6655
http://skorer.milliyet.com.tr/.../1644023/default.htm
marca gazetesi'nin henüz takım olamadığı ve burak yılmaz'a çok yüklendiği yönünde eleştirisi var.
gerçekten de bakarsak geçen sezon skor yükünü tüm takım üstlenmişken bu sezon o oranda bir eşit dağılım söz konusu değil. geçen sezon forvet ve defans arasındaki mesafe son derece kısayken bu sene bu mesafe uzadı. geçen sezon golü bulduk mu hatlar arasındaki bağlantı kopmuyor ve oyunu rakibe bırakmıyorken bu sezon malesef bu konuda durum içleracısı.
ama bence sebebi takım olamamak değil henüz kimi futbolcuların form tutamaması. zira galatasaray'ın futbolcu karakteri tamamen takım oyununu ön plana çıkaran oyuncuların seçilmesiyle oluşmuş. takım oyununa uygun olmayan tek bir futbolcu bile yok kadroda.
falco götz'ün bir eleştirisi var. hamit altıntop 3 aylık performansı ile değerlendirilecek oyuncu değil diye. evet sahadaki hamit bizim bildiğimiz istediğimiz hamit değil. bu sene gördüğümüz hamit formda bir hamit'in sol bacağı etmez. keza sezon başı engin baytar'ı zihnen kaybettik. umarım devre arası kendisine ilaç olur ve yeni bir başlangıç yapar. melo ise herkesin kampta olduğu dönemde 3 ay güney amerika'da tatil yapmanın sıkıntısını yaşıyor. devre arasında fatih terim'in yapacağı kondisyon yüklemesi ile bu sorunu aşacağını düşünüyorum. zaten son maçlarda defansif olarak kendini bulmaya başlamıştı. tabi bir de necati'nin kaybı var. necati transferinden sonra galatasaray için çok önemli bir rol üstlendi. akıllı futbolcunun hali başka. topu sürekli rakip orta sahanın gerisinde fakat rakip defansın önünde alması nedeniyle hep markajdan uzak oynadığı geçen sezonun ikinci yarısı hem golcü hem de asistçi kimliği nedeniyle çok maç takımın rakip yarı sahada yerleşme ve kilidi açma sorununu çözen adam oldu. selçuk ve melo ile birlikte alternatif bir pas durağı rolünü üstlendi. necati'nin kaybı galatasaray'ın olgunlaşmaya başlayan futbol kimliğine de darbe vurdu.
işin aslı sezona çok umut vaad eden bir futbolla başladık. rakibi yediğimiz talihsiz golleri geçersek fizik ve oyun olarak eziyorduk. forvette elmander ve umut'un uyumu, defansımızın maçı neredeyse orta saha çizigisinde oynaması baya baya umut vaad eden bir oyun ortaya çıkarıyordu. ancak ilk devre boyunca bir türlü ideal defans ikilimizi bulamamamız, defans hattının oturmaması ve cris'in gerçekten çok yavaş bir oyuncu olması dolayısıyla defans çizgisinin her maç değişmesi tüm takımın oyun içerisinde nerede duracağı konusunda kafa karışıklığı yaşamasına yol açtı. zaten avrupa ve türkiye'de istediğimiz sonuçları almaya başlamamız fatih terim'in dany semih ikilisinde karar kılmasıyla oldu. bu süreçte riera'nın sol beki kapıp güzle performans göstermesi ve eboue'nin de toparlanması ile takım defansif anlamda soluk aldı. tüm bunlara melo'nun da hafiften form tutmaya başlamasıyla takım son 3-4 maçını defans yaparak kazandı.
açıkcası bu takımın bence tek bir transfer ihtiyacı var. o da çok elzem değil. eğer melo ve hamit form tutar, engin geçen seneki engin olmanın yolunu bulursa ihtiyacımız olan adam ki fatih hoca ısrarla emre'den bunu yaratmaya çalışıyor sol kanatta arda gibi bir dinamo. hem oyunu organize edecek hem sol kanatta etkin rol oynayacak, hem de defansif olarak ne gerekiyorsa yapacak. malesef bu spesifik bir futbolcu tipi. dünyada 2-3 bilemedin 4 tane vardır. o halde burak'ın yanına alternatifi dünyada bolca bulunan necati gibi bir adam almak gerekiyor. bu transfer rakip defans içine mükemmel koşular yapan burak'ın da gol sayısını ve formunu çok üst düzeye çıkaracaktır. ujfalusi'nin dönüşünü de eklersek galatasaray kadro sıkıntısı yaşamadan lige ve avrupa'ya devam edecek kapasitededir. kilit oyuncularının form sorunu çözüldüğü anda şu an oynanan futbol 2-3 gömlek üst levele taşınacak ve gerçekten de bayern münih gibi bir takımı bile ürkütebilecek bir kaliteye ulaşacaktır.
marca gazetesi'nin henüz takım olamadığı ve burak yılmaz'a çok yüklendiği yönünde eleştirisi var.
gerçekten de bakarsak geçen sezon skor yükünü tüm takım üstlenmişken bu sezon o oranda bir eşit dağılım söz konusu değil. geçen sezon forvet ve defans arasındaki mesafe son derece kısayken bu sene bu mesafe uzadı. geçen sezon golü bulduk mu hatlar arasındaki bağlantı kopmuyor ve oyunu rakibe bırakmıyorken bu sezon malesef bu konuda durum içleracısı.
ama bence sebebi takım olamamak değil henüz kimi futbolcuların form tutamaması. zira galatasaray'ın futbolcu karakteri tamamen takım oyununu ön plana çıkaran oyuncuların seçilmesiyle oluşmuş. takım oyununa uygun olmayan tek bir futbolcu bile yok kadroda.
falco götz'ün bir eleştirisi var. hamit altıntop 3 aylık performansı ile değerlendirilecek oyuncu değil diye. evet sahadaki hamit bizim bildiğimiz istediğimiz hamit değil. bu sene gördüğümüz hamit formda bir hamit'in sol bacağı etmez. keza sezon başı engin baytar'ı zihnen kaybettik. umarım devre arası kendisine ilaç olur ve yeni bir başlangıç yapar. melo ise herkesin kampta olduğu dönemde 3 ay güney amerika'da tatil yapmanın sıkıntısını yaşıyor. devre arasında fatih terim'in yapacağı kondisyon yüklemesi ile bu sorunu aşacağını düşünüyorum. zaten son maçlarda defansif olarak kendini bulmaya başlamıştı. tabi bir de necati'nin kaybı var. necati transferinden sonra galatasaray için çok önemli bir rol üstlendi. akıllı futbolcunun hali başka. topu sürekli rakip orta sahanın gerisinde fakat rakip defansın önünde alması nedeniyle hep markajdan uzak oynadığı geçen sezonun ikinci yarısı hem golcü hem de asistçi kimliği nedeniyle çok maç takımın rakip yarı sahada yerleşme ve kilidi açma sorununu çözen adam oldu. selçuk ve melo ile birlikte alternatif bir pas durağı rolünü üstlendi. necati'nin kaybı galatasaray'ın olgunlaşmaya başlayan futbol kimliğine de darbe vurdu.
işin aslı sezona çok umut vaad eden bir futbolla başladık. rakibi yediğimiz talihsiz golleri geçersek fizik ve oyun olarak eziyorduk. forvette elmander ve umut'un uyumu, defansımızın maçı neredeyse orta saha çizigisinde oynaması baya baya umut vaad eden bir oyun ortaya çıkarıyordu. ancak ilk devre boyunca bir türlü ideal defans ikilimizi bulamamamız, defans hattının oturmaması ve cris'in gerçekten çok yavaş bir oyuncu olması dolayısıyla defans çizgisinin her maç değişmesi tüm takımın oyun içerisinde nerede duracağı konusunda kafa karışıklığı yaşamasına yol açtı. zaten avrupa ve türkiye'de istediğimiz sonuçları almaya başlamamız fatih terim'in dany semih ikilisinde karar kılmasıyla oldu. bu süreçte riera'nın sol beki kapıp güzle performans göstermesi ve eboue'nin de toparlanması ile takım defansif anlamda soluk aldı. tüm bunlara melo'nun da hafiften form tutmaya başlamasıyla takım son 3-4 maçını defans yaparak kazandı.
açıkcası bu takımın bence tek bir transfer ihtiyacı var. o da çok elzem değil. eğer melo ve hamit form tutar, engin geçen seneki engin olmanın yolunu bulursa ihtiyacımız olan adam ki fatih hoca ısrarla emre'den bunu yaratmaya çalışıyor sol kanatta arda gibi bir dinamo. hem oyunu organize edecek hem sol kanatta etkin rol oynayacak, hem de defansif olarak ne gerekiyorsa yapacak. malesef bu spesifik bir futbolcu tipi. dünyada 2-3 bilemedin 4 tane vardır. o halde burak'ın yanına alternatifi dünyada bolca bulunan necati gibi bir adam almak gerekiyor. bu transfer rakip defans içine mükemmel koşular yapan burak'ın da gol sayısını ve formunu çok üst düzeye çıkaracaktır. ujfalusi'nin dönüşünü de eklersek galatasaray kadro sıkıntısı yaşamadan lige ve avrupa'ya devam edecek kapasitededir. kilit oyuncularının form sorunu çözüldüğü anda şu an oynanan futbol 2-3 gömlek üst levele taşınacak ve gerçekten de bayern münih gibi bir takımı bile ürkütebilecek bir kaliteye ulaşacaktır.

