resim
Hakan Şükür
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:54
Boy:1.91
Uyruk:Türkiye
  • 3578
    türk futbolunun gördüğü en spesifik golcülerinden biriydi. uzun boyuna rağmen belli bir çabukluğu olan, bilekleri görece yumuşak, cüsseli olmayan ama topu iyi tutan, müthiş sıçrayan ve darbeli vuruşları olan, takım için oynayan bir santrafordu. gol rakamlarına aldanılacak bir bitiriciliği yoktu hakan'ın. arzusu, inatçılığı ve de expert özellikleri onu bu rakamlara taşırdı. çevresinde hep, iyi besleyicilerle birlikte oynadı. tüm başardıklarına, yaptıklarına rağmen, kendisinden hazzetmezdim. siyasi görüşünü sürekli dışa vurma eğilimi, tarikatçılık öncülüğü, 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı için tek kelime etmezken, kutlu doğum haftasını kutlaması falan, bana hep irite gelmiştir. ama en çok da, kötü oynadığı, tel tel döküldüğü maçlarda oyundan alınırken yerine giren takım arkadaşına saygı duymayan tavırları, kendini takımın, hocanın önünde gören hal ve hareketleri sebebiyle sevmezdim. lakin ne zaman feto olayları patladı, memleketin yüzde altmışı bir gecede en büyük vatansever oluverdi. türklüğü, bayrağı dillerinden düşürmediler. hoca efendi dedikleri şarlatanın elini ayağını öpenler, sadece bir günde en azılı feto cadı avının neferi oluverdiler. dün ak dediklerine, kara demekten, geçmişi inkar etmekten, yaptıklarını görmezden gelmekten, olmamış gibi davranmaktan, kafalarını kuma sokmaktan başka bir şey yapmadılar. yalnız bu sevmediğim adam, her şeye rağmen, yaptığı onca yanlışa rağmen kendisini eğip bükmedi. fırıldak gibi dönmedi, yol arkadaşlarını satmadı. bunları, şükür'ü asla aklamak, haklı çıkarmak için söylemiyorum. kendisi bir suçludur, türkiye cumhuriyeti'ne değerlerine, kast etmiş bir grubun üyesidir. tıpkı memleketin yarısının da bu grubun bir üyesi olduğu gibi. tek bir farkı vardır hakan şükür'ün. o iki yüzlü bir suçlu değildir. diğerleri, salağa yatanlar hem suçlu hem de ikiyüzlüdürler. en baştaki adam da dahil.
  • 3579
    17-25 aralık yolsuzluk operasyonlarına kadar oldukça makbul olan, o tarihten sonra hain ilan edilen bir çetenin oldukça uzun süredir üyesi. o çeteye üye olması hasebiyle o çetenin içinde olduğu her türlü yasadışı eylemde payı bulunan partide milletvekilliği yapmış bir isim. milletçe hafızamız zayıf ama bir düşünelim neler vardı bu suçların arasında: balyoz-ergenekon davaları, yüksek öğretim sınav sorularının çalınması, ordu-polis-yargı yapılanmaları, usülsüz atamalar, adam kayırma, yasadışı dinlemeler, sahte delil uydurma, sahte tanık yaratma, medya yoluyla itibar suikasti vs. vs. bu suçların çok büyük kısmı akp döneminde gerçekleşmiştir, "ergenekon'un savcısı benim" diyen kişi tarafından desteklenmiştir. bu suçlara dur demeye çalışan, devlet içindeki fettullahçı ve irticacı yapılanmaya dikkat çekmeye çalışan insanlar, gazeteciler, askerler, öğretim üyeleri ise bu davaların savcıları tarafından susturulmuş, işlerinden edilmiş, hapislerde çürütülmüştür. ve nihayetinde de aynı savcılar, "kandırıldık, milletimiz bizi affetsin" gibi bir özürle işin içinden sıyrılmaya çalışmıştır.

    kimsenin kimseyi aptal yerine koymaya hakkı yok. hakan şükür'ün fettullahçılığı akp'den de eskidir. 90'larda da fettullah'ın müridi olduğu bilinir, ramazanda performansının düşmesine şüpheyle bakılırdı. o zaman da fettullah'a ve fettullah benzeri oluşumlara nefretle bakan insanlarda, muhteşem golcülüğüne rağmen hakan şükür'e karşı bir antipatı vardı, ya da bir tür sahiplenememe hissi vardı. ancak, bir zamanlar suç ortağı olan kişiler pastayı bölüşemeyip birbirlerine girdi diye de kimse hakan şükür'ü hain ilan etmemizi beklemesin. daha doğru bir ifadeyle, hakan hain ilan edilecekse, bu, fettullahçı çete akp'ye karşı iki eylem gerçekleştirdi diye olmamalı. aynı çete ülkenin gencecik evlatlarının emeklerini çalar ve her türlü devlet yapısını kemirir, bütün köklü kurumlara vasıfsız müritlerini doldururken o çeteye arka çıkanların kimseyi hain ilan etmeye hakkı yoktur. bir gün ülkenin üzerine kara bulut gibi çöken bu sis bulutu kalktığında hakan'ın ihaneti tekrar değerlendirilir. ama o zamana kadar "ne istediler de vermedik" diyenlerin ipiyle kuyuya inecek kadar saf olmasın kimse.

    keşke "ne istediler de vermedik" demek yerine her istediklerini vermeseydiniz de ülke bu hallere düşmeseydi.
  • 3581
    akp'den ayrılmasaydı, çoktan spor bakanı olmuştu, belki de halen o görevi sürdürüyordu.

    hakan şükür'den kum tanesi kadar hazzetmesem de, iktidara ağzını açamayıp, sadece bu adama laf söyleyenler haysiyetsizdir.

    bundan 5 yıl önce cemaate ağzını açamayıp, bugün oluşan ortamdan cesaret alarak, cemaate saydıran şerefsizdir.

    ilkokul mezunu bir herifin peşine takılıp, bu herifle birlikte iş tutanlar onursuzdur.

    türkiye'nin aynasıdır şu olay. herkes aynaya bakıp, "ben zamanında ne dedim, ne yaptım, ne yapmadım" diye oturup düşünecek. bu ülkenin genelkurmay başkanı'nı, komutanlarını, savcılarını, rektörlerini, gazetecilerini kuş avlar gibi avlayıp, içeri atarlarken, bu ülkenin kozmik odasına girip baskın yapılırken, kimse olan bitene sesini çıkartmıyordu ama.

    hakan şükür, büyük futbolcu, küçük karakterdir. karakterine bakmak için cemaate bakmaya gerek yok. esra elbirlik olayına bir bakınmak yeterlidir. kızla hükümet-cemaat baskısıyla evlendi, kızcağız marmara depremi'nde hayatını kaybedince, bırak cenazesine gitmeyi, bir çelenk göndermeyi bile çok gören bir adamdır. böyle bir adam cemaatçiymiş, golcüymüş, bilmem neymiş, tartışmaya bile gerek yok.

    bu ülkede her türden cemaat, en az sözü geçen iğrenç oluşum kadar tehlikelidir. aralarındaki tek fark, bunların gücüne ulaşamamış olmalarıdır. bugün aynı güce ulaşsınlar, hepsi aynı boku yemeye çalışır. bunlar kötü de, diğerleri kötü değil. hadi oradan be, ne diyorsunuz siz!

    hangi gelişmiş ülkede ülkenin koca sağlık sistemi bir cemaate bırakılır, hangi ülkede koca hukuk sistemi bir örgüte teslim edilir? üç-beş sivrisinekle uğraşacağınıza önünüzdeki koca bataklığa bakın, bataklığa.

    kulüp için yaptıkları ve kulüp içinde yaptıklarını kitap yaparsın. atmadığı gol de, yemediği bok da kalmamıştır.

    galatasaray'ın bir dönem formasını giymiş futbolcusudur.
  • 3582
    ülkeyi dibe sürüklemeyi amaç edinmiş, amaçları uğruna iktidarları kullanmış (iktidarlar da kendini kullandırtmış!), en sonunda ülkenin yönetimini ele geçirmeye çalışıp insanları öldürmüş bir örgütün liderine kendini, ismini ve aklını satmış insandır.

    kanacak kadar aptal olduğunu sanmıyorum.

    hala sevenleri anlıyorum çünkü galatasaray'ın en güzel günlerinde bu adam vardı. türk futbolunun en iyi golcüsü, bu da uzun süre değişmeyecek... ama allah rızası için şu en başta saydığım şeyleri yapan insana nasıl saygı duyuyorsunuz ya.

    ulan mustafa kemal atatürk'ün kurduğu cumhuriyete göz diken bir örgütün üyesi bu adam!

    bir de saçma sapan hakan şükür'ü sevmeyen, hakan şükür'e saygı duymayan insanlara "iktidara ağzını açamıyorlar" demek... neyse ya neyse.
  • 3583
    galatasaray kendisini fetöcü diye futbolcu yapmamıştır ama iktidar partisi kendisini bu kimliğinden dolayı milletvekili yapmıştır, mevcut siyasi sistemde de milletvekillerini halkın değil genel başkanların seçtiği bilinir. dolayısıyla iktidara laf edemeyip hakan üstünden galatasaray'a fetöcü diyenlerin karakteri malum, ağızda dağılan son kumdan kale tadında.

    amerikan ajanı bir sümüklü vaizin peşinden giderek kendi hayatını da yaktı, bizi de abuk subuk ithamların içinde bıraktı. kulüpte her türlü görevi yapacak bilgisi, tecrübesi olmasına rağmen ettiği bu ihanet her ortamda ibret hikayesi olarak anlatılmalı.
  • 3586
    yani en nihayetinde top oynayan bir avuç adama, üstlerindeki formaya, onun üstündeki armaya "anlamsız" bir sevgi duyan insanlar olarak sevgi biçimlerini sorgulamak bize kadar düşer mi emin değilim ama bu dünyadaki en garip sevgi biçimlerinden birisi müridin mürşidine duyduğu sevgi sanırım.

    "derviş kapının eşiğidir evladım, üstüne basıp geçerler, ses etmek yok" cümlesini işitmiştim bir zamanlar. hayatta fert olarak yer edinmenin zor gelmesi midir, iradeyi manevi olarak daha üstün gördüğü birine teslim etmenin kolay gelmesi mi tam olarak kestiremiyorum. inanılan şeyi mücessem hale getirme duygusu da var sanırım insanları inançları doğrultusunda bir kişiye bağlanmaya sevk eden faktörler arasında. neyse, bu değildi konumuz.

    genelde galatasaray taraftarında, daha özelde de ali sami yen tribünlerinde hakan'la ilgili şahitlik ettiğim en baskın duygu koruma duygusuydu. hakan galatasaray'a çok şey verdi, hiç şeksiz şüphesiz. ama galatasaray da hakan'a çok şey verdi. girdiği buhran dönemlerinde galatasaray tribünlerinin ona gösterdiği yoğun ve korumacı sevgi hakan'a yeniden ayağa kalkma gücünü verdi. bugünkü taraftar yapısına doğanlar için çok anlaşılabilir bir şey değil. bugün futbolcuya geçtim haftaları ayları, 90 dakika sabredemiyoruz. o gün de sabırsızlık gösterilen birçok isim olmuştu elbette ama hakan'ın etrafında hep görünmez bir koruma kalkanı vardı sanki. galatasaray taraftarı bazen çocuğuna bir şey öğreten baba gibi başarısız oldukça alkışladı, kaçırdıkça bir daha kaçırması için cesaret verdi. o da her girdiği fetretten, büyük ölçüde bu desteğin yardımıyla çıkmayı başardı.

    ama hakan'a bu sevgi yetmedi. girişte bahsettiğim o tuhaf sevgi daha baskın çıktı. 17 aralık'la, 15 temmuz'la, yurtdışına firarıyla falan değil, milletvekili seçilmesiyle başladı kaybetme süreci. türk futbol tarihinin en büyük 3-5 isminden birisi iken birilerinin bir kağıda yazmasıyla belirlenen 550 isimden birisi olmayı seçmesiyle başladı.

    şimdilerde twitter'da, youtube'da "sana bi özgüven gelmiş mertay kardeş" dedirten cesaretteki yorumlarını gördükçe hep aklımdan "böyle olmasaydı nasıl olurdu" diye senaryolar işletiyorum kafamda. mesela "mensubu olduğu toplulukla eski müttefikleri kavga etmeseydi nasıl olurdu" ya da "o meşum gece başarılı olsalardı nasıl olurdu?" diye hakan'ın olası konumları geçiyor aklımdan. bir de boyundan büyük işlere kalkışmasaydı, o çok sevdiklerinin değil onu çok sevenlerin peşinde devam etseydi, onu kral hakan şükür yapan şeylerle yetinseydi ne olurdu diye düşünüyorum. midemi bulandırmayan, "ah keşke" dedirten tek senaryo da bu sanırım. onun çeyreği kadar iş yapmamış olanların bugünlerde hakan'ı, ekranda ismini dahi anmayarak yok saydığına şahitlik ettikçe benim içim acıyor.

    bizim denizimiz ona yetmedi, okyanusa açılmayı tercih etti. okyanusun ötesinde de boğuldu gitti.
  • 3587
    milletvekili seçilmesiyle falan değil, o torinoya giderken havaalanında sarıldığı kızdan ayrılmasıyla, ardından da o şer yuvasına adım atmasıyla başladı kaybetme süreci.

    aklını bir şaklabana teslim eden kim olursa olsun bu kulübün efsanesi olma hakkı yoktur. her kulüp kaldırır da galatasaray kaldıramaz. 15 temmuz’dan önce de benim için efsane değildi, istediği kadar komple forvet olsun, sonrası zaten malum. hala da susmuyor, ite köpeğe malzeme veriyor.

    tv lerde çıkıp “7 sülaleme yetecek kadar param var” dediği günleri unutmadık. şimdi taksiye çıkıyorum diye ağlıyor. ne yapalım inanalım mı? sizin cenahta yalanın bini bir para zira...
  • 3588
    herkesin evde olduğu bu günlerde başta gstv olmak üzere trt spor ve a spor gibi kanallar nostalji kuşağı adı altında sürekli eski maçları yayınlıyorlar fakat türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcusunu unutturmak gibi bir çabaları da var.
    geçen gün trt spor'da 1998 dünya kupası ispanya - nijerya maçının özeti bile vardı ama türk milli takımının 1992-2007 arasında herhangibir maçını gösteremiyolar. gs tv henüz 1996-2000 arasından bir maç gösteremedi. çünkü hepsinde hakan şükürün ya golü var yada asisti. sırf bir futbolcuyu unutturmak için geriye kalan on futbolcunun emeklerini de hiçe sayıyorlar.

    umarım bu kanallar bu saçmalıklardan vazgeçer ve eski maçları oynayan futbolcuları gözetmeksizin yayınlarlar. zira hakan şükür'ü türk futbolundan silecek bir yöntem yok.
  • 3589
    https://www.youtube.com/watch?v=GLK8uc5W2lM

    kendi youtube kanalında önce hande sümertaş, sonra da hasan şaş-ümit davala ile ilgili bilgiler vermiş. galatasaraylı hakan şükür olarak elde ettiği çevreden aldığı bilgileri galatasaraylılığın gereklerinden ziyade popülerlik kovalayan bir gazeteci edasında sunuyor sevgili kralımız. transfer dönemi geldiğinde kendisinde transfer duyumları da bekleyebiliriz sanırım. videonun orta yerinde "belki beni fazla takip etmiyorsunuz, fazla like atmıyorsunuz" diye sızlanmasından da anlaşılacağı üzere sevgili kralımız ilgi ve etkileşim krizinde. bu krizini atlatmak için de amerikalardan bilgiler vermekten, çoğu aile içinde yaşanan şeyleri ifşa etmekten imtina etmiyor. eh, elin gizlisini saklısını ifşa ederek güç ve prestij devşirenlere fazla uzak olmadığı malum.

    en sevdiğim kısım "şimdi ben söyledim diye hasan'la ümit kalır belki, inşallah öyle olur" diye temkin payını da bırakması. yani galatasaray kulübü ve fatih terim işi gücü bırakmış, "hakan bir şey dese de tersini yapsak" diye bekliyormuş yani. hazret bununla da yetinmiyor, hasan'la ümit'e "kendiniz olun, terim'in gölgesinden çıkın" diye akıl da veriyor.

    son olarak da "fatih terim çok iyi bir antrenör olabilir ama kendisine de yanında yetiştireceği insanlar diliyorum" diye imalı imalı laflar söylemiş. adama "bir narsist meczubun arkasına düşüp onun lafıyla milletvekilliğine de kanun kaçaklığına da razı olarak hayatını mahvedeceğine kendi yoluna baksaydın da sen yetişseydin" derler.
  • 3590
    kendisinin ihraç edilmediği, üstüne bir de kel alaka izmir marşı'nın söylendiği(u: ve böylece atatürkçülerle fetöcüleri aynı safta gören orospu çocuğu yobazların ağzına laf verildiği) bilmemkaçıncı divan kurulu toplantımızın* galatasaray tarihi'nde kara bir leke olarak durduğu örgüt sempatizanı devrik kraldır. çocukluğumuzda bize yaşattığı eşsiz anıları, adını sokakta top oynarken defalarca kez bağırmamızı malum partiden milletvekili olmasının akabinde yaptığı saçmalıklarla iyice sıfırlamış, hatta eksiye düşürmüştür.

    keşke şöyle saçmalıklara girmeyip hasan gibi, ümit gibi galatasaray'a hizmet etmeye devam etseydin. yazık.
  • 3591
    siyaset hayatımızın her alanına fazlasıyla girdiği için üzerinde anlaşılamayan bir başka konu daha hakan şükür'ün kulübümüzün efsanesi olup olmadığıdır. sportif anlamda galatasaray tarihinde iz bırakacak oldukça uzun bir döneme imzasını atmış ve bolca güzel hatıralar bırakmıştır hem galatasaray taraftarına hemde kulüp tarihine.
    saha dışında yaptıkları düşünceleri duruşu ve pozisyonu itibarı ile ise galatasaray ile özdeşleştirmek mümkün olmayacak derecede saçmalıklarla doludur.
    hakan şükür kulüp tarihinde önemli başarıları ve katkıları olan bir futbolcudur, sportif olarak tebessümle hatırlanır ama kulüp efsanesi olmak bu başarıları, karakter ve duruş şekliyle de destekleyen bir yapı gerektirir
  • 3592
    bu terörist seviciyi her sol frame de görüşümde ciddi bir üzüntüye kapılıyorum. bana kalırsa kendisinin adının ve bahsinin hiç gecmemesi gerekir. kendisine bin türlü hakareti layık görüyorum. mutlaka buralara da bakiyordur çünkü ilgi çekebilmek için her yolu deneyen biri olarak yaptığının karşılık bulup bulmadığını anlamaya çalışıyordur.
  • 3593
    kendisi tam olarak sizi aldatan ilk aşk gibidir. nefret edersiniz ama onu hayatınızdan çıkarırsanız en güzel günlerinizi, ilk deneyimlerinizi hayatınızdan atmanız gerekir; tekrar seveyim dersiniz ama yediği bok yenilir yutulur cinsten değildir, en güzel günlerinizi piç edip atmıştır. aklınızda her daim acaba benimle aynı duyguları hissetmedi mi bunları yaşarken sorusu sürekli aklınızda yer eder durur.

    ah kral ah, keşke veledi zina bir sümüklünün peşinde harcamasaydın hem kendini hem de bizi. yazık etmedin mi şimdi bize. seni bir yerlerde konuşurken görünce: "susun lan, kral bir şey söylüyor" deseydik. ama sana bu kadar aslan yüreklinin sevgisi yetmedi değil mi? umarım en azından, ülkene, milletine, mahallede atılan kafa golünde: "kim attı? kral attı" diyen çocuklara ettiğin ihanettin ne demek olduğunu biliyorsundur. bizden bu kadar sayın fetöcü.
  • 3598
    ortalığı karıştırmak, galatasaray üzerinden prim yapmak, taraftarın mutlu olduğu bir günün dibine dinamit döşemek için yine tweet atmış.

    gün gelecek uefa kupasının hangi şartlar altında kazanılacağını anlatacakmış. anlat desen çok zor şartlar altında kazandık, para alamıyorduk der en fazla. galatasaray olmasa anadolu topçusundan hallice kariyeri olacak herif.

    galatasaray düşmanlarına bak fetö sayesinde kazandınız demek için orta açıyor aklı sıra.

    bu adamın içinde zerre galatasaray sevgisi yok. kendimi nasıl ön plana çıkarabilirim, hocama nasıl destek olabilirim diye düşünüyor. bunun için de galatasaray kariyerini kullanmaktan geri kalmıyor.

    benim fotoğrafımı niye koymadılar diye ağlıyor. niye olabilir acaba? çok iyi biliyor olmayasın yalaka herif.

    senin geri zekalılığın, hoca yalakalığın yüzünden bu taraftar yıllardı fetö muhabbetine maruz kalıyor zaten. bari bu gün sus, insanlar rahatça sevinsin, gurur duysun kulübünün başarısıyla. fenerlisiyle, tinercisiyle bokuyla püsürüğüyle uğraşmasın.

    hala tweet atıyor. git hocanın terli atletini kokla, galatasaray ismini ağzına alma şerefsiz. paranı aldın, oynadın, bitti gitti. kime yanladıysan onu konuş. galatasaray kulübüne bulaşma.
  • 3599
    bu başlığa yazı yazmaktan kendimi sürekli malum sebeplerden dolayı alıkoysam da artık bu kararımı çiğnemek istiyorum...

    çocukluğum, gençliğim kendisinin gollerine yaşadığım sevinçle geçti. gol orucuna girdiği dönemler o sakal bırakırdı bense evrene mesaj gönderirdim gol atsın diye. hatta hakan şükür'süz 4-0 kazanacağımıza 1-0 olsun hakan şükür'ün golüyle olsun diyenlerdendim. o derece severdim kendisini. torino'ya transfer olduğunda çocuk aklımla ağlamıştım. geri döndüğünde de inanılmaz sevinmiştim. evet hizipçiydi, takım içi gruplaşmalarda rol oynuyordu, kendisini kazanalım diye bir ton santraforu da harcadık o dönem ama ne olursa olsun giydiği formanın hakkını verdi, bizleri sevince boğdu. nasıl sevilmesin ki.. 30 yaşında bir galatasaraylının en az 18 senesini etkileyen bir adamdan bahsediyoruz. hayatının çoğunda kendisinin attığı gollere sevinmiş, kaçırdıklarına üzülmüş, kral olunca alkışlamış vs vs. bu duyguları bu kadar uzun zaman diliminde yaşayan biri nasıl unutsun ki kendisini? fetoya olan sevgisini bilip tasvip etmezdim ama bu şey gibiydi biraz, evladının sigara içtiğini bilen bir baba gibi kabullendik. zaten o dönem o hocaefendi denen şarlatanın peşinden gitmeyen çok az kişi vardı da neyse... bundan sonraki sözlerim direkt olarak kendisinin şahsınadır...

    futbolu bıraktıktan sonra bir garip oldun. siyasete girmeni hiç istemedim aslında kendisinin. yahu ne işin var senin siyasetle? hangi altyapıyla, hangi donanımla bu işe giriştin? federasyonda görev yap tamam, teknik direktör ol ya ne bilim tv'lere çık spor yorumculuğu yap ki yaptın da zaten milletvekili olduğun dönem ama siyasete atılmak nedir? neyi amaçladın, ne yapmak istedin de bu yola girdin hiç anlamayacağım. biliyorum o kadar pişmansın ki şu an bundan. ama işte bazı hatalar yapılınca geri dönüş olmuyor.

    futbol yorumculuğu yaparken de bir gariptin zaten. tamam anlıyorum, o dönem oynamak istemene rağmen zorla futbolu bıraktırdılar sana ama bunun acısını kulübe sert eleştiri yapmakla çıkaramazsın. hagi'nin sağ ayağı etmeyecek alex'e güzelleme yaptın tv başında ben çıldırdım resmen. alex daha muz orta kesiyor, hagi'nin ortaları çok sertti minvalinde bir şeyler saçmaladın ki o hagi seni hakan şükür yapanlardan biriydi. üstelik takım arkadaşıydınız yahu. yıllarca oynadığın, beraber güldüğün, ağladığın bir adam. ha şey desen anlarım, desen ki alex mükemmel orta açıyor ki açıyor ama hagi ile karşılaştırmak ne alaka aq? niye kendisiyle kıyaslama gereği duydun? bu olayların suçlusu hagi değil ki? 2001 yılında futbolu bırakan bir adam hagi. kulübe en sert eleştiri yapanlardan biri de hakan ünsal mesela. şu an galatasaray taraftarının çoğu futbol sonrası demeçlerinden ötürü sevmez kendisini ama o bile hagi mi alex mi sorusuna tartışmasız hagi demiştir. aklın yolu bir çünkü ama sende o akıl olmadı hiçbir zaman. neyse fazla uzatmak bile istemiyorum bu konuyu.

    sonrası malum işte.. malum şeyler oldu, hiç hatırlanmak istenmeyen ama tarih sayfalarında yer alacak şeyler oldu. senin darbeyle onunla bununla işin olmadığından adım gibi eminim. hatta haberin bile yoktur ama işte seçtiğin yol sana nasıl milletvekilliğini getirdiyse, servetini, vatanını, aileni, yakınlarını, prestijini her şeyini götürdü. sürgün yaşamak zorunda kalıyorsun şu an. ara sıra dikkat çekmeye çalışıyorsun tekrar eskisi gibi saygı görmek için ama bu olmayacak sevgili hakan şükür. en azından uzun bir süre... bunun sen de farkındasın, ondan bu sitemlerin ama ben bilmediğin bir şeyi söyleyeceğim sana..

    zannedildiğinden çok daha fazla seviliyorsun her şeye rağmen. sadece galatasaraylılar tarafından değil, diğer rakip takım taraftarları bile seni seviyor. bakma şu an sosyal medyada sana sallıyorlar ama içten içe kıskançlıklarının ya da galatasaraya olan kinlerinin dışa vurumu onlar. değilse futbolculuk hayatında kimse sana tek bir şey söyleyemedi. saha içinde ve saha dışında hep örnek bir insan oldun. hangi takımlı olursa olsunlar sokakta top oynayan çocukların idolü oldun. dedim ya çocukluktan itibaren hayatlarımıza girdin diye, sen bile istesen de çıkaramazsın o duyguları zaten. o yüzden o kadar üzülme.. bugün uefa kupasının yıldönümü için yapılan paylaşıma içerledin ama galatasaray gerçekten seni sildiği için kesmedi görüntülerden seni.. toplumda infial olmasın, kanayan yarayı kaşımanın anlamsız olduğunu bildiği için kesiyor görüntülerini. daha önce de yazmıştım; rocky koreografisi için bile soruşturma açıldı kulübe. o derece paranoyak bir dönem geçiriyoruz. şu an bile her başarımızda feto feto diye havlayan bir grup var. napsın kulüp allah aşkına? dedim ya üzülme diye, galatasaray müzesinde adın duruyor mesela arif erdem'le birlikte. kulüpten ihraç edilmedin mesela ilk celsede. o ilk celse vicdan, ikinci celse de konjonktür gereği verilen karardı. kalplerde, gönüllerde halen kralsın. halen seni çekemeyenlerin suratına tükür tezahüratı yapılan adamsın ama sadece kalplerde.. bundan fazlasını bekleme çünkü yaptığın tercih hatası geri dönülemez hasarlara yol açtı bizde ve ülkede. ne desem bilmiyorum artık başka.. üzülüyorum haline ama cidden elden bir şey gelmiyor bazen. tek demek istediğim şey;

    (bkz: olmasaydı sonumuz böyle)
App Store'dan indirin Google Play'den alın