• 5
    insanlar bir takım hakkında yorum yaparken genelde sahip olduğu futbolcular üzerinden değerlendirme yaparlar fakat diziliş 11'e 11 oynan kocaman sahada çok büyük öneme sahiptir.

    halısaha maçlarında gerektiğinde sahanın her yerine yetişebildikleri ve müdehale şansı olduğu için öyle geliyor da olabilir büyük sahada oynamak bambaşkadır.

    herkesin belli görevleri ve mevkisi vardır. belli şeylerden sorumlu ve bir çarkın dişlisini oluştururlar. uyum ve birbirini tamamlama çok önemlidir. bu da dizilişi çok önemli kılar.
  • 7
    4-4-2, 4-3-1-2, 4-1-5, 3-7-0... toplami on eden rakamlari yanyana yazip taktikten bahsettigini sanarak konusmak cok moda oldu. ilk yanlisi duzletip devam edelim, bu rakamlar dizilisi, formasyonu gosterir, taktigi degil. sayilar ve supurge saticilari arasindaki baglantiya girmeme gerek yok sanirim.

    dizilisleri ortaya cikartan yapilmak istenen strateji ve taktik kadar futbolcu karakterleridir. gunumuzde cok fazla kanat forvetli takimin olmasinin sebebi yeni yetistirilen futbolcularin bu yonde kendini gelistirmesi. elindeki futbolcu karakterinin boyle olmasi cozumu de bu yone cekiyor. gelelim galatasaray'a.

    bizim takimimizdaki en temel sorun ne dizilisin ne de stratejinin futbolcu karakteri uzerinden yapilmiyor olmasi. bizdeki sorun kontrata gore takim kurmamiz. ve sanildiginin aksine akliniza gelebilecek her dizilis icin ayri bir kadro kurabilecek kadar futbolcusu var galatasaray'in. yani cift santrafor olsun, kanatlar olsun vs vs bunlarin hepsi yapilabilir. sadece dogru kimya ile biraraya getirilmesi gerekiyor. kontratlar uzerinden takim kuruldugu muddetce bu mumkun degil. cunku dizilisin hicbir onemi yoktur, onemli olan futbolcu karakterinin sahadaki yeridir. futbolcu karakteri diyince akliniza iyi huyu futbolcu gelmesin. burada kastedilen sey futbolcunun sahaya ciktiginda refleksif olarak ortaya koydugu oyundur. bosa cikma aliskanliklari, pas verirken dondugu yon, top indirirken nereye dondugu, topla kosusunu nereye yaptigi vs vs.

    simdi bunlari dusunerek bir takim kurmaya kalksak sneijder'in hicbir sart altinda burak ile 50metreden daha yakin oynamamasi gerekir. keza selcuk da oyle. bizim 2012-2013 sezonunden beri yaptigimiz ise tam tersi, hem sneijder hem selcuk burak'a yakin oynuyor cogu maci, haliyle burak butun pas sistemini alt ust ediyor. bu iyi futbolcu kotu futbolcu tartismasina girmeden futbolcu karakteriyle aciklanabilecek bir olgu.

    melo'nun oyun karakterine baktigimizda aslinda defanstan top almaya gelmemesi gerektigini de goruruz. cunku melo inatci, rakibiyle didismek icin gerekirse bombos adama pas vermemeyi bile goze alacak biri. defans onunde top alip oyun kuracak kisinin rakibi tamamen yokmus gibi davranmasi gerekir. bu nedenle dlp oyuncusuna quarter back de denir. rakibi ustune atlayacak da olsa atmasi gerektigi yere dogru zamanlamayla ve dogru aciyla atmasi gerekir.

    yekta'de belki bir okan buruk olma potansiyeli vardi ilk geldigi sene. ancak yekta'nin sorunu attigi kisa adimlari yeterince hizlandiramamasi ve cizgi oyununda duz kosusunun olmamasi. bu adami defans onu kullanmanin da oyun karakterinden dolayi bazi zaaflari var. mesela yekta topu surekli kepceleyerek atiyor. bu da pasi dogru zamanda dogru kisiye atsa bile pasi alan kisinin hareketlenmesini engelledigi icin rakibin tekrar konumlanabilmesini ve pasi alan kisinin baskiyla karsilamasina sebep oluyor. ayni zamanda yekta derinde oynadiginda oyunu sagdan sola, soldan saga seklinde ceviremiyor. cunku sahayi genis alanda degil dar alanda oynuyor, saha gorusu de bu sekilde.

    bruma her iki kanatta da oynayabiliyor. fakat man united'in su siralar cektigi sknti galatasaray'da da var. orta yaptirmak icin sag ayakli oyuncuyu saga, sol ayakliyi solda kullanmaya calisiyoruz fakat orta yapildigi anda ceza sahasini kaplayan, yer tutabilen bir forvetimiz soz konusu degil. kafa vurmaya aday orta saha oyuncularimiz da ceza sahasi icinde veya uzerinden konumlandirmiyor kendini. bu nedenle bruma ne kadar cizgiye inip orta yapmaya calissa da cogu zaman pas verecegi kimseyi bulamiyor ceza sahasi icinde. yapilan yorumlar bruma'nin kotu tercih yaptigi uzerine. hayir kotu tercih yapmiyor, onun oyun hizina yakin oynayan bir tek sneijder var o da bruma'nin topunu oldurmek icin degil, bruma'ya oyun seti hazirlamak icin is yapiyor. geri kalanlar ise cocuk ne yapacak diye seyrediyor. bruma'nin fazla hizli oyun oynamasi burada oyuncu karakteri olarak takim geri kalaniyla uyum gostermiyor.

    butun futbolcular uzerinden bu oyun karakterlerini yazabilirim bunun yerine daha cozumsel davranalim. sozluk yazarlarinin aklinda denense nasil olur dedigi bir dizilis varsa bunu yazin, ben size oyuncu karakterleriyle o dizilisin sahada nasil gorunecegini ve nasil gerceklestirilebilecegini anlatayim. siz 4-4-2 dersiniz, ancak kullandiginiz oyuncuya gore o dizilisin uygulanisi tamamen degisebilir. ben ise yarayabilecek versiyonlarini anlatabilirim.

    su aralar herkes 4-4-2 uzerinde konustugu icin size bambaska bir 4-4-2 ornegi vereyim ve galatsaray'in deneyebilecegi, kisa vadede cok isine yarayabilecek bir 4-4-2.

    elinizde one cok cikan bir bekiniz varsa ve bu kisi kademe hatalari yapabilecek kisa boylu biriyse stoperleri 3'leyecek birini koymaniz gerekir. fenerbahce'nin sol beki caner kademe konusunda gokhan gibi kotu oldugundan ve hava topunda yeterince guvenilir biri olmadigindan stoperleri 3'leyen kisi mehmet topal oluyor. kisitli yetenekleriyle cok ise yariyormus gibi gorunmesinin sebebi mehmet'in stoperlerine arasina karisip seken topu karsilamasi ve henuz yerlesmemis forvete ilk basan kisi olmasi. aslinda sahadaki en rahat yer mehmet'in yeridir. yeter ki fizik olarak bunu karsilayabilecek olun. galatasaray ise orta saha'dan feragat etmeden bu oyunu yapmali. bunu saglamak icinde elinde bir kac alternatif var. soyle ki:

    defansi tarik, chedjou, gokhan(semih-koray) ve hakan balta ile kurabilir. hakan pasor bir bek, cikislari yavas olabilir ancak net pas oyununa katki saglayabiliyor. tarik'in acik alana cikislarinda stoperlere yaklasip 3'lu bir hat olusturabilir.

    orta sahanin sagina yani tarik'in onune net bir sag oyuncusu koyarsaniz tarik'i etkisizlestirirsiniz. cunku tarik da gokhan gonul gibi onu acikken daha iyi oynayan bir bek. bunun yerine sag forvet gibi gorev yapacak biri daha cok isinize yarar. yani rakibin sol bekini tarik'a baski kurmadan geride kalmasini saglayacak ekstra bir agirlik.

    orta saha'nin defansif yonunu inceleyelim once. top kapmak icin elimizdeki en iyi alternatif melo daha sonra emre colak. emre colak organizasyonu baslatan kisi olarak kullanilabilir, ya da 99'daki emre beloz gibi daha hizli bir oyun icin rakibe ilk basan kaptigi topu bitirici oyunculara ne hizli sekilde atan kisi olabilir. ancak boyle bir durumda melo'nun ustune daha farkli bir rol bicmek zorunda kaliriz. her iki ihtimalde de melo'nun yukunu arttirmak yerine iyi kullanmak icin basit cozum ekleyebiliriz. dedik ya, hersey oyun karakteri aslinda. olcan'i 4'lu orta saha solu gibi kullanmak gerekir orta sahanin defansif aksiyonlarinda. cunku olcan da top kapabilen ve rakibe guclu basabilen ender oyuncularimizdan.

    sneijder bizim takimda alan savunmasini en iyi anlayan, golge savunmasini en iyi yapan kisi. bu nedenle rakibin ilk top kullanan oyunusu uzerinde kalmasi bizim icin en iyi defansif yarari saglayacaktir.

    akilda su soru var, orta sahanin sagi ne olacak? pandev sag forvet gibi oynayacak defansa donerken. mumkun oldugu kadar ofsayt cizgisini gobekten degil sag kanattan ileride tutmaya calisacak, sneijder'in konumuna gore de rakip sol bekin cikislarini durdurmaya calisacak. gelgelelim 11. oyuncuya. iste asil farklilik burada basliyor. orta sahanin defansif organizasyonunda asil farki yaratacak kisi umut bulut. cunku umut defansif bir forvet gibi stoperlere basarak geriye cekilmeyecek. bunun yerinde direkt orta sahada konumlanip rakibin orta saha oyunculariyla bogusacak. cunku bu takimin en iyi top kapan ve rakibi en iyi yildiran oyuncularindan biri de umut.

    aklinizdan su soru gecebilir, ileride kimse kalmadi. takimin boyunu yeterince kisaltirsaniz ve acik alanlari rakibin gobeginde yaratirsaniz ofansif aksiyonlarinizin cesitliligi artar. ofansif gecisi yazarak bunu da aciklayalim.

    orta saha rakibe yeterince sert ve hizli reaksiyon gosterirse defansin aciklari daha az goze batmaya baslar. en onemlisi defans rakibi yuzu donuk degil, rakibin arkasi kaleye donuk ya da organize olmadan karsilama sansina sahip olur. bunun yaninda orta saha sertligi rakibin defans gecisine zaman tanimadan ofansif transition'i yapmamiza olanak saglar. bunu biraz detaylandiralim.

    olcan'in 4'lu orta sahanin solu gibi olacagini yazmistik. ileri acilista ise olcan kanat forvet gibi hareket eder. zaten oyun karakteri bu. pandev'in sag cizgiye yaklasarak kanat forvet gibi geriye cekildigini yazmistik, topla cikislarda sneijder'in konumuna gore ortaya santrafora gecerek oynayabilir. tarik'in cok geride kaldigi durumlarda ayni olcan gibi sag kanat forvet gibi defansin daha genis alana yayilmasini saglayabilir. sneijder ofansin orkestra sefi, yonunu ve hizini belirleyecek kisi. zaten hayati boyunca yaptigi is. umut'u orta sahaya cekmistik defans yaparken. hucuma cikarken umut klasik bir santraforun yapmasi gerektigi isi yapacak, topu hizli cikan kanatlara ya da orkestra sefine cikartacak. trailer olarak geriden geldigi icin umut'un hava topu icine kendine yer acmasi daha kolay olacaktir. bunun yaninda umut oyunda surekli yuksek tempo oynayan, kosulari sprint hizinda olmasa da dinlenmek icin de duraksamayan bir oyuncu oldugu icin acik alanda onu karsilayabilecek ve takip edecek bir stoper turkiye liginde soz konusu degil.

    bir de defanstan baslayan atagi dusunelim. kendini derine atip top alacak kisi emre colak olacaktir. bu konuda selcuk'tan da yekta'dan da daha ozguvenli oynuyor emre. ve ikisinden de daha hizli topa hukmedebiliyor. melo ve olcan ilk yaklasacak oyuncular olmali. ayni 98-2000 galatsaray'inda oldugu gibi, onda da ilk okan, tugay-emre yaklasirdi suat'a.

    az cok kafanizda canlanmistir ne demeye calistigim. bu sedece 4-4-2'nin bir uygulanisiydi. pep bunu 2011-2012 galatasaray'ina benzetmisti elmander'li. benzesir de. ancak en onemli fark o takimda cizgi oyunu bilen adam yoktu, burada olcan var. o takimda tamamlayici oyuncu baros ya da necati'ydi burada pandev gibi dursa da pandev sag tarafina yakin duracak, sneijder asil tamamlayici oyuncu. ve umut geriye rakibe basarak cekilmeyecek, direkt orta sahada konumlanacak.

    galatasaray elindeki oyuncu karakterleriyle cok iyi 4-5-1 de oynayabilir. hatta bu oyunda burak'a bile yer acabiliriz. madem kontrati buyuk oyuncularin onceligi var, burak icin de bir dizilis yapilabilir.

    hangi dizilisin galatasaray icin daha iyi olacagini sayilar uzerinden tartismaktansa, elimizdeki oyuncularin oyun karakterlerinden nasil kimya ortaya cikartiriz diye dusunmek daha sagliklil. zaten o oyun karakterleri ortaya bir dizilis ve strateji cikartacaktir. oncelikli olarak asla olmayacaklari elemek dogru yolda atilacak cok onemli bir adimdir. baslangici ise selcuk'un ve sneijder'in burak'a yakin oynayarak kendilerini heba edecekleri gercegini kabul etmek. yekta'nin ilk organizasyonu baslatacak kisi olamayacagini (en azindna bu haliyle) kabul etmek.

    bu olmazlari alt alta koyup bir sonuc cikartirsak ileriye umutla bakabiliriz. yok eger hala kontratli oyuncularin onceligi soz konusu olacaksa bu sezon mac izlememek daha hayirlisi hepimiz icin. benim akil sagligim o kadar da guclu degil.

    saygilar
  • 8
    yine geldi tipini sevdiğim. sol frame bakıyorum 42345123214322 şeklinde. ne fark eder arkadaşlar ne farkeder? sağ bekin sabri olduğu müddetçe o önliberoları doğru kullanamayacaksın. adamlar oraya yardıma gitmekten kafayı yiyecekler. defansın sağındaki sağ beke kayacak solundaki sağa sol bek de merkeze... kavimler göçü. sağ açıkta umut olacak aga! ne sağ beke yardım edebilecek ne de sağ açık varyasyonlarına girebilecek, ne bir orta ne bir birşey. grosskreutz sağ beke geçse önlibero boş. hiç bana rodriguez falan demeyin adam önlibero değil. bilal yerine defansif oynayınca göze hoş geldi o kadar. forvete bakıyorum burak var. adam geldiğinden beri galatasaray her sezon 10 gol eksik atmış. yani ne olacak zannediyorsunuz rakamları ardarda dizince anlamıyorum. bence takmayın bu kadar kafaya. ne galatasaray yönetiminin ne de teknik heyetinin ortalama bir sözlük yazarından daha fazla diziliş ve kadro üzerinde düşünmüyordur, o da farklı mesele... belki de bütün mesele...
  • 10
    amatör olarak lisanslı futbol oynamış biri olarak; bir futbolcu için hangi dizilişte nerede oynadığını bilmek çok önemlidir. 2 metre sağa 2 metre sola değil mevzu. her ne kadar futbol, iyi futbolcularla oynansa da.

    dizilişlerin bir çoğu evet birbirine çok benzemekte. örneğin 4-4-2 ve 4-2-3-1, 4-3-3 ve 3-4-3, 3-5-2 ve 4-4-2(diamond) gibileri hem birbirlerine çok yakın hem de birbirlerine evrilebilen varyasyonlar. seyirci olarak izlenen bazı maçlarda bunlar arasındaki farklar anlaşılmayabilir, lakin futbolcu için hepsi bambaşkadır.

    4-4-2 sol beki oynamakla 4-2-3-1 sol beki olmak çok farklıdır mesela. ya da partnerinizle uzun yıllar ikili orta saha oynasanız dahi, önünüzdeki forvet yerine ofansif orta saha gelirse bocalarsınız.
    dizilişteki rolleri futbolcuların niteliği belirler tabi. feghouli ve babel’in olduğu sistem 4-1-4-1 olacaktır. ancak yerlerine onyekuru ve sekidika gibi oyuncuları koyunca bir anda 4-3-3 oluveriyor.

    dünya üzerinde hangi sistem daha başarılıdır diye bir araştırma var mı bilmiyorum açıkçası. benim gözlemim her dizilişin farkılı zamanlar, takımlar ve futbolcularla başarılı/başarısız örneklerinin olduğu.
    bizim sene başından beri oynadığımız 4-1-4-1/4-3-3 dizilişinin dünyada başarılı olduğu takım yok mu sanki? onlarca var.

    bir taktiksel dizilişte önemli olan takımın ve futbolcunun alışkanlıkları ve o taktiğe uygun olup olmamasıdır. elinizde birbiriyle uyumlu üst düzey iki santrafor yoksa 4-4-2 oynayamassınız mesela. ya da 3 stoper oynamak için tüm hazırlık kampı boyunca buna çalışan birbiriyle uyumlu bol alternatife ihtiyacınız olur.

    işin özü pep guardiola gibi kendi sisteminizi yaratabileceğiniz kadar çok paranız yoksa, bir şekilde en uygun sistemi bulmak zorundasınızdır. sınırsız paranızın olmaması kendi sisteminizi oturtamayacağınız anlamına da gelmez tabiki. imkan meselesi. buna uygun futbolcuları bulabiliyor ya da satın alabiliyorsanız ve sisteminizden eminseniz yapıp başarılı olabilirsiniz.

    bir futbolcu grubu sürekli taktiksel diziliş değiştirerek asla başarıya ulaşamaz. çalışılan; skora ve maça göre uygulanacak alternatif dizilişler olabilir, olmalıdır da. ancak a planı net olmalıdır.

    2014’ten sonra 4-4-2’yi çok az oynamış galatasaray futbol takımı için bugün futbolcu grubu özelinde en uygununun bu diziliş olmadığını düşünüyorum. özellikle onyekuru ve sekidika transferleri de bunu oynamayacağımızı gösteriyor. gelenler gidenler ne gösterecek bizim tarafımızdan bilinmese de umarım diziliş konusu çoktan aşılmıştır teknik açıdan.

    not: favori dizilişim 4-4-2(diamond)dır. hücumcu bekler, çapa, iki yönlü orta sahalar ve önlerinde sanatkar bir 10 numara, target man ve yanında gezen kurnaz bir piç. efsane taktik.
  • 11
    diziliş, futbolda üzerine düşünmeyi en sevdiğim konudur. farklı farklı dizilişleri kafamda hayal eder başka bir yerde uygulama fırsatım olmadığı için bilgisayar oyunlarında kullanırdım. hatta arkadaşlarla yaptığımız pes turnuvalarında bazı arkadaşlarım dizilişlerini bana yaptırırlardı. herkesin oynama şekline ve seçtiği takıma göre farklı dizilişler yapmaya çalışırdım. ama bu diziliş takıntımın tamamen irrasyonel olduğunu biliyorum. bir çeşit fanteziden öte bir şey değil. kafanda kurduğunun gerçekte bir karşılığı yok. bunu en güzel futboldan hiç anlamayan eşim anlatmıştı bana. kendisine bir keresinde futboldan bahsetmiş ve ilk önce futbolun 11 kişiyle oynandığını, bir kişinin ise kaleci olması gerektiğini söylemek zorunda kalmıştım. ama sonrasında kendisine şu soruyu sordum: "kaleci dışında kalan diğer 10 oyuncuyu sahaya nasıl dizersin?" farkında olmadan müthiş bir cevap verdi: "nasıl dizileceğini bilmiyorum ama 5 tane savunma yapan 5 tane de hücum yapan oyuncu seçerdim." dedi. olayın özü bu kadar basit bence de. sahada 5 tane çok iyi savunma yapan, defansif kalitesi yüksek; 5 tane de çok iyi hücum eden teknik kalitesi yüksek oyuncunuz varsa daha en başından dengeyi kurmuş oluyorsunuz.
  • 12
    başlangıç editi : birazdan yazacaklarım kafamın içindeki gereksiz düşünce seli olarak görülürse sevinirim.

    4-1-4-1 neden olmaz?

    geçen seneki sorunların aynısının devam etmesi ile alakalı aslında.
    omar'ın gelişi tempo açısından iş yapmana yardımcı olabilir belki ama mariano'nun oyun kurma yeteneklerinin yarısı yok omar'da. pas oyununun temelindeki regista'nın yerini bu sezon box to box'tan bozma taylan almış durumda.

    forvetlerin bu oyunu işletemiyor ve arkada dörtlüsünü çıkartmayan takımlara karşı zorlanıyor.
    bir de üzerine baskı yediğinde (bu baskının şiddeti hiç önemli değil) takım dağılmaya başlıyor. ve daha da önemlisi gol pozisyonu üretemiyor. 0,70 xg'lere düşüşte bunun göstergesi.

    orta saha 4-1-4-1 için uygun değil.
    forvet hattın oyun için uygun değil.
    bek savunman bu oyun için uygun değil.

    ne uygun? hiç bir şey... işte tamda bu yüzden şu an formasyonların hiç birinin bir önemi yok.

    formasyonların işlemesi için ona uygun oyuncu grubunun bir arada olması lazım.
    bir bakalım ;

    4-4-2 (altıgen)

    genelde bu oyundan verim almanız için ikili forvetin birinin hızlı diğerinin ise kaleye sırtı dönük oynayabilmesi gerekir. aslında çift forvetli sistemlerde forvetiniz kadarsınızdır.

    öyle "dur ya gerideyim ne kadar forvet varsa alayım" demekle çift forvet oynanmaz.
    bu formasyonun ikinci olayı kanattaki oyuncular. merkeze yaklaşmasını mı istiyorsunuz? yoksa sıfıra inmesini mi?

    eskiden hayatlarımızda half-space yok iken içeri girmesi istenirdi kanatların, böylece beklere alan açılırdı.
    çok adamla hücum ederdin. şimdi bunu yapmak biraz zor... çünkü hem rakip 5'li bekleyip bekin arkasına adam kaçırıp, seni gafil avlayabiliyor, hemde oyun hızı eskisine göre çok daha hızlı.

    o zaman atletico gibi yapabilirsin.
    yani geri dörtlüğü ekstra hücumcu olarak kullanmadan 6 kişiyle hücum etme. yani bir nevi 4-2-4 oynama durumu.
    beklerin yükü azalırken kanatların yükü artıyor.

    ilk 4-4-2'ye dönelim. kanatların içeri girdiği. buna 4-4-2 a diyelim.

    https://gss.gs/ao4.jpg

    bekler burada 70 metrelik alanda hücum etmeli ve aynı zamanda savunma yapmalı. dahası merkez orta sahanızdaki iki oyuncudan birinin ball-winning olması şart (bkz: felipe melo) ...

    bizde bunlardan hangisi var?
    etebo tam bir box to box. taylan'da box to box'tan bozma regista artık. donk? evet ball-winning yapabilir ama o kadar stoper oynadıktan sonra orta saha özellikleri eskisi gibi midir? meçhul... orta sahan bu oyunu oynamaya uygun değil. peki ya kanatların?

    ona da bakalım.
    arda turan aslında enganche... ama inside forvet diyebiliriz. feghouli advanced forvet. evet içeri girme işini yapar ve orta saha özellikleri sayesinde bu oyunun hücum tarafını oynatır ama orta sahanız bu oyuna uygun olmadığı için savunma tarafında sorun yaşamanıza neden olacak. ayrıca forvetinizde bu oyuna uygun olmadığı için beklerin alanı kullanması atak sonlandırmaya bağlı olarak can acıtabilir.

    https://gss.gs/Z1Q.jpg

    4-2-4 gibi duran bu oyun daha olası bir oyun. buna da 4-4-2 b diyelim.
    ama burada da kanatların değişmesi lazım. çünkü arda ve feghouli kanatları ile birlikte çizgiye inmek filan yapılacak en son şey bile değil futbolda.

    kim olabilir? emre kılınç... kerem aktüroğlu... jesse sekidika... oğulcan çağlayan...
    yeterince adam var.. nitelik olarak istediğini tam vermeyebilir ama gelişime açık adamlar hepsi... bu noktada orta sahanın da etebo - taylan ile 4-2-4'ün isteklerini karşılayacağını da dile getireyim.

    beklerin oyunun durumuna ve hücum setine göre destek görevi görmesi de mümkün. hatta pep'in geçen sezon sıkça denediği bekleri orta saha gibi kullanma işini de rahatlıkla yapabilirler.

    https://gss.gs/10p.jpg

    her türlü daha mantıklı... şimdi buradaki asıl sorun yani 4-2-4 için asıl sorun forvet.
    diagne ve falcao ile olacak bir şey değil bu çünkü diagne ısrarla başka bir şeye dönüşmek istemiyor. aslında yaşlandıkça ona lazım olacak target man performansını vermek istemiyor. falcao'da fox in the box olayını bu ara abartmış durumda malum fiziksel olarak çok düşük.

    bu yüzden bu alanda ekstra bir adama ihtiyaç var. iki forvetinde değişmesi gerekiyor ama idare edeceksen böyle idare edebilirsin.

    4-4-2 baklava

    buna karşıyım çünkü orta sahayı yine 3'lüyorsun.
    ama kanat konusunda sıkıntı yaşayan bir takım olarak kanatsız oynamakta mantıksız değil ama bunun için 4-4-2 baklavadan daha iyi çözümler var.

    ayrıca 4-4-2 a'da söylediğimiz bir şey vardı.
    bek savunmasını bu orta saha kurgusu ile kaldırmamız mümkün değil. yani 4-4-2 baklava ile ocak ayına gitmek pek mümkün değil. ama olayın diğer tarafından bakarsak, sezon başından hatta geçen sezondan beri oynatılmaya çalışan pas oyununu oynamak için gerekli 3'lü orta sahayı kullanabiliyorsun ama burada da nitelik devreye giriyor.

    sayısal olarak 3'lü orta saha tamam ama nitelik olarak o oyunu kaldırır mı? asla...

    tamam 4-4-2'nin varyasyonlarına baktık ve 4-2-4 elde... onu koyduk kenara. şimdi gelelim 3'lü savunmalara.

    3-1-4-2;

    https://gss.gs/m9i.jpg

    4 stoperi olan bir takım için 3'lü oynamak ne kadar mantıklı bilmiyorum açıkçası ama yine 3'lü bir orta saha ile bu oyunu oynamaya çalışmak bana doğru gelmiyor.

    şunu söylemem lazım 3'lü orta saha bana hiç uygun gelmiyor.
    çünkü taylan ve etebo'nun dışında 3. orta saha olabilecek belhanda - ömer bayram - emre kılınç (neden orada oynuyor bilmiyorum) yani yine sayısal olarak evet ama nitelik olarak asla orta saha oynamaması gereken adamlar kalıyor elinizde.

    hem 3'lü defans için 4 stoperden 3'ünü kullanmış oluyorsunuz, hemde orta sahada nitelik olarak yerlerde olan rotasyonunuza bir daha darbe daha indiriyorsunuz. orta saha 4'lüsünün kanatlarını bek orijinli mi yoksa kanat orijinli mi seçeceğiniz de muamma bu arada. forvet hattı ise yine bu oyunun işini yapacak adamlardan oluşmuyor.

    bunu geçtik...

    3-4-1-2;

    https://gss.gs/dug.jpg

    bunu biraz daha makul buluyorum.
    çünkü, orta saha ikili ve stoperlerden dolayı kendini daha çok öne atabiliyor bek savunmasını yapabilecek iki stoperinde var. marcao ve luyindama...

    forvetlerden birini emre kılınç olarak seçebilir, yanına diagne'yi atarak asıl işi enganche olan arda'yı orta saha ile forvet arasında bağlayıcı olarak olarak kullanabilirsin. beklerin winger/full back olduğu için bu oyunu oynama şansın daha yüksek. fakat yine 4 stoperden 3'ünü kullanıyor olacaksın ve belhanda - ömer rotasyonu ile kullanacağın ikili orta sahanda etobo ve taylan'a bir şey olursa çalışmayabilir sistem.

    ancak tercih edilebilir 3-1-4-2'ye göre.

    3-4-2-1 ;

    3'lü savunma formasyonları arasında bence en makulü bu.

    stoper azlığını geçiyorum onu sallamadık ve risk aldık.

    https://gss.gs/ra6.jpg

    bek savunması 4'lü savunmadaki gibi sorun yaratmıyor. orta sahanızda ball-winning ihtiyacınız en aza inmiş. forvete daha yakın bir hücum hattı ve bunun yanında iki bekin birer kanat oyuncusu gibi hareket etmesi. ve en önemlisi orta sahanın arkadaşı 3'lü savunmaya güvenerek en azından birinin rakip ceza sahasına yaklaşması.

    hücum ederken 7 kişiye çıkabilme olasılığı beni cezbediyor.
    bunu yaparken bek savunmasını ve half-space savunmasını düşünmüyorsun. hücum ederken de daha rahatsın. tabi burada ki asıl sorun diagne...

    oraya bir giroud tarzı birini bulabilse galatasaray 10 sene bu ligi domine edebilecek bir sisteme geçebilir.

    bu kadar formasyon arasından iki tanesini cebe attık.

    4-2-4 ve 3-4-2-1

    ancak bunlarında tam verimli çalışması için gerekli oyuncuların hepsi takımda yer almıyor.
    tabi bunlardan birini oynamak için yine ve yeniden transfere geliyoruz. ancak eldekiler ile oynanacak en doğru oyunda bu ikisinden başkası değil gibi gelmekte bana.