• 13727
    gecen yaz revizyona girmesi gerekli olan takimdi. atla deve de degildi lan iste. 3 yerli gonderip 2 yabanci alacaktik eldekileri de tutacaktik. kafatasciligin dibi yasatildi, capsizligin daniskasina sahit olundu. tum bu zihniyetler gibi cahil cuhela da almisladi goygoyladi. buyrun karsinizda bilal, jem, sabri, balta, olcan. artik lig maci bile kazanamazlar. kayip bir yil daha. sorumlulara hakkimi helal etmiyorum.
  • 13731
    stoperleri her maç kemiksiz 2 gol yediren, santraforları gol atamayan takım. şampiyonlar ligi'nin en zayıfı mı bilmem ama en kötü kadro planlaması olan takımı kesinlikle.en kilit oyuncusunu transferin son günü yollayıp yerini ofansif orta saha olan bilal'le doldurmaya çalışan zihinler tarafından yönetiliyor. avrupa'da oynadığı her maç hüsranla sonuçlanmaya başladı. işin can acıtan tarafı, galatasaray taraftarları olarak alışmaya başladık bu aciz futbola. kötü skorlara. daha düne kadar real madrid'e çeyrek finalde, chelsea'ye son 16'da elenmekten dolayı hoşnutsuz olan bizler şimdi astana'ya 3.lüğü kaptırır mıyız telaşı yaşıyoruz. şampiyonlar ligi'nde maçımızın olduğu günler eski zaferleri izleyip gaza geliyorduk bir ara, şu anda ise maça 5 dakika kala karar veriyoruz maçı izleyip izlemeyeceğimize. ve her geçen gün avrupa'da saygınlığımızı da yitiriyoruz maalesef. sanmam ama olur da seneye şampiyonlar ligi'nde yer alırsak; sabri'nin, jem karacan'ın, semih'in ilk 11'de olmadığı bir yapılanmaya gitmeliyiz. yoksa dibe doğru yol almaya devam ederiz. devler ligi şu anki haliyle boyumuzu fazlasıyla aşıyor ve ne yazık ki biz yüzmeyi bilmiyoruz.
  • 13732
    mevcut hiçbir oyuncusunda melo gibi yetenek, ruh, azim ve mücadele yok. burak, umut, jem gibi çöpleri temizleyene kadar olabilecek en yetenekli 11 oyuncuyla oynaması gerekiyor takımın. en yetenekli 11 oyuncusu oynayacak şekilde belirlemeli taktiğini. taktiğe oyuncu değil oyuncuya taktik ayarlamalı sezon sonuna kadar sonrada büyük bir kararlılıkla by17,umut, tarık gibi kan emicilerin temizliğine başlamalı.

    http://galatasaray11.com/kadro/maksimum-10453
  • 13736
    bir tane hizli ve top alip gidecek kanat oyuncusu olmayan yavas takim.ne orta saha da ne kanatta ne de forvette tam anlamiyla dribbling yapacak futbolcu yok.hal boyle olunca hucuma cikamiyoruz ve oynadığımız oyun zevk vermiyor.3 oyuncu haric cok yeteneksiz pas yapamayan bi takimiz.zora gelince paslasmak yerine ileriye sisiren, sneijderinde dedigi gibi taktiksiz odun gibi bir takim olduk. cok kısır oynuyoruz.kose vuruslari da ayni.karsidaki osmanlispor ya da madrid farketmiyor.en basitinden bu bile ne kadar düştüğümuzu gosteriyor.nerde o favori takimlari bile titreten galatasaray...
  • 13739
    bu sezonki kötü gidişata şaşıranlara şaşırıyorum. sezon öncesi transfer döneminde tonlarca bonservisi elinde oyuncu vardı ve taraftar olarak eksik mevkiler binlerce kez dile getirildi. forvet alın orta saha alın diye dilinde tüy bitti taraftarın. ama gerek yönetim gerekse hamzaoğlu kendi bildiğini okudu ve takımı şampiyonlar ligi ve lig yarışına kolu kanadı kırık bir şekilde başlattı.

    bunların olacağı çok önceden belliydi. göz göre göre takımı uçuruma sürüklediler. yazıklar olsun.
  • 13740
    gün itibariyle kadrosundaki oyuncuların yeteneklerine ve kimyasına uygun bir taktiği olmayan takım.

    elinde yaşlı , koşmayan bir kadro var.
    çalım atacak, kanat bindirmesi yapacak, varyasyon deneyecek kanat oyuncuları yok.
    kanat bindirmesi yapsa o toplara kafa vurabilecek, defansla boğuşabilecek santrforu yok.
    pres yapacak ciğerleri (umut hariç!!!!!!) yok.
    fizik gücü yüksek ve ikili mücadele kazanıp kontratağa çıkabilecek hızlı adamları yok. (burak hariç !!!!!!!!!???) (belki geçen seneki yasin)

    ama iyi pasörleri ve şutörleri var. birbirlerine yakın oynayıp hızlı top çevirebilseler ve rakip ceza sahası çevresinde oynayabilseler bence birşeyler olabilir. real madrid maçında azıcık görmüştük bunu.

    her ne kadar beğenmesek te; bilal, emre çolak bu pasör grubuna dahil edilebilir. selçuk, jose, sneijder yine öyle.
    sneijder, podolski, selçuk, emre çolak ve bilal aynı zamanda çok iyi şut atan adamlar.

    koskoca kadro yapılanmasının bu iki özelliğe göre yapılması da tamamen 10 aydır takımın üstüne çöken köylü zihniyetinden kaynaklanıyor. umarım denizli elindeki malzemeden daha iyi faydalanmanın bir yolunu bulabilir.

    bu sene gitti artık ama işin kötüsü bu finansal fair play yüzünden önümüzdeki seneler de güçlü bir kadro yapılanması yapmamız zor görünüyor. 1-2 milyon euroluk bütçelerle, kiralık futbolcularla bir yere varamayız. ekonominin kalıcı olarak düzelmesi ve gelir-gider farkına göre her yıl transfer bütçesi oluşturmamız gerekiyor. kangren olmuş bu borç bataklığıyla ancak günü kurtarır, ya da ünal aysal gibi kulübün 1-2 yılı için on yıllarını riske atıp har vurup harman savururuz...
  • 13744
    dedelerin eseri.

    toz kondurulmayan lisenin eseri. onlarin a t a d i g i yonetimin, hocanin, politikanin eseri.

    mafya'dan koruyor yersen. bulent tulun soktu polisi stada. liselinin dibi.

    1.5 senedir 3-5 hamzaci, skor taraftari, futbol cahilini saymassak bu taraftarin galatasaray futbol takimi uzerinde babalar gibi soz hakki olmalidir.

    artik referandumun konusulmasi gerekiyor. belli bir ucret ya da gsstore alisverisi kombine neyse karsiliginda taraftarin da fikrinin alinmasi taraftarin hakki. hic degilse hakedildigimiz gibi yonetilelim.
  • 13745
    bu sezon kombineydi, formaydı, switti,digiturktu, hediyeydi falan derken kendisine yaklaşık 2000 tl harcadığım takım. bunu 4-5 yıldır da düzenli olarak yapıyorum. herhangi bir futbolcunun maçbaşına ücretini geçtim, muhtemelen sene başındaki sağlık kontrolü masrafını bile karşılamıyordur. ancak milyonlarca taraftar bu harcamaları yaptığı için bu paraları kazanıyorlar ve bize karşı sorumlulukları var. taraftarın tek talep ettiği şey mücadele. bu kadar çok para kazanan futbolcular hiç bir maçta rakip takımdan 5-10 km az koşma özgürlüğüne sahip olamaz. çalım yedikten sonra giden adamın peşinden koşmamazlık yapamaz. top kornere çıkacakken aman yetişemem diyerek koşmayı bırakamaz. 60. dakikadan sonra g.tünden soluyamaz. pas hatası yapabilir ama her pası hatalı olamaz. bizi bu kadar çıldırtamaz arkadaş!

    ilk yarı sonuna kadar muhtemelen 35-37 puan arasına sahip olacağız. yani sene sonuna kadar 3-5 puan alabilsek küme düşme ihtimalimiz olmaz. 3-5 yaşlı oyuncumuz (muslera, sneijder, hakan balta, chedjou, podolski, olcan, grosskreutz) kalsın diğer tüm yaşlı oyuncular gönderilsin. yanlarına gençlerimiz(sinan, jose, carole) ve paftan, yabancı kulüplerin gençlerınden falan oyuncular alınsın ve oynatılmaya başlansın. bu seneyi kaybederiz belki ama sonraki seneleri kazanma şansımız olur. gerçekten bunu yapsınlar bir kaç yıl acı çekelim razıyım. lanet olsun sabri'ye, umut'a, semih'e, burak'a.
  • 13746
    maalesef taraftarlarımızın çoğunun istediği sisteme, kontrollü büyümeye, "vizyon"a türk futbol kulüplerinin yapısı müsait değil.
    burada dernekler var. dernek olma problemi gerçekten büyük bir problem. başkan geliyor, ismini duyuruyor, gidiyor çoğunlukla. x otel sahibi olmak, y inşaat şirketi sahibi olmak başka, galatasaray başkanı ve x otel sahibi olmak, y inşaat şirketi sahibi olmak başka.

    almanya'da da sanırım benzer durum var. kulüplerin sahipleri değil, başkanları var. ama adamların kültürel yapısı falan buna daha müsait zannımca. bizde bu böyle değil. dursun özbek galatasaray kulübü'nün sahibi olsaydı en azından takımın başında önce çok önemli 3-5 direktör olurdu, sonra bir tane özel futbol direktörü olurdu, bir tane de uzun vadede başarı sağlayacak, yardımcı antrenörü ve b takım antrenörleri ile de kendisinden sonraki nesli yetiştirecek birisi olurdu. çünkü adam buradan büyük paralar kazanacak veya büyük paralar kaybedecek. bunu riske atmak ister mi ? istemez.

    evet, gerçekten dernek olmak büyük problem. dernek olmasaydık, sistemli bir kadro kurabilirdik. sneijder, muslera gibi iki büyük değerin etrafına bir kadro kurabilirdik. muslera'ya uyumlu bir defans, ofansa ve defansa yardım edecek iki mücadele gücü yüksek orta saha, atletik bekler, sneijder'in tecrübesiyle oluşacak pozisyonlarla hem parlayacak, hem takımı ileriye taşıyacak bir forvet, takım oyununa yatkın, boş alanları da değerlendirebilen kanatlar ile, parıl parıl parlayabilirdik. fenerbahçe ve beşiktaş'ta parlardı. trabzon ve bursa kültüründen, başakşehir, kasımpaşa, gençlerbirliği gibi takımlar da şehirlerinden ötürü parlayabilirdi. ve git gide premier lig'e yakın bir hal kazanabilirdik. aynı kaliteye gelmek yıllar, uzun yıllar alır. ama lig tarzımız aynı olabilirdi. kafaya oynayan 3-4 takım ve onları zorlayan, yeri geldi mi geçebilen 3-4 kulüp daha. alttakiler de baş alt takımları zorlayan takımlar, belki bu senenin leicester'ı gibi çıkış yapacak beklenmedik bir takım. bunlar olabilirdi.

    bu sistem doğal olarak altyapıya eğilmeye de neden olacak. çünkü kendi değerini yetiştirmek ve satmak, çok cüzi bir maliyete çok büyük bir kar demek olabilir. bazen bir futbolcuyu satar, bir kadro kuracak parayı kazanırsın.

    ama bunların önünde engel hep dernek. hangi başkan galatasaray'da 15-20 yıl kalabilir ? adam nasıl ve neden 15-20 yıllık plan arzulasın bizim gibi ? 5 sene başkanken 3 sene şampiyon yapsa takımı, efsane başkan. dursun 5 sene kalsa ve 4 sene günü kurtaran takımlarla şampiyon olsa, 15 sene sonra kimse ama günlük kadrolar kurmuştuk demez. belki sen dersin, ben derim. ama sokaktaki adam demez. tribüne giden insanların büyük kısmı demez. 4 kere şampiyon olduk adamla der, kadroyu pek hatırlamaz bile. hatırlasa da şampiyon takımın oyuncusu der. burada işler böyle.

    sıkıntısı dernek olmak bu takımın. net şekilde.
  • 13747
    takımdaki leş yiyici,akbabalardan,yeniçeri ocağından kurtulmadıkça bir halt olmayacak olandır.sneijder,podolski,muslera gibi adamlar ne zaman çoğunlukta olur,bi işe yaramamasına rağmen ortalığı karıştırıp,takımı sabote eden yerlilerden kurtulursa o zaman bi yerlere gelecek olan göz bebeğimizdir.
    sağır sultan bile takımın içindeki hainlerin varlığını biliyor artık.takım varsa taraftar için var,sabri,umut,burak ve onların egoları için değil.zaten yavaş yavaş taraftarın hevesi kırılmaya başladı,tribundeki,evdeki maçları izleyenler azaldı.böyle bu kafayla devam ederse taraftar için var olan takım,en önemli gücünü taraftarını kendinden uzaklaştıracak ve soğutacak.
  • 13748
    şuan bu başlıkta tartışılan konunun dışına çıkacağım ama yine de futbol takımımızla alakalı bir anekdot paylaşmak istiyorum sizlerle.. beşiktaş - iskenderbey maçını izliyorum da bir an farkına vardım olayın:
    biz gökhan töre yerine olcanı aldık hem de aynı paraya geleceklerdi. ayrıca olcay şahan ve kerim frei da tercih etmedik alabilecek durumdayken ve pazarlık masasındayken. şuan ihtiyacımız olan dinamik, mobil ve skora katkı veren oyuncuları hep beşiktaş aldı, biz almadık. bakın alamadık demiyorum, almadık. onun yerine gidilip amrabat alındı 8, 75 milyon euroya. şuan bambaşka bir oyuncu grubuna sahip olabilirdik, daha dinamik oynayabilirdik oyunumuzu.
  • 13749
    93'ten bu yana düzenlenen şampiyonlar ligi'nde toplam 6 deplasman galibiyeti olan takımımız. 14 kez katılıp, toplam 45 deplasman maçına* çıkmışız, bir sürü ülkeden güçlüsüyle zayıfıyla bir çok takımla oynamışız ve alabildiğimiz maç sayısı bu.

    yenebildiğimiz o takımlar da cluj, braga, schalke, nantes, hertha berlin ve lokomotiv moskova.

    98-2002 arasında kazanamasak da büyük takımlara karşı deplasmanda kök söktürdüğümüz, galibiyet kaçırdığımız birçok maç var ama zaten kulübün en parlak denebilecek dönemlerinin biri haricinde, özellikle son 13 yılda muazzam bir akılsızlık ve plansızlık ile yönetilmemizin cezasını çekmeye devam ediyoruz. bakalım kaderimiz nerede dönecek.
  • 13750
    şampiyonlar ligi maçlarına genelde gaz ile çıktığımız için deplasman maçlarında iç sahadaki maçlarımıza kıyasla çok silik bir performansa sahip olmamız olağan bir durum. çünkü dış sahada anormal durumlar dışında gaza getirecek ve ya pohpohlayacak bir etken yok.
    ne zaman bu gaz ile oynama muhabbeti biter de biz de diğer avrupa takımları gibi mantıklı ve realist bir şekilde maçlara yaklaşırsak bu kötü tablo düzelir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın