• 9871
    maalesef fazla küçümsenen takım. hala 'hakemler desteklemese küme düşerler' gibi yorumlar okuyorum. biz hala daha iyi bir takımız ama fark artık çok az. süper kupada bizden çok daha iyi oynadılar. rakip iyi olduğunda iyi demek hainlik değil. aksine, bizi daha başarılı olmak için kamçılar.

    fb'liler yıllarca yapı masalına inandıkları için bizim çok daha iyi kadrolar kurduğumuzu göremediler. derbileri domine etmemize rağmen hala yapı gibi bir şeye inandılar. aynı şeyi biz yaparsak onlar gibi başarısızlığa mahkum oluruz.
  • 9872
    evet, dönem itibarı ile yine momentumların, roketlerin, methiyelerin havalarda uçuştuğu takım. dikkatli izleyenler fark edecektir ki özellikle maçların ikinci yarılarında puanları toplamaya başlayan bir fenerbahçe var. son 3 maçta 10 gol atıp- işte ilk defa dün oldu o da- 2 gol yediler. sizi geçen sene tam da bu zamanlara götüreyim. ne hikmettir o dönemlerde de tablo bunun aynısıydı. hatta jose mourinho'ya fenerbahçe'nin maçları ikinci yarılarda çok daha iyi oynamasının nedenleri soruluyordu:

    --- alıntı ---
    jose mourinho: "ikinci yarılarda fenerbahçe neden daha iyi oynuyor? çünkü fenerbahçe'nin iyi bir hocası var. devre arasında takımı daha yukarıya çıkarmayı başarıyor. ayrıca ilk yarıda rakipler çok organize, kompakt oynuyorlar. oyunu durdurma ve vakit öldürme konusunda da çok uzmanlar. biz fiziksel olarak çok güçlüyüz. takım çok fit."
    --- alıntı ---

    hatta dahası var. fenerbahçe geçen sezon deplasmanda beşiktaş'a kaybettikten sonra bizimle oynadığı maça kadar, 9 maçta sadece tek beraberlik almıştı. bu maçlarda 2 golden aşağı da atmadılar. rüzgar, momentum, roket ne ararsanız mevcuttu.

    ve dönelim tekrar bugüne:

    süreç aynı, maçlar benzer, geçen yıl gibi bugün de fenerbahçe takımı çok fit, bugün de hocası domenico tedesco çok iyi...

    gerçekte ise değişen çok da bir şey yok. fenerbahçe her zamanki fenerbahçeliğini yapıyor ve ne oyunları ne oyuncuları ne de teknik adamı şampiyonluk için yeterli. ancak burada bir şerh var: o da biz şampiyonluğu vermedikçe. ve maalesef ki şu ana kadar bunun için inanılmaz bir çaba harcıyoruz. özellikle de kadro yapılanmasında iki takım arasında oluşan uçurum noktasında.

    özetle, ne moral bozacak ne teslim olacak bir durum yok ve tablo geçen yıldan çok farklı değil.
    ve yine tekrar, biz işimizi düzgün yaptıkça ve bırakmadıkça şampiyon olması çok zor takım.
  • 9873
    dünya üzerindeki şampiyonluk kaybeden her takımın içine girdiği "onlar kazanmadı biz verdik" felsefesi ile, gereğinden fazla büyütülmemesi gereken ama gereğinden fazla da küçültülen takım. bence de öyle fırtınalar estirecek bir takım değiller, misal avrupa ligi'nde öyle çok ilerilere gidemezler, ama alternatifli (galatasaray'da yok), hocalarının bir plan ürettiği (galatasaray'da yok), futbolcularının bu plana sadık kalmaya çalıştığı (galatasaray'da yok) ve en kötü maç sıkışırsa yaydan şut çıkarıp kaleci avlayacak oyuncu barındıran (galatasaray'da yok) bir takım. zaten bunlar türkiye'de şampiyonluğa oynamaya yetiyor, bazen şampiyon yapıyor.

    yoksa dünya üzerinde tarihte kaybedilen her şampiyonluk için, kaybedenin kazanana verdiği söylenebilir. 5 sene önce biz averajla veya penaltıyı emre akbaba'ya bırakarak beşiktaş'a verdik, fenerbahçelilere göre son 3 sene onlar içeride kaybettikleri puanlarla bize verdiler, 1999'da bayern münih son 2 dakikada, manchester united'a verdi, 1974'te hollanda, federal almanya'yla dalga geçerken elleriyle verdi. bu böyle gider.
  • 9875
    fener çok kötü, rezil falan filan anladık tamam da bizim takım bakıyor mu arkadaşlar emin değilim. futbol namına hiçbir şey oynamayan biziz biz. içeride antep’e varlık gösteremiyorsun. dk 70 geridesin topu alamıyorsun kalkıp fenerin oyununa laf ediyorsun. okan buruk yazıyor herhalde burada. akıl alır gibi değil. göztepe, bjk, ts, samsun gibi deplasmanların var. fener bunların çoğunu içeride oynayacak. zor fikstürü olan biziz haberiniz olsun. bu laubalilik fazla artık. atı alan üsküdar’ı geçince aklın başa gelmesinin faydası olmaz. fener öne geçerse o kollanmalarla birlikte daha bırakmaz haberiniz olsun.
  • 9876
    gün itibarı ile atletik kapasite olarak ligin en iyi takımı. topla ilgili herhangi bir derdi ya da tasarrufu olan, sahaya sadece koşup basmak ve ikili mücadeleye girmek için çıkan 3-4 hatta anlık rotasyona göre 5-6 adamları var. bu da belli bir seviyeye kadar tüm rakipler karşısında ellerini çok rahatlatıyor. biz bir torreira'nın mücadelesinin ekmeğini 3.5 senedir yerken adamların her blokta 1, bazen bazı bloklarda 2 tane torreira kadar angaryaya koşan adamı var. full paket olarak belki hiçbiri torreira seviyesinde değil ama hepsini birden sahaya salınca ortaya başka bir şey çıkıyor.

    topun olduğu yerde bir fazla olabiliyorsun, hücuma çıkarken bir fazla olabiliyorsun, rakibi karşılarken dalga dalga gelir gibi bir görüntü oluşuyor. nasılsa geriye koşacak birileri var ve/veya eksik kalmayacağız rahatlığı, hücumcularının "deneme" yaparken tercihlerini ya da aksiyon kalitesini bile olumlu etkiliyordur.

    türkiye ligi'nde zaten teknik, taktik, diziliş falan gibi konulara kafa yoran varsa bile uygulama çok zayıf oluyor. sen bu adamların üzerine bir de 6-7 kişiyle koşup hücum, 6-7 kişiyle koşup defans yaparsan zaten iyice sersemletmiş oluyorsun. 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçında bizi bile koşan düz adamlarıyla boğdular. daha takım arkadaşlarıyla tanışmamış guendouzi sadece yardıma gelerek ve ikili mücadeleye gelerek yıldız oldu. levent mercan ve mert müldür bizim statik yapımızdan dolayı zorda kalmadıkları için sadece koşarak çok iyi markajcı gibi durdu. ismail yüksek bile futbolcu gibi göründü o karambolde...

    guendouzi hariç, ki o da isimden ve yabancı olduğu için, bu adamlara tek tek burun kıvırırız ama işte futbol hep yıldızlarla kazanılmıyor...
App Store'dan indirin Google Play'den alın