• 57
    benim için geçerli olmayan önerme, çünkü dayım yok. amcamın da futbol ile ilgi alakası yok.

    fakat babam sağolsun 6-7 yaşlarımdayken kar kış demeden çanakkale dardanelspor - galatasaray maçlarında tribüne götürdü ve kendisinden de fanatik bir galatasaray taraftarı yarattı. (bkz: baba ile maça gitmek)

    yeğenim 17 yaşında. dün instagram hikayelerinden 10-15 yıl önceki galatasaray tişörtlü, formalı fotoğraflarını kolaj şeklinde çocukluk aşkımsın eşliğinde paylaşmış ve beni de etiketlemiş. *

    yıllar önce beşiktaşlı eniştemden hızlı davranıp galatasaray'lı yapmıştım kendisini. mauro icardi ile birlikte futbola ilgisi iyice arttı. henüz stadyumda maç izlemedi ama en çok istediği şeylerden birisi şu anda. umarım bir gün babam ve yeğenimle rams park'ta galatasarayımızı izleyeceğiz.

    üçlü çekmek için 15 yıldır hazır bekliyor çocuk. * https://gss.gs/F0i.mp4
  • 59
    benim için geçerli olan önerme. annem ve babam fenerli, yetmezmiş gibi dayım onlardan daha fanatik fenerli. merhum amcam sayesinde 1987 yazında yani 5 yaşımda bu sevda gönle girdi. hayatım amcamın kamyonetinin kasasında çıktığımız turlarla geçti. 1989'da monaco maçından sonra yarı finale kaldıımızda taksim meydanındaki kalabalık galatasaray sevdamı pekiştirdi.

    benim aslan amcam. *
  • 62
    başlıkta yazılanlara şöyle bir göz attım ve sanırım bu başlığın galatasaraylılık geçer olarak revize edilmesi gerekiyor. belli ki galatasaraylılık baskın gen gibi bir şey olmuş. ebeveynler galatasaraylıysa zaten galatasaraylı; ebeveynler farklı takım taraftarı, amca-dayı galatasaraylıysa yine galatasaraylı olmuşsunuz swh.

    benim anne-babamın futbolla alakası yok, amcam fanatik galatasaraylıydı. muhtemelen onun sayesinde galatasaraylı olmuşumdur.
  • 64
    benim için de geçerli olmayan durum. çocukken 7-8 yaşlarındayken aşırı inek bir ilkokul öğrencisiydim. babam gençliğinde holigan seviyesinde beşiktaşlıymış. hala da iyi bir beşiktaşlıdır ama benim futbolla ilgileneceğim, futbolu seveceğim hiç aklına gelmemiş. zamanla 2002 dünya kupası ve tenefüslerde ezilmiş kutu kola veya pet şişelerle maç yapa yapa futbolu sevmeye başladım. "hangi takımlısın" soruları da baş göstermeye başladı tabii sonra. ben de renkleri hoşuma gittiği için galatasaray diyordum. bir de çok atari oynayıp mario'yu sevdiğim için de top bana geldiğinde "şimdi süper mario jardel" diyordum oysa resmini bile hiç görmemiştim adamın az biraz da hagi'yi duyuyordum.

    2002'den sonra ligi izlemeye ve fanatikleşmeye başladım. galatasaray'ın uefa kupasını almış olduğunu bile bilmiyordum. hey gidi çocukluk be...

    sonra neler neler yaşadık tabii... tam futbolla ilgilenirken beşiktaş'ın şampiyonluğu, fenerbahçe'nin bir bir yıldız transferleri ve lige ambargo koyayazması vb. o yıllarda takım değiştirmemiş olmam, gs'yı sırf renklerinden dolayı çok sevmem vb. bayağı mucize aslında çocuk kafasıyla... ilk gördüğüm şampiyonluk da sanırım 2006... meşhur denizli faciası... gs'nin maçı bitip fb'nin maçının uzatmalara kaldığını öğrendiğimde tv'yi kapatmıştım. 15-20 dk. sonra açtığımda gs şampiyon yazıyordu her yerde... inanılmaz günlerdi...
  • 65
    oldukça iyi fenerli bir babam var. kendisini çok severim (e haliyle, babamızı sevicez tabi...) hayatımda gördüğüm fanatik olmayan ender iyi fenerlilerdendir. fenerbahçe'yi ölümüne sevmesine karşın galatasaray düşmanlığı hiç olmadı. belki de benden dolayı.

    esasında benden dolayı değil, annemden dolayı... bana galatasaraylılık bahşeden annem. gördüğüm en iyi galatasaraylılardan biridir. leeds united yarı final ilk maçını stadda izleyecek kadar da sever maçlara gidip gelmeyi. babam da onu sevdiğinden dolaylı olarak galatasaray'ı da seviyor büyük ihtimalle. babaannem de galatasaray'ı tutuyor o da bir etkendir tabi.

    galatasaray'lı olmamda çok emeği geçen annemi burdan öpüyorum.
  • 71
    işkembeden atılmış gibi duran bir önermedir. benim öz dayım da, babamın rahmetli dayısı da koyu beşiktaşlı idi. bana şifo mehmet forması, devasa beşiktaş bayrakları vs her şeyi aldılar ilgimi ve gönlümü beşiktaş'tan yana kullanayım diye. gelin görün ki babam galatasaraylı'ydı ve ben de maçları seyrede seyrede, 4 sene üstü üste şampiyon olan kadroyu göre göre galatasaraylı oldum. bir aksilik olmazsa şimdi de aynı şeyi oğlum için yapacağım.
  • 72
    kesinlikle katılmadığım, şiddetle reddettiğim önerme.

    babamla taban tabana zıt karakterler olmakla birlikte bana bıraktığı en büyük mirası beni zamanında galatasaraylı yapmış olmasıdır. düşünüyorum da birlikteki en mutlu anılarımız hep galatasaraya dair. takımı hiç canlı izlememiş, o atmosferi bir defa olsun tatmamış, haliyle en büyük hayali de bir galatasaray-fenerbahçe maçını izlemek.

    1 ay önce allah bana da aslan gibi bir evlat nasip etti. hanım ilk başlarda kız olmasını istiyordu, bana da her fırsatta neden erkek istiyorsun diye soruyordu. takım tutmanın cinsiyeti yoktur tabi ama ne yalan söyleyeyim, ben çocuğuma dair çoğu hayalimi galatasaray maçlarında benim gibi bağırıp çağıran bir oğlanla kurmuşum. aynı babam gibi. hasta fenerli dayısı, ağır şerefli üçüncü eniştesi ancak havalarını alırlar. çünkü benim de artık en büyük hayalim, babamı ve oğlumu alıp stadımızda boğazım yırtılana kadar galatasaray tezahüratı yapmak.

    günün birinde sağınızda solunuzda tezahürat yaparken gözleri dolan 3 adam görürseniz bilin ki o biziz. çünkü bizde galatasaraylılık baba mirasıdır.
  • 73
    şahsım özelinde geçerli olan ifade. uydurma olduğu intibası yaratabilecek bir hikayesi de vardır.

    babamı da kendisi gibi beşiktaşlı yapmış olan rahmetli dedem hafızlığı olan bir cami hocasıydı. bir biçimde galatasaraylı olmayı beceren amcam özelinde hüsrana uğrayınca muhtemelen işi sıkı tutmak ve beni de beşiktaşlı yapmak niyetindeydi. hikayenin tüm aile üyelerimce anlatılan devamı ise şöyle: doğduktan hemen sonra eve getirilmişim. herhalde bir çeşit adet olmalı ki kulağıma önce ezan okunması sonra da adımın söylenmesi planlanmış. bu işi üstlenecek olan dedem beni kucağına aldığında amcam bir anda ayaklanmış ve kundaklanmış vaziyetteki beni kapmış. daha adım bile söylenmeden kulağıma bir galatasaray marşı okumuş; sonra da "buyur" diyerek geriye teslim etmiş.

    nihayetinde işte buradayım.
  • 74
    biri fb kongre üyesi iki fenerli amca; iki bjklı bir de fenerli dayı ile çürüttüğüm önerme. ailenin kadın fertleri arasında da galatasaraylı yok. hem anne tarafı hem baba tarafında babam hariç bir de galatasaraylı eniştem var. o bjklı dayılarımdan biri üç kere evlendi sanıyorum üç eşi de galatasaraylı değildi hahahahah ulan yazarken fark ettim bunu da *
  • 75
    baba, amca ve dayıdan hangisinin baskın karakter olduğuna göre değişir. türk sinemasının kaliteli yapımlarından biri olan namuslu filminde tamamı ile malın gözü tüccar dayısının (erdal özyağcılar) etkisinde kalan evin oğlu, gerekli patlamayı yapamamış, kendi yağında kavrulmaya çalışan memur babasını (şener şen) gittikçe hor görmeye başlar. böyle bir karakterin babayı değil her yönüyle dayıyı takip etmesi gayet olağan bir durumdur.

    diğer yandan biraz da işin gırgır tarafı akraba çocuklarından birinin taraftarlığını dönüştürmektir. mesela gençliğinde fenerbahçeli olan bir kadın evlendikten sonra kocasının suyuna gidip galatasaray'ı seçmiş. bunu gören tilki dayı ise çocuklardan birini truva atı olarak dönüştürerek ailenin dibine dinamit lokumlarını bırakmıştır.

    ben de 14 senelik bunalım döneminde dayımın, haşim işcan'dan her geçişimizde 'gel şurdan sana istediğin bisikleti alayım, bir de fener forması alayım' teklifine uzun süre maruz kalmıştım. dönüşüm gerçekleşse idi muhtemelen bisiklet sokağa atılır ve tatlı olarak güzel bir de dayak yerdim. ebeveynleri tatile çıktığı için bizde bırakılan ve o dönem su çiçeği geçirip konaklaması haftalar süren kuzenimin babam vasıtası ile bir sarı kırmızı ip ile kandırılıp galatasaraylı oluşu, çocuğun eline bir de sarı kırmızı bayrak verip evine gönderdiğimizde hastalıktan kurtulduğuna pek mutlu olmadığını duymuştum.

    şimdi benim de 12 günlük bir oğlum var. nasıl tepki göstereceğimi bildiklerinden pek yanaşmıyorlar ama alçak sürünme ile yakınlaştıklarını da biliyorum. geçenlerde biri 'ya bu çocuk kartal gibi ağlıyor' dediklerinde duymamazlığa geldim. bakalım daha ne kadar el yükseltecekler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın