116
galatasaray bana göre hiçbir zaman bir al-sat kulübü olmamalı. başarılı oyuncusunu katkı verebildiği sürece takımda tutmalı, tutabilmeli. gerek sunacağı planlama ve hedefler ile gerek maddi açıdan. sonrasında zaten o miadı dolmuş oyuncudan yüksek bir gelir elde etmek de mümkün olmaz. sadece takıma uygun olmamış, hatalı denebilecek transferlerden zarar etmeden çıkmayı daha başarılı bir şekilde gerçekleştirmeli.
örnek almamız gereken, kendimizi denklikte yakıştırdığımız real madrid, bayern münih gibi kulüplerin yaklaşımı da bu şekilde. son yıllarda bizim de anlayışımızın buna evrilmesinden oldukça memnunum. birkaç sene öncesine kadar bir oyuncu katkı verdiğinde getireceği bonservis üzerinden hayaller kuruluyordu ve bunu ben vizyonumuzla örtüştüremiyorum. galatasaray her zaman mümkün olan en iyi oyuncular ile oynamalı ve tek hedef başarı olmalı. bunu yetiştirerek de yapabilir transfer ederek de ama yetiştirmede doğru model barış'takine benzer şekilde rotasyondan as oyuncuya kademeli şekilde yükselme ile olur, boey'i sattık yerine bir genç alıp monte edelim şeklinde değil.
son dönemde barış'ın transferi konusunda bu şekilde davrandık, teklif ne olursa olsun satmamayı tercih ettik. torreira'ya da böyle davranıyoruz, torreira'nın bizden ayrılışı kroos'un madrid'ten ayrılmasına benzeyecektir. keza muslera ve icardi'nin de posaları bizde çıktı. ama elde tutamayıp kar ettiğimiz boey'in yeri kolay dolmadı, ki bence bu durum oldukça doğaldı.
örnek almamız gereken, kendimizi denklikte yakıştırdığımız real madrid, bayern münih gibi kulüplerin yaklaşımı da bu şekilde. son yıllarda bizim de anlayışımızın buna evrilmesinden oldukça memnunum. birkaç sene öncesine kadar bir oyuncu katkı verdiğinde getireceği bonservis üzerinden hayaller kuruluyordu ve bunu ben vizyonumuzla örtüştüremiyorum. galatasaray her zaman mümkün olan en iyi oyuncular ile oynamalı ve tek hedef başarı olmalı. bunu yetiştirerek de yapabilir transfer ederek de ama yetiştirmede doğru model barış'takine benzer şekilde rotasyondan as oyuncuya kademeli şekilde yükselme ile olur, boey'i sattık yerine bir genç alıp monte edelim şeklinde değil.
son dönemde barış'ın transferi konusunda bu şekilde davrandık, teklif ne olursa olsun satmamayı tercih ettik. torreira'ya da böyle davranıyoruz, torreira'nın bizden ayrılışı kroos'un madrid'ten ayrılmasına benzeyecektir. keza muslera ve icardi'nin de posaları bizde çıktı. ama elde tutamayıp kar ettiğimiz boey'in yeri kolay dolmadı, ki bence bu durum oldukça doğaldı.

