• 27951
    man city denayer için; "almak istiyorsanız temmuz ayını bekleyin, takım planımıza göre karar vereceğiz." dedi.

    bruma, leipzig'e imza atacak. bugün olmaz yarın olmaz ama olacak. oyuncu gitmek istediğini yönetime iletti. leipzig 9 milyon euro önerdi, sonra 12 milyon euro'ya çıkıldı, gs yönetimi; "15 milyon euro verirseniz tamam." dedi.

    bruma konusunda galatasaray'ın eli kolu bağlı. hiçbirşey yapılamıyor. oyuncunun menajeri oyuncuyu gs'den götürecek.

    podolski, bruma için; "asla bir takım oyuncusu değil her zaman kendine oynuyor." diyor.

    galatasaray'ın hedefinde 2 yerli oyuncu var: ömer ali şahiner ve musa çağıran.

    lucescu galatasaray işi ne teknik adam ne sportif direktör olarak olmaz. o konu kapandı.

    ali naci küçük
  • 27953
    "fikret orman'ın geçen gün söyledikleri öyle bir anlık sinirle ağızdan çıkacak şeyler değil. şimdi biz bunları kestik, çünkü alelade sözler değil. eğer, kendinizi efendi olarak tanımıyorsanız başkalarına karşı gerizekalı diyemezsiniz. efendi olarak nitelenen bir takım, başkasına gerizekalı derse o zaman yanlış bir şey olur. kibirli nitelenen birisi eğer birisine gerizekalı derse o zaman tamam. ama efendi derse o iş olmaz, efendi mefendi olmazsın. fenerbahçe gerizekalı, cska gerizekalı, real madrid gerizekalı, galatasaray odeabank gerizekalı, anadolu efes gerizekalı; sen mi akıllısın? ha bak o zaman ligden de çekilsinler. bir de bence ufuk sarıca ve oyuncularla da konuşulmalı, acaba onlar ne düşünüyor? avrupa basketbolunda oynayan her bir oyuncu, çalışan antrenörün hedefi euroleague'dir. o zaman ben de derim, kıskanç, kibirli, çekemeyen bir başkan profili çiziyor fikret orman. çünkü ağızdan çıkan alelade bir söz değildir bu. benim merak ettiğim şey ise, başkasının kazandığı bir kupa için düşüncesi gerçekten böyleyse eğer, bjk basket takımını kapatıp kapatmamayı düşünmüyor mu? veya bu kupayı fenerbahçe yerine olympiakos kazansa da fikret orman böyle şeyler mi söyleyecekti? hoş, o zaman da kimse sormazdı ya."

    mert aydın

    euroleague'i kazanmak için yüksek miktarda yatırım yapmanın gerizekalılık olduğunu düşünen fikret orman'a ithafen.
  • 27956
    "euroleague şampiyonluğu türk spor tarihinde kulüpler bazında elde edilen en büyük başarıdır."

    aziz yıldırım

    "ama bizim uefa kupamız var." muhabbetiyle dalga geçmeye çalışanların 17 senedir o kupanın kompleksinden hala kurtulamadığını görüyoruz. adam kupayı kutlamak yerine, türk takımları'nın aldığı avrupa kupaları'nın hangisinin daha başarılı oduğunu tartışmaya açıyor. insanlık tarihinde böyle bir organizma yok yeminle. ayrıca şunu söylemek istiyorum: yarrramı en büyük başarı euroleague. neredeyse parayı verenin düdüğü çaldığı bir organizasyon kıvamına gelen euroleague, uefa'nın da süper kupanın da yanından geçemez. amına kodumun kunduzu ya.

    https://i.hizliresim.com/5Qr4dA.jpg
  • 27957
    "sezon boyunca büyük bir profesyonellikle her şeyimizi verdik. şimdi yeni bir final oynayacağız ve kazanmak için her şeyi yapmaya çalışacağız."

    "bu, bir final ve hiçbir istatistik buna etki etmez. avrupa'nın en iyi iki takımı olduğumuzu düşünüyorum. bu yüzden final oynayacağız. onlar da biz de lig şampiyonu olduk ve layıkıyla bu kupada finale çıktık. çok ilginç bir final olacak."

    "bence stilleri o kadar farklı takımlar değil. çok küçük farklar olduğunu düşünüyorum. bence finalin favorisi yok. juventus'ta futbolcu olarak 5 yıl oynadım ve çok güzel anılarım var. 1998'de juventus formasıyla finalde kaybettiğimiz maçta çok üzülmüştüm ama sonra madrid ile kazandım. o yüzden şimdiki final benim için biraz özel."

    "isco mu yoksa bale mi?" sorusuna "bu zor bir karar. bunun tartışılması normal ama beni asla şartlandırmıyor. ikisi de takıma çok katkı sağlayan futbolcular ve bu sezon 16 maçta birlikte oynadılar."

    cr7'nin vergi kaçırma iddiası üzerine, "elbette ki bu konu cristiano'nun hoşuna gitmiyor. ben de hoşlanmıyorum. cristiano, çok profesyonel biri ve nerede ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. şu anda sadece şampiyonlar ligi finalini düşünüyor. sahaya tam motivasyonla çıkacağından eminim."

    zinedine zidane

    (bkz: 3 haziran 2017 juventus real madrid maçı)
  • 27964
    kaybettiği oğlu için,

    görüşmek üzere sevgili oğlum. nerede olduğunu ya da ne yaptığını bilmiyorum. belki de üzerimdeki bulutların birindesin. belki de yanımdasın. bu yıl, bu zorlu yolda birlikte savaştık. kümede kalma yolunda, herkesin imkansız gördüğü bu savaşta benimle birlikteydin. bana güç verdin. ale, bu benim zaferim değil, bizim zaferimiz. livorno'yu serie a'ya çıkardığımızda da böyleydi. crotone ile kümede kalışımızı birlikte kutlamak isterdim. gözlerinin içine bakıp, gülümsemeni görmek isterdim. elinden tutup sevinmeyi isterdim. yaptığım her şeyi, senin için yaptım. kazandığım her başarı, aldığım her galibiyet, gördüğüm her rüya... hepsi senin için. umarım kalbim senin için atmaya devam eder.

    ilk 29 haftada sadece 14 puan toplayabilmişken, ligin son 9 haftasında 20 puan alarakfc crotone'yi serie a'da ligde tutmayı başaran teknik direktör davide nicola
  • 27965
    "hayatımda birçok olumsuzluk yaşanıyordu. her şey tozpembe değildi, sıkıntılarımız vardı. onlarla uğraşırken olimpiyat şampiyonu oldum. dünyada aynı branşta 3 olimpiyat şampiyonluğu bulunan 4 sporcu vardı. o zaman devlet büyüklerimiz bana 'sporu bırak, gel siyasete gir.' dediler. ben de '3 kez olimpiyat şampiyonu oldum, 4. kez de olimpiyat şampiyonu olacağım.' dedim ve siyaseti düşünmediğimi, spora hizmet etmek istediğimi söyledim."

    "bunu başarsaydım dünyada tek sporcu olacaktım. bu yola baş koymuştum, maalesef doping olayı yaşandı. doping hırsızlıktır. halter federasyonunda seçim sonrası yeni bir yönetim geldi. o dönem avrupa şampiyonası hazırlıklarının antrenmanlarını yapıyordum. kötü bir alışkanlığım vardı, sigara kullanıyordum. sonra bıraktım ve aşırı kilo almaya başladım. sigarayı bıraktığım için kilo aldığımı sanıyordum. meğerse benim reçetenin içindeki ilaçlardan birinin değiştirildiği ve bu nedenle kilo aldığım ortaya çıktı."

    "ben bilmiyordum. bile bile bana bu ilacı kullandırdılar ve dopingli olduğumu bile bile şampiyonaya gönderdiler. iki yıl ceza aldım. bunu da insanlara bir türlü anlatamadım. bu tür şeylerin ispatı olmadığı için bunun cezasını çektim. 2008 yılında baktım ki olmuyor, olimpiyatlara 1,5 ay kala sporu bıraktım."

    halil mutlu

    gelmiş geçmiş en başarılı sporculardan birisi, çok severim. naim'i ayrı halil'i ayrı severim. nerede o eski halterciler.
  • 27966
    3 ay önce barcelona'nın mucizevi psg zaferinin her anını evimden takip ettim. gazeteleri okuduysanız muhtemelen eski takımımın kaybetmesini istediğimi düşünmüşsünüzdür. ama dostum neymar'ın attığı muhteşem frikikten sonra koltuğumdan zıplayıp, çılgınlar gibi bağırdım:"haydi çocuklar"
    peki ya sergi roberto'nun 90+5'te gelen golünde ne yaptım? dünydaki tüm barça taraftarları gibi, delirdim. çünkü barcelona hala damarlarımda dolaşıyordu.

    “geçen yaz kulüpten ayrılmadan önce barcelona yönetim kurulu bana saygısızlık yaptı mı? kesinlikle. açıkça böyle hissediyorum ve bana aksini anlatamazsınız. ancak, sekiz sene oynadıktan, her şeyi kazandıktan sonra o kulübü kalbinizde sonsuza kadar taşımamazlık edemezsiniz. menajerler, oyuncular, yönetimler gelip gider. lakin barça hep olduğu yerde kalacaktır”

    juventus'a gitmeden önce, barcelona başkanına bir söz verdim: "beni özleyeceksiniz".

    dani alves
  • 27967
    bugün son basın toplantım, yarın da son maçıma çıkacağım galatasaray'la. güzel bir şey olmasıyla beraber hüzün de var. ne taraftarlar ne de kulüp için bitti demek değil. kalbimde onları hep taşıyacağım. tüm basın mensubuna da teşekkür ediyorum 2 yıl güzel bir şekilde çalıştık onlarla.

    "çok özel hissediyor musun?" sorusuna,

    hayır ben her gittiğim yerde elimden geleni yapıyorum. bu bir iştir ve ben elimden geleni yaptım, başarılar kazandık. bu sene de şampiyon olabilirdik ama ben eminim bundan sonra da galatasaray birçok kupalara, şampiyonluklara koşacaktır.

    türkiye'ye olan adaptasyonum konusunda ben köln'den geliyorum 100 bin tane türk yaşıyor. biliyordum türklerin yaşamlarını. sahadaki görevimin dışında bir diğer konu da toplumla kucaklaşmaktı. türk toplumuyla kimyam da tuttu. iki görevimi de yerine getirdiğimi düşünüyorum.

    hoş geldin demek daha kolay ama ben hayatta işler kötü gittiğinde de aynı şekilde davranmayı düşünüyorum. veda da böyle bir şey. keyfini geçirdiğim iki yıl geçirdim burada. üç tane kupa kazandık, şampiyon olamadık ama. yenilgiler oldu, şampiyonluklar oldu bizi üzen. başarısızlığı da kabul etmek lazım. her zaman başarı olsa zaten spor yapmazdık.

    herkes bana soruyor futboldan sonra, japonya'dan sonra ne yapacaksın diye. bilmiyorum ama burada çok güzel arkadaşlar edindim. kalpleriyle çalışan staff.. futboldan sonra ne yapacağım konusunda bir fırsat olursa genç takım olur, teknik direktörlük olur tabi ki galatasaray'a dönmek isterim. çünkü burası benim için çok özel oldu. burada çok büyük bir potansiyel olduğunu da gördüm. oyunculuk olarak elimden geleni yaptım ama bu potansiyelin kullanılması için futbolculuktan sonra burada bir şeyler yapmak isterim.

    takım olarak 3 kupa kazandık. iki sene boyunca antrenmanlarda ve maçlarda elimden gelenin fazlasını verdim. baktığınız zaman istatistiklerim de iyiydi.

    transfer görüşmeleri yapılırken kulüpler karar verir. konuşurlarken ben orada değildim ama 2 yıl önce buraya arsenal'den gelirken 2.5 milyon euro'ya geldim. şimdi de 2.6 milyon euro'ya japonya'ya transfer oldum. normal diye düşünüyorum. daha gidiş tarihim belli değil, daha plan yapmadım. sezon bittikten sonra ailemle birlikte türkiye'de tatilin tadını çıkaracağım. henüz net tarih veremiyorum.

    şu an türkiye'deyim henüz japonya'ya bir mesajım yok. galatasaray'la son maçıma çıkacağım. daha sonra oraya gittiğimde bir merhaba diyeceğim, selamlamak için çok fırsatımız olacak.

    ben teknik adam değilim, yönetici değilim. muhakkak sezon bittiği zaman analizler yapılacaktır. her sezon olduğu gibi giden oyuncular olur, gelen oyuncular olur ama umarım doğru analizlerle galatasaray'a başarı getirecek transferler olur. şunu da söylemek istiyorum, potansiyeli çok yüksek bir yer burası. altyapısı da gayet iyi, bunu kullanmak lazım. insan üzülüyor tabi başarı gelmediğinde. istanbul dünyanın en güzel şehirlerinden birisi. şampiyonluk için baskı yaratmaktansa daha dengeli gitmek gerekir. eksi 100 milyon banka borcu olmasındansa dengeli giderek daha düzgün bir takım kurulabilir.

    bruma, çok büyük potansiyeli olan bir oyuncu, özellikle top ayağına geldiği zaman. daha önce de kiralık olarak gitmiş. büyük potansiyeli var. bilmiyorum transferi bitti mi ama önemli bir oyuncu. galatasaray için de önemli bir iş her zaman futbolcu almaktansa oyuncu satmakta önemlidir.

    ben sosyal medyadaki fotoğrafları mutlu olduğum için attım. tavla oynarken, baklava yerken mutluydum ve paylaştım. ben demiyorum ki süper starım evde oturmam gerekir.

    japonya'ya turnuva için daha önce 3-4 defa gitmiştim. bu teklifi de yeni bir başlangıç olarak, fırsat olarak değerlendirdim. ailemle de görüştüm ve sonunda oraya gitmeye karar verdim. japonya'ya gidecek olmam burayı unutacağım anlamına da gelmiyor. kalbimi burada bırakacağım.

    saha içinde de, saha dışında da türkiye bana çok iyi şeyler kattı. çok iyi arkadaşlıklar edindim. zaten 5 senedir türkiye'ye tatile geliyordum. ilerleyen dönemde de türkiye'ye gelmeye devam edeceğim.

    istanbul çok güzel bir şehir. yüzde 90 olarak şehri beğendim. ilerleyen dönemde ne olacak bilmiyorum ama ailemle birlikte daha çok zaman geçirmeme yarayacak. buraya geldiğim için çok mutluyum. 2 sene burada oynadım, 2.5 sene de japonya'da oynayacağım ondan sonra futbol bitecek.

    lukas podolski

    çok güzel adamsın sen, bir sana bir de kewell'a çok üzülüyorum şampiyonluk göremediğiniz için. ikiniz de yanlış zamanda geldiniz ama ikiniz de çok iyi birer galatasaraylı oldunuz. dilerim bir gün galatasaray'da farklı görevlerde şampiyonluklar yaşarsın lu lu lu lukas podolski!

    hoşça kal...
  • 27968
    "ben 2014 senesinde gomis ile yüz yüze görüşmüştüm. tabi o zamanlar mancini yeni ayrılmıştı ve prandelli'yle görüşmeler yapılıyordu. gomis gördüğüm kadarıyla çok beyefendi, klas, düzgün bir çocuktu. ve fransa doğumlu kendisi, yani diğer afrikalı futbolcular gibi nüfusa geç yazdırılma durumu yok. gerçekten 31 yaşında."

    (bkz: bülent tulun)
  • 27969
    --- alıntı ---
    bruma'nın transferine karşı çıkmıştım. zaten geldiği yıl da sakatlanmıştı. alış bedeli 13 m €, satış bedeli 14,5 m €. başabaş sayılır. bir yıl sözleşmesi var satılmazsa bir dahaki yıl bedava gidecek. satılması taraftarıyım.

    bülent tulun-transfer dosyası-aspor
    --- alıntı ---

    bu konuşmanın satır aralarını okuduğum zaman galatasaray'ın neden bruma'dan gereği gibi yararlanamadığını anlıyorum. bruma'nın takımda ilk yıllar neden yeterince şans bulamadığı, neden kiraya verildiği ve neden takımda benimsenip desteklenmediği anlaşılıyor. çünkü bruma'yı fatih terim ve scout ekibi aldırmış, bruma'nın geldiği yılda fatih terim ayrılınca bruma tamamen bülent tulun'un insiyatifine kalmıştı.

    be bülent bey, sen her şeyi bilen biri misin? sen ilah falan mısın? sen hiç yanılmaz mısın? aklınca bruma'yı beğenmiyorsun. sana rağmen transfer edildiği için de çocuğun önüne taş koyuyorsun. peki zarar eden kim. galatasaray değil mi? peki sen nasıl galatasaraylısın ki buna razı oluyorsun.

    siz galatasarayın asalaklarısınız. galatasaray'a bir faydanız dokunuyor bin zararınız. hakkınızda çok şeyler duydum ama hep aceba diyordum. şimdi anlıyorum ki sizden her türlü kötülük zuhur edebilir.

    o pis ellerinizi ve dilinizi galatasaray'ın üzerinden çekin. siz artık fosilleşmiş beyinlerinizle tv'den maç izleyebilirsiniz. bunun dışında bir şeye karışmayın. anlamıyorsunuz kardeşim geçti sizin devriniz bitti gidip anılarınızı anlatın birilerine.

    sizin bizzat galatasaray'a transfer ettirdiğiniz bazı oyuncular var. nerede onlar şimdi?

    adnan polat'a yazdığınız ve göndermediğiniz o mektup olayından sonra hiç vizdanın sızlamadı mı? bu mektup içeriği doğru ya da yanlış galatasaray'a zarar verir diye hiç düşünmediniz mi? o mektuba rağmen sizi galatasaray'da göreve getirenlerin vicdanı hiç sızlamadı mı? kendi şahsi menfaatiniz için galatasaray'ı satmaktan utanmadınız mı?

    bütün bunlara bir tek cevabınız olmadığını biliyorum ve diyorum ki; tıpkı hıncal uluç gibi, ahmet çakır, gökmen özdenak, levent tüzemen gibi bülent tulun'un da beyin ölümü gerçekleşmiştir. ey yöneticiler sakın bu takıntılı adamlara fikir danışmayın. güncel futbolla ilgili görüşlerine rağbet etmeyin. özellikle bülent tulun'un menejerlerle kurduğu ittifaklarla galatasaray'a oyuncu transferine mani olun.

    çıkıp tarihi anlatsınlar bunlar gerisini hiç kurcalamasınlar. yeter artık...
App Store'dan indirin Google Play'den alın