• 7726
    sosyal medya genelinde (malesef tribün diye bir şey kalmadığı için artık taraftar=sosyal medya taraftarı) iki özellik barındırır.
    1) devamlı ve her pozisyonda hakemden şikayet etmek.
    2) tüm galatasaraylı yorumcuların nefret ettikleri fenerli yorumcular gibi fanatik militan olmalarını beklemek.
    bu açıdan fenerbahçe taraftarından farkları bulunmamakta.
    (bkz: yok aslında bir farkımız ama biz osmanlı bankasıyız).

    bir de futbolu mahallede ve tribünde değil bilgisayar oyunlarında öğrenen yeni nesil taraftar profilinin bir özelliği:
    iyi ve ucuz bir futbolcu almışız, mesela muhammed veya kerem aktürkoğlu, yaklaşım "abi süper iki sene sonra bunu iyi paraya satarız" şeklinde. bir kişi de demiyor ki, bu adam 10 sene bize hizmet etsin, bayrak oyuncumuz olsun, o on senede 9 şampiyonluk kazandırsın. sanki parası kendi cebine girecek.
  • 7727
    medyayı, iktidarı, muhalefeti, sermaye sahiplerini, sosyal medyayı, taraftar gruplarını, kulüplerin iç yüzünü ve bürokrasiyi gerçek anlamda tanımış ülkedeki 2-3 topluluktan biri. bu yüzden ülkede pozitif bir değişim ve gelişim olacaksa buna vesile olacak bir kaç topluluktan birisidir.

    sosyal çevresinden veya sosyal medyadan kabul görmek için, desteklediği veya sempati duyduğu siyasi ya da popüler figürlerin karşısında yer almamak için ve galatasaray'ı desteklenecek bir kulüp olarak değil de destek göreceği menfaat kapısı olarak gördüğü için üç maymunu oynayan kişiler yukarıdaki tanımdan muaftırlar.
  • 7728
    saniyorum ki sampiyonluk yarisinin kizismasinin adrenalininden olsa gerek cok ciddi sekilde tarafli yorumlar yapan bir grup ortaya cikti ve bence bize faydali da olmuyor bu grup.

    ornegin 27 şubat 2021 galatasaray bb erzurumspor maçında galatasarayin attigi 3. gol net olarak el nedeniyle iptal edilmeliydi ve edildi. ama ben sozlukte ve sosyal medyada bu pozisyonda hakemin bize kumpas yaptigini ve goz gore gore golumuzu yedigini iddia eden o kadar cok yazi gordum ki.

    bu tarz durumlar sadece bizi geriye goturur, oysaki biz gordugumuzu kendimize yontmadan da yorumlayabilmeliyiz.

    ornegin mete kalkavanin kotu bir hakem olduguna katiliyorum. ama her pozisyon icin bizi katletmeye geldigi yorumlarina cok kulak asamiyorum. adam bugun bize bariz sekilde zarar vermek istese 2. golumuzu vermezdi. bence arda her ne kadar hareketini sonlandirsa da topa dogru hareketlendigi ilk noktada savunmacilari yaniltiyor. bu kuralin dogru kullanilip kullanilmadigi veya kural kitabina gore kararin dogru veya yanlis oldugu hakkinda degil yorumum. sadece sunu belirtmek istiyorum ki mete kalkavan istese gri duran bu pozisyonu cok rahat iptal edebilirdi. ama etmedi. benzer sekilde 3. golde de bariz bir el varken bunu iptal etmesi gayet normaldir.

    velhasil biz gorduklerimize fanatizm gozluklerinin arkasindan bakarsak antudan farkimiz kalmaz. bir cok okurun burayi sirf izleyemedigi bir mactan sonra hakikaten objektif yorumlamalar okumak icin girdigine eminim. ben bir cok oyuncunun basligina acaba bu adam neymis diye girip uzun uzun okuyorum ve fikrimi olusturmamda sozlugun ciddi bir payi oluyor. bence bu durumu her konuda saglamak hepimizin gorevi olmali. tabiki biz taraftariz ve tabiki %100 objektif olmayacagiz hic bir zaman. ama fanatizmden gozu donmus sekilde de yorumlamayalim biseyleri, sozlugun kalitesi icin bunun onemli oldugunu dusunuyorum.
  • 7729
    onyekurunun attigi golun iptal edilmesine degil de inceleme sonunda rakip futbolcunun onyekurunun koluna vurdugunu gormesine ragmen, gol iptalinde elle oynama karari cikmasina tepki gosterse daha mantikli olacak olan taraftardir. ilgili pozisyonda elle oynama oldugu icin gol iptali zaten dogrudur, olmasi gereken ceza sahasi cizgisi civarindan frikik kullanmamiz idi. kisacasi fenerliler gibi ayricalik pesinde kosmayalim, esitlik pesinde kosalim.
    (bkz: 27 şubat 2021 galatasaray bb erzurumspor maçı)
  • 7730
    her zaman daha iyisini isteyen ve işler iyi giderken bile eleştiri yapan taraftar. bu gerçekten çok hoşuma gidiyor. ligin zirvesindeyiz, 8'de 8 yapmışız, bunu yaparken 18 gol atıp sadece 3 gol yemişiz ve bu 8 maçın 5 tanesinde kaleyi gole kapatmışız. ama buna rağmen son 2 maçtaki oyunu beğenmeyip "daha iyi olmalı" diyebiliyoruz. fener böyle seri yakalasa fenerliler dünyanın en iyi takımı falan ilan ederdi kendini.
  • 7731
    burak elmas başlığındaki yorumlara bakınca anlaşılacağı gibi hala ali koç profilinde, yani çok zengin, soyadı çok önemli bir başkan adayı isteyen taraftarımız.

    neymiş burak elmas ali koç önünde ceket iliklermiş, neymiş marka isim değilmiş, neymiş serdar ali çelikler denen zat burakcığım diyormuş oynatırmış, işsizmiş... ne kadar ayıp ve yanlış yorumlar.. neymiş listesini şimdi niye açıklamış iyi niyetli değilmiş... seçime sadece 2 ay kaldığı için olabilir mi acaba? takım niye etkilensin bundan? seçim olacağı başkan adayı çıkacağı belli.. sanki darbe yapıyorlar.. listesini açıklamasa daha listesi bile yok diyecektiniz..

    ali koç türkiye'nin en marka isimlerinden biriydi.. görüyoruz halini.. iyi yöneticilik isimle değil iyi yöneticilik vasfı ile olur... burak elmas da yıllarca ceoluk yapmış birisi... ve gerçekten yönetiminde çok değerli isimler var..

    bu arada remzi sanver başlığında da çok garip yorumlar gördüm.. masonluğu suyun karşı tarafı tarafından kullanılabilirmiş.. biz korkuyor muyuz onlar şunu der vs diye? onların eleştirilerine göre mi hareket edeceğiz kulüp olarak? ya da sizin masonluğu bilmemenizden kaynaklı kendi hüsnü kuruntularınız mı? türkiye'nin en önemli ekonomistlerinden, hocalarından biri yönetime giriyor diye sevineceğimize, konuşulan şeylere bak..
  • 7732
    kendi ali koç'unu bulmaya çalışan, isteyen taraftar topluluğudur. kişisel servetinden kulübe milyonlarca € kasa kolaylığı sağlayıp kulübü şahıslara borçlandırarak delirmiş gibi transfer yapacak, rakiplere transfer çalımları atacak başkan isteyen taraftar topluluğudur. çok şükür ki galatasaray camiası parası olanın parası olduğu için gelip başkanlık yapabileceği bir camia değil.
  • 7733
    psikolojisi vahim durumda. kulübü liseli bir başkan yönetecek diye ödleri kopuyor. +100 senelik kulüp, tarihinde hiç liseli ya da liseli olmayan birisi tarafından yönetilmedi zaten. sonsuza kadar mustafa cengiz yönetmeli. taraftar böyle liseli-liseli değil ayrımı yaparsa liseliler de aynısını yapar. bir daha liseli olmayan adam göremezsiniz yönetimde söyleyeyim. bugün bakıldığında galatasaray yönetiminde, başta başkan olmak üzere liseliler de liseli olmayanlar da görev yapıyor. taraftar istiyor ki liseliler ölsün, bitsin, gitsin. hayır, yönetmek taraftar kadar liselilerin de hakkı, liseliler öcü değildir. taraftar zaten başkanlık seçimlerine etki ediyor, illaki oy kullanmak zorunda değil. bunun örneklerini defalarca gördük.

    bu arada burak elmas liseli diye istenmiyor ama avusturya lisesi mezunu kendisi *. profil olarak da liseli tanımına uymuyor. kulübü biraz takip etseydiniz yarsuvat'ın ve diğer bazı üyelerimizin burak elmas'a çok da sıcak bakmadığını, daha farklı adaylar üzerinde birleşilebileceğini ve kendisiyle geri çekilmesi üzerine konuştuğunu bilirdiniz. bulsam link ekleyecektim ama şu an bulamadım. biraz araştırırsanız çıkacaktır.

    anlayacağınız kulüp üzerinde etkili olsa da yönetim anlamında etkili değiller ve bu taraftarı gerçekten sinir ediyor. ben ise zevk alıyorum. taraftarın seçimlere katılabilmesi isteniyor. sorarım kardeş, yönetimdeki isimleri nereden biliyorsun, neye göre oy kullanacaksın? hiçbir şey bilmiyorsun tabii ki. liseliler(şu anın galatasaray üyeleri) ise biliyor. onların içinden çıkıyor adaylar çünkü. o yüzden isterseniz linç edin, ben taraftarın yönetimde söz sahibi olamamasından oldukça memnunum(dolaylı yoldan oluyorlar aslında ama tatmin etmiyor sanırım. taraftar liselilerden daha fazla ego sahibi). dursun özbek çok büyük bir yanlıştı kabul ediyorum ama kulüp indirmesini de bildi. 100 seneden fazladır yönetim biçimi belli olan sistemi dursun üzerinden vurmak anlamsız. ben de size taraftarın/halkın seçimlere katılabildiği ama durumu hiç de iyi olmayan diğer takım, ülke ve kuruluşların isimlerini sayabilrim o zaman. liselilerin içinde rakip takım taraftarı varmış. kulübe taraftar girişi olsa hepsi galatasaraylı olacak zaten. bugün fenerbahçe'nin içerisinde azımsanmayacak sayıda galatasaray ve beşiktaş taraftarı var, bunu engelleyemezsiniz.

    kıssadan hisse anlamsız bir savaş var şu an. megalomanyak bir kitle istiyor ki her şey kendi istediği gibi olsun. hayır, her şey herkesin istediği gibi olamaz. bunu kabulleneceğiz. taraftar da asla yönetimde doğrudan söz sahibi olamayacak. seçimlerde oy kullanamıyor olmak galatasaray'ın hepimizin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. taraftarın da artık saçma sapan komplo teorileri üzerinden yorum yapmayı bırakması gerekiyor. yok masonmuş, yok farklı takımda hissesi varmış, yok serdar ali'nin bilmem neyiymiş, inan kıraç ile derin galatasaray kötülük peşindeymiş, öldük, bittik, kulübü ele geçirdiler...

    bu yazıyı yazmak istemiyordum ama başta komik unsurlar olarak gördüğüm şeyleri ciddi ciddi yazan arkadaşlar var. sadece sözlükte değil, başka sosyal medya platformlarında da mevcut. lütfen kimse artık fenerbahçe taraftarı gibi davranmasın. adamlarla dalga geçtiğiniz ne varsa aynısını yapmaya başladınız. herkesi mantıklı olmaya ve "doğru argümanlarla" eleştiri yapmaya davet ediyorum. dillendirilenler komik değil çünkü. artık değil.
  • 7735
    neden bu kadar karamsar olduğunu yıllardır anlamadığım taraftar topluluğu. 13 hafta kala ligin lideri olan takımlarına, son maçlarda 3 kere şampiyonluk kaybetmiş takım taraftarı kadar güvenmiyorsa yazıklar olsun. şu adamlardaki özgüvenin yarısı bizde yok malesef. içiniz rahat olsun azıcık 2005-2006, 2017-2018, 2018-2019 sezonlarını unutmayın. bu kadar haksızlık yarına kalır ama mayısa kalmaz.
  • 7736
    (bkz: 3 mart 2021 ankaragücü galatasaray maçı)

    şu maçta galatasarayın çok kötü oynadığına inanan, hakemi konuşmayalım yea zaten biz kötüydük diyenleri içerisinde bulunduran taraftardır.

    5 net gol pozisyonu bulup, 1 tane atabilen takımını görmezlikten gelerek,
    haksız penaltı sonucu geriye düşerek,
    haksız kırmızı kart yiyerek ve sonucunda rakibin tek pozisyonda gol atması ile sonuçlanan maçta eğer hala bizim taraftarımız kötü oynadığımızı düşünüyorsa söylenecek söz yok.
  • 7737
    bazıları objektiflik ayağına hakem hatalarına bile göz yummaktadır.

    3 mart 2021 ankaragücü galatasaray maçında olmayan penaltı, sarı kart olması lazımken çok ağır bir kırmızı kart yemiş oyuncusu var. rakipler en ufak şeyde haftalardır algılar, takımlarının hakkını savunmalar, bizimkiler hala hakemi de yeneceksin bilmem ne. ne demek hakemi yeneceksin, futbolda böyle bir kural yok, hakem adil olmak zorunda !
    biraz ses çıksın, rakipler ortalığı ayağa kaldırırken bizimkiler hala hakemi boşverin kötü oynadık bilmem ne. tepki koyulup baskı oluşturulmazsa bu kafayla daha çok sindirirler.

    bir de ekside çok objektif geçinip not: gs yazanlar var. eğer başka takımın troll'ü değil de gerçekten galatasaray taraftarıysanız utanç kaynağısınız.
  • 7739
    vasatlığa tahammülü olmayan taraftar. her dediği doğrudur, her yaptığı yangın gereklidir denemez. ancak özellikle rakip camiaların aksine kolay kapılmayıp erken vazgeçebilmesi orta-uzun vadede genellikle kazançlı çıkmasını sağlamaktadır. bazen fazla realist ya da daha az tutkulu gibi görülmesi normaldir. ancak körü körüne gaza gelip kandırılmak yerine gerekirse kendi içinde kavga etmek pahasına doğruyu kovalayıp günün sonunda istediğini alacak yolu bulmayı çoğu zaman başarmıştır.
  • 7740
    şu sıralar kafası 11 kurma konusunda çok karışık olan taraftar topluluğu.
    arda mı oynasın, soso mu oynasın, oğulcan mı oynasın, kerem mi oynasın, belhanda mı oynasın, donk mu oynasın, lyundama mı oynasın?
    herkes sürekli 11 e birilerini yazıyor ancak takım olma adına zor bir olgu bu olay.
    sürekli 11 de değişken isimlerle oynamak zaten zor henry yi saymazsak 3 yeni transfer ile takım olma yolunda yol kat edemiyoruz.
    bende görüyorum mesela gedson gitmiyor olmuyor. arda aynı şekilde bir yerde tıkanıyor. donk istediğimizi veremiyor yeri geliyor.
    ancak önümüzde kaldı 13 final maç. hangi oyuncunun da ne vereceğini bizden daha iyi bilen bir fatih terim var. bana göre onun da oyun içi hataları oluyor ancak sürekli oyuncular üzerinden oyunu okursak başımız daha çok ağrır.
  • 7742
    sosyal medyada takımını yeterince savunamayan taraftardır. ne yazık ki son 2 senede özellikle beşiktaşlı tinerci tayfa her maç öncesi iftiralarda bulunuyor. her maç öncesi bir algı yaratılıyor. 7 mart 2021 galatasaray sivasspor maçının algısını henüz oluşturmadılar ama hazırda beklediklerine eminim.

    özellikle ekşi sözlükte türk futbolunun çöküş nedenleri hakkında bir başlıkta aşağılıkça iftiralar, algılar yapılıyor. ne yazık ki organize olmuş bir taraftar kitlemiz yok.
    6 mart 2021 beşiktaş gaziantep fk maçında en az 2 kırmızı alması gereken beşiktaş iken, kimse bunları dile getirmiyor.

    taraftar olarak yönetime kızıyoruz, hocayı takımı yalnız bıraktıkları için, galatasaray’ın hakkını arayamadıkları için. ancak taraftar olarak biz de cılız sesler dışında bişey yapamıyoruz.
    1-2 hafta içerisinde türk futbol tarihinin en skandal olayı gerçekleşip fenerbahçe’ye 9 şampiyonluk hediye edilecek, biz ise öyle bakıp kalacağız.
  • 7743
    türk sporundaki en bilinçli, en objektif taraftardır. biat kültüründen uzak olması, herkesi eleştirebilmesi diğer takım taraftarlarından ayırır bizi.
    7 mart 2021 galatsasaray sivasspor maçında en çok hocasını ve futbolcularını eleştirmiştir. haklıdır da. iyi oyun görmek ve iyi oynayıp kazanmak istiyoruz.
    ziya’ya çıkacak bir kırmızı kart maçın bütün yönünü değiştirecekken; bundan bahsedenleri, isyan edenleri takım ne oynuyor diye eleştirmektedir çoğu taraftar. (sadece burdan değil bütün sosyal mecralardan bahsediyorum. maçla ilgili paylaşımların altındaki yorumlarabakabilirsiniz.) unutmayın; sadece saha içinde mücadele vermiyoruz. takımı ve hocayı eleştirmek kadar hakkımız bu düzeni eleştirmek.
    (bkz: türk futbolu/#3121948)
  • 7745
    sağda solda kimseye itiraf edemesem de benim de içinde bulunduğum büyük bir bölümü ne yazık ki ciddi bir ilizyona kapılmış durumda. engel olamadığım bir pollyannacılık hali hakim ki böyle durumlarda yaşanan hayal kırıklığı ve öfkenin yaratacağı tahribat onarılamaz olabilir.

    takım, son 2 maç özelinde konuşuyorum, ne yazık ki beklenenin çok çok uzağındaydı ve bizlerin beklenenin çok uzağında olduğumuz bu dönemde beşiktaş rakiplerini ciddi domine ederek ilk 60 dakikada fişi çeken taraftı. bizim vasat altı ligimize baktığımızda da açık ara en olumlu futbolu oynayan takım görüntüsündeydiler.

    bir diğer şampiyonluk için çekiştiğimiz rakibimiz fenerbahçe'nin ise başına tabir-i caizse şans kuşu kondu ve mesut özil sakatlandı. basiretsiz hocaları mesut'suz oynamak zorunda kalınca da takım eksik olmaktan kurtuldu ve futbola yakın bir şey oynamaya başladılar.

    önümüzdeki dönemde bizim en büyük şansımız bu2 rakibimizin birbiriyle çarpışacak olması. olur da beşiktaş o savaştan 3 puan ile ayrılırsa işimiz gerçekten zor bir hal alacak.

    daha 12 hafta var, beşiktaş kaybecektir safsatasını bir kenara bırakılım çünkü görünen o ki biz de beklenmedik virajlarda takılacağız.

    yalnız galatasaray özellikle son 15 yılda her kritik virajda, o virajı kusursuz aldı 6'da 6 gerekiyorsa 6'da 6, daha fazlası gerekiyorsa onu yaptı. içimiz rahat olsun bu iş son 10 haftaya bir şekilde bizim her maçımızı kazanmamız gereken şartlar altında kalırsa, biz bu şampiyonluğu alırız.

    eğer buraya kadar öfkenize hakim olup off'u vermediyseniz yazılan en tutarsız entry'lerden biri olduğunu fark etmişsinizdir. tamamen içten ve yazdıkça ruh halimin, hissettiklerimin değiştiği bir yazı oldu. başta ilizyon dedim, pollyannacılık dedim ancak sonuna geldiğimde bir kez daha anladım ki bunun tanımı galatasaraylılık.

    yıllar göstermiştir ve tecrübeyle sabittir ki eğer galatasaray bir kupaya talip olursa alır.
  • 7747
    https://eksisozluk.com/entry/120579204

    --- alıntı ---

    yıllarca ısrarla belirttiğim şeyleri tek bir entryde özetlemiş arkadaş. evet gs taraftarının "arşivcilik" yönü zayıftır. yani kendi aleyhine veya rakipleri lehine olan skandal hakem yönetimlerine yalnızca maçların oynandığı hafta tepki gösterir ama kısa süre içinde unutur. hele bir sonraki sezon başladığı anda tamamen hafızalarından silinmiştir. hiçbir hakem skandalını kayıt altına almaz, arşivlemez. mesela sergen'in frikiğinin elle kesildiği vanspor-beşiktaş maçından 1 hafta önce oynanan galatasaray-vanspor maçında aynı vansporlu futbolcu hagi'nin frikiğini de ceza alanında elle kesmiştir ama bugün sadece beşiktaş'ınki akıllarda kalmıştır, diğerini kimse hatırlamaz. bugün fenerbahçeliler 10 küsür sene önce roberto carlos aleyhine verilen bir penaltıyı bile bazı maçlardan sonra gündeme getirebilirken gs'lılar bunu yapamamaktadır, ellerinde çok daha fazla malzeme olmasına rağmen. rakiplerin "kayıt altına alma ve yıllar geçse de unutturmama" stratejisi sayesinde galatasaray aleyhine daha rahat algı çalışmaları yapılırken balık hafızalı gs taraftarı bu manipülasyonlara karşı sırf bu yüzden karşı argüman sunmakta zorlanmaktadır. mesela gs'ın çok kollandığı (!) söylenen 90'lı yıllarda sırf mustafa çulcu ve muhittin boşat'ın yönettiği derbilerden ciltler dolusu kitap yazılır, belgeseli çekilir.

    --- alıntı ---

    ekşi sözlük'te bir renktaşımızın hakkında harika tespitler yaptığı taraftar grubumuz. en can alıcı cümle ise;

    "rakiplerin "kayıt altına alma ve yıllar geçse de unutturmama" stratejisi sayesinde galatasaray aleyhine daha rahat algı çalışmaları yapılırken balık hafızalı gs taraftarı bu manipülasyonlara karşı sırf bu yüzden karşı argüman sunmakta zorlanmaktadır."

    cümlesi. defaatle söylediğim bir savı başka bir renktaşımdan duymak beni çok mutlu etti. arkadaşın entry'sinde verdiği örneklerin 10 katını sırf süper lig 2020-2021 sezonu için bile çıkarabilirim ama buna gerek duymuyorum. nasıl olsa hiçbir işe yaramıyor.

    "biz bu işlere girmediğimiz için başarılıyız, biz bu yüzden diğerlerinden farklıyız" diyen renktaşlarımı da allah'a havale ediyorum. bu sebepten dolayı başarılı değiliz, 1984'te jupp derwall ile başlattığımız hamle sayesinde 2002'ye kadar çok başarılıydık, sonrasındaysa 1-2 mucize sayesinde ve fatih terim var diye başarılıyız. yarın bir gün fatih terim gittiğinde 2003-2011 ve 2013-2017 arası halimize dönmemiz işten bile değil.

    ve bu işlere girmeye zahmet etmediğinden dolayı sahip olabileceğimiz başarının ve yaratabileceğimiz dominasyonun yarısını bile yaratamadık.

    bu yüzden süper lig 2020-2021 sezonu'nda şampiyon beşiktaş veya fenerbahçe olacak olursa lig temiz olacak, şampiyon galatasaray olursa lig şikeli ilan edilecek.

    bu yüzden ülkede spora dair söz sahibi olan 1 tane galatasaraylı kalmadı. çünkü 30 milyon galatasaray taraftarının neredeyse hiçbiri çıkıp da takımının hakkını savunmuyor, takımının tarihini öğrenmiyor, geçmişte ne badireler atlatmışız, neler yaşamışız, ne haklarımız gasp edilmiş, hakkımızda ne galiz iddialar atılmış bilmiyor, takımı hakkında zerre farkındalığa sahip değil. hatta bazıları takımının hakkını savunana saldırıyor ki öyle galatasaraylıya bu konjönktür müstehak.

    sonuç olarak, ideal bir futbol ortamı görmek istiyorsak önce taraftarımız kendine bir çeki düzen vermeli. ülkenin %35'ini oluşturan bir grubun bu kadar etkisiz kalması ciddi bir başarısızlık, hatta kusura bakmayın akılsızlık. türkiye'nin futbol ikliminde taraftarlık maalesef stada gidip destek vermekle bitmiyor. takımımızın hakkını sonuna kadar savunmamız gerekiyor. bunu yapmamak ülke futbolunun 1925-1985 arasına dönmesine göz yummak demektir ki o 60 senelik karanlık dönemde aldığımız kupa sayısı ortada.
App Store'dan indirin Google Play'den alın