resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:Tottenham
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 2980
    1 sene sabredilmesi gereken hocaymış, yahu bu sosyal medya taraftarlarına tav oluyorum gerçekten. neyine sabredilir bir adamın mesela? geçmişte başına geçtiği takımlarla yaptığı çıkışlara. peki bu arkadaşımız ne gibi başarılara imza atmış hep birlikte inceleyelim;

    takım: hajduk split (hırvatistan liginin dinamo zagreb ile birlikte en güçlü takımı)

    29 nisan 2013'te, 2012-2013 sezonu sonlarına doğru hırvatistan kupasında başarılı sonuçlar alan, fakat ligde bekleneni veremeyen miso kristicevic'in yerine takımın başına getirildi. başa geldiği sırada hajduk şampiyonluk yarışından kopmuş, hırvatistan kupasında ise finale kalmıştı. oynadığı 6 maçta 2 mağlubiyet 2 galibiyet 2 beraberlik aldı. aynı sezon hırvatistan kupasında miso kristicevic ile finale kalmış olan hajduk finalde rakibini 2-1 yenerek kupayı kazandı. tudor'un kariyerindeki tek kupa budur.

    asli olarak takımı tam olarak planlı çalıştırdığı sezon; 2013-2014 ve 2014-2015 sezonunun yarısıdır. bu iki sezonun istatistiklerine gelirsek;

    görev süresi: 646 gün
    toplam çıktığı maç:69
    galibiyet: 32 mağlubiyet: 19 beraberlik: 18

    2013-2014 sezonunda lig sıralaması: 3.
    lider ile arasındaki puan farkı: 22
    ikinci ile arasındaki puan farkı: 11

    2014-2015 sezonunda lig sıralaması: 3.
    lider ile arasındaki puan farkı: 38 puan
    ikinci ile arasındaki puan farkı: 25 puan

    takımdan ayrılık sebebi:2014-2015 sezonunu tamamlayamadan gönderildi. gönderilme sebebi olarak oyuncularla ve bazı yöneticiler ile sorun yaşadığı açıklaması yapıldı. son 13 hafta kala takımı bıraktı. yukarıdaki istatistik takımın sezon sonu lig sıralamasıdır. bu sezon bulunduğu süre içinde 23 resmi lig maçına çıktı. bu maçlardan 10 galibiyet, 6 beraberlik, 7 mağlubiyet aldı.

    takım: paok

    2015-2016 sezonunun başında takıma katıldı. sezonu tamamlayamadan yoğun taraftar tepkisi sonucu takımdan kovuldu.

    görev süresi: 252 gün
    toplam çıktığı maç: 45
    galibiyet: 17, beraberlik: 17, mağlubiyet: 11

    2015-2016 sezonunda lig sıralaması: 4.
    lider ile arasındaki puan farkı: 40 puan
    en yakın rakibiyle arasındaki puan farkı: 9 puan

    takımdan ayrılık sebebi: yunanistan süper ligi ve avrupa liginde alınan kötü sonuçlar akabinde, taraftarın tepkisi sonucu oyuncularını suçladı. bu davranışı ile paok'un tecrübeli futbolcusu ve taraftarın gözdesi dimitar berbatov ile sorunlar yaşadı. bunun üzerine berbatov'a ilk 11'de görev vermemeye başladı. (yabancı gelmiyor değil mi?)

    8 maçta sadece 1 galibiyet alması üzerine, oyuncuları ceza olarak otelde sabahlattı. bu olay bardağı taşıran son damla oldu ve taraftar çileden çıkarak paok tesislerini bastı. tudor'a küfürlü tezahüratlar yapan taraftarlar, tudor'un arabasına saldırmaya varan tepkiler gösterdiler. bunun üzerine paok yönetimi olağan üstü toplanarak, hırvat teknik adamın görevine son verildiğini açıkladı.

    kariyer özeti: teknik, taktik bilgi yetersizliğini geçtim, adam kafadan sorunlu. her takımda takımın lider oyuncularıyla ve diğer oyuncularla sorunlar yaşamış. suçu kendisinde arayacağına, oyuncuları saçma sapan cezalandırma yöntemine gitmiş. paok'tan ayrılış şeklinin bir benzerini bizde yaşayacakmış gibi geliyor bana.
  • 2981
    20.07.17 östersunds maçinda yüz ifadesinden ne kadar da çaresiz, plansiz oldugu belli oluyordu. yol yakinken dönülmesi taraftariyim.

    39 ya$inda ne kadar futboldan, teknikten, taktikten, antrenman metodlarindan, kadro mühendisliginden anlayabilir ki bi adam?

    elinde bir bruma ve sneijder'de yok, çiksin 1-2 maç kurtarsin. takim ruhu olu$turmasi $art ve bunun için önce kendini sevdirmesi gerekir.

    bu adam bildigin antipatik dostum. ben bile sevmiyorum, ki ben herkesi sevebilme özelligine sahibimdir.

    kötü günler bizi bekliyor. eger $imdiden bir hoca ile anla$ilmazsa bunu devre arasi gönderirler ve geçen sezonun aynisini ya$ariz.
  • 2982
    20 temmuz 2017 galatasaray ostersunds fk maçı'na kendisini desteklediğim ama artık galatasaray teknik direktörü olması için çok fırın ekmek yemesi gerektiğini gördüğüm genç teknik direktör.

    öncelikle avrupa kupaları bu camianın olmazsa olmazı ve geçtiğimiz yılı boş geçtikten sonra bu seneyi de boş geçecek olmamız bile kendisinin gönderilmesi için başlı başına bir sebep. kaldı ki her şey bununla bitmiyor. kendisi galatasaray gibi bir takımın teknik direktörü olarak yapmaması gereken açıklamalar yapıyor. misal ikinci ostersunds maçından önceki basın toplantısı. '4 yeseydik bile 5 atacağız' demek başlı başına facia. tamam iddialı olabilirsin ama bu kadar içi boş konuşulmaz. sen barcelona gibi çok güçlü bir oyun yapısı olan, skoru her an değiştirebilecek 7-8 tane üst düzey oyuncuya sahip değilsin ki. neye göre bu açıklamayı yapıyorsun? tribüne gelecek 50.000 adamın bir sinerji oluşturacağını mı düşünüyorsun? muhtemelen öyle düşünüp gaza geldi ama sonuç olarak hüsranı yaşadık. evet iddialı olabilirsin, olmalısın da ama bunları daha normal cümlelerle ifade etmelisin. 'rakip bizden küçük, normal şartlarda ikinci maça bile kalmaz, şöyle öperiz böyle severiz.' ulan bugün seninle barcelona bile oynasa rakibin hocası çıkıyor diyor ki 'çok dikkatli olmalıyız, çok etkili oyuncuları var, vs vs'. lakin herkes biliyor ki galatasaray'la barcelona rakip olsa iki maçta da barça bize 5 atar. yine de adamlar seni hafife alacak ya da küçük görecek hiçbir şey söylemez. rakibi ayrıca hırslandırıp daha da fazla motice etmek istemez. bunlar stratejik açıklamalardır, çok dikkatli olmak sakin kalmak gerekir.

    2007 yılında karl heinz feldkamp master'ımız ikinci kez takımın başına geldiğinde avrupa ligi ön elemesinde nk slaven koprivnica'yı eleyip grup aşamasından önceki son elemede isviçre ekibi fc sion'la eşleşmiştik. ilk maçımız deplasmandaydı ve 1 gün önceki maç basın toplantısında feldkamp'la bir gazeteci arasında şöyle bir diyalog olud.

    g: fc sion teknik direktörü galatasaray'ı favori gösteriyor. ne diyorsunuz?
    f: istanbul'a geldiklerinde biz de onları favori gösteririz.

    ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? bunlar çok ince, çok güzel dokundurmalardır. bir turun favorisi siz olduğunuzda 'ezer geçeriz, 5 atarız, kaldırıp kaldırıp vururuz' demek sizin takımınızdan başka takım tanımayan aşırı fanatiklerin işidir. siz büyük bir camianın teknik direktörü olarak tabiki de her zaman iddialı olmalısınız ama basının karşısına, sizi dinleyen rakipleriniz de olduğu bir ortama çıktığınızda yapacağınız konuşmaları dikkatle ve özenle seçmelisiniz.

    sözün özü şudur ki, basın karşısında bile bu kadar keskin olan bir adam kim bilir takım içerisinde neler yapıyor? tolere edilebilicek onlarca şeyi muhtemelen bu saçma egosu yüzünden etmiyor, herkesle arasını açıyordur. evet takım ve oyuncular yetersiz ama bu işler günümüz futbolunda höt zöt'le düzelmez. eski kafalı bir antrenör olabilirsiniz, juventus zamanlarında gördüklerinizi burada bire bir yansıtmak isteyebilirsiniz ama kenarlarınız biraz yumuşak olacak artık. futbol dünyası 10 sene önceki gibi değil. gelenekçi kafada olacağınız yerler elbet vardır ama modern, günümüz kafasında olmanız gereken şeyler de mutlaka olmalıdır. yoksa galatasaray gibi büyük camiaların hocası olabilmek mümkün olmayacaktır.
  • 2983
    bir teknik direktöre şans vermek için sahada olumlu şeyler görmekten yana olduğumdan mütevellit(ohh kullandım) gitmesi gereken td. şimdi bu adam geldiğinden itibaren olumlu ne yaptı ? ben hatırlamıyorum facia denemeleri oldu. kondisyon diye yırtındı köy takımı içimizden geçti. en önemli silahları küstürdü gönderdi. ben bu adama niye şans veriyim. mesela jor geldiğinde felsefe ile geldi top bende kalsın gol atarım kafasındaydı ki gayette iyi gitti. en azından felsefesini bir ölçüde uyguladı.
    mesela denge geldiğinde ben birşey yapamam dedi 2 maç burak'ı forvet arkası yaptı ofsayttan kurtardı sonra eski 4-2-3-1 dönerek tamamen yıldızlara bıraktı işi onlar bitirsin diye sadece gazladı.
    mustafa denizli tamamen rezildi hiçbirşey denemedi ve kaos bıraktı destek görmedi.
    prandelli ise oyuncu kurbanı oldu yine ufak denemeler yaptı ve gitti ama takımı liderin dibinde bıraktı hatta liderdi.

    bu arkadaşda hiçbirşey yok niye destek alıyor anlamıyorum.
  • 2985
    vitor pereira'dan daha kötü teknik adamdır. neden? pereira monaco'ya elendi lan. monaco. geçen sezonun fransa şampiyonu monaco. bıraktı adam. bu adam östersunds'a elendi hala kırk takla atar istifa etmemek için. bu adam, liderliğin yani teknik direktörlüğün en önemli vasfının ne olduğunu idrak edememiş. arkadaşlar, romalı kardeşlerim; takipçileri için bir liderdeki en önemli şey karakterdir, şahsiyettir, sarsılmaz iradedir. onun bunun eğip büktüğü, istediği tarafa çektiği, bir gün öyle bir gün böyle bir adama kimse inanmaz. kimsenin inanmadığı bir adamın başarılı olması da imkansızdır. bu saatten sonra ağzıyla kuş tutsa kimse artık umursamaz onu. bitti. güvenilirlik, şahsiyet uzun yıllar süren, büyük emekler harcanarak oluşturulan şeylerdir. yok edilişi de tıpkı yangını çıkaran bir kibrit gibi anlık olur. o saatten sonra hayır gelmez artık. tudor o raddeyi aştı.
  • 2986
    bence yarın kovulacak.

    sebeplerine gelince:

    1) dursun özbek ne zaman hocamızın arkasındayız dese kısa sürede hocanın işine son veriliyor.

    2) yarın salı ve yönetim kurulu toplantısı günü. ilginç olan, takımın yarın da antrenman yapmayıp izin yapacak olması ve antrenmanın çarşamba günü olması.

    sonuç olarak çarşamba günkü antrenmana yeni hocamızla çıkabiliriz.
  • 2989
    yerine yıllardır ıkınıp getiremedikleri thomas schaaf'ı getirecekler galiba. öyle bir muhabbet dönüyor.

    schaaf, tudor'dan bin kere teknik direktördür ama yine memnun etmez. werder bremen ile şampiyonluğu olsa da başa güreşen takımların teknik direktörü olmadı hiçbir zaman.

    ama iyi bir takım kurulursa onu yönetir. disiplinlidir. çalışmayana forma vermez. hiç kimsenin de suyuna gitmek zorunda hissetmez. alman bir kere.
  • 2990
    geldiği günden bu yana oynattığı oyunda gram ışık yok. takıma antrenmanlarda ne çalıştırıyor, nasıl hücum antrenmanı yapıyoruz bilemiyorum ama bu zamana kadar organize bir atak yaptığımızı hatırlamıyorum. resmen takım kendi haline bırakılmış da çıkın oynayın denmiş gibi. sokaktan rastgele 11 adam toplasanız, daha toplu bir oyun sergilerler. ciddi anlamda hücum edemiyoruz, başımızda kalmak istiyorsa ilk bunu düzeltmeli.
  • 2994
    prandelli'den bu yana galatasaray'ın bir teknik direktörü hakkında bu kadar negatif hisler beslememiştim. hamzaoğlu çapsızdı, yönetime "benim oyuncularım iyi, transfere gerek yok" deyince yönetim "hay ağzın bal yesin hocam" deyip havalara uçtu. adamın istediği hepi topu üç oyuncu oldu, üçüncüsünün evraklarını yetiştirmeyi bile beceremediler. sonra işler kötü gidince "sen kimsin takımın geleceğine karar veriyorsun, umut'la sözleşme uzatmak sana mı düşmüş" deyip kovdular.

    mustafa denizli zihnen futboldan kopmuştu. karnı tok sırtı pekken zor durumdaki galatasaray'ın başına geçti ama çok kötü bir performans gösterdi, adeta kendi kendini rezil rüsva etti. artık televizyona bile çıkamıyor. ona kızmadım çünkü bu rezilliğe kendisi de utanıp altıncı ayı doldurmadan istifa etti.

    riekerink galatasaray'a tevazuyla hizmet etti. taktiksel bir esnekliği yoktu, bütün oyun planı sneijder'e bağlıydı ama sneijder iyi performans gösterdiğinde gayet iyi sonuçlar aldı. biraz daha otoriter olabilse, ortasahaya de jong yerine doğru dürüst bir adam aldırsa belki de şampiyonluk yarışından kopmayacaktı.

    tudor ise galatasaray'ın başarısından çok kendi kafasındaki planı önemsiyor. sırf egosu yüzünden bruma'yla da sneijder'le de takışıyor. tek düşüncesi çok koşan ve mücadeleci bir takım yaratmak. fakat takım topu kazanınca ne yapacağına dair bir fikri yok. fatih terim'e hücum planları çalıştırmıyor, kaotik hücum yaptırıyor diye kızardım, tudor ise yıldız bir oyuncu sazı eline almadıkça hücum yaptıramıyor bile. ortaya koyduğu iş orta sıralara oynayan bir anadolu takımı seviyesinde, fakat havasına baksan mourinho sanırsın.

    rize maçından önce bruma'yı kadrodışı bıraktı puan kaybettik. başakşehir maçında podolski ve sneijder'i yedek bıraktı kaleye isabetli şut atamadık. kasımpaşa maçında bruma'yı oyundan çıkardı mağlup olduk. bu kadar olumsuz tecrübeye rağmen hala yıldız oyuncularla takışan, östersund'a iki maçta bir gol atarak elendikten sonra "skor hariç neyi beğenmediniz" gibi angutça bir soru soran adamın bu koltukta oturmasını şahsen kabul edemiyorum. cerrah olsa öldürdüğü hastanın yakınlarına "ölüm hariç neyi beğenmediniz, on numara ameliyat yaptık aslında" diyecekmiş belli ki.

    muhtemelen "kovarlarsa kovsunlar, kariyerimin başındayım her türlü iş bulurum, ama madem bu koltuğa beni oturttular her şey benim istediğim gibi olacak, işlerine gelirse" mantalitesinde. bu kadar geçimsiz ve sabit fikirli bir adamın takımı mahvedeceğini görmek zor değil.

    "şu kadar yılda şu kadar hoca değiştirmişiz, artık dişimizi sıkıp hocaya sabredelim" cümlesi de doğru gözükse de çok önemli bir noktayı gözardı ediyor. dünyada yüzlerce teknik direktör varken mevcut teknik direktörle anlaşılmasının `asli sebebi neydi?başarılı olması mı? ucuz olması mı?`

    başarılı olmasıysa galatasaray'da da başarılı olması için elbette sabrederiz. ama "karabük'e iyi top oynatıyor, fazla para da istemiyor, gelsin bir deneyelim" dediğimiz adamın tercih edilme sebebi potansiyeli değil maliyetidir. ha, tudor geldiği günden bu yana gelişim gösterseydi isterse siirtspor'dan gelsin ben yine sabrederdim. "başarısı yok ama olması muhtemel" derdim. ama adam takımı uçurumdan aşağı götürüyor. böyle yüksek maliyetlere kurulan bir takımın başına tudor gibi birini görevlendirmek büyük hata olur.
  • 2995
    görünen köy klavuz istemez sözüne muhattap olan galatasaray teknik direktörü.

    evet iyi bir futbolculuk kariyeri olabilir, türkiye ligine geldiği ilk sezonunda adından söz ettirebilecek bazı verilere de sahip olabilir ama galatasaray teknik direktörlüğünü layıkıyla yapabilme mertebesine erişebilecek en ufak bi ışık ne öncesinde ne de bize imza attığı tarihten bu güne gösteremedi. milyonlarca taraftarı olan büyük kulüpleri yönetebilmek teknik taktik dışında yıldızlardan verim alabilmeyi, egonuza yenilmemeyi, taraftarı karşınıza almamayı, basın ve medya gücünü de yönetebilmeyi gerektirir. takımın taktiğini anlayabilmek bi yana ıgor tudor'da bu saydığım diğer özelliklerden herhangi birini görebilen varsa beri gelsin.

    geçtiğimiz sezondan başlarsak, kötü performansının bazı hak verilebilecek tarafları vardı. kadroyu kurmamış olması, hem yönetimsel hem takım içi huzursulukların ayyuka çıkması vs vs... fakat geçen sezon oynadığı tüm kalbur üstü rakiplere karşı gol dahi atamamasının hiç bir bahanesi olamaz. elbette geçen sezon kadro mühendisliğinde büyük yanlışlar vardı, takımın dinamizm eksikliği orta saha problemleri berbat defans kurgusu hepimizin bütün sezon kahrolmasına sebepti ama büyük maçlarda hiç bir varlık gösteremeyip gol dahi atamayacak bir kadrosu yoktu galatasaray'ın. bunlar yetmezmiş gibi bruma ve sneijder'le olan problemleri, onları kazanmak yerine rencide edici şekilde savaş açması.

    biraz taktik, diziliş konuşursak da, gelir gelmez 3lü defans kurgusuna geçip aslında biraz bizleri de heyecanlandırmıştı. koşu mesafelerinde de daha yukarı çıkmaya başlamıştık, takımda nihayetinde kötü giden şeyleri düzeltme adına gözle görülür bi değişiklik olacaktı, ama ne olduysa değişim çabaları da saman alevi gibiydi, eski düzene döndü hatta eskiden daha da kötüye gitti takım, büyük maçlardaki kötü oyunlar, kötü giden maçlarda oyuna müdahele edememe ve gelinen noktada temmuzda avrupa kupasından elenen bir galatasaray.

    aslında kaderi başından belli, malum 5 tane hocayla çalışan, zaman kazanmak için sürekli hoca değiştiren tarihimizin en kötü yönetimiyle çalışmakta. bu yönetimin tudor'un her dediğini yapacak, kadroyu tamamen onun kurmasına izin verecek olmasına inanacak kadar saf değilim. işler daha da kötüye gittiğinde gönderilip kötü ilan edilecek ve yönetime kalkan olacak.

    umarım haksız çıkarım da kazanan galatasaray olur.
  • 2996
    sneijder oyun planıma uymuyor dediğine inanmak istemiyorum. nasıl bir oyun planın var ki östersunds'a karşı pozisyona giremiyorsun abi?

    yönetimin maşalığını yaptığına inanmak istiyorum ama değer mi buna da be? mecbur musun sen bu adamlara, gidersin ülkene kafan rahat takılırsın, yerli olsan derim ki başka çaresi yok, mecbur kaldı. ama burayla tek bağın, mesleğin.

    bu yüzden inanmıyorum sneijder'i kendisinin istemediğine.
  • 2998
    kendisi gelirken beslenilen boş umutları gördükçe üzülerek söylüyorum ki, taraftar kitlemizin ne kadar etiket meraklısı olduğunun resmidir. buna kimse şahsi alınmasın, ne yazık ki hepimiz yer yer bu durumdayız.

    kimi, tudor'un sırf conte ve zidane ile aynı takımda oynadı diye, aynı teknik adamlık kabiliyetleri taşıdığını düşündü. kimi hırvatistan ve dolayısıyla balkan alt yapısına hakim biri olduğunu. kimi de harika bir kondisyoner olduğunu zannetti.

    halbuki bu adam daha gelmeden önce, geçmişi hakkında minik bir araştırma yapsaydınız, kalibresinin ve yetersizliğinin farkına varırdınız. kendisinin özellikle paok kariyeri neredeyse galatasaray ile bire bir aynı. orada başta berbatov olmak üzere, yıldız oyuncularla sorunlar yaşamış ve her mağlubiyetin ardından suçu başkalarında aramış. özellikle berbatov'u oynatmayarak, takımın hücum gücünü inanılmaz derecede düşürmüş. ligin ikinci yarısında ise arka arkaya 8 maçta sadece 1 galibiyet alınması üzerine, taraftar galeyana gelerek kendisinin istifasını istemiş. arabasına saldıracak düzeye dahi gelmişler. tudor ise futbolcuları suçlayarak, onları otelde sabahlatma cezasına çarptırmış. yönetime topu atarak takımın yetersiz olduğunu, zamana ve transfere ihtiyacı olduklarını söylemiş. akabinde paok yönetimi kendisinin istifa etmeyeceğini anlayınca, acil bir toplantı yaparak görevine son vermişler. bıraktığında paok 4.sırada ve liderin 38 puan gerisindeymiş. keza daha öncesindeki hajduk performansı da(hajduk hırvatistan liginin en büyük 2 takımından biridir) aynı şekilde rezalet.

    karabük'te bir galatasaray, bir de beşiktaş maçı kazandı diye, sosyal medya taraftarının gazına gelmeden önce şu araştırmayı yapılsaydı her şey çok daha farklı olurdu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın