• 3
    her şeyden önce kenarda birlikte göreceğim iki örnek insandan * dolayı keyifli geçmesini beklediğim maç. stad'ınsa büyük bir bölümünün dolacağını biliyoruz, keşke 500 tl gibi absürt fiyatlar olmasa da o stad'ı hep full izleyebilsek. diğer yandan iki takımında açık futbol oynayacak olması bize yine bol gollü bir büyük maç izletecektir. trabzon'da önemli bir eksikliğin bulunmaması onlar adına avantaj. bizdeyse elmander'in olmaması büyük handikap dilerim keyifli ve bizim kazandığımız bir maç olur.

    trabzonspor'un muhtemel ilk 11'i;

    http://d1203.hizliresim.com/v/t/3tm0n.png

    bizim muhtemel ilk 11'imiz ;

    http://b1203.hizliresim.com/v/t/3tm2n.png
  • 4
    maçtan önce sözlüğe stad havasını getirmek istediğim maç.

    galatasaray!!
    25 numara, fernandooo!! - musleraaa!!!

    8 numara, inaaan!! - selçuuuk!!

    10 numara, felipeee!! - meloo!!

    15 numara, milaaan!! - baroooos!!

    17 numara, tomaaas!! - ujafalusiii!!

    22 numara, baltaaa!! - hakaaaan!!!

    26 numara, kayaaa!! - semiiih!!

    27 numara, emmanueell!! - eboueee!!

    50 numara, baytaaar!! - engiiin!!!

    52 numara. çolaaaak!! - emreee!!!

    77 numara, ateeeşş!! - necatiii!!!

    bütün atkılar, bütün flamalar.

    http://www.youtube.com/watch?v=39BtxiGbbck
  • 5
    --- alıntı ---

    öncelikle maçı anlatanların söylediğinin tersine bence berbat bir maçtı. bunda en büyük pay da cüneyt çakır'daydı. arkadaş hem cüneyt çakır hem fırat aydınus berbat maç yönetmelerine rağmen bu memleketin en iyi hakemleri olarak lanse ediliyorlar. adamlar ne kokarım ne bulaşırım modundalar bütün maç boyunca. faul çalmaları için iki oyuncunun birbirine değmesi yetiyor. hiç mi izin verilmez fiziksel temasa! bütün maç bir omuz omuza pozisyon göremedik yahu! faulün kime yapıldığı ya da kimin yaptığı mühim değil, onlar için mühim olan maçın rölantide gitmesi. ona göre karar veriyorlar. her faul pozisyonunda maç minimum 1 dakika duruyor. kim yerde kalırsa 3 dakika başında duruyorlar. kafaya müdahalede oyunu hemen durdurmayı anlarım da adam yerde ayağını tutarken oyun neden hemen durdurulur. tempo yükselmesin, ben fazla koşmayayım, tehlikeli-zor düdükler çalmak zorunda kalmayayım diye. iyi hakem topu oyunda tutmak için uğraşan hakemdir. bunlar art niyetli ve kötü hakemler. bugün ilk yarı galatasaray'ı, ikinci yarı trabzonspor'u ezdi sahada. şenol güneş, emre çolak'ı atmamak için faul vermedi dedi ki sonuna kadar haklı. faulü verse 2. sarıdan atması lazımdı emre'yi ama vermedi ki ilk yarıda yaptıkları çok konuşulmasın. her daim ne şiş yansın ne kebap modunda takılan hakemlerden nefret ediyorum ve türkiye'de bolca var bunlardan.

    galatasaray'ın üzerinde garip bir gerginlik var her daim. sanki 9 puan geride olan bizmişiz gibi oynuyoruz sürekli. baros, eboue, engin, ujfa, melo bazen selçuk bile. hakemin dibinden ayrılmıyorlar. eboue iyidir, hoştur severiz ama her faul yapıldığında kurşun yemiş gibi atlaması, her daim rakiple tartışması sıkıyor artık. takımı da geriyor. bugün eboue'ye yapılan 2 faulde 4 sarı kart çıktı ki 2'si bizimkilere. zokora ve olcan kart görüp sıkıntıya girecekken engin ve eboue de gördü ve onlardan geri kalmadılar! kardeşim 9 puan öndesiniz bu gerginlik niye? çıkın bi rahat olun lan, ligin en iyisi sizsiniz işte herkese gösterdiniz. niye hem kendinizi hem bizi geriyorsunuz?

    armamız yeter!

    berbat bir maç oynadı galatasaray takım olarak. ilk yarıda takımın maça ne kadar konsantre olamadığını muslera gösterdi bize. ilk pozisyonda "topa bakın olm" diye uyardı defansı ama kimse siklemedi herifi. rakibin forvetinde rekortmen gol kralı var arkadaşım azıcık konsantre olun. biraz rehavet olunca burak çıktı attı golünü. colman çok akıllıca kullandı faulü tabi ki. her galatasaray maçında coş zaten pezevenk :) colman demişken melo manyağına 7 milyon euro vereceğimize 3-4 milyon euroya colman'ı alsak ya la!

    ikinci yarı trabzonspor geriye yaslanınca doğal olarak üzerlerine gittik. şenol güneş çok kötü oynayan volkan-olcan ikilisini erken çıkarıp halil-adrian'ı alsaydı maç çok değişik olurdu 2. yarıda. imparator'un hamlelerine karşılık vermedi şenol güneş ve sonuca razı oldu. sabri, batdal ve yiğit girerken riera-sercan ikilisini düşünmeyerek yönetime kadro yetersiz mesajı verdi bir kez daha fatih hoca ki çok haklı kadro çok yetersiz. karabükspor'un beğenmeyip bıraktığı batdal oyuna giriyorsa kimse galatasaray'ın kadrosu iyi demesin. batdal belki golü kaçırdı ama fena değildi. güzel toplar indirdi ama son hamle yok adamda. kafası az çalışıyor kanımca.

    sonuç olarak haftaya trabzonspor'un fenerbahçe'ye yenilmeyeceğinden eminim. zokora olsa kesin yenerler derdim ama zokorasız işleri zor, beraberlik iyi olur. futbol tanrıları bizi rahat bırakmıyor. fener maçı son dakika direk, sivas maçı son dakika verilmeyen penaltı ve bu maçta da son dakika boş kaleye kaçan gol. skorlar değil de son dakikalar koyuyor lan bana! hala baros'un pozisyonunu görüyorum rüyamda.

    --- alıntı ---

    http://tacsizkralmetinoktay.blogspot.com/...ye-bu-gerginlik.html
  • 7
    öncelikle şunu söylemeliyim ki takımımla, oynadığımız iştahlı ve atak futbolla bir kez daha gurur duydum. bu sezon itibari ile geri düşmeye pek de alışkın olduğumuz söylenemez, fakat trabzonspor maçı ile birlikte skor olarak geri düşüp sahadan en az 1 puanla ayrılmayı 6. kez başarmış olduk. geri dönüş yapamadığımız maçların sayısı da puan tablosunda yenilgi hanemizde yazan 3 rakamı. tekrar trabzonspor maçına dönecek olursak, bu maçta yediğimiz ilk gol hepimizin de bildiği üzere cüneyt çakır düdüğü sayesinde oldu. engin ve alanzinho arasında yaşanan ikili mücadele sonrası alanzinho'nun temas olmaksızın kendisini yere bırakmasına faul düdüğü çalmanın hiç bir açıklaması yok, kaldı ki pozisyona çok yakın hakem, hemen hemen 4-5 metre uzaklıkta. buna karşın orada faul kararı vermek, doğrudan eyyamcılıktır, emek hırsızlığıdır. daha önce birçok kez başardığımız gibi bu maçı da geriden gelip kazanacağımıza dair takıma inancım tamdı. fakat nedenini bilemediğimiz bir tedirginlik vardı oyuncularımızın üzerinde; ceza sahasına yaklaşana kadar istediğimiz pasları atıyorduk, topa yön veriyorduk fakat ceza sahası çevresinde son pas veya bitirici vuruşu bir türlü doğru şekilde yapamıyorduk. eboue'nin böyle 2 pozisyonu var aklımda kalan, her ikisinde de başarılı top sürmesi sonrasında son pasları isabetsiz ve kötü olmuştu.

    özellikle ikinci yarıda takımımızın saldırgan, iştahlı oyununu görünce 3 puan için gerekli olan 2 golü atacağımıza dair inancım daha da artmıştı. çok net gol pozisyonlarına giremesek de sahadaki oyun, her an gol atacakmışız hissi veriyordu. cüneyt çakır'ın gaziantepspor maçımızdaki abdullah yılmaz rolüne bürünmesinin yanında maçla ilgili diğer olumsuz nokta da yedek kulübemizden oyuna dahil olan oyuncularımızın maçı çevirebilecek kapasitede olmayışıydı. imparator'un takıma dokunuşu ile aydın yılmaz'ın sonradan dahil olduğu maçlarda bile içimde bir kıpırtı oluşurken yiğit gökoğlan hamlesi heyecanın zerresini vermiyor bana. kendisi çok genç ve geleceğe yönelik bir transferdi fakat bu maç özelinde söyleyebilirim ki emre'nin oyunda kalması bize daha fazla katkı sağlayabilirdi. tüm bu olumsuzluklara rağmen, galibiyeti getirecek gole de uzatmanın son anlarında yaklaşmıştık fakat mehmet batdal'ın etkisiz ve yavaş şutu beraberliğe razı olmamıza neden oldu. bu pozisyon öncesi top kendisine doğru gelirken nasıl bir vuruş yapması konusunda kararsız kaldığını düşünüyorum. fakat en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir demişler, mehmet'in düştüğü bu ikilem o pozisyonda topu tolga'ya nişanlamasına ve 2 puanımıza neden oldu - sağlık olsun diyelim, dememiz gerek.

    http://www.youtube.com/watch?v=pTEzrVURObs

    aslında trabzonspor'un attığı haksız gol öncesi olmayan faulün verildiği alanzinho'nun, bizim golümüzde penaltıya sebebiyet vermesi, o akşam nezdinde futbolda adaletin tecil ettiği ufak bir andı. maçın genelinde adil ve tarafsız bir yönetim olsaydı, mehmet batdal'ın pozisyonuna bu kadar üzülüyor olmazdık.
  • 8
    o zamanlar öyle bir heyecan vardı ki ve bu maç öyle önemli maçtı ki, son dakikada mehmet batdal yüzde yüzlük golü kaçırsa bile 1 puan çok değerliydi. felipe melo'nun penaltı golü öncesi kısılmaya yüz tutmuş sesimle "kaçırma melooooğğ" diye bağırdığım akabinde tanımadığım bi adama düzleme giriştiğim videoyu görünce aklıma geldi entry girmek. bu sezon başka sezondu be.

    video için: https://www.youtube.com/watch?v=syeLsQC2I-U
  • 10
    https://www.youtube.com/watch?v=ELTjbGt8f-g

    faul olmayan pozisyonda çabuk kullanılan bir frikikten yemişiz golü. türkiye futbol tarihinin en eyyamcı hakemi cüneyt çakır sağ olsun.

    yalnız fatih hocam da o sezon sigara paketinden neler yaratmış. katı bir yabancı kuralının olduğu dönemde ilk on birde semih kaya, emre çolak ve engin baytar. yedekten de mehmet batdal ve yiğit gökoğlan gibi faydasızlar giriyor. şimdi bile düşüncesi fenalık geçirtmeye yeter.

    ayrıca bu maçtan sonra fatih hoca mehmet batdal'ın da biletini kesmişti.
App Store'dan indirin Google Play'den alın