aynı isimdeki diğer başlıklar:
  • 2876
    trabzon'u yalamaktan bıkmayan gereksiz oluşum. ama ben bıktım, biz bıktık. ulan her sene oyuncularımıza selçuk inan'a, burak yılmaz'a, gözbebeğimiz olan kıymetlimiz olan oyuncularımıza küfrediyorlar, hatta geçen sene burak'a yabancı madde de atıldı, selçuk inan'ın takımımıza geldiği ilk sene ona da yabancı maddeler atıldı. ama bunlar hala kral trabzon şampiyon trabzon.

    ha bi de göt kıllıkları var ki ona girmek bile istemiyorum, yoksa yazacaklarım çok ağır olacak.
  • 2877
    kendilerine karşı nötr durumdayım ancak haksızlık karşısında susmadıkları için de eleştirildiklerini gördük bugün. sen rakibine bir haksızlık yapıldığında işine geldiği için susarsan yarın aynı şey senin başına geldiğinde kimseden destek bekleyemezsin. trabzonu yani haklıyı yani zamanında hakkı gaspedileni bu kadar ince mesajlarla destekledikleri için tebrik ettiğim oluşum
  • 2884
    şu zamana kadar aramızda üyeleri olduğu için * onlar kırılmasın üzülmesin diye hakkında entry girmediğim taraftar grubu. bugün newcastle-arsenal maçını izleyene kadar da birşeyler yazmak istemedim.* bu maçı izleyince gerçekten taraftarın takım ruhuna nasıl katkı verdiklerini çok net gördüm.
    gördüklerimi şöyle aktarayım ; maçın 90. dk'sı newcastle 1-0 yenik durumda. bütün tribünler hep beraber tezahürat yapmıyor takımı itekleyecek şekilde bağırıyorlardı. biraz da bu itelemenin etkisiyle bütün takım saldırdı. arsenal'ı ceza sahasına kitlediler. ultrasın bittiğini söylediğimiz oturarak maç izlendiğini söylediğimiz ingiltere'de taraftarlar takımı müthiş bir şekilde itekledi.
    peki aynı şey bizim başımıza gelse; misal takım elazığspor'a karşı 1-0 yenik olsa dk 90'da neler olurdu. büyük ihtimal ultraslan ölüm varmış, korku varmış'ı söyleyecekti.doğal olarak topçular uyku moduna alıyorlar kendilerini. maç içerisinde de böyle. sıkıcı tezahürat olayını geçtim takımı itekleyecek hiçbirşey olmuyor. tribünler dahil herkes uyuyor.
    oysa ki şöyle olması gerekir. maçta öne geçene kadar takımın atakları sırasında takımı itekleyecek şekilde hadi oğlum diye bağırırsın. top rakibe geçtiğinde ıslıklarsın fark arttığında ise istediğin tezahüratı yaparsın. bunun böyle işlemesi lazım. en azından başka grupların bağırmasına izin verseler tribün renklense hiç fena olmaz.
  • 2885
    davasi galatasaray mi yoksa siyaset mi karar vermesi gereken olusum. tamam tribunlere siyaset girmesin, herkes galatasaray'a odaklansin eyvallah. ama siyaset futbola girmis coktan bunu gormezden mi gelelim? bu adamlar hukumet aleyhine bir tezahurat oldugunda aninda isliklamayi biliyorlar, peki zaten uzunca suredir bildigimiz ve dun ridvan'in aciklamalarindan sonra da hukumeti protesto etmeyelim mi? daha once de soylemistim siyaseti hic sevmem ve ilgilenmem. ama galatasarayima dokunursa isin ucu, orda akan sular durur. bu hukumet bu sike olayini gostere gostere kapatmaya calisirken, turkiye cumhuriyeti'nin yani butun vatandaslarin basbakani tuttugu takima futbolcular hediye ediyorken buna kayitsiz kalan galatasarayli degildir. baska hicbir konu beni ilgilendirmiyor gercekten. ultraslan'in da bir yol cizmesi gerekiyor. galatasaray mi, sikeci seytanlarla ayni safta yer almak mi?
  • 2886
    nasıl bir oluşum olduğunu çok merak ettiğim taraftar grubumuzdur. sete çıkan 'abilerin' içinde gerçekten galatasaray'ı seven kuruş çıkarı olmayan üstüne bir de cebinden veren adamlar var yok değil ama çok az. tribün olarak da son 3 sezondur her yerde rezaletiz. futbolda koreografiler dışında düzgün yapılmış hiç bir iş yok. geçen aylarda twitterda başta 'sucu reis' olmak üzere bir patladılar bıktık sürekli saldır diye bağırmaktan beste sokmak lazım tribüne tribün kötü falan diye biraz umutlandım belki biraz bir şeyler değişir diye ama nafile. sürekli belli bir repertuar var. ( bizim için x e koy, saldırlı besteler, haydi bastır galatasaray vs vs.) futbol maçları dışında basketbol maçlarında da genelde gelip tribünü katlediyorlar. mesela basketbolda ısrarla bir ne beşiktaş ne fener ne de trabzon söyleme ısrarları. sürekli futbol besteleri söylüyorlar. basketbol maçına 5 liraya otobüs+maç bileti şeklinde getirdikleri adamlar ortada zaten. adamlar ne tribün kültürü biliyor ne beste biliyor. geliyorlar geldikleri her yerde saldır diye bağırmaktan başka yaptıkları hiç bir iş yok. en basit örneğini vereyim. tekerlekli sandalye basketbol maçında 20-30 münferit dışında bir kaç üniversite grubu geliyor her zaman tabi ki beşiktaş maçları hariç. son beşiktaş maçına da bunlardan gelen bir grup ilk yarıda tribünü nasıl katletti orada olan herkes bilir. sürekli söyleneen besteye aldırmayıp kendi bildikleri saçma sapan futbol besteleri girmeye çalıştılar. amatör branşlarda bu tip adamlar olmadığı sürece az kişiyle ne kadar iyi ve geniş repertuarlı tribün olduğunu herkes biliyor. tribünün inanılmaz geniş bir beste yelpazesi varken bu kadar sıkışmamızın hiç bir manası yok.

    kendileri aynı zamanda galatasaraylılık ölçeri en çok kullanan insan topluluğudur. onlara göre en çok arma için hapse düşen otobüsle 30 saat deplasmana giden galatasaraylıdır. onun dışında herkesi kendilerinden alçak görme hakkını kendilerinde bulurlar. ki kendilerinin de o deplasmanlara nasıl gittiğini burada açıklamanın manası yok.
  • 2890
    çok övünürler ya "son topa kadar" sloganıyla; 1 buçuk dakika kala takım sahada galibiyet veya ikili averaj için savaşırken *"ölüm varmış korku varmış" bestesini söylemeye başlayan kendileri, umarım ergin ataman'ın 29 saniye kala 7 sayı gerideyken aldığı moladan ders çıkaracak ve yıllardır özellikle basketbolda takımın galibiyetlerine mal olan bu hareketlerinden vazgeçmeleri gerektiğini anlayacak zekaya...

    neyse vazgeçtim. pardon.
  • 2895
    sıloganı "son topa kadar" olan basketbol takımımızın 2 ocak 2014 galatasaray maccabi tel aviv basketbol maçının sonlarına doğru yani henüz son top gelmemişken kendi kendilerine hiç umudun kalmadığına kanaat getiren ve "başarılar gelir geçer" ile "herkes gider biz kalırız" temalı lanet tezahüratları söyleyen; doğmak üzere olan bebeğin hevesini bile kaçırıp gir hacı geri gir dedirtecek sahadaki herkesin içini bayan enerji bırakmayan taraftar grubudur.

    bak arkadaş allah sizden razı olsun her maça gidersiniz bırak her maçı her yere gider takımı karşılar, uğurlar hatta gideceği yere kadar mümkünse eşlik eder mümkün değilse de mümkün kılarsınız falan filan ama sahada yapılan sporun ne olduğundan bağımsız biçimde siz sahaya pozitif etki olarak gerçekten çok kötüsünüz ya. çünkü oyunun o an ki durumundan tamamen bağımsız olarak bir performans sergiliyorsunuz. ilk cümlemde tanımladığım maçın içine de en çok desteğe ihtiyaç olan yerde en ama en olmayacak o lanet olası arabesk tezahüratlarınızı sıralayarak ettiniz.

    sizden rica ediyorum arabesk tezahüratlarınızı oyun sırasında hatta mümkünse hiçbir zaman söylemeyin ya yalvarıyorum. yaptığınız şey taraftarın orada varlık sebebine tamamen aykırı, biraz oyunu izlemeyi ve gerekli performansı sergilemeyi öğrenin.
  • 2896
    yazdıklarımı muhtemelen milyonuncu kez okuyacaksınız. kusura bakmayın.

    takıma zararları dokunuyor. takım desteklemekten acizler. her zaman sahadaki oyuncudan önce tribünün gardı düşüyor. bugün de tipik örneğini yaşadık.

    2 ocak 2014 galatasaray maccabi tel aviv basketbol maçı'nda takımlarını desteklemeye tekbirle ve kahrolsun israil sloganıyla başlamışlardır. maçı açıp ilk tezahüratı duyduğum an, anlayamadım ne olduğunu. ne israil'i, ne tekbir'i diye düşündüm bir kaç saniye. rakibin tel-aviv olduğunu unutmuşum. ben unutmuşum da bu tribün grubunun bir an aklından çıkmamış anlaşılan. dakika 1, kahrolsun israil. maçın devamı; koy şu israil'e, israil köpeğine.

    aslına bakarsanız hiç umrumda değil, bu düşünceden yoksun kendine taraftar grubu diyen topluluğun yaptıkları. ancak ikiyüzlülük midemi bulandırıyor.

    ''reis'' denen ve büyük ihtimal bu sözlükte de yalaması bulunan adamlar, bu tribünün ''abileri"; her yerde, bulundukları her ortamda "tribünde siyaset yapılmasın" diye bas bas bağırdılar. arena'da her ''her yer taksim'' tezahüratı yapıldığında ıslıklattılar. polislerle işbirliği yaptılar. bazı abiler, twitter'da, orda burda ''burada gaassaray'dan başka bi şey bağırılmaz." diye ahkam kestiler. tezahüratı yapanların galatasaraylılığını sorguladılar. ve ultras kimliğine yakışır şekilde tribünde bu tezahüratı yapanları polise şikayet etmekle tehdit ettiler. kavga çıkarttılar. başka tribünlere adam yolladılar. her türlü pisliği yaptılar.

    bunların hepsi, ne siyasi görüşlerinden, ne inançlarından. keşke öyle olsa, bi nebze saygı duyabilsem. hepsi rant için. gerçekten her yer rüşvet, her yer yolsuzluk. karaborsa'dan gelen paralar kesilecek, tezgahları bozulacak diye 3.5 atıyorlar. bu kadar basiretsiz bir oluşum hayatımda görmedim ben. bu kadar küçük...
  • 2899
    yeter artık demek istediğim grup...

    bir taraftar grubu basketbol maçlarına sürekli gidip basketbolun nasıl bir oyun olduğunu az çok öğrenemez mi? yok arkadaş yok sizde gram beyin yok. maçın başlamasına yakın yaptıkları saçmalıkları hadi bir kenara bırakalım.bütün maç boyunca takım hırslı ve istekli bir şekilde savaşıyor ve maccabi gibi sağlam bir ekibe karşı başa baş mücadele ederken sizin oyunculara yaptığınız en ufak tabirle saygısızlıktır. oyuncuların son 2-3 dakika nasıl etkilendiğini ve maçı bıraktığını farketmişsinizdir. niye peki? oyuncuların kafasına bile işlenmiş artık 2-3 dakika kala fark olduğunda 'kaybettik' psikolojisi. bunu o oyunculara empoze eden sizsiniz.

    beyinsizsiniz dedim ya hakikaten öylesiniz. basketbolun her saniye değişebilen bir oyun olduğunu onca maça gidip bir arpa boyu yol ilerleyemeyerek gösterdiniz. öğrenemediniz şu oyunu.

    stadlarda gencecik vatan evlatları polisin saldırısında yitip giderken ve taraftar bunu dile getirince ıslıkladınız, bu ülke soyup soğana çevrilirken, bakan çocukları milyon dolarları ayakkabı kutularında servis ederken, alnının teriyle çalışan, ekmek parası için sabahtan akşama kadar çalışan insanların hakkı, yetimin hakkı hortumlanırken taraftar buna tepki koyunca başbakanınızı kollayan ve bu alenen yapılanlara göz yumanlar da sizlerdiniz. siz beş para etmezsiniz neden biliyor musunuz? çünkü sizin birduruşunuz, asaletiniz yok, gerçek galatasaray taraftarının bir duruşu, bir asaleti olur. hep güçlünün yanında olma çabası içindesiniz aynı zamanda küheylanlıkta da sınır tanımazsınız. gidersiniz stadlarda aldığınız beleş biletleri görmezden gelip sanki stadın tapusu sizin üzerineymişcesine parasıyla bilet alıp girenlerin izleme hakkını gasp edersiniz ve bir de o insanlarla kavga eder hastanelik edersiniz.

    ben sizin gibi bir taraftar grubuna sahip olduğumuz için utanıyorum. gerçek bir şey itiraf edersem sizsiz tribünler çok daha güzeldi. basketbol için demiyorum bütün spor dalları olarak bakıyorum bu fotoğrafa. bir leeds united maçı gözümün önüne geliyor sonra birden ilk devresine 2-0 geride girdiğimiz real madrid maçı geliyor gözümün önüne.sahi siz olsaydınız o maçın ikinci yarısında başlardınız ölüm varmış korku varmış denen besteye.maç artık o noktadan sonra 5 mi olurdu 6 mı olurdu kim bilir. siz olmadan galatasaray taraftarı daha coşkuluydu belki fazla beste yoktu ama takımını son saniyeye kadar destekleyen bir taraftardı ama doğru ya size göre istanbul semalarında görünen ilk taraftar grubu sizlersiniz. galatasaray taraftarı sizden sonra oluştu. yemişim sizin gibi taraftarı, olmaz olsun sizin gibi taraftar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın