• 8626
    bu kadar rezilliğin, pisliğin olduğu ortamda tertemiz kalmayı başarabilen canım kulübüm. son 2 gündür değil geçmişten bugüne; ne avrupa'dan şike ile alakalı bir ceza almadı, eski başkanı cezaevinde yatmadı, kaptanı yasadışı bahisten cezaevine girmedi ve başkanı uyuşturucu ile alakalı adı geçmedi. yukarıda dediğim gibi bu kadar rezilliğin ve pisliğin içinde debelenip durmadı. iyi ki galatasaraylıyım deyin bence.
  • 8627
    dün eyüpspor maçından sonra bir şeyler paylaşması gerekiyordu. net penaltı verilmedi ama ne beşiktaş, ne trabzonspor ne de başka bir kulüp bundan hiç rahatsız olmadı. emin olun ki bugün kasımpaşa maçında uçan kuştan bile rahatsız olup “kasımpaşa’nın hakkı yenildi” diye açıklama yaparlar. herkesin hemfikir olduğu bir konuda “nerede var?” demek bu kadar mı zor?

    (bkz: 20 aralık 2025 eyüpspor fenerbahçe maçı)(bkz: 21 aralık 2025 galatasaray kasımpaşa maçı)
  • 8629
    2 gündür mauro ıcardi'nin başlattığı, gheorge hagi'nin arsa çıkardığı duygusal yoğunluktan dolayı gözlerim nemleniyor galatasaray'ı düşündükçe.

    galatasaray neden bu kadar büyük sorusunun cevabı pekişiyor, karakterini ortaya koyuyor. büyük olması köklü olmasından, bir kültürü olmasından kaynaklanıyor.

    öyle adı konulamayan kuru bir hurafe değil, damarlarına kadar hissedersin. bak adam 60-70 yıl önce nasıl da güzel koymuş adını;

    “bilirsiniz ki her insanın ayrı bir huyu, ayrı bir karakteri olduğu gibi, her futbol takımının da kendine has bir karakteri vardır. biz sizlere burada galatasaray’imizin huyunu suyunu açıkça ve iyice anlatabilirsek, onu adamakıllı tanıyıp, inşallah senelerce dost geçinirsiniz. galatasaray, bir his takımıdır. renklerine âsık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır. galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. kısacası galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır.”
  • 8630
    kendime çok fanatik değil derim ama sanırım ben hiç tahmin etmediğim kadar fanatiğim.

    evde kızlarımla olan ufak bir konuşmadan kesiti yazmak istiyorum.

    tv'de herhangi bir maç açıktır kızlar gelir fenerbahçe ve beşiktaş'a saydırır dilleri döndüğünce bende uyarıyorum kızım öyle demeyin onlarda bizim takımımız (biz onlar gibi değiliz demek istiyorum içimden)

    o sırada bizim kızlar "biz onları sevmiyoruz, biz galatasarayız, biz aslanız biz kralız"*.

    karşılarına geçip sarı deyince kırmızı diye bağırıyorlar, benden bayraklı(galatasaray amblemli) forma istiyorlar daha ne olsun, bir de armayı öpmeleri zaten beni benden alıyor.
  • 8631
    eski bir öğreti şöyle der: ders sen öğrenene kadar devam eder.

    galatasaray tarihi boyunca ders de almıştır, cümle aleme ders de vermiştir. bazen öğrenmiş, bazen öğretmiş ama taraftarıyla, camiasıyla, sporcularıyla, emekçileriyle, her bir ferdiyle hiçbir zaman ısrarlı bir şekilde, uzun yıllar boyu hata ve hatalarından ders almamazlık etmemiştir.

    olaylara verdiği reaksiyonlarda başkaları tarafından nasıl görülürüz, bize ne derler gibi kaygılardan ziyade galatasaray’ın geleceği açısından en doğrusu nediri arayan bir bakış açısı, bir tavır sergilemiş ve ne mutlu bize ki sergilemeye devam etmektedir.

    yeri gelir yönetimimizi, sporcularımızı, teknik ekibimizi sorgular, eleştiririz, yeri gelir hepsini takdir eder, haklarını teslim ederiz ama ne yaparsak yapalım yaptığımız bu eylemlerde galatasaray’ın hep layık olduğu yerlerde olması gerektiği düşüncesi vardır.

    bu kulüp için rakiplerini, diğerlerini alt etmekten ziyade, küçük başarılarla avunma yerine galatasaray’ın kendisiyle yarışıp, koyduğu çıtayı aşması ve defalarca kez yaptığı gibi yapılmayanı yapması önem taşır.

    hepsinden önemlisi de yetiştirdiği değerleriyle, sembol isimleriyle, gerçek efsaneleriyle günümüze ve geleceğe çok anlamlı bir miras bırakandır. iyi ki vardır.
  • 8632
    engellemeler olmasa çok başka yerlerde olacak kulübümüz. biz burada o kadar çok şey ile uğraşıyoruz ki sadece saha içine odaklanmak imkansız hale geliyor.

    öncelikle futbolda biz en başarılı türk takımıyız. ama aslında çok daha fazlasını yapabilirdik. rakiplerimizin ikisi şike yaptı. bunlar kanıtlandı ama ikisine de bir yaptırım yapılmadı.

    yetmedi gol averajı ile şampiyonluk verdik. o sene yapılan hatalar hala açıklanamıyor. ve yine şike ve bahis soruşturması açılıyor ve bir bakıyoruz o sene puan kaybettiğimiz maçlarda hep bir sıkıntı var. ama yine bir şey çıkmayacağını biliyoruz.

    bu sene rakibimizle maç yapıyoruz, hakem bizi katlediyor. ve bu hani tartışılacak bir şey bile değilken tff başkanı sana karşı açıklama yapıyor. sana karşı açıklama yapan tff başkaları için sesini çıkarmıyor.

    medyada fenerbahçe bir şey yaptığında ses çıkmıyor. konu galatasaray olunca hep bir ağızdan saldırılar başlıyor. ve çoğu uydurma haber. sürekli birileri karalama peşinde.

    yönetim aman tadımız kaçmasın diye sesini çıkarmıyor. herkes bize yüklenmeye çalışıyor. ve bunlar sadece futbolda olan şeyler.

    mesela kadın futbolda, fenerbahçe maçında hakemin gözü önünde elle topu çıkardı fenerli oyuncu. ama hakem penaltıyı vermedi. sonuçta da kazandılar. muhtemelen de şampiyon olacaklar.

    basketbolda yıllarca hakemlerle maç kazandılar. maça çıkmadık yine düzen değişmedi. federasyon başkanları ve yöneticileri hep fenerli.

    voleybol maçında bile hakemlerin onlara bakışı farklı oluyor. bizim bu branşlarda hiç gücümüz yok. sürekli eziyorlar ve sindiriyorlar. taraftar da çok buraya bakmadığı için gündem olmuyor ama hep kayrılan bir rakibe sahibiz.

    yine de tüm bunlara rağmen iyi ayakta kalıyoruz. tek üzüntüm avrupa’da çok daha başarılı olabilirdik. tüm branşlarda da çok daha başarılı olabilirdik.

    bize yapılan bu baskının, bu engellemelerin sebebini anlayamıyorum bu arada. bunu bir kişinin fenerli olması ile açıklayamam. o kişi gerçekten istese zaten fenerbahçe futbolda da şampiyon olurdu. bu düşmanlık çok başka bir şey. değişir mi, düzelir mi bir şeyler pek sanmıyorum. umarım onlarla iyi mücadele edecek bir lidere sahip oluruz bir gün. bu kişi erden timur mu olur, fatih terim mi olur, yoksa ergin ataman mı olur bilmiyorum ama bizim öyle birine ihtiyacımız var. ve bu birlikteliğin de uzun süreli olmasına…
  • 8633
    yurdum insanının spor ve spor branşları ile ilişkisine, ülke sporunun temsiliyeti ve başarılı olmak hususunda faaliyetlerde bulunması beklenerek göreve getirilen bakanı tarafından transfer faaliyetlerine ket vurulmak suretiyle elinden oyuncu alınıp, ezeli rakibine transferinin sağlanmışlığı olan, mevcut mal varlıkları bir takım siyasi yanlılar tarafından kulüp içine konuşlandırılmış görev adamlarınca yağmalanan ve 2011 yılında oynanan bugünkü rams park’ın açılış maçında gösterdiği insani tepki ve siyasi duruş sebebiyle tam 14 yıldır yol hizmeti dahi alamayan aynı zamanda o gün gösterilen tepkilerin bir daha yaşanmaması adına tribünlerine cemaat artıklarının doldurulduğu güzide kulübümüz. fıkra bu kadar. karşımızda fenerbahçe mi var yoksa siyaset erkanımı siz karar verin.
  • 8636
    sahada tokat manyağı olmuş bir yalı çocuğunun orkestrasyonuyla başlayan gizli oyunlarla yutulmaya çalışılan kulübümüz. çünkü galatasaray sindirilirse yalı çocuğunun önünde hiçbir engel kalmayacak. bu plana iktidar hırsıyla kafayı yemiş, gündemi bu gibi güncel siyaset dışı olaylarla meşgul etmeye çalışan siyasi odaklar da arka çıkabilir. türkiye'de dokunulamayacak şahıs yoktur ama kenetlenen ve sesi gür çıkanlara kimse dokunulamaz. küçük ısırıklar ala ala büyük lokmalarla yutmaya çalışıyorlar. kum değil boklu çamur gazetecilerle nabız yoklamaları bundandır. galatasaray, galatasaray yönetiminden de büyüktür. başta yalı çocuğu olmak üzere kendisini küçümseyip ezmeye çalışanların hepsinin üstesinden gelir.
  • 8637
    galatasaray yönetimi anladık susturulmuş. konuşamaz. ama galatasaray sadece yönetimden mi ibaret? karşı tarafa, bu oyunları kuranlara anladıkları dilden cevap verilmezse daha başımız çok ağıracak gibi görünüyor. ortada kaçınılmaz bir savaş var. karşı taraf elinden geleni yapıyor görüyoruz. artık galatasaray camiasında eli güçlü kim varsa ortaya çıkma zamanı gelmiştir. hilelerle değil, gerçekleri bir bir o sahtekarların yüzüne çarpıp kamuoyunu bilgilendirmek gerek. yada biz mi yine abartıyoruz bu arkadaşları?
  • 8638
    mevsimler geçiyor, yıllar bitiyor ancak değişmeden tek birşey var; galatasaray'ın vurdumduymaz, vizyonu düşük, kabiliyetsiz yöneticileri. plansız, programsız transfer dönemleri, saçma ve pahalı transferler, anlamsız maaşlar. galatasaray maalesef potansiyeline ulaşamıyor. bunun en büyük sorumluları yöneticiler. kendi şirketleri için almayacaklari kararları galatasaray için alıyorlar. buna bir son verilmeli artık. transfer döneminin ilk haftası, önceden hazırlanmış bir biçimde, tüm eksiklerin giderilmesini bir tecrübe edelim. pozisyonlar için liste başı oyuncular olmasın, listede ikinci veya üçüncü sıradaki oyuncular olsun (benzer oyun stiline sahip oyuncular olması koşulu ile) ancak olsun. eksikleri giderilsin ve bunun için uzun süreli ve planlı bir çalışma gerçekleştiğini görelim.
  • 8640
    aşağı yukarı 20'ye yakın spor branşında erkek ve kadın kategorilerinde mücadele veren ancak yıllardır elle tutulur, gelir getiren ve majör olan tek branşının erkek futbol kategorisindeki galatasaray futbol takımı olan spor kulübüdür.

    sokaktaki 100 insana sorsak, en az 95'i kendi kulübünü erkek futbol branşı üzerinden değerlendirir. madem diğer branşların bir konuşulurluğu ya da popülaritesi yok ve buralarda mücadeleci değil, son yıllarda akılalmaz paralarla yatırım yaptığı bu majör branşta kendi alanında en iyisi olmak zorundadır ve ezeli rakip olan oluşumlara karşı göstere göstere kaybetme lüksü olamaz.
  • 8641
    konu: galatasarayın batırılmaya, aşağı çekilmeye ve yok edilmeye çalışılması.

    elimden geldiğince özetledim.

    galatasarayla ilgili bir sıkıntım olduğunda koştuğum tek başlık burası. çünkü ben de bu başlığın temsil ettiği topluluğun içindeyim. şu entry’yi girdikten sonra (bkz: #4341746) kendi arkadaşlarım tarafından biraz dalgaya alınmıştım, canları sağ olsun. ama artık lütfen kimse üç yıldır galatasaraylıymış gibi davranmasın.

    karşımızdaki takım fenerbahçe. bu ülkede her türlü hukuksuzluğu yapıp, yaptığı hukuksuzluk karşısında suçlanmak yerine mükafatlandırılan bir topluluktan bahsediyoruz.

    bu entry’yi girmeden önce `10 ocak 2026 galatasaray – fenerbahçe maçı`nın üzerinden biraz zaman geçmesini bekledim. tansiyonum ancak düştü. yaşananların içinde unuttuğum bir konu kalmasın diye bekledim.

    türk futbol tarihinde bir rezalet varsa, bunda fenerbahçe’nin adı olmadan olmaz. şimdi hem dünkü rezaleti hem de galatasarayın kasten çökertilmesi, fenerbahçe’nin ayağa kaldırılması planının ilk ayağını genel olarak konuşalım. çünkü bu rezalete ses çıkarmayan, hesap soramayan ya korkaktır (lafım herkese) ya da galatasaray’ı çoktan satmıştır.

    saha dışı konular

    1- atatürk olimpiyat stadı’ndaki tribünler:
    galatasaray bu statta üç finale çıktı. üçünde de maraton tribünleri rakibe verildi. galatasaray tarafındaki tribünlerin localarının neredeyse tamamında fenerbahçeliler vardı. ellerini kollarını sallayarak maça girdiler, izlediler ve çıktılar. buna tek bir allah’ın kulu engel olmadı.

    2- maç öncesi yaşananlar:
    galatasaray taraftarları yine linç edildi. hem canına hem malına kast edildi. en üzücü olanı ise 8–10 yaşında, annesi ve babasıyla maça giden çocukların fenerbahçelilerin fizilsel saldırısına uğramasıydı. başka bir videoda ise yaklaşık 20 fenerbahçeli taraftar, tek bir galatasaray taraftarını öldüresiye dövüyordu. atılan yumrukların neredeyse tamamı kafaya atıldı. işin en sinir bozucu tarafı, bunların hiçbirinin ceza almayacak olması. zaten sayıca az olduğumuz bir maçta taraftarın düştüğü bu durum, kupa ve şampiyonluklarla telafi edilebilecek bir konu değildir.

    3- gs premium, gs plus, aslan paketi, kaplan paketi satıp;
    taraftarın cebinden milyon dolarlar alıp, galatasaray taraftarına yağmurdan ve fırtınadan korunması için hışır naylon verilmesi.

    saha içi konular

    1- 2024–2025 sezonunun süper kupa finalinin 2026 yılında oynanması:
    süper kupa’nın formatı yine birilerinin isteğiyle değiştirildi.
    ligin şampiyonu galatasaray, türkiye kupası şampiyonu galatasaray, kupa finalisti trabzonspor. ligler başlamadan, yaz bitmeden final olarak oynanması gereken maç; 2026’nın en sert kış günlerinden birinde, en oynanmaması gereken yerde ve en alakasız tarihte oynatıldı. sebebi, takımın yüzde 70’inin osimhen’in afrika kupası’nda olacağının bilinerek bu tarihe alınmasıdır. bunu ayarlayanı da tasarlayanı da biliyoruz. bunun hesabını soracak tek bir allah’ın kulu maalesef yoktur.

    2- federasyonun tutumu:
    galatasarayla ilgili sineğin yağını bile hesaplayanlar, bir amaca ulaşma ihtimali olmayan konularda bile uefa’ya yazılacak mektupların önünü açanlar; fenerbahçe’nin yıllardır zorbalıkla aştığı limitleri görmezden gelmektedir.

    3- fenerbahçeli futbolcuların gol sonrası davranışları:
    gol attıktan sonra galatasaray tribününün dibine kadar gelip her türlü pisliği yaparak sevinmeleri, maçtan sonra sosyal medya üzerinden çirkin ithamlarda bulunmaları.

    4- osterwolde’nin hareketleri:
    gol attıktan sonra galatasaray yedek kulübesine gelerek yaptığı sevinçlere tek bir kişinin bile tepki göstermemesi.

    5- taktik yetersizlik:
    takımdaki oyuncuların bireysel yeteneğine güvenilerek, maça tek bir özel taktiğin bile uygulanmamış olması.

    sonuç

    galatasaray taraftarı, fenerbahçeli birinin ayağının dibine pet şişe atsa ortalığı yıkacak olan sözde tarafsız basın; dün galatasaray taraftarının uğradığı saldırıyı tek bir kelimeyle bile kınamadı.

    söz hakkı, kimseye bağlılığı olmayan; tek amacı galatasaray’a maddi manevi destek vermek olan, cebindeki son kuruşa kadar galatasaray’a harcayanlarındır. fenerbahçe; eli sıkılacak, tebrik edilecek, kutlanacak, aynı masada oturulacak bir camia değildir. dün galatasaraylıların arasında rahatça yürüyen, tek bir sözlü tacize bile uğramayan fenerbahçelilerin arkadaşları; yaşına, cinsiyetine bakmadan galatasaray taraftarlarına acımasızca saldırdı.

    sözde sert adamlar, özde korkaklar ve galatasaray’a bir kuruş bile faydası olmayanlar umarım bu yazdıklarımı okur.

    galatasaray’ı karşılıksız sevenlerin maddi desteğini çektiği anda, kulübün başakşehir seviyesinde bir takıma döneceğini çok iyi bilenler; belki biraz olsun gerçeği görmüştür.

    galatasaray’ın hakkını yiyenin, galatasaray’a saldıranların, galatasaray’a yapılan kötülüklerin önünü açanların, galatasaray düşmanlığı üzerinden menfaat sağlayanların ve galatasaray’a yapılanlara karşı ceza vermeyenlerin tek tek allah bin belasını versin.

    bu kötülüğe karşılık verecek gücümüz olmasa da, ilahi adalete olan güvenim tamdır.
  • 8642
    son aylarda değil baya bir zamandır ne sahada ne de saha dışında hak ettiği gibi yönetilmeyen kulübümüzdür. galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır mottosundan fena bir şekilde uzaklaşmış durumdayız. taraftara reva görülen o yağmurluklar çok şeyi anlatıyor aslında, uzun uzadıya anlatmaya gerek yok tek çare istifa...
  • 8643
    son yıllarda ezeli rakiplerine karşı final kazanamayan takımdır.

    19 mayıs 2024 galatasaray fenerbahçe maçı= berabere kalsak bile şampiyon olacağımız senaryoda gittik 10 kişilik rakibe kötü bir oyunla yenildik ve adamların stadımızda sevinmelerine izin verdik.

    3 ağustos 2024 galatasaray beşiktaş maçı= süper kupa finalinde tarihi bir hezimet yaşadık.
    10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı= yine bir süper kupa finalini berbat bir oyunla kaybettik.

    bunun dışında 2 nisan 2025 fenerbahçe galatasaray maçını ise kazanarak yarı finale çıkmıştık.

    bu da final dediğimiz son 4 maçta kaybetme olasılığımızın %75 olması demek.
    sırf bu nedenle 2 kupa kaybettik.

    biz hep winner takımız, finallerin takımıyız vs. diyoruz ama son yıllarda bu kimlikten bir hayli uzaklaştık. öyle ki, kazanma olasılığımız herhangi bir anadolu kulübünün kazanma olasılığıyla neredeyse eş değer. kim ne yapar, ne gibi bir teşhis koyar bilmiyorum ama silkelenmezsek ve bu kafayla gitmeye devam edersek, rakipleri sevindirmeye devam ederiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın