• 4053
    ortada büyük bir yanlış var. galatasaray taraftarında anlamsız bir sinir, bir gerginlik var. şimdi kimse söylemesin "selçuk ve burak'a biriktik" diye. e veysel'e de mi biriktin güzel kardeşim? hayır olay birikmekten öte.

    sosyal medya çağının getirisi olarak sürekli paylaşımlar sürekli aktif şekilde takip etmekte taraftar. bir oyuncu geldiğinde o kadar ön yargılı oluyor ki, daha ilk maçından nefretini kusuyor adama. yahu pandev için burak'tan kötü diyen adam var. hani iyiyi kötüyü geçtim aynı tip adam bile değiller. bir de adam pandev.

    senin ortasahanda dikine depar atabilen oyunu rahatlatan bir tek melo varken, şuan hazır olmamasına rağmen o ağırlığıyla kaç tane depar atan, dikine pas veren cemali'yi bile eleştiriyorsun. niye çünkü adam yavaş. işte futbol mantığı buraya kadar geriledi. adam yavaş mı hızlı mı? gerisi gerisine gitsin. artık takıma zarar vermeye başladılar. yoruyor bu insanlar takımı. selçuk çok mu? değil abi rezil halde. aç oku yazdıklarımı hakkında. burak? iki adıma pas veremiyor adam. ama sen bunları ıslıklayıp, gazını alamayıp daha 2-3 maçlık adamlara da ıslık basarsan o iş olmaz.

    muslera'nın tepkisi o kadar anlamlı ki..kendisi bile dolmuş vaziyette. tamam senin düşüncende prandelli'yle olmayabilir, istediğin futbolcuyu kovabilir istediğin futbolcuya kızabilirsin. ama mümkünse bunu evinde kendi başına yap.

    şimdi bir kaç tane tepki gelebilir "yahu real madrid taraftarı casillas'ı ıslıklamış bize çok mu" diye. güzel kardeşim onun yaptığı ayıbı sen de mi yapacaksın? o yanlışı dünyanın en büyük kulüplerinden birinin taraftarı yaptı diye sen de mi yapacaksın. bu ıslık ve homurtulara devam edildiği sürece bu takım daha iyiye gitmez. bunu bir bilin.

    son olarak taraftara tavsiyem, bir kaç hafta takımın fizik yüklemesinin açılmasını beklemeniz. oyun anlayışı da oturduktan sonra çok can yakacaktır bu takım.
  • 4054
    2000'den sonra fenerbahçelileşen taraftar grubu. bence galatasaray'ın bütün birimleri, sahip olduğu her şeyin içinde en niteliksizi. ultraslan başta olmak üzere değiştirilmesi, dönüştürülmesi gereken birinci unsur.

    bir de acayip bir terane var: yok asgari ücret üzerinden maaş alıp eve götürmesi gereken üç kuruş parayı galatasaray'a veriyormuş... vermesin abicim. gitsin çocuklarına çikolata alsın. akıllı olan adam 900 lira maaş alırken maaşının onda birini bir buçuk saatlik maça mı verir?
  • 4056
    tam gaz görevdeler.. sağolsunlar daha ligin ikinci haftasında oyuncularını ıslıklamaya başladılar bile.

    sonra treni kaçırınca da suçlu yönetimle kadro oluyor.. bırakın allah aşkına.

    daha ligin 2. haftasında ve ilk şampiyonlar ligi maçında takımını ıslıklayan taraftar benim için haindir, nankördür. 4. yıldız senesinde takıma destek yerine köstek olandır.
  • 4058
    hepimizin gördüğü üzere fener medyası, tff, aziz ve işbirlikçileri tarafından yoğun bir saldırı altındayız. gaza gelip birbirimize, futbolcularımıza, yönetimimize sallayacağımıza kavgayı bırakıp burak yılmaz'a, selçuk inan'a, prandelli'ye, ünal aysal'a, veysel'e, melo'ya kısacası yönetime ve futbolculara sonuna kadar destek olmalıyız. yine tek vücut olup kavgaları, küslükleri anlaşmazlıkları bir kenara bırakmalıyız. bizim bizden başka dostumuz yok. "yönetim, futbolcu, taraftar şampiyonsun galatasaray!"
  • 4060
    kendi futbolcusunu yuhalayan, kendi hocasına sahip çıkmayan, en ufak kötü sonuçta imparator fatih terim diye bağıran, yönetiminin arkasında duramayan taraftardır. hepsi değil tabi, sözüm yandaş, işbirlikçi, satılmış, karaktersiz olan kitleye. kendi takımını sırtından vuran adama ben taraftar demem birader. sen buradan yönetim istifa, imparator oleey dedikçe zarar veriyorsun, farkında değilsin.
  • 4062
    beyaz tv, ntvspor, nevzat dindar, osman altunterim, kadir çetinçalı, sporx ve eurosport'u takip etmeye devam eden taraftardır. halen bu saydığım unsurları takip eden varsa bi sorgulasın kendisini. düpedüz manipüle ediliyoruz. en az 10 kişiden 5 i bu unsurları takip ediyor. eminim ki anderlecht maçında oyuncuları ıslıklayanlar, galatasarayı bu unsurlardan takip ediyorlar.

    ntvspor iyi kanal denip duruyor. evet kimin işine yarıyorsa, ona göre iyidir, doğru. galatasarayı ordan dinlemek emin olun çok yanlıştır. galatasarayı ordan takip etmenize gerek yok. fenerbahçenin 100 milyon tl tutarında borsa manipülasyonundaki sürecin birinci ayağı ntvspordur. bu kanal ve türevlerini çevrenizde anlatın. yavaş yavaş harekete geçme zamanı, çalışan insanlar veya öğrenciler hiç farketmez. sağımızda solumuzda fanatik, fotomaç gibi gazeteleri gördüğümüzde "fanatik mi okuyorsun? sakın bi daha alma bu gazeteyi" demek lazım. düpedüz tahrik edilen bi taraftarız. beşiktaş televizyonunda tuğrul yenidoğan'ın işe aldığı kadının görüntülerini gördük dün. nerde ahlak bekçisi beyaz tv? fanatik nerde? serdar dinçbaylının özel röportajı nerde hani? gündem "aysal gidecek mi kalacak mı?" pes yahu.
  • 4063
    içine kendimi de dahil ederek bir genelleme ve aynı zamanda öz eleştiri yapmak istiyorum. ne yazık ki başarı endeksliyiz, bunun sebebi de bu jenerasyonun çok büyük başarılar yaşaması ve bunun her zaman devam etmesini istemesi. en ufak bir başarısızlığa dahi tahammülümüz yok. galatasaray taraftarı ne zaman üst üste başarılı bir dönem geçirse yani başarı olarak doyuma ulaşsa, gevşiyor. bakın tribünlerin haline daha iyi anlayacaksınız. üç sene önce her maç o stadı hınca hınç dolduran taraftar ortada yok. bunda elbette takımın görece kötü olmasının da etkisi var ama bunlar tamamen birbiriyle doğru orantılı. seyirci iyi olursa takımın üzerindeki etkisi de iyi olur, eğer arena geçen sezonki gibi dolu olsaydı inanın bu formsuz takımı bile iterdi ve anderlecht maçını sırf bu güçle kazanırdık. isteğim bir an önce taraftarın uyanması ve hep destek tam destek sloganının yeniden tribünlerde vücut bulması.
  • 4065
    taraftar sayısı anketlerinde ilk sırada çıkmasındansa, eski dönemler için kullanılan klişe söylemle sayısı "inönü'nün iki direği arasına sığacak kadar az" ama ne zaman nasıl davranması gerektiğini bilen insanlardan oluşmasını tercih edeceğim topluluk. "maç sırasında kendi futbolcusunu ıslıklama" gibi tuhaflıklarla ilgili yukarıda yazılanlar aslında aramızda son derece sağduyulu ve bilinçli renktaşların olduğunu açık olarak gösteriyor, ama sorun galatasaray taraftarlığını bir başarıya tapınma bencilliği şeklinde yaşayan, tüketim toplumu mentalitesinin türlü hasarına uğramış ve şikeci medyanın rahatlıkla yönlendirdiği çok fazla tatlı su taraftarının bulunması.
  • 4070
    yavaş yavaş gazı bitmiştir, şu an futbolculara öneriler, sahip çıkmalar başlamıştır.

    belki de titre ve kendine geli gerçekleştirmişlerdir. ünal aysal'ın da dediği gibi "sporcuları kaybetmek çok kolay, önemli olan destek olup kazanmaktır" diyip, bağrımıza basmamız gerek, sen burak yılmaaaz diye bağır, 2 gol atsın özgüveni yerine gelsin. bu kafayla gidersek sezon sonu burak da selçuk da gitmek ister.
  • 4071
    başarıya alışkın oldukları için hep en iyisini isterler ve en küçük başarısızlıkta ortalığı yıkarlar. yalnız, ülkelerindeki denge unsurlarını, her şeyin sahada kazanılmadığını unuturlar. en büyük tepkiyi her zaman kendi oyuncusuna, kendi hocasına, kendi başkanına gösterirler. malesef birlik olamazlar. tüm taraftarı kucaklayacak bir tribün grubu oluşmaz malesef. en büyük tribün grubundan diğer taraftarlar pek haz etmez. haz etmemekte de çoğunlukla haklıdırlar. ne zaman ki bir noktada birlik olurlar işte o zaman her başarıyı yakalayabilecek bir camianın neferleridir.
  • 4073
    galatasaray futbol takımının önündeki en büyük engel. net konuşmam gerekirse ben şampiyonluk yolunda fenerbahçe'den bu kadar çekinmiyorum bu taraftarın bu takıma verdiği/vereceği zarardan çekindiğim kadar. herkes futbol dehası, bir s.ke yaramayan fikirlerini, yeryüzünde başka doğru yokmuş gibi her platformda milyonlarca kez tekrarlamadan, nefret kusmadan rahat edemiyor. git gide büyüyen egolar; kendilerini bu takımın hem başkanı, hem teknik direktörü, hem de sahibi zannetmelerini sağlıyor.

    belki eskiden beri böyleydi her şey. belki biz göremiyorduk. sonuçta insanların kendini ifade edebileceği yer sayısı sosyal medya ve sözlük sayesinde artınca daha çok görmeye başladık. ama en azından eskiden tribünlerde bir huzur vardı, destek vardı. anlık tepkiler her zaman vardı ve olmaya devam edecektir ama ben galatasaray taraftarının ligin ikinci haftasından takımdaki üç-beş kişi hariç kellesini istediği, hem hocayı hem başkanı rahat bırakmadığı başka bir dönem pek hatırlamıyorum. biz ne takımlar, ne topçular gördük be abi. sahada yürüyeni, hocasını yollamaya çalışanı, iki metreye top dürtemeyeni... en azından takımın daha çok yakın geçmişte şampiyon olmasında direkt etkileri olmuş futbolcuların kredilerinin bu kadar kısa sürede silinip düşman bellendiği, daha attığı imza kurumamış hocaların gönderilmeye çalışıldığı bu kadar sağlıksız ve kaotik bir ortam aklımda yer etmemiş. hele ki 4. yıldız diye yola çıktığımız bir sezonda.

    ben bu takımın maçlarını izleyince bazen bunalıyorum, kendime dert ediniyorum. ama sonra bu taraftarın reaksiyonlarını, yorumlarını görüyorum ve işte o zaman hasta oluyorum, üzgünüm ama midem bulanıyor. hani o yıllardır dalga geçtiğimiz, galatasaray düşmanı dediğimiz futbol yorumcuları var ya. işte onlardan hiç bir farkı kalmıyor bu taraftarın. bir taraftar grubu temel misyonlarını, yapması gerekenleri nasıl unutur, nasıl olmaması gereken bir şekle bürünür, canlı örneğini izliyoruz. hem de bu canlı örnek galatasaray'a çok pahalıya mal olacak korkarım ki.
App Store'dan indirin Google Play'den alın