resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 14851
    (bkz: fatih terim/@football)

    kendisini ne kadar sevdiğim ortadır fakat mircea lucescu da olduğu gibi yaşından kaynaklanan bir sıkıntı beni korkutuyor. sadece yaşı değil çok fazla sıkıntı ve stres altında kaldı. sürekli gündemi yoğun oldu son yedi senede ve çok fazla çalışkan biri. belki bedenen dinlenmiştir fakat yıllardır kafası hiç dinlenmedi ve nihayetinde bir insan. umarım ruhi bir sorunu yoktur. kendisinin yaşadığı ihanetleri başka yaşamış olsaydı belki de delirirdi. işte bu noktada yardımcıları biraz da olsa sazı eline almalı. hasan şaş olsun, ümit davala olsun...biraz ağırlığını hoca üzerinde göstermeliler. kusura bakmasın hocanın sürekli saçmaladığı ve cesaret olarak bize sunduğu 4-4-2 diye zannetiği ve 4-2-4lerle puanlar eridi. galatasaray böyle şöyle oynamalıdır diye bir motto yok. biz korkak oynayalım diye bir şey demem fakat delilikle cesareti karıştırmayalım. yani yumruk atmakla olay bitmiyor, patara kütere yumruk yersek işimiz zor. bir an önce bu mehter havasından çıkmalı ve orta sahaya ve defansa biraz daha önem vermeli.
  • 14852
    fatih terim’e yapılan bu saldırılara katılmıyor ve maksatlı buluyorum. oyundan değil, şahsından hareketle eleştiri yapıldığını düşünüyor ve bunlara gerek yok diyorum. bu tutum sonuç olarak galatasaray’a zarar veriyor. oyunla ilgili eleştirirlerinizi yapmanız ve gerekçelendirmeniz halinde sizi ciddiye alır tartışırım. aksi halde üzgünüm...

    18 şubat 2018 galatasaray kasımpaşa maçında benim de iki eleştirim var. önce onları izah edeyim ama yenilginin asıl nedeni kesinlikle bu yanlışlıklar değil. onu daha sonra izah edeceğim.

    ilk eleştirim, sırf forma adaleti kriterine takılarak mariano yerine linnes’i oynatması çok yanlıştı. hadi ilk onbir başlattı bari 60-65’de değiştirmeliydi. çünkü mariano kapalı defansları aşmada çok daha yetenekli ve tecrübeli. maç sırasında yazdım bunu ama aceleyle yazdığım ve formata uygun olmadığından anında! silindi. (maç esnasında 20 saniyede silinmesi de ilginç)

    aslında linnes kötü sayılmazdı ama yaptığı o kadar ortaya rağmen tek bir isabet kaydedemedi. sadece onun için daha tecrübeli mariano 60’tan sonra girse maçı alabilirdik.

    ikinci eleştirim ise fatih terim’in çift santrafor takıntısı. günümüz futbolu, özellikle rakip zayıf değilse çift santraforu asla kaldırmıyor. hele deplasmanlarda iyice sırıtıyor bu durum. o nedenle serdar aziz’in yerine eren’i alması ve de orta sahanın en iyisi donk’u stopere çekmesi bence yanlıştı. çünkü maçı izleyin, eren girdikten sonra oyun üstünlüğü kasımpaşa’ya geçtiği gibi, eren’in de çok bir etkisi olmadı.

    gerçi terim maç sonu konuşmasında kısmen bu eleştiriyi kendi kendine yaptı ama bunun çift santrafor oynatma fikrinden kaynaklandığını itiraf etmedi ve zaten edemezdi de.

    şimdi gelelim maçı kaybetmemizin asıl nedenine. maç öncesi yazdığım (bkz: #2353205) entrymde belirttiğim gibi kasımpaşa bu maça farklı çıktı. 2013/2014 sezonunun ikinci devresinde kasımpaşa bizi asy’de dörtlemişti. eğer fatih terim yerine örneğin tudor ile çıksak bu maça kasımpaşa bizi yine dörtleyecekti. bundan hiç şüphem yok. çünkü olağanüstü diriydiler ve pusuda bekleyen tetikçi bir hakem vardı. beşiktaşlı turgay ciner’in beşiktaş’ın puan kaybettiği haftada bunu yapması zaten beklenirdi ama her şeye rağmen ilk yarıdaki oyun anlayışımızla kasımpaşa’yı yenebilirdik.

    serdar aziz ve tolga ciğerci’nin ayaklı bomba oldukları ve her an hata yapmaya müsait oldukları artık iyice anlaşılmıştır. ancak buna rağmen maicon’un yanına koyacak ikinci bir stoperimiz yok. denayer diyoruz ama sık sık sakatlanan cinsinden o da. başka çare yok, donk’u oraya çekmek zorundayız. fernando geldiğinde de yanına çaresiz selçuk ya da tolga ile devam etmeliyiz diye düşünüyorum. ndiaye’nin orta sahaya direnç kattığı ve topu ileri taşıdığı için bizim için kritik öneme sahip olduğu son iki deplasman maçında çok net olarak ortaya çıktı. ama dursun’un saçmalıkları yüzünden içine düştüğümüz borç sarmalı nedeniyle sattık adamı. o zaman fatih terim’e iki şey yapmak düşüyor. birincisi, serdar aziz ya da denayer’in (sakatlıktan dönebilirlerse) formunu yükseltmek ve yine orta sahada fernando donk ikilisini kullanarak rakiplere üstünlük sağlamak. donk’u stoperde kullanacaksa da tolga ya da selçuk inan’ı oynayacak seviyeye çıkarmak. çünkü önümüzde gerçekten zorlu maçlar var ve bunları geçersek şampiyonluk şansımız çok artacaktır.

    bendeniz donk-maicon ikilisi ve marian-nagatomo bekleriyle oynanması gerektiği kanaatindeyim. çünkü yüksek toplardan çok gol yiyoruz ve donk buna ilaç olabilir. diğer bir nedeni ise serdar ve denayer’in sakatlık risklerinin yüksek olması. orta sahada ise fernando’nun yanında oynayacak oyuncunun formunun çok yüksek olması gerekir. ilk tercihim her şeye rağmen tolga, ikincisi selçuk. çünkü selçuk savunmada sıfır ama daha iyi top kullanıyorken, tolga savunmada iyi lakin top kullanırken zayıf. bir de tolga gereksiz yere hatalı paslar yapıyor. ancak selçuk’un aşırı savunma zaafı, güçlü takımlara karşı bizim için daha büyük handikap olduğundan tolga diyorum. (burdan hareketle nispeten zayıf takımlara karşı selçuk da kullanılabilir.)

    (bkz: 18 şubat 2018 galatasaray kasımpaşa maçı)
  • 14853
    kasımpaşa maçını elleriyle hediye etmiştir. doğru başladığı planda rakibi orta sahada ezip sürekli baskı altında tutarken, rakip kalede oynarken madem rakip kaledeyim o zaman eren'i alayım diye bir değişiklik yaptı. orta sahayı eksiltince sonrasında baskımız, direncimiz çözüldü ve rulete döndük. bir onlar geldi bir biz geldik.

    bu rulet olayı terim'in de hamza'nın da en sevmediğim tarafıdır. çok sık yaparlar bunu.
  • 14854
    yaptığı hatalar, verdiği maçlar hiç önemli değil. ben daha önemli bir şey gördüm hocada, sanki o eski heyecanı, tutkusu yok gibi duruyor saha kenarında ve demeçlerinde. dünkü açıklamaları ciddi manada umutsuzluk kokuyordu, mayıs'ta şampiyon oluruz lafı da sanki zoraki söylenmiş gibiydi. teknik hatalarından çok hocanın bu halleri olumsuz belirtiler.
  • 14856
    selçuk inan adlı zatın bütün duran topların başına geçmesi, ısrarla ön direğe saçma sapan korner atması ve bu adamın bir ruh gibi sahada dolaşıyor olmasını ben görüyorum biz görüyoruz da sayın grande terim görmüyor mu diye sormaktan kendimi alamıyorum.
    yani kasımpaşa maçının bileşenleri hakem, kötü futbol, isteksizlik, kadro eksikliği ve refleks gösterememe olsa da biz galatasaray gibi oynadığımızda hakemi de yenmişliğimiz hep vardır.
    kasımpaşa maçıyla sezon gitmemiştir henüz. ancak deplasman fobisi klinik bir vaka olarak önümüzdedir.
    bu işe çözüm üretmek ve gelecek adına ümit vermek burada grande terim'in sorumluluğudur.
    desteğimiz sürecektir. ancak homurtulara hazırlıklı olmalıdır.
  • 14857
    feghouli, belhanda, mariano, gibi oyuncular ile sorun yaşadığını düşünüyorum.
    kendi kurmadığı bir takıma geldi, bazı sorunlar yaşaması normal. disiplin anlayışını zamanla oturtacaktır ama bu oyuncular takımın kalite yükünü çeken ve alternatifleri olmayan oyuncular, takımdan çıkarttığımız da sıradan bir takıma dönüşüyoruz.

    feghouli, mesela dün çok kötüydü, yanında ki adama pas veremedi, ayağı gitmiyor adamın, bu sorun teknik değil tamamen metal bir sorun. oyundan çıkarken de fatih hoca göz göze bile gelmemeye çalıştı.

    (bkz: 18 şubat 2018 galatasaray kasımpaşa maçı)
  • 14858
    sivasspor maçında * olduğu gibi, kasımpaşa * ile oynanan maçta da büyük hatalar yapan teknik direktör.

    öncelikle gomis'in geçirdiği sağlık sorunundan sonra onu oyunda tutması büyük hata. ben sadece gomis'e baktım bir süre, adam sarhoş gibiydi. hemen eren derdiyok girmeliydi oyuna. hoca ise gomis'i oyunda tuttu, ikinci yarıda ise klasik 4-4-2'sine döndü. tolga ve selçuk inan ile 4-4-2 oynanmayacağını bilmek için fatih terim olmaya gerek yok bence, erken alınan bu risk ile birlikte maç rus ruletine döndü. vurulan biz olduk. ha bu arada ikinci yarıda bir tane net pozisyonumuz var, gerisi şuursuz ataklar, zaten topu ayağımızda hiç tutamadık.

    sıkıntı büyük hoca, düzeltmen gerek.
  • 14859
    feghouli güçsüz, belhanda gamsız, gomis hantal, muslera kova, maicon ağır, mariano formsuz, fernando sakat... böyle uzar gider liste. bir takımda, aynı anda, bu kadar sıkıntılı oyuncu var sorun teknik direktördedir. bu çok net. tudor için de aynısını söylemiştim.

    sorun şu: fatih terim kadro kurarken "ne derler?" diyerek hareket ediyor. istiyor ki kendisi şampiyon yapmış olsun. takımdaki oyuncular kim olursa olsun terim varsa sorun yok zannediyor. o geçmişte kaldı. artık en kötü anadolu takımının bile sen saçma sapan işler yaptığında ceza kesebilecek 2-3 tane oyuncusu var.

    mariano, feghouli, belhanda gibi adamlarla itişiyor. gomis'i yedek bırakıyor. bu adamlara disiplin şov yapan terim, selçuk efendi her duran topun içine edip hala daha her duran topun başına koştuğunda sus pus oluyor. sinan sıçıp sıvadığında alkışlıyor. yasin takımı katlettiğinde sırtını sıvazlıyor.

    neden? bu adamlar prensi olduğu için filan değil. çünkü takımı kuran tudor bu adamları bir kenara atmıştı. şimdi ise terim bu adamlarla başarılı olmak istiyor. saçma bir şekilde tudor'la itişiyor. tudor'un aldırdığı adamlara kan kustururken kenara atılmışlara el uzatıp "bakın terim yaptı işte" dedirtmek istiyor.

    bunlar galatasaray'ın faydasına değil, zararınadır. kadroda adalet sahada gösterilen çabaya göre sağlanmaz. kaliteye göre sağlanır. kaliteli olan oynar. sen selçuk'a, yasin'e, sinan'a, tolga'ya, eren'e, linnes'e, donk'a gösterdiğin sabrı önce as oyuncuna göstereceksin. önce feghouli belhanda, mariano, gomis, fernando, maicon, muslera'ya karşı anlayışlı olacaksın. bu adamları tek maçla kesip beceriksizlere sahne aldırırsan hem takımı sabote edersin hem de kaliteli oyuncuların moralini bozarsın.

    işin kötüsü terim hataları yüzünden kaybettikçe daha da inatlaşıp hatalarını ısrarla yapan bir kimliğe bürünüyor. inat ediyor. "ben yaptım, olacak" diyor. diyemez. ama diyor işte. yönetim de sağolsun attı terim'i öne, arka planda müfettişlik yapıyor. galatasaray'ın başkanı dururken profesyonel yöneticisi abdürrahim albayrak çıkıp mızık mızık açıklamalar yapıyor.

    bakın adım gibi eminim, şampiyon olsak da olmasak da, sezon sonu feghouli belhanda, mariano, maicon ve gomis'i göndertecek terim. ilk işi bu olacak. bunun altına da "mali sorunlar" sosu serpilecek. sonra da selçuk, yasin ve donk'la sözleşme yapılırken "her oyuncuyu gönderemeyiz" palavrası sıkılacak. sonra gelsin genç güney amerikalılar. saçma sapan transferler. sıfırdan takım kurmalar.

    terim'i bu yüzden hiç istemiyordum ben. ama bu sefer "ya artık akıllanmıştır" dedim. ama yok. 65 yaşına gelmiş, türkiye'nin en kariyerli teknik direktörü olmuş fatih terim hala daha yel değirmenleriyle savaşıyor. kendisine gerçekte olmayan düşmanlar yaratıp onlarla inatlaşıyor. kaybettikçe daha fazla sinirleniyor, daha fazla inatlaşıyor. bu bir kısır döngü terim için. torun torba sahibi olmuş, muhtemelen türk teknik direktörler arasında yakalanamayacak bir kariyere sahip olmuş, paranın dibine vurmuş, şöhretin kralını yaşamış fatih terim hala daha abuk subuk egolarına mahkum oluyor.
  • 14860
    (bkz: 18 şubat 2018 galatasaray kasımpaşa maçı)

    aşağıda linkini verdiğim videonun 5dk12sn'den itibaren bir muhabir tüm taraftarları çileden çıkaran hakem olayları silsilesini gayet anlaşılır ve doğru biçimde hocamıza soruyor. hocamız bırakın eskisi gibi esip gürlemeyi, kelime veya cümle bile kurmuyor, rakip hocaya teşekkür ediyor. ben bunun kesinlikle hocamızın doğasına aykırı olduğunu düşünüyorum. hadi eskisinden sakinsin, yahu en azından 'bana göre penaltı değildi' dersin. ya birilerinden çekiniyor ya da bazı arkadaşların bahsettiği gibi gerçekten çok umutsuz. zira haftalardır hakem atamalarından pozisyon yorumlarına amiyane tabirle resmen doğ-ra-nı-yo-ruz. yahu şut çekemedikleri maçtan sonra aykut ortalığı yıktı (bkz: 29 eylül 2017 akhisarspor fenerbahçe maçı), biz hala şu sakatlandı bu girdi çıktı muslera formsuz falan diyoruz. bakın açıkça dile getiriyorum; tff ve hakemleri de yenip şampiyon oluruz demek hayalcilikten başka birşey değildir. dün o penaltı çalınmasa eminim kaybetmezdik. lütfen, allah rızası için, birileri bu konuya el atsın!

    https://www.youtube.com/watch?v=qHKwmDVw3Vo
  • 14862
    kendisinden soğutan etkenlerin başında terimcilerin geldiği teknik direktörümüz.

    neredeyse kaybettiği maçtan sonra bile "bir bildiği vardır" söylemleri ve eleştirilemez biri olduğu algısı can sıkıcı. kendisinin son haftalarda yaptığı hataları yapan kişinin adı fatih terim hariç kim olsa maçlardan sonunda yanında (100) yazıyor ve idama davet ediliyordu. şimdi girilen 20 küsür entry'den birkaç tanesi eleştiri, geri kalanı "siz galatasaray düşmanısınız" falan şeklinde savunmalar.

    şimdi kendisini eleştirilen tudor'cu oluyor, gülünç bir durum. ben her galatasaray teknik direktörünün başarılı olmasını isterim. o yüzden "tudorcu" idim, "riekerinkci" idim, "mancinici" idim. galatasaray'ın hocası kimse ben onu desteklerim sıçıp sıvayana kadar. ama bu adamlara daha florya'ya ayak basar bakmaz kafayı takan, her türlü hakareti ve küçümsemeyi yapan insanların da ağırlıklı ortak noktası "ya kardeşim terim gelsin dertler bitsin" düşüncesiydi. görüyoruz, şartlar biraz zorlaşınca gayet terim de sıvayabiliyor.

    sivas ve kasımpaşa maçlarında yaptıkları hatalar belki de şampiyonluğa mal olacak. olsun, kendisinin yeterince kredisi var. şampiyon olamadık diye ortalığı yakıp yıkacak değiliz. ama gelin görün ki kendisini savunmak için, yaptıkları hataları görmemek için insanlar kafasını başka yere çevirip öyle bir şey olmamış gibi davranıyor:

    kadromuz çok yetersizmiş. sadece birkaç tane iyi oyuncumuz varmış. zaten bu kadronun şampiyon olması çok zormuş. aynen böyle bir entry okudum daha yeni. yani insan gülmeden edemiyor. arkadaşlar geçen sezon bizim orta saha rotasyonumuz de jong, tolga, selçuk, hamit ve donk değil miydi? defansta semih, sabri, carole oynamıyor muydu? geçen sezon bizi şampiyon yapamadı diye riekerink ve tudor'un ağzına bir güzel sıçmadık mı? bu adamların yanında 10 kat tecrübeli ve buralara son derece hakim terim, zaten içinde olduğu yarışta şampiyon olamayacak kadar kötü bir kadroya mı sahip? ndiaye ve fernando'nun eksikliği büyük problem, bunu herkes kabul ediyor ama orta sahan geçen seneye döndü işte, hani şu öbür hocaların "kullanamadı" diye gömüldüğü takımın orta sahası. maicon'u, mariano'yu, feghouli'yi, gomis'i, belhanda'yı saymıyorum. hoş bunlardan da aldığı verim tartışmaya açık. kaldı ki oynatmadıkları valbuena ve culyano dışında futbolcuya benzeyen futbolcusu olmayan, dalga geçtiğimiz fener bizimle aynı puanda.

    sivas maçında belhanda'yı 2-0'a kadar yanında oturtması, yasin sahadayken feghouli'yi çıkarması; kasımpaşa maçında devrede panik yapıp orta sahayı eksiltmesi ve erken risk alıp maçın kontrolünü kaybetmesi, mariano gibi bir oyuncuyu 180 dakika boyunca kullanmaması... şu iki maçta yaptıkları hatalar yüzünden en kötü 4 puan alıp rahat rahat lider olacağımız zamanda 0 puan alarak herkesi yarışa dahil ettik. bunu yapanın adı farklı olsa resmi idam töreni düzenlenmişti heralde. ama fatih terim yaptıysa bir bildiği vardır. bu zihniyete uyuz oluyorum işte.

    umarım artık hata lüksünün kalmadığını fark eder de bir galibiyet serisi yakalarız. yoksa şampiyonluk çok zor. kendisini eleştirenlere tudorcu, riekerinkci, aysalcı falan diyen ve her fırsatta hala bunları gömen arkadaşlar da umarım farkına varır. hala bunları gömünce fatih terim'in yanlışları buhar olup uçmuyor.
  • 14863
    fatih hoca,iii. gelişinde de baya deneme yapmıştı. sonunda 9. hafta gibi doğru kadroyu bulmuştu. eboue sağ beke,çift forvet filan düzenine geçmiştik. burada ki sıkıntı ise, takımda ki bazı oyuncular inanılmaz formsuz* bu oyuncular bu sene gelen 4 adet yeni beklentisi çok oyuncu olmasına rağmen. özellikle ndiaye'nin satılması ve fernando'nun gidişi ile iyice olay koptu. bu takım ne kalite ne kafa olarak,terim'in seviyesinde değil. hoca bunu çok güzel görüyor ama yapacak şuan bir şey yok. bu sezon gidebildiğimiz kadar gideceğiz.

    onun dışında son zamanlarda kendisi ile tudor çok karşılaştırılıyor. her şeyi geçtim, tudor,fatih terim'in saha kramponlarını taşısa kendisi için büyük bir tecrübe olur. ilk yarı fikstür avantajının içine sıçan bu kazma ile takımın en iyi 2-3 oyuncusu olmadan oynamak arasında ki farkı anlamayacak kadar troll olmanın kimseye faydası yok.

    terim hata yapar, yapacaktır daha öncede yaptı. sadece şuan dönülmez bir ufkun yolundayız ve tudor olsa kimsenin şampiyonluk inancı yoktu 2-3 tane futbol romantiği dışında. devre arasında takım devralmanın ne kadar karmaşık ve zor olduğunu anlayamamak gerçekten akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
  • 14864
    kendisinin kredisi sonsuz ama şöyle bir gerçek de var ki; elindeki kadro tudor zamanına göre daha dar.

    badem gözlümüz tudor, istisnasız tüm maçlara fernando-ndiaye ikilisiyle çıkabilmişken ve puan kayıplarını dahi en ideal kadromuzla yaşamışken, fatih terim göztepe maçı dışında orta sahada hep eksik isimlerle oynamak zorunda kalmıştır. fernando'nun henüz tam dönememesi sebebiyle de bir süre daha eksikle oynayacak gibi görünüyor.

    ayrıca hakkını da teslim etmek gerekir, donk'u tekrar rotasyona sokması bile alternatif yarattı takım içinde. bu hareketi yapmasaydı her maça selçuk-tolga ikilisiyle çıkmak zorunda kalacaktık. üretilecek başka alternatif maalesef yok bu durumda.

    tudor'un son dönemlerinde takımın hücum yükünü sırtlanan rodrigues'i yedeğe çekip iyice fren yapmasını da düşünürsek fatih terim genelde doğruları uyguluyor bu takımda.

    ama esas mesele yine hücumsal anlamda yaşanıyor. 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçı'nın ilk yarısında özellikle oyunu rakip alana yığdığımız ve akın akın geldiğimiz dönemlerde atak sonlandıramamak bu duruma sebebiyet veriyor.

    mesela linnes sağdan efsane akarak defalarca orta kesti ama sonuç? yok. ilk yarı da donk'un efsane çalımları ve rodrigues'in o harika vuruşu olmasa belki gol bile atamadan bitirecektik.

    sıkıntı burada işte; rakibi boğarken, tüm dönen topları alıp tekrar hücuma yerleşip rakibe nefes aldırmazken o pozisyonları bir şekilde içeri sokacaksın. tıpkı kayseri maçında olduğu gibi 18 dakikada 2-0 veya antalya maçında olduğu gibi 40 dakikada 3-0 skoru bulup rahatına bakacaksın.

    enseyi karartmanın lüzumu yok, başakşehirden 2 puan geride ikinci sıradayız. hafta sonu maçımızı kazanıp olası bir bjk-fb beraberliğinde iki takıma da çeşitli puan farkları atacağız.
  • 14865
    kaybedilen puanlardaki hakem faktörlerini bir kenara bırakarak söylüyorum kendisi hala takım üzerinde ağırlığını hissettiremedi. eskiden olsa o takım yenilsede sahada basmadık yer bırakmazdı. çoşkusu, enerjisi hep üst seviyede olurdu. mesela mariano; linnes'ten katbekat daha iyi bir futbolcu. ne olduda bu adam bu kadar formdan düştü? bir konuda hak veriyorum bu kadro öyle aman aman süper bir kadro değil. rakiplerine bakınca bu sene şampiyon olursak bunda kendisin etkisi büyük olacak.
  • 14866
    artık hakem, pfdk, tff kim varsa topunu sıradan geçirmesinin zamanı gelmiştir. ne zamana kadar sessiz kalacak bilmiyorum. ben fatih terim'in bu halini sevemedim, ona bu şekilde davranmak yakışmıyor. hakedene hakettiğini vereceksin. aykut ve şenol güneş mobese kamerası görse birilerine çemkirecek. ceza var mı? yok.

    fatih terim kimseden korkmaz onu biliyoruz da çekindiği birşeyler varsa çekinmesin, arkasında ağzının içine bakan, 'birşey dese de ortalığı toz duman etsek' diye düşünen koskoca galatasaray taraftarı var, tribünde ne kadar sessiz de dursa sosyal medyada herkesin anasını belleyecek, dillere destan bir taraftar topluluğu var.

    yönetimden kim konuşursa konuşsun etkili olamıyor. iş işten geçmeden yanlı hakem kararlarına artık bir dur demesi gerekiyor hocanın. bu sene hem maddi hem de manevi anlamda şampiyon olmak demek çok şey demek. bir maçı kaybedeceksek kendi hatalarımızla kaybedelim. yeter artık.
  • 14867
    fatih terim'in son dönemdeki sakinliğinin sebebinin değişmesi olduğunu sanmıyorum. sabrediyor gibi geliyor bana. üzerimize oynanan oyunlar, takılan çelmeler malum. kör olmak bile yetmez görmemek için. daha bugün kasımpaşa maçından sonraki resmi hesaptan atılan bir tweet yüzünden pfdk'ya sevk edildik. fatih terim'in eskisi gibi çıkışlar yapacağı durumlarda sanırım sezon sonuna kadar maçlara kulübede terim olmadan çıkarız. durum daha da beter olur. zaten federasyonla arası malum. fırsat kolladıklarına eminim ve hoca da buna fırsat vermek istemiyor diye düşünüyorum. şu durumda bile neler yazılıp çiziliyor. çakallar gibi etrafında bekleyen bir basın(!) var. o bildiğimiz terim olsa durum yel değirmenleriyle savaşmaktan daha beter olur sanıyorum.

    bu yıl artık ne olursa olsun biz daha çok ses çıkarmalıyız. ki bu gidişle bu taraftar bir noktada patlayacak.
  • 14870
    sessiz ve soğukkanlı davranmasının nedeninin, tff ve siyasilerle olan husumetinin camiaya zarar vermesini engellemek olduğunu düşünüyorum. eminim hocanın içinde fırtınalar kopuyor. ama çıkıp ortalığı gerecek bir açıklama yapsa, hem disiplin kurulundan rekor ceza yiyecek hem de hakem hatalarının dozajı daha da artacak. bu yüzden susuyor bence. hiç olmadığımız kadar yanında olmalıyız hocamızın tüm taraftarlar olarak.

    tff, mhk ve alayını üst üste koyacak başka bir adam daha yok bu camiada...

    allah yardımcın olsun hocam...
  • 14871
    futbol ile ilgilendiği sürece yedek kulübemizde kalması gereken isim. kendisi yokken yeteri kadar başarısız olduk. he kendisi varken de başarısız olabiliriz ancak bizim için en iyi gelecek isim kendisi. ligde puanlar kaybediyoruz. hataları da var puan kayıplarında ancak kendisini gram suçlamak gelmiyor içimden. nice bol maçlara hocam. takımı benden fazla düşündüğünü biliyorum. yanlış yapa yapa doğruyu da bulursun sen. takımın yeterliliği ortada zaten. ancak tek sorun, ligde hiç bir takım bu ligi ben hakediyorum diyemiyor. tam fırsat senesi işte. üstüne yatmamız lazım bu fırsatın.
  • 14874
    kendisini desteklemek veya desteklememek bir tercihtir. kimse kimseyi birini desteklemeye veya desteklememeye zorlayamaz. gerek geçmişte yaşanmış gerçekler, gerekse futbol anlayışının bize artık bir şey katmayacağına dair subjektif yorumum sebebiyle gelişini istemedim.
    tudor'a yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmının kadro eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyordum ki n'diaye'nin satılması ve fernando'nun sakatlanması ile daha da gün yüzüne çıktı bu husus ve sorunun öncelikli olarak hocadan değil yönetimden ve kadro eksikliğinden kaynaklandığını da gördük son 1-1,5 aylık süreçte.
    aylardır maaşları ödemeyen, kulübün neredeyse her alanda doğranmasına en ufak bir ses çıkartmayan dursun özbek ve şürekâsından kurtulunca gerçekler daha iyi anlaşıldı.
    bu demek olmuyor ki tudor çok iyi hocaydı; bunu hakkıyla değerlendirecek bir ortam yoktu.

    neyse. olan oldu. tudor kovuldu. terim geldi. tekrar tekrar açmayacağım eski konuları; merak eden açar bakar okur. geçmişte ne yazdıysam, ne söylediysem arkasındayım.

    açık açık söylüyorum; gelmesini istemedim. çünkü olanları unutmamayı, sineye çekmemeyi tercih ediyorum. çünkü yine zarar verip gideceğini düşünüyorum. eline fırsat geçerse yine galatasaray düşmanlarıyla fotoğraflara konu olacağını düşünüyorum. çünkü ayinesi iştir kişinin; lafa bakılmaz.

    ha, istememiş olmam, yaptıklarının büyük bir çoğunlukça pat diye unutulmasına karşın unutmayan taraftan olmam -çünkü benim galatasaraylılığım unutmamamı salık veriyor; sizinki unutmayı salık veriyorsa ona da saygım var- durup durup kaybetmesini istememi veya her fırsatta gömmemi gerektirmiyor elbette.

    çünkü kendisi kaybederse galatasaray kaybedecek. ha, kendisi gelirse kaybedeceğimizi düşünenlerdenim. yine bu başlıkta daha önce yazdığım üzere, mehmet topal'dan stoper, ozan tufan'dan ön libero kasan, arda-burak-caner vs. gibi karakteri beş para etmez tipleri baş tacı edip sonra yine aynı ekibe bizans oyunlarını kaybeden, gökhan töre gibi bir teröristin, volkan demirel gibi bir saygısızın, emre b. gibi bir ırkçının, arda turan gibi bir yalakanın milli forma giymesini engellemek bir tarafa defalarca teşvik eden, açıklaması ne olursa olsun demirören gibi bir galatasaray düşmanıyla aynı karede sırıtarak imza atan, "sezon sonu konuşacağım" diyerek hedef gösterdikleriyle kol kola giren bir fatih terim'in, ne futbol anlayışı ne de yöneticilik anlamında galatasaray'a verebileceği hiçbir şey olmadığını; hatta yine bir şeyleri alıp götüreceğini düşünüyorum.

    bunların hiçbirisi demek olmuyor ki yemeyi-içmeyi bırakıp kendisinin açığını kovalayacağım, haklı olduğumu ispatlamak için sinsi sinsi bekleyeceğim, sorun oldu mu meydanlara inip "ben demiştim"cilik yapacağım. keza yanılacağımı pek zannetmemekle birlikte yanılırsam üzülmeyeceğim. çünkü yanılmam demek, galatasaray 21 yapacak demek.

    geldiğinden beri canlı maç takip etmiyorum. galatasaray ile ilgili hiçbir şey bana tat vermiyor. çünkü yaptıklarını hazmedemiyorum. unutamıyorum. unutmayacağım da. gidecek başka bir yeri olmadığı için, çaresiz olduğu için galatasaray'a geldiğine inanıyorum. hiç kimse bana "söz konusu galatasaray'sa" muhabbeti yapmasın. gördük söz konusu galatasaray'sa muhabbetini. bunları tekrar tekrar gündeme getirtmek zorunda bırakmayın.

    destekliyorsanız destekliyorsunuz.
    hazmettiyseniz hazmettiniz.
    sünger çektiyseniz çektiniz.

    bunların hepsine saygım var. çünkü galatasaray'ın iyiliğini istiyorsunuz ve kısa vadede en iyi çözüm olduğuna inanıyorsunuz.
    buna da saygım var. ancak buna da katılmıyorum.

    geri gelmesine izin verilmesiyle, şu izlenimin oluşmasına da izin verildi aslında "galatasaray'a bilerek ve isteyerek zarar da verseniz, ihanet de etseniz -evet hiç uzatmayalım; demirören'le kol kola girmek, gerekçesi ne olursa olsun ihanettir- galatasaray sizi cezalandırmaz, bilakis ödüllendirir. kariyeriniz bitmek üzereyken elinizden tutar".

    tüm bunlara rağmen, dediğim gibi, ne hatasını kovalarım, ne zırt-pırt bunları gündeme getiririm.
    ama sizler de lütfen bırakın insanlar neye inanıyorlarsa ona inansınlar.
    sizin gibi tıpkı; galatasaray'ın iyiliğine uğrasınlar kendilerince.
  • 14875
    mariano yerine linnes'i tercih etmesi bende ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. (bkz: 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçı)

    özellikle ikinci yarı linnes yerine mariano sahada olsaydı, en azından bir ortasını forvetlerle buluştururdu. bu konuda neden bu kadar inat ettiğini, gerçekten anlayamıyorum.

    ama bir şekilde sorunları çözüp bizi, sezon sonunda zirveye yerleştireceğine inanıyorum. kolay değil, belki bundan önceki tüm sezonlardan daha zor. ama bu zorluğu aşacak, teknik ekibe ve ruha sahibiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın