• 155
    yatırım yapılmamasının sebebi ffp değildir. şunun anlaşılması lazım; galatasaray spor kulübünün güncel 3 (üç) adet sıkıntısı var. (1) ffp, (2) parasızlık (3) krediler.

    (1) ffp futbolu bağlar; parayı verdikten sonra lebron, kawhi, curry, durant ve komiklik olsun diye mahmut tuncer beşlisi ile bile sahaya çıkabilirsin. baskete harcadğın para fifa veya uefayı ilgilendirmez; ilgilendiremez.

    (2) parasızlık ve (3) krediler ise, bütün amatör sporları bünyesinde barındıran galatasaray spor kulübü’nün hemen her alanını ilgilendirir.

    krediler, parasızlığın doğal sonucu olduğundan parasızlık ile başlayalım.

    3250 kere, farklı başlıklar altında yazmama rağmen bir kere daha yazayım; bütün her şey uefa kupası dönemi ile başladı. zaten ondan önce borçsuz harçsız bir kulübüz. 90’lı yılların başında atılan tohumların yeşerdiği 96-2000 döneminde bugün “büyük” dediğimiz takımlar gibi sportif başarıyı ekonomik başarı ile destekleyemedik. bunda stadların küçüklüğü, ülkede futbolun geç endüstriyelleşmesi, en efsane dediğimiz yönetimlerin bile marketing alanındaki vizyonsuzluğu vb. gibi sebepler etkili oldu. harcanan para ele geçenden az olunca krediler alındı, temlikler verildi. sonra yeni temlikler ile yeni krediler alındı. bakın; hep parasızlık. işin ilginç kısmı, krediler türkiye’de ne amaçlı alınırsa alınsın 48 ayı geçmeyen vadeler ile ödeniyor. dolar ve euro ile alınan krediler, kur farkı artışı ile anormal zamlar yiyor ve neredeyse 48 ayın 36’sında falan faiz ödüyoruz. ödediğimiz rakamlar da senelik 3-5 m euro değil.

    şu anda futbol endüstriyelleşti. başımızda borç ödemeyi bilen, ayağını yorganına göre uzattığını düşündüğümüz bir yönetim var (reel sonuçları mart ayında göreceğiz). an itibariyle futbol kendi parasını çıkartabilecek seviyede. bunda şampiyonlar ligi gelirinin yadsınmaz bir payı elbette var; an itibari ile kulübün (şubenin demiyorum bakın bütün kulübün) düzlüğe çıkmasının en büyük kilit noktası bu mecrada en az 4 sene düzenli olarak yer alabilmek. bu dönemde mustafa başkan borç ödedikçe azalan faiz ödeme miktarı vb. derken kulübün eline para geçecek ve krediler azalacak.

    şimdi bunları neden yazdım; bunun basketbol ile ne alakası var?

    basketbol sadece sözde amatör bir şube. ne harcanan paralar, ne de devletin olaya yaklaşımı amatör bir spor. başarı için büyük paralar harcanması (20 m dolar) gerekiyor ki efsane ülker sponsorluğuna rağmen seçim öncesinde aziz yıldırım çıkarak “her sene -25 m yazıyor basketbol” dedi. benim spor mantığım, eğer başarılı olamayacaksak sadece ismen varolmaktır. eğer ben fener, efes ile rekabet edemeyeceksem orada durmanın pek anlamı yok. özel hayatta da yemekten sonra çıkıp sallana sallana 1.5 km yürüyeceksen yürüme.

    işin üzücü tarafı bu şubelerin bir geliri de yok. gideri çok olduğu gibi, şampiyonlar liginin tam aksine, organizasyonlara katılmak için para veriyorsun.

    bu bağlamda iş devletten başlamalı; devlet aksiyona zorlanmalı. nedir? 5 sene boyunca benim basketbola yaptığım yatırımın tamamı tahakkuk eden vergimden düşülsün. misal veriyorum; benim devlete 100 lira (yapılanmış ve muaccel) vergi borcum mu var? harcıyorum şubeye 80 lira, devlete borcum 20 lira kalıyor. aynı şekilde, bu sporun büyümesi için sponsorların da verdiği paraların tamamının vergiden düşülmesi gerek. böylece, 5. senenin sonunda hem spor kalkınır, hem kulüpler rahatlar hem de bu lig avrupanın nba’i olur böylece buraya verilen paraların karşılığı alınabilir.

    ancak mevcut şartlarda; bu şube, futbol geliri ile finanse edilen bir şube olmaktan öteye gidemiyor. hal böyle olunca, buraya 3 m euro verileceğine 3 m euro verip bir futbolcu almak, adamın forma vb geçtim, bana 3 maç alarak doğrudan 1.8, şampiyonluk ile yaklaşık 10-12 m euro kazandırdığı bir ortamda, hele ki mevcut ekonomik koşullarda çok çok daha mantıklı.

    bugün alt liglerde menajer ligi olmalarından mütevellit taşaklı menajerler ile çalışmadıklarından forma giyemeyen, 18-23 yaş arası gençler dolu. bu gençleri arayıp bulmalı, 10.000 aylık ile takıma kazandırmalı, 3 iyi yabancı ile, son 4 senelik şube gelirinin ortalamasını aşmayacak bütçeli bir takım oluşturulmalı. düşüyor muyuz? futbol iyi gidiyorsa sorun değil; 2 sene götü toparladıktan sonra bu gençlerden 3-4 ünün yanına senede 5-6 m dolar verip alacağımız 4-5 iyi adamla yine çıkılır. basketbol ülkemizde ve avrupa’da %85 bütçe sporu çünkü. bu süreçte, ekonomik olarak (-) yazmayacak her türlü tanking projesine gözüm kapalı onay veririm.
App Store'dan indirin Google Play'den alın