resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 20126
    her geçen gün daha da büyüyen futbol dahisi.

    haydi aslanım dan öteye gitmiyorsa futbol bilgisi, böylesine bir futbol bilgisi karşısında sürekli mağlup olan rakiplere sahiptir demek ki rakipler çok boş.

    avrupadan devamlı tokat yemiş olsa avrupanın en büyük kulübünün başına teknik direktör olmazdı. evet milan görece avrupanın en büyük kulübüdür. bazısı real madrid olduğunu söyler. milanın son 10 yılıyla değerlendiren dangalaklar bilmez.

    kesin olan birşey varsa;
    türkiyenin en başarılı spor adamıdır.
    türk tarihinin en büyük markalarından biridir.
  • 20127
    türk futbolunun röntgenini çekip masaya yatırdığında bu sözlükte dıj güçler, bizi kıskanıyürler diyerek hocayı ve destekçilerini malum partililere benzetenler vardı. güya fatih terim bazıları gibi hayali düşmanlar yaratarak 'başarısızlığına' kılıf uyduruyordu, bizleri uyutuyordu. bu görüşte olanlar bugün ali koç'un diagne transferine çomak soktuğunu savunuyor.

    ee demek ki baaazı dış güçler varmış değil mi? şimdi anladınız mı fatih terim'in nasıl insanlarla mücadele edip bulunduğu yere geldiğini. ama sorsan fatih terim'i sevenler ve arkasında duranlar reisçi ve tek adamcı.

    ne kadar enteresan değil mi?
  • 20129
    yaklaşık 20 yıla yakın futbolu takip eden biri olarak başarısız geçecek 3 sezondan sonra bile takımda kalmasını isteyeceğim teknik adamdır. tarihte bir kulüple simgeleşen teknik adam çok nadir takımlara denk gelir ve türkiye de büyük takımlar arasında sadece bize denk geldi. dünya futbolunda bunun en bilindik örneği ise sir alex ferguson'dur ve onlarda çok çalkantılı dönemlerden geçtiler.

    ben ferguson örneğinde ilk 6-7 sene şampiyon olamadılar klasiği yerine 2003 yılında beckham'la olan olaylara gireceğim. 2003 yılında kırmızı şeytanlar şampiyon olduktan sonra david, barthez, veron takımdan ayrıldı ve united yenilenme sürecine girdi. bu dönemde 2004 ve 2005'te şampiyon olamadıkları gibi ilk iki içinde de ligi bitiremediler. ayrıca şampiyonlar liginde iki yıl arka arkaya son 16'da veda ettiler. bir sonraki sene 2006 sezonunda ikinci olsalar da şampiyonluktan uzaklardı ve dahası şampiyonlar liginde grupta sonuncu oldular. bu süreçte taraftar onun hep arkasında oldu ve 2007'den itibaren üst üste üç şampiyonluk, bir şampiyonlar ligi şampiyonluğu, bir şampiyonlar ligi finali ve bir kez de yarı final oynadılar.

    bize gelirsek bir maç puan kaybedince burada fatih terim ismi yerden yere vuruluyor. fatih terim 1996 yılında galatasaray'ın başına geçmeden önce şampiyonluk sayılarında fenerbahçe'nin gerisinde hatta ülkenin beşiktaşla çekişmekte olan ikinci büyüğü savaşı içindeydik. şuanda ise ülkenin gelmiş geçmiş en başarılı futbol kulübü olduğumuz tartışılmaz bir gerçek.

    son eklemek istediğimse fatih hoca ve ferguson başarılı bir 2013 yılında takımlarından ayrıldılar ve iki takımda o sezondan itibaren çöküşe geçtiler. galatasaray'da başarısızlıktan sorumlu tutulan fatih terim için enkaz bıraktı denildi. ben ferguson'un arkasından enkaz bıraktı denildiğini hiç duymadım.
  • 20133
    yönetimin günahları üzerinden eleştirilen kişi.

    fernando gitti, ndiaye gitti ki bu iki orta saha da bize uygun değildi, yerlerine sadece seri alınabildi. fernando satılıyorsa yerine ivedi şekilde 6 numaranı getirip koyacaksın. donk'u oynatsana falan demeye hakkın yok. hoca zaten donk-fernando orta sahasıyla seni iki sene şampiyon yapmış. yeter artık. sen adama istediği orta sahayı bir kur ondan sonra eleştirirsin.
  • 20134
    sadece takım yerleşimi, geciken transferler yüzünden eleştirmek istemiyorum hocamı. kim nerde oynamış sezon başıdır değişir.

    fakat kim gelirse gelsin oynanan bu kısır futbol artık gerçekten beni futboldan soğutmaya başladı.
    eskinin o basan, gol üstüne gol isteyen takımı değil bu.
    kaybetsek bile ulan neler kaçtı, ne oynadık demek istiyorum.
    sonuç odaklı, gole yatan bir takım görmek istemiyorum.
    takımda bütün isimler değişse bile yıllardır, bu temposuz, yan pas geri pas muslera taktiği kabak tadı vermeye başladı.
    kimse forvet ve 6 numara yok demesin veya daha sezon başındayız da demesin 10 gün sonra lig başlıyor ve karşında 2.lig takımı var.
    sadece oyun görmek istiyorum, ne yapmak istediği belli olmayan skora yönelik bir takım olsun istemiyorum.
    doğaçlama, ayağa bakan ve planı olmayan bir takım değil.
    bu skor oyunu bize yakışmıyor
    (bkz: 7 agustus 2019 akhisar galatasaray maçı)
  • 20137
    fatih hocam kutlamayı falan bıraktı gitti tribünde engelli bir gencin yanına gitti, öptü, sarıldı. çocuğun mutluluğu, annesinin evladının o halini görüp hocanın elini öpmesi gözlerimi doldurdu yalan yok. egolu falan denilen adam kupayı falan bırakıp bu insanlarla ilgileniyor. seviyorum seni hocam.

    (bkz: 7 ağustos 2019 galatasaray akhisarspor maçı)
  • 20141
    kendisinde öyle büyük bir taşak vardır ki, kimse onu değil takımı eleştirir.
    sözlükte galatasaray futbol takımı başlığında böyle futbol olmaz olsun der herkes ama kendi başlığında bir şey yazılmaz.

    takımın oynadığı futboldan kimse mutlu değildir ama hocaya bir şey yazınca düşmanı olursun.

    bu terim eleştirisi mi değil mi ben de bilemedim:)
  • 20142
    golgesi yetiyor. allah basimizdan eksik etmesin. winner olduysak kendisi sayesinde olduk.

    (bkz: 7 ağustos 2019 galatasaray akhisarspor maçı)

    ama cok inatsin be hocam. kostas neden oynamaz aklim almiyor. hazir olduguna eminim ayni yuklemeyi aldi. yonetime santrafor istiyorum demenin bir yoluysa onu da anlamiyorum santraforsuz da kazaniyorsun .s maasini veriyoruz bari faydalanalim.

    gencler uzerinde de anlam veremedigim bir stratejisi var. birkac oyuncuya inatla sans veriyor ve yalan yok cogunu kazaniyoruz israr ettiklerinin. ama birkac oyuncuya da inatla sans vermiyor. atalay bugun oynayabilirdi. o isigi verdi hazirlik doneminde. ustelik hazirlik maclarinda da hakettiginden az sure aldi. ali yavuz kol ornegi de var. hocanin gorus alanina giremedi o da.

    ama asil elestirim alan paylasimimiz ve oyundaki hareketliligimiz uzerine. oncesinde de dilim dondugunce yazmaya calistim tekrar etmeye luzum yok. hucumda tikandigimiz anlar bolca oluyor bu sezon da bolca olacak gibi. hucuma cikarken topu alan oyuncu rakip kaleye yuzunu dondugunde diger oyuncularimizin yerlesimine bakin. bu macin ilk yarisini izlerken dikkatinizi cekmistir muhtemelen. one cikan pas opsiyonu yaratan kimse olmuyor. hepsi rakip markajinda. cok hareketsiz kaliyor oyuncular. bu sorunu cozmeden falcao'yu da alsak hucumda basimiz agrir.

    kazanmisken yazayim sonra yenilince tureyen galeyanci taraftar olmayalim.
  • 20147
    anti-terim tayfaya göre son 1.5 sezonda hiçbir halt oynatmadan galatasaray'a 4 kupa kazandırmış teknik adam.

    şimdi burada iki seçenek var. ya galatasaray düşmanlarının dillendirdikleri gibi hakemler sayesinde kazanılıyor bu kupalar yahut fatih terim balıyla.

    yok öyle '1.5 sezondur adam gibi top oynadığımız yok' diyip kestirip atmak.

    tarafını seç arkadaşım. nasıl kazanılıyor bu kupalar? açıkla bilelim hepimiz.

    bak verecekleri cevabı da yazıyorum. 'oyuncu kalitesi' hani şu akbilspor'un 5'lediği beşiktaş'a 3-0 kaybettiği için dua etmesi gereken, 12. adam diye bir kavramı olmayan hocanın o meşhur şapkadan çıkarttığı tavşanlar sayesinde ışıldayan oyuncu kalitesi.

    lan oğlum geçen sezon * 3 kulvarda mücadele eden takımın golcüsünü falan geç zaten yedekten içeri atacağın, güvenilir tek bir futbolcusu yoktu.

    çelişmeyin kendinizle. bu adam bu kadar kötüyse nereden geliyor bu kupalar?
  • 20148
    elbette iyi ya da kötü yanları olan bir teknik direktördür. eleştirilebilecek çok yanı var, fakat ben ısrarla eleştirildiği ve eleştirilmesini kabul edemediğim birkaç konuya değinmek istiyorum. değinirken de bu yazdıklarımın kişisel olarak birilerine cevap olsun diye değil, genel tutuma yönelik olduğunu belirtmek isterim.

    1- "fatih terim inatçıdır"

    bu yeni fark edilen bir şey değil.

    inatçı olmasa "bir iki sene daha oynar, futbolu bırakırım" diyen suat kaya'yı, kötü sezonlar geçiren ve gidecekler listesine adı yazılan ergün penbe'yle hakan ünsal'ı, sakatlıktan sonra kendini toparlayamamış olan buruk'u, joker olmaktan öteye gidememiş arif erdem'i; özellikle uefa kupası'nın alındığı sezon içerisinde yerden yere vurulan, hertha ve milan maçlarında yediği gollerden sonra "artık mehmet bölükbaşı oynasın" denen, chelsea maçından sonra hakkında "10 aslan 1 aptal", "taffarel değil avarel" gibi utanç verici manşetlerin atıldığı claudio andre mergen taffarel'i kazanamaz; bu adamlardan avrupa'nın her takımına karşı inatla kendi futbolunu oynayan galatasaray'ı yaratamazdı.

    ya da ilk maçlarında hatalar yapan fernando muslera'da inat etmese belki şu an kaleci nöbeti tutuyor olurduk. birbirine giren albert riera ve felipe melo konusunda inat etmese, bugün böbürlenerek anlattığımız çoğu başarıyı yaşamamış bile olabilirdik.

    2 - "fatih terim'in egosu var"

    fatih terim'in elde ettiği başarıların onda birini elde etmemiş ersun yanal'ın, aykut kocaman'ın, abdullah avcı'nın, yine fatih hoca'yla elde ettiği başarı anlamında asla boy ölçüşemeyecek şenol güneş'in egosuna, kibirine bir bakın, ondan sonra terim'in egosundan bahsedin derim.

    3- "fatih terim evlatçıdır"

    böyle bir tabir var. evlatçılık.

    şimdi burada vereceğim örneklerin hatalı ya da hatasız kararlar olması tartışmaya açık. sadece hocamızın "evlat" gibi bir takıntısının olmadığını örneklemek için yazıyorum. evlatçılık yapmakla eleştirilen fatih terim, galatasaray teknik direktörü olduğu ilk dönemde;

    hayrettin demirbaş, mert korkmaz, ilyas kahraman, feti okuroğlu gibi "evlat" tabirine birebir uyacak adamları hızlı bir şekilde kapı önüne koymuştur. kadroya kazandırdığı vedat inceefe adam ısıracak derecede yoldan çıkınca gözünün yaşına bakmadan takımdan kesmiştir. ayrıca "evlat" tabirini en iyi karşılayacak bülent korkmaz ve tugay kerimoğlu'nu defalarca maç kadrosuna bile dahil etmemiştir.

    ikinci döneminde;

    henüz 15 yaşındayken milli takım için yaptığı seçmelerde keşfettiği emre aşık'ı ilk on birden kesmiştir, hatta emre bu dönemde galatasaray'dan ayrılmıştır. aynı emre aşık, feldkamp tarafından başka takıma kiralanıp iyi performans gösterdiğinde, oynadığı takıma bakmaksızın 2008 avrupa şampiyonası için milli takım'a davet eden yine fatih terim olmuştır. işlerin kötü gittiği dönemde bülent korkmaz, arif erdem, hakan ünsal gibi evlatları kadro dışı bırakmıştır. yine seneler önce takıma kazandırdığı vedat inceefe'yi galatasaray'dan tamamen gönderen de fatih terim olmuştur.

    üçüncü döneminde;

    fenerbahçe ve beşiktaş geçmişleri olsa da bir ara "evlat" mertebesine erişebilmiş servet çetin ve gökhan zan gibi isimlerden formanın alınıp yirmili yaşlarının başındaki semih'e verilmesi bu döneme denk gelir. ayrıca sırasıyla hagi, gerets, skibbe, bülent korkmaz, rijkaard, tekrar hagi ve bülent ünder'in yedek bırakmadığı sabri sarıoğlu'nu feldkamp sonrası kulübeye gönderen ilk hoca fatih terim'dir. yerine önce hazırlık maçlarında tomas ujfalusi'yi, sonra afrika kupası'na gittiği dönem hariç emmanuel eboue'yi ilk onbirde oynatmıştır.

    burda eleştirilebilecek aydın yılmaz ve aykut erçetin'le sözleşme yenileme olayları var. aydın'dan o dönem gayet iyi verim alınmıştır. aykut'unsa ikinci kaleci olarak bulunmasını yanlış bulmuyorum. kendisinden sonra ikinci kaleci olarak gelenlerin hali de ortada.

    galatasaray'da teknik direktörlük yaptığı son dönemde ise;

    eray işçan, yasin öztekin gibi bu yolda ilerleyen isimler takımdan ayrılmıştır.

    4 - "fatih terim transfer konusunda başarısızdır"

    yine gidiyoruz ilk dönemine.

    bu dönemde maddi zorluklar yaşadığımız için fenerbahçe ve beşiktaş kadar transfer yapamadık. birkaç fiyasko transfer hariç aldığımız her adam; ilie, hagi, taffarel, filipescu, capone, marcio, hasan şaş, ümit davala vs çatır çatır top oynadı. transfer yapmadan futbola döndürdüğü adamlardan birinci maddemiz olan "fatih terim inatçıdır" başlığında bahsetmiştim.

    ikinci dönem fiyasko ötesidir. burda bile çok iyi birkaç isim almıştık. kötü yönettik. camia tamamen akıl tutulması yaşıyordu. yönetim, futbolcular, hatta canaydın'dan dolayı sabrı taşan taraftar ama en önemlisi fatih terim kontrolü kaybetmişti.

    üçüncü dönemin üstünde biraz fazla duracağız. çünkü sürekli sercan yıldırım ve yiğit gökoğlan'dan bahsediliyor.

    terim gelmeden önce küme düşme tehlikesi yaşadığımız dönem. berbat bir kadromuz vardı, hepsini terim'le temizledik.

    alınan ve terim'in çalıştırdığı dönemde faydalı olmuş isimler: fernando muslera, tomas ujfalusi, albert riera, felipe melo, engin baytar, selçuk inan, johan elmander, emmanuel eboue, necati ateş, dany nounkeu (terim döneminde gayet iyi top oynamıştır.), hamit altıntop, wesley sneijder, didier drogba, burak yılmaz, umut bulut (şimdi hatırlamayanlar olabilir ama o dönem aslanlar gibi oynuyordu)

    iyi performans gösterememiş isimler:
    ceyhun gülselam (bonservissiz), sercan yıldırım, furkan özçal (bonservissiz), yiğit gökoğlan, cristiano marques gomes (bonservissiz), nordin amrabat (bu da tartışılır ama benim nezdimde bekleneni veremedi)

    dördüncü dönemine geçeceğim ama "fatih terim transferden anlamıyor" diyenler, üçüncü ve dördüncü terim dönemleri arasında alınan endoğan, ontivero, salih, burdisso, jem karacan, carole, pandev gibileri bir hatırlasın.

    dördüncü dönemde ise sadece yuto nagatomo alınarak kazanılmış bir şampiyonluk var. nokta transferin tanımı. yine christian luyindama nekadio ve marcao gibi iki güzel adam alınmış. takıma kazandırılan ve iyi para getiren ozan muhammed kabak var, ozan'dan gelen para karşılığında alınan mbaye diagne ve kostas mitroglou ise bence kötü transferler. muğdat çelik zaten bedavaya geldi.

    özetle "terim transferden anlamıyor" gibi bir durum yok. aksini iddia eden varsa yine konuşur, tartışırız.

    5- "fatih terim'in taktik bilgisi yok, gaz futbolu oynatıyor"

    fatih terim'i eleştirmek isteyenlerin çok sık başvurduğu, kahve muhabbetinden öteye gitmeyecek argumandır. burda bile ilk sayfalarda yazanlar olmuş bunu.

    hocamız, futbolcu motivasyonunda usta bir adamdır, bunu futboldan az çok anlayan herkes kabul ediyor ama kendisinin tek özelliğini buymuş gibi göstermek art niyetli bir yaklaşımdır. her şeyi yapabilirsiniz; fakat brezilya kültüründen gelen capone'ye, marcio'ya, melo'ya; dünya devlerinde oynamış hagi'ye, popescu'ya; romanya'dan ilk defa çıkmış ilie, filipescu'ya; farklı yerlerden kalkmış gelmiş feghouli'ye, muslera'ya, belhanda'ya, rodrigues'e gazla futbol oynatamazsınız. kaldı ki terim'in oyuncu değişiklikleriyle, hamleleriyle çevirdiği tonla maç var. isterseniz, oturur, tek tek bakıp onları da sıralayabilirim bir ara.

    6- "fatih terim formayı adaletli dağıtmıyor"

    terim gelmeden önce yüzüne bakılmayan okan buruk, semih kaya, ryan donk, garry rodrigues, emre çolak, ozan muhammed kabak gibi isimler fatih terim'in forma adaleti sayesinde şans bulmuş, takıma girmiştir.

    7- "x kişisi olmasaydı, fatih terim de olmazdı."

    en büyük saçmalıklardandır. şampiyonluklarda etkisi olduğu söylenen onlarca isim yokken de terim'in takımları şampiyon olmuştur.

    fatih terim;

    mehmet ağar'ın güçlü olmadığı dönemlerde 5, haluk ulusoy'un tff başkanı olmadığı dönemde 5, gheorghe hagi, hakan şükür ve faruk süren olmadan 4, ünal aysal olmadan 6, `15 temmuz sonrası 2 şampiyonluk yaşamıştır.

    tabi ki de hagi'nin, hakan'ın, süren'in, aysal'ın ve galatasaray üzerinde emeği olan birçok kişinin terim'le kazanılan şampiyonluklar üzerinde etkisi, katkısı vardır. ama terim için "x olmasaydı olmazdı" demek asla doğru değil.
  • 20149
    çağın gerisinde kalmış olan teknik direktörümüz. oynattığı statik olmayan, çakılı futbol anlayışı yüzünden yakın teması seven savunma anlayışına karşı zorlanıyoruz. takımda ki herkes garantici futbol oynuyor ve kreatif hareketlerden olabildiğince uzak. ne yazık ki bu futbol anlayışı ile asla iyi bir futbol sergileyemeyiz. evet hocamız futbolculardan verim almayı biliyor, evet oyunu güzel okuyor, fakat modern futbolda sistematik oynamak çok önemli ne yazık ki bunu başaramadı, bireysel olarak verim almasına rağmen takım oyunu anlamında verim alamadı, evet şuan kupalar aldığı için taraftarlarımız ses çıkarmıyor oynanan futbola lakin her hocamızın gidişinde yaşadığımız çöküntüyü tekrar yaşama ihtimalimiz yüksek. başakşehiri izledik avcı bir sistem bıraktı ve yerine kim gelirse gelse aynı futbolu sergileyecekti. keza bilic beşiktaş' tan giderken arkasında bir sistem bıraktı ve şenol güneş bunun ekmeğini yedi. peki hocamız gider iken yerini kim ile dolduracağız?. her gidişinde tökezlememiz şansızlık değil ne yazık ki. umarım
    kendisi de artık yeterli olmadığını görüp sportif direktörlüğe geçer. ve teknik direktör olarak çağa ayak uyduran birini getirir. yanlış anlamayın josé mourinho için bile çağın gerisinde kaldı diyor isek hocamız konusunda bunu söylemek çok abes olmaz. kendisi futbolcunun kalitesinden anlayan birisi olduğu için kadromuzu ve geleceğimizi kurmaya devam etsin istiyorum. hem kendine ve ailesine daha çok zaman ayırabileceğini düşünüyorum bu rolde. çünkü şuan hoca ikisini bir anda yürütüyor ve onu yıprattığını düşünüyorum. hem futbolcu izle, hem alt yapı ile ilgilen, hemde rakiplerin analizini yap, bir yandan da futbolcular ile ilgilen bu yaşında bunu yapması çok zor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın