resim
Dursun Aydın Özbek
Görev:Başkan
Takım:Galatasaray
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 2851
    bırakın riva'yı da florya'yı da satsın. galatasaray'ın başka çaresi ve tercihte bulunma ihtimali yok. çünkü bizim kulübün o kadar fazla falsosu var ki devletin dayadığı projeyi onaylamaktan başka bir şey yapamaz. her galatasaray yönetimi bu konuda ancak onay makamı olur. biz, 1.5 milyar borcu olan, her sene 60 milyondan fazla zarar eden halka açık bir şirketiz. yani iflas halindeyiz. isteseler bir kayyum atarlar ne var ne yok satarlar zaten. ne riva ne florya ne de ada kalır.

    bir de şimdilerde, riva'ya tamam ama florya'yı sattırmayız, diyorlar. dedim ya yukarıda, bizim seçme şansımız yok. seneler evvel, sanırım adnan öztürk anlatmıştı, riva konusunda ciddi bir para ödeyerek imar izni almıştık ve bunun belli bir süresi vardı. yani inşaata başlanmazsa bu hakkı da kaybedecektik. biz de uyduruktan bir inşaata başlayacaktık. ali sami yen spor lisesi gibi bir şey planlanmıştı herhalde. şimdi sen, florya'yı satmam, dersen adam çıkıp, ben sana imar izni verdim kullanmadın şimdi de izin vermiyorum, diyemez mi? metronu açmazlarsa maça bile gidemiyosun. dedim ya o kadar açığımız var ki kulübe el koysalar konuşma hakkımız yok. stadın çatısını kapatabildik mi. mahkemeden çatının kapanması konusunda lehimize karar çıksa da isteseler salon yaptırmayıp localar ve stadın içi için harcanan 25 milyon daları isteyemezler mi?

    gördüğüm kadarıyla başkan işleri olabildiği kadarıyla kulübün yararına yürütüyor. florya yerine 250 dönümlük futbol şubesinin ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir yer tahsis etmeye çalışıyor. florya'nın sadece 23 dönümü bize ait ve kendimiz yapacağız desek imar izni de vermezler.

    çoğumuz 25-30 yaş civarında olan insanlarız ve en fazla 30-35 yıl daha heyecanımızı koruyacağız, maçlara gidip geleceğiz. ben bu süreyi araziyle, arsayla, otelle değil iyi takımlarla geçirmek istiyorum. hepsini sat başkan, kur iyi bir takım önümüze bakalım.

    peşkeş meselesine gelince, bu işleri peşkeş ve nepotizme bulaşmadan yürütebilecek bir adam varsa söyleyin, anlından öpelim, helâl olsun, diyelim.
  • 2852
    riva ve florya'dan elde edilecek gelirin %5'i ile yeni araziler alacağını beyan eden başkan. riva ve florya'dan beklenen gelir, 500 milyon dolar. dolayısıyla bahsettiği rakam 25 milyon dolar. sadece arsa almak için 25 milyon dolar yeterli olabilir. peki sonra ne olucak. yeni arsanın riva gibi dillendirilmesini mi bekleyeceğiz senelerce. galatasaray'ın riva ve florya arazilerini sadece 500 milyon dolar'a elden çıkarıyor olması ciddi bir buhran. evet banka borçları kulübün kamburu olmuş durumda ve aşılması gerek. ancak bu, riva ve florya arazilerinin geri kazanamayacağımız ve kulübün aleyhine olacak şekilde değerlendirilmesini gerektirmez. riva ve florya'nın galatasaray'a sürekli bir gelir kazandırması gerekir. umarım galatasaray'ın geleceğini olumsuz derecede etkileyecek kadar yanlış kararlar almaz.
  • 2861
    medya'da kimler kendisini destekliyor !

    beyaz tv, telegol gibi programların ve bir çok galatasaray düşmanı olanlar bu adamı destekliyor. ben kendisini sevmiyorum, hiç sevmiyorum asla hiç bir zaman da galatasaray'a başkan olacak bir insan olduğunu düşünmedim, şimdi adnan polat zamanında ali sami yen stadyumunu toki'ye vererek, bizi seyrantepe ye sürdürdü edilen zarar ? para ? mal ? mülk ? ha yeni stadyum güzel mi evet ancak ulaşım ? yok ! ruh var mı stadyumun dışında yok ? cafe bar var mı o da yok e ne var ? boş beton bloklar.

    şimdi dursun bey floryayı, rivayı satıp galatasaraya para kazandıracakmış. galatasaray önce taraftarları kazansın sonra bunlar gelir zaten bunlar gelmeden istifa eder.

    uzun lafın kısası smokin başkan inşallah tez zamanda istifa eder.
  • 2863
    kendisinden tabiri caizse "nefret etmekle" birlikte, riva ve florya konusunda giydirilmesine karşıyım...

    geçmişte mecidiyeköy arazisinden çıkışımız ve seyrantepe'ye gelişimiz konusunda zarar ettiğimiz ve benzerini riva ve florya'yla dursun özbek'in yapacağı yönündeki eleştiriler bence haksızlık içeriyor.

    şöyle ki;

    - galatasaray mecidiyeköy'den çıkmadı - çıkarılmadı - çıkmak zorunda kaldı. şehir ve bölge planlama mecidiyeköy'de yapılacak bir stadın istanbul merkez trafiğini tamamiyle kilitleyeceğini, planı çizilen stat projelerinin mevcut araziye sığmayacağını, galatasaray'ın tütün fabrikası binasını da satın alması gerektiğini ve o arazinin eklenmesi gerektiğini, bu arazinin maliyetinin galatasaray'a 30 milyon dolar civarında ek maliyet çıkaracağını belirtti. - mevcut durumda tütün fabrikası arazisi satılık da değildi.

    - galatasaray o dönem stat finansmanı için kredi sözleşmelerinden 60 milyon dolar gibi bir rakama anlaştı, ancak o rakam sonrasında stat maliyetinin altyapı problemleri sebebiyle 90 milyon doları bulabileceği söylenince proje baştan patladı. mehmet cansun işin içinden çıkamamıştı, özhan canaydın da çıkamadı. rahmetli takımı 2 sene olimpiyata gönderdi, yersiz yere stattan çıktık, ancak inşaat başlatamadan evimize döndük.

    - galatasaray'a devletten mustafa sarıgül aracılığıyla "gelin sizi taşıyalım, istanbul'un yeni yerleşkesi olacak, büyüyecek seyrantepe arazisini, mevcut alanınızın 3 katına yakın arsayı size tahsis edelim. stadınızı biz yapalım, para harcamayın, stadı da tapulu üzerinize verelim, mecidiyeköy'den çıkın, istanbul trafiği de rahatlasın, o araziye bina yaptırmayacağız teklifi geldi,

    - galatasaray'a toplam inşa maliyeti 120 milyon doları / arazi altyapısıyla birlikte - bulan, irtifa haklarıyla birlikte 200-250 milyon dolar civarında bir değerle ve stat tapusuyla türk telekom arena verildi. galatasaray'ın arazisi tabii ki çok daha değerliydi - rayiç bedeli 500 milyon dolar civarında olduğu söylenen bir arazi. ancak arazinin sadece üst kullanım hakkı 49 seneliğine galatasaray'daydı, bu haliyle zaten tapu sahibi değildik ve devlet, 49 sene sonra kontratı yenilemeyerek gsgm aracılığıyla stadı yıkıp galatasaray'ı evinden atabilecek yetkiye haizdi,

    - galatasaray, stadı 2 sene gibi kısa bir sürede teslim aldı, vodafone arena sürecine bakılınca aslında hayli hızlı. bu kadar da uzamazdı, ancak talu mimarlık çok büyük bir ekonomik kriz yaşadı ve ihale taahhütünü yerine getiremeyince proje 6 ay gecikti, bu gecikme karşılığı galatasaray'ın yükümlülüklerinden bir miktar düşüldü,

    - stadın devriyle ilgili galatasaray - o dönem yaşadığı sıkıntı nedeniyle, ihaleden pay karşılığı stadın çatısını sonra biz tamamlarız teklifiyle bir anlaşma yaptı. bu anlaşmaya göre stadın çatısına harcanacak meblağ galatasaray'a ödenecek, galatasaray stadın tamamlanması sonrasında çatıyı yapınca tapuyu alacaktı, o dönem o para sanıyorum acil borç ödemelerine harcandı, ihale payı olarak galatasaray'a muhasebe edildi. bedeli 10 milyon euro civarında idi. galatasaray halen o çatıyı yapmadı ve yükümlülüğünü yerine getirmediği için stada her maç gördüğümüz gsgm'ye aittir tabelası asıldı. anlaşma gereği çatı yapılırsa stadı devralıyoruz. tabi hükümet galatasaray'a yamuk yapmazsa.

    şimdi;

    aslında galatasaray'ın çevresinde bağ - bahçe olan ancak bar - otel olmayan seyrantepe'ye taşınma öyküsünü aslında bir tufa meselesi olarak görmek fazla acımasızca. eleştiri noktası şu olabilir, mecidiyeköy arazisi rant'a kapalı olacak ve bina yapılmayacaktı - göya - ancak akp hükümeti bu olayı da bir rant havuzuna çevirip arazinin üst kullanım hakkını feshederek torunlar'a araziyi imara açtı.

    imara açılan arazide şuan 3-4 adet gökdelen var, inşasında 7 kişinin asansörden düşerek öldüğü gökdelenler hani.

    bunda utanması gereken bir kurum - kişi varsa o da mevcut hükümet ve şehircilik bakanlığıdır. ancak onlarda o utanma olsa, öncelikle sultanahmet ve ayasofya'nın silüetini beceren o zeytinburnu kulelerini imara açmazlardı ki durum içler acısı.

    yani özetle, seyrantepe projesi eleştirildiği kadar galatasaray'a kayıp vermiş bir uygulama değil. ulaşım sorunları - altyapı ve lokasyon konusu zamanla çözülebilecek, ancak lobimizi yeterince işin içine sokmadığımız için halen başımızı ağrıtan olaylar. yoksa o seneden sonra statta geçirdiğimiz süre boyunca bilet ve seyirci ortalaması göz önüne alınır - imaj olarak da kazandırdıkları hesap edilirse aslında kazançlı olduğumuz bile söylenebilir.

    şöyle hesap edelim - ortalama 8-10 bin kişiye 50 lira biletle maç izlenen ali sami yen size maç başı maksimum ortalama 500.000 tl kazandıran bir gelir kapısıydı. tt arena, takım başarılıyken 25-30 bin ortalama ile ve minimum 60-80 lira bandında bir bilet parasıyla - yanında store'larla falan gelir sağlıyor ki bu da maç haftası yaklaşık 2 milyon tl olarak kulübe dönüyor. stadın yapıldığı günden bu yana 6 senelik dilimde bu paranın toplam galatasaray'a getirisi yaklaşık 90-180 milyon tl civarında.

    yani stadı taşımamış olsaydık mecidiyeköy'de kalsaydık bugün 90-180 milyon tl minimum gelirden mahrum kaldığımız yetmeyecekti, üstüne bir de stat yapmak için 100-150 milyon kredi ödemesi yapacaktık.

    ne anlatmaya çalışıyorum?

    yanlış işler yapan ve sevilmeyen kişiler, galatasaray'ın bekası için yapılmaya çalışılan şeyleri gölgelememeli.

    galatasaray yine bir darboğazda ve kurtulmak için çare arıyor. "riva'yı vermem, florya'yı vermem, ada'yı vermem, kalamış'ı vermem, küçükçekmece'yi vermem, futbolcumu satmam, başarıdan ödün vermem" dediğin zaman o borcun kapanma ihtimali yok ve her sene makas açılıyor.

    başka önerilerle gelin...

    2010'larda fenerbahçe taraftarının kulübüne sağladığı kadar kulübümüze mali açıdan yatırım ve destek sağlamadığımız ortada.
    onların o zamanlar sağladığı mali desteği biz kulübümüze sağlamış olsak belki bu günlere gelmeyecektik.

    ancak taraftar profilimiz belli, öyle çok parası olan adam galatasaraylı olmuyor zaten taraftar nezdinde.
    daha halk takımı, daha düşük gelir profilli adamların takımı galatasaray, iş adamlarını saymazsak.

    uefa ve fifa - kara para aklamanın engellenmesi için kulübe iş adamları tarafından doğrudan para sokulmasına da izin vermiyor artık. kulüp hissesi satmadığınız sürece - ya da kulübü satmadığınız sürece kulübe para sokmanız yasak.

    ne yapacağız?
    borcun açılmasını ve iflasa giden - ki zaten bilanço olarak teknik iflastayız - yolda kulübümüzün gün be gün erimesini mi bekleyeceğiz?
  • 2868
    bugünkü basın toplantısında yine "eğer florya projemizi de riva'yla birlikte onaylamazsanız ben bu işte yokum" demiştir. kesin olarak anladım ki emlak gyo "riva için o parayı almak istiyorsan florya'yı da vereceksin aslanım" diye baskı yapıyor, çok açık. florya arazisi çok çok değerli. e beyefendiler bunu bal gibi biliyor, riva'yı bahane edip florya'ya da çöreklenmek istiyor. çünkü işin ucunda sınırsız rant var.
  • 2871
    galatasaray başkanı. bu adam bize bir şeyler anlatmak istiyor ama beceremiyor konuşamıyor ikna kabiliyeti yok konuşmaları tatmin edici değil, gerçekten iyi şeyler yapmak istiyor olabilir ama bunları bize anlatamıyor. birde floryayı satmak için bizlere sunduğu tek argüman iki futbolcunun sakatlık yaşaması gerçekten çok komik. bize bu satışın gelirlerini açıkla florya satılırsa bize artılarını eksilerini say. bu basın toplantısı cumartesi yapılacak genel kurul öncesi ön hazırlıktı dursun özbek için, ama bunu iyi kullanmadı. cumarteside bu projenin faydalarını artılarını eksilerini genel kurula açıklayamazsa onay olması çok zor.
  • 2872
    inan kirac'in aciklamasinda hem florya+riva paketine karsi ciktigini belirtmesi, hem de unal aysal'a haksizlik yapildigina deginmesi, unal aysal'in baskanlik icin o gorev hepimiz icin sereftir diyip kapiyi acik birakmasi ve dursun ozbek'in israrla bu paket olmazsa ben yokum demesi. hepsini ust uste ekleyince onumuzdeki bir kac hafta icinde galatasaray'da olaganustu gelismeler olabilecegi seziliyor.

    hayalimdeki senaryo, dursun ozbek'e izin cikmasin, gorevden istifa etsin. unal aysal gelsin ve futboldan sorumlu alp yalman-levent nazifoglu ve en onemlisi riekerink bey'imizle devam diyip yonetim kurulunu da guclu isimlerden kursun. sadece riva'yi degerlendirsin. hem de fatih terim'in galatasaray'a yanlama planlari tamamen suya dussun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın