resim
Josep Guardiola i Sala
Görev:Teknik Direktör
Takım:Man City
Yaş:55
Uyruk:İspanya
  • 996
    4 premier league sezonunda 3 kez sampiyon olmus dehadir. boyle bir basariya imza atmis kisinin sozlukte tiye alindigini gormek enteresan. oynattigi futboldan hoslanmayabilirsin, kisiliginden hoslanmayabilirsin fakat premier league gibi bir ligde top 5'in hepsinin devasa butceleri varken bu adama hoca degil demek akil tutulmasidir. sampiyonluklar ve oynattigi futbol ortada duruyor bunlari inkar eden kendini kandiriyordur sadece.
  • 1008
    dünyada transfer yapan tek hoca. öyle ki aynı kulvarlarda yarıştığı takımlar hiç para harcamıyor, sadece pep harcıyor.

    city'nin başına geldiginden beri en çok para harcayan takımlara bakalım:

    1- barcelona: 943 milyon euro
    2- chelsea: 881 milyon euro
    3- city: 844 milyon euro
    4- juventus: 827 milyon euro
    5- manu: 735 milyon euro
    6- psg: 705 milyon euro
    8- arsenal: 645 milyon euro

    yahu everton bile 500 milyon euro para harcamış. bu takımların başarı geri dönüş oranlarına bakın. hangisi city hariç harcadığı paranın karşılığını aldı 5 yılda. aynen kardeşim, zengin takım hocası. e madem diğer takımlar da başarı kazansaydi. aha al işte parayı harcamış hepsi bol bol.

    adam ortaya bir vizyon koymuş ve her sene ilmek ilmek işleyerek bu vizyona uygun topcuları takıma koymuş. yahu adam forvetsiz girdi 21/22 sezonuna. bak baya baya forvet yok. foden oynuyor. yine patır patır gol atıyor. adam forvetsiz şampiyonluk challenge'ına girmiş. olur da. sürpriz olmaz yani. sevmeyevibilirsiniz elbette ancak bu adamın ortaya koyduğu vizyonu, daha doğrusu devraldığı ve en tepeye koyduğu vizyonu şu an dünyada birçok hoca takip ediyor, uygulamaya çalışıyor.

    everton'in bile 500 milyon eur harcadığı bir ligde o paraları harcaması normal. yahu ingiltere ligi'nde lig sonuncusu takımlar bile tek kalemde 20-30 milyona transfer yapıyor. hala çok para harcıyor deniyor.
  • 1219
    en iyi oyuncularla oynuyor savına katılmadığım teknik direktör. oyuncuyu alıp o oyunun en iyisi yapıyor. city özelinde takıma baktığında haaland hariç real, barca, psg, juve gibi kulüplerin 1. olarak tercih ettikleri oyuncular değillerdi transfer edilirken. hatta chelsea de denenip verim alınamayan kdb gibi bir oyuncu bile var takımında. pep oyuncuya bakıyor ve bu oyuncudan ne çıkartabileceği hesabını çok iyi yapıyor. city o oyuncuya talip olunca da oyuncunun değeri otomatikman %30 artıyor. takımdan yollanan adamlar bile ( zinchenko ve gabriel) aynı oyun formatında başka takımda fark yaratabiliyor. dünyanın en winner hocası değil ama oyuna bakışı değiştiren en iyi hoca. futbola kazandırdığı taktiksel değişiklikler ve oyun felsefesi için bile bir kitap yazılabilir. tam bir manyak. lider arsenal karşısına öyle bir takımla çıktı ki hani arkadaş grubunda sesi güzel biri şarkı söyler ve tüm dikkatler onun üzerindedir sonra o ortama profesyonel bir müzisyen gelir ve eski amatörü kimse hatırlamaz ya o geceye dair. arsenal o pozisyona düştü resmen. oyun içinde “siz bizim iyi bir replikamızsınız” dedi arsenal’e.

    (bkz: 26 nisan 2023 manchester city arsenal maçı)
  • 1200
    bir şirketin en yetenekli, en zeki adamısınız. bir üst role çok yakınsınız. ama yöneticiniz performans görüşmesinde diyor ki "hayyvann gibi performans verdin ama ben seni şimdiden o role alırsam sen hayatının kalanında ne başaracaksın ki? hayatın çok sıkıcı olur, sen iyisi mi biraz daha takıl böyle kıps".

    cv'nizi o gün güncellemez misiniz?

    haaland bir sakatlık yaşamadığı sürece o rekoru ve fazlasını yine kırar, sonra da daha önemli başarıların peşinden koşmaya devam eder. ama bu haksızlığı unutmaz.

    o zaman guardiola efendi de premier lig yarışından çekilsin, üst üste bu kadar başarılı olursa hayatının kalanında çok sıkılacak ühühüüh. bakın ne kadar da düşünceliyim. dünyanın en düşünceli keli benim.
  • 1164
    premier lig hegemonyal şampiyonlukların görülmediği, herkesin herkesi yenebildiği, şampiyonluk için her sezon en az 4 takımın çekiştiği, heyecanın ve rekabetin yüksek olmasıyla nam salmış bir ligdi. guardiola manchester city'ye gelene kadar.

    guardiola ilk sezonu olan 2016-17 haricinde son 5 sezonun 4'ünde şampiyon oldu. bir tek liverpool ve klopp kendisine dur demeye çalıştı. ama sadece 1 kere başarabildi. mourinho ve manchester united ilk sezonlarında direndi ama guardiola sanki dünyanın en zor liginin de bug'ını buldu. premier ligde 5 yılda 4 şampiyonluk normal bir şey değil.

    arapların satın aldığı 2009'dan o gelene kadar sadece iki kez zar zor şampiyon olabilmiş manchester city sürekli şampiyon olmanın yanında 2021'de şampiyonlar ligi'nde finale de çıktı.

    bu adam cidden goat galiba.
  • 1325
    sözlükteki en büyük hayranlarından biri benimdir. iyi kadro yeniler. ama istikrarlı bir şekilde takımında devam eden oyuncularını sayarsak buradan manchester'e yol olur.

    ayrıca her sezona kötü başlar takımları. taraftarı da yandık bittik kül olduk demez. rakipleri de demez. nedense bir tek guardiola sahiptir bu lükse. başkası olursa ağustos'tan itibaren tam gaz gitmek zorundadır. hele isminiz okan ise ölüm fermanınızı süper kupa maçından itibaren verirler.
  • 1177
    haaland’ın bir şampiyonlar ligi maçında en fazla gol atan futbolcu olmasına engel olmuş teknik direktör. haaland oyunda kalsa bir tane daha atardı büyük ihtimalle.

    bu hareketine çok ayar olsam da şaşırmadım. guardiola’nın haaland ile bir problemi olduğu ara ara yaptığı açıklamalardan anlaşılıyor. bu akşamki hareketinin de bunun bir dışa vurumu belli. sezon sonunda ikisinden biri manchester’ı terk edecek muhtemelen.

    (bkz: 14 mart 2023 manchester city rb leipzig maçı)
  • 1158
    --- alıntı ---
    guardiola: "düşündüğünüz şeyi oynayabilmesi için kafanızdakini on kez anlatmanız gereken oyuncular var. on kez birlikte antrenman yapmanız gerekiyor. akanji'yle sadece bir kez antrenman yaptık ve istediğim her şeyi mükemmel bir şekilde yapıyor. muhteşem bir oyuncu."

    --- alıntı ---

    şimdi benim aklımda canlanan hikaye şu; city'de oynuyorum. bu kel bana gelip
    "canisi gelecek maçta mavi donunu giymeni istiyorum. bu noktada katelizor olarak calisacaksin, half spaceler sende. onun dışında senden geri 4lunun paralel bağlantılarını yapmani, orta saha ile forvet arasındaki half space olusumlarinda asistin asistinin asistini yapmani ama asisti yapmamani istiyorum. ofsayta düşmek yok, uzaktan şut vuracaksan kalecinin 45 derece soluna doğru ayak dışı vurabilirsin anca. frikiklerde sen topun üstünden atlayıp sol üste koşu atıp sonra geri koşup frikiğe tekrar vurur gibi yapıp bu sefer sağ köşeye kosacaksin"
    falan filan bir şeyler diyor. ben de "hocam bir daha anlatır mısın?" diyorum.

    sonra bu akanji pijine gidiyor. "akanji gelen topa vur gitsin. adam gecirme yeter" diyor. o da "tabikisi" diyip geciyor.

    sonra bu kel maç sonrası çıkıp benim hakkımda ismimi kullanmadan "10 kere anlatsan anca anlar" diyor, akanji için "süper mükemmel tam bir kıymalı kaşarlı pide gibi çocuk" diyor.
    ben de "hocam ayıp oluyor ama. bana da kolay ödev verin yapayım " diyorum.

    kısacası bu açıklamayı yaparken umarım oyunculara verdiği görevleri göz önüne almıştır dediğim kel abimiz.
  • 1316
    euro 2024 ilk maçlarının ardından takımının phil foden, jeremy doku, bernardo silva, rodri, de bruyne ve gvardial sahanın takımları adına en kötü isimlerindendi. bu da ister istemez kendisini sorgulatıyor bu adamın takımlarından çıkan her topçu neden sudan çıkmış balığa dönüyor diye.

    ayrıca bizim maçtan sonra futbolun evrildiği hal nedeniyle baya eleştirilmiş... kardeşim bu kadar çok kaos seviyorsanız bizim ligi takip edin... sonra ağlamak yok ama...

    https://x.com/...coFqo5NfioA&s=19
    https://x.com/...no7ox132z4w&s=19
    https://x.com/...v9DPa5a9xEg&s=19
    https://x.com/...UUVZQUZmc_Q&s=19
  • 1313
    hayatta, dünyada her şey değişirken, dönüşürken, evrilirken futbolun aynı kalması mı bekleniyordu ki kendisi güya futbolun ruhunu öldüren kötü adam ilan ediliyor?

    21. yüzyılın ilk çeyreğinde nerdeyse önceki 200 yıllık bazı değişimlerin fazlası yaşanmış, işin ekonomik ve finansal boyutu kat kat katlanmış, teknolojik gelişim artık futbolda var gibi uygulamaları bile mecbur kılmışken teknik direktörler hiçbir şey yapmayıp bütün işi sahada futbolculara mı bırakacaktı yani ne bekliyorsunuz ki?

    guardiola işine, hayata, değişime dönüşüme saygılı, kendini buna adapte eden, yeni fikirler, çözümler, inovasyonlar peşinde devrimci bir teknik direktördür. işin antrenman, teknik-taktik yönünde bir filozof gibi takılırken maç esnasında kenarda bir çocuk gibi heyecanlı ve tutkuludur.

    real madrid'in para verip kurduğu los galacticos'ları barça altyapısından yetişmiş nispeten düşük maliyetli kadrolarla önce kafada yenmiş, italyan kulüplerin büyük yetenekleri sertlikle sindirdiği catenaccio'lu savunma kalelerini dağıtarak başlamıştı gencecik yaşında teknik direktörlük kariyerine. sahneye çıktığında öyle çok da keyifli bir futbol dünyası yoktu yani. 90'ların yıldızları bile artık oynanan oyuna hem fiziksel hem de yetenek olarak cevap veremiyordu. dönem kapanıyordu zaten.

    her sene üstüne koya koya gitti. messi zaten büyük yetenekti ama onun elinde sahneye çıkmasa belki de bu kadar büyüyemeyecekti. ondan ve kadrodaki diğerlerinden en iyi performansı alacak şekilde kurguladı sistemini, oyununu. tıkanmaya başlayınca başka bişey icat etti (sahte 9 filan). ona da önlem alınınca başka bişeyler daha icat etmeye devam etti sürekli (sahte bek, sahte stoper vs. vs.) kimsenin yüzüne bakmadığı kdb'den üst süzey yıldız yarattı. lahm'ı 30'undan sonra orta sahaya evirdi. ilkay'dan golcü çıkardı. dünya futbolunda yeri kalmadığı söylenen bücür forvetlerden şampiyonlar çıkardı: agüero, alvarez...

    premier lig'in uzun topa, fiziksel mücadeleye dayalı konseptini değiştirdi city ile. bayern'deyken alman teknik direktörleri kendine anti-tez üretmeye zorladı. oldu da; klopplar filan onu daha da gelişmeye zorladı. kendi yanında yetişen arteta bugün en büyük rakiplerinden biri. 4'ünde şampiyon olduğu son 5 sezonda premier lig'in harcama listesinin 7. sırasında olduğu halde yaptıklarının sadece parayla ilgili olduğu söylenip durdu. ki aldırdığı adamlar hiç de öyle birileriyle transfer yarışını girip daha fazlasını vererek elde ettiği büyük yıldızlar değildi yani. <belki haaland hariç>

    nostalji31'lerle övülen dönemler, kötü savunma oyuncuları, onların zafiyetlerinden dolayı süper yetenek olarak görülen narin yıldızlar, 11 çıkarmaktan başka işlevi olmayan teknik direktörlerden müteşekkildi çoğunlukla. "takım oyunu" ifadesinin lafta olduğu, bireyleri yücelten bir anlayış hakimdi. futbolun bir takım oyunu olarak yeniden kurgulanışının lideridir guardiola. çağ kapatıp çağ açmıştır.

    her şeyden önemlisi teknik direktörlük mesleğinin itibarını, potansiyelini, nüfuz alanını yükseltti. ispanya/portekiz ekolü onun izinden giden teknik direktörler yetiştirmeye devam ediyor. ona karşı tez üreten alman ekolü de öyle. bunlar kolay işler değildir. kültür ve müktesebat birikimidir. hepsini satın alıp ele geçirsen bile onu uygulayabilecek personayı yetiştirmen bir ömür ister. ingilizler, fransızlar, hollandalılar filan bu yüzden geriden takip ediyorlar ancak.

    çünkü pep bir akdenizli, öncelikle o çocuksu ruhu, cüreti, özgür ruhu ve devrimci potansiyeli kanında var.
  • 745
    kendisi hakkında barselona zamanları açıkçası çok sallıyordum arkadaş ortamlarında. klasik barselona'yı babam da şampiyon yapar geyikleri bilirsiniz. fakat kendisinin kariyerine baktığımızda kazın ayağının öyle olmadığını görmekteyiz. kazanmış olduğu başarılardan ziyada gittiği kulüplerde sistem yaratması beni kendisine hayran bırakmaktadır. işin ilginç yanı bayern, city ve barselona takımlarında hep farklı anlayışlara sahip takımlar yaratmıştır. ancelotti gibi etliye sütlüye karışmadan miras yemek yerine sürekli arayış içinde olan modern çağın en iyi antrenörü kanımca.

    şu aşamada tek merak ettiğim tıpkı maradona'nın futbolcu olarak yaptığı gibi napoli ölçeğinde bir takımın başına geçtikten sonra neler yapabileceği.
App Store'dan indirin Google Play'den alın