7733
psikolojisi vahim durumda. kulübü liseli bir başkan yönetecek diye ödleri kopuyor. +100 senelik kulüp, tarihinde hiç liseli ya da liseli olmayan birisi tarafından yönetilmedi zaten. sonsuza kadar mustafa cengiz yönetmeli. taraftar böyle liseli-liseli değil ayrımı yaparsa liseliler de aynısını yapar. bir daha liseli olmayan adam göremezsiniz yönetimde söyleyeyim. bugün bakıldığında galatasaray yönetiminde, başta başkan olmak üzere liseliler de liseli olmayanlar da görev yapıyor. taraftar istiyor ki liseliler ölsün, bitsin, gitsin. hayır, yönetmek taraftar kadar liselilerin de hakkı, liseliler öcü değildir. taraftar zaten başkanlık seçimlerine etki ediyor, illaki oy kullanmak zorunda değil. bunun örneklerini defalarca gördük.
bu arada burak elmas liseli diye istenmiyor ama avusturya lisesi mezunu kendisi *. profil olarak da liseli tanımına uymuyor. kulübü biraz takip etseydiniz yarsuvat'ın ve diğer bazı üyelerimizin burak elmas'a çok da sıcak bakmadığını, daha farklı adaylar üzerinde birleşilebileceğini ve kendisiyle geri çekilmesi üzerine konuştuğunu bilirdiniz. bulsam link ekleyecektim ama şu an bulamadım. biraz araştırırsanız çıkacaktır.
anlayacağınız kulüp üzerinde etkili olsa da yönetim anlamında etkili değiller ve bu taraftarı gerçekten sinir ediyor. ben ise zevk alıyorum. taraftarın seçimlere katılabilmesi isteniyor. sorarım kardeş, yönetimdeki isimleri nereden biliyorsun, neye göre oy kullanacaksın? hiçbir şey bilmiyorsun tabii ki. liseliler(şu anın galatasaray üyeleri) ise biliyor. onların içinden çıkıyor adaylar çünkü. o yüzden isterseniz linç edin, ben taraftarın yönetimde söz sahibi olamamasından oldukça memnunum(dolaylı yoldan oluyorlar aslında ama tatmin etmiyor sanırım. taraftar liselilerden daha fazla ego sahibi). dursun özbek çok büyük bir yanlıştı kabul ediyorum ama kulüp indirmesini de bildi. 100 seneden fazladır yönetim biçimi belli olan sistemi dursun üzerinden vurmak anlamsız. ben de size taraftarın/halkın seçimlere katılabildiği ama durumu hiç de iyi olmayan diğer takım, ülke ve kuruluşların isimlerini sayabilrim o zaman. liselilerin içinde rakip takım taraftarı varmış. kulübe taraftar girişi olsa hepsi galatasaraylı olacak zaten. bugün fenerbahçe'nin içerisinde azımsanmayacak sayıda galatasaray ve beşiktaş taraftarı var, bunu engelleyemezsiniz.
kıssadan hisse anlamsız bir savaş var şu an. megalomanyak bir kitle istiyor ki her şey kendi istediği gibi olsun. hayır, her şey herkesin istediği gibi olamaz. bunu kabulleneceğiz. taraftar da asla yönetimde doğrudan söz sahibi olamayacak. seçimlerde oy kullanamıyor olmak galatasaray'ın hepimizin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. taraftarın da artık saçma sapan komplo teorileri üzerinden yorum yapmayı bırakması gerekiyor. yok masonmuş, yok farklı takımda hissesi varmış, yok serdar ali'nin bilmem neyiymiş, inan kıraç ile derin galatasaray kötülük peşindeymiş, öldük, bittik, kulübü ele geçirdiler...
bu yazıyı yazmak istemiyordum ama başta komik unsurlar olarak gördüğüm şeyleri ciddi ciddi yazan arkadaşlar var. sadece sözlükte değil, başka sosyal medya platformlarında da mevcut. lütfen kimse artık fenerbahçe taraftarı gibi davranmasın. adamlarla dalga geçtiğiniz ne varsa aynısını yapmaya başladınız. herkesi mantıklı olmaya ve "doğru argümanlarla" eleştiri yapmaya davet ediyorum. dillendirilenler komik değil çünkü. artık değil.
bu arada burak elmas liseli diye istenmiyor ama avusturya lisesi mezunu kendisi *. profil olarak da liseli tanımına uymuyor. kulübü biraz takip etseydiniz yarsuvat'ın ve diğer bazı üyelerimizin burak elmas'a çok da sıcak bakmadığını, daha farklı adaylar üzerinde birleşilebileceğini ve kendisiyle geri çekilmesi üzerine konuştuğunu bilirdiniz. bulsam link ekleyecektim ama şu an bulamadım. biraz araştırırsanız çıkacaktır.
anlayacağınız kulüp üzerinde etkili olsa da yönetim anlamında etkili değiller ve bu taraftarı gerçekten sinir ediyor. ben ise zevk alıyorum. taraftarın seçimlere katılabilmesi isteniyor. sorarım kardeş, yönetimdeki isimleri nereden biliyorsun, neye göre oy kullanacaksın? hiçbir şey bilmiyorsun tabii ki. liseliler(şu anın galatasaray üyeleri) ise biliyor. onların içinden çıkıyor adaylar çünkü. o yüzden isterseniz linç edin, ben taraftarın yönetimde söz sahibi olamamasından oldukça memnunum(dolaylı yoldan oluyorlar aslında ama tatmin etmiyor sanırım. taraftar liselilerden daha fazla ego sahibi). dursun özbek çok büyük bir yanlıştı kabul ediyorum ama kulüp indirmesini de bildi. 100 seneden fazladır yönetim biçimi belli olan sistemi dursun üzerinden vurmak anlamsız. ben de size taraftarın/halkın seçimlere katılabildiği ama durumu hiç de iyi olmayan diğer takım, ülke ve kuruluşların isimlerini sayabilrim o zaman. liselilerin içinde rakip takım taraftarı varmış. kulübe taraftar girişi olsa hepsi galatasaraylı olacak zaten. bugün fenerbahçe'nin içerisinde azımsanmayacak sayıda galatasaray ve beşiktaş taraftarı var, bunu engelleyemezsiniz.
kıssadan hisse anlamsız bir savaş var şu an. megalomanyak bir kitle istiyor ki her şey kendi istediği gibi olsun. hayır, her şey herkesin istediği gibi olamaz. bunu kabulleneceğiz. taraftar da asla yönetimde doğrudan söz sahibi olamayacak. seçimlerde oy kullanamıyor olmak galatasaray'ın hepimizin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. taraftarın da artık saçma sapan komplo teorileri üzerinden yorum yapmayı bırakması gerekiyor. yok masonmuş, yok farklı takımda hissesi varmış, yok serdar ali'nin bilmem neyiymiş, inan kıraç ile derin galatasaray kötülük peşindeymiş, öldük, bittik, kulübü ele geçirdiler...
bu yazıyı yazmak istemiyordum ama başta komik unsurlar olarak gördüğüm şeyleri ciddi ciddi yazan arkadaşlar var. sadece sözlükte değil, başka sosyal medya platformlarında da mevcut. lütfen kimse artık fenerbahçe taraftarı gibi davranmasın. adamlarla dalga geçtiğiniz ne varsa aynısını yapmaya başladınız. herkesi mantıklı olmaya ve "doğru argümanlarla" eleştiri yapmaya davet ediyorum. dillendirilenler komik değil çünkü. artık değil.

