resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 9551
    galatasaray tarihinde hem futbolcu (1992-93) hem de teknik direktör (2014-15) olarak bir sezonda süper lig, türkiye kupası ve süper kupayı kazanan yani triple yapabilen tek kişidir. hatta hem teknik direktör hem de futbolcu olarak bu üç yerel kupayı da kazanan tek galatasaraylıdır. vay be o kadar popüler futbolcu arasından bu başarının hamzaoğlu'na denk gelmesi ilginç denebilir.
  • 9555
    kendisini bizi şampiyon yaparken ve kupaları aldırırken nasıl destekleyip sevdiysem;
    bize yakışmayan şekilde yerli seviciliği yaptığı ve galatasaray'a o dönemki formları ve tavırlarıyla yakışmayan isimlere arka çıktığı dönemde de çok kızmıştımi eleştirmiştim.

    şu an kendisine bakışım, nötr.
    ama kesinlikle kendisini takımımızın başında istemeyen bir nötr'lüğe sahibim.
    bence galatasaray teknik direktörü olmamalıdır.

    kazandırdığı 3 kupa ve kuşlardan önce* 4.yıldızı takmamızdaki emeklerinden dolayı kendisine minnettar kalacağım.
    ama, 2015-2016 sezonundaki hataları* nedeniyle bizi ne hala soktuğunu da unutmayacağım.

    galatasaray haricinde herhangi bir camiada başarılar hamza hocam.
    seninle 3 kupa güzeldi :)

    not: umarım fatih hocamın kendisi ile ilgili bir halef selef çıkarımı yoktur.
  • 9556
    teknik direktörlüğünü bir futbolcuya benzetsek bu burak yılmaz olurdu herhalde.

    her nasıl ki burak yılmaz, sakatlık vs. yaşamazsa her gittiği takımda iyi hatta bazen muhteşem bir gol ortalaması tutturmasına rağmen, takım oyununu bozması, ileride top tutamaması ve özellikle takımı önde baskı halindeyken yaptığı saçma sapan fauller ile taraftarları çıldırtıyordu;

    hamza hamzaoğlu da hemen hemen her gittiği takımda başarılı olmasına rağmen, yaptırdığı veya yaptırmadığı transferler olsun, maç içindeki ezbere oyuncu değişikliği ve özellikle basın açıklamaları ile taraftarları çıldırtıyordu.

    iki isim de en azından galatasaray'da çok daha iyi bir kariyere sahip olabilirdi ama çoğu futbolcu ve teknik direktör için en büyük sebep olan "başarı" yüzünden değil de küçük ama önemli yan etmenler yüzünden ayrılmak zorunda kaldılar.
  • 9557
    kendisini kesinlikle kötü anmıyorum. daha önce de yazmıştım, dursun özbek'in kurbanı olmuştur. 2014-2015 sezonundaki kazandığımız şampiyonluk ve 4. yıldızın mimarlarından biridir zira prandelli döneminde felakete sürükleniyordu takım ve eğer teknik direktör değiştirmeseydik katiyen şampiyon falan olamazdık. 2015-2016 sezonunu ise hatırlamak bile istemiyorum. sanırım son 10 yılda 2010-2011 sezonuyla birlikte unutulması farz olan senelerden biridir. yine de iyi bir teknik direktördür. gittiği her takımda iz bırakmıştır. başarılar diliyorum kendisine zira iyi bir insan olduğunu düşünmüşümdür hep.
  • 9559
    iyi takım, iyi hoca ve iyi yönetim üçlüsüyle birlikte şampiyon olabilecek yetenekteki eski hocamızdır. karakteri, kişiliği ve futbol aklı olarak galatasaray gibi bir camiada bulunması bizim için kıymetlidir fakat o yukarıda saydığım "iyi" unsurlardan bir tanesi dahi aksasa ve kamuoyu baskısı oluşsa, hoca zorlanabiliyor. 2015-2016 sezonundaki olayı da buna yoruyorum. dolayısıyla kendisini ne bir eski oyuncumuz ne de eski bir hocamızla kıyaslamaya gerek yok. çünkü bunlarla övünmemiz gerek bizim. diğer camialar bunların onda biri değerdeki insanlara bile nasıl sarılıyor, biz de bol bol mevcut bu değerlerden. zamanı ve yeri geldiğinde yollarımız kendisiyle de, diğer değerlerimizle de kesişecektir buna eminim. çünkü galatasaray camiasının ülkemiz gibi sonsuza dek payidar kalacağına olan inancım tamdır.
  • 9560
    elinde taze yumurta, sucuk, yağ, tava varsa yenebilir bir sucuklu yumurtayı yapar. fakat elindeki sucuk küflenirse, pazara çıktığında sadece yumurta ve yağ alıp döner ve sucuklu yumurta yapmaya kalkar. olur mu olmaz. yenir mi? yersin yemesine de aynı tadı alamazsın, bir de zehirlenme ihtimali mevcuttur.

    galatasaray'ın eski teknik direktörü ve oyuncusudur.
  • 9562
    adam bizden ayrıldığı günden itibaren bizi çalıştırırken yaptığı bütün eylemlerin istikrarlı biçimde arkasında duruyor, "umut ve sabri'yi bilerek ve isteyerek savundum, yine olsa yine savunurum" diyor, "yönetim beni kovmak istedi, siz bilirsiniz dedim çıktım" diyor, allah'ın işine bak ki "sizin hatalarınızı örteceğim diye canım çıktı, benimle dalga mı geçiyorsunuz" demeyi aklına bile getirmiyor. bizim taraftar ise hala "hamza hocam dursun özbek'in hatalarına kalkan olmak için inanmadığı şeyler söyledi, aslında çok vizyoner bir hocaydı dursun ona kazık attı" diye fantaziler üretiyor. gerçekten inanılmaz.

    adamcağız "ben galatasaray'ı çalıştırırken inanmadığım hiçbir şey söylemedim" diye bas bas bağırıyor, utanmasa gazetelere ilan verecek ama bizi bir türlü ikna edemiyor, "yok yok sen mahsus öyle söyledin, gerçekte öyle düşünmüyorsun" diye ısrar ediyoruz. senelerdir ne dese inandıramıyor adam, hamzaoğlu kovulduğu zaman doğan çocuklar şimdi kreşe gidiyor ama bu dogma hala kırılamadı. şeyh uçmaz mürit uçurur derlerdi inanmazdım, gerçekten de öyleymiş.

    hamza hocanın son çare olarak kur'an'a el basmasını öneriyorum ben. bu saçmalık başka türlü son bulmayacak, belli.
  • 9563
    fatih hoca'nın en sevdiğim özelliklerinden bir tanesi susmayı iyi bilmesi. hoca özellikle fırtınalı dönemlerden sonraki dönemlerde bir kenara çekilir, bir zaman kendisini ve ismini dinlendirir. konuşacaksa da tek seferde, tafsilatlı konuşur. her mikrofona konuşan; mağduriyetini, uğradığı haksızlıkları ya da öfkesini her bulduğu fırsatta dile getiren adam pozisyonuna düşmez. gelişmeler ve zaman her zaman onun yanında olur. bazen yıpranan ismini ve itibarını, hiçbir şey olmasa bile o suskunluk ve zaman onarır. doğru vakit geldiğinde de sahneye tekrar çıkar, başarılarıyla da o itibarı perçinler.

    hamza hoca ise; galatasaray teknik direktörlüğü döneminde yaşadığı iletişim problemlerini geçtim, görevden gönderildikten sonraki süreci o kadar kötü yönetti ki hakikaten inanılır gibi değil. uğradığı haksızlığı, çok eleştiri aldığı konularda aslında nasıl haklı olduğunu vs. kırk tane röportajda alakalı alakasız sürekli dile getirerek kendi ismini yıprattı. oysa 1 senede 3 kupa kazanmış ve sonunda da sezonun başı denebilecek bir zamanda kovulmuş bir hoca olarak kenara çekilseydi ve hatta bir süre takım da çalıştırmayıp ismini dinlendirebilseydi bence her şey çok daha farklı olacaktı. sonraki başarısızlık döneminde insanların kafasında hiç olmazsa "lan hamza da iyi adamdı, başarılıydı ama bak onu gönderdiler, ne hale düştüler" fikrinin uyanmasına fırsat tanıyacaktı. ve hatta belki sonraki dönemlerde galatasaray'ın doğal hoca adaylarından birisi olacaktı. ama hamza hoca bu süreci o kadar kötü yönetti, mağduriyetini o kadar sık dile getirdi ki insanlarda "eeh tamam mağdursan mağdursun" bıkkınlığı oluşturdu. forvet transferiyle ilgili söyledikleri, çocukluğunda tuttuğu takımı sürekli vurgulaması vs. de tuz biber oldu. kendisini görevden alan başkan, galatasaray tarihinin en az saygı duyulan başkanı dursun özbek iken ve kendisinden sonra gelen teknik direktör mustafa denizli'yle yaşanan tecrübe o kadar kötüyken, bu kadar zayıf rakiplere dahi bu iletişim savaşını kaybetmeyi başardı.

    galatasaray teknik direktörlüğü sadece teknik taktik bilgi, antrenman bilgisi, oyuncularla diyalog becerisi istemiyor. aynı zamanda hitap ettiğiniz büyük kamuoyunun algısını ve önemli makamlarından bir tanesinde oturduğunuz camiayı yönetiyorsunuz. hamza hoca'nın diğer konularda galatasaray için yeterli olduğunu düşünüyorum fakat yetersiz olduğu alandaki yetersizliği o denli büyük ki diğer becerilerinin örtülmesine yol açıyor. fatih hoca'dan bu konuda öğreneceği çok şey var ama bu dakikadan sonra öğrenebilir mi emin değilim. fatih hoca hamzaoğlu'nun şu anki yaşındayken, omzunda avrupa şampiyonluğu ve fiorentina-milan eski teknik direktörlüğü apoletleriyle kerli ferli adamlara liderlik konferansı veriyordu çünkü.

    işbu entry hamza hoca'nın bugün verdiği röportajdan da hareketle yazılmıştır.

    https://ajansspor.com/...zliga-ugradim-365422
  • 9564
    kendisi iyi bir teknik direktör değildir, kendisi iyi bir iletişimci değildir, kendisi özgül ağırlığı yüksek bir figür değildir binaenaleyh kendisi galatasaray teknik direktörü olacak kalibrede değildir.
    şimdi kendisinin hayranı olanlar şunu diyecektir, bize 3 kupa kazandırdı daha ne yapsın... peki sonra ne oldu ? başarı daimi olmadığı takdirde, o başarıyı oluşturan etmenlerin daimi şekilde kalifiye olduğundan söz edemeyiz ki zaten kendisi bizden ayrıldıktan sonra gittiği her takımda çok güzel anılar bıraktı!
    türkiye’de temel sorunlardan biri de, bireylerin başarısızlıklarını kabullenmeyip ısrarlı şekilde başarısız oldukları eylemleri yapmaya devam etmeleridir.
    maalesef senelerdir aynı yerli teknik direktörler döne döne takım değiştiriyorlar, parsellediler takımları.
    hamza hamzaoğlu da o ekolde evriliyor, umarım bir daha bizim takımızda teknik direktör olması bile düşünülmez.
  • 9565
    "teklifi, babamı kaybettiğim günün ertesinde aldım. çok zor durumdaydık, ben odaya çekildim ve kızım da kötü bir haber aldığımı düşündü. ilk önce kızımla paylaştım, daha sonra eşim ile paylaştım. acımız bir nebze de olsa dindi, şükürler olsun."

    galatasaray'a imza attığı gün söylediği söz.
    kendisini harcayan sosyal medya soytarılarını bir kenara bırakıyorum, biraz galatasaraylı olan bir kişi kendisine hakaret etmeden önce şu sözleri aklına getirip utanır. zamanında gelmesine karşı olanlar da o gün im'para'tor dedikleri fatih terim'in yardımcısı olması sebebiyleydi. hey gidi günler hey. herkes yanar döner.
  • 9567
    galatasaray'ın çok tartışılan eski hocası. hamza hamzaoğlu galatasaray'a prandelli'nin yerine geldi. 2014-15 sezonunda galatasaray kadrosu gayet iyi bir kadroydu. 5+3 sistemi bizi ligde değil avrupa'da mağdur ediyordu. kaldı ki prandelli de 10 maçta 6 galibiyet 1 beraberlik alan ve yarışın içinde olan bir takım bırakmıştı. hamza hamzaoğlu işe fatih terim'i taklit ederek başladı. sanki birinci terim dönemindeki fatihmiş gibi davrandı 2014-15'te sık sık. hatta ben hamza hamzaoğlu'nun ilk maçlarında fatih terim'den telefonla taktik ve fikir aldığına inanıyordum. mesela ikinci yarı çevirdiğimiz 3-2'lik bir mersin maçında kesin devre arası fatih terim'le konuştu demiştim kuzenlerime gülerek. evet hamza hamzaoğlu 2014-15'te fatih terim'i taklit ederek baya bi göz boyadı romantik taraftarlar nezdinde. ama benim gözümde o sadece anadolu kulüplerini çalıştıran bir hocaydı ve bu yüzden ersun, aykut ve ismail'den hiçbir farkı yoktu. o yüzden iki kupayı alsak da şampiyon olsak da mutlaka sezon sonunda onunla yollarımızı ayırmamız gerek diye daima söyledim. hatta bana şampiyon olan hoca niye kovulsun ki abi diyordu herkes. ama hamza'nın yetenekleri sınırlıydı ve bu durum tıpkı göründüğü için kılavuz istemeyen bir köy gibiydi. hatta hamza takımı şampiyon yapıp bıraksın, yerine gelecek isim de şenol güneş olsun diyordum. nitekim sezon sonunda şenol güneş'i beşiktaş aldı ve sonra 2 sene onlar şampiyon oldu. ve korktuğum başıma geldi, kovulmayan hamzaoğlu, dursun özbek'in de tuz biber olmasıyla o yaz berbat bir kadro mühendisliği yaparak 2015-16 sezonuna tüy dikti. galatasaray taraftarı o sezon yabancı sınırının kalktığını bile idrak edemedi tam olarak, bakın o derece tüy dikti. sonra benim dediğime gelindi ve hamza kasım ayında kovuldu. ama iş işten geçmişti bir kere. takım daha da erimeye başladı. kuzenim bana "sen geçen sene hamzayla bu iş yürümez derken haklıymışın cidden yürümedi" demişti. he ama bakın mesela ben başkan olsam 2014-15 sezonu bittiği anda hamza hamzaoğlu'na hizmetleri için teşekkür eder, gelecek sezon yola şenol güneş ile devam edeceğimizi ilan eder ve yeni hocayla sezon planlamasına başlardım. hadi şenol güneş gelmedi diyelim gider mustafa denizli'yi haziran başında alır, ona istediği kadroyu kurar sezona öyle başlardım. ama eğer 2015-16'ya hamza ile başlandığında başkan olsam o zaman da onu sezon sonuna kadar görevde tutardım. çünkü o saatten sonra onu kovmak o kadro yapısına daha fazla tüy dikmek olurdu. çünkü o kadroyu hamza kurdu ve kovulana kadar kör topal iyi de götürüyordu ligi hakkını yiyemem. sonra yerine mustafa denizli geldi ve takım battı. çünkü o kadroyla hiçbir teknik direktör başarılı olamazdı, hamza da ancak sezonu idare edebilirdi. nitekim mustafa denizli-hamza hamzaoğlu değişimi kasımda değil de beş ay önce haziranda yapılsaydı, galatasaray o sezonu heba etmezdi. daha mantıklı transfeler gerçekleşirdi. yani hamza'yla dursun birlikte aysal ve terim'in 2011-2013 yıllarında binbir emekle inşa ettiği kadroyu temelli dağıtıp 2003-2011 yıllarındaki gibi bir kadroya dönüştürdüler takımı. kabul edelim ki hamza hamzaoğlu'nun sırf galatasaray'ı çalıştırdı diye ersun yanal'dan ya da aykut kocaman'dan daha iyi olduğunu söyleyemez kimse. bunların üçü de vasat hocadır. aykut ve ersun neyse hamza da odur. ersun'u kötüleyip de hamza'yı savunmak insanın kendisiyle çeliştirir maalesef. o yüzden hamza fenerbahçe'ye gidiyorsa gitsin. bir ersun balonu söndü, bir de hamza balonu söner diyeceğim de hamza zaten balonu sönerek ayrılmıştı bizden gidişinde. bu nedenle tüm bu söylediklerim gereği hamza hamzaoğlu bir fatih terim falan olamaz. zaten kendi de bunu anlamış olmalı ki fenerbahçe'ye giderek bir mustafa denizli olma hesaplarına başlamış. kazandığın üç kupa için teşekkürler hamza. daha fazlası olamazdı zaten seninle. hoşçakal.
  • 9568
    prandelli sonrası takımı bir araya getirmiş harika 'caretaker'. 2014-2015 kadrosunu takım yapmayı başarmştı. ancak hatırlamayanlar için o sezon her maç ipin ucunda gittik. o sezon net olarak muslera-melo/hamit(son 6 hafta)-sneijder'in god mode oynamasıyla kazanıldı. hamza hocanın en önemli katkısı ise oyunculardaki bu bütünleşmeyi sağlamasıydı. ne yazık ki o sezonun kendisi tarafından yönetilen kısmının oyunumuzda ciddi anlamda bir ilerlemeden öte onarma üzerineydi. şahsen ben şampiyonluk sonrası devam edilmesi taraftarı değildim ama 3 kupa kazanmış olan hocayı yollamak cesaret isterdi ve başkanımız dursun özbek'ti. 2015-2016 sezonu başlangıcı ise bu daha transfer sezonunda çöp olmaya başladı. yönetimin icraatleri desekte hoca ne kendi kadrosunu savunabildi ne de takviyeleri. performansı artık iyiden iye düşen selçuk ile bilal kısa rotasyonlu düşünülebilecek bir orta sahadan melo yollandı ve selçuk-bilal ikilisi ile sezona başlandı. üzerine jese gelince orta saha oldu pamuk. zaten hocanında ömrü çok uzun olmadı. (bkz: 2894829) entry'de bence iletişim problemi çok doğru bir noktaya parmak basmış. belki yardımcı hocalık görevi hamza hoca için daha idealdir, ben hocanın ekibinde görmek isterim.

    not: 2014-2015 sezonu payını küçük görmüş gibi düşünülmesin, sonuçta psikolojik olarak bitirme noktasına gelmek üzereydik o sezon ve ordan bir takım toplamak hiç kolay değil. kendisine hocalık kariyerinde başarılar dilerim.
  • 9570
    hani fm-cm oynarsınız ya elinizde sizin keşfettiğiniz size göre muhteşem oyuncular vardır. çıkar o topçular maç alır maç kurtarır sizde sükse yaparsınız sonra birden büyük bir takımdan teklif alırsınız ve o takımın başına gelince direk o parlak topçularının kendi takımınıza katarsınız ve yaptığınız transferlerde o küçük takım bütçesine göre transferler olur ama siz hala çalıştırdığınız takımının büyüklüğünü anlayamamışsınızdır işte aynen böyle bir teknik direktördür kendisi.

    umut bulut savunması hala daha aklıma geldikçe deliriyorum.
  • 9571
    evet geldiği zaman iyi bir kadro vardı ancak geçen sene şampiyonluğu ezeli rakibine kaybetmiş, şampiyonluk sayıları eşitlenmiş, sezon öncesinde yıldızlı bir kalıbın içine girilerek kameralara poz verilmiş, kazananın 4.yıldızı takacağı bir şampiyonluk yarışı ve bana göre o zaman ki kadrosuyla galatasaray'dan daha kaliteli bir fenerbahçe vardı. geldiğinde takımın ve taraftarın psikolojisi hiç de iyi değildi. avrupa'da ve ligde üst üste alınan 4 gollü mağlubiyetler sonrası sosyal medyada dönen g4l4t4s4r4y muhabbetleri, yıldız kalıbının içindeki fotoğrafla dalga geçmeler, hamza(1+oğlu) esprileri. açıkçası bir taraftar olarak bunlar beni üzen şeyler değildi, beni üzen şey takımın sahada bu söylemlere en ufak bir reaksiyon bile verememesiydi.

    evet hamzaoğlu vasat severdi ancak bu vasatlardan da en iyi katkıyı almasını bilirdi. şöyle ki o sezon eboue'den boşalan sağ bekte sabri'den gayet iyi verim aldı, yasin kariyer sezonunu geçirdi, düşüşte olan selçuğu ayağa kaldırdı. muslera ve sneijder şampiyon yaptı denilen galatasaray'ı bu oyuncular gelecek 2 sezon kurtaramadı. ben hiçbir zaman 1 veya 2 futbolcunun çıkıp takımı şampiyon yapabileceğine inanmam, bunun arkasında takım dayanışması ve sağlam bir takım oyunu vardır. bunu oluşturması beklenen de teknik ekiptir her zaman. hamzaoğlu geldikten sonra bunu çok iyi bir şekilde başarmıştır. tabii yardımcılarının da hakkını vermek gerek. bir de değinmeden geçemeyeceğimiz bir italyan kondisyoner savunması var elbet. prandelli takımı o yaz çok iyi çalıştırtmış ve galatasaray'ın şampiyonluğunda çok büyük payı varmış. evet tabii ki kondisyon futbolda çok çok önemli bir etken. ancak kesinlikle 1.planda değil, ki bu çok düz bir mantık. bir takıma yaz boyu kondisyon yüklemesi yapalım ama beraber oynama, taktiksel planlar, maç içi değişiklikleri hakkında hiç çalıştırmayalım. böyle bir takımın başarıya ulaşması mümkün mü? bence imkansız.

    hamzaoğlu geldiğinde kuyunun dibinde bir galatasaray vardı, yukarı çıkmak dahi istemiyordu, vasat sevici hamza sağ olsun o takımı kuyudan çıkarmayı bırak zirveye taşımayı başardı. üstelik bunu sadece lig şampiyonluğuyla başararak da yetinmedi, üstüne 2 kupa daha ekledi. kazandığı şampiyonluğun önemini anlatmaya gerek yok. şu an bile övündüğümüz ilklerin takımı galatasaray sloganına çok büyük katkı yaptı. evet bunları takımı bir arada tutarak, oyuncularının en vasatından en kalitelisine performanslarını yükselterek yaptı. ben aslan payını kendisine veririm kimse kusura bakmasın. gelelim bir sonra ki sezona, kovulduğu rizespor maçına kadar, sivas, konya, başakşehir, trabzon ve fenerbahçe deplasmanlarından olabilecek en az hasarla çıkan bir galatasaray hatırlıyorum ben. ve o meşhur 4-3'lük rize maçı...ekran karşısında saç baş yolduğum, yakın tarihte serdar aziz penaltısıyla akıllara gelen konya maçı ve golden önce fegu'ya verilmeyen faulle yıllar sonra bile hatırlanacak fenerbahçe derbisiyle kıyaslayabileceğim bir hakem katliamına uğrayan galatasaray. erman toroğlu'nun deyimiyle ince ince, lime lime doğranan bir galatasaray. hakem kim mi? evet geçen sene ki bütün rakiplerimizin isyan ettiği olaylı rize maçının hakemi, kulübünün başkanının silahla vurmakla tehdit ettiği serkan çınar...4-3'lük rize maçında bile isteye doğradığı galatasarayın diyetini ödüyordu belki de 2019'da yine aynı statta, aynı rakibe karşı. öyle bir maçtı ki hafızasından seneler boyu silemedi belki. hamza hamzaoğlu o maçtan sonra kovuldu. evet vasat seviciydi, evet şampiyon olmuş, 4.yıldızı takmış bir takıma finansal problemleri düşünüp transfer yaptırmamıştı. aldırdığı adamlar gerçekten galatasaray seviyesinde değildi ancak o halde bile, takımı 3.olarak uefa kupasına götürmüş, ligde de zor deplasmanları geride bırakmış, önü açık bir galatasaray vardı. evet belki yine şampiyon olamayacaktı ancak eminim ki o sezon takımın başında kalsaydı ligi 6. olarak bitirmez, şampiyonluk yarışında sonuna kadar olurduk. dursun özbek ve yönetiminin kurbanlarından sadece birisidir hamzaoğlu.

    insan hata yapar arkadaşlar. herkesten fatih terim olmasını, takımın başında olduğu her sezon şampiyon yapmasını bekleyemezsiniz, bu çok zor bir istatistik. ancak hamzaoğlu'nun ilk hatasında fişini çekmişti dursun özbek. ve galatasaray taraftarı belki o zamanlar ben dahil arkasında durmadı. elde ettiği başarıları küçümsedi, başarılarını başka etkilere bağladı. ancak aradan geçen 5 yıldan sonra, hamzaoğlu sonrası başarısızlıkla geçen 2 seneden sonra, 4.yıldızın yıl dönümünde çoğu kişi anladı ki o gün elde edilen başarılar az buz değildi. fatih terim dışında bir teknik direktörün bunu başarması ender gördüğümüz bir olaydı. bu yüzden ben bir galatasaray taraftarı olarak her zaman kendisine vefa ve minnet duyacağım. iyi ki varsın küçükken fenerbahçeli olan büyük galatasaraylı hamzaoğlu. galatasaray'a olan inancın o sezon bize umut oldu. olacak,olacak...oldu.

    bugün 5.yıldıza koşarken, daha 4.yıldızı bile alamamış ezeli rakiplerine ezici üstünlüğü sağladığımız o güne ve o güne katkı sağlayanlara bin teşekkür. ''ilklerin ve enlerin takımı galatasaray.''
  • 9574
    futbolcularını pohpohlamak ile taraftarla arasını iyi tutmak arasındaki dengeyi kuramayan teknik direktör. denge denge derken bu konuda o kadar yanlış davrandı ki hem iyilik yapmak istediği futbolcusunu hem de kendisini taraftarın önüne attı durdu. yoksa salak değil ya o da biliyordu umut bulut'un mario gomez'den sabri sarıoğlu'nun dani alves'ten fersah fersah kalitesiz olduğunu.

    vasata tamah etmek ve elindeki vasatlara siper olup kol kanat germek gibi huylarını bıraktığı zaman çok iyi bir teknik direktör olabilir. baksın fatih hocaya, serdar aziz varken ne gerek var demedi marcao'yu, luyindama'yı istedi. belhanda varken ne gerek var demedi seri ve lemina'yı istedi. falcao var andone var bana yeter demedi gitti adem'i de aldı. yeri geldi bütün sorumluluğu üstlendi ama yeri gelince de oyuncularını çatır çatır eleştirdi. futbol böyledir her zaman daha iyiyi arayacaksın. ve yeri gelince eleştireceksin. kötüye haddinden fazla sahip çıkarsan onunla birlikte sen de sorgulanırsın çünkü.

    ayrıca eklemek lazım kendisi neredeyse hiç transfer yaptırmamasına rağmen bahar ayları geldiğinde avrupa'dan men edildik.
  • 9575
    takımı şampiyon yapıp bir sezonda 3 kupa kazandırdığı için ödül olarak gelecek sezon devre arasını bile beklemeden galatasaray'dan tekme tokat kovulmuş teknik adam.

    mancini gibi fenerbahçe'nin nisan ayında şampiyonluk kutlamasını sağlasaydı belki onun gördüğü itibarın yarısını görebilirdi.

    yahut mancini gibi devre arasında kulübün milyonlarını çarçur etseydi de daha fazla itibar görürdü.

    tazminatını bırakıp gitti diye övülen mancini bir tarafta hem kovulup hem tazminat talep etmeyen hamzaoğlu diğer tarafta.

    galatasaray taraftarının marka aşkının kurbanıdır bu adam. ve eğer birinin ahı alınmışsa o ah hamzaoğlu'nun ahıdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın