resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:Tottenham
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 4902
    başakşehir'den 5, beşiktaş'tan 3 yemişiz adamlar biraz şanslı olsa maç en az 7-0 bitecekti ve hala sezon sonuna kadar kalsın deniliyor. yerine yarım sezon idarelik biri bile gelse kabulüm, yeter ki bu adam gönderilsin. çünkü yarın dandik bir takıma karşı 2 maç kazanırsa fanboyları yine burada kendisine conte muamelesi yapacaklar. bizim en büyük tehlikemiz bu.

    türk olsaydı o fanboylar çoktan karşısına geçmişti ama ne yazık ki yabancı ve geçmiş futbolculuk döneminde juventus'ta ter dökmüşlüğü var. sosyal medya taraftarlarının tav olması için muazzam bir karışım.
  • 4903
    kendisi hakkında artık fazla şey söylemeye gerek görmüyorum çünkü görünen köy kılavuz istemez. ama hala bu herifi "yeni bir takım olduğumuz için büyük maçları kaybediyor, hiç sabır gösterilmiyor, gitse yerine kim gelecek aaağbi, küçük maçları kazanmaya devam ederse şampiyonuz" vs. diye savunanlar var ahaha. yav böyle avellere küme düşmek bile müstahak yemin ediyorum.
  • 4904
    açıkçası pek bir şey yazmak istemiyordum ama şöyle derdimi 1-2 kelam ile dile getireyim:

    maç sonrası o sinir harbi ile taraftarından futbolcusu pek mantıklı şeyler söyleyemiyor ama gomis'in söyledikleri benim okuduğum,duyduğum en mantıklı kelimelerdi. gomis özetle dedi ki "bireysel hatayla gol yedik ve bu beşiktaş'a özgüven verdi. biz yeni bir takımız, beşiktaş oturmuş bir takım. daha iyi olmak için çalışacağız.". basit ama geçtiğimiz 14 haftayı derbisiyle küçük maçıyla bilmeme neyiyle özetleyen bir ifade...

    dediği ifade aslında şu, biz genç bir takımız yani genç derken yeni kurulmuş bir takımız bizim 3-4 sene boyunca bir düzen oturtmuş beşiktaş'ı yenmemiz çok zordu üstelik deplasmanda... bu sezon ligde beşiktaş'a iç sahada zorluk çıkarabilmiş(oyun olarak) tek takım başakşehir, tesadüfe bakın ki onlar da 3-4 senedir bir düzen bir plan içinde büyüyen bir takım. yani kimsenin kabul edemediği ama gerçek olan faktör "bu takımlar senden daha iyi,daha oturmuş takım".

    bunları bir kenara bırakırsak biz bu 4 sene içinde(fatih terim gönderildikten sonra yani) ne yaptık onu bir gözden geçirelim:
    *13-14 sezonu sonrası cl'de üst tura çıkmış, 5 derbiden(biri ft ile oynanmıştı) 4 galibiyet 1 mağlubiyet yaşayan takım hocasını 2. olunca yolladık.
    *14-15 sezonu içinde şampiyon olmuş, 4. yıldızı takmış, 3 kupa almış bunların yanında da gönderildiği döneme kadar oynadığı 6 derbiden 3 galibiyet 2 mağlubiyet 1 beraberlik almış hamza hamzaoğlu'nu liderin gerisinde 2. sıradayken yolladık.
    *15-16 sezonu içinde 4 farklı hocayla çalıştık sezonu 6. bitirdik
    *16-17 sezonu içinde 2 farklı hocayla çalıştık sezonu 4. bitirdik.

    yani bizim taraftarın derdi ne derbi kazanmak, ne şampiyon olmak, ne hem derbi kazanıp hem şampiyon olmak... hakikaten bizim taraftarın derdi ne? yıllardır sürekli sil baştan yaparak bi halt olunamayacağını halen anlayamadık mı?

    burada kimsenin fanboyluğunu falan yapmıyorum ama bu işler böyle yürümez, bir büyük takımda bu iş böyle yürümez. yarın tudor kovulsa gelecek kişi 2 başarısız sonuç alsa yine kimse arkasında durmayıp başka seçenek bakacak, tudor ile liderdik en azından falan diyecek ve bunu en çok diyen tudor'u en çok eleştiren isim olacak. çünkü malesef gördüğüm en samimiyetsiz, psikolojik olarak en ruh hali en kötü taraftar grubunu görüyorum ben 10 sezondur. medyadaki leş yiyici insanlardan hiçbir farkımız yok.

    buraya kadar yazdıklarımdan bu takımdan, hocadan memnunum anlamı çıkmıyor bu arada. tudor şu an için çok tecrübesiz bir hoca, başlangıç planı iyi olan ancak oyun gidişatını okuyamayan bir hoca ve kriz yönetiminde hiç iyi iş çıkarmıyor şu ana kadar. ancak bütün bunlara rağmen sezonu en azından tamamlaması taraftarıyım. galatasaray büyük bir camiadır, toparlanır, üst üste 5-6 maç iyi sonuçlar alır, kara bulutlar dağılır mesele o değil... mesele bu zamandan taraftarının nasıl kalkacağıdır. çünkü yönetim basiretsiz bir yönetim yani baskı zamanında ne yapacaklarını hiçbir şekilde bilmiyorlar ve burada iş taraftara düşüyor o yüzden.
  • 4905
    maalesef kredisini tüketti. bu dakikadan sonra takımın başında kalması hem bize hem kendisine zarar verecek. sorun büyük maç kaybetmesi vs. kesinlikle değil. ligde puan kaybetmemiz olası üç deplasman arka arkaya geldi ( trabzon başakşehir ve beşiktaş ). mesele bu maçların hepsinde golü yediğimizde maçın artık dönmeyeceğini bilmemiz. takım gol yedikten sonra dağılıyor ve reaksiyon gösteremiyor. özellikle 2 aralık beşiktaş galatasaray maçında 46'da muslera'nın sektirdiği topla yediğimiz golden sonra takım tamamen dağıldı. ilk yarıyı fena oynamadık, haddimizi bilerek ve deplasmanda olduğumuzu, beraberliğin işimize yaradığını bilerek oynadık. fakat cenk'in golünden sonra takımın fişi çekildi ve teknik heyet hiçbir şekilde oyuna etki edemedi. benim aklımın almadığı şey mental olarak bu kadar bitik olmamız. baktığımızda fernando, mariano, gomis , maicon, muslera gibi büyük maçları kaldırması gereken defalarca deneyimlemiş bir oyuncu grubuna sahibiz fakat adamlar yenilen golden sonra sıradan bir oyuncu grubuna dönüşüyor. sahaya karakter koyup maçı çevirebileceğimiz pozisyonlara girmeyi bırak olmadık yerlerde top kayıpları, topa basmalar, pas hataları yapıp fark yiyoruz. başakşehir beşiktaş'tan daha iyi oynadığı maçta bize 5 attı ve bu eksik kadrosuna rağmen başardıkları birşeydi. maicon adebayor yerine elia ile, denayer ise adebayor ile eşleşti ve tudor'un bu hatası ( ağır oyuncumuzu hızlı kanatla, daha çevik fakat savruk denayer'ı ise adebayor ile eşleştirmek ) bize pahalıya patladı. neyse sonuç olarak tudor iyi bir insan ve potansiyeli olan genç bir antrenör. sezon başında transfer döneminde belhanda hariç takıma oturmayan bir transferi yok ve çöplerin çoğundan kurtulduk sayesinde. ancak kendisiyle yollarımız şimdilik ayrılmalı ve kendisini bulabileceği bir takımda devam etmeli hayatına.
  • 4907
    tudor'u beğensem de müdahale konusunda bu kadar ayarsız bir adam gördüğümü hatırlamıyorum uzun zamandır.
    2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı'nın ikinci yarısında rodriguez neden çıktı anlayamıyorum. beşiktaş'ın arka arkaya 5-6 kere muslera'yla karşı karşı kaldığı 15 dk.da neden hiçbir değişiklik yapılmadı anlayamıyorum. "yedek de kim var ki oyunun akışını değiştirecek" diyebilirsiniz. o zaman da diziliş değişir, anlayış değişir. bir çözüm bulunur.

    bir de basın toplantısında atar gider yapan adam bu kadar mertse dünkü ikinci yarıdan sonra şapkasını alıp gitmeliydi bence.
  • 4910
    yerine gelecek hiçbir hocanın "bu kadroyu ben kurmadım" deme lüksü yok. çünkü bu kadroda mustafa sarp, umut bulut, barış özbek oynamıyor. ligin çok üstünde bir kadro. fena olmayan da 2-3 yedeğin var. türkiye kupası dışında yarıştığın bir kulvar da yok. yani ağlamayı gerektirecek bir şey yok.

    ikinci, tudor gitsin demek yerine cihat arslan gelsin demek değil. tudor gitsin, yerine şu takımı mental olarak hazırlayabilecek birisi gelsin. üçüncü terim dönemindeki kadro isim olarak hem bu yılki kadrodan kötüydü hem de aynı bu takım gibi yeni bir takımdı ama çatır çatır top oynuyordu. sahada basmadık yer bırakmıyordu. psikolojik olarak üstündü. kazanmak için adam yiyordu adam. hakem dövüyordu. şimdiki takım ise topu rakibe veriyor, 10 dakika onu izliyor, rakip müsade ederse 1-2 dk top oynuyor.

    ben bu pısırıklıktan, mental eksiklikten bıktım amk. haftaya akhisar maçında 5 gol atmışsın napayım ben o 5 golü. takım ortaya karakter koyamıyor karakter.
  • 4912
    baktım, hala gitmemiş veya gönderilmemiş. burada romantikliğe ya da kan istemeye gerek yok, ortada bir gerçeklik var; galatasaray, tudor'un düşündüğünden daha büyük. adam daha nerede olduğunun farkında değil, geçen haftaki basın toplantısında özellikle 1.5 puan goy goyu yaparken, bu farkındalık eksikliğini belli etti. taş yerinde ağırdır, bizim ağırlığımıza uygun bir taş lazım bize, deniz kabuğu değil.
  • 4914
    çıktığı 8 derbiden sadece 1 beraberlik alan adam. şaka gibisiniz cidden yeni takımmışız da bilmem neymiş.

    2011-12'deki takım da yeni takımdı ama nal toplatıyordu rakiplerine.

    fatih terim'i sevmiyorum ama adam kadıköy deplasmanından bir maçta 2-0'dan döndürüp galibiyeti kaçırdı (baroş'un direği) diğerinde beraberliğe bağlayıp şampiyon çıkarttı.

    mancini de hiç bilmediği ülkeye geldi, 6+0+4 gibi garabet sistemle uğraşıp kısa sürede 5 derbiden 4 galibiyet çıkarttı.

    ama 9.5 aydır takımın başında olan adamın zamana ihtiyacı var. :(

    savunanların aklı kesiyor mu ? 8 maçta 1 beraberlik almayı nasıl açıklıyorsunuz mesela ?

    iyi fizik yüklüyor diye pohpohladınız takım fizik olarak düşüşe geçmeye başladı 4-5 haftadır.

    mariano-yasin değişikliğiyle conte ilan ettiğiniz adam geriye düştüğümüz maçlarda far tutulmuş tavşan gibi kalıveriyor.
  • 4915
    yerine kalkıp da terim gelmeyecek, yabancı teknik adam ise oyuncuları ve ligi hazmedene kadar anadolu'ya saçma sapan puan dağıtacak, yarıştan kopacağız. yok heynckes bayern'i sezon ortası alıp uçurmuş da yok ft 11-12'de yeni takımı şahlandırmış da apalakasız argümanlar. heynckes bayern'i ve ligi çok çok iyi tanıyor, ft'nin ise o döneminde bjk ve başakşehir cücüktü, fb ise şike diye oyuncularını kaybetti.

    adamın derbi performansları tabi ki de rezalet ama 3-4 ayda takım olunmaz. benim kızdığım nokta beşiktaş maçı değil, başakşehir ve trabzon maçlarını okuyamaması, fenerbahçe maçında müdahale edememesi. kredisini böyle bitirdi. bu yüzden sezon sonu oturur yolları ayırırsınız fakat kredisinin bitmesi de şu vakitte yerine daha iyi birinin geleceği anlamına gelmiyor.
  • 4919
    kendisi kovulsa şu saatten sonra kimi getireceğiz? kovulacaksa avrupa maçı hezimetinden sonra kovulmalıydı. galatasaray yıllardır plansızlık ve programsızlığın kurbanı oldu. tudor'un gelmesi bile planlı değildi. resmen piyango gibi teknik direktör tercihleri yapılıyor.

    bu takıma yabancı hoca düşünüyorsan alman olacak. en kötü alman bile bu takımla uyum sağlıyor. o da mı olmadı, fransız getireceksin. kulübün kimyasına uygun yabancı getirmek gerek. türk olarak zaten fatih terim'den başkası olmuyor.

    tudor'un elbet yanlışları var. bunu görmemek çılgınlık olur. ama şunu da unutmamak gerek. ligimizde yabancı teknik direktörler başarılı olamıyorsa, yardımcılarının da berbat olduğundan dolayıdır. galatasaray'a öncelikle iyi bir yardımcı antrenör gelmeli.

    görünen o ki kendisi ile devam edeceğiz. yenildiği takımlar aslında yenilmesi doğal olabilecek takımlardı. ama bizi üzen o takımlara ezilerek yenilmesi. şu fenerbahçe, en berbat olduğu dönemde bile bu şekilde madara olup yenilmiyor. resmen beşiktaş ile yer değiştirdik. yılların loser takımı beşiktaş, artık koltuğu galatasaray'a devrediyor. işte en acısı da bu.
  • 4920
    sezon ortasında göndermek olmaz. ne zaman sezon ortasında teknik direktör değiştirsek daha ağır batırıyoruz. sezon sonuna kadar kalmalı. belki durum da düzelir. büyük maçları oynatamamaya devam ederse kesin gönderilmesi lazım. avrupa kupalarında böyle oynayamayız. rakibin eksiklikleri ve hatalarına göre oyun kurmaktan kendi oyun karakterimizi kaybediyoruz. 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçında da rakibin kapanan takımlara karşı nasıl zorlandığını fark etmiş ve buna göre bir futbol oynatmış. habire kapandık, resmen maça 0-0 bitsin diye çıkmışız. ilk golü yediğimizde de dağıldık.
  • 4922
    sezon ortası göndermek olmaz, olmazda adam kendini kendini gönderecek böyle giderse.
    haftaya akhisar ile oynayacağız. anadolu takımı, içeride iyiyiz falan ama kaçımız kesin galip geliriz diyebilir? şahsen ben diyemiyorum. uluslararası oyunculardan oluşan takımımız farkında mısınız ama mental anlamda tam anlamıyla çöktü. başakşehir, trabzonspor, beşiktaş maçlarının ikinci yarıları düştüğümüz durumlar içler acısıydı. sene başındaki havamızdan eser kalmadı. resmen gazı kaçmış gazoz gibi olduk. sahadaki manzara mağlubiyetten daha acı ve umut kırıcı.
  • 4923
    devre arasına kadar kalan tüm maçları kazanırsa hem bizim hem kendisinin motivasyonu geri gelecektir. son dönemde konuşulanlar ile kendisi de çok strese girdi. iyisiyle kötüsüyle devre arasına kadar beklemek lazım. geri kalan maçların hiçbirinde fire vermezse sezon sonuna kadar beklemeliyiz. olur da vu maçlarda mağlubiyet veya beraberlik gelirse işte o zaman iş değişir.
  • 4924
    dün yaptığı basın toplantısı her şeyin özeti. geçen hafta 1,5 adana, 3 lahmacun siparişi veriyordu bu hafta afiyetle yedirdiler. yine inönü stadında beşiktaşa 07-08 sezonunda yenilmiştik ve kalli hiç bir şey oynayamayan takıma direkt faturayı kesmişti. kendisi zaten hastalık mevzusuna takımın başında maçlara çıkamıyordu, tudor da farklı değil. galatasaray o sene son 6 haftada 6 galibiyet almış ve hocasız şampiyonluk yaşamıştı, bu arkadaşla devam ederek hocasız şampiyonluk 2’yi hedef koyduğumuzu anlıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın