• 7802
    https://twitter.com/.../1360638561331118081
    https://twitter.com/.../1360649871049568260

    13 şubat 2021 fatih karagümrük fenerbahçe maçı sonrası büyük bir sınavdan geçecek olan taraftar grubu. bu sınavın içeriği maçta fenerbahçe'nin faulle attığı 2. gol ve fatih karagümrük'ün 90+'da verilmeyen penaltısına binaen ortalığı yıkıp yıkmayacağı şeklinde. taraftarımız eğer şampiyonluğu istiyorsa, hatta şampiyonluk bir kenara adil bir lig izlemek istiyorsa bu 2 hatayı (kasıtı) gündemden düşürmemeli, ortalığı ayağa kaldırmalı. bunları da yapamıyorsa kimse kusura bakmasın, "biz şöyle destek veriyoruz, böyle arka çıkıyoruz" demesin kimse. bugünden sonra bile sesini çıkarmamak takımı ve hocayı tamamen yalnız bırakmak demektir.
  • 7803
    şampiyonluğun anadolu'dan geçtiğini asla unutmaması gereken taraftardır.
    sırayla puan kaybettiğimiz maçlar şunlar ;

    kasımpaşa -3 -> deplasman
    kayseri -2 -> ev sahibi
    karagümrük -3 -> deplasman
    antalya -2 -> ev sahibi
    konya -3 -> deplasman

    göreceğimiz üzere 13 puan bırakmışız. daha iyisi olabilir miydi ? keslinlikle! neden bunları yazdım oraya gelelim. önümüzde alanya, trabzon ve son olarak beşiktaş maçı kaldı büyük olarak. gerisi tamamen anadolu takımları.

    fenerbahçe kollanıyor evet ama önlerinde trabzon, konya, başakşehir, yeni malatya, beşiktaş, alanya, gaziantep gibi maçlar var.
    beiktaş'a gelelim. onlar da deli gibi kollanıyor evet ama onların da önlerinde malatya, başakşehir, sivas, galatasaray, fererbahçe, gaziantep gibi maçlar var.

    anlayacağımız fisktür olarak avantajlıyız. sakin olmalı ve kendimize bakmalıyız. yoksa evimizde antalya'yı, kayseri'yi yenemedikten sonra deplasmanda fenerbahçe'yi, trabzon'u yenmenin sevinci yarım oluyor.
    geri kalan maçlara tam konsantrasyon
  • 7804
    en kötü özelliklerinden birisi kendi futbolcusunu çok kolay değersizleştirmesidir.

    evet ; kazandığı paranın hakkını vermeyen, kulübe ciddi zararlara yol açan ve hem maddi hem de manevi olarak kulübü yıpratan futbolcularımız geçmişte de oldu, şuanda da var, bundan sonra olmaya da devam edecek. bu işin fıtratında var.

    burada bahsettiğim kötüyü savunmak değil, bazen öyle bir ayar kaçıyor ki taraftar kulübün menfaatlerine ters hareketler yapıyor.

    mesela falcao : yüksek maliyeti, gereksiz beklenti içine girdiğimiz için oluşan hayal kırıklığının üstüne üst üste gelen sakatlıklar tuzu biberi oldu ama falcao yine falcao'dur. adamın geçmişi, kariyeri, kalitesi belli. belki premier lige gidemez ama elbet bir alıcısı olur. bence bu adama net bir şekilde takımdan ayrılacağı konuşulurken hiç teklif gelmemesinde taraftarın payı da var. oyuncuyu tüm sosyal medya platformlarında öyle bir yerin dibine sokuyoruz ki tamamen çöp muamelesi görüyor. instagramdan ağza alınmayacak küfürler ediyoruz, hastag açıyoruz, saçma sapan shoplar yapıyoruz... bunu diğer kulüp taraftarlarında yapan bir kitle var ama gözlemlediğim kadarıyla bizim taraftarımızda gözle görülür biçimde fazlaca var.

    şimdi diyeceksiniz ki, "futbolcu alacak adam sosyal medyaya mı bakıyor ?" bence bakıyor abi. artık günümüzde sosyal medya geleneksel medyayı ayağının altına almış durumda. milyonlarca kişi tweet atıp, organize bir şekilde adama küfürler yağdırınca oyunculu ile ilgili bir kamuoyu otomatik olarak oluşuyor. bu da o futbolcu ile ilgilenenler tarafından mutlaka fark ediliyordur.

    biraz daha futbolcumuza sahip çıkmalıyız. iyi ya da kötü falcao, diagne gibi futbolcular bizim sözleşmeli futbolcularımız. bu takımda oldukları sürece, eleştiri dozunu iyi ayarlamak lazım. her hata yapanın karısı çocuğuyla koyduğu fotoğraflara " go home " yazmak bana doğru gelmiyor.
  • 7805
    ozan kabak'ın transferlerini takip edişi ve kendisini her gittiği yerde desteklemesiyle bi yandan da şu mesajı vermiştir; biz bizi seveni severiz, sevdiğimizi de yalnız bırakmayız. nerde olursa olsun. ozan liverpool kariyerine şok bi mağlubiyetle başladı, salzburg maçının başlarında da heyecanını görebiliyoduk. ama galatasaray taraftarı liverpool'un sosyal medya anketlerine kadar , desteğini her fırsatta net bi şekilde gösterdi. para için başkasını tercih edenler, ölene kadar para saysınlar. bu mutluluğu hiçbi para satın alamaz.
  • 7807
    maalesef 2018 ve 2019 şampiyonluklarındaki gibi tek yürek olamayan topluluktur. 1 hafta boyunca "hakemler galatasaray'ı kolluyor" algısı yaptılar ve biz bunu kıramadık. zorbay küçük üzerinden de güzel bir algı ve baskı yarattılar. ultraslan dışında bunlara ses çıkaran pek kişi yok. sanırım biraz da son 10 senede 5 kere şampiyon olmanın getirdiği doygunluk var.
  • 7809
    sosyal medyada kuşların yaptığı algının çeyreğini yapamayan topluluktur. adamlar ortada bir kararda bile tüm hafta aleyhimize penaltı çalınmadığı için ağladı ve emeklerinin karşılığını maalesef aldılar.* bunlar da ancak onlara ağlama falan diye tepki veriyorlar. geçen hafta* beşiktaş'ın maçı koparttığı ikinci gol net ofsayttı ve zerre tepki verilmedi. aynısı bize olsa hakem sayesinde puanları topluyorsunuz yine derlerdi, bunlara olunca zaten 1-0 öndeydik.
  • 7810
    hiçbir zaman beraber hareket etmeyen bir topluluktur.

    bize yakışmaz diye diye hakkımızı yediriyoruz haberiniz olsun. rakipler şikeyi akladılar, ırkçılığı akladılar, harcama limitlerinden sıyrıldılar, seyirci şikesi yaptılar ama biz bir kere bile tepki veremedik ya. alın bakın cezasını nasıl çekiyoruz.

    acilen kendimize gelmemiz lazım. "birlikte" hareket etmeyi öğrenmemiz lazım! yoksa rakiplerin yaptıkları algılarda boğuluruz haberiniz olsun.
  • 7811
    önde olduğumuz maçta* maç devam ederken bu kadar hakem ağlamasıyla negatif enerji yayarak puan kaybını niye çağırdığını anlamadığım geniş bir kitleyi barındıran topluluk.

    evet hakem özellikle var rezalet de, öndeyiz abi maçta. öyle bir moda girmişsiniz ki “şu puan kaybı bi gelse de gönül rahatlığıyla hakemlere bi küfredebilsek” havası seziliyor. çağırmayın arkadaş şunu.
  • 7815
    insan beyninin karar alma mekanizması ikiye ayrılır.

    sistem 1: hızlı karar alan, tecrübe edilmiş olaylara anında tanı koyabilen birinci sistem. *

    sistem 2: daha ağır çalışan, üstünde düşünülen, veri odaklı ve sonuca ulaşması zaman alan ikinci sistem.*

    şartlı refleks: pavlov'un yaptığı köpek deneyiyle gün yüzüne çıkmış refleks türüdür. omirlik tarafından yönlendirilir.

    - günün her saati zil sesi ile birlikte aç olan bir köpeğe et verilmesi ile tekrarlanan ve deney sonunda et verilmemesine rağmen çalınan zil sesine ağız salgısı akıtan köpekleri aktarmaktadır.

    - bir psikolog öğrencisinin futbol sahasında düdük çalarak günlerce kuşları yemlemisinin ardından üniversitenin futbol maçında hakemin düdüğüyle kuşların sahayı basması, maçın iptali ve öğrencinin mezuniyeti de şartlı reflekse örnek olarak verilebilir.

    " bu başlıkta bu bilgiler ne alaka" dediğinizi duyar gibiyim ama sabredin.

    * futbol oyun kurallarını bilmeyen ve yeni öğrenen bir taraftar için " sistem 2" devrededir. kuralları inceler, verilerle pozisyonu değerlendirir ve karar alır beyin.

    * futbol ile ilgili ve yıllarını futbol içinde geçirmiş insanlar* pozisyonu bir kaç açıdan izler ve kararını "sistem1" ile verir.*

    bu kadar bilgiyi aktarmamın yegane sebebi ise kendimde gördüğüm ve milyonlarca galatasaray taraftarında da olduğunu düşündüğüm baskıyla, yanlı yönetimlerle oluşan, oluşturulan " şartlı refleks".

    bizim galatasaray maçlarındaki kritik pozisyonları değerlendirirken " sistem 1" ile ve beynimiz ile karar vermemiz gerekirken biz " şartlı refleks" ve omirlik ile karar alıyoruz. şart ise pozisyonda galatasaray takımının olup olmaması.

    yani son zamanlarda kurallar diğer takımlara uygulanan genel kurallar ve galatasaray' a özel uygulanan kurallar olarak ikiye ayrıldı futbolun baş aktörleri tarafından.

    artık bir maçta " söz konusu galatasaray" ile başlayıp aleyhine düdükle son bulan kural dışı kararlar ve bu kararların alınacağını bana önceden söyleyen omirliğimden sıkıldım, bunaldim, nefret ettim.

    beynini kullanmadan şartlı refleks ile yönetim gösteren karar alıcıların, aynı şartlı refleksle yanıt vermemizi ve alışılagelmiş süreçleri kabul etmemizi istemelerini, empozelerini reddediyorum.

    (bkz: boyun eğmiyorum)
    (bkz: ruhum deli)
  • 7816
    sosyal medya genelinde (malesef tribün diye bir şey kalmadığı için artık taraftar=sosyal medya taraftarı) iki özellik barındırır.
    1) devamlı ve her pozisyonda hakemden şikayet etmek.
    2) tüm galatasaraylı yorumcuların nefret ettikleri fenerli yorumcular gibi fanatik militan olmalarını beklemek.
    bu açıdan fenerbahçe taraftarından farkları bulunmamakta.
    (bkz: yok aslında bir farkımız ama biz osmanlı bankasıyız).

    bir de futbolu mahallede ve tribünde değil bilgisayar oyunlarında öğrenen yeni nesil taraftar profilinin bir özelliği:
    iyi ve ucuz bir futbolcu almışız, mesela muhammed veya kerem aktürkoğlu, yaklaşım "abi süper iki sene sonra bunu iyi paraya satarız" şeklinde. bir kişi de demiyor ki, bu adam 10 sene bize hizmet etsin, bayrak oyuncumuz olsun, o on senede 9 şampiyonluk kazandırsın. sanki parası kendi cebine girecek.
  • 7817
    medyayı, iktidarı, muhalefeti, sermaye sahiplerini, sosyal medyayı, taraftar gruplarını, kulüplerin iç yüzünü ve bürokrasiyi gerçek anlamda tanımış ülkedeki 2-3 topluluktan biri. bu yüzden ülkede pozitif bir değişim ve gelişim olacaksa buna vesile olacak bir kaç topluluktan birisidir.

    sosyal çevresinden veya sosyal medyadan kabul görmek için, desteklediği veya sempati duyduğu siyasi ya da popüler figürlerin karşısında yer almamak için ve galatasaray'ı desteklenecek bir kulüp olarak değil de destek göreceği menfaat kapısı olarak gördüğü için üç maymunu oynayan kişiler yukarıdaki tanımdan muaftırlar.
  • 7818
    saniyorum ki sampiyonluk yarisinin kizismasinin adrenalininden olsa gerek cok ciddi sekilde tarafli yorumlar yapan bir grup ortaya cikti ve bence bize faydali da olmuyor bu grup.

    ornegin 27 şubat 2021 galatasaray bb erzurumspor maçında galatasarayin attigi 3. gol net olarak el nedeniyle iptal edilmeliydi ve edildi. ama ben sozlukte ve sosyal medyada bu pozisyonda hakemin bize kumpas yaptigini ve goz gore gore golumuzu yedigini iddia eden o kadar cok yazi gordum ki.

    bu tarz durumlar sadece bizi geriye goturur, oysaki biz gordugumuzu kendimize yontmadan da yorumlayabilmeliyiz.

    ornegin mete kalkavanin kotu bir hakem olduguna katiliyorum. ama her pozisyon icin bizi katletmeye geldigi yorumlarina cok kulak asamiyorum. adam bugun bize bariz sekilde zarar vermek istese 2. golumuzu vermezdi. bence arda her ne kadar hareketini sonlandirsa da topa dogru hareketlendigi ilk noktada savunmacilari yaniltiyor. bu kuralin dogru kullanilip kullanilmadigi veya kural kitabina gore kararin dogru veya yanlis oldugu hakkinda degil yorumum. sadece sunu belirtmek istiyorum ki mete kalkavan istese gri duran bu pozisyonu cok rahat iptal edebilirdi. ama etmedi. benzer sekilde 3. golde de bariz bir el varken bunu iptal etmesi gayet normaldir.

    velhasil biz gorduklerimize fanatizm gozluklerinin arkasindan bakarsak antudan farkimiz kalmaz. bir cok okurun burayi sirf izleyemedigi bir mactan sonra hakikaten objektif yorumlamalar okumak icin girdigine eminim. ben bir cok oyuncunun basligina acaba bu adam neymis diye girip uzun uzun okuyorum ve fikrimi olusturmamda sozlugun ciddi bir payi oluyor. bence bu durumu her konuda saglamak hepimizin gorevi olmali. tabiki biz taraftariz ve tabiki %100 objektif olmayacagiz hic bir zaman. ama fanatizmden gozu donmus sekilde de yorumlamayalim biseyleri, sozlugun kalitesi icin bunun onemli oldugunu dusunuyorum.
  • 7819
    onyekurunun attigi golun iptal edilmesine degil de inceleme sonunda rakip futbolcunun onyekurunun koluna vurdugunu gormesine ragmen, gol iptalinde elle oynama karari cikmasina tepki gosterse daha mantikli olacak olan taraftardir. ilgili pozisyonda elle oynama oldugu icin gol iptali zaten dogrudur, olmasi gereken ceza sahasi cizgisi civarindan frikik kullanmamiz idi. kisacasi fenerliler gibi ayricalik pesinde kosmayalim, esitlik pesinde kosalim.
    (bkz: 27 şubat 2021 galatasaray bb erzurumspor maçı)
  • 7820
    her zaman daha iyisini isteyen ve işler iyi giderken bile eleştiri yapan taraftar. bu gerçekten çok hoşuma gidiyor. ligin zirvesindeyiz, 8'de 8 yapmışız, bunu yaparken 18 gol atıp sadece 3 gol yemişiz ve bu 8 maçın 5 tanesinde kaleyi gole kapatmışız. ama buna rağmen son 2 maçtaki oyunu beğenmeyip "daha iyi olmalı" diyebiliyoruz. fener böyle seri yakalasa fenerliler dünyanın en iyi takımı falan ilan ederdi kendini.
  • 7821
    burak elmas başlığındaki yorumlara bakınca anlaşılacağı gibi hala ali koç profilinde, yani çok zengin, soyadı çok önemli bir başkan adayı isteyen taraftarımız.

    neymiş burak elmas ali koç önünde ceket iliklermiş, neymiş marka isim değilmiş, neymiş serdar ali çelikler denen zat burakcığım diyormuş oynatırmış, işsizmiş... ne kadar ayıp ve yanlış yorumlar.. neymiş listesini şimdi niye açıklamış iyi niyetli değilmiş... seçime sadece 2 ay kaldığı için olabilir mi acaba? takım niye etkilensin bundan? seçim olacağı başkan adayı çıkacağı belli.. sanki darbe yapıyorlar.. listesini açıklamasa daha listesi bile yok diyecektiniz..

    ali koç türkiye'nin en marka isimlerinden biriydi.. görüyoruz halini.. iyi yöneticilik isimle değil iyi yöneticilik vasfı ile olur... burak elmas da yıllarca ceoluk yapmış birisi... ve gerçekten yönetiminde çok değerli isimler var..

    bu arada remzi sanver başlığında da çok garip yorumlar gördüm.. masonluğu suyun karşı tarafı tarafından kullanılabilirmiş.. biz korkuyor muyuz onlar şunu der vs diye? onların eleştirilerine göre mi hareket edeceğiz kulüp olarak? ya da sizin masonluğu bilmemenizden kaynaklı kendi hüsnü kuruntularınız mı? türkiye'nin en önemli ekonomistlerinden, hocalarından biri yönetime giriyor diye sevineceğimize, konuşulan şeylere bak..
  • 7822
    kendi ali koç'unu bulmaya çalışan, isteyen taraftar topluluğudur. kişisel servetinden kulübe milyonlarca € kasa kolaylığı sağlayıp kulübü şahıslara borçlandırarak delirmiş gibi transfer yapacak, rakiplere transfer çalımları atacak başkan isteyen taraftar topluluğudur. çok şükür ki galatasaray camiası parası olanın parası olduğu için gelip başkanlık yapabileceği bir camia değil.
  • 7823
    psikolojisi vahim durumda. kulübü liseli bir başkan yönetecek diye ödleri kopuyor. +100 senelik kulüp, tarihinde hiç liseli ya da liseli olmayan birisi tarafından yönetilmedi zaten. sonsuza kadar mustafa cengiz yönetmeli. taraftar böyle liseli-liseli değil ayrımı yaparsa liseliler de aynısını yapar. bir daha liseli olmayan adam göremezsiniz yönetimde söyleyeyim. bugün bakıldığında galatasaray yönetiminde, başta başkan olmak üzere liseliler de liseli olmayanlar da görev yapıyor. taraftar istiyor ki liseliler ölsün, bitsin, gitsin. hayır, yönetmek taraftar kadar liselilerin de hakkı, liseliler öcü değildir. taraftar zaten başkanlık seçimlerine etki ediyor, illaki oy kullanmak zorunda değil. bunun örneklerini defalarca gördük.

    bu arada burak elmas liseli diye istenmiyor ama avusturya lisesi mezunu kendisi *. profil olarak da liseli tanımına uymuyor. kulübü biraz takip etseydiniz yarsuvat'ın ve diğer bazı üyelerimizin burak elmas'a çok da sıcak bakmadığını, daha farklı adaylar üzerinde birleşilebileceğini ve kendisiyle geri çekilmesi üzerine konuştuğunu bilirdiniz. bulsam link ekleyecektim ama şu an bulamadım. biraz araştırırsanız çıkacaktır.

    anlayacağınız kulüp üzerinde etkili olsa da yönetim anlamında etkili değiller ve bu taraftarı gerçekten sinir ediyor. ben ise zevk alıyorum. taraftarın seçimlere katılabilmesi isteniyor. sorarım kardeş, yönetimdeki isimleri nereden biliyorsun, neye göre oy kullanacaksın? hiçbir şey bilmiyorsun tabii ki. liseliler(şu anın galatasaray üyeleri) ise biliyor. onların içinden çıkıyor adaylar çünkü. o yüzden isterseniz linç edin, ben taraftarın yönetimde söz sahibi olamamasından oldukça memnunum(dolaylı yoldan oluyorlar aslında ama tatmin etmiyor sanırım. taraftar liselilerden daha fazla ego sahibi). dursun özbek çok büyük bir yanlıştı kabul ediyorum ama kulüp indirmesini de bildi. 100 seneden fazladır yönetim biçimi belli olan sistemi dursun üzerinden vurmak anlamsız. ben de size taraftarın/halkın seçimlere katılabildiği ama durumu hiç de iyi olmayan diğer takım, ülke ve kuruluşların isimlerini sayabilrim o zaman. liselilerin içinde rakip takım taraftarı varmış. kulübe taraftar girişi olsa hepsi galatasaraylı olacak zaten. bugün fenerbahçe'nin içerisinde azımsanmayacak sayıda galatasaray ve beşiktaş taraftarı var, bunu engelleyemezsiniz.

    kıssadan hisse anlamsız bir savaş var şu an. megalomanyak bir kitle istiyor ki her şey kendi istediği gibi olsun. hayır, her şey herkesin istediği gibi olamaz. bunu kabulleneceğiz. taraftar da asla yönetimde doğrudan söz sahibi olamayacak. seçimlerde oy kullanamıyor olmak galatasaray'ın hepimizin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. taraftarın da artık saçma sapan komplo teorileri üzerinden yorum yapmayı bırakması gerekiyor. yok masonmuş, yok farklı takımda hissesi varmış, yok serdar ali'nin bilmem neyiymiş, inan kıraç ile derin galatasaray kötülük peşindeymiş, öldük, bittik, kulübü ele geçirdiler...

    bu yazıyı yazmak istemiyordum ama başta komik unsurlar olarak gördüğüm şeyleri ciddi ciddi yazan arkadaşlar var. sadece sözlükte değil, başka sosyal medya platformlarında da mevcut. lütfen kimse artık fenerbahçe taraftarı gibi davranmasın. adamlarla dalga geçtiğiniz ne varsa aynısını yapmaya başladınız. herkesi mantıklı olmaya ve "doğru argümanlarla" eleştiri yapmaya davet ediyorum. dillendirilenler komik değil çünkü. artık değil.
  • 7825
    neden bu kadar karamsar olduğunu yıllardır anlamadığım taraftar topluluğu. 13 hafta kala ligin lideri olan takımlarına, son maçlarda 3 kere şampiyonluk kaybetmiş takım taraftarı kadar güvenmiyorsa yazıklar olsun. şu adamlardaki özgüvenin yarısı bizde yok malesef. içiniz rahat olsun azıcık 2005-2006, 2017-2018, 2018-2019 sezonlarını unutmayın. bu kadar haksızlık yarına kalır ama mayısa kalmaz.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!