1275
maç önü hiç taktik teknik bir şey yazmadım. çünkü atanan hakem dörtlüsünden, beşlisinden gram ümidim yoktu. nitekim ilk yarı tam bir komedya izledik. orta hakem yasin kol ve vardaki kör gözler net iki penaltımızı görmezden geldi. takdir haklarını sürekli rakip lehine verdi. çift sarıdan atılması gereken 2 oyuncuyu 90 dakika sahada tuttular. yumruk savuran skriniar'ı ihraç edemediler. ederson'u bile zorla attı hakem. oysa bizim yunus geri geri gelirken hakeme çarptı diye sarı gördü.
taktik için ise maç önü fener kadrosunu görünce içim rahatladı. tamamen yanlış kadro seçimi ile kalite farkı gözle görülür arttı.
ne savunmada ne de hücumda bize denk değillerdi ki bu da maçın gidişatında pekişti.
aslında fener iyi de başladı. biz ilk tehlikeli atağımızı 18. dakikada yaptık. onlar ise bize ön alanda yaptıkları baskı ile hata yaptırıp penaltıya gitti. bakıldığında sidiki ondan isteneni yerine getirdi denebilir. talisca golü atsa bambaşka bir senaryo ile oynayacaktık. hakem de zaten bunu kolladı. sane ve osimhen'e yapılan penaltıları vermedi ancak golü atınca ve fener gelemeyince hakem de bir yerde pes etti.
galatasaray hep diyoruz göbeği kapatan takımlara karşı kanatlara inince çizgiye basmadan oynarsa tuş olur. ancak dün sane maçı domine etti. bir asisti ofsayt gerekçesiyle hiç edildi. bir penaltısı kör ve art niyetli hakemler yüzünden iptal edildi. geriye de geldi, göbeğe de geldi. sallai'nin varlığı sane'ye özgürlük kıldı.
semedo barış'ı kilitlemek için ofans katkısı veremedi. nene-jakops eşleşmesinde zaten jakops büyük fark koydu.
sadece belli bölümlerde kante-yunus eşleşmesi başımıza iş açtı. o bölümlerde lemina ve tor da eski günlerini arattı. ancak ne zaman taçtan gol attık takım eski kimliğini yakaladı. aslan olduğunu, pençesine taktığını yediğini hatırladı.
art niyetli hakem maçın ilk yarısında o kadar durmamasına rağmen 6 dakika uzatma verdi. fakat ikinci yarı öyle mi? sadece penaltı pozisyonunda 5 dakikadan fazla durdu oyun. 10 tane oyuncu değişti bu maçta. en az 12-15 arası uzatma vermesi gerekiyordu. ama galatasaray daha fazla atmasın diye 6 dakika verdi uzatma.
üst üste koyduk hepsini ve ezdik. fener'in istatistikleri de berbattı. yani anadolu takımları bile bizim ceza sahamıza daha fazla giriyor. aslında kerem yerine musaba ile başlasa daha tehditkar olabilirdi. çünkü patlayıcı gününe karşılık verebilecek oyuncu yok bizim takımda. savunması çok zor bir oyuncu.
assensio sakattı zaten. boşuna getirdiler oturttular adamı oraya. sadece taraftarın gazını almaktı amaç.
biz de özellikle ilk golden sonra doğru oyunu bulduk. şahsi hatalar haricinde takım oyunu ve savunması mükemmele yakında. özlediğimiz galatasaray'ı sonunda izledik. ön ala presini doğru yapan, orta sahayı forvete çok iyi yaklaştıran ve sonucun bir iki hata haricinde pozisyon vermeden galip gelmesini bildik.
artık önümüzde kaldı 3 maç ve bu 3 maçtan en az 4 puan çıkarırsak bu iş bitti. samsun maçında alınacak bir galibiyette bile iş bitebilir duruma göre.
inşallah zafer sarhoşluğu çabuk atlatılır ve ligin dişli ekibi olan samsun'dan da istediğimizi alırız.
allah yolumuzu açık etsin inşallah.
taktik için ise maç önü fener kadrosunu görünce içim rahatladı. tamamen yanlış kadro seçimi ile kalite farkı gözle görülür arttı.
ne savunmada ne de hücumda bize denk değillerdi ki bu da maçın gidişatında pekişti.
aslında fener iyi de başladı. biz ilk tehlikeli atağımızı 18. dakikada yaptık. onlar ise bize ön alanda yaptıkları baskı ile hata yaptırıp penaltıya gitti. bakıldığında sidiki ondan isteneni yerine getirdi denebilir. talisca golü atsa bambaşka bir senaryo ile oynayacaktık. hakem de zaten bunu kolladı. sane ve osimhen'e yapılan penaltıları vermedi ancak golü atınca ve fener gelemeyince hakem de bir yerde pes etti.
galatasaray hep diyoruz göbeği kapatan takımlara karşı kanatlara inince çizgiye basmadan oynarsa tuş olur. ancak dün sane maçı domine etti. bir asisti ofsayt gerekçesiyle hiç edildi. bir penaltısı kör ve art niyetli hakemler yüzünden iptal edildi. geriye de geldi, göbeğe de geldi. sallai'nin varlığı sane'ye özgürlük kıldı.
semedo barış'ı kilitlemek için ofans katkısı veremedi. nene-jakops eşleşmesinde zaten jakops büyük fark koydu.
sadece belli bölümlerde kante-yunus eşleşmesi başımıza iş açtı. o bölümlerde lemina ve tor da eski günlerini arattı. ancak ne zaman taçtan gol attık takım eski kimliğini yakaladı. aslan olduğunu, pençesine taktığını yediğini hatırladı.
art niyetli hakem maçın ilk yarısında o kadar durmamasına rağmen 6 dakika uzatma verdi. fakat ikinci yarı öyle mi? sadece penaltı pozisyonunda 5 dakikadan fazla durdu oyun. 10 tane oyuncu değişti bu maçta. en az 12-15 arası uzatma vermesi gerekiyordu. ama galatasaray daha fazla atmasın diye 6 dakika verdi uzatma.
üst üste koyduk hepsini ve ezdik. fener'in istatistikleri de berbattı. yani anadolu takımları bile bizim ceza sahamıza daha fazla giriyor. aslında kerem yerine musaba ile başlasa daha tehditkar olabilirdi. çünkü patlayıcı gününe karşılık verebilecek oyuncu yok bizim takımda. savunması çok zor bir oyuncu.
assensio sakattı zaten. boşuna getirdiler oturttular adamı oraya. sadece taraftarın gazını almaktı amaç.
biz de özellikle ilk golden sonra doğru oyunu bulduk. şahsi hatalar haricinde takım oyunu ve savunması mükemmele yakında. özlediğimiz galatasaray'ı sonunda izledik. ön ala presini doğru yapan, orta sahayı forvete çok iyi yaklaştıran ve sonucun bir iki hata haricinde pozisyon vermeden galip gelmesini bildik.
artık önümüzde kaldı 3 maç ve bu 3 maçtan en az 4 puan çıkarırsak bu iş bitti. samsun maçında alınacak bir galibiyette bile iş bitebilir duruma göre.
inşallah zafer sarhoşluğu çabuk atlatılır ve ligin dişli ekibi olan samsun'dan da istediğimizi alırız.
allah yolumuzu açık etsin inşallah.

