• 4376
    hayatimda isler ne zaman kotuye gitse sigindigim limanim.en moralsiz oldugum anlarda en kotu hissettigim en yalniz hissettigim zamanlarda basarisiyla guc verdi bana.sampiyonluklarinda sarilip sevinecegim birilerini hep buldum ustelik sirf ayni renge asigiz diye kac yabanciya sarildim gol sevinclerinde bilmiyorum.bugun kotu gunler biliyoruz her yonuyle boka batti kulup oyuncak oldu birilerinin elinde ama cekip cikartacagiz yine en zirveye.ama ne olur kusmeyin takima kizin yoneticelere sahada ki ruhsuzlara sovun ama armaya kusmeyin.herkes gidiyor galatasaray sevgisi kaliyor cunku.
  • 4378
    ben galatasaray'ı çok sevdim. 17 ocak 1997, ilk gittiğim galatasaray maçı. 7 yaşındayım. bu maçtan iki sene evvel,babama alınması için yalvardığım akülü arabayı, amcam almayı kabul etmişti. tek şartı vardı beşiktaşlı olmam.. 5 yaşındaydım, ve her uyanığın geleceği gibi, bu yaştaki biri için beşiktaşın galatasaray'dan farkı olmaması gerekirdi. ama, ilk aşk gibi, aldığın ilk soluk gibi, ben galatasaray'ı çok sevdim, amcamın evinde bu teklife hayır dediğim anı hatırlıyorum..sneijder'in juventus'a gol attığı anda tribünde devrildiğim anı hatırlar gibi. arkadaşlar, ben galatasaray'ı çok sevdim... ali sami yen 'deki son lig maçı, kar yağıyor hafiften, hava soğuk, gençlebirliği, takım kötü, şu sonunda sekizinci olacağımız sezon, 2-0 yenildik, ama aklımda hala gittiğim en iz bırakan maçlardandır, çünkü seni yıkacak dozerin, seni yıkacak dozerin... ( https://www.youtube.com/watch?v=3gTBF3-khUw ) ben galatasaray'ı çok sevdim...şu şikeli sezonun ardından, galatasaray üniversitesindeyim, çok sevdiğim arma, diplomamda da yer alacak mutluluğuyla ve play-off denen garabet geliyor, sezonun her maçını tırnaklarımı yiyerek izledim ve kirli türk futbolunun önümüze çıkardığı engelde, play-off'larda arenada fener'e yeniliyoruz..yanımda arkadaşım omzumu sıkıyor...şampiyon olacağız diyor...şampiyon olacağız kardeşim..ben galatasaray'ı öyle çok sevdim ki o an, hiç inananamasam da, zihnim beynim isyan etse de inandım. hak eden yensin demedim, hak eden sensin dedim.

    ağladım bu takım için, aklım, kalbim, zihnim suskunlaştı, kabardı, çoştu..halden hale girdi, ama ben her defasında, kime kızarsam kızayım bir tek, 5 yaşında, akülü arabayı reddeden, çocukluğumun sahip olduğu o hissi...hiç ama hiç kaybetmedim. ben galatasaray'ı çok sevdim kardeşlerim, renkdaşlarım, abilerim ve ablalarım, siz de sevin her daim.. çakallar konuşur, kurnazlar ellerini ovuşturur, ama ben galatasaraylı olarak hep kalbimi, ali sami yen'in yemyeşil çimleriyle doldurdum...mecidiyeköy'den arabayla geçerken, son anda, azıcık görebileceğiniz o yeşillik, çocukluğum.... ben galatasaray'ı çok sevdim, biliyorum, biz binlerce kişiyiz. her şey güzel olacak..gözlerinizden öperim. stop.
  • 4379
    --- alıntı ---

    hala futbol takımı için büyük yanlışlar içerisinde olan kulüptür. burada 2 senedir dediğimiz gibi öncelik transfer değil kadroyu revize etmektir. 2 senedir işe yaramaz oyunculara sürekli para ödeniyor. bunları satarak az da olsa maddi açıdan rahatlamak gerekir. yoksa hiç transfer yapılmasa bile sürekli zarar edilir. denge dengeoğlu'nun bir üst modeli evlatçılık timsali türk futbolunun dinazorları aynı hataları yapmaya devam ediyor. hiç kimse tkaımdan gitmeyecekmiş. 89'da oyuna girip maç başı 25 bin doları kapmaya devam etsin herkes. bu yönetim, evlatçılık zihniyetli hocalar, çeteci grupcu oyuncular, galatasaray'ı söğüşleyenler olduğu sürece bu armanın maalesef burnu boktan çıkmaz. gerçek taraftar gerekirse amatör kümede oynasın galatasaray'ı hep destekler ama en ufak problemde işte bu saydıklarım hemen kaçıp gidecekler. o yüzden galatasaray'ın yeni yönetimlere, teknik direktörlere değil köklü bir devrime ihtiyacı var.

    --- alıntı ---

    ekşi'de galatasaray başlığına bakarken denk geldim, yazılanlar mevcut durumun en kısa ve yalın özeti olduğu için de buraya atayım dedim.
  • 4380
    malum ekonomik krizdeyiz. bazı arkadaşlar da eskiden yapılan fahiş harcamaları gösteriyorlar. onlara baktıkça bir şeyi hatırladım ben de,

    sene 2011 yada 2012. ögrenci evindeyiz, kagıthane'de. arkadaşımın memleketten bi tanıdıgı geldi. bizde kalacakmış 1 hafta. "olayın nedir?" falan diye sorduk. galatasaray yelken takımına transfer olmuş. "e niye burda kalıyosun" dedik, kulüp konaklayacak her saglamıyor mu sonuçta.

    bize 2 şey gösterdi. birincisi 1 haftalık konaklaması için hesabına gönderilmiş 4 bin lira. sadece 1 haftalık konaklama için. ikincisi ise "ya taksiye binicem nakitim yok şuanda" dedigi için kulüp tarafından "gider" olarak gösterilmiş 1000 liranın faturası, abdurrahim albayrak tarafından imzalı. taksi için ? 1000 lira ?

    bakın arkadaşlar, bu verdigim örnekteki eleman sahipsiz biriydi. arkasında kimse yoktu. başarılı görüldügü için transfer edilmişti. herhangi bir komisyon olayı gibi degil yani.

    - çocuk 1 hafta otelde kalacak ?
    + çak 4 bin lira gitsin, bi şey olmaz.
    - he bi de taksi parası ?
    + düz hesap 5 bin olsun, bin de taksi yazalım o zaman.

    kulüp bu kafayla yönetiliyor, başka açıklaması olamaz. bu küçük örnekte bile yöneticilerin nasıl iş ve hesap bilmez oldukları anlaşılıyor zaten ama bir de komisyon dönen olaylarda neler oluyor, neleri ceplerine atıyorlar kim bilir. fatih işbecer 1 haftalıgına transfer için arjantin'e gitmişti mesela, çıkarsınlar faturayı, 100 bin dolardan aşagı tutmuş mudur oradaki harcamalar sizce ? keşke 100 bin tutmuş olsa diyoruz hepimiz, eminim.
  • 4382
    kulübümü bir tek ben mi yanlış tanıyorum. evet iğrenç bir yönetim var, sıkıntılar büyük. şerefsiz federasyon ve uşaklarıyla yabancı kuralı önce bizi mahvetti sonra fenerbahçe lehine kullanıldı fakat 13 değil 23 puan da olsa bir tek benim mi umudum var ? mustafa hoca bu kulübe büyük başarılar getirmiş hoca. hani asıp kesmeyip sabredecektik ? bir bekleyelim, bir görelim. ben ne olursa olsun inanacağım. çünkü bu camia yapılamaz denilenleri yaptı hem de birçok hocayla. 13 puan olabilir ama içeride 2 tane derbimiz olacak. biz yeter ki galatasaray'ı destekleyelim. önce sabır sonra gerekirse kellelerin hepsi alınır.

    takımdaki çöplerin yollanmasını herkes kadar istiyorum ve gidecekler sadece biraz sabır arkadaşlar. armamız tekrar parıldayacak yeter ki destek, inanç ve ali sami yen ruhu içimizde olsun.
  • 4391
    çoktandır yazmıyorum umutlarımız erken söndü bu sene, lakin az evvel yazmam gerektiğini hatırlattı bir yazar arkadaş.

    dün yine puan kaybettik * canımız artık acımıyor mu sanıyorsun. sabahın köründe bir gazete bayisinin önünden geçerken atılan sarı-kırmızı renkli manşeti görünce bile cız etti yüreğim. okumadan anladım kötü yazdıklarını senin için.

    seni nasıl anlatayım ki acının ve sevincin kaynağı, bir mahşer kalabalığı şimdi ve küsmüş konuşmuyor cimbomlu çocuklar. hayalin atlası olan seni nasıl anlatayım, umudun haritası
    olan seni. daha sönmedi ateşin, belki küller kaplamış üzerini, belki korsun ama hep bildiğim gibisin,
    yanıyorsun…

    hayatımızdan geçip gidenlere selam olsun, sen hep yerinde dur!
  • 4392
    yönetimde hiçbir katkımız yok, oyuncuların oynayıp oynatılmamasında hiçbir katkımız yok, oyuncuların alınması bize sorulmuyor, takımda boktan bile oynamayan bazı oyuncular * hala oynuyor ve ne yönetim, ne hocamız bize sormuyor.oyuncular milyonlar alıyor , onların maaşını biz ödüyoruz.a sakat oyuncumuz çıkıp yıllık 10 trilyon kazanıp yatıyor ve rızık açıklaması yapıyor ama yönetim taraftarı gram savunmuyor, yine biz haksız çıkıyoruz. oyuncular taraftara trip atıyor ve yine taraftar haksız oluyor. başkanımız bir kardeşini galatasaray üyesi yapıyor, diğer kardeşi zaten yönetimde. klubü önüne gelen soyuyor. bilet fiyatları olabildiğince arttırılıyor ve sadece galatasaray liseliler veya ünlüler klüp üyesi yapılıyor. sonra da çıkıp tek bilek tek yürek diye kapmanya çıkarılıp bizden para dileniliyor. tüm bunların sorumlusu bizmişiz gibi.

    hassiktir ordan.
  • 4393
    daha yeni yeni futboldan haberdar olduğum o bebeklikten çocukluğa geçiş aşamasında herkes gibi benim de etrafımda türlü türlü kuşları seven amca, dayı, aile dostu, mahalledeki idol abiler falan doluydu. herkes kendi takımına katmak için çabalıyordu beni. babam cimbomlu olmasına rağmen çok fazla futbol hastası bir adam olmadığı için sanırım hiç "benim oğlan da benim takımımdan olacak" gibi bir tavır içine girdiğini hatırlamıyorum. adam o zamandan alacağım kararları bana bırakmış *. neyse etrafımdakilerin baskısıyla yavaş yavaş karar verme sürecine girmiştim ve coğunluktan dolayı aklım yavaştan en soğuk renkli takıma doğru kayıyordu. tam da dillendirmeye başlayacağım günün akşamı sonradan öğretmenim de olacak olan aile dostuna gittik. girdik eve muhabbet sohbet sonra ee hangi takımı tutacağına karar verdin mi dedi. tam söyleyecektim ki biyerlerden bi poster çıkardı.. tahmini olarak 1994'teki takımımızın maç öncesi yere çömmeli bi posteriydi.. gel galatasaraylı ol bu takvimi odana asalım dedi. o posterdeki hiçbir oyuncuyu hatırlamıyorum ama nasıl bi enerji verdilerse o gün karar verdim sarı kırmızıya gönül vermeye.

    sonradan öğrendim ki babam anneme takımını değiştirtmiş evlenince. e be adam ya ben yanlış karar verseydim neden bana da diretmedin. ayrıca öğretmenim bana hiç başka takımlıyım dedirtmeden tam zamanında getirmiş sevgiliyi bana

    o posteri gördüğüm andan itibaren zaman zaman kalbim patlayacakmış hissi yaratan, zaman zaman göğsüme bi adam oturtan, bu hayatta üzerine fikir yürütmekten en zevk aldığım, en çok sahiplendiğim varlıktır benim için galatasaray.

    iyi ki varsın. dert etme her zaman ayağa kalktık. şimdi göğsümüze adam oturma zamanı ama yine gelecek yine ses tellerimiz konfeti olup düşecek sami yen'in çimlerine...
  • 4394
    galatasaray'a manevi destek veren 20-30-99 milyon taraftar olabilir. ama galatasaray'a maddi yönden de destek olan kaç taraftar var ? milyonları bile zar zor bulduğunu düşünüyorum. ve taraftara kızamıyorum.

    şimdi kulübe üyelik falan hayal. ben galatasaraylıyım, aidat yatıracağım, giriş parasını ödeyeceğim diyen adam kulübe üye olabiliyor mu rahatça ? olamıyor. 20 milyon taraftarı olan kulübün, 8000 küsür kişinin oylarıyla başkan seçmesini hoş bulmuyorum mesela.

    store konusunda da faciayız. eskaza bir tişört alıp pijama niyetine giysem, yatak abi bu biraz saygısızca olmadı mı diye konuşur benimle. şimdi birkaç ürün göstereceğim, biz bu ürünleri hakikaten satmaya çalışıyoruz.

    https://gsstore.org/pinfo.asp?pid=10266
    https://gsstore.org/pinfo.asp?pid=9598
    http://www.gsstore.org/pinfo.asp?pid=9605
    http://www.gsstore.org/pinfo.asp?pid=10225
    https://gsstore.org/pinfo.asp?pid=10071
    http://www.gsstore.org/pinfo.asp?pid=10073

    bunlar sadece birkaç tanesi. abi nasıl alsın insanlar bunları ? emin olun daha kötüleri de var. sadece birkaç adet tişört koydum ben.

    yani vardır belki 20 milyon taraftar da, kulübe katkı veremiyor ki bu insanlar. store'lar rezalet. kulübe üye olunamıyor.
    ama doğru, bileklik alırlar.

    bakkal zihniyetiyle yönetiyorsunuz, sonra 20 milyon taraftar var diyorsunuz.
    he he.
  • 4396
    lise vesayetinden kurtarılmadıkça ve dışarı açılmadıkça asla dünyanın en büyük spor kulüplerinden biri haline gelemeyecek kulübümüz, canımızdır. çünkü bana bunca senedir bunca kupa ve başarıya rağmen kendimi bildim bileli bu kulübün nasıl borç içinde yüzdüğünü kimse açıklayamaz. çünkü açıklanabilecek bir durum değil.

    açıklaması var da, bu sefer de uçurulmaktan korkuyorum.

    saygılarla.
  • 4399
    galatasaray dünyanın en asil, en medeni ve imkanlarına göre en başarılı spor kulübüdür.

    evet öyledir ama futbol, kadın ve erkek basketbol hariç diğer branşları tamamen altyapı kaynaklarıyla yürütmesi gereken bir kulüptür de aynı zamanda.

    böylece sporcu yetiştirme fonksiyonu da ifa edilmiş olur.

    başkan özbek'in, tt arena'nın yanına spor salonu projesi pek aklıma yatmadı. futbol için aslantepe'ye gidemeyen taraftar basketbol ve voleybol için nası gidecek. neyse...
  • 4400
    ben kendimi bildim bileli kötü yönetiliyoruz. bu takım 2000 yılının kulüpler sıralamasında en tepeyi gördü. o zaman da dağ kadar borcu vardı. aradan yıllar geçti, yönetimler değişti. bazen en dibi gördük, bazen muhteşem sportif başarılar yakaladık. değişmeyen tek bir şey var: borcumuz hala dağlar kadar. bir camianın başına paranın kıymetini bilen, kulübü taraftar kadar benimseyen yönetici gelmez mi hiç? bize gelmiyor işte.

    ezeli rakiplerinden birinin son dönemdeki politikasına bakıyorsun. adamlar bir taraftan kemerleri sıkıp bir taraftan kadrolarını güçlendirmişler. fiyatını bulan adamı çat diye yollamışlar. bir önceki yıl altyapıdan çıkardıkları atınç'ı çuvalla paraya satmışlar. santrafor konusunda ise her sene sınıf atlıyorlar. almeida nere mario gomez nere? bakıyorsun oyunculara verilen maaşlara, o da gayet makul. cv'sinde atletico madrid, bayern münih gibi takımlar olan sosa dünyanın en kötü futbolcularından biri olan tarık çamdal'la hemen hemen aynı parayı alıyor. diğer futbolcularının maaşlarına değinmiyorum, bizim topçularla kıyasladığın zaman asgari ücret gibi kalıyor zira.

    peki sen ne yapıyorsun? yetenek yoksunu sabri'nin maaşına durduk yerde yüzde 100 zam yapıyorsun. teknik direktörün adı sanı duyulmamış jem karacan diye bir adamı "kemik gibi çocuktur, iyi koşar" diyerek aldırmaya çalışıyor, sen de transfer ediyorsun. oyunculara verdiğin maaşlar felaket, kadro planlaman rezalet. 2.5 sene önce kadronda 4 tane forvetin varken bugün tek alternatifin bir ayağı çukurda olan umut bulut. bütün bunlardan sonra da taraftar biraz sesini çıkardığı zaman da tepki gösteriyorsun. semih kaya sürekli gol yedirsin ama sahip çıkalım, burak yılmaz her maç 5 tane mutlak gol kaçırsın fakat protesto etmeyelim. bu taraftar eşek ya zaten, sırtına semer vurmadığınız kaldı. günün birinde uefa sana sopasını gösteriyor, senin aklın da yavaş yavaş başına gelmeye başlıyor. bu bataklıktan kurtulmak için bir çözüm üretiyorsun. ne o çözüm? bileklik satmak. vay anasını be. şeytanın aklına gelmez(!) vallahi, helal olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın