• 29351
    ilk 20 haftada 14 defa puan kaybettik, 2010-2011 sezonunda 20 defa, 2015-20216 sezonunda 21 defa puan kaybetmiştik. bu rekorları egale edeceğiz gibi duruyor. üzücü olan nokta, maç kaybetmemiz değil, bahanelerimiz. ligde sezon başından beri en çok maç oynayan takımız, avrup kupası elemeleri falan derken baya fazla maç oynadık, yeni transferlerimiz genç olsalarda toy değiller, nellson, berkan, cicaldau, halil gibi oyuncuların geçen sene takımlarında full oynadıkları biliniyor. yani genç takım dememizi veya tecrübesiz dememizi burada anlamıyorum. yapılanma deyip babel, aytaç, ömer, arda gibi isimlerle oynamamız da ayrı bir saçmalık. hatırlayanlar olacaktır, pandemide lige verilen ara sonrası galatasaray muslera’nın da sakatlığıyla berbat bir dönem geçirmiş pandemi sonrası şampiyonluğu başakşehire armağan etmiştir. ligde geçen sene ankaragücü maçında hakem hatasıyla başlayan dönemde yine benzer sorun yaşanmış ve o formsuzluk şampiyonluğa mal olmuştur. bu sezonda fenerbahçe maçıyla başlayan hakem silsilesi uçuruma gitmiş, teknik heyet halen sorunu başka yerlerde aramakta sorun burada..
  • 29354
    8 ocak 2022 galatasaray giresunspor maçı sonrası hala ısrarla transfer isteyen taraftarı oldukça burnu pislikten çıkmayacak takım.

    galatasaray’ın sorunun transfer olduğunu düşünmek bu saatten sonra galatasaray’a küfürdür. ihtiyaç olan tek transfer teknik direktör koltuğunadır. onu yapacak çapta bir başkan olmadığı için de tek çare olağanüstü genel kurul ve başkan değişikliğidir.

    iyice fb’leştik! galatasaray böyle bir rezaleti kabullenmez, neyi konuşuyoruz biz böyle! ligin bonservis rekorunu kırarak kadro kurduk, hala transfer diyoruz, ne için?! kümede kalmak için!! e pes, vallahi pes!
  • 29355
    yönetimin bir an önce florya’daki fatih terim ve fatih terim’in parmağı olan tüm ekibi teknik heyet dahil değiştirmesi gerekiyor. bu takıma gelen her oyuncu nasıl bu kadar geriye gidiyor kimse çözemiyor. sanki bu takım taktik çalışmıyor hergün mangalcı dayılar gibi takılıyor. resmen ali babanın çiftliği gibi. göbekler çıkmış diller dışarıda maç oynuyorlar. ve kaybedecek zaman yok. yarından itibaren oyuncu transferine harcanacak her kuruş teknik heyete harcanmalı. antremancısından aşçısına futbolculara değer katacak profesyoneller gelmeli. artık florya’nın anahtarı fatih terimden alınmalı. allah’tan fatih hocanın oğlu yok, yoksa korkuyorum babadan oğula geçecek galatasaray’daki teknik direktörlük makamı. hocam çok sevdik ama sen kabul etmedikçe maalesef böyle uğurlanacaksın. görevden alınacaksın. olmuyor işte hocam düş takımın yakasından. sonuçta bedava yapmıyorsun bu işi. asıl çile çeken biz taraftar oluyor üstüne para harcayarak.
  • 29357
    başka futbol takımlarını oyuncu köreltme, öğütme merkezi diye kınarken şimdilerde içinde bizzat tam da merkezinde bulunan takım. çok açık ki futbol takımının sportif kararları ve bu kararlar doğrultusunda yapılan çalışmaları kendi sporcusunu geri götürüyor. gelmeden önce, geldikten hemen sonra ve bir sene sonraki hallerini inceleyince çok beğendiğimiz oyuncuların dahi hiç iş yapamaz hale geldiği bir takım olduk, maalesef pozisyonu bile doğru şekilde alamayan acemiler ordusuna döndük.
  • 29358
    ben yıldım be kardeşim.

    bu ruhsuzluktan, bu umursamaz tavırdan, bu vasatlıktan, bu 'dikte' çabasından, bu sabırsızlıktan, bu adaletsizlikten yıldım yemin ederim usandım yahu.

    takım kötü, takım berbat. düzgün oynansın yine kaybetsinler destekleriz, arkalarında dururuz ama kazın ayağı öyle değil ki. herkes bezmiş canından. koşmaya mecal yok, geri düşmüşsün maçı çevirme isteğin yok. şimdi örnek veriyorum diye linç etme anlamı çıkmasın ama ilk yarının sonunda emre kılınç bir topu köşeden uzayladı, sonra da güldü. neye gülüyon hacı? her maç takır takır top oynadınız da bu maçı kendinize kredi olarak mı gördünüz? bu ne hırssızlık? bu ne rahatlık yahu? biraz reaksiyon gösterin yahu.

    ben neden her seferinde arda turan'ın galatasaraylılık ölçüsünü dinliyorum? mecbur muyum arkadaş ben onun ne kadar galatasaraylı olduğunu duymaya? girdi, koca göbeği ile koşamadı, tıknefes oldu ve katkı sağlayamadı. sonra maç sonu çıkmışlar şöyle renklere aşık, böyle iyi galatasaraylı. bana ne hacı! ben de çok iyi galatasaraylıyım mesela, 30 senedir bu renklere aşığım ben. saçma sapan bir zamanda dahi sarıyla kırmızıyı yan yana görünce mutlu oluyorum. durduk yere nevizade'yi mırıldanıyorum. ben bunu çıkıp her yerde anlatıyor muyum? bir faydası var mı? senin işin çıkıp top oynamak. iki-üç ay sakatlık sonrası o göbeği bu açıklamalarla mı örteceksin? maç içinde eller kollar açık millete taktik veriyor, maç sonu çıkmış üç yıllık planlama diyor. sana ne? o planlama senin işin mi birader? 35 yaşında adamsın sen, büyük ihtimal seneye de futbolu bırakacaksın kime edebiyat yapıyorsun?

    sol bekte van aanholt'u eleştirirken muadili olarak neden ömer bayram'ı izliyoruz? iyi niyetlidir, çabalar eyvallah da burası galatasaray abi iyi niyetle iş yürümüyor. kalede ismail çipetpet duruyor hala. berk balaban bu kadar kötü ise neden para kazanıyor bu kulüpten? denesenize. orta saha kurgusu zaten yok, havlu da attın oynatsana bartuğ elmaz denen arkadaşı neymiş bir görelim. ama yok değil mi? ister hayalperest deyin ister başka bir şey. 8 ocak 2022 galatasaray giresunspor maçında forvette oynayacak adam eren aydın isimli arkadaştı. boğuşacaktı belki ezilecekti ama emin olun ryan babel'den daha fazla içimize sinecekti. altyapıdan çıkan çocuklarla ilgili o zaman çıkın deyin ki 'hiçbirinden bi halt olmaz, kontenjan yüzünden kadroya giriyorlar', biz de bel bağlamayalım, umutlanmayalım.

    maç bitiyor, hocam sağolsun kendinden başka herkesi eleştiriyor. sıkılganlığını, isteksizliğini yüzünden anlıyoruz zaten. ama hiç düşünmüyor. ben neden her gelen yönetimle papaz oluyorum diye aklından geçirmiyor. bu koca kulüpte iki yardımcı ile iş hallolur mu diye aklından geçirmiyor. neden geçirsin ki? seviyoruz, sayıyoruz tamam da artık iş başka noktalara geldi. daha önce de kendisi ile ilgili defalarca eleştiri yazdım, saygı sınırlarını da aşmadım. ama ben bu takımla ağlayan, bu takımla gülen bir taraftar olarak kötü gidişata tepki gösteririm hocam. sen sabır dedin beklendi, transfer dedin yapıldı. gözünü seveyim sen de artık saha içine dön. o cesur fatih terim'i, risk almaktan yenilmekten korkmayan imparator'u bize yeniden göster.
  • 29359
    bunları yazmamak için ekstradan 2-3 hafta daha bekledim ama artık emin olduğum ve bu hale yönetimsel olarak dört ayda nasıl getirildiğine hayret ettiğim, teknik ekip tarafının ise şampiyon olduğumuzda ‘bile’ bu takım top oynamıyor diyebilen biri olarak vicdanen çok rahat olarak söyleyeceklerimi artık yazmak istedim. an itibariyle yönetimle taraftar arasında bağ kopmuştur, teknik ekiple taraftar arasında ki bağ %70 oranında kopmuştur ve maalesef oyuncularla taraftar arasında yine %50-60 oranında bağ kopmuştur. bu arada kendi tarafım, yönetim ve teknik ekip kısmına inancım sıfırken bu oyuncu grubuna doğru sistem verildiğinde ve doğru şekilde çalıştırıldığında gayet başarılı olacağına inanan da biriyim. sonuç olarak bu saatten sonra başarı mümkün değildir ve bu gemi buradan dönemez. bu dakika itibariyle değişimi kabul etmeyenler bu armaya zarar verenlerdir.
  • 29364
    bu sene ozelindeki eksiklerine ozguvensizligi de ekledigini dun teyid eden takimdir (bkz: 8 ocak 2022 galatasaray giresunspor maçı). dunun en cok uzeni belki de buydu.
    bu ozguvensizlige eksikleri de ekleyince bu mac sanirim bu sezon kayseripor macindan* sonra en kotu oynadigimiz mac oldu.

    bunun disinda en onemli eksigi orjini 6 numara olan, devsirilmemis bir 6 numaradir diye dunusuyorum.
    nerede duracagini, nerede pas bekleyecegini bilecek, aldigi topu yeri geldiginde eveleyip gevelemeden ayagindan cikararak, yeri geldiginde takimi dinlendirerek kulllanacak, bir bakima takimin kendi yari sahasinin on numarasi olacak, defansta da deli dana gibi kosmak yerine yerini bilerek rakibi en dogru yerde karsilamaya calisacak bir oyuncuya sular seller gibi oncelikli ve acil olarak ihtiyacimiz var.
    bu oyuncunun melo seviyesinde bunlarin hepsini ortalama ustu yapmasina da gerek yok bence. ortalama alti olmamak kaydiyla temel egitimini bu cercevede almis ve bu sekilde oynama tecrubesi olan x bir oyuncu, bu takimi bir adim ileriye goturecektir kanimca.

    ister begenin ister begenmeyin kadromuzda bu tanima en yakin oyuncu da taylan. son iki senede fark yarattigimiz maclarin cogunda 6 numarada ortalama ustu oynayan bir taylan bulunuyor.
    berkan da gordugumuz uzere orada olmadi. berkan'in kendi yari sahamizda stoperlerden ve kaleciden top istediginde bekledigi yerler cogu zaman yanlis. pas atacak oyuncunun ayarlarini bozuyor, temiz bir pas alsa bu sefer de rakip kaleye yuzunu donemiyor. daha dogru yerlerde oynayan taylan'da da kaleye yuzunu donememe eksigi var maalesef. fakat taylan macin sonuna baktiginizda 6 numarada oynadigi maclarda takim oyununa daha fazla katki vermis oluyor.

    anlasilan oraya gedson'u monte ederek devam etmek niyetindeyiz. gelirse eger, bence gedson bu senenin geri kalaninda 6 numara isini toparlar. bu senaryodaki sikinti ise yilan gibi bir 8 numara olan gedson kardesimizi mecburen 6 numara oynatmak zorunda kalacagimizdir. umarim kisa sure icinde gelir ve tek hedefimiz olan avrupa ligi maclarina kadar takim yeniden dengesini bulur.

    fatih terime ve planlama konusuna ise ligdeki konumumuz ne olursa olsun guveniyorum ve her ikisini de sonuna kadar destekliyorum. tabii ki dogrularin yaninda yapilan yanlislari da gormezden gelmeyerek.
    ornegin muslera'yi yedeklememek gibi bir akil tutulmasini fatih terim'e ve galatasaraya yakistiramiyorum. televizyon kadrajinda iki kisilik yer kaplayan arda turan'in oyuna girmesini skor ne olursa olsun sindiremiyorum.
    bunlarla birlikte fatih terime yapilan malum kisi benzetmelerini ve yaratilmaya calisilan algiyi da sindiremiyorum. mactan sonra gundem olan kimsenin bu takım ne oynuyor demeye hakkı yok cumlesini de iyi olmayan bir niyetle ve at gozluguyle okumayinca dogrulugunu gorebiliyorum. varligindan kim nasil rahatsiz olursa olsun en azindan bu objektif bakisi kariyerinin sonuna kadar simdiden haketmis bir isimdir fatih terim. gogsumu gererek, dogruluguna inanarak soyluyorum, sonuca degil de daha iyi oynayana puan verilseydi ligin zirvesindeydik.

    son olarak, takimdaki bu ozguvensizligi en kisa surede toparlayabilecek kisinin yine fatih terim oldugunu dusunuyorum. fakat artik futbolcularimizin kimligiyle inatlasmadan, taktik dogrulari takip ederek.
    her ne kadar geleceginin cok parlak oldugunu dusunsem de okan buruk veya x bir isim gelirse eger, gelecek sezona dair hicbir umut olmadan sadece bu sezon biter.
  • 29367
    her platformda şu an bizde oynamayan iki oyuncu üzerinden eleştiriler görüyorum. kadro planlamasının yanlış olması başka konu. yunus akgün ve okan koçuk şu an bizde olsa en fazla 3 puan fazlamız olurdu. örneğin, morutan'ın yunus akgün'den daha kötü olduğunu düşünmüyorum. ısmail cipe hakkında konuşmaya dahi gerek yok ama muslera varken de kaleye gelen ilk top gol oluyordu.

    yani olmuş hakkında konuşmak kolaydır, ve her dönemin kararları kendi dönemine göre değerlendirilmelidir. belki de feghouli ayrılığı sonrası pişmiş yunus ve morutan ile sağ kanadı uzun süre tekrar aramayacağız. ya da okan kalsa, muslera sakatlanmasa okan da tecrübe kazanamayacaktı.

    takımın asıl sorunu sırasıyla orta saha ve forvet onların en üstünde de teknik ekip. her şeyi geçtim bu yıkılan özgüven dahi takımın bir çok şeyi yapmasına engel oluyor.
  • 29368
    ligde maç kaybeden takım.

    ama öyle böyle değil yani. feyyaz yiğit'in lost anlatımı gibi.

    --- alıntı ---

    çok bozdu. baya bozdu yani öyle böyle değil. inanılmaz bozdu, çok fazla bozdu yani öyle bi o kadar bozdu önünü alamadık öyle kötü bozdu yani. bozdu bozdu bozdu, bir yerden sonra bozmaz diye bekledik daha da bozdu. artık bozmasın dedik iyice bozdu. artık inanamadık, bozdu bozdu gitti yani. daha nasıl bozulur ya dedim? daha fazla bozulmaz herhalde dedim ben. ben bir yerde duracak bunun bozulması diye bekledim ama yine bozdu.

    --- alıntı ---

    şimdi bir tablo vereceğim.

    lig puan tablosu: https://www.tff.org/default.aspx?pageID=198

    20. hafta sonunda 27 puan ile 12. sıradayız. bakın 20. hafta sonu. alınabilecek 60 puan var. 60. biz bunun 27'sini almışız. yani yarısı bile değil.

    7 galibiyet 6 beraberlik 7 mağlubiyet ile bu sıralamadayız.

    daha acı olanı, liderden 22 puan gerideyiz. ligin son sırasındaki takım bizden sadece 12 puan geride. yani biz tepeden daha çok düşme hattını düşünmek zorundayız ki düşme hattındaki diğer 3 takımın ve hemen 1 sıra üstündeki takımların yani bu 4 takımın (göztepe - kasımpaşa - altay - çaykur) bizimle puan farkı sadece ama sadece 9.

    hadi diyelim avrupa potasını düşünelim, işte 4. sırayı falan hedefleyelim bu sezonluk. peki. oradaki takım ile de (fenerbahçe, an itibarı ile 1 maçı eksik) 5 puan (eksik maçı ile tekrarlıyorum - adana demirspor ile oynayacaklar) fark var.

    hadi iyimser bakayım, biz buradan döneriz toparlarız en azından avrupa potasına kendimizi atarız diyeceğim ama bu ışığı ben göremiyorum. teknik direktörümüz fatih terim tünelin sonunda bir ışık gördüğünü ifade etti 8 ocak 2022 galatasaray giresunspor maçı sonrasında. peki bu ışık tünelin bitişine mi alamettir, yoksa üzerimize son sürat gelen kamyon mudur?

    peşpeşe 5 maç veriyorum size:

    hatayspor
    kasımpaşa
    trabzonspor
    alanyaspor
    kayserispor

    buradan puan beklentiniz kaç? ciddi ciddi merak ettiğimden soruyorum. benim yok çünkü, belki 1, bilemedin 2 hani o da belki. çünkü ne takımın oyunu, ne oyuncuların sahadaki yüzlerinden okunan ruh halleri, ne bireysel performanslar, hiç birisi bana "bu 5 maçta en az 3 galibiyet 1 de beraberlik çıkarırız" dedirtmiyor. normalde, bizim bildiğimiz fatih terim'in galatasaray'ının bu 5 maçta 4'e 1 yapıp 13 puan falan alması gerekir ama takım bunu vermiyor sahada bana.

    fikrinizi merak ettiğim için buraya bir anket bırakıyorum: https://anketinho.com/3687

    şunun için yapıyorum bunu, sezonun ilk yarısında hatay maçını son dakikada luyindama'nın kafa golü ile kazandık, kasımpaşa maçını elimizden verdik, ha keza trabzonspor maçını da, alanya'ya ve kayseri'ye de kaybettik. düşünün burası daha sezonun ilk yarısı, ilk 6 maçlık performans. sezonun ilk maçında giresun karşısına çıkmıştık, adamlar hazır değildi süper ligdeki ilk maçlarıydı ve nispeten kolay geçmişti, gerisi her ne kadar galatasaray kadar büyük bir takım için kolay görünse de ben buradan puan çıkarma şansımız olduğunu düşünmüyorum.

    peki, önümüzdeki 5 maçı oynadık. puan çıkaramadık. 25 maçta 27 puanda kalırsak ne olacak bana bunu açıklayabilecek birisi var mıdır?

    karagümrük ile puan puanayız, onlar geçer zaten. giresun büyük olasılık geçer, antalya nuri şahin ile toparlayıp geçecektir, göztepe bile son maçta antalya'ya 4 attı 10 kişi ile. zaten göztepe'den itibaren anlık 18 puanlı takımlar düşmemek için gelene geçene can siperane oynayacaklar. e bizim bu oyunumuz yok. anlatabiliyor muyum buradaki sorunu?

    selçuk inan'ın yaptığı (aslında fatih terim'in, selçuğun sahibinin sesini oynadığı dersem daha doğru olur ama neyse) açıklama hepimizin aklındadır. ne diyordu? "çalışarak gelişemiyorsak, değişerek gelişiriz".

    o gün çok tepki göstermiştim, inanamamıştım böyle bir söyleme. ama şu anda tarihin belki de en doğru açıklamalarından birisi kabul edilmeli galatasaray anlamında.

    evet selçuk. evet selçuğu ses olarak kullanan fatih terim. evet necati. çalışarak gelişemiyorsanız, değişerek gelişeceksiniz. bu değişim de sizlerle başlayacak ve siz koltuklarınızı yeni gelecek bir antrenör ekibine, teknik direktöre bıraktığınızda biz değişerek gelişmiş olacağız.

    çünkü siz çalışarak gelişemiyorsunuz. siz gelişemediğiniz için takım da geri gidiyor. takımın gelişememe problemi yok, sizin geliştirememe probleminiz var bunu artık kabul etmeyen kördür, söylemeyen dilsiz şeytandır! içinizden bir insan evladı çıkıp da 20 maçta alınan 27 puanın bu taraftara hesabını vermedi, içinizden birisi çıkıp sorumluluğu alıp takımın üzerindeki baskıyı almadı, içinizden birisi çıkıp "arkadaş olmuyor bu oyun, bir de şunu deneyelim" demedi. lafa geldi mi topçular kötü, yeteneksiz. lafa geldi mi taraftar tepki gösterdi ondan böyle oldu. lafa geldi mi hakemler. lafa geldi mi federasyon. yeter ya. yeter abi.

    maç sonunda da yazmıştım, ülkenin ekonomisini batırıp sonra "dış mihraklar, bize operasyon var, faiz lobisinin işleri bunlar, inlerine gireceğiz" vs. demekten en ufak bir farkı bile yok yaptığınızın.

    bakın beyler.
    şu andaki tablonun sorumlusu takım değil. takımsa da siz kurduğunuz için sorumluluk size döner.
    şu andaki tablonun sorumlusu taraftar da değil. taraftarsa, sizin oynatamadığınız takım yüzünden bu tepkileri veriyor.
    şu andaki tablonun sorumlusu hakemler de değil. hakemlerin çaldığı puanları biz biliyoruz, siz saha içini anlatın.

    şu andaki tablonun tek sorumlusu var. 1 tane.
    ülkenin ekonomisinin, sağlığının, adaletinin, eğitiminin ve daha aklınıza gelen her alanının kötüye gitmesinin tek sorumlusu olduğu gibi.

    orada da 1. burada da 1. başka kimseye ne sorumluluk yükleyebilirsiniz, ne bir şey anlatabilirsiniz.

    ve siz hesap vermek yerine başka etmenleri suçlayarak devam ettikçe bu taraftar size daha da fazla bilenecek.

    bakın, hepiniz galatasaray tarihinde önemi olan insanlarsınız.

    selçuk, yıllarca kaptanlık yaptın. tuzla maçında sahada ayakta duramayıp düştün, psg maçına uyuyarak girdin ama bu taraftar seni hep eski dönemlerini düşünerek ya eleştirmekten kaçırdı ya da dozunu düşürdü çünkü kıyamadı sana.

    necati, gel dedik geldin git dedik gittin, formayı giydiğin sürece elinden gelenin fazlasını verdin, şampiyonluklar getirdin. aynı selçuk'ta olduğu gibi taraftar seni hep savundu, hep eleştirmekten kaçındı.

    fatih terim, başarılarına ve kazandırdıklarına söylenecek bir şey yok. inkar eden taş kesilir, ne yaptıysan bir göz kırpmanla bu taraftar müridin gibi peşinden geldi, bir sözünle imparatoru takip eden bir ordu gibi gerekirse yel değirmenlerine karşı bile savaştı senin için.

    hepiniz galatasaray için önemli figürlersiniz. ama artık yeter.
    daha fazla birbirimizi üzmeden, kırmadan, yol yakınken buyrun çekin kenara ve inin. siz indikten sonra biz devam ederiz merak etmeyin.
    birbirimize zarar vereceğiz çünkü buradan sonrasında. üzerek ayrılacağız.

    hep kendimi bu başlıkta "dost acı söyler" derken buluyorum, ama dost acı söyler beyler.
    istifa vaktiniz gelmiştir.

    gelin şu 5 maç sonunda biz 25 maçta 27 puanda kalmadan istifanızı verin ki bu iş daha kötü yerlere gitmesin. bugün takımın neden oynamadığı sorulur, yarın istifa tezahüratları başlar, öbür gün daha büyük şeyler olur.

    ne kendinize ne de galatasaray'a yapmayın bunu.
  • 29370
    alınan sonuçlarda en ufak sorumluluğu, hatası olmayan takım. bu ligin ilk 3üne girmek için de gayet yeterli ve kalitelidir.
    sonuçta bir duran top golüyle hiçbir şey oynamadan puan ya da puanlar alan; toplama, kiralık, elden düşme futbolcularla takımların kurulduğu bir lig.
    sanki bana bundesliga da pırlanta gibi futbolcularımıza suçu atıyoruz. onların zihinlerine adeta pranga vuranlarda kabahat.
    (bkz: süper lig 2021-2022 sezonu)
App Store'dan indirin Google Play'den alın