resim
Lincoln Cássio de Souza Soares
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:On Numara
Yaş:46
Boy:-
Uyruk:Brezilya
  • 2504
    oyuncu yönetiminin ne ölçüde önem arzettiğini gösteren eski 10 numaramız. bunu sadece yönetimler anlamında söylemiyorum. taraftar dahil camianın tümünden söz ediyorum. lincoln, kabul etmek gerekir ki idare etmesi çok kolay bir tip değildi. fakat hagi'den melo'ya, keita'dan eboue'ye karakter olarak hırçın olan futbolcuları yönetebilmiş ve bunlardan maksimum verim alabilmiş bir kulüp olarak potansiyeli ağrı dağı'ndan alçakta olmayan bu yetenekli futbolcumuzu medyanın iğrenç çukuruna terk ettik o dönem.

    saydığım oyuncuların hep fatih hocamın tedrisatından geçtiğini de görünce insan ister istemez lincoln'ün imparator döneminde oynayamamasına hayıflanıyor. şuna eminim ki 2007-2008 dönemindeki 5 maçlık cezalı dönemde oynadığı futbolla hagi'nin gölgesini sahaya indiren bu adam, eğer aynı yaş ve diğer koşullarla bugün takımımızda oynasa şu an biz bu sene gomis'in tanju'nun rekorunu kırıp kıramayacağından bahsediyor olacaktık.

    abarttığımı düşünen kişilere arşivlerden lincoln'ün ilk sezonundaki beşiktaş maçına kadar olan dönemi seyretmelerini tavsiye ederim. beşiktaş dememin sebebi kalli hocanın bu derbide onu abuk sebeplerden kadro dışı bırakıp küskünlüğün başlangıcını yapmasıydı. vosvos medyası da bu işlerin peşini bırakmayarak yıllarca acısını çekeceğimiz cülus bahşişi peşinde koşan yeniçeri tipi futbolcu modelinin şemasını çizmişti. 6 maç hocasız şampiyonluk etiketiyle ağızlarımıza tatlı gelen bal 3 yıl sonra tabloda 14'ü görecek kadar bizi aşağı çekecek ve yerli oyuncuya top havadayken ıslık çalacak kadar nefretimiz oluşacaktı.

    5 maçlık performansıyla oyuncuyu mübalağa ederek övmememi dile getirecek olan arkadaşlarıma da ikinci senesinin ilk devresini seyretmelerini öneririm.

    sonuç olarak kendisi benim hagi'den sonra canlı olarak seyrettiğim en iyi 10 numaraydı. dönem arkadaşı alex'in karşısında durabilecek tek güçtü. fakat o zamanlar taraftarın fikir beyanını yüksek tonlamayla ifade edebileceği bir sosyal medya platformu bulunmadığından, cassio lincoln çınarımızın bir köşesine gömüldü ve tarihte kayboldu.
  • 2509
    hagi sonrasi donemde populer hale gelen 10 numara transferlerinin en yeteneklisiydi. kendisine gelene kadar revivolar ilicler hakan yakinlar jorge loureiro felipeler vs pek cok transfer yapilmis ancak tabi ki hicbiri efsanenin yerini tutamamistir. lincoln ise ciddi anlamda hagi sonrasi galatasaray taraftarini heyecanlandiran ilk 10 numara olmustu.
    cok buyuk bir yetenegi vardi, muthis paslar muthis sutlar vs bir 10 numaradan istenecek herseye sahipti. ancak iste yetenek tek basina bir anlam ifade etmiyor. dolayisiyla karakter olarak sikintili bir insan oldugu icin hep hevesimizi kursagimizda birakti.

    adnan polat kendisine gelen yuksek teklifleri reddetmisti dogru. ancak o sezon yanlis hatirlamiyorsam uefa kupasi finali fenerbahcenin sahasinda oynanacakti ve tum taraftarlar da o kupanin tekrar kazanilacagina inanmaktaydi. oyle bir ortamda, takimdaki en yuksek teknige sahip oyunculardan birini satmasi pek mantikli degildi. ki gercekten de bence o sene kupayi kazanabilirdik ama hocalarimiz sacma sapan tercihler yaptilar. harry kewellin stoper oynadigi efsane mac 19 mart 2009 galatasaray hamburger sv maçı yine bu sezon oynanmistir.

    kisacasi yetenegine ihanet eden ve cok buyuk futbolcu olabilecekken siradanlasip kaybolanlardan olmustur. kendisini hic bir zaman iyi hatirlamiyorum. umarim takimimiza da bu kadar tutarsiz dengesiz adamlar bir daha transfer edilmez.
  • 2510
    tam tabir gerekirse "kezban" bir futbolcuydu kendisi. yetenekli olduğu kadar da mızmız idi. deplasmanlara rica minnet giderdi, küserdi, derdinden saçkıran falan olup suratında garip bir sakalla gezerdi asadgadsahk. öyle de garip bir futbolcuydu. ha mental sorunları olmasa yolu bize pek düşmeyebilirdi. zira schalke 04'ün ateş eden 10 numarasını bilin bakalım kim kapardı?***
  • 2512
    real madrid'in bilemem de; 2006 yılında şampiyonlar ligi şampiyonu barcelona'ya, yaklaşık 15-20 milyon euro arası bir bedele transferinin direkten döndüğü oyuncu. bizzat o dönem goal editörlerinden birisinin, başkan joan laporta'dan duyduğu bir istihbarattı. fakat bu transferin gerçekleşmemesi barcelona değil, chelsea'nin yüzünden.

    eğer chelsea başkanı abramovich, aynı yaz ronaldinho'yu 100 milyon euro'ya transferini gerçekleştirebilseydi, barcelona'nın ilk hedefi olacaktı. ronaldinho da ingiltere'ye gitmeyi istemeyince bütün bu hikaye efsane olarak kalmış.

    şimdi kaynak isteyeceksiniz de, 2006 yılında çıkan haberin kaynağını nereden bulayım ben :(
  • 2513
    tarihte görülmüş en yumuşak bilekli ve topa yumuşak dokunuş ustası diyerek bahisleri artırdığım eski toptepicimiz. çok iz bıraktı. mesela ali sami yen'de sen neden volkan'dan kaçıyorsun biraderim? senden nefret edeceğim ama yetenek fışkırtıyordun, seni izlemesi güzeldi tam da nefret edemiyorum. formanı hala utanırım* ve giyemem biliyor musun? sen bize gelmeden önce pes oyununda schalke 04 takımında seninle oynarken zevkin doruklarına çıkıyordum. ama nerden bilirdim ki maç seçeceğini, sürekli sakatlanacağını, problemlerinin bitmeyeceğini. gelgelelim topu da sürerken aranızda görünmez ince bir lastik vardı sanki, sen dokundukça top sana gelirdi. no look paslar atardın, bacak arkası ortalar açardın, ceza sahası dışından çok net goller yapardın. yine de sevdik lan seni hayırsız velet. göz kamaştırıyordun bunu inkar edemiyoruz.
  • 2516
    bir dönem takımımızda forma giymiş brezilyalı 10 numara. kendisi kulübümüzle sözleşme imzaladığı zamanlar yaşım küçüktü. esnaf bir abimiz yeni hagi demişti kendisi için bana. hagi'yi canlı izleyememenin ve çocukluğun verdiği o merakla çok heyecanlandırmıştır beni o dönemde transferi. hele bir de gs tv'de sürekli kliplerinin oynatılması heyecanımı iyice arttırmıştı. ligde çıktığı ilk karşılaşmada attı uzaktan golle birlikte çocuk aklımla "işte bu yeni hagi" dedirtmişti bana. fakat sonradan aklımın biraz basmasıyla disiplinsiz ama yetenekli bir futbolcu olduğu acı gerçeğiyle başbaşa kaldım. yine de bende yeri ayrıdır. lincoln'den sonra bir daha onun tarzında, bilekleri yumuşak, teknik bir 10 numara izleyemedik.
  • 2517
    yaşım gereği hagi’yi canlı veya televizyon başından canlı izleyemedim ama galatasaray forması altında izlediğim en saf yetenek kendisiydi. asla deplasman maçlarına gitmezdi buna rağmen iç saha performansıyla kendine hayran bırakırdı. bülent korkmaz takımın başına geçmesiyle kadro dışı bırakmaktan beter etmişti.
    https://twitter.com/...585836526784513?s=21
  • 2522
    sorun lincoln'un karakterinden cok psikolojik sorunlari ve disiplinsizligiydi. yetistigi cografya ve kultur itibariyle (fakir brezilya sokaklari) kirilgan bir kisilige sahipti lincoln cogu brezilyali gibi. ilgi isteyen simarik cocuktu. ama kendisine tam imtiyaz gosterildigi zaman yani 2008-2009 sezonunum ilk devresi skibbe ile gayet iyi oynamisti. hele ki bir berlin maci var ki helal olsun dedirtmistir. bulent korkmaz'in kendisine on yargili ve dislayici davrandigi bir gercek. daha galatasaray teknik direktoru olmadan televizyonda berlin maci sonrasi niye lincoln bu takimin kaptani oluyor demisti.

    bulent korkmaz'in teknik direktorlugune parantez acmak isterim. sadece lincoln'e degil baros ve kewell'a da mesafeli davranmisti bulent korkmaz. hele bir eskisehir maci vardi ki 10 kisi kalan eskisehir 1-0 galip bitirmisti. o macta kewell - mehmet guven degisikligi ile tuy dikmisti. o zaman sozluk vardi acin macin basliklarini okuyun. baros da bir ara bulent korkmazdan nasibini alir gibi olmus ama formda olmasi yuzunden bulent korkmaz fazla ustune gitmemisti.ben burada bulent korkmaz'in galatasaray'ligini elestirmiyorum ama teknik direktorken takima hava getirmek icin getirilmis ve takima hava katamadigi gibi kutuplasmaya yol acmisti.

    lincoln'e donunce dedigim gibi kalli ile kampa ziyaretci getirdigi icin kadro disi kaldiktan sonra kalli gidene kadar takima kustu. boyle bir luksu olmasa da 2008 nisan ayinda camura battigimiz genclerbirligi'ne attigi gol ile sampiyonlugumuzun sinyalini o vermisti. skibbe ile saha kalkti. kadikoy'de serbest vurustan attigi gol tartismali bir sekilde cift vurus yapilmadan gol oldugu icin iptal olmustu. o gol gecerli olsa belki de o mac cok farkli sonuclanabilirdi.

    ayrica namissiz araya cok iyi keserdi, pas demedim kesme dedim. misal baros'un 4-2 biten besiktas macinda attigi 3. gol. uzucu bir son oldu ama kendisi de biz de karari 2009 mayis ayinda vermistik. kampa katilmamasi o yuzden cok muhim bir olay degil. ama diger takimlarin yildizlari gibi benim sozlesmemdeki miktari odeyin, sunu yapin falan diye cas'a veya fifa'ya basvurmadi. biz ona kizgin, o da takimdakilere kirgin bir sekilde veda etti.
  • 2523
    beyaz ayakkıbı giydiğinde dünyanın en iyi 10 numalarından biri olup, siyah ayakkabı giydiğinde mustafa sarp'a bağlayan eski 10 numaramız. iki farklı forma alıp adını yazdırdığım tek futbolcu. yalnız adamda gerçekten ilginç bir bug vardı. beyaz ayakkabıyla çılgın atarken, siyah ayakkabı giyince bi boşvermiş bi gamsız hale bürünüyordu ki tam dayaklık. ha bir de son döneminde beşiktaşlı delgado ile takası gündeme gelmişti. o takas gerçekleşseydi diye de düşünüyorum zaman zaman. delgado bizde iyi işler yapabilirdi.
  • 2524
    transferine hiç sevinmemiştim, bizde oynadığımı sürece de beni hiç bir zaman tatmin etmemiştir. schalke 04'den ayrılmasının nedeni disiplinsiz hareketleriydi. bizde yeteneklerini sergiledi ancak takımı yalnız bıraktığı çok fazla deplasman vardı. taraftarların bu kadar sevmesini hiç bir zaman anlayamadım. göze hoş gelen hareketleri ve özellikle uzaktan attığı gollerle sanırım gönüllere girdi.

    yeteneklerini, mental sorunları nedeniyle heba eden bir oyuncuydu. zaten klasik söylemle bu sorunları olmasa türkiye ligine düşmezdi.

    hepsinin dışında lincoln denince benim aklıma ne attığı goller ne volkan olan olayı ne de içme suyu ile başını yıkaması gelir. benim aklıma direk turuncu formamız geliyor.

    http://2.bp.blogspot.com/...Tur%29_A18221010.jpg
App Store'dan indirin Google Play'den alın