resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 4301
    taraftarlarca kendisinin sevilmesinin ve savunulmasının sebebi yalnızca pitbull yürüyüşü yapması, deli dolu hareketleri ve tribünleri coşturması ile asla açıklanamaz.

    brezilya milli futbol takımında, juventus'ta defansif orta saha olarak başarıyla görev yapmış bir isimdir ve bu kalitesini dikkatli gözler hemen hemen her maç gözlemleyecektir.

    takım savunmasının en önemli parçalarından birisidir melo. belki kendisine atılan pasları bazen ıskalar veya topla gereksiz oynayıp riske girebilir ama hücum bölgesine inanılmaz paslar çıkarabilmekte, bunun dışında da üstün fizik gücü ve defansif yeteneği ile rakip atakları adeta baltalamaktadır.

    engin baytar da, yekta kurtuluş da, hatta hamit altıntop da süper oyuncular ve hepsinden kendi adıma ayrı ayrı memnunum ama hiçbiri oyun tarzı olarak melo'nun muadili değildir gözümde.

    ideal bir merkezi orta saha hattı şablonunda ne yazık ki melo'nun defansın önündeki yeri sabittir, yanında da selçuk inan var zaten...

    melo'yu göndermek, bonservisini almamak falan kolay işler ama kendisi tarzında bir oyuncu bulmak cidden zor. adam resmen yaya toure'nin iki gömlek altı.

    geçen sezonki gibi goller atmıyor veya fiziksel açıdan sorunları oldu kampa katılmadığından dolayı ama melo iyidir, elzemdir.

    bazı ibneleri bu kadar korkutmuş olmasa kendisini bitirmek, takımımızdan koparmak için bunca çaba sarf etmezler değil mi? hadi bana inanmıyorsunuz bari düşmanlarımızın ısrarla hedef aldıklarına bakın...
  • 4303
    27 ocak 2013 galatasaray beşiktaş maçındaki kırmızı kart sonrası aklıma direk milan baros olayını getirdi. geçtiğimiz sezon aynı şekilde, bakmadım şimdi ama belki de aynı günlerde, milan baros kırmızı kart görmüştü ve son maçı oldu neredeyse. devre arası gelen necati'nin de gayet hızlı bir giriş yapmasıyla forma yüzü göremedi. açıkçası melo'nun akıbeti de buna benzeyebilir, şu an zaten yabancı sınırlaması yüzünden zora düşeceğiz kadro kurma konusunda, hele de 3-4 maçlık bir ceza gelirse melo'ya, bu dönem içinde sneijder'in takıma monte edilmesiyle melo'ya geri dönüş zor olabilir. kaldı ki emre ve engin de derbide hırslı gözüktüler, keza geride bir de yekta var.

    melo cidden önemli bir futbolcu, geçen sezon gibi gol olarak katkı veremediği için bence hem kendisi hem de taraftar biraz baskı altında. genelde maç içinde heyecandan takip edilmiyor ama tekrarını, özetini falan izlediğiniz maçlarda melo'nun ne tehlikeler önlediğini, ne pasları, ne şutları engellediğini görüyorsunuz. açıkçası benim kafam bu açıdan karışık melo hakkında, geçtiğimiz yaz kesinlikle alınması gerektiğini söylüyordum, şu an biraz daha az istekliyim ama yine de sevdiğim bir adam melo.

    tükürdü tükürmedi muhabbeti saçma sapan, onla ilgili bir şey yazmak istemiyorum da, bu adama çirkef demek, sorunlu demek ayıp kaçıyor. bize gelmeden önceki hallerinden çekiniyorduk, şu an da resmen önyargılı davranılıyor. geldiğinden beri saha içinde hiç de abartı derecede kavgaya dövüşe, rakiple sataşmaya girmedi, kırmızı kart sayısı hiç de anormal durumda değil. riera olayı çok gereksizdi, ama saha içinde hiç bir şekilde kasaplığı falan olmadı, gaza gelmeye gerek yok yani. defalarca da örnek verilebilir gerilimden arkadaşlarını çekip çıkardığını, hatta aklıma iki tane örnek geldi bile, kadıköy'de daha maçın başında mehmet topuz'un diklenmesine bakmadan uzaklaşışı, ujfa'nın kart pozisyonunda onu kalabalık içinden çekip çıkarışı.. son beşiktaş maçında da necip denen karaktersiz, pozisyon gereği yere düşen, faul de beklemeyen melo'ya hareket çekiyor, ona da ilk başta tepki vermiyor melo, daha sonra gelen diğer karaktersiz genç yetenek oğuzhan bitiyor orada. objektif olacağım diye kasmaya gerek yok, bu objektiflik de değil ayrıca, fenerlilerin beşiktaşlıların her olaya olduğu gibi oturma organlarıyla bakması sonucu uydurdukları başka dünya.
  • 4304
    şimdi kendi düşüncelerimi söyleyeyim önce, ondan sonra ufacık bir analiz yapalım.

    ben melo'yu severim, ve şu takımdaki en kaliteli 5-6 oyuncudan* biri olarak değerlendiririm.
    bu sezon formu düşüktür, kabul ederim.
    sezon sonu galatasaray'ın menfaatleri açısından gönderilmesi gereklidir, bunu da kabul ederim.

    amaaaaa. bu adamın yerine transfer yapılmadığı sürece bu adamın yeri 11'dir. 4-4-2'de selçuk melo göbeği düşünüyoruz. 4-3-1-2 diyoruz, 3'lü için elimizde engin, emre, selçuk, melo, hamit, yekta var. selçuk dahil olmak üzere hepsinin alternatifi var ama melo'nun yok arkadaş. melo'nun olmadığı herhangi bir taktikte orta sahanın hava topu hakimiyeti kavramı yok olur. zaten takım olarak duran toplarda sürekli tehlike yaşıyoruz. melo'nun oynamaması yerine bir futbolcu transfer edilmedikçe düşünülemez.
  • 4308
    kart görme riski yüksek olduğu için için eleştirilmektedir. çünkü malesef bir kısım galatasaray taraftarı o kadar beyinsizdir ki basın kendilerine ne isterse kolaylıkla düşündürebilmektedir.

    istatistiklerine bakalım şu çok kart gören felipe melo'nun

    fakat tüm bu istatistik hesabını yaparken azıcık vicdanlı olup oğuzhan denen düzenbaz tarafından oyundan numara yapmak marifetiyle attırılan melo'nun son kırmızı kartını saymayalım. yada sayalım, melo'nun kırmızı kart riski yine düşük yine düşük.çünkü melo galatasaray'a geldiğinden beri 1'i çift sarı karttan diğeri de oğuzhan yüzünden gösterilen haksız kırmızı kart olmak üzere toplamda 2 kırmızı kart görüp ligde de 1 defa sarı kart cezalısı durumuna düşmüştür. bir sarı kart cezası da şampiyonlar ligi'nde almıştır. toplamda 57 maça çıkmıştır. big cheff'imiz kimsenin laf söyletmediği ujfalusi ise toplamda 40 maça çıkıp 1 kırmızı kart görmüş onu da şampiyonluğu belirleyecek sezonun en önemli maçında görmüş 1 maç da sarı kart cezalısı olmuştur. iş ahlakı timsalimiz johan elmander ise toplamda 63 maça çıkıp 1 direkt kırmızı kart görmüştür. evet melo'nun kart görme riski gerçekten de çok yüksekmiş!!
  • 4309
    ya arkadaşlara yalvarıyorum basının gazına gelmeyin artık. pozisyonunda bu adamdan iyisini a-la-maz-sın.
    sezon başında da yazmıştım, bu sezon kaptan gibi davranıyor. geçen sezonki katkısının yanında bir de liderliğe soyunuyor. ya arkadaş bu adam sneijder geldiği için takımda kıskançlık tarzı bi sıkıntı oluşmasın diye yemek düzenledi. üstelik sen en elzem ihtiyacın olan bu adamı hala kiralık formüllerle takımda tutmaya çalışırken o takımı sahiplendi.
    sezon başında hava alanında taraftarla beraber zıplamasını unutmayın, adam takımı, taraftarı çok seviyor. takıma dönmek için diğer teklifleri reddetmiş ve gelince çocuk gibi sevinen bir adam. gerizekalı basının, yavşak, ibne basının gazına gelip de elimizdeki en değerli futbolculardan birini küstürmeyin gözünüzü seveyim.
  • 4310
    kendisinin pozisyonunda şuanda yekta gayet iyi oynar. melonun yokluğunda oynayacağı maçlarda ki performansına da şimdiden kefilim.

    melo bu sene isteneni veremiyor ve tek sorumlu kendisi. üstelik onun bu kötü gidişinden sadece kendisi değil, hatta kendisinden fazla selçuk etkileniyor. tehlikeli olan yerlerde topla çok fazla oynuyor ve topu kaptırdığı zamanlar önemli tehlikeler yaşıyoruz. maç içinde bölgesini çok fazla terkedip ileri çıkıyor, akabinde selçuk melonun yerini doldurmakla uğraşırken hücumda istenen verimi gösteremiyor.

    bahsettiklerim gerek pozisyon hatası gerek konsantrasyon eksikliği. daha önemli bir şey var ki, o da 27 ocak 2013 galatasaray beşiktaş maçında gördüğü kırmızı kartın yeri, zamanı ve gereksizliğidir. bu direk mentalden kaynaklanan bir sorun. her ne kadar tükürmemiş olsan bile şüpeye yer vermeyeceksin.

    gördüğü kırmızı kartın zamanı o kadar kötüydü ki, en kötü seneryoyu düşünsem aklıma bu kadarı gelmezdi. iki dakika önce iki değişiklik yapılmış ve oyuna giren oyunculardan biri wesley sneijder. sen takımını 10 kişi bırakıyorsun ve skor 2-1. maç boyu durmadan pres uygulayan oyuncuların zaten yorulmuş ve daha 30 dakika var. en önemlisi tek değişiklik hakkı kalmış hocanın oyun planını tekrar değiştirmesine neden oluyorsun.

    kendisinin daha dikkatli davranmasının önünde ki engeli bir an önce kaldırmalı. bu engel ego mudur, hırs mıdır,aptallık mıdır bilemiyorum.
  • 4311
    yekta kurtulus, ki sevdigim bir oyuncumuzdur, ile hicbir alakasi olmayan brezilyali futbolcumuz. yekta melo gibi kafa topuna cikamaz. melo gibi rakibi sindiremez. melo gibi diyagonal paslar atabiliyorsa dahi bugune kadar gormedik. melo kadar fizikli degildir. melo kadar tecrubeli degildir. melo kadar defansi rahatlatmaz. melo'dan daha iyi bir teknigi varsa dahi onun kadar ayakta kalamaz.
  • 4316
    yekta olacaksa, selçuk inan'ın yerine olur. kendisinin yerine hayatta oturtamazsınız. baskı yediğimiz zamanlarda 3 stopere dönüşüyoruz, ve bunu yapan melo. maçı televizyondan izlerken bile bunu net farkedebilirsiniz. defansif olarak takımı o kadar çok rahatlatıyor ki, ters paslarına girmiyorum bile. selçuk dahi kendisi kadar iyi ters pas atamaz. fakat bu ayrı.

    yerine başka bir ön libero düşünün. emin olun melo kadar katkı alamazsınız. galatasaray'la uyuştu çünkü melo. xabi alonso'yu falan alsanız belki onun kadar katkı alabilirsiniz. net söylüyorum bunu, abartmıyorum. hata yapıyor, evet gereksiz kırmızı kartlar, fazla sinir falan hata. ama futbolda bu hatalar bazen görmezden gelinebilir. mou geliyor mesela, pepe hala madrid'in 11'inde. çünkü katkısı sinirini görmezden gelebilecekleri kadar fazla. ya da van bommel, yıllarca kasaplıkları görmezden gelinebilmiş bir adam.

    şimdi sakin olun, şu şerefsiz medyayı iplemeyin, futbolcunuza sahip çıkın.
  • 4317
    pitbullumuz canimiz cigerimiz, takimin nesesi, motivasyon kaynagi. takimin sıkıştıgı anlarda defansi rahatlatan calim ve paslari, yaptigi ters toplarla rakibin basini dondurmesi, takim stres ve baski altindayken yaptigi zarif topuk paslari. bunlar gercekten cok onemli seyler. takimi atesleyen tek futbolcumuz. asmayin, kesmeyin. saha icinde her ne kadar bu sezon basindan beri bekleneni veremese de form tutmaya baslamistir kendisi ki talihsiz bir sekilkde haksiz yere kirmizi kart gormustur. saha disinda ise takimdaki arkadaslik ortamini guclendiren, bir adam bu. o yuzden haksiz yere kirmizi yiyen futbolcumuzu asip kesmeyelim, arkasinda duralim, birlik ve beraberligimizi bozmadan basaridan basariya kosalim. unutmayin; galatasaray'in en guclu oldugu konu ve en buyuk silahi birlik ve beraberliktir.

    edit: imla
  • 4321
    beklenen tam manasıyla nedir kendisinden acaba? her maç gol atması mı? yoksa arada sırada penaltı kurtarması mı? yazın kamp dönemine katılmadığı için formsuz başladı sezona, ancak bu adamın şu andaki haline formsuz diyen, ya formsuz laflarına takılıp kalmış ve ön yargı ile bakıyordur, ya da ciddi ciddi kendisiyle aynı özellikleri taşıyan başka bir oyuncumuzun olduğunu düşünüyordur. bu adamın galatasaray futbol takımı içinde alternatifi yok gençler! her pozisyonun kendi içinde iyi veya kötü bir yedeği ya da alternatifi var; ancak kendisi gibi hem box to box, hem de gerçek bir libero olarak oynayan oyuncumuz yok. keşke olsaydı, ama yok işte. yekta diyen arkadaşlar olmuş, saygı duyarım ama yekta o pozisyonda en fazla birkaç maç idare etsin diye oynar. yekta daha ziyade kalabalık orta saha ile oynayan takımlarda, göze batmadan iş yapabilecek tipte bir oyuncudur. melo'nun yaptıklarını yapmasını beklemek, hem kendisine, hem de 2 senedir antrenmanda kendisiyle haşır neşir olan teknik heyete haksızlık olur. emre çolak ve semih kaya gibi iki genç oyuncuyu sorgusuz - sualsiz kadroya alan grande, melo'dan aldığına benzer bir verimi alabileceğini düşünse, tahtaya ilk olarak yekta'nın ismini yazar. ama böyle bir şey göremiyor demek ki. bakmayın siz melo'nun formsuz dönemlerinde oynayıp göze batmasına, 10 maç üst üste oynasın hepimiz melo diye zırlamaya başlarız, çünkü yekta kurtuluş çok iyi bir tamamlayıcı orta saha oyuncusudur. selçuk ve melo'nun yanında ekstradan bir tane daha orta saha oyuncusu oynasa, eminim ki formayı kapar, ancak melo gibi takımın ana şalterlerinden biri olan bu oyuncunun üstlendiği benzersiz görevi hakkıyla yerine getiremez. fiziki özellikleri gereği de bunu yapması çok zor. melo ise, rıdvan dilmen'i bile korkutacak derece "form" tutmuştur. beşiktaş maçında sert olmasına rağmen faulsüz oynamış, orta sahayı dinamik tutmuş ve en önemlisi de ligin ilk devresinde yaşadığı zamanlama hatalarını yaşamaması olmuştur. geçen seneden bir farkı daha gol atamamasıdır. geçen sene forvet oyuncularımız adeta istasyon görevi görüp, orta sahadan gelen oyuncularımızın ceza sahası içine sızmasını kolaylaştırıyordu. bu sene topu hücum bölgesinde uzun süre tutamıyoruz ve orta saha oyuncularımız yeterli fırsatı bulamıyorlar. selçuk inan'ın da gol atma konusunda kısır kalmasının sebebi budur. ama bu iş de drogba transferiyle çözülmüş vaziyette ve önümüzdeki süreçte orta saha oyuncularımızın daha fazla gol atacağını göreceğiz. bununla birlikte, melo daha da yüksek bir form grafiği yakalayacak ve bana kalırsa sene sonunda kendisine benzer bir futbolcu bulamaz isek, transfer edeceğiz. bakmayın siz fener medyasına, tükürük mevzusunda bile adamın açığını bulamadılar, en çok uyuz oldukları futbolcumuz kendisi ve göndermek için ellerinden geleni yapacaklar. yeter ki biz onun yanında olalım, gerisi boş.
  • 4322
    drogba'nın gelmesi en çok ona ve selçuk'a yarayacak. geçen seneki gibi gollerini atmaya başlar. sonra bugün eleştirenler çark eder yine.

    penaltı kurtardı bu adam. manchester maçında tek hareketiyle maçı çevirdi. kırmızı kart olayı da bence ders olacak. benim içim rahat. pitbull daha uzun zaman bizimle.
    tahriklere gelmemesi gerektiğini de yazmıştır kafasına.
App Store'dan indirin Google Play'den alın