• 9476
    eger takimin istatistikleriyle oyuncularin performansi arasinda bir dengesizlik varsa bunun sebebi turkiye'deki futbolun dogasidir. burak eger iyi bir futbolcu olsaydi bakin golcu demiyorum, kendisi ve podolski en az iki gol atarlardi. eger sabri asli gorevi olan sag beki becerebiliyor ve top kaybini minimunda tutabiliyor olsaydi belki asist yapmazdi ama biz de golu bulana kadar bursaspor ataklari izlemek zorunda kalmazdik.

    galatasaray'da vasatin ustundeki oyuncular belli. bu adamlar iyilerse, sans da bizim yanimizdaysa rakibin de performansina gore sonuclar iyi olabiliyor. vasatin ustu oyuncularla vasatin alti oyuncular arasinda ise kalite olarak ucurum var.

    chedjou ile sabri yanyana oynuyorlar. chedjou, rodriguez, podolski olmasa sabri 5 dk dayanamazdi. oyuncular tabii ki yardimlasacaklar ama bu bildigin isini yaptirmak oluyor. 10 kisi oynamak oluyor. melo da boyle boyle delirdi. keza burak! sneijder ve podolski'nin yaninda felaket siritiyor. tam bir pozisyon cahili. resmen galatasaray adama ragmen gol kovaliyor. galatasaray forvetinin podolski ile bu kadar kalite farkina sahip olma hakki yok. burak ozelinde degil bu dedigim. oyuncu seciminden kadro kurulmasindan bahsediyorum. su anda onliberolarimizin tamamini alalim melo'yu verelim deseler kabul etmeyecek taraftarimiz yoktur heralde. bir tane var benim bildigim ona da selam.

    bursaspor 4 aralik 2015 macinda son paslari duzgun yapamadi. onun disinda en az bizim kadar bizim sahamizda topa sahip oldular. muslera'nin ilk yarida cikardigi yuzde yuzluk gol pozisyonlari var.

    futbol hele ki bizim ligimizde istatistiklerle bireysel peformanslari degerlendirebilecegimiz bir spor dali degil. belki baska ulkelerde oyledir ama bizde oyle degil.

    baya bir dolandik. ozetle istatistikler sizi yaniltmasin sabri'nin isliklanir korkusuyla top almadan 2 asistle maci tamamlamasi sozluk'un yorumlama kalitesini degil ligimizin futbol kalitesini gosterir.
  • 9478
    a spor'da hıncal uluç sanırım bize kızıyor. bu sanal medya umut'u bitirdi, maça çıkacak sabri'nin sözleşmesindeki maddeyi kaldırttı. ultraslan'mış bunları yaptırtanda. umut'u sabri'yi harcamak nedir yaa... beyler umut ve sabriyi alıp bakkala gitsem sakız eder mi? etmez ama bu zihniyet sabri'yi umut'u adam yerine koyuyor. http://i.hizliresim.com/NgLj5Y.png
  • 9479
    sosyal medyada münir özkul'un ölmesini bekleyen bir takım insanlar var. bu sözlükte de yaş almış insanlara "açmayın dedeler", "prostat", " idrar torbası masanın altında" diyen yazarlar var. galiba hepsi hayat felsefesi olarak james dean'ı örnek almışlar. hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı olsun.
    onlara uzun yaşamayı düşünüyorlarsa kötü bir haberim var. çağın yeni vebası bizleri bekliyor. "alzheimer". yani prostat ve masa altı idrar torbalarını arayacak bir konumda olacağız.
  • 9480
    işleri ihtiyar insanlara hakaret etmek olmayan yazarların, anlatmak istediklerini kendine has üsluplarıyla anlatmaya çalıştığı, tecrübeliler demek istiyorum ama o klasmanı çoktan devirmiş bazı spor yorumcularının yaş haddinden emekli olmaları ve yerlerini genç kuşaklara bırakmaları gerekliliğini savunan yazarların olduğu bir mecra. günümüz futbol mantalitesini, dünyasını, ortamını velhasıl her şeyini 60 yıl önceki fikirleriyle eleştirmeye çalışan insanlar bazen gerçekten güzel yorumlar yaparlarken bazen de sırf kendilerini otorite sandıklarından herkesin tersine yorumlar yapıp komik duruma düşen, günümüz futbolcu isimlerini hatırlamakta zorlanan ama 1972'de tercüman gazetesine attığı başlığı hatırlayabilen spor yazarlarını eleştirmek için, hakaret değil sadece goygoyun dozunu arttırmaktan başka bir amacı olmayan, bazı kesimlere göre yakışıksız benzetmelerde bulunan yazarların fikirlerini aşırıya kaçmadan paylaştığı sosyal platform.
  • 9487
    a spor'da ki şu programda http://i.hizliresim.com/ZQaE2o.png zamanında ali güneş'i forvet oynatarak sürpriz yaptığını ve beşiktaş maçında da sürpriz bir karar alarak 11'de ilginç değişiklikler yapabileceğinden bahsedilirken. ali güneş nerede nasıl forvet oynadı denildi ve küçük bir internet araştırmasıyla 6 mayıs 2001 fenerbahçe galatasaray maçıbaşlığını buldular ve nasıl bir kadro çıkardığından bahsedildi. çok sevindim "galatasaray sözlükte yazılmış" denilmesi gayet güzel. reklamımız da oldu hem. :)
  • 9488
    euro 2016 elemeleri oynanırken genelinin türkiye milli futbol takımına antipatisi olan oluşum, hatta fatih terim özelinde milli takımı savunmuş gs tv çalışanı tuna bayık'a sert eleştiriler olmuştu. türkiye'yi destekler gibi başlayıp rakibine dönen ters köşe esprili yazıları da çok hatırlıyorum. türkiye euro 2016'ya katıldıktan sonra ise genel tutum birden aksine döndü. bu kadar kısa bir sürede bu kadar keskin bir dönüş beni şaşırttı açıkçası. tek tek isimlere bakmadım ama genele baktığımızda oldukça şaşırtıcı bir tablo var ortada...
  • 9493
    zamanında içinden alacağımı söküp aldığım oluşum.

    öyle güzel insanlar çıkarmışım ki içinden, gerisi için söyleyebileceğim tek şey; dünya sikime minare götüme.

    daha kendi arasında anlaşamayan, birbirine laf sokma yarışında bir güruh var ne yazık. hep böyle oldu ve başarısızlık devam ettikçe daha büyüyecek. güzel bir söz var bununla ilgili.

    şöyle ki: "sevmenin pek az çeşidi vardır gönül raflarında… birini ya da bir şeyi, seversiniz ya da çok seversiniz. ama iş sevememeye gelince sonsuz seçenek vardır önünüzde. ister sinir olursunuz, ister gıcık olursunuz, iğrenirsiniz, tiksinirsiniz hatta sık sık nefret bile edersiniz. ne yazık, ne yazık insan sevmeme çeşitlerine ayırıyor mesaisinin çoğunu. oysa sevin dedi tanrı. adı sevgili olanlar bile karşılık istiyor kalbinin atış hızına; ben seni seviyorum ama dur bakalım sen de beni benim seni sevdiğim kadar seviyor musun? oysa sevin dedi tanrı, önce sizi sevmeyenlerden başlayın işe karşılık istemeden pazarlıksız sevin sizi seveni de sevmeyeni de."

    siz sevmeye harcayın mesainizi aynı renklere gönül vermişler olarak. inanın hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz. ben çok güzel yürekler kazandım.
  • 9494
    burası kavga yeri değildir. bizim buradaki görevimiz galatasaray'a destektir. ancak bazı yazarlar adeta destekten çok galatasaray'a zarar verme çabasında. sınırı aşmadan eleştirmeliyiz. şunu unutmayalım ki galatasaraya yön veren en iyi sosyal medya platformlarından biriyiz. böyle olmaya da devam etmeliyiz. biz doğru tespitler yaptıkça galatasaray'a katkı sağlamaya her zaman devam edeceğiz. kötü günde de yanındayız. kişiler geçicidir as olan galatasaray'dır.
  • 9495
    varolduğu günden beri yazmayı çok sevmediğimden okur olarak takip ettiğim, yaklaşık 6 ay önce dayanamayıp yazmaya başladığım platform. okurken benim düşüncelerime yakın arkadaşların yazdıklarını ilgiyle takip eder, katılmadığım yazarlara da saygı duyardım. kahvehane ağzıyla yorum yapılan forumlardan sonra ilaç gibi gelmişti. şimdi bakıyorum bir yazar çıkıyor eski teknik direktörünün arkasından ana-avrat küfrediyor, aynı görüşte olmasam bile saygı duyduğum insanlar "az bile söylemiş" diyor. sözlüğün son seviyesi maalesef budur! 3.nesil olmama rağmen yeni yazmaya başlamıştım bu sözlükte ama son hali karşısında ne yazmaya hevesim kaldı ne de yazmanın gereği. umarım bir gün yeniden seviyeli bir ortama kavuşur burası.
  • 9496
    uzunca bir süredir sözlüğün seviyesinden dolayı duyduğum rahatsızlıktan bahsediyordum. en son üzülerek sözlüğün antuseviyesine kadar düştüğünü gözlemlemiştim. fakat şimdi bakıyorum ki antubizim yanımızda nobel resepsiyonu gibi kalıyor. bunun sebebi başarısızlık değildir kesinlikle. ben bu sözlüğün 2010-2011 sezonundaki halini de çok iyi hatırlıyorum. o zaman bile böyle seviyesizlik yoktu. bu durumun tek sebebi var, o da yazarların kalitesizleşmesi. yazar kalitesinde global bir gerileme söz konusu. eski, kaliteli yazarlar artık çok fazla yazmıyorlar. yazsalar da diğer kalitesiz güruhun yazdıkları arasında kayboluyor yazdıkları. şimdi sol frame'e bakıyorum saat itibariyle hamza hamzaoğlu başlığına 31 entry girilmiş. bu gece eski hocaya 30+ entry girilecek gece değildir. üstelik yazılanların çoğu da aynı, basmakalıp ve tek cümlelik ifadeler(yerli sevici, evlat, denge vs.); bir çoğu hakarete varan zırvalar. birkaç tane olsa hiç itirazım olmaz ama bu tip saçmalıklar bütün başlığı domine edince sözlükte okunacak yazı kalmıyor. kalanlar da dediğim gibi görülmüyor. hamza hamzaoğlu başlığını örnek olarak verdim eminim ben bu yazıya başladığımda 56 entry girilmiş mustafa denizli başlığında da pek kayda değer bir şey bulamayacağız. bakın arkadaşlar burası gerçekten çok sevdiğimiz, pamuklara sarmamız gereken bir platform(du). burayı öfke kusmak için kullanamazsınız. bunun için daha farklı sanal platformlar var oralara gidin. ya da girin twitter'a bir tarafınızı yiyorsa buradan hakaret ettiğiniz adamları etiketleyerek edin küfürlerinizi. hem gideceği yere de gittiğine de emin olursunuz. yeter ki burayı temiz bırakın. lütfen.
  • 9497
    elit arkadaşlar gelmiş yol gösteriyor yazar arkadaşlara.

    beğenmemişler yazılanları ellerinde viski şöminenin karşısında.

    bakın hamza başlığına yüzlerce entry var uzun uzun. hepsinde yaptığı yanlışlar madde madde yazılmış, ne olması gerektiği anlatılmış. sonuç ne olmuş herkes haklı çıkmış takımın anası .ikilmiş oynanan şey futboldan çok öte olmuş.

    şimdi ne yapsın bu adamlar. uzun uzun yazmaya devam mı etsinler. geçeceksin o işleri. bu gece kısa yazılır. çok beğenmezsen basarsın eksini geçersin ya da okumazsın olur biter. bu akşam herkes öfkeli herkes gergin. bunu göremiyorsan belki de fularını çıkarıp kasketi takmanın vakti gelmiştir.
  • 9498
    ikinci nesil bir yazar ve sözlüğü ilk zamanlarından beri takip eden iyi bir okur olarak sözlüğümüzün çok fazla ergen dolduğunu düşünüyorum. yaş sınırı yapılsın demiyorum tabi tek sorun yaş da değil ama en azından sesi titreyen arkadaşlar bi çeksin kendilerini şu ortamdan. az geri planda dursunlar.

    sol frameden sırayla başlıklara tıklıyorum, bakıyorum iyi veya kötü en uç yorumlar hep bu ergen arkadaşlardan. nedir bu kendini kanıtlama isteği? az bi geri planda durun bi konuda da fikriniz olmasın yahu.

    he şimdi yaşımızı nerden biliyor acaba böyle ahkam kesiyor diye sorabilirsiniz. hafızam iyidir. bazen o çok komikli, çok sıradışı anılarınızı anlatıyorsunuz ya kullandığınız geçmiş kipinden bile yaşınız bal gibi ortaya çıkıyor. ama dediğim gibi tek sorun yaş da değil. kendini ispat etme isteği ve taraf olduğu her konuda bildiği her şeyi tekrar tekrar yazıp kendini haklı çıkarma gayreti içinde olan yaşını başını almış, toplumda saygı gören meslekler edinmiş yazarlar da var. ama onlar ikinci sırada öncelik ergenler *

    az geriye alalım sizi. lütfen. benim için. benim gibi düşünenler için. *
  • 9499
    içinde galatasaray'a bağlılıktan ziyade daha çok kişilere bağlı kalan yazarlar barındırır. aslında hiç kimseye bağlı kalmadığını tek dertlerinin galatasaray olduğunu söyleseler de yazılanlara bakıldığında aslında hiçte öyle olmadığını çok açık bir şekilde anlarsınız. birisini suçlarken ya da eleştirirken mesele galatasaray değil mesele galatasaray'a mal olmuş bir isim ya da bir kaç isime olan hayranlıktan dolayıdır. çünkü hayranlık beslediği sevdiği biraz daha ileri giderek taptığı adam eleştirdiği adamın tam zıttı görüştedir. tabiri caizse hasmıdır o yüzden hasım olarak görülen kişi ölümüne eleştirilir, ölümüne düşman ilan edilir. galatasaray ölmüş galatasaray bitmiş çokta umurlarında değildir aslında.

    (bkz: aysalcılar vs terimciler)

    bu sözlükte çoğu insan mevcut iktidara muhaliftir, tek adamlıktan yakınır ve insanların körü körüne bağlılığını sürekli eleştirir. amma velakin kendilerini bu kategoriye hiç katmazlar çok garip. kendinizi kandırmayın hiç siz de öylesiniz. burada ben haklı çıkacağım o haklı çıkacak davasına ortak noktamız olan galatasaray sürekli gözardı edildi.

    burada çok kaliteli yazı yazan insanlar gerçekten var. tez anti- tez mantığında bir sürü yazı gördüm, okudum bugüne kadar. her meslekten her tipten insanlar var. ama bu platformdaki çoğu görüşün kaçta kaçı 25 milyon galatasaray taraftarında var? ya da kaçta kaçı buradakiler gibi derinlemesine ince düşünüyor? tartışılır. o yüzden fazla kasmayın birbirinizi kırmayın, komik duruma düşmeyin. yazın geçin abicim çok takılmayın illa bir şeyleri ispatlamak zorunda değilsiniz. biraz yapıcı olmaya çalışın. her fikre katı bir şekilde tepki göstermeyin herkesin doğru bildiği kendine baktınız olmuyor akışına bırakın. sürekli kedi köpek gibi tartışmanın da bir anlamı yok.
App Store'dan indirin Google Play'den alın