• 4126
    kendimi bildim bileli galatasaraylıyım. her gün deli gibi düşünüyorum, takip ediyorum bu takımı. bu süre zarfında da hiçbir yönetimin her anlamda iyi yönettiğini, hiçbir hocanın kusursuz idare ettiğini, hiç eksiksiz bir takıma sahip olduğunu görmedim. tüm bunların en aza indirgendiği belki de tek zamanda avrupa şampiyonu olduk zaten amk. hiç düzelmeyen ekonomisi, eksik olmayan yeteneksiz, yetersiz oyuncuları; ne yapsam da kendime zorluk çıkarsam diyen hocaları. yüzler gelip geçiyor ama hep aynı işte, hep. dertsiz tasasız olamıyoruz bir türlü, sanki kulübün genlerinde var. tüm bunlara rağmen ilgimi alakamı kaybedemiyorum. en dibe vurduğumuz zamanda bile bir sonraki maçta acaba ne olacak diye bekliyorum. çünkü salağım işte abi taraftarlık böyle bir şey. ben yine aylardır bu takım sağ beke kimi alacak diye düşünüyorum. forvete eli ayağı düzgün biri gelir diye bekliyorum. bu kadro yeterli mi diye kafa patlatıyorum. adım gibi biliyorum ki sonunda yine bir sürü eksiğimiz olacak. e iyi de ne yapalım abi? başka galatasaray mı var? yine sezon başladı yine heyecanlanıyorum. fener gol yiyor evde takla atıyorum iyi oldu orospu çocuklarına diye. sonra bizim maç gelsin diye beklemeye başlıyorum. iki, üç tane dallama oyuncusu var diye güzel oyuncularını yok mu sayıcaz bu takımın?

    ben hiçbir zaman "şu gelsin bize 5 atsın da şunlar gitsin" veya "şampiyonlar ligi'nde en güçlüler gelsin de ebemizi bellesin" kafasında biri olmadım. çünkü biliyorum ki o sevmediğin adamlar gidecek ve sonunda onun başka bir türlüsü gelecek. o da gidip başka türlü eleştireceğimiz adamları getirecek, o da başka kazma oyunculara takıp oynatacak. biz sonunda boşu boşuna üzüldüğümüzle kalacağız. hep böyle oldu çünkü, hep ama. arada sadece dibin de dibini gördüğü zamanlarda böyle radikal değişimler, doğru insanlarla denk geldiğinde pozitif etkiler yarattı. ama şuanda o pozisyonda olduğumuzu düşünenler kişisel takıntılarının kurbanı durumunda ve farkında değiller. "bayern gelsin de şunları siksin" diye bekleyen "büyük" galatasaray taraftarına tekrar hatırlatmak istiyorum; başka galatasaray yok. sonunda olan yine bize olacak.

    bir gün bizi öldüreceksin, ama bizi yaşatan da sensin galatasaray.
  • 4128
    drogba gelir, sneijder gelir, şampiyonluklar gelir ve bunlara rağmen en başa dönmesini de en iyi beceren kulüptür. basketbolu ayrı yönetemezler benchsiz maça çıkarız, futbolu yönetemezler 4 sene ucl geliri olmasına rağmen yine başa döneriz. her sene elli tane teknik direktör gelir hepsi bir yerde patlar.

    8. olduğumuz sezonda da desteği eksik etmedik ama taraftar da sorar bir kendine biz enayi miyiz diye. biz bir oluşumu, gelişimi desteklemiyoruz ki. kuyruğunu ısırmış yılana alkış tutuyoruz.
  • 4129
    dört bir yanını kangren sarmaya başladı başkanından tut hocasına ptt 1.ligde bile top oynayamayacak futbolcusuna kadar ..ama o kolu keserler aga galatasaray taraftarı uyandı 3 kupa almış takım falan dinlemez yahu takım en az 1 yıldır tırt top oynuyor ya bireysel parlamalarla yada konsantrasyon ruhuyla aldı o kupaları. sen bu kupalara güvenip bu kangreni yok sayamazsın bas bas bağırıyor sağ kanat hücum hattı kanatlar hala içimizden hallederiz ulan nereye hallediyorsun yedek kulubenden gelip maçı çevirecek kaç adamın var ? yok. neyse sinirliyim denge denge diyerek dengemizi .......
  • 4133
    her iyi gidişin bir sonu olur bu normaldir, her takımda böyledir. bayern munih de olsan dortmund gelir şampiyon olur vs ama bir takım bu kadar dalgalanma yaşamaz, yaşayamaz arkadaş. işte bunu aklım almıyor. 8. olunan senenin ardından bir başkan geliyor 4 5 transfer yapıyor şampiyon oluyorsun, şampiyonlar liginde tarihinin en başarılı sezonlarından birini yaşıyorsun sonra bir hcoa gidiyor ve orta sıra takımına dönüyorsun sonra bir hcoa daha gidiyor yine şampiyon oluyorsun sonra aynı hocayla yine orta sıra takımına dönüyorsun.

    özetle işte bunlar hep plansızlık.
  • 4134
    geçen sezon başında takımdan şampiyonluk, şampiyonlar liginde başarı bekliyordum. prandelli döneminde sıvayınca çıldırmıştım. gerçekten beklentiler büyük olunca ve takım bunu karşılamayınca haftalarca huzursuz geziyorsunuz. lakin bu sene hiçbir halt beklemiyorum, tüm sene kafam rahat gezicem. ha başarı gelirse ekstradan sevinç ve moral kaynağı olur benim için. kışın giyilen montun cebinden çekirdek ya da para çıkması gibi bi şey heralde...
  • 4136
    en çok taraftara sahip kulüp.

    cevap verince siliyorlar ama elden gelmiyor birileri okuyuncaya kadar durur.

    30.000 kişilik stada bile gerek lisenin bahçesinde oynayın siz de rahat edin biz de! bu ellerinden öptüğüm monşerler galatasaray taraftarını sırtlarında bir kambur olarak görüyorlar, ya da ne biliyim göbeğini kaşıyan adam sürüsü falan gibi.

    siz galatasaray üzerinden bütün "devlet" işlerinizi görmenizin yegane sebebi bu beğenmediğiniz milyonlarca taraftardır. devlet size galatasaray adasını verdiyse, kalamışı verdiyse, stat verdiyse senin kötü fransızcan için vermedi. milletle billur geçmeyin.
  • 4137
    bir çok maçı daha yenilmemiz bu takımın hayrına olacaktır. birileri gitsin diye takımın yenilmesini istiyor hain demeden önce düşün. dibi görmeden bu takım büyük başarılar göremeyecek. bu potansiyel yıllardır olduğu gibi heba olmaya devam edecek. büyüklüğümüz para kupa büyüklüğüne doğru gitmekte. bunu nasıl göremiyorsunuz?
  • 4141
    facia dursun özbek-hamza hamzaoğlu işbirliği yüzünden kendisini özellikle de önümüzdeki aylarda çok kara günlerin beklediğini düşündüğüm kulübümüz. kapkara, mutsuzluk dolu günler... geldi yine tipini! 5 sene olacak neredeyse, bir özlemiştik aman sormayın. nasıl kaçsak bu kabustan, ne yapsak da kurtulsak?

    http://33.media.tumblr.com/...DRK1qktooso1_500.gif
  • 4144
    türkiye'nin en fazla taraftara sahip olan kulübü. türkiye'nin yurtdışında en fazla sempati ve bilinirliğe sahip kulübü.

    bu iki statement'ın aslında ne kadar büyük bir potansiyel barındırdığının şu sözlükteki herkes farkında. galatasaray spor kulübü genel kurul üyeleriyse değil. çünkü asıl potansiyelin taraftar olduğunun farkında olsalar her seçilen taraftardan bu kadar kopuk bir iletişim statejisi ya da stratejisizliği yürütmez.

    bu kulübün tüm organizasyonunun yeniden oluşturulması gerekiyor.

    futbol, basketbol, voleybol ve diğer amatör şubelerin bütçelerinin belirli bir çerçevede kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerle belirlenip stratejilerinin oluşturulması gerekiyor. bu stratejinin taraftara doğru bir şekilde "pazarlanması", anlatılması gerekiyor. yöneticilerin bütçeyi ortaya koyduktan sonra kullanma yetkisini daha önce o sporlarla ilgilenmiş gerçek vizyoner profesyonellere bırakması gerekiyor. bu isimler, cüneyt tanman gibi silik karakterler değil avrupa piyasasına hakim, pazarlık yapma kabiliyetinde insanlar olması gerekiyor.

    bu profesyonellerin de her seçilen tarafından değiştirilmemesi de asıl önemli nokta tabii ki.

    gsstore'un feshedilip işini adam akıllı yapacak, mümkünse yönetimdeki hiçbir iş bilmezle bağlantısı olmayan bir firmaya devredilmesi gerekiyor. adamlar her sene siyah/beyaz t-shirt sağ kola sarı şerit, sol kola kırmızı şerit koyup tasarım sıçıyor. bu atletten bozma t-shirt'leri 30-40-50 tl'ye taraftara kakalıyor. taraftarı cezbedecek herhangi bir ürün ortaya koyamayan bu oluşumun organizasyonu o kadar sorunlu ki milyonlarca lira değerindeki formalar ve diğer mallar depodan yok olup uçuyor ve her sene istisnasız zarar yazıyor. nike, adidas gibi bir t-shirt'e 80 lira isteyen mağazalardansa, (farazi konuşuyorum) de facto gibi düşük delire ürün üreten firmalarla anlaşıp kar paylaşımlı bir strateji yürütmek daha mantıklı bile olabilir. bu işlerde uzman değilim ama işin uzmanları daha yüksek gelir elde edilebilecek çözümleri bulması da çok zor değil.

    not: bu kulüp ben kendimi bildim bileli spor, spor ekonomisi, sportif iş geliştirme konularında bir avuç iş bilmez tarafından yönetiliyor. buna rağmen 2 avrupa kupası 20 şampiyonluk ve 16 türkiye kupası kazandı. bu potansiyel, bu winner'lık doğru düzgün bir yapılanmayla, profesyonellikle yönetilirse bu kulüp illa ki şampiyonlar ligi'ni kazanır. çok da zengin olur. ama böyle değil.
  • 4148
    bir proje takımına dönüşmesinin önünde çok büyük engeller var.

    öncelikle dedeler. bu kafatasçı dedelere imkan verseler mezara götürürler takımı. taraftarlara hiçbir zaman, hiçbir şekilde yönetimde hak vermeyecekler gibi duruyor. ikincisi, seçimle yönetim getirme sistemi. maalesef boku çıkmıştır ve galatasaray'a faydasından çok zararı dokunmaktadır. farklı yönetimler arasında ortak bir gaye olmuyor. tabi dedeler yine bu aşamada etkin rolde. üçüncüsü türk futbolu, neresinden tutsan elinde kalıyor. detaylandırmaya gerek yok. dördüncüsü siyasi düzen. futbola çok fazla karışılıyor.

    taraftarlara imkan vermeyeceklerini düşündüğüm için, bana göre kurtuluşun tek çaresi (geriye kalan) kulübü büyük bir sermayeye satmak. seçimle yönetim getirme işi ciddi ciddi galatasaray'da istikrarsızlığa sebep oluyor. inşallah bir gün gerçekleşir.
  • 4150
    hala göz ardı ediliyor, hala kimileri farkında değil..

    bakın bu kulüp son 4 senede kazanabileceği paranın en fazlasını kazandı ve hala borç artmaktan bahsediliyor !

    4 senede 3 şampiyonluk, 4 şampiyonlar ligi katılımı, 1 çeyrek final, 1 son 16, türkiye kupası, süper kupa. yani kazanabileceği paranın maksimumunu kazandı zaten. 4 yılda yalnızca 1 lig şampiyonluğu parası almadı.

    bakın bu kulüp kazanabileceği paranın maksimumunu kazanırken borcu artıyorsa ortada çok büyük yanlışlıklar veya çok büyük kan emiciler vardır !

    4 senede bu kadar paralar , başarılar kazanırken ekonomik olarak hala geriye gidiyoruz böyle bir saçmalık yok !
    başarı ve para gelirken düzlüğe çıkmak yerine hala bataklığa gidiyoruz.

    ne zaman bu kulüp adam gibi yönetilecek ?
    ne zaman bu kulüp fakir edebiyatı yapmaktan vazgeçecek ?
    ne zaman bu kulüp arzu edilen seksi bir kulüp olacak ?
App Store'dan indirin Google Play'den alın