez. bu meblağında yarısı zaten 2-3 adamın toplamından oluşuyor. (muslera, sneijder ve burak yılmaz) bu demektir ki geriye kalan tüm kadroyu toplasan 30 milyon euro gibi bir ederi anca var. üstelik bu takımın yaş ortalaması da 27.5. dolayısıyla her geçen gün yaşlanan bu kadronun değeri daha da düşecektir.

    gönderilecekler listesi yapmaya gerek yok. en az şekilde neşteri vursak bile aşağıdaki adamların haricinde tüm kadrosunun yenilenmesi ve gençleşmesi gerekiyor.

    muslera
    cenk
    chedjou
    koray
    carole
    selçuk
    sneijder
    podolski
    sinan

    demek ki olmazsa olmaz en az 6 tane ilk 11 oynayacak adama ihtiyaç var. bu 9 adamın kalması halinde kalan çöplerin temizlenmesiyle yaklaşık bonservislerinden 20 -25 milyon civarı bir gelir elde edilebilir. 25 milyon çok iyi bir tahmin bu arada ben 20 yi bile zor bulacaklarını düşünüyorum. aynı zamanda bu adamların maaşlarından da kurtulacağımız için yaklaşık bir 20 milyon euro da oradan gelir elde etmiş olacağız.

    sonuç olarak hiçbir ekstra gelir kalemi eklemeden aslında küçülüyor gibi görülerek kadroda 9 adam bırakıp yaklaşık 40 milyon euroluk bir kaynak yaratmış oluyoruz.

    22 kişilik bir kadro için almamız gereken 13 adam kaldı.

    6 adet ilk 11 oynayacak, 7 adet genç oyuncu alırsak ve tek tek değil tamamen takım kimyasına yönelik, birbirlerinin açığını kapatacak değişik özellikte oyuncular ve bu oyuncuları yedekleyecek benzer özelliklerde gençlerden söz ediyorum ve mümkünse tamamı yabancı o zaman yeni bir çehreye bürünebiliriz. bunu devre arası ile birleştirip birkaç oyuncuyu en azından şimdiden önümüzdeki seneye kadar monte edebiliriz.

    maaşları 2 milyonu ilk onbir, 1 milyon euro yedekler için ortalama düşünürsek bonservisler için 20 milyon euro kalıyor ki biraz yetersiz , bu durumda eğer yapabiliyorsa yönetimin önümüzdeki sene bir şekilde transfere 10 milyon euro bütçe ayırması gerekecektir.

    aksi takdirde böyle bir temizlik yapılmazsa bu takım 3000 seyirciye oynamaya devam eder ve artık tedavisi onarılamayacak hale gelmiş futbolcu-taraftar-yönetim husumetinden herhangi bir başarı cıkmaz. taraftarın sırtını döndüğü bir takımla bir yere gidemezsiniz. "ben yaptım oldu ben 3 kupa aldım bu takım bana yeter" diyen bir meczupla ve amatör kulüp bile yönetemeyecek bir yönetimle sezona başladık daha 3 ayda havlu attık.

    ayrıca mustafa denizli ile bu iş olmaz. bize bir ekol , taktisyen, sağlam bir kondisyoner ve antrenör ekibi , mümkünse başlarına da tecrübeli bir futbol aklı gerekiyor. bunun için yine türkiye'den çözüm üretmeye çalışmanın şimdilik gereksiz oldugunu düşünüyorum. ancak böyle bir yapıya genç ve gelecek vaad eden bir türk yardımcı eklenebilir (ergün pembe, tugay kerimoglu, ümit davala gibi mümkünse arif erdem, hasan şaş gibi değil)
  • 14046
    an itibariyle hamza hamzaoğlu ve bazı dolgun ücretli oyuncularımızdan hıncımı alamadığım için sinirimin geçmediği takımdır. çünkü yaptıkları ve yapmadıkları hiçbir şeyin cezasını çekmiyorlar. hamza'nın kurduğu takım ortada. defolup gitti enkazını kaç sene toplayacağız kim bilir. ruhsuz oyuncuların kontratları ve paradan vazgeçmedikleri için sülük gibi bize yapışmış olmaları cabası. devre arasında bu oyuncular satış listesine konmuştur diye siteye yazmayacak yönetimin amk. gelen her teklifide siteden bildireceksin. her kap bildiriminde transfer bitecek diye bir şey yok nasılsa. x klübüyle antlaşma sağlanmış olup oyuncuyla görüşmelerine izin verilmiştir diyeceksin. hadi sıkıysa teklifi reddedip gitmesinler o zaman görelim. at taraftar önüne hepsini sokağa çıkamasınlar gerekirse. herkes görsün para için kaldıklarını. beceriksizler ordusu sizi.
  • 14049
    galatasaray futbol takımı hastadır. hastalığı iyileştirmenin yolu da doğru teşhis ve doğru tedaviyi uygulamaktır.

    galatasaray futbol takımının hastalık tanıları:
    - kadronun taşıyıcı parçalarının 30 ve üzeri yaş futbolculardan oluşması.
    - oyuncuların genel olarak mücadele gücünün yetersizliği
    - oyuncuların fiziksel ve mental olarak kondisyon düşüklüğü
    - özellikle hücum bölgesindeki oyuncularda nitelik ve nicelik problemi
    - oyuncuların arasında ciddi anlamda ortaya çıkan hizipçilik. bazı oyuncuların birbirini himaye etmesi.
    - 'evlatçılık' gibi profesyonel sporda yeri olmayan bi akımın türemesi
    - takımın taktiksel reaksiyon gösterememesi
    - kontra atak veya hızlı atak gibi dünya futbolundaki elit takımların çok iyi yaptığı skor organizasyonlarına uygun olmayan oyuncu profili
    - finansal fair play'den dolayı transfer yasağı tehlikesi

    evet, futbol takımının genel itibariyle hastalık tanıları böyle. şimdi geçelim tedaviye:

    1- galatasaray futbol takımının 2000 sonras oturmuş bi futbol aklı yok. futbol aklı olmayan hiçbir takım uzun vadeli, istikrarlı başarılar elde edemez futbol aklı demek mustafa denizli sonrası galatasaray teknik direktörünü şimdiden seçmek, hatta yetiştirmek demektir. mustafa denizli'nin uygun td olmadığını düşünen biri olarak denizli'nin kontratını yeniden yapılanma için kontratını tamamlaması gerektiğini düşünüyorum. ancak, mutlaka denizli sonrası gs td'si olacak kişi şimdiden belirlenmesi ve denizli'nin yardımcısı olmalıdır. böyle bi yerli antrenör yok şu an için. dolayısıyla genç, antrene yetenekleri yüksek, hırslı ve başarıya aç bi yabancı antrenör derhal getirilmelidir. bu model henüz türkiye'de hiç uygulanmamış olmasına rağmen pek çok avrupa takımı bu sistemle futbol aklını ve oyun şablonunu oturtmuştur.

    2- taraftarın soğuduğu, kulüple hissi bağı kalmayan, hizipçilik yapan ve yetenek olarak yetersiz oyuncuların devre arasında veya sezon sonunda gönderilmesi. benim tespit ettiğim oyuncuların listesi şöyle:

    hamit altıntop
    bilal kısa
    jem paul karacan
    umut bulut
    burak yılmaz
    semih kaya
    sabri sarıoğlu
    koray günter (kiralık
    (kevin grosskreutz sorun çıkartıyorsa gönderilsin)

    bu oyuncuları gönderdiğimizde 13 futbolcu + 4 kaleci kalıyor. bunlar mevkileriyle şöyle:

    muslera kl
    cenk kl
    ismail kl
    eray kl
    hakan stp
    chedjou stp
    denayer stp/sağ bek
    tarık sağ/sol bek
    carole sol bek
    olcan sol bek/sol ön
    selçuk orta merkez
    josé orta merkez
    emre ofansif orta
    sneijder ofansif orta
    yasin sol hücum
    podolski sol/sağ hücum, santrafor
    sinan sol/sağ hücum santrafor

    3- doğru transferler
    grosskreutz'u saymazsak galatasaray'ın 8 yabancı alma hakkı var. ki şu an 13 oyuncu olduğunu düşünürsek bu 8 yabancı kadro yeter sayısını oluşturacak. eksik olan bölgeler şöyle:

    alternatif stoper
    direkt oynayacak sağ bek
    direkt oynayacak defansif orta saha
    direkt oynayacak sol açık
    direkt oynayacak sağ açık
    direkt oynayacak santrafor
    alternatif santrafor

    bu yapılanmadan sonra şöyle bi kadro çıkacak ortaya

    ------------transfer (podolski)------------
    transfer-------sneijder----------transfer
    -----------selçuk (josé)---transfer------
    carole---hakan-----chedjou---transfer
    ---------------------muslera-----------------------

    rotasyon:
    cenk
    yasin
    emre
    podolski
    sinan
    olcan
    denayer
    transfer

    tabii yapılacak transferlerin günü kurtarmak için değil, ciddi anlamda uzun yıllar beraber oynayabilecek çok maliyetli ve marka futbolcular olmasada genç, başarıya aç ve yetenekli oyuncular olması şart. ben böyle bi yapılanma sonrası galatasaray iki sene şampiyon olmasada çok iyi futbol oynayacağını, zevk vereceğini ve uzun vadede büyük başarılar yakalayacağını biliyorum. hasta galatasaray futbol takımının teşhis ve tedavisi budur.
  • 14050
    gönderilmesi gereken 10 tane çöp sayarım. ama olcan onlardan biri olmayacaktır, zira yeteneği sınırlı olsa bile takım kaptanının dahi göstermedigi direnci göstermistir son haftalarda. dikkatinizi çekerim cok iyi yetenekli topcu demiyorum, suan gönderilmemeli diyorum. hersey boka batmıs durumdayken forması icin elinden geleni yapan bir adam olmustur olcan. bunu görmezden gelemeyiz, vefasız bir camia degiliz biz.

    kalsın, kalacaktır zaten. bu bahsedilen 10 çöp yollansın, olcan'ı sonra konusuruz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın