• 36828
    galatasaray şuanda üç oyuncudan haber bekliyor. onu size söyliyimm arkadaşlar.

    bunlardan biri belhanda, sıcak gelişme heran olabilir. ikinci gelişme babel'de. iki üç alternatif takım üzerinde duruluyor. babel giderse andone ile yola devam edilecek, gitmez ise andone'nin sözleşmesi dondurulucak. üçüncü futbolcu ise nzonzi. nzonzı şuanda fransa ve ingiltere'den takımlar ile görüşüyor. bu üç futbolcu ile yollar ayrılırsa galatasaray ikisi yabancı üç futbolcu ile anlaşacak ve bunlar genç futbolcular olacak. onu da size söyliyimmm arkadaşlar.

    süleyman rodop
  • 36829
    “içinde bulunduğumuz durumun farkındayız. bunu artık tekrar etmeye gerek yok ama takımın içeriğini, niteliğini, neler yapmışız bunu değerlendirmek istiyoruz. kamp aşamasında da ilk başladığımız günden itibaren takımımızın içinde bulunduğu durumu, oyuncularımızın yaşadığı moral kaybını ve neler yaşayabileceğimizi analiz ederek geçiriyoruz. hem görüşmelerimizde hem kendi çalışmalarımızda bunu değerlendiriyoruz. çünkü içinde bulunduğumuz bu pozisyon beklenmedik ve olmamamız gereken bir pozisyon. bunu değiştirmek hepimizin elinde. bunun takım bütünlüğünden geçtiğini biliyoruz. bütün çalışmalarımız bu yönde ve de iyi kadroya sahibiz. aramıza katılacak iyi oyuncularla birlikte de üzerine koyarak ligde mayıs ayı ortalarından itibaren artık seneye de süper lig’de devam edecek bir antalyaspor olacak”

    “kudryashov’u biliyoruz zaten. onun dışında görüştüğümüz oyuncular var. eksik veya tamamlanması gereken mevkilerimizle ilgili ciddi çalışmalar var. birebir görüşmeler ve direkt oyuncularla temaslar da var. tabii biraz aman alacak gibi çünkü devre arası transferi oldukça zordur biz de net ve doğru kararlar almak istiyoruz. ama transfer yapmakta kararlıyız. bu bir gerçek ama kimlerin katılacağı ile ilgili çok uzun zaman demeyeyim, kupa maçları, lig maçları 2 hafta sonra başlıyor. bu zamana kadar olan periyotta da umarım ki bu transferleri gerçekleştireceğiz.”

    “oyun için takımla bütünleşmenin ve de o karakteri ortaya koymanın açıkçası biraz eksiklik ve kırılganlığını gördük. bunu sağlamanın yollarını tabii ki biliyoruz. sonuç almak farklı bir şey, sonuçları almak için tabii bu transferlerle tamamlamak istiyoruz. ama eksiklerin tüm analizlerimizdeki takım ile ilgili yani kaleden başlayarak forvete kadar, rakiplerin aldıkları pozisyonlardan ortaya koyduğumuz disiplinlere kadar her şeyin tamamen farkındayız. bunu oyuncularımız da biliyor çünkü bu süreci tamamen ona ayırdık. çalışmaların içeriği de bunlarla geçiyor. ve de oyuncularımız da neden bunların olmadığını, üst sıralarda ve iyi puanlar toplayamadığımızın farkında”

    “tabii ki o maçlardaki hazırlıklar, o süreç, oyuncularımızla ilgili hem o bütünlüğün hem de geri dönüşle alakalı bize vereceği iyi yönleri hakkında fikir sahibi yapabilir. ama lig başka, gerçekten farklı. ben de bu tür tecrübeleri yaşadım teknik adamlığım boyunca. son haftalara kadar süren, hiçbir zaman düşmemeniz gereken oyun, ruhen, zihinsel olarak düşmemeniz gereken bir lig oynuyoruz. bu ligi de iyi oynayacağımızı düşünüyorum. ikinci yarı bence antalyaspor’un ilk yarı yapmadığı ya da az yaptığı birçok olayı daha üst seviyeye çekeceği bir lig oynayacağız”

    “ilk yarıdaki veriler ve de gerçekleştirdiğimiz futbol adına bu sene ligde kalma yönünde bir hedef olmuş durumda. herkesin hedefi sezon bittiğinde bu ligde devam eden bir antalyaspor olması. biz de bunu gerçekleştirmek için buradayız. düşme adayı bir takım görüntüsünden artık düşmemiş olan bir takım olmak istiyoruz.”

    antalyaspor teknik direktörü tamer tuna
  • 36830
    "bunları söylemek istemiyordum. kameralar karşısında ilk kez söylüyorum. biz fakir bir ülkede büyüdük. ben 6 aylıkken babam çalışmak için amerika'ya gitmişti. ben annemle kalmak zorunda kalmıştım. 11 yaşına geldiğimde annem, babamın yanına gitmek zorunda kaldı. o dönemlerde futbolu, futbolcu olmak için oynamıyordum. futbol oynamaktan zevk alıyordum, kendimi mutlu etmek için oynuyordum. futbol oynamaya gittiğim alan otobüsle 6-7 saat sürüyordu. böyle bir dönemden, süreçten geçtim yani. babamı ilk kez 17 yaşında gördüm. o zamana kadar sadece telefonla konuşuyorduk."

    "bazen annem ve babamla telefonda saatlerce konuşuyorum. arkadaşlarım, böyle bir şey olamaz, bu kadar konuşacak ne buluyorsun, diyorlar. aile bağlarını koparmak düşünülemez bile. annem, babam, kardeşlerim ve akrabalarım benim için her şeyler. benim buradaki başarımın sebebi onlar. hayata tutunmanın sebebi de onlar. onların sayesinde buralara geldim. bu saatten sonra da onlarsız olmaz."

    "takım içinde arkadaşlarla 'afrika birliği' diye bir esprimiz var. bifouma, chebake, chaalali, farnolle; böyle bir birliğimiz var, biz zaten hepimiz aynı dili konuştuğumuz için. takımdaki herkesle aram çok iyi, herkesle çok iyi anlaşıyorum ama ancak bu isimlerle aynı dili konuştuğumuz için biraz yakınlık hissediyoruz birbirimize."

    "sergen hocayı övmek ya da anlatmak benim haddim değil. tüm türkiye ve dünya biliyor ki sergen hoca bir efsane. hatta konyaspor döneminde 5'e 5 bir maç yapıyorduk. hoca da oyuna girmişti. sol ayağıyla göremeyeceğiniz bir aşırtma gol attı. müthiş bir aşırtmaydı. orada kendi kendime dedim ki sergen hoca futbolcu olarak doğmuş."

    moryke fofana
  • 36831
    "oyun içinde oyuncu değişikliği gibi düşünürsek çok da yanlış olmaz. devam eden oyun içerisinde oyuncu sahaya giriyor, bu da onun gibi bir şey. takımın, camianın, oyuncuların hiç yabancısı değil. bu açıdan bakıldığı zaman hocanın da çok zorlanacağını zannetmiyorum. takımla birlikte iç içe olan bir insandı. birinci yardımcı hocaydı."

    "aile hayatımı, iş hayatımı, özel hayatımı, sosyal hayatımı etkiledi ama burada üstlenmiş olduğumuz görev ve sorumluluk ve ağır bir görev ve sorumluluk. trabzonspor camiası kolay bir camia değil. yıllardır başarıyı arzulayan, başarıyı hedefleyen, başarıyı bekleyen bir camia. o yüzden bir taraftan alıp diğer takıma vermek zorunda kalıyor insan. bütün hayatımı etkilediğini söylersem yanlış olmaz. bir savaşın içerisine girdiğiniz yerde o işin sonunu layıkıyla getirene kadar diğer konularda yapmış olduğunuz fedakârlıkların muhasebesini tutamazsınız. o yola çıktıysanız o yolun sonunu gerektiği şekilde görmek zorundasınız. çok şeyi etkiledi ama burada üstlenilmiş olan bir görev var. balonda kum torbaları vardır, yükselmek için o kum torbalarını teker teker atarsınız. burada da tabiri yerindeyse buna benzer bir durum söz konusu."

    "bu görevi yapan insanlar için kırılma, darılma, gücenme, alınma, üzülme gibi şeyler söz konusu olmaz. bu yaptığınız işin bir parçası. çünkü yaşamış olduğunuz olaylar dışarıdan doğru ve sağlıklı olarak değerlendirilmeyebilir. her şeyin kendi içinde bir gizliliği vardır, her şeyin kendi içinde bir mahremiyeti vardır. bunun da herkes tarafından doğru olarak değerlendirilmesini bekleyip, eleştirilerin de o doğrultuda olmasını bekleyemezsiniz. benzer şeyler her zaman olmuştur. eleştiri, hakaret oluyor, farklı boyutlara taşınıyor, tehdit de oluyor ama bunlar zaman içerisinde yerine oturuyor. bundan bir sene önce trabzonspor iki önemli oyuncusuyla vedalaştığı zaman da bundan farklı şeyler olmadı. yaptığınız işin doğruluğu zaman içerisinde bunları siliyor. önemli olan süreç içerisinde bunlardan etkilenmemek. çok samimi söylüyorum; hiç darılmadım, hiç de etkilenmedim, hiç kırılmadım. bu görevin bir parçası. bunlardan etkilenirseniz psikolojik olarak doğruyu bulmakta da zorlanırsınız."

    "kulübün verebileceği en yüksek rakamı jose sosa ve filip novak'a teklif ettik. iki oyuncunun da menajerleri birazcık 'menajercilik' oynuyor. bizle alakalı bir sıkıntı yok, oyuncularla alakalı da menajerlerle henüz bir noktaya gelmiş değiliz. onlar bekliyor, biz de bekliyoruz. çözülmemesi için bir sebep yok. menajerlik 'menajercilik' oynuyor; bunlar vardır, bunlarla karşılaşabiliyoruz. orada sabrı gerektiren bir süreç var. işin doğrusu bizim de bir acelemiz yok"

    trabzonspor başkanı ahmet ağaoğlu
  • 36832
    "çocukken forvettim. sonra sol açık oynadım. türk futbolunda zaten sol bek eksikliği hep vardı. sonra bek pozisyonuna geçtim. bek pozisyonunda rahatım. bekten daha rahat oyun kuruyorum. açıkta da ekstra iyi maçlar oynadım. benim için fazla bir anlam ifade etmiyor."

    "eve gittiğimde bazen eşimle maçları tekrar izliyoruz. o da inanamıyor sahadaki sinirli hallerime. 'sahada nasıl bu kadar farklısın' diyor. saha içinde agresifliğimi kontrol etmek için psikologlardan yardım alıyorum. haksızlığa gelemiyorum ben ya. takıma, takım arkadaşıma haksızlık yapılınca tutamıyorum kendimi."

    "beni herkes eleştirebilir. benim öyle bir sıkıntım yok. ben kendime de özeleştiri yapabilirim. ben pozisyonumdan dolayı her zaman konuşmayı ve uyarmayı seviyorum ayrıca bu benim karakterim. ben agresifliğimi bıraktığım an futbolu bırakırım."

    "ljajic'in bugünkü antrenmanındaki sakatlığı kötü gibi değil. o döndü sandı ama kötü görünmüyor. ligin ikinci yarısında büyük takımlar ligi eline alacaktır diye düşünüyorum. sivasspor da çok iyi, onları da tebrik ediyorum liderlikten dolayı."

    "avrupa'daki çoğu maçı izliyorum. cristiano ronaldo da lionel messi de sinirliyor ama hakemlerin bakış açıları çok farklı. ronaldo da argo kullanıyor ama oradaki hakemler korumacı davranıyor. türk hakemler de böyle dikkatli olsa, biz de daha farklı oluruz."

    "şenol güneş ile son zamanlarda hiç görüşmedik. milli takımı bırakmayı hiç düşünmedim. şenol hocanın takdiri, ben her zaman mücadele etmeye devam edeceğim. son zamanlarda hiç çağırmadı. neden milli takımda olmadığımı da bilmiyorum."

    "her zaman a milli takım'da oynamak istiyorum, euro 2020'de de olmak istiyorum. şenol hoca ile son zamanlarda hiç görüşmedik. milli takımı bırakmayı hiç düşünmedim. son zamanlarda hiç çağırmadı. neden milli takımda olmadığımı da bilmiyorum. şenol hoca, 'fikret orman, caner'in sorunlarını çözerse caner çok iyi olur' dedi ama şenol hoca burada ne demek istediğini ben anlamadım. çözemedim olayı, şenol hoca ne demek istiyor bilmiyorum."

    "galatasaray derbisinde umut nayir'e dedim ki, 'rakip stoperler uzun. içlerinde kalırsan seni yutarlar. onlardan kurtulman lazım ve bir şekilde ön direğe git'. kaç kez dedim ama gitmedi ve sinirlendim. sonra ön direğe gitti ve golü attı."

    caner erkin
  • 36837
    “çok istediğimiz gibi başlamadık sezona. sezon başı inişli grafik sergiledik ama ondan sonrasında toparladık ve istediğimiz sonuçları aldık. eğer ligin son bölümünü bitirdiğimiz gibi bir performans gösterirsek her şey bizim için çok iyi olacak ikinci yarıda”

    “açıkçası takımın havası, atmosfer çok iyi. bu biraz da takım içi arkadaşlıktan kaynaklanıyor. zaten takım içinde arkadaş olmak, mücadele etmek, birbiriyle forma yarışına girmek ve aynı zamanda arkadaş olabilmek önemli. benim için de yeni bir takım yeni bir ülke. buradaki arkadaşların bana verdiği destekle özellikle ilk geldiğim zaman bu uyum sürecimi çok çabuk atlatmamı sağladılar”

    “ben bu tarz olaylara salzburg’dan alışığım. biz salzburg’da çok maç oynuyorduk. takımlar eğer bir sahnede yer alıyorsa orada en iyisini yapmak ister. biz de takım olarak oynadığımız üç kulvarda da en iyisini yapmak istiyoruz. bu nedir; avrupa ligi’nde gidebileceğimiz en üst noktaya kadar gitmek, türkiye ligi’nde şampiyon olmak. bu bizim için motive edici bir faktör”

    “böyle bir gruptan ilk sırada çıkmak çok büyük bir başarı. yine salzburg’da örnek vereceğim. orada da dortmund ve onun gibi birçok büyük takımlara karşı mücadele etmiştik. dışarıdan bir göz olarak baktığınızda mönchengladbach, roma’nın olduğu grupta başakşehir favori olarak gösterilmiyordu. kimse bizi favori olarak görmüyordu. ama bu bazen işinize yarıyor. favori olarak gösterilmediğiniz bir gruptan birinci çıktık. bu bence dikkate alınması gerek çok büyük bir başarı.”

    “süper lig bu zamana kadar oynadığım en iyi, en kaliteli lig. bu ligde herkes birbirini yenecek güce sahip. her ne kadar takımlar arasında fark var gibi gözükse de ligde her takımın iyi futbolcuları var. her takım kaliteli ve birbirini yenecek gücü var. burası bütün takımların şansı olduğu bir lig”

    “hem enzo crivelli hem edin visca çok kaliteli oyuncular. benim pozisyonumla ilgili ise türkiye’ye gelmeden önce sol açık pozisyonunda çok fazla oynamamıştım. asıl pozisyonum burası değil. ama ona rağmen elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. umarım zaman geçtikçe burada kendimi daha da geliştirebilirim ve bu pozisyonun gereğini çok daha fazla yerine getirmek isterim”

    “buraya en büyük gelme nedenlerimden biri okan buruk’tu. imza atmadan önce transfer sürecinde onunla konuşma şansı bulmuştum. benimle konuşma tarzından dolayı, bana orada kulüple ilgili anlattıkları şeyler benim seçimimi kolaylaştırmıştı. kendisinin ne kadar başarılı bir hoca olduğunu görüyoruz zaten aldığı sonuçlarla. çünkü sürekli takımın yanında, takıma yardım etmek için elinden geleni yapan bir antrenör kendisi”

    “ben biraz daha akıllı olmaya çalışıyorum. çünkü eğer bir oyuncu sarı kart gördüyse ikinci gördüğü zaman bu kırmızı olur. o yüzden sarı kart aldıktan sonra çok daha dikkatli oluyorum. ikinci sarı kartı almamayı kafamın bir kenarına yerleştiriyorum. ama oyun tarzımla bunun alakası yok. oyun tarzıma baktığınızda çok agresif bir oyuncuyum. çok çalışırım, takım için elimden geleni yaparım. bunları birleştirince oyun tarzımla alakalı olmadığını görüyoruz sadece kart gördüğüm zaman akıllı olmaya çalışıyorum.”

    “orada bizim aldığımız galibiyetten sonra galatasaray’ın yenilmezlik serisinin bittiğini konuşuyor ama bence önemli olan bizim burada 3 puan almamızdı. ben oyuna sonrada dahil olmuştum. maçın başından beri oynayan arkadaşlarım çok büyük efor sarf etmişlerdi. takım olarak çok büyük bir mücadele göstermiştik. inanın ısınmaya gittiğim ilk andan itibaren o gün özel bir şeyler olacağını hissediyordum. zaten oyuna girerken de bu duyguyla girmiştim. orada aldığımız 3 puan çok değerliydi.”

    gulbrandsen, linnes ile aralarında tatlı sert bir atışmaya neden olan kuzeyin kralı tartışmasında ise son sözü söyledi
    “onun bu dönemiyle ilgili konuşmak gerekirse de kendisi çok iyi arkadaşım. istanbul’da sürekli görüşüyoruz ailecek. kadroya alınmadığında çok üzülmüştüm bir arkadaş olarak. ama baktığınızda aynı anda sevindim çünkü rakip takımın değerli bir oyuncusu yarım sezon boyunca oynayamadı. bize karşı da oynayamadı ki bu bizim için önemli bir avantajdı. biraz karışık bir duydu”

    “bu yarışın içinde olanların kendini böyle adlandırmaması lazım ama ortada somut bir şey var; galatasaray galibiyetinden sonra ‘kuzeyin kralı’ artık benim”

    fredrik gulbrandsen
  • 36838
    "mert hakan ve emre ile sürekli konuşuyoruz, onları yönlendirmeye çalışıyoruz. şimdiden onların bir takıma gitmeleri pek doğru bir şey olmayabilir. başka takıma gittiklerinde beklenti çok fazla olur ve beklentiye karşılık veremeyebilir. devre arası çok kısa, uyum sürecinde sıkıntı yaşayabilirler. sezon sonu gitmeleri onlar için daha iyi."

    "en üzüldüğüm karşılaşma galatasaray maçı oldu. o maçta 10 kişi kaldık, mükemmel oynadık. son dakikada boş kaleye topu gönderebilseydik oradan da puanla ayrılabilecektik."

    rıza çalımbay
  • 36839
    "sion'da 10 takım vardı. bir de çok genç bir takımla oynuyorduk. sağ bek 20, stoperler 18,19 yaşındaydı. isviçre'de çok ciddi bir devre arası var. 55 günlük bir ara veriyorlar. bunun yaklaşık 20 günü izin oluyor. başkan gelip, 'ilk yarıyı iyi bitiremezseniz, size güzel bir sürprizim var, fransa'da bir dağa sizi komando eğitimine yollayacağım' dedi. biz şaka sandık. tabii biz ligi kötü bir yerde bitirdik. 15 gün izin verdiler, sonra bir geldik biz kampa gideceğiz diye beklerken otobüse binip dağa gittik."

    "o zaman bucaspor'un inanılmaz bir borcu vardı. süper lig'den bir alt lige düşmüşlerdi. 'ne kadar para bulursak bizim için o kadar iyi' diye düşünüyorlardı. beni o zaman fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor ve rubin kazan istemişti. rubin kazan ciddi bir para vermişti. başkan gelip bana, 'seni rusya'ya satacağım, çok iyi para veriyorlar salih' dedi. 'başkanım ben milli takımlarla rusya'ya gittim, orası çok soğuk, yeme-içme zor, ben rusya'ya gitmek istemiyorum, sakın beni rusya'ya göndermeyin' dedim. o zaman beşiktaş'ın da feda dönemiydi. finansal problemler vardı. 1.5 milyon euro'ya çıkmışlardı ancak 15, 20 çeke falan bölmüşlerdi. buca'nın da paraya ihtiyacı var. fenerbahçe de daha az sürede parayı ödemiş, böylece fenerbahçe'ye gitmiştim. bucaspor'da bana formayı ilk veren samet aybaba'ydı. altyapıdayken bir maç izlemiş, 'bu çocuğu istiyorum' deyip, beni a takıma çıkarmıştı. fenerbahçe ile sözleşme imzaladıktan sonra samet hoca beşiktaş'ın başına geçti. samet hoca, 'salih tüh kaçırdım seni, ben olsam beşiktaş'a gelirdin' dedi. 'hocam kısmet değilmiş' dedim. samet aybaba fenerbahçe'yle anlaşmadan önce beşiktaş'ın başında olsaydı o zaman beşiktaş'a gidebilirdim. çünkü bana takımda formayı veren samet hocaydı. onun için beşiktaş'ı tercih edebilirdim."

    "benim zamanımda roma'nın başında rudi garcia vardı. benim zamanımda oyuncu grubu inanılmazdı. isimleri çok fazla saymaya gerek yok. totti oradaydı ve skor ne olursa olsun totti oyuna giriyordu. oyuna atamadık kendimizi. ben döndüm, aradan 2-3 sene geçti. cengiz ünder oraya gitti, daha farklı bir oyuncu grubunun içine, farklı bir hocayla gitti. cengiz'in hocası her oyuncuya şans verdi. gençleri seven de bir hocaya denk geldi. cengiz'e şans verdi, cengiz de o şansı aldı, götürdü. şimdi merih demiral kardeşim mesela. 3 sene önce merih'i kimse tanımıyorken, 3 sene sonra merih en iyi 1-2 takımından birisi diyebileceğimiz bir yerde ilk 11 oynuyor. o da tutturdu, götürüyor. allah yollarını, bahtlarını açık etsin diyorum."

    "en başa döneyim; mesela rubin kazan'a gitsem ne olurdu? bir anda rusya'da bulabilirdim kendimi. başkana 'tamam' desem ve rusya'ya satsa neler yaşanacaktı, kim bilir. ya da beşiktaş'a gitseydim veya roma bana 10 milyon euro verdiğinde 4 yıllık sözleşme imzalayacaktım, kiralık gitmemiş olacaktım. benim keşke dediğim iki yer var. keşke fenerbahçe'den sion'a kiralık gitmeseydim. çünkü kalsaydım ben oynayacağıma inanıyordum. bir anda sion'a sürüklendim gibi bir şey oldu."

    "ben geçen sene de fenerbahçe'de kalmak istiyordum. geçen sene empoli'nin başında ben roma'ya transfer olduğumda yardımcı hocalardan birisi vardı. o, empoli ile anlaşınca benim durumu soruyor. ben kalmak istediğimi, tekrardan gitmek istemediğimi söyledim. ama damien comolli, 'gidip oynasan senin için daha iyi olur' dedi. 'sen git daha fazla oyna, biz orta sahaya transfer yapacağız' dedi. öyle olunca gitmek zorunda kaldım. empoli ile görüşürken antrenmanda bileğimi burktum. bağlarım zedelendi. yaz dönemi ki çok önemli ben yaklaşık 20 gün antrenman yapamadım. sezon başı kampını yiyemedim. öyle gittim empoli'ye. kamp dönemini iyi geçiremedim, sakatlığım oldu. 1 sene önce şampiyon olmuşlar, belli, oturmuş bir kadro var. o kadronun içine girmek de kolay olmadı. orta sahada da bennacer olsun, krunic olsun onlar da şimdi milan'a transfer oldular. kaliteli oyunculardı. onların seviyesine gelmek biraz zaman aldı. tam ben oynamaya başladım, ilk maçımda girdim gol attım, juventus'a, napoli'ye karşı oynadım. o ara beni empoli'ye çağıran hoca kovuldu. tam ben formayı aldım, yeni hoca geldi, eski kadroyu seçti. yeni hocadan sonra ben forma yüzünü unuttum. 5-6 hafta beni hiç oynatmadı. sonra eski hoca geldi, tekrardan oynamaya devam ettim. öyle böyle geçirdik geçen sezonu."

    salih uçan
  • 36847
    "hedefim avrupa'da forma giymek. okan hoca da futbolculuk zamanında italya'da oynamış bir futbolcuydu. söylemlerinden ve tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyorum. sık sık okan hocayla konuşuyoruz. bana, gideceğin yer avrupa, diyor ve bunu başaracağımı düşünüyorum."

    "izlerken ingiltere ligini çok seviyorum ama bana uygun olan ispanya ligi. bana ve türk oyunculara ispanya liginin daha uygun olduğunu düşünüyorum. avrupa'ya gittiğimde daha iyi işler başaracağımı düşünüyorum."

    "güzel bir gol oldu ama top bana gelmeden golü düşünmüştüm. düşündüğümü yaptım ve gol de oldu. gol sonrası sevincim de sinirli bir sevinçti. o zaman asker selamı konuşuluyordu. çok üstümüze gelmişlerdi. hırslıydım ve mert (günok) ağabeye de söylemiştim, 'bugün bir gol atayım yine asker selamı vereceğim' demiştim. kesinlikle pişman değilim. yaptığım kötü bir şey değil. askerlerimize destek veriyoruz. savaş olsun diye bir düşüncemiz yok. hiçbir zaman da savaş olmasın. biz sadece teröristlerle mücadele eden askerlerimize destek veriyoruz."

    "gençlerbirliği altyapısından a takıma çıktığımda o dönem takımda yer alan hurşut meriç o tarz çalımı çok yapardı. ben de ona bakarak öğrendim. maçlarda onun yaptığı hareketler aklıma geliyordu, sonrasında da yapmaya başladım ve herkes de çalımı yemeye başladı. şu an antrenmanlarda da yapıyorum ve onlar da bu çalımı yiyor. 1-2 tane daha hareket ekleyebilirsem daha güzel olacak. antrenmanlarda çok yapmıyorum. ilk geldiğim zaman ferhat ağabey vardı, ona yapmıştım ve gülmekten antrenmanı yarıda bıraktık. antrenmanlarda çok yapmıyorum. avrupa maçlarında daha çok deniyorum."

    "aslında iki sezondur güzel gidiyoruz ama sonunu getiremedik. belki taraftarımızın olmayışı etkiliyor. oyun içinde düştüğünde taraftarın seni ateşliyor. geçen sezon galatasaray iç sahada bütün maçlarını kazandı, kötü oynasa bile taraftarları onları ateşliyordu. bizim öyle bir artımız yok. 28-29'uncu haftaya kadar çok iyi bir oyun oynadık. sonrasında takım olarak bir düşüş yaşadık. o düşüş yaşanırken de desteğimiz yoktu ve düşüş sürdü. taraftarımız olsaydı geçen sezonu belki de 30'uncu haftada bitirebilirdik."

    irfan can kahveci
  • 36849
    fenerbahçe başkanı ali koç'un açıklamalarına çok üzüldüm. oyun oynarken kural değişmez dedim. bir bilgisi yok veya yanlış yönlendiriyorlar tarzı bir şey söyledi benim için. yalan söylüyor dedi... play-off sezonu incelendiğinde ilanın çok geç yapıldığı görülecektir. bakın o sezon playoff bilgi verilmeden düzenlenmiş ve plana alınmıştır. 5 mayıs'ta sonraki sezon resmen açıklanmış, 25 ağustos'ta da playoff kuralı getirilmiştir. bunlar tff sitesinde vardır. biz birden öğrendik. boynumuz kıldan ince dedik, oynadık, şampiyon olduk. ama kural sezon içinde değişti.

    önceden bilgi verilmeden play-off ilan edilmiştir, daha acısı şampiyonlar ligi'ne katılım ilgili ile statü de değiştirilmiştir. bu kuralı, yayıncı kuruluş ve tff değiştirdi. peki şunu merak ediyorum; fenerbahçe'ye ne oluyor? fenerbahçe'nin bu konuda ne gibi bir durumu var? bu kararda fenerbahçe'nin bir dahli var mı ki savunmaya geçiyor? neden? play-off oynanmasına siz mi ön ayak oldunuz? play-off ile ilgili sözlerime yalan söylüyorsunuz ya da yanıltıyorsunuz gibi bir lafı bir kulüp başkanına yakıştıramadım. ben başka bir kulübü suçlayıp yalancı durumuna düşmem.

    10 bin euro! ben de şaşırdım! biz menajerlere 13.6 milyon euro para ödedik, 100 milyon tl ödedik. tff internet sitesinde yazılıp yazılmaması beni ilgilendirmiyor. bunun tff tarafından yayınlanmasını isteyen zaten benim. kim inanır benim 10 bin euro verdiğime? şeytanın aklına gelmeyecek şeyler... kalkmış diyorlar ki menajerlik giderlerini futbolcu parasına koymuş olabilirler vergi kaçırıyorlar diyor. hayret ediyorum hayret. ben yüz yıl düşünsem bu kadarı aklımaz gelmez. kişi herkesi kendi gibi bilirmiş. pes vallahi pes.

    mustafa cengiz
App Store'dan indirin Google Play'den alın