• 2301
    uğur meleke'nin isabetle tanımladığı şekilde "türk futbolunun bitmeyen afyonu".

    --- alıntı ---

    süper lig 3 sezondur transferde kâr ediyor; 2020’de 11 milyon, 2019’da 45 milyon, 2018’de 4 milyon euro artıdayız. ama kulüplerin batma sebebinin yabancıya ödenen bonservisler olduğunu zannediyoruz. bu sezon yine 21 teknik adam değişikliği olmuş, senelerdir yırtınıyor ama ‘bir yılda maksimum 2 teknik adamla çalışma sınırı’ getirtemiyoruz. lâkin yine-yeni-yeniden yabancı sınırını tartışıyoruz. yabancı sınırı adeta, türk futbolunu uyutmak için üretilmiş bir afyon gibi. bu duruma başka mantıklı bir açıklama bulamıyorum doğrusu.

    --- alıntı ---

    bu afyona sıkça maruz kalmamızın sebeplerini daha önce kısaca belirtmiştim. (bkz: yabancı sınırı gelsin propagandası/#2902577).
    ek sebep olarak bazılarının dangalaklarını da ilave etmek istiyorum, öyle komplo teorilerine falan girmeden sadece dangalaklıkla açıklayabiliyorsunuz bu ülkede bazı şeyleri, buna kanaat getirdim.
  • 2303
    galatasaray'ın adı mert hakan yandaş, emre kılınç, hakan çalhanoğlu, kaan ayhan, oğulcan çağlayan, cenk özkacar ve hasan ali kaldırım gibi isimlerle anılınca değiştirilmesi yönünde yapılan konuşmalar bıçak gibi kesilmiştir. enteresan. ligler kaldığı yerden devam edince değişip değişmeyeceği netleşecektir. eğer galatasaray şampiyon olursa değişecektir, eğer galatasaray şampiyon olamazsa "kulüpler ile oturduk ve uzun süren bir toplantı yaptık. bu sayının futbolumuza getirisini ve götürüsünü derinlemesine tartıştık. bir çok kulübümüz yabancı sayısının değişmemesini istedi. üstelik yapılmış kontratlar var ve kulüplerimize zarar gelmesini istemiyoruz. o yüzden yabancı sınırı seneye de aynı kalacak." denilecektir.
  • 2304
    yerli transferlerimizdeki dedikodular gerçekleşirse galatasaray'ın önünü kesmek için nasıl ağız değiştireceklerini keyifle izleriz.2019-2020 sezonunda şampiyonluk gelirse bi de ne yapacaklarını şaşırırlar futbolu yöneten kişiler. türk oyuncu sınırı bile getirilebileceğini düşünüyorum ben. medya trolleride belki galatasaray türk ağırlıklı futbolculardan kurulu bir takım. istiklal marşını çok yüksek sesle söylüyorlar. dünyanın bu kadar hassas olduğu bi süreçte daha enternasyonel olmalı ligimiz diyebilirler...
  • 2307
    futbola mehmet topuz kuralı olarak geçmesi gereken kural. eğer bu yasak yeniden gelecekse anadolu'da parlayan bütün yıldızlar mehmet topuz gibi astronomik paralarla büyük takımlara kapak atıp sözleşme süresi bitene değin yatarak zengin olacak ve futbol bilgisi ve yetenekleri gıdım ilerlemeyecektir. bu yasak yeniden gelirse takımımızın yapacağı tek iş anadolu'dan parlayan yıldızlara astoromik paralar vereceğine tamamen almanya gibi altyapıdan çıkan futbolculara yönelmeli ve kendi altyapısından çıkan futbolcuların hepsini değerlendirmelidir.
  • 2308
    uefanın finansal fair play konusunu bu yıl askıya almasıyla beraber, transfer piyasası covid19 etkisine rağmen farklı seviyelerde seyredebilir. yabancı sayısını da bu minvalde değerlendirmek lazım. eğer fenerbahce borcuna rağmen uefa sopası olmadan parayı bastırıp yerli oyuncu olabilirse kısıt gelecektir. yok eğer alamazsa, mecburen yabancı piyasasına yönelecekler. tabii burada trabzon'un siyasi bağlantıları üzerinden futbol dinamiklerine etkisi göz ardı edilmiştir. neticede son dönemde paso yerli gençlere yatırım yapıyorlar.
  • 2309
    sedat ağçay, kadroda oniki yabancı oyuncu bulundurma imkanı bulunurken oynuyor sevdiğimin liginde. bu kazmalık ve bu yaşta. yabancı sayısının düşürüleceğinin dedikosunda bile mert hakan gibi vasatın bir tık üstü bir oyuncunun maaşı için 3 milyon euro konuşuluyor.

    sınırın 6-7'ye düştüğünde neler olacağı çok belli, bana da şöyle bir katkısı olur, diğer maçları hiç izlemem, dayanabilirsem de bizim maçların çoğunun sadece sonucunu takip edip, kendime hayvan gibi zaman yaratırım.

    anlamayan salak kulüpler için; istersen bir tane bile yabancı oynatmazsın, diğelerinden sana ne.
  • 2310
    mevcut 14 yabancı sayısı kuralının gelişinden sonraki süreçte, ligi genellikle 7.sıra ve altında bitiren takımlardan, mali açıdan zarar edenlerin(ki bence neredeyse hepsi), şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. böyle bir kuralda bile neredeyse yok parasına 3-5 adet 24 yaş altı oyuncu getirip en azından 1ini 2sini 2-3 milyon eurolara satabilecek konuma kendini getiremiyorsan, sürekli daha fazlasını isteyip, daha yaşlısını daha maliyetlisini buluyorsan, türk futbolunda var olmanın hiç bir anlamı yok.
  • 2311
    birçok sıkıntısının yanında, galatasaray'a olan etkisi nedeniyle de şu aşamada rahatça "kısıtlanırsa kısıtlansın" diyemeyeceğimiz garabet.

    mert hakan'ın yanı sıra emre kılınç'ın da fenerbahçe'yi tercih edeceği söylentileri var. bu durumda gelecek sezon ilk 11'e oynayacak düzeyde bonservissiz yerli alma şansımız kalmayacak gibi. bonserviste de açılamıyoruz. peki ne yapacağız?

    ligde kimle anlaşsak ya başkanları fenerli çıkıyor bize zorluk çıkarıyor, ya da oyuncu serbestse rakip çok daha fazlasını teklif ediyor ve bizimkiler de haklı olarak sidik yarışına girmeyip oyuncuyu rakibe teslim ediyor. mevcut transfer piyasasında galatasaray olarak rakiplerden bir adım öndeysek, ya da eşitsek diyelim; bu kural sonrası belli ki bir adım geride kalacağız. daha önceki sınırlarda da geride kaldık. 90'lardan beri ligin iyi yerlileri genellikle bize kalmıyor. selçuk inan gibi istisnai örnekler büyük karakter sergiledikleri ve daha fazla parayı ellerinin tersiyle ittikleri için bize geliyor. herkesten de bu fedakarlığı bekleyemeyiz. yani bekleyelim de 10 oyuncudan 1'i yapar bunu. o halde her fenere giden oyuncuya "kendi kaybeder" demek yerine yeni yerli düzeni için bir eylem planı yapmamız şart. onlar kaybetsin okey ama biz nasıl kazanacağız? bizim bu döneme ait bir yolumuz bir rotamız olması lazım. bunda ısrarcı ve istikrarlı olmamız lazım. her yıl anadoludan düzenli 20 yaş altı oyuncu mu alıyoruz, her yıl almanya'da scout yollayıp gurbetçi mi topluyoruz, ya da altyapıdan her yıl en az 3 oyuncu çıkarma kotası mı uyguluyoruz bilmem ama bir eylem planımız yoksa, bir tarzımız oluşmayacaksa, akışına bırakacaksak 3 yıl sonra dara düşeceğimiz neredeyse kesin.

    ben sınır gelirse şahsen futboldan uzaklaşacak ve aboneliklerimi iptal edeceğim ama galatasaray'ın böyle bir vazgeçişte olma şansı yok. "her yıl ligde beğendiğimiz yerli topçuları alırız nolacak" dersek ileride çok sıkışacağımızı ve yüksek paralar vermemize rağmen ligin baş altı yerli topçularına kalacağımızı şimdiden görür gibiyim.
  • 2313
    covid-19 sebebiyle liglerin programlarında oluşan sıkışıklıktan dolayı yeni yabancı oyuncu sayısı kurallarının 2020-2021 sezonunda uygulanamayacağına inandığım, galatasaray başarılı oldukça azaltılması konuşulan yabancı futbolcu kontenjanıdır.

    yaklaşık 33 saat sonra 2020-2021 sezonu yaz transfer dönemi başlıyor. transferler başladıktan sonra sayıyı kısıtlamak çok büyük saçmalık olur.

    yeni sayı en geç 2020-2021 sezonu ortasına kadar belirlenmeli ve 2021-2022 sezonundan itibaren uygulanmaya başlanmalı. tabi eğer illa değiştireceğiz diyorlarsa. bana kalsa değişmesin hatta 12+2 kuralı kalkıp doğrudan 14 olsun.
  • 2315
    pandemi sürecinin bize bağğzı şeyleri öğretmiş olmasını bekliyorum.

    hepimiz evlerimizde oturduk. düşünme fırsatı bulduk. kapital dünyanın dayattıklarının aslında çok da gerekli şeyler olmadığını test etme fırsatı bulduk. o kadar da kıyafet almaya gerek yokmuş meğer. gereksiz yere harcanan bir sürü zaman ve para varmış meğer. sürekli işe, okula gitmemizi sıkı çalışmamızı isteyen, dayatan sistem hepsini çarkı döndürebilmek için istiyormuş meğer...

    işe git ki, yan dükkan yemek satabilsin. o yemek satsın ki, iş yeri sahibine kirayı ödeyebilsin. o kirasını alsın ki araba, kıyafet, ev alabilsin. o alsın ki devlet vergi toplayabilsin. devlet vergi toplasın ki birilerini zengin edebilsin, birilerine yedirebilsin...

    örgün eğitim yapılmasını çevre esnafı kalkınabilsin diye istiyorlarmış meğer. esnafı düşündüklerinden değil haa... o esnaf da diğer dişlileri döndürecek çünkü.

    sıkı çalış ki çok para kazan safsatasını yedirmişler bize yüzyıllarca. iyi okullarda oku iyi bir işin olsun diye pompalamışlar. aslında hepsi kapital çark için gerekli olan dişlilermiş...

    insanlar bir ay evde kaldı. devlet iban numarası atmak durumunda kaldı.

    sporu, futbolu eğlence diye yutturuyorlarmış. insanlar işte, okulda çok yoruluyor. stres atmak için kapitalizmin sunduğu bir fırsat olarak lanse ediliyormuş. meğer yine her şey kapital içinmiş. iki ay futbol olmaz ise binlerce ne işe yaradığı belli olmayan spor yorumcusu, tek yapabildiği iyi top tepmek olan futbolcu ordusu, bu seyirlik cümbüşü evimize sokan medya kuruluşları çarkı döndüremeyecekmiş meğer...

    aslında işe gitmeyince, okul için her gün otobüse binmeyince, o hengame o patırtı olmayınca futbola da onu yorumlayan cambazlara da ihtiyaç yokmuş.

    bütün bunlar ayyuka çıkınca, ammaaan anlaşılmasın numaramız dercesine apar topar hepsini eski düzene "yeni normal" olarak geri getirdiler.

    baktık ki insanlar yavaş yavaş eski çarka dönüyor. yine bu koca yalan silsilesinin içine girmiş canhıraş tartışmalara giriyor. yeniden sistem içerisinde debelenip duruyor. o atanmış hakem, bu yabancı sınırı...

    yorulduğumuzu anlamış olmalıyız bu süreçte. artık bir şeylere dur demenin yollarını tartışmalıyız. her şeyden önce pasif direnişin bu süreçte ne kadar etkili olabileceğini anlamış olmalıyız. biz bir şey yapmaz isek o devran dönmeyecek ve durumu bizim istediğimiz şekle sokabileceğiz.

    pınar firması yönetim kurulu üyesi karşıyaka halkının oy tercihlerine müdahale etme cürretini gösterdiğinde "gerekirse pınar karşıyaka'dan sponsorluğumuzu çekeriz" tehditini savurduğunda kaçımız pasif direniş sergileyebildik? pınar ürünlerini boykot edebildik mi? konfor alanımızdan çıkıp sırf bu direnişe bağlı kalmak adına beynimizi bu işe yorduk mu? bakkalda yalnızca pınar su varmış. iki adım yürüyüp başka marketi zorladık mı?

    bunlar hep konfor alanımızı zorlamakla alakalı. kafa yormak, düşünmekle alakalı. bizi biraz zorlayacak belki ama en azından konfor alanımızın dışına çıkarak kafa yorduğumuz, bizi biz yapan değerlere sahip çıktığımız huzuruna kavuşabileceğiz.

    kaçımız yabancı sınırı geldiği andan itibaren bu düzene dur demek adına ligi izlemeyi, futbolu takip etmeyi tamamen bırakabliecek? bu kokuşmuş düzene seyirci kalmak konfor alanımız dahilinde. o alanın sınırlarını zorlamak adına futbol ve türevlerini takip etmeyi bırakmak en güzel pasif direniş olacaktır. pandemi sürecinde de gördüğümüz gibi bunu yapabilecek gücümüz var. bu çarkın parçası olmayı kabul edemeyen bünyelere tavsiyem uzak durun. geri kalmışlığın, çağ dışılığın, hilenin hurdanın, ayak oyunlarının yandaşı olmayın.

    biraz gayret...
  • 2317
    emir tek bir şahıstan gelmiştir ve dillendirildiği gibi bütün mesele paranın ülke içerisinde dolaştırılmasıdır. sadece galatasaray'ı durdurmak için çıkarıldığını düşünenler büyük resmi kaçırıyorlar. dolar 7 tl'ye, euro 8 tl'ye doğru giderken dövizin ülkede kalması isteniyor. ülke futbolu ya da kulüplerin kurtuluşu değil. aksine yabancı sınırı ile yetersiz yerlilere daha fazla para verilip kulüpler ekonomik olarak daha kötü duruma düşecek ama bununla ilgilenen yok.
  • 2318
    bunu aşmanın tek yöntemi alt yapı ve pilot takım. yani bir oyuncu yetiştirme planının olması. biz rotasyona bile adam yetiştiremiyoruz. o zaman ya oyuncu seçemiyoruz ya da akademi ve oyuncu yetiştirmekle gorevli kişiler işlerini doğru yapmıyor. türkiye gerçeklerine uygun 3 senelik bir altyapı planı yapsan (örneğin oyuncunun evdeki beslenmesine karışmak, takip etmek gerekirse aileye gida yardımında bulunmak) bile 2. sene sonunda meyve vermeye başladığını göreceksin. burası hollanda değil o yüzden ajax modeli ile değil galatasaray modeli ile ilerlemeliyiz. 2 as bir rotasyon çıkar, birkaç yıl ambargo koy, anadolu klüplerinden oyuncu alma veya az al, bak konuşuluyor mu bir daha bu sınır.
  • 2319
    benim fikrim kesinlikle 11 olmasından yana. ne 14 ne 8 ne de başka bir sayı. kesinlikle 11.

    ligin kalitesinin artması için kaliteli yabancı şart oğlu şart ama yedek oyuncu olarak yabancı çok yanlış. gelsin 11 kaliteli oyuncu, yerliler de rekabete girsin ve kendilerini geliştirsinler.

    burada düzenlenmesi gereken oynamayan faydalı olmayan fakat sözleşmesi olduğu için takıma kene gibi yapışan futbolcular için yasalar güncellenmeli. tarık çamdal gibi oyuncuların eline mahkum kalmamalı kulüpler. faydalı olmayan yerli ya da yabancı oyuncuya kulübün istediği an sezon sonuna kadar olan parasını verip yol vermenin bir yolu açılmalı. bu görev fifa'nın. 2020de söylüyorum 2025te gerçekleşir. 2005 yılında var sistemi gelmeli dedim, 2020 oldu inşallah gelecek. yeri geldiğinde uzaktan eğitim olmalı dediğimde yıl 2010'du o da bir salgın sayesinde gelecek. mesela ileride futbol müsabakaları 60 dakikaya düşüp basketbolda olduğu gibi skorbord ile salise salise tutulacak fakat vasıfsız liderler yüzünden tarih 2030u gösterecek. kıçı kırık aptal bir telefon uygulamaları her ay güncelleniyorsa neden spor, eğitim sanat kendini güncellemekte bu kadar aciz.
  • 2320
    ulkedeki futbol dunyasinin bu tarz bir konuda amaci sadece para kazanmak olan insanlara karsi bu mucadeleyi kaybetmesi beni asil uzen nokta. ki isler dogru gittiginde para kazananlar da daha fazla kazanabilecek muhtemelen. geri kalan kisimlar sadece ici bos tartismalar, pozisyona gore arguman uretmeler.
    +2 gibi sacmaliklardan da kurtulup su anki haliyle kalmasini diledigim sayi.
  • 2321
    futbolun içinde olup da bu yabancı sayısının azaltılmasını isteyen kişi ya futboldan anlamıyordur ya da komisyoncunun tekidir. tabi ülkemizde futbolu, futbolun içinde olanlar yönetmediği için 2020 yılında konuşulan yabancı sayısının 14'ten her sene kademeli olarak 12-10-8 diye azaltılması planı tamamen üst bir aklın döviz yurtta kalsın düşüncesinin tezahürüdür.
  • 2322
    hayatta en fazla değer verdiği şey kolay para kazanma olan devlet destekli ve hükumet kalkanları ile korunan müteahhitlerin yönettiği futbolumuzda yüksek komisyonlu menajer teşvikçisi bir mevzuatın yapılanması son derece olağan olup, bu kişilerden futbol tutkusunu tercih etmesini istemek ise bir ütopyadan fazlasıydı. bu sebeple düşürülmesi ile elde edilmek isteneni aşikar olan sayı yabancı oyuncu sayısıdır. şimdi sahte bir piyasa oluşacak, tıpkı konut ve araba kredisi ödemekten 10 yıl günyüzü görmeden çalışan insanların bu yapay piyasa için harcadıkları işgücü gibi emekler kolay para isteyenlerin cebine gidecektir.
    türk futbolcusuna da, kulübüne de, milli takımına da zerre katkısı olmayacak bir uygulamadır.
  • 2323
    yerli oyuncu zorunluluğunu, yabancı oyuncu sayısı seklinde lanse ederek gercekleri saklayan federasyonun 2020-2021 sezonundan itibaren degistirdigi sayidir.

    madem bu kadar türk futbolunu ve türk futbolcusunu düşünüyorsun, o zaman de ki, (tamamen farazi sayilar)

    --- alıntı ---

    yabancı-yerli ayrımı yapmıyorum.

    ancak; ilk 11'de kulübün altyapisindan yetişmiş en az 3 oyuncu, yedeklerle birlikte mac kadrosunda altyapidan yetismis 7 oyuncu zorunludur. (11'de 3, 21'de 7)

    --- alıntı ---

    simdi altyapidan yetisen oyuncularin yata yata para kazanma durumu suphesi ortaya cikacaktir, ancak kazin ayagi oyle degil.

    kulupler bakacak yetismesi gereken belli pozisyonlar var, zorunluluk var, hepsi altyapi hamlesi yapmak durumunda kalacak. belki de altyapi hocalarına saglam paralar odemek durumunda kalacaklar, ancak, altyapidan deli gibi oyuncu basacak kulupler. zira gereken onemi vermezlerse dandik 3 oyuncu butun takimi batirabilir.

    bu yerli yabanci meselesinin tek sebebini soyluyorum!

    kendini gelistirmeyen, araba-kadin-gece kulubu mesaisinin arasinda top tepen, kultursuz, analitik dusunce yoksunu, çoğunlukla is ahlakindan yoksun birtakim zerzevat* daha cok daha cok para kazansin diye yapilacak bir hamledir. hic kur etkisi falan demesinler. 100-200bin euro'ya da tas gibi yabanci futbolcular var. yeter ki hoca, başkan ve hatta malzemeci dahi komisyon almasin. ama yok, o komisyon dönecek, o peskes cekilecek.

    gercekten ulke ekonomisi ve türk futbolu düşünülüyorsa; o zaman cozumu yukarida yazdim. benzer sartlarla, cok rahat turk futbolu cag atlayabilir. yabanci serbestisinden sonra milli takimimiz takir takir top oynamaya basladi, disariya ihracat bile yapmis olduk. takimlarimiz bir nebze olsun arşa cikan kalite farkini azaltmaya baslamisti.

    ama simdi bu fark daha da acilacak. su acidan da bakalim, acikcasi 2 adet kuzenim var, bunlar yillik atiyorum 1 milyon euro alabilecekken bu yerli zorunlulugundan dolayi 3 milyon euroya para demeyecekler. cunku kuluplerin eli mahkum.bana giren cikan yok, herkesin kazanci kendine ama soz konusu ulke ise, daha bilimsel daha mantikli daha tutarli cozumlerle gelinmesi sart.
  • 2324
    hiç bir argümana dayanmayan tamamen bilinçsiz insanların alacağı kararlardır. futbol evrensel bir oyundur. içinde rekabeti barındırır. bu kararı kim aldırıyorsa türk futbolculara diyor ki oturan yerlerinizi büyütün biz size oynama ve iyi para kazanma fırsatı vereceğiz. oh miss gibi dünya yabancı oyuncular bir yerini yırtsın bizim türk oyuncular yatsın milyonlar kazansın. bu kararları alacak kişilerin futbol bilgisi şüphelidir. birde servis yapılan haberlerde şenol güneş konu ile ilgili çalışma yapıyormuş. yav şenol güneş kim ki bugüne kadar hazıra konmaktan başka ne yapmış.
  • 2325
    ligde rekabetin arttığını, anadolu takımlarının bile çok iyi kadrolar kurarak rekabetçi hale geldiklerini, iyi oyuncular sayesinde iyi futbol izlediğimizi, ayrıca yurt dışına hiç olmadığı kadar futbolcu ihraç etmemiz sayesinde milli takımın da bu yabancı serbestliğinden aslında katiyen olumsuz etkilenmediğini düşünecek olursak tüm bunlara rağmen yabancı sınırını düşürmeye çalışmak ülke futbolunu gram düşünmüyor olmak demektir.

    ayrıca tüm kulüpler yabancı sayısı olduğu şekli ile kalsın derken buna rağmen düşürmeye çalışmak sözün bittiği yer. o federasyon ülke futbolunu kulüplerin istek ve temennilerine göre yönetmek için orada. 18 kulüp de yabancı sayısı değişmesin derken kalkıp "ben bunu düşürüyorum demek" bile başlı başına ortalığı yangın yerine çevirmeye yeterli.

    umarım bu konudaki diretmeleri sonları olur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın