• 2576
    devam eden sezonda ligden beş oyuncu sayamayacak yabancı hocayı takımın başına getirmek futbol cehaletidir. fatih terim krizini yönetemeyip olayın bu noktaya gelmesine seyirci kalmak, idari beceriksizliktir. kontenjan olayında pozisyon alamadığı gibi takımın gerektiği şekilde planlanmasını sağlayamamak, o dönemin hocasıyla birlikte yönetimin bir diğer başarısızlığıdır. ya hepsini bırakın, ya o karar değişecek, ya o kararı alanlar gidecek diyip de hiçbir şey yapamamak nasıl bir zavallılıktır. rahmetli özhan canaydın bir tek böyle büyük bir laf etmişti başkanlarımız içinde, 24 saat geçmeden de söylediğini yaptırmıştı. ünal aysal'ın dediklerini afedersiniz ama kimse sallamadı bile.

    futboldan anlamayan beceriksiz ve kimsenin sallamadığı idarecilerin galatasaray yönetiminde işi ne allah aşkına?
  • 2577
    istifa ettikleri vakit yerine çok daha iyisi geleceği için evet istifa etmelidir. lütfen birazcık zeka parıltısı gösterin. lan bu yönetim galatasaray tarihinin en efsane yönetimi olmaya aday bir yönetim. üzgünüm gençler bu yönetim çok sevdiğiniz fatih terim'i harcadı diye değişmeyecek bu gerçek. yapması gereken sadece hatalarından ders çıkarmak bu yönetimin başka da bir şey değil.
  • 2579
    insanlar kutuplaşmaktan ötesini idrak edebilecek bakış açısından yoksun olduğu için yönetimi eleştirince terimci olunuyor hemen. terim bu takımın bu hale gelmesinin ana sorumlularından biridir. koca koca iki adam ego savaşından yazın takımı planlamaya vakit ayıramadılar. terim geçen sene bu malzemeden şimdikiyle aynı verimi almıştır, 71 puan. normal bir sezonda şanslıysa en fazla ikinci olacak bir puandır ama geçen sene şansımıza rakiplerimiz max 61 yapabilmiştir. işte zaten tüm bunları görüp pozisyon alması gereken yönetimdir. terimle yolların ayrılması bir karardır, doğruluğu yanlışlığı ayrıdır, zamanlaması ayrıdır. kararın kendisi tartışılabilir ama zamanlama ve sonrasındaki tercihlerin yanlışlığı tartışılamayacak kadar aşikardır. hoca kovulacaktıysa ya sezon başı ya devre arası kovulmalıydı. illa 5. hafta kovulacaktıysa ligi bilen tanıyan biri gelmeliydi sezon sonuna kadar. yılmaz vural bile bu takımdan bu sezon mancini'den fazla verim alırdı.

    galatasaray yönetiminin bir ağırlığı olmalıdır, şimdiki yönetimin bir ağırlığı yoktur. galatasaray yönetiminin bir vizyonu olmalıdır, şimdiki yönetimin bir vizyonu yoktur. kurumsallaşma dediğin şey türkiye'de tff'ye, mhk'ye, tahkime çökerek yapılır. sen yapmazsan rakiplerin yapar. sen avrupa'nın gelişmiş bir ülkesinin temiz bir ligindeymiş gibi kurumsallaşırsan her maç her oyuncunun bacağını eline verip üstüne bir de senin oyuncuna kart verirler. türkiye'de kurumsallaşma türkiye şartlarına göre yapılır. türkiye'de kadıköy'de kupayı almak için başbakanı telefondan arayacak bir yöneticinin olması gerekir. çünkü türkiye, lucescu'nun yıllar önce dediği gibi çavuşesku romanyasından bile daha pis bir futbol ülkesidir. galatasaray tek başına tüm bunları değiştiremeyeceğine göre bu sistemle kavga ede ede kazanabilecek bir kadroya ihtiyacı vardır. hocasından yönetimine. şimdiki avrupai kurumsallaşma düşkünlerinin sonu total futbol rüyasıyla aynı olacaktır. bunu bugün göremeyenler yarın da göremeyecek, ya biz hatayı nerede yaptık acaba diye düşünmeye devam edecekler ne yazık ki. bugün galatasaray'ın kurtuluşu yeni yönetim, yeni yapılanma ve gelecek sezonu planlamadır. bu sezon ise takıma iyi bir sopayla ikincilik kurtarılmalıdır.

    o kadar.
  • 2580
    şampiyon olsan bile 'kadromuz yeterli' diye bir mantık yok. lig için gerçekten kadron yeterli olsaydı, geçen sezon 90 üzerinde bir puan toplar ve uçuk bir averajla ligi bitirirdin. daha önemlisi rakiplerin bu kadar iyi transferler yaptığı bir zamanda sende rakiplerine ayak uyduramazsan olacağı buydu. yaa ellerinden oyuncuyu alacaksın yada transferlerine çomak sokacaksın. ligi 5 yıl 10 yıl domine etmek istiyorsan rakiplerinin yaptığı transferler altında asla ezilmeyeceksin.

    ---fenerbahçe ne yaptı; sırf alper potuk galatasaray a yararlı olmasın diye en kalabalık bölgesine alper potuk u uçuk bir rakama transfer etti. ''chedjou gibi tanınmayan bir adamı değil'' tanınan, hırslı süper ligin havasında bir adamı defansına aldı. sol beki varken gitti yine sol bek aldı.

    ---beşiktaş ne yaptı; gökhan töre, olcay*, oğuzhan*ı çok basit rakamlara aldı. hani bu adamları istesek çok rahatça biz alır kadroyu genişletebilirdik. oynatmasak bile yedeğe koyardık yani beşiktaş ın en önemli oyuncuları şu an bizde oynayabilirdi. yada tolga'yı biz alır hem muslera nın yerine oynatır hemde beşiktaş yine kalecisiz kalırdı.

    gökhan gönül zamanında bu politikayla son anda galatasaray'a gelmeyip fazla para verenin olmuştu. zira böyle kapımızdan dönen birçok örnek var: ilhan mansız, tuncay şanlı, rıdvan dilmen.

    şimdi devre arasında tarık, ishak, batalla savaşları olacak. oynatmayı düşünmesen bile bu adamları alacaksın ki, rakiplerinde efsane olabilirler.

    not:bayern münih yıllardır bu politika ile idare ediliyor. adamlar iyice abartıp en önemli rakibinin yıldızını yani götze'yi alıyor. kendi güçlenirken rakibini zayıflatıyor.
  • 2581
    o kadar çok iş bilmez, iş bitiremez vasıfsız isimlerle dolu ki, maçın bugün saat 14:00'de oynanmasına karşı çıkamamış hatta bileti yırtanların stada giremeyeceğini bildirmiş, taraftarını düşünmeyen, takımını düşünmeyen saçma sapan bir oluşum ne oldu da 1 senede bu kadar bozdu anlamış değilim. ünal aysal'ı her konuda desteklerdim ama bu maç bazı şeylerin görünmesine neden oldu. koskoca galatasaray şampiyonlar ligi maçına çıkarken hiç mi hazırlanmaz? 4 tane eleman sahayı temizlemeye çalışıyor yazıktır günahtır ya.
  • 2584
    eski juventus efsanesi platini'nin başkanı olduğu uefa üzerindeki lobisi juventus kadar kuvvetli değildir haliyle. bir gün hagi uefa başkanı olursa, bu tip erteleme maçlarının 19.00'da oynanması da mümkün olur elbette.

    (bkz: 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı)

    not; yerlerinde olsam sahayı temizlemem ve maçı bir hafta sonraya aldırtırım.
  • 2585
    10 aralık 2013 galatasaray juventus maçı'nın ertelenmesinde suçlarının olduğunu düşünmediğim yönetimimiz.
    bu adamlar stat işlerine baksın diye birini atamışlar.
    (bkz: yıldırım ören)
    bu adam maalesef görevini yerine getirmiyor. bu kaçıncı skandal. artık görevinden alınmalı.

    10 aralık 2013 galatasaray juventus maçı'nın ertelenmesi konusunda tek bir kızgınlığım var. o da erteleme maçının saati. en büyük kozumuz taraftar iken bu maçı 15.00 oynatmak için çok direttiler.
  • 2587
    bütün cenabetlikleri üstünde bulundurandır.
    damacanadan boşanırcasına yağmur yağar bizim maça denk gelir. kar-kış kıyamet olur bizim maça denk gelir. seneye de dünyanın en sıcak günü yaşanır ve basın bu nasıl bakım hebele hübele derse şaşırmam. tsunami-kasırga bile vurabilir stada...

    başkan sen avrupadayken abdest nedir unutmuşsun belli şimdi kıvırma.
  • 2593
    şimdi gözlüklerinizi takın ver arkanıza yaslanın;

    https://pbs.twimg.com/media/BbM3gxUIEAATVyS.jpg

    http://img5.imageshack.us/img5/1238/5kx1.png

    yani sahanın traşlandığı, çimlerin söküldüğü için toprağın gözüktüğü falan yok, tersine kürenen yerlerin altından mis gibi çim çıkıyor fakat küreme cihazlarının yanından sıyrılarak şerit halinde uzanan çamurlu kar kütleleri göz yanılmasına sebep oluyor.

    iş bu yüzden ali sami yen arena'nın zemini üzerinden kendilerine gereğinden fazla belden aşağı çalışılması hatalı ve de art niyetli olan yönetimdir.
  • 2595
    ışın çelebi'nin aşağıdaki videoda oldukça şiddetli eleştirmiş olduğu ekip;

    http://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

    eğer iddialar doğruysa ki ben mevcut deliller ışığında fazlasıyla doğru olduğu kanaatindeyim, gerçekten çok büyük bir hesap vermesi gereken yönetimdir. maytap mı geçiyorsunuz abicim bir kulüp iki stat, orası bizim evimiz, mabedimiz, yuvamız. oraya kötü bakmaktan, orayı rezil etmekten ne gibi bir kazanç sağlanır? bundan kimin ne gibi bir tatmini olabilir? başlatmayın...

    stat sorunu çözülmezse bu problemi daha çok gündeme getireceğim ve yönetime olan eleştirilerin dozunu artıracağım, görünen köy kılavuz istemez. çocuk oyuncağı değil bu...
  • 2596
    http://www2.galatasaray.org/kulup/haber/18741.php

    şöyle bir açıklamaya imza atmış olmalarına rağmen hala çeşitli mecralarda sadece lafta kalıp icraata geçmemekle suçlanıyorlar. amacım bir karşı argüman üretmek veya tarafları kışkırtmak değil fakat gerçekten bir kulüp yönetiminin federasyona karşı fiili eylemleri ne şekilde olabilir, nedir yani bunun sınırı?

    ligden çekilmek mi? topla tüfekle federasyonu basmak mı?

    aklıma bir şey gelmediği için kendilerine gereksiz yükleniliyor gibi algılıyorum. eğer varsa bir yolu yordamı "harekete geçmiyorlar" diye genel laflar üzerinden eleştirmeyip direkt "x yapmıyorlar" diyelim ki reçete de belli olsun.
  • 2599
    geçmişten ders almayı bilmeyen, ujfalusi'yi sportif direktör yaparak atmaya başladıkları saçma sapan adımlara serdar aziz'i transfer etmeye çalışarak ve tarık çamdal transferini de ellerine yüzlerini bulaştırarak devam edecek yönetimdir. artık ömürlerinin uzun olmadığını ben de düşünüyorum. bunun sebebi fatih terim'i göndermeleri falan değil, futboldan ve özellikle türk futbolundan hiç anlamayan, iş bilmez yöneticilerle dolu oldukları için.
  • 2600
    anlaşılan o ki, yabancı sınırının kalkması ya da gevşetilmesi konusunda herhangi bir başarı sağlayamacaklar. koskoca ülke futbolu fenerbahçe denen kulüp hangi yöne üfürürse, o yana doğru savruluyor. 17 kulüp okey demesine rağmen, fenerbahçe veto ediyor diye yabancı sınırı kalkmıyor. galatasaray da bu 17 kulüpten herhangi biri, ha elazığspor, ha galatasaray. avrupa'nın ilk 10 kulübü içerisine gireceğiz, şunu yapacağız, bunu yapacağız diye süleyman demirelvari içi boş söylemlerle taraftar kitlesini uyutabilirsiniz sayın başkanım, geri gelelim kazın ayağı öyle değil. bayern münih, barcelona, real madrid, manchester united, chelsea, arsenal, manchester city, borussia dortmund, valencia, juventus, ac milan, inter milan, porto, benfica ilk anda aklıma gelenler, kaç etti 15 filan herhalde. üzgünüm de 5 yabancı futbolcu ile, bu devasa kulüplerin önüne geçeceğimiz iddiası, herkese 2 anahtar vaadinden bile komik.

    hadi diyelim, federasyon fenerbahçe'yi kolluyor, adamların kadrosu görece yerli kalitesi açısından daha iyi konumda. ee avrupa'yla da işleri yok, uefa bunları sepetledi, yabancı sınırının kaldırılması işlerine gelmez, adamlar haklı bir yerde. fenerbahçe'nin borusu ülke sınırları içerisinde, siyasi kanadın da yardımıyla rahat rahat ötüyor. be kardeşim, biz koca galatasaray spor kulübü olarak yerel kanunsuzluğun, hukuksuzluğun esiri olmak durumunda mıyız? ben uluslararası ilişkiler mezunuyum, derslere pek girmedim eyvallah da bir şekilde mezun olduk, amk sınavlarını geçtik. orada bize öğretilen bir şey vardı : mütekabiliyet, yani karşılıklılık esası. yani iki devlet arasında uygulamalar konusunda eşitlik ve adalet, aleyhte hüküm olmaması durumunda da karşılıklı olarak aynı kuralların işlenebilmesi.

    elimizde nihat kahveci diye bir örnek var, hukukta emsal karar olarak nitelendirilen, üst mahkemelerin vermiş olduğu kararın diğer hukuki sorunlarda emsal olarak kabul edilmesi gerektiği ilkesi var. avrupa birliği adalet divanı, nihat kahveci konusunda hüküm vermiş mi? vermiş, ne demiş türkiye'nin avrupa konseyi üyesi olmasından yola çıkılarak, türk futbolcuları avrupa birliği statüsünde oynayacak! yukarıda bahsettiğim mütekabiliyet esasına göre de aynı hükümler, türkiye'de de geçerli olacak. türkiye'nin avrupa birliği üyesi olmaması filan bunu etkilemez, cehaletin/hukukbilmezliğin esiri olmuş federasyonun bu yöndeki manipülasyonları da geçersizdir. uluslararası hukuk>yerel hukuk. bitti.

    hal böyleyken, galatasaray yönetiminin bu konuda cılız birkaç ses harici aksiyon almaması düşündürücüdür. önümüzde çok kritik bir devre arası transfer dönemi var. burada 2 seçeneğimiz var, ya bu hukuksuzluğa boyun eğeceğiz, yabancı sınırına eyvallah deyip, türk oyuncu kalitesini yükselteceğiz, ya da çok acil bir şekilde, artık lobi faaliyeti mi, hukuk savaşı mı bir şey yapıp bu sınırlamayı kaldıracağız.

    şampiyonlar liginde tur atlamamız göz boyamamalı, takımın yerli kalitesi yerlerde sürünüyor, yabancıların yarısı zaten çöp, dany, amrabat, riera vs. başkanımızın haklı olarak benzetme yaptığı şekliyle, önümüzdeki turda kafamızı keserler. başkanımız da tehlikenin farkında ama alınan hiçbir önlem yok ya da şöyle söyleyelim, biz bunu henüz göremedik. koca bir yaz transfer sezonunu bomboş geçirdik, hiçbir mevkiye güçlendirme yapamadık, geriye gittik hatta. diyelim ki fatih terim takımın başındaydı, o transfer yapmadı. bir kulubün yönetimi kulüp için hayati öneme haiz bir mevzuyu hocanın keyfine bırakamaz o ayrı da diyelim ki böyle oldu. o zaman, yakın gelecekteki bu transfer dönemi yönetimin ciddi manada test edileceği bir zaman dilimi olacaktır. bakalım sayın başkanımız nasıl bir yol izleyecek? transferi bülent tulun'a bırakıp serdar aziz gibi vasat yerli transferlerle göz mü boyayacak, yoksa federasyona savaş açıp yabancı sınırını kaldırıp, en azından ab statüsünü işletip, takımın oyuncu kalitesini yukarıya mı çekecek? mevcut sistemle yola çıkılarak ana hedefimiz olan şampiyonlar ligi'nde çeyrek finalden öteye gidemeyiz, 100 yıl da geçse gidemeyiz,gidemeyiz, gidemeyiz... endüstriyel futbol buna izin vermez, başkan da söylüyor kafamızı keserler, çok net.
App Store'dan indirin Google Play'den alın