• 7807
    yazılanlardan anladığım kadarıyla sözlükte özlem duyulan şey aslında tribündeki taraftar grubudur yani ultraslan ve türevleridir. bence de aradığımız bir oluşumdur. hocanın da, takımın da güç kaynağıdır, son iki şampiyonlukta direkt payları vardır. teşekkür ediyorum burdan kendilerine.

    fun fact: sözlüğün ne kadar tutarlı olduğunu anlamanız için de şu başlığı veriyorum size;

    (bkz: ultraslan)
  • 7808
    halil ibrahim dervişoğlu başlığında şu an 20 sayfa entry girilmiş olup, sadece 6-7 sayfa gerıye gıdıp 13 ve 14. sayfadan yazılanları okumaya başlarsanız taraftarımızın ne kadar skor odaklı olduğunu kendi gözlerinizle görürsünüz. berabere kalınan yada mağlup olunan bir haftadan sonra sözlüğü okumak ciddi derece yorucu oluyor, herkes kelle istiyor. ama haftaya galip gelelim kelle isteyenler yine kayboluyor. fatih terim olmasa şampiyon olacağımızı, yada bütün bir lig kerem ve halil ile oynayarak şampiyon olacağımızı düşünen çok fazla taraftar görüyorum.
  • 7811
    acılar içinde olan, açıkçası her türlü siteme de hakkı olan taraftar gurubudur.

    en son 2017-2018 sezonunda ligin belli bölümlerinde iyi futbol izlemiş taraftardır. aynı sezon temmuz ayında östersunds’a tur geçildiğine bizzat şahit olmuştur. 2018-2019 sezonunda berbat bir futbol ile ligin en az puan alarak şampiyon olan takımının tarftarıdır. rakibinin loserlığı olmasa onu da alamayacağının bilincedir. sırf bu yüzden gönlünce sevinememiştir şampiyonluğa. 2019-2020 sezonuna büyük umutlarla girmiş, lakin şampiyonlar liginden 14 gol yiyip bir gol atarak bir puanla ayrılmış, ligde 6. olmuş takımın taraftarıdır aynı zamanda. en son şampiyonlar ligi galibiyetini eylül 2018’de görmüştür. bu süreçte defalarca hocası ile yönetimi arasında polemiğe maruz kalmış, altı ay forvetsiz takım izlemiş, türlü transfer basiretsizliğine maruz kalmıştır. ne dese hakkı vardır.
  • 7812
    şampiyonluğa teknik heyet ve futbolculardan daha fazla inanmış topluluk. taraftarın inancının yüzde biri bunlarda olsa eze eze şampiyon olurduk. keşke her şey matematik hesaplarıyla hallolsa. formda oyuncuları kesip caka satmakla uğraşan kişilere teşekkürler. kralsınız, imparatorsunuz, her şeysiniz. hep sizsiniz hep siz.
    galatasaray ve taraftarı ne ki!

    (bkz: süper lig 2020-2021 sezonu)
  • 7813
    galatasaray futbol takımı kadrosundaki oyunculara bakış açısı ve beğenileri yıllar içinde değiştirilmiş, bu değişime mecbur bırakılmış lakin bu evrimleştirmenin farkında olmayan taraftar topluluğudur.

    fernando, mariano, burak, eboue, riera, hamit, necati ve hatta wesley sneijder gibi oyuncuları dönem dönem eleştirebilen bir topluluktan ömer, oğulcan, emre akbaba, emre kılınç, feghouli, belhanda, babel, arda gibi oyuncuların kurtarıcılığına bel bağlatılanlar tarafından galatasaray sevgisi kullanılarak "yetinmeyi" öğretmişler bize.

    muslera, marcao, taylan, onyekuru, kerem, mohammed ve rotasyon olarak emre kılınç ve belki eski günlerine dönebilirse luyindama dışında herkesi 20-23 yaşında iyi bir scout transferine anında satarım.
  • 7816
    türkiye'nin en vefasız, en sabırsız ve en hoşgörüsüz taraftar grubudur. ayrıca, takımının iyi oynamasında diğer rakip takım taraftarlarından farklı bir etkisi yoktur. 22 kasım 2019 galatasaray real madrid maçı'nda 1 -0 mağlup iken, oyun olarak daha üstün iken ve maçta olası atacağımız 3 golün hazırlayıcısı olan oyuncuyu, maçın bitmesine yaklaşık 30 dakika varken çıkan oyuncuyu 70%'inin ıslıkladığı taraftar grubudur. geri kalan 30%'da yabancı vatandaşlardı zaten. yani burada bahsedildiği gibi şampiyonluklarda çok fazla etkisi olmayan taraftar grubudur. beşiktaş taraftarının, fenerbahçe taraftarının etkisi ne kadarsa en fazla o kadardır. hatta kötü sezonlar göz önüne alındığında kötü takıma en az destek çıkan taraftar grubu da galatasaray taraftar grubudur.

    özellikle 2000 yılından sonra bu kulübe gönül verenler, genelleme yapmak istemem ama, başarı için gönül vermiş insanlar. zaten türkiye'de taraftar grupları arasında din, mezhep, ırk gibi ayrımlar olmadığı için, özellikle avrupa'da başarılı olan takım tutulmaya başlandı. 2000 yılı öncesinde bulunduğum sınıfların ya da grupların çoğunluğu fenerbahçeli olurken 2002'den sonra bu ezici olarak galatasaray olmaya başladı. bu da kişilerin başarı endeksli takım tuttuklarının küçük bir göstergesi.

    şuanda sosyal mecralarda ve burada olan taraftarlar da bunun tezahürü. sürekli galip gelip, kazanmak istiyorlar. gelişim, sistem, plan, rakipler, bunlar için hiç önemli değil. daha da önemlisi birbirine eşit güçte olan takımların sürekli kazanamayacağını düşünmüyorlar ve sürekli kelle istiyorlar. bütün takım oyunlarında olduğu gibi en önemli unsurun istikrar olduğundan bihaber şekilde yorumlar yapıyorlar.

    bütün bu söylediklerimden sonra şunu düşünebilirsiniz, biz başarı endeksliyiz, o yüzden diğerlerinden farklıyız, o yüzden sürekli yenileniyoruz diye. evet, galatasaray kulübü diğer takımlardan farklı. fakat farklı olmasının sebebi, taraftarı değil kültürü. genel kurul yapısı. en basit örneğiyle eğer o genel kurul yapısı olmasa, fenerbahçe ve beşiktaş gibi dokunulmaz ve soruşturulamaz bir yapımız olsa şu son 3 yılda takımın hiç borçlanmadığını falan zannedecektik. :) gerçi hala öyle zannedenler var ama olsun.

    bütün taraftar grupları okumayı, araştırmayı, oyunun aslını, ne yapılmaya çalıştığını tam olarak anlamaya çalışmıyor. tek istedikleri maç sonucu tabelasında galibiyet görmek. galatasaray taraftarını onlardan ayıran vefasız olmamız. zamanında hagi'ye, bülent korkmaz'a yapılanlar şuan fatih terim'e yapılıyor.

    özellikle mağlup olduktan buraya * girilip bakılırsa ne dediğim net olarak anlaşılır.
  • 7820
    0-0 devam eden ve bireysel olarak da kötü oynarken oyundan çıkan oyuncuların yüzü gülücükler saçmadığı için hocaya küstüklerini düşünen mi dersin,
    milli takımdan aldığı tazminatı, çocuk esirgeme kurumuna bağışlamış efsanesi için ''tazminat peşinde'' iması yapan mı dersin.
    afedersiniz ama dünyanın en iyileri arasına girecek birçok futbolcuyla çalışıp, hepsinin de saygısını, sevgisini kazanmış adamdan, adam yönetimini de iyi bilmeyelim.
    eleştirmek için saçma argüman üretmesine gerek olmayan, sahadaki oyunu eleştirmesi yeterli olan topluluktur. çünkü değişik ithamlar gerçekten gülünç oluyor.
    (bkz: 28 nisan 2021 galatasaray konyaspor maçı)
  • 7821
    fatih terim'den iyisini mi bilecekler diye eleştirilen taraftar grubu.

    hiçbir zaman öyle bir iddiam olmadı. sen kendi evinde, böylesine önemli bir maçta bir tane olumlu atağın yoksa, doldur boşalt futbolu ile hiçbir hedefi olmayan konyaspor'u karambole golle yeniyorsan terim'i de eleştiririm, futbolcusunu da.

    yillarimiz heba oldu gitti iki senedir. yakında fenerbahce gibi şampiyonluk hasreti beş senelere çıktığında bir bildiği vardır tayfasini göreceğim.

    (bkz: 28 nisan 2021 galatasaray konyaspor maçı)
  • 7822
    aralarında olmaktan gurur duyduğum, galatasaray’ın asıl sahibi.

    bize düşen matematiksel olarak şansımız kalmayana kadar destek olmak. normal bir süreçten geçiyor olsaydık ilk eleştirilecek olan oynadığımız futbol olurdu fakat malumunuz çok kirli bir düzen var ve kime nasıl hizmet ettiği de apaçık ortada.

    dolayısıyla, “biz şampiyon olamayız, bjk maçlarını kazansın” gibi bir görüşü kendi adıma benimseyemiyorum. evet, ben de istemiyorum fb’nin şampiyon olmasını. bazen sinirimizden, bazen kötü futboldan kaynaklı olarak fazla sitemkar davranıyoruz. unutmayalım, şampiyon olma şansımız hala var ve bjk ile içeride maçımız var.

    bjk çok iyiyse gelip bizi tt arena’da yenip öyle şampiyon olur.

    (bkz: super lig 2020 2021 sezonu)
  • 7824
    yıllarca fenerbahçe taraftarının yaptığını yapmaya başlayan taraftar. "rakip takım bize gelince çanakkale'yi savunur gibi savunma yapıyor, köpek gibi pres yapıyorlar. boş alan bulamıyoruz" demeye başladı. ben işin doğrusunu buraya yazayım da ne kadar bilinirse o kadar iyi.
    öncelikle iki takımın birbiriyle mücadelesi konusunda takım kurgusu ve oyun planı çok önemli. fenerbahçe neden senelerdir rakip takımları domine edemiyor ve bunun sebebinin rakip takımların "art niyetli kazanma isteği!" olduğunu düşünüyor?
    1-) yeterli hücum gücü yok. ileride değerlendirilemeyen olgunlaşmamış ataklar dönüp kendi sahalarında tehlike yaratıyor.
    2-) defansif kurguyu ya da daha da genişletirsek, takım kurgusunu bir türlü oturtamadılar. takımları çok bölük pörçük. takım halinde hareket etmiyorlar ve maç içinde defans yapmak takım işidir. 4 kişilik defans kurgusu bu iş için yeterli değil. diğer oyuncular da yardımcı olmak zorunda. yıl 2021, hoş geldiniz. futbol artık böyle oynanıyor, evet.
    3-) oyun planları senelerdir topu rakibe bırakıp atak kovalamak üzerine. bu işe yarayabilir ve yarıyor da fakat işin kritik bir noktası var. hücum oyuncularınızın aldıkları topları çok tehlikeli ve ustaca kullanmaları gerekli.

    şimdi galatasaray üzerinden konuşacak olursak, takım ofansif kimliğinden çok uzaklaştı. özellikle orta alanda ve hücumda hiçbir planı, organizasyonu yok. istediğiniz kadar hocadan iyi mi bileceksin, bu adamlar şu kadar saat antrenman yapıyorlar gibi şeyler yazılıp çizilsin. bu iş çok net görülüyor. hoca takıma hücum organizasyonları çalıştırmıyor ya da çalıştıramıyor. istisnalar hariç çok düz ve bireysel yeteneklere bağlı olarak atak yapmaya çalışıyoruz. top çevirip boş gördükleri "kolay" noktalara paslaşmak bu takımın tek gayesi olmuş durumda. genelde kanatlara kalan toplar içeri şişiriliyor ya da yerden gönderiliyor ama bu konuda da kötüyüz ve yeterince sonuç alamıyoruz. rakip de hazırlıklı tabii ki.
    ısırgan bir futbol oynayamıyoruz. pres yapacak enerjiye ve plana sahip değiliz. çok durgun ve statik olan takımımız, oyuncularımız da öyle aman aman zeki olmadığı için çok kolay biçimde takılıyor. sahanın belli alanlarına sıkışıyor. yine de kadromuz şampiyonluğa yeter mi? beşiktaş'ın bu kadar yaklaştığı yerde evet. buradaki başarısızlığın sorumlusu da fatih terim'dir. galatasaray düşmanı değilim ve fatih terim'i çok seviyorum merak etmeyin. sadece doğruları ve gerçekleri yazıyorum. birileri yazıp çizmek zorunda çünkü. gerçekler kabul etseniz de etmeseniz de bunlar.

    elbette bazı takımlar hırs yaparlar, işin içine farklı motivasyonlar girer ama her maç sonunda rakip takımlar bize karşı farklı oynuyor denmesi tamamen bizim takımımızın acizliğinden kaynaklı. suçu kendimizde aramak yerine rakip takımlara yıkmaya çalışırsak fenerbahçe'nin düştüğü duruma düşeriz. taraftar da suçu kendisi hariç her yerde aramaya başlamış. çok kötü. o zaman hepimize geçmiş olsun. lütfen eleştirmekten korkmayın. eleştirdiniz diye kimse sizi galatasaray taraftarı olmamanızla falan yargılayamaz. bu taraftar objektif olmayıp suçu kendi takımında aramadıkça başarı yakalanamaz.
  • 7825
    bundan bir kaç yıl önce antu'da galatasaray'ın gizlice uefa'yı yönettiğine inanan bir kesim vardı. yavaştan bir kısmımızın o kafaya büründüğünü düşündüğüm taraftar grubu. hakem hataları, taraflı yönetim, tff'nin ve mhk'nın düşmanlığı belki de mevcut yönetim dışında tüm galatasaray taraftarları tarafından kabul edilen ve karşı çıkılan bir gerçek. fakat kötü futbol ve hakem hataları arasında denge kuramayan fantazi aleminde yazılar görüyorum. benim yıllardır öğrendiğim şey galatasaray taraftarı her zaman sorunlara sert eleştiriler getirir ve çözümler bulur. şu şöyle olmasaydı, bu böyle olmasaydı demez.
App Store'dan indirin Google Play'den alın