• 187
    hepsi buradaki taraftarlar gibi yoğun hisler yaşayan taraftarlar değil, ama galatasaray konusunda verdikleri kararlar genelde isabetli oluyor. bilhassa katılımın düşük olmadığı genel kurullarda çıkan kararlar aklıselim sahibi bir yaklaşım taşıyor.

    ben bu sebeplerden 25 mayıs 2024 tarihli seçimli genel kurul toplantısında batum’a tahmin edilenden fazla, seçilebilecek olandan az destek bekliyorum.
  • 120
    bakıyorum da hepsi 25 mart 2019 mustafa cengiz basın toplantısı sonrası, tekrardan kokuşmuş liseci fikirlerini bir bir, alenen, korkmadan beyan etmeye başladılar gene.

    lanet gelsin o ;
    “galatasaray lisenindir” zihniyetinize.

    ulan taraftar tepkisi cengiz’in açıklamaları sonrası azalınca bir anda gene meydanı boş buldular.
    uyuma galatasaray taraftarı, safları, cepheleri boş bırakma.

    karşımızda bir fenerbahçeli’den bile daha sinsi, daha çok kötülüğümüzü isteyen bir rakip var.

    lise gururumuz, ama kokuşmuş liseci zihniyeti tez zamanda alt edilmeli.
  • 136
    seçim dönemlerinde, kendilerine hayat bulan üyelerdir. sonda söyleyeceğimi başta söyliyeyim de yazacaklarım farklı algılanmasın; sade bir taraftar olarak genel kurulun taraftara açılmasına karşı biriyim zira taraftar kafasıyla kulübün doğru yönetileceğine inanmıyorum.

    clubhouse twitter gibi sosyal medya sohbet odaları sayesinde bir çoğunun fikirlerini seçimlerle ilgili düşüncelerini gayet detaylı dinleme imkanı bulduk. benim bunca zaman dinlediklerimden edindiğim şey hepsinin başkanlık seçimleri ve kulüp içi siyasete bayıldıkları. bayılmanın da ötesinde müptelası oldukları. birisi çıkıp dese ki "her sene seçim yapıcaz" göbek atarlar.

    gönüllülük esasıyla yürütülen kurumlar ve oluşumların en zayıf noktası kişilerin ego yarıştırmasıdır. vakıflarda ve derneklerde bunun çok örneği görülür. bu mecralar maddi kazanç alanları değildir (normalde olması gereken) insanlar manevi kazanç peşinde koşarlar. birileri onu dinlesin, fikirlerini anlatsın, itibar görsün, pohpohlansın. egosundan sıyrılıp fayda için birşeyler yapanların haricindeki kitle "işlevsiz" olmaktan deli gibi korkar. ölüm ile işlevsizlik neredeyse aynı seviyedir onlar için. birisi selam vermezse deliye döner, sıkı sıkıya sarıldığı ve onu yaşama bağlayan köhne zihniyetin değişmesini asla istemez çünkü o fanus onun konfor alanıdır. çocukluk ve gençlik yıllarında "başıma icat çıkarma", "eski köye yeni adet getirme", bana felsefe yapma" gibi söylemleri bolca işitmiştir bu yüzden "yenilik" ve "değişim" gibi kelimeleri hakaret olarak algılar.

    şimdi yukarda çizdiğim portreyi, bu güne kadar genel kurul kürsü konuşmalarında, clubhouse ve twitter space sohbetlerinde dinlediğiniz kişilerle örtüştürmeye çalışın. hatta bazı başkan adaylarıyla. ben o kadar çok bu tarz söylemlere sahip kişiler dinledim ki bizim kulüp olarak bu günlere gelmemiz gerçekten mucize.

    peki bugünden sonra?

    benim umudum var. bu tip insanları yanında gerçekten vizyonu olan değişime ve yeniliğe inanan üyeler de var. potansiyeli çok yüksek genç nesil genel kurul üyelerine de sahibiz. elbet galatasaray'ı oyuncak yapmış köhne zihniyetin hegemonyasını kıracaklar.

    en büyük arzum, o senenin bu sene olması.
  • 69
    seçim havası yavaş yavaş sönmeye başladığına göre bu grupla ilgili bir yorum yapmak istiyorum. her ne kadar sevineceğimiz bir sonuca karar vermiş olsalar da aklı başında bir güruhun mustafa cengiz'i ezici çoğunlukla seçmesi gerekmekteydi. bu tip seçimler ile beraber galatasaray lisesinde okumamasına rağmen bu renkler için kalbi atan, tek kuruş menfaati olmayan hatta ve hatta cebinden para verip kulübe destek olan taraftarın ağzına bir parmak bal çalınmaktadır. bu kurula galatasaray lisesi dışında üye alımı için ne gerekiyorsa ivedikle yapılmalıdır (şu anda hali hazırda bulunan saçmalıktan bahsetmiyorum tabi). kulübün liseli (liseci değil) yapısının bozulmasına karşı değilim. şu an kulübün başında bir adet aziz yıldırım yoksa bunun sebebi bu yapıdır şahsi düşüncem, tüm halka açıldığı takdirde aziz yıldırım tipinde kişilerin kulübün başına gelmesi içten bile değil. bu sebepten belli standartlar içerisinde galatasaray taraftarının da bu kulüpte yer alması gerekmektedir.
  • 72
    26 mayıs 2018 galatasaray seçimli olağan genel kurulunda statükoya değil, vicdanlarına kulak vermeleri gerekiyor. bu seçimde dursun aydın özbek denen yalancının seçilmesi kulübün tarihine ve başkanlık makamında yer almış bugüne kadar ki tüm başkanlara hakarettir.

    dursun aydın özbek denen adam; kulüpten maddi çıkar sağlayan, kulübün varlıklarını hiç eden ve genel kurulun gözünün içine bak baka yalan söyleyen bir kişidir. bu adamın değil başkan olması, kulübün kapısından bile girememesi gerekir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın