• 1260
    bu maç bana bir maç olarak zamanında başakşehirle şampiyonluk maçına çıktığımız maçı hatırlattı. o maçta da atıyorduk ofsayt, atıyorduk ofsayt veriliyordu ve sonra goller gelmişti. baya kapıyı zorlamıştık. maç tarihini hatırlayamadım ama.

    bir de biz ilk yarıda penaltı beklerken archie brown'un penaltı noktasını eşelemesi yıllar önceki başka bir fb maçını hatırlattı. fb'nin sivasspor'dan aldıkları bir oyuncuydu sanırım. baya baya penaltı noktasında kazı çalışması yapmıştı. oyuncunun adını hatırlayamadım ama.

    edit: renkdaşlar hatırlattı.. maç 19 mayıs 2019 galatasaray istanbul başakşehir maçı'ydı. bahsettiğim oyuncu ise fabio bilica. maçı ise 18 nisan 2010 fenerbahçe beşiktaş maçı idi.
  • 1264
    hocanın ve takımın kafaya taktığı maç. eğer bunu sağlayabilsek gerisinin önemi yoktu, olmadı da. ne şampiyonluğu çalmayan gelen yasin kol, ne güya müslüman ama içten içe kibir ve nefret gibi duyguları boyunu aşmış kerem aktürkoğlu, ne maç boyu provokasyon yapan oosterwolde ve guendouzi...

    bu sezon yaşanan gamsızlık ve gevşeklik belki bir yönetimsel hata, belki de aradaki seviye farkı sebebiyle önlenemez bir durum.

    bu bizim bu saatten sonra tartışmamız gereken konu bu...

    ama normalde bu işi yönetmesi beklenenler sahalarında şampiyonluk çalmaya gelen hakeme hala düdük astırtamıyor.

    ceza sınırındaki kalecine beşinci dakikada yanlı bir sarı kart, biri çok net iki penaltımızı yedi, yüzüne küfreden türk futbolcuya kart vermedi.

    bu yönetimin çıkıp konuşmaya yüzü olmamalı. bu torpilli hakem bozmasına, bu maça ve sonuca rağmen düdük astırırlarsa o zaman belki...

    1 aydır lololo yapan takım ve kulübe kazandı bu maçı. bu yönetime haftasonu gelen eleştirilerin kesilmemesi gerekiyor.

    belki statükoda bu işlere dişi yeten kimse çıkamayacak. ama içeride de çok fazla yönetim işi var gelecek sezon için...
  • 1265
    (bkz: #4422794) valahi totem değildi hatta penaltı kaçırdıkları ana kadar da beklediğim gibi gidiyordu maç.
    ama penaltıdan sonra öyle bir çöktük ki maça, gurur duydum bir kez daha. müthiş bir gecenin ardından harika bir sabaha uyandım. ayaklarına taş değmesin futbolcularımızın. hoş, yenilsek de eleştirmeyecektim bu rezil hakemden dolayı. o hakeme de söz ederdim ama terbiye dağarcığım yetersiz kalıyor.
  • 1266
    son düdükten sonra herkesin müthiş eğlendiği maç. sahadaki oyun ve tribündeki atmosfer olarak çok iyi bir maçtı. ama asla mükemmel değildi.

    tribünlere çakmak tutsan stat 3 gün tutuşurdu sanırım, o derece kafalar gidikti çoğu kişide. bu bence atmosferin mükemmel olmamasının en büyük nedeniydi. fenerbahçe maçlarında artık bu duruma bir son vermek gerekli. tribündekilerin bilinçlenip bu "içip içip maça gelme" durumuna, atmosferi düşünüp son vermeliyiz.

    taktiksel olarak da 2-0 olunca frene bastık, bu da gereksizdi, juventus maçındaki gibi yapmalıydık. haftada 1 maç yapıyoruz, yorgunluk bahane değil, ki fenerbahçe daha yorgun. vurup tarihi bir fark atıp herkesi ömür boyu susturma şansın vardı ama şampiyonluk olunca işin ucunda, sanırım takım psikolojik olarak skoru tutma içgüdüsü gösterdi.

    takımda bugün, anlık dalgınlıklar hariç oyunun içinde olmayan hiçbir futbolcumuz yoktu. hepsinin emeğine sağlık.
  • 1267
    iki ve daha fazla kısma ayırabileceğimiz maç.

    ilki herkesin dediği penaltı pozisyonu. dakika 10'da geri düşsek belki de bambaşka bir maç izleyecektik. şükür böyle bir şey olmadı.

    ikincisi sane'nin verilmeyen penaltısı. bu penaltı verilse belki de bambaşka yere gidecekti maç.

    bana göre üçüncüsü talisca'nın direğe de çarparak dışarı çıkan şutu. bu şut yıllar önce muslera'nın çıkardığı mehmet ekici'nin kullandığı serbest vuruş gibiydi. o maçta da fener hiçbir şey oynamadan golü bulacaktı neredeyse. bu gol de 1-1 olup seyri değiştirebilirdi.

    maçın ikinci yarısını konuşmaya gerek bile yok. tam bir dominasyon. sahadan silindi fenerbahçe. 4. gol anonsu ve öleyim çekilmesi gibi şeyler olmasa 5-6 çok rahat olurmuş.

    haftaya fenerbahçe'den çok daha iyi bir takımla oynayacağız.

    şampiyonluk maçına,ölüm kalım maçına çıktık ve kazandık. çok değerli bir 3 puan.

    maçın yıldızı bana kalırsa sane. inanılmaz. sane dışında osimhen,barış,thor,jacobs ve sallai günün iyi isimleriydi.

    yolun sonu şampiyonluk. son 3 maç.
  • 1268
    sesimizin kısıldığı, bağırmaktan heder olduğumuz ama galatasaray’ımızın bizi mest ettiği bir maç oldu. sahadan sildik fenerbahçe’yi, herşeye rağmen. arka bahçesi tff ve medyaya, tetikçisi yasin kol’a ve sezon boyu yaşanan bunca rezil engellemelere rağmen bu takım şampiyon olacağını gösterdi.

    bravo çocuklar, şimdi son bir maçımız kaldı. bu sezonu tarihimizin en zor ve pis yollardan geçen, türlü engellemelere rağmen, rakibin ayan beyan kollanmasına rağmen, her şeye rağmen söke söke aldığımız en değerli şampiyonluklarından biri olarak olarak hatırlayacağım.
  • 1269
    maksat lig çekişmeli gözüksün, reytingler düşmesin, paracıklar suyunu çekmesin diye yalan yere ittirip ittirilip karşımızda rakip diye yarışta tuttukları takıma bakın, siz bize rakip falan olamazsınız hiçbir şekilde. yeter ki kafaya koyalım, önce kendimiz hazır olalım. son ingiltere şampiyonunu içeride aynı sezonda iki kere tokatlamışız, juventus'u beşlemişiz, atletico'yla göğüs göğüse çarpışmışız, yahu cidden siz kimsiniz amk? yürüyün yayla kupasına.
  • 1270
    muhteşem bir derbi zaferi.

    hakemi, rakibi, rakibi destekleme peşinde olan diğer rakipleri bütün hepsini sahaya gömerek yendiğimiz ezici üstünlükle galip geldiğimiz nefis galibiyet.

    sane muazzam oynadı ve ne kadar büyük oyuncu olduğunu böyle bir maça imzasını atarak gösterdi.
    (bkz: leroy sane)

    barış alper yılmaz ilk derbi golünü attı nefis sevinçle kutladı.

    fener sahada varlık gösteremedi hakemin ittirmesine rağmen hiçbir varlık koyamadı sahaya.

    maçtaydım tabi doğu üst 415'te.
    fenerin deplasman tribünü rezaletti, bağırırken bile sesleri çok azdı
    bizdeki atmosfer 2. gol sonrası artış gösterdi. (burası derbilerde gelişmesi lazım)

    dosta düşmana net mesaj içerikli galibiyete imza atıp yine bir fener maçında sahaya kartvizit attı okan buruk.

    çok şükür her birimizi çok mutlu eden derbi galibiyeti.
  • 1271
    galatasaray winner karakteri ve fenerbahçe loserlığı resmen sahnede karşı karşıya geldiler. atanmış hakem yasin kol’u bile delirttiler öyle şımarık bir camia fenerbahçe. ama öyle bir maç oldu ki sonunda fb’yi kendi taraftarı, gazetecisi, yayıncısı linç etmeye başladı.
    fener’i sahadan silen, rezil eden, paspasa çeviren takımımıza helal olsun. mükemmel bir ekip ruhuydu izlediğimiz.
    osi ve sane başka bir kalite bu arada.
  • 1274
    maç öyle facia hakem kararları ile başladı ki bir an "biz ne yaparsak yapalım, bu maçı bize aldırmayacaklar" diye düşünmeye başlamıştım. özellikle sane'nin aldığı ve arka kameradan bakıldığında çok net şekilde görülen darbeyi ne hakem gördü ve de var odasında oturan diğer tetikçi uyardı. göz göre göre bu maça atanan yasin kol ve var, görevini layıkı ile yerine getiriyordu ki hesaba katmadıkları bir nokta vardı: fenerbahçe loserlığı ve beceriksizliği...

    osimhen, sane, jacobs, davinson, barış, yunus, apo, sallai, torreira, hepsi bu maçı kafaya takmıştı bu çok belli. hepsinin de maç sonu demeçleri ve söyledikleri aynıydı: okan hoca bizi bu maça çok iyi hazırladı. eminim ki talisca o penaltıyı atsaydı dahi, biz bir şekilde maçın içinde kalırdık; ya çevirirdik ya da en kötü beraberliği alırdık.

    fenerbahçe taraftarının da bu hezimet sonrası diyebileceği hiçbir nokta yok ve sesleri de çıkmıyor zaten çünkü ellerinde nur topu gibi 2 tane kriz var: talisca ve ederson. biri penaltıyı kaçırdı, diğeri de takımını sattı. bu gerçeklerin yanında yavaş yavaş kabullenmeye başladıkları diğer bir gerçeklik daha var ki o da son 3 senedir şampiyonluğunu izledikleri takıma karşı daha zayıf, daha güçsüz ve daha kötü oldukları. 26 nisan akşamı bunu iliklerine varana kadar hissettiler.

    okan hoca'ya ve bütün takıma helal olsun.
    hak ettiğimiz şampiyonluk yolunda dev bir adım oldu bu galibiyet.
  • 1275
    maç önü hiç taktik teknik bir şey yazmadım. çünkü atanan hakem dörtlüsünden, beşlisinden gram ümidim yoktu. nitekim ilk yarı tam bir komedya izledik. orta hakem yasin kol ve vardaki kör gözler net iki penaltımızı görmezden geldi. takdir haklarını sürekli rakip lehine verdi. çift sarıdan atılması gereken 2 oyuncuyu 90 dakika sahada tuttular. yumruk savuran skriniar'ı ihraç edemediler. ederson'u bile zorla attı hakem. oysa bizim yunus geri geri gelirken hakeme çarptı diye sarı gördü.
    taktik için ise maç önü fener kadrosunu görünce içim rahatladı. tamamen yanlış kadro seçimi ile kalite farkı gözle görülür arttı.
    ne savunmada ne de hücumda bize denk değillerdi ki bu da maçın gidişatında pekişti.
    aslında fener iyi de başladı. biz ilk tehlikeli atağımızı 18. dakikada yaptık. onlar ise bize ön alanda yaptıkları baskı ile hata yaptırıp penaltıya gitti. bakıldığında sidiki ondan isteneni yerine getirdi denebilir. talisca golü atsa bambaşka bir senaryo ile oynayacaktık. hakem de zaten bunu kolladı. sane ve osimhen'e yapılan penaltıları vermedi ancak golü atınca ve fener gelemeyince hakem de bir yerde pes etti.
    galatasaray hep diyoruz göbeği kapatan takımlara karşı kanatlara inince çizgiye basmadan oynarsa tuş olur. ancak dün sane maçı domine etti. bir asisti ofsayt gerekçesiyle hiç edildi. bir penaltısı kör ve art niyetli hakemler yüzünden iptal edildi. geriye de geldi, göbeğe de geldi. sallai'nin varlığı sane'ye özgürlük kıldı.
    semedo barış'ı kilitlemek için ofans katkısı veremedi. nene-jakops eşleşmesinde zaten jakops büyük fark koydu.
    sadece belli bölümlerde kante-yunus eşleşmesi başımıza iş açtı. o bölümlerde lemina ve tor da eski günlerini arattı. ancak ne zaman taçtan gol attık takım eski kimliğini yakaladı. aslan olduğunu, pençesine taktığını yediğini hatırladı.
    art niyetli hakem maçın ilk yarısında o kadar durmamasına rağmen 6 dakika uzatma verdi. fakat ikinci yarı öyle mi? sadece penaltı pozisyonunda 5 dakikadan fazla durdu oyun. 10 tane oyuncu değişti bu maçta. en az 12-15 arası uzatma vermesi gerekiyordu. ama galatasaray daha fazla atmasın diye 6 dakika verdi uzatma.
    üst üste koyduk hepsini ve ezdik. fener'in istatistikleri de berbattı. yani anadolu takımları bile bizim ceza sahamıza daha fazla giriyor. aslında kerem yerine musaba ile başlasa daha tehditkar olabilirdi. çünkü patlayıcı gününe karşılık verebilecek oyuncu yok bizim takımda. savunması çok zor bir oyuncu.
    assensio sakattı zaten. boşuna getirdiler oturttular adamı oraya. sadece taraftarın gazını almaktı amaç.
    biz de özellikle ilk golden sonra doğru oyunu bulduk. şahsi hatalar haricinde takım oyunu ve savunması mükemmele yakında. özlediğimiz galatasaray'ı sonunda izledik. ön ala presini doğru yapan, orta sahayı forvete çok iyi yaklaştıran ve sonucun bir iki hata haricinde pozisyon vermeden galip gelmesini bildik.
    artık önümüzde kaldı 3 maç ve bu 3 maçtan en az 4 puan çıkarırsak bu iş bitti. samsun maçında alınacak bir galibiyette bile iş bitebilir duruma göre.
    inşallah zafer sarhoşluğu çabuk atlatılır ve ligin dişli ekibi olan samsun'dan da istediğimizi alırız.
    allah yolumuzu açık etsin inşallah.
App Store'dan indirin Google Play'den alın