• 101
    takım bütçeniz şampiyon olmayı kaldırıyorsa ya da arkanızda fenerbahçe gibi sağlam iş adamları varsa sorun olmayabilir. sonsuza kadar biz şampiyon olacak değiliz. ancak ekonomik olarak ya kadroyu küçültmemiz gerekecek ya da kulübe ciddi para akıtacak sponsorlarımız olacak. başka türlü mevcut kadroyla şampiyon olamamak florya parasına geri gelmemek üzere elveda demek.
  • 102
    literatür de doğru olan ama türkiye şartlarında bize uymayan tabir.
    düşünürseniz rakibin para akışı tamamen dış faktörlerle gerçekleşen karışı koyulamayacak bir durum. siyasi bağlantılarla daha önce ismi bile duyulmamış bir yoğurt firması 100 milyon euroluk büyük kısmı peşin olacak şekilde sponsorluk alabiliyor. nasıl para kazandığı belli olmayan kongre üyeleri milyonlarca euro kulübe aktarabiliyor. hiçbir resmi kurum da bunu sorgulamıyor. bu benzeri çok fazla usulsüz kaynak çıkarabiliyorlar.
    sen ise gayrimenkul değerlendirerek, taşınmaz satarak bu yapıyla mücadele etmeye çalışıyorsun. bu şekilde de uçuk rakamlarda futbolcu maaşları ödüyorsun, yüksek bonservis bedelleri veriyorsun. yapacağın transferlerin çoğuna 30-40 milyonluk futbolcu filtresiyle gidiyorsun.
    bu durumda her sene şampiyon olman lazım, şampiyonluk önemli değil aslında her sene şampiyonlar ligine giriş yapman lazım. 2. olup play offları geçmen de bence sorun değil ama bunu çok yapabileceğimizi düşünmüyorum mevcut teknik heyet ile.
  • 104
    1996-2000 yılları arasında chicago bulls'un başına ne geldiyse şu anda galatasaray resmen onu yaşıyor.

    böylesi aşırı stresli hedeflere üst üste birkaç kez ulaştığınızda orada kalmak eskisinden çok çok daha zordur. sürekli gelen başarı sadece dışardan değil içeriden de yara vermeye başlar. sporcuların üzerinde oluşan sürekli zirvede bulunmanın getirdiği mental doygunlukla öyle her teknik adam baş edemez.

    kimi sporcu mırın kırın eder eski motivasyonu yakalayamaz hatta durumu sözlü olarak dile getirir kimisi böyle bir buhrana girdiğini fark etmez bile.

    ezcümle çözmek durumunda kalacağınız iki tane mesele vardır;

    başarınıza haset edenler (dışarısı)
    başarıya doyanlar (içerisi)

    okan buruk bence en önemli sınavına esas bu sene çıkıyor ve eğer buradan şampiyonlukla çıkarsa kadroda ciddi bir revizyona gitmesi gerekecek. hatta şampiyon çıksa dahi kendi koltuğu bile değişebilir.
  • 105
    4 oyuncuya 150 milyon bayılıyorsan şampiyon olacaksın. bu takım yokluklar içinde ve beklenti yokken dahi şampiyon oldu. ancak sen tarihinin en zengin dönemini yaşıyorsan, elindeki bolluk avrupa'nın dahi bir çok takımdan yokken hala "her yıl şampiyon olunmaz" mavalını okuyorsan burada hin ararım.
    tamam her yıl şampiyon olunamaz bunun biz de farkındayız ancak o yıllar bu yıllar değil.
    misal terim ile 2 yıl şampiyon olduktan sonra ffp falan geldi o sıra herkesi kiraladık. nzonzi-lemina-seri üçlüsü komple kiralandı. babel ve falcao'da katıldı o dönem takıma. üst üste 3. şampiyonluk için savaşacakken terim dedi ki büyük takım paslaşarak çıkar oyun değiştireceğiz. neticesinde pandemi falan derken şampiyonluktan uzak kaldık. o zaman için doğru tabir olabilir "e her zaman şampiyon olunmaz" söylemi. ancak dediğim gibi 3 yıl üst üste olmuşsun, elinde dünyanın sayılı forvetlerinden biri var üstüne maaş skalan everest dağına ulaşmışken "şampiyon olamama" lüksün kalmıyor.
    zaten anadolu takımlarının hali içler acısı.
    yıl 2026-galatasaray transferde 100 milyon avro üzeri para harcamış-taraftar şampiyon olmasak da olur kafasında.
    500 tane paralel evren gezdim böyle bir şey yok komutar bey.
  • 108
    her sene şampiyon olamayabilirsin ve bu ligin bayern münihi değilsin. 40 yıllık galatasaraylıyım, her beraberlikte bir sonraki galibiyete kadar kendime gelemem, ama realite bu. hele de rakibin bu kadar ittirildiği ve durup durup 200 harcadık dediğin yerine sırf gönderdiklerine 100 veren takıma karşı mücadele ettiğin bir yerde. yahu adamlar daha devre arası 40-50 harcadı, daha kante + forvet deniyor. öte yandan, senin öyle 30 şampiyonluk fark attığın bir rakibin yok kabul et şunu, kaldıki türkiye buna müsaaade edilecek bir yer de değil. he adamlardan elbette büyüğüz, ama münih değiliz işte, münihsen hadi çek al asensioyu ellerinden alabiliyor musun? ha bunlar vazgeçmemizi salmamızı gerektirir mi? tabiki ona da hayır, ama bu kadar keskin olmak, her sene kazanmazsak ana avrat sövecek raddeye gelmek bence fazla.
  • 112
    lig mücadelesinde yarıştığın şikeci takımın maçlarında;
    • rakip takım kalecisi 2-0 önde götürdükleri oyunda 25 metreden gelen uzaktan şutu göğsü ile stop ettirmeye kalkıp golü yiyorsa,
    • rakip takım kalecisi maçın sıkışmış bir anında 30 metreye düzgün bir gol başlangıç pası atıp 2 pasla kalesinde golü görüp, tüh hay aksi triplerine girip maçı karşı tarafa hediye ediyorsa ve arkadaşlarına ihanet ediyorsa,
    • anadolu’yu sırf bunların maçlarında yumurtlamak için diyar diyar gezen başka bir kaleci üzerine gelen topu görüp fizik kurallarına meydan okurcasına yerinde havaya zıplayarak uçup, eş zamanlı topun önünden eline çekiyorsa,
    • protein tozu ile beslenen bir antrenör 5 oyuncu değiştirme hakkı bulunmasına rağmen yorulan takımına müdahale etmiyorsa,
    • plastik bahçe sandalyesinde veda edilen sözde efsanesi her karşılaşmasında oturmuş formasyonunu değiştirip dörtlü savunma yerine beşli, beşli savunma yerine üçlü diziliş gibi komedi işlere kalkışıp bizi salak yerine koyuyorsa,
    • istanbul menşeili kayyumu yemiş kardeş takımı maçlarında hayatında hiç stoper oynamamış genç bir delikanlıyı kendilerine karşı stoper oynatıp, 1-2 hafta sonra da takımdan ilişkisini kesiyorsa,
    • aynı kardeş bu şımarıklar tr kupasına katılmayacağım diye ağlaklık yaptığında ben de o zaman size karşı u19 takımını oynatıp “kendimce protesto ediyorum yaaa” diye açıklama giriyorsa,

    her sene şampiyon olunamayacağı diye bir gerçek yoktur.

    bunlar aklıma gelen ilk saçmalıklardı, daha buralara aleyhimize olan tff, mhk ve pfdk kararlarını, maçlarda yaşanan komik hakem ve var kararlarını, sözde satılık basında yazılan, çizilen algıları, sosyal medyadaki troll örgütü, 15’i 5 gösterip yapılan transfer usulsüzlükleri, limitin anasını ağlatmalarını, ceza sahasında uzun eşek oynar gibi atlamalarını, ayağa-bileğe-kafaya attıkları tekmeleri, sahadan çekilip sonraki sene kupalardan hariç tutulmadıklarını yazmadım bile…

    efendim her sene siz mi şampiyon olacaksınız, bırakın da bu sene biz alalım kupayı diye yalvaran bu zihniyete her sene kafalarına vura vura şampiyonun galatasaray olması gerektiğini herkesin hatırlatması elzemdir.

    çok çabuk unutuyoruz, bunlar hiç yaşanmamış gibi… bir de gelip kazandıklarında ama iyi oynuyoruz, hak ediyoruz deyip tebrik etmemizi falan bekliyorlar. biz kazanınca nedense şaibe ama…

    utanmaz, şımarık, etik ve ahlaki değerlerden yoksun arsızlar sizi. yağmurlu havada su yok size.
  • 114
    rakibin ya da rakiplerin gümbür gümbür geldiği, adam gibi top oynadığı, kompakt futbol oynadığı yıllarda elbette geçerli bir kural. ama talisca ve asensio ile maç kazanan bir takıma vasatın biraz üstüne çıktılar diye altın tepside şampiyonluk verilmez.

    çıkarın şu züğürt teselllisini şimdiden kafanızdan. savaş yeni başladı. salmayalım kendimizi.
  • 115
    sadece 3 transfere 150 milyon euro harcatıp, 80 milyonluk santrafor ile oynarken, şımarıklıktan 2 senedir adam gibi orta saha transferi yaptırmayıp her sene aralık - şubat arasını yedeksiz oynatırsan, süper kupa finaline 25 milyon verdiğin kaleci yerine aman kırılmasın deyip yedek kalecinle çıkıp kaybedip bütün ivmeyi rakibine verdikten sonra bu bahaneyle ortaya çıkamazsın.
    sen doğruları yapma, kendini dev aynasında gör, şımarıklığın her türlüsünü yap... ondan sona bu bahanenin arkasına sığın. yok öyle yağma... eşşek gibi her maçı aynı ciddiyetle oynamak zorunda bu takım.
  • 116
    her sene olunamaz. dogru. hayatin olagan akisina, gerceklerine aykiri.

    ama bunun istisnasi 2025-2026 sezonudur. bu sezon sampiyon olmak zorundasin. ha bir de o kadar para harcadığın sezonda da sampiyonlar liginde ceyrek final yapamiyorsan basarisizsin. bu paralari 2012-2013 sezonunda harcasaydik muhtemelen finali gormustuk. evet biraz abarti olabilir ama 2012-2013 sezonu en iyi 11'i bırakıyorum. gorseldeki miktarlari 1.34 ile carparsaniz gunumuz fiyatlarina ulasirsiniz euro enflasyonuna gore. yani su kadrodan 3 kisinin bizim o zamanki kadromuzda oldugunu dusunun final olur muydu olmaz miydi karar sizin.

    https://gss.gs/6Cf.png
  • 117
    bir gerçektir, doğrudur. ancak bazı gerekçelere bağlıdır.

    rakibin senden çok daha büyük yatırımlar yapar, çok daha iyi bir kadro kurar şampiyon olamazsın anlarım. beşiktaş ile bizim aramızdaki fark gibi.

    kulüp maddi olarak zorluk yaşar, maaşlar ödenmez, futbolcu alınamaz anlarım. pandemi dönemindeki galatasaray gibi.

    kulüp stadyum inşaatına kalkışır, kaynakların önemli kısmını geleceğe yatırım olarak kullanır, yarınlar için bugünü feda eder, yeterli kadroyu kuramaz anlarım. feda döneminde inönü'yü yaptıran beşiktaş gibi.

    ancak büyük ölçüde koruduğu şampiyon kadrosunun üzerine yazın da 130 milyon euro harcayıp, yetmeyip devre arası döneminde de 3-4 tane takviye yapan, maaşların zamanında ödendiği, türkiye'nin en pahalı kadrosunun şampiyon olamamasını anlamam. bu gerçeklik değil, beceriksizlik olur.
  • 118
    şampiyon olamadığın bir sezonda dahi gelecek sezonda batık durumlara düşeceksen geçersiz önerme. suyun karşı tarafının aksine, bu kulübün şahsi servetinden harcama yapan yöneticisi yok. kayyum gibi yönetiyorlar zaten kulübü. anca kulübün taşınmazını elden çıkarmayı, karaborsadan taraftar tokatlamayı, çapsız menajer zengin etmeyi falan bilirler. başka da bir şey yok.

    daha önce galatasaray futbol takımının başlığına da yazmıştım. galatasaray pahalı ve hantal bir makineye benziyor diye. çarkın dönmesi için şampiyonluk şart. çark dönmezse de dünyanın sonu değil ama ortada ne dursun özbek ne okan buruk kalır. çünkü onlar yeniden ve sağlıklı bir yapılanmayı beceremez. yeniden sıfırdan başlarız her şeye, gerisi allah kerim. zaten eninde sonunda bu tercihimiz yahut tesellimiz olmayacak. bu gidişatla ağlaya ağlaya fener'i şampiyon yapacağız gibi. sonunda da bu pahalı ve hantal makineyi kıra kıra parçalayacağız.
  • 121
    kötü zamanlarda değil de en mutlu günlerde falan hatırlanması gereken gerçek. hayatın her alanında; işler iyi de gitse, kötü de gitse gerçekten uzaklaşıldığı zaman hata yapma riski çoğalır. çünkü gerçeğin yerini algılar ya da düşünceler alır.

    galatasaray özelinde 2025-2026 sezonundaki sıkıntıları yaratan koşulların temelinde yatan faktörlerden biri de bu. yönetim/idare katında her sene şampiyon olunabileceği ya da şampiyonluğun bu kadar kolay olabileceği yönünde oluşan bir fikriyatla atılan adımlar galatasaray'ı yine ocak ayının ortasında kördüğüm haline getirmiştir.

    türkiye ligi'nde, bir takım dışında diğerlerinin tamamen kötü olduğu istisna sezonlar hariç kimse ocak'ta şampiyon olmaz. kimse ocak'ta şampiyonluk da vermez. mart-nisan ayına kadar tüm hesaplar kağıt üzerinde devam eder. aksi olsa örneğin 2004'te beşiktaş'ın, 2006'da fenerbahçe'nin, 2019'da başakşehir'in şampiyon olması gerekirdi.

    entry tarihi itibarı ile bugün dibe vurmuş görünen galatasaray avrupa işini bitirir, afrika kupası'ndaki oyuncular iyi şekilde döner, takım da haftada bir maça çıkmaya başlayınca "seçme"yi bırakır. yine bu işi götürebilir.

    ama götüremeye de bilir.

    belki avrupa işi de bitince bazı futbolcular iyice işi salabilir. allah göstermesin 1-2 sakatlık kadronu iyice kördüğüm edebilir. yarıştaki rakibin bu sefer ölüm kalım maçlarında ölmeyebilir. sen de her sene bir şekilde istediğini aldığın maçlardan çıkamayabilirsin...

    ve daha bir sürü şey...

    ismet paşa bile zamanında söylemiş bir maceranın başarı ile sonuçlanması onun macera olduğu gerçeğini değiştirmez diye...

    bu maceradan kurtulma şansımız varken, her sene aynı macerayı yaşamak üzerine plan program yapıyoruz. insanları çıldırtan kısmı da bu.
  • 122
    4 sene üst üste şampiyon olduk (1996–2000).
    avrupa’nın kralı olduk (2000).
    5. sene şampiyon olmamız engellendi (2001).
    lucescu’nun efsane gayretiyle, toplama kadroyla ucu ucuna 3. yıldızı aldık (2002).
    lucescu’ya bütçe verip 10 yıllık sözleşme yenileyeceğimize, adamı kovduk. ilk beşiktaş şampiyonluğunu lucescu ile gördük (2003).
    “tamam toparlanacağız ama önce şu stadı yapalım” dedik, ipleri fener’in eline verdik (2004).
    tek çivi çakmadan eski ali sami yen’e geri döndük; 100. yılda şampiyon bile olamadık. basket takımı falan küme düştü (2005).

    2002–2006 arası 4 sene ızdırabın kralını çektik. hele 2004’teki ızdırabı o yılı yaşamayan bilemez.
    2007’de rezilliğin kralı yaşandı. 3.000 galatasaray taraftarı sahaya su şişesi attı diye karakollara düştü. 5 maç ceza yedik.

    2008’de camia birlik oldu, ufacık bütçelerle şampiyonluk kutlandı.
    2009’da sivas’ta futbolcumuz yerdeki kar birikintisine tekme attı diye oyundan atıldı.
    2010’da kadıköy derbisinde en iyi futbolcumuzun bacağı kırıldı; bacağını kırana sarı kart verdiler.
    2011’de rezil ve tepkisiz futbolla ligin anadolu takımıydık.
    2012’de fatih terim’le ivme yakaladık.
    2013’te fatih terim’e her türlü saldırı yapıldı ama yine de kazandı.
    2014’te tarihteki en büyük başarısı çin’i, senegal’i, japonya’yı yenip dünya üçüncüsü olan milli takıma, tarihimizin en büyük efsanesini ellerimizle verdik. hem de galatasaray düşmanı bir adamın eline.
    2015’te eski efsanemizle 4. yıldız motivasyonuyla ligi aldık.
    2016’da erken pes ettik.
    2017’de erken pes ettik.
    2018’de taraftar, takım, hoca bütünlüğüyle ligi ezdik geçtik.
    2019’da en büyük rakibimiz ligden düşme tehlikesi geçirdi, ucu ucuna ligi aldık.
    2020’de şampiyonluk yarışındayken forvetimizin ve efsane kalecimizin ayağı kırıldı. maçı çevirmek üzereyken hakem bize penaltı vermek için var’a gittiğinde rize başkanı “sakın, sakın” diye bağırıyordu. takım gücünü, biz de inancımızı kaybettik; ligi başakşehir’e verdik.
    2021’de 50.000 tane skandalın arasında bir allah’ın kulu çıkıp kulübü savunmadı, 1 golle şampiyonluğu verdik.
    2022’de maç seçen futbolcularla avrupa’da estik ama ligde düşme tehlikesi geçirdik.
    2023’te okan buruk, güçlü taraftar desteği ve tarihte daha önce görmeye alışık olmadığımız sarışın bir adamla ligin içinden geçtik.
    2024’te rakibin her türlü kollanmasına rağmen taraftar, futbolcu ve hoca savaşmayı bırakmadı.
    2025’te galatasaray tarihinin en büyük silahıyla her türlü saldırıya karşı geldik.

    evet, geldik 2026’ya. saatlerde, takvimlerde her ne kadar 2026 yazsa da ben o saate baktığımda 2001’i görüyorum. eski açık tribünü yıkılma tehlikesi geçirirken kadıköy’de kademe kademe inşa edilen stadyumu görüyorum. avrupa’nın en elit forveti takımımızdayken, karısının çıplak fotoğrafını ülkenin en büyük gazetesine basıp cinsel organını futbol topuyla kapatan şeref yoksunu gazetecileri görüyorum.

    2001’den sonra ara ara ızdıraplar çeksek de ayağa kalkmasını bildik. çünkü saldırılar bugünkü kadar değildi. bugün ülkede siyasi adamlarından gazetecilerine, anadolu takımından ligin 3. büyüğüne kadar herkes galatasaray’a saldırmak, galatasaray’ı yok etmek için tüm gücünü ortaya koyuyor.

    herkesi uyarıyorum. 2026’da olacak düşüş 2001’dekine benzemez. susup, sinip kabul edersen; 19 şampiyonluğu olan takıma bir de mahalle maçlarındaki şampiyonluğu verir, seni altından kalkamayacağın karanlık günlere iterler.

    cümlenin başı adettendir, sonunu kafiyeli bitirelim:

    gerçekleri tarih yazar, tarihi de yukarıdaki gerçekler.

    sinmeyin.
    kabul etmeyin.
    vazgeçmeyin.

    son söz: unutmayın karşımızdakiler bu ülkenin en zenginleri. yakıp, yıkıp ceza almayan, her düzeni kurabilecek kişiler. bu yıldan itibaren düşersen seni ayağa kaldıracak herkesin kolunu, bacağını keserler. ülkede neler oluyor, kimler içeri girip çıkıyor en azından bunlara bakarak bir kere daha düşün.
App Store'dan indirin Google Play'den alın