• 1439
    bu maçla ilgili en büyük sorun rakibin 10 kişi kalmış olması aslında. 10 kişi fb'ye isabetli şut bile atamadık lafı can acıtıyor doğal olarak. farklı galibiyet beklediğimiz maçta bu maçtaki oyunla berabere kalsaydık yine buruk olacaktı içimiz. ki şanssız bir golle yenildik bu daha çok üzdü. takım taraftara bir galibiyet hediye etmeliydi. ve kendilerini ispatlamalıydı.

    ancak deniyor ki 10 kişi kalmış rakibe diş geçiremedik. tam tersine 10 kişi kalmaları bizim zararımıza oldu. maç başladığında fb önde yoğun baskıyla ve sertlikle başladı. hakemin de desteğiyle bizi bağladılar. ancak bunu doksan dakika yapamazlardı. ki biz hakimiyeti yavaş yavaş elimize almak üzereydik. fb'nin baskısı zayıflamaya başlamıştı. djiku'nun ikinci sarısı gibi pozisyonları bol bol bulacaktık. çünkü rakip sahaya yayılıyordu 11'e 11 iken. ve istediğimiz alanları bulacaktık. ama ne zaman 10 kişi kaldılar o zaman kendi sahalarındaki alanı kapatmayı düşündüler. ilk maçtaki gibi. ve maalesef biz böyle takımları geçmekte zorlanıyoruz. ne biz kaleye isabet ettirebildik ne de onlar. derken 70. dakikada yine dışarı çıkan, isabetsiz bir vuruşu bu sefer içeri atan biz olduk ve golü biz yedik.

    ikinci sarı kart pozisyonunda herkes ayağa basmaya odaklandı ama orada sonradan ortaya çıkan yakınlaşmış bir açıda djiku'nun kaval kemiğinin altı ile torreira'nın kaval kemiğinin altı temas ediyor. ve torreira düşüyor. sarı kartın sebebi ise potansiyel tehlikeli atağı kestiği gerekçesiyle verildi. ki djiku'nun ilk sarı kartının kırmızıya yakın bir kart olması gerektiğini de unutmayalım. lafım ona hem hakemi hem bizi yendiklerini söylüyorlar bu pozisyonlara odaklanıp. ama maçın geneline bakıldığında hakem epey fb lehine kararlar verdi. bize yapılan net faullerde bile bizim yaptığımızı dedi. yediğimiz golde de muslera'ya çağlar'ın yaptığı bir temas var. kaleciler kendi alanlarında dokunulmazdır. muslera üzerine gelen topa gitmek için ekstra adım atmak zorunda kaldı fbli oyuncu yüzünden.

    bizim oyuncular istekli olsaydı yine de yenerdik. bizi fb'den daha çok zorlayan anadolu takımları oldu. fb takımı benim gözümde hala ufak takım. diğerlerinden biraz daha kaliteli oyunculara sahip olan bir anadolu takımı. o kadar.
  • 1440
    camiada derin bir yara açan maç. şampiyon olsak bile sol framede uzun bir süre bu maçı göreceğiz. herkesin derdi kötü ve sinik futbol. oynayarak kaybetsek hiç sorun değildi. okan hoca bu maça iş kazası dedi, ancak mesele çok daha derin. takımdaki hiç kimsede istek, arzu, coşku yoktu. inşallah kazasız belasız şampiyon olup kadroda sağlam bir revizyona gidebiliriz.

    en nihayetinde bu maçın da üstünden zaman geçecek ve transfer dönemi artık yeni bir sayfa açılmış olacak.
  • 1442
    fatih terim'in önceden dediği '50 maç yenilelim ama sonunda şampiyon olalım' dediği maçlardan birisidir. sezon başından beri final maçlarında kopenhag, prag ve fenerbahçe maçında içimiz çok acıdı. ilk ikisini unuttuk sonuçta futbolun içinde kaybtmekte var. fakat kendini bilmezlerin stadımızda sevinip üstüne görevlimizi darp etmelerini ben sindiremedim. özellikle bir karaktersiz var ismi lazım değil, ona o sevinci yaşatmamamız lazımdı.

    bunların en büyük sorumlusu dursun aydın özbek yönetimidir. sezon başından beri cıvık hareketleriyle işi bu noktalara getirdi. senin avrupa maçların varken takımı nasıl beksiz bırakabilirsin ? senin en büyük rakibin her hafta penaltılarla son dakika hakem ittirmesiyle buralara kadar gelirken nasıl sessiz kalabilirsin ? bunların üstüne suyun karşı tarafından laf yiyorsun ve hiç bir sesin çıkmıyor. en çok bunu sindiremiyorum. galatasaray yönetimi inşaatçıların elinde paspas olmuştur. bu saatten sonra ne erden timur ne dursun aydın özbek umrumda değil. bundan sonra gelecek yönetim hakkımızı sonuna kadar savunsun ve takımı başarıya götüren çalışkan oyuncular transfer etsin, aynı hataları yapmasın istiyorum.

    teknik ekip ve takım olarak reaksiyon veremediğimiz maçtır.
  • 1443
    sezon tamamlanana kadar olumsuz etkisinden sıyrılmamız gereken maç. büyük bir düşüş tokat gibi yüzümüze çarptı ama kısa zaman sonra şampiyonluk maçımız var. şampiyonlar ligi istiyorsak, yeni bir macera için hayal kuruyorsak konsantrasyonumuzu burada takılı bırakmamalıyız ve hemen toparlayıp yola devam etmeliyiz. şampiyon olup sonrasında en detaylı şekilde hataları yeniden inceleriz, sorgularız, ama vakit yok şuan buraya takılmaya. sonra sekiz numara da getiririz, yedek forvet de getiririz, bilet devretmeyi de konuşuruz, sağ beki de konuşuruz, beklenti altında kalanları da yollarız buralarda.
  • 1444
    2 gün üzüldük bitti. bugünden itibaren odağımız şampiyonluk.

    bu maçta taraftarı üzen şey de mağlubiyet değil, berbat futboldu. herkesin odaklandığı konu da bu. bu maçtan ileriki seneler için hem taraftar, hem yönetim, hem futbolcular hem de teknik heyet ders çıkaracaktır.
    iddaa ediyorum; bu mağlubiyet, konya'da bir kaza yaşamaz isek, önümüzdeki senelerde bize pozitif bir şekilde geri dönecek.

    şu maç bugün tekrar oynansa, ne takım bu kadar donuk oynar, ne teknik heyet bu kadar pasif kalırdı. bayern'e 70 dakika maç 0-0 bitsin diye dua ettirten takım bu halde oynayamaz. istede de yapamazdı, basiretler bağlandı, bir mucize oldu. seneye eminim, kopenhag, prag eşleşmeleri ve bu maç hafızalarda olacak. bu maçları koparmak ve istenen sonucu almak için özel hazırlanılacak. ben oyuncusundan, teknik heyetine, herkese çok güveniyorum.

    bu maçı yıllar sonra çocuklarımıza "ayaklarınız yere bassın, bakın biz böyle bir sezonda böyle bir maç yaşamıştık" diye örnek verip geçeceğiz.
  • 1445
    bütün hafta bu maçı kaybedersek yıkılırım kendimi camdan atarım bilmem ne diye dolaştım ortalıkta lakin maç bittiğinde gram yıkılma olmadı bende. şampiyonluğa daha çok kitlendiğimi fark ettim. benim bu maça dair sinirimi bozan tek şey, 19/19 yapan takımın hocasına, sezonu buralara getiren topçularına bizzat kendi taraftarı tarafından dil uzatılması. yada konya macini kazansan nolur bu maçı kaybettin diye boş yapan beyinsizlerin türemesi. onun dışında, isterse fener 15-0 yensin. şampiyon olalım da dert değil. sezonu; tüm sene ittirilerek, hissiyatımsılarla bugünleri gören ve bu derbinin sonunda hala şampiyonluk ümidini son haftaya taşıyabilen yüzsüz ananasçıların üstünde kapattigimiz sürece benim için herkes başarılıdır.
    ha, gücüme giden tek şey stadimizda kutlama yapmalarından ziyade stadyum gorevlimize saldirmalari. o hacı olacak elemanın oğlunun saha ortasında cirit atması. bu herifleri tutuklatmayan yönetimin, sokakta gördüğü gibi üzerine saldırmayan veya adresini ifsalayip sağa sola yaymayan ultraslan'ın hiçbir ferdine bir taraftar olarak -zerre kadar varsa- hakkımı helal etmiyorum.
  • 1446
    kopenhag ve prag'dan sonra yine beksiz çıkıp kaybettigimiz kaçıncı maç. bu defa da sağ bekin ikame oyuncudan oluşuyor. şunu hala anlamadı yönetim: ülkemiz ligi o kadar kalitesiz ki uydur kaydir pozisyonlara armtadigin oyuncularla bile 3 puana gidebiliyorsun bir sekilde. ama ligin en kuvvetli ikinci takimina bu sökmez. avrupalı rakiplerine de sökmedigi gibi. icardi'nin düzgün bir yedeginin olmaması, kuvvetli bir 8 numaranın bulunmamasi da buna etken. fred bizde olsaydi torreira önünde, mart veya nisan ortasi açik ara şampiyonduk, avrupa'da da ilerlemistik buyuk ihtimal.
    prag ve kopenhag maçlarında hatta bayern munich eşleşmelerinde oldugu gibi yine aslinda eksik cikip mağdur oldugumuz maçtır.
    buna rağmen biraz ciddiyet ve fizik üstünlukle alirdik puanimizi. ferdi'yi barış'la, samuel'i zaha ile bloke etsek bitmişti mevzu buyuk ihtimal. hic ziyech ilk 11 maçi değildi. cook yazik oldu. sonrasinda sefere çikmis gibi mal mal dolanan ali koç gazını atmış oldu boşveein. haftaya şampiyonluğu bize verdiğinde o laflarini yedirmiş olacagiz.
  • 1447
    üzülüp bitmesi gereken bir maç ama bitmiyor. neden? cevabı belli kişiliksiz futbol. olayda hakem hatası olsa ne bileyim bala g.te bir gol olsa falan sinirleniriz,üzülürüz, geçer. aga ben hiç ihanete uğramadım ama yani bu hissiyattan kötü olabilir mi bilmiyorum. belki çok pamuksu bir hayat yaşadım. sanmıyorum da yani... bu kadar kalbimin kırıldığı bu kadar çaresiz kaldığım bir durum hatırlamıyorum. hayatımın bu kadar orta yerine galatasaray'ı koymamı sorgulattı bu maç bana, belki de kendi açımdan hayırlı oldu. her gün sözlüğe giren her gün twitter youtube haber kovalayan ben saldım gitti. zaten 3-5 açıklamaya bakıyorum, ruh yok. icardi diye neremize sokacağımız şaşırdığımız adam, yürüdüğü bir maçın arkasında story falan paylaşabiliyor. derdim olmayan tek şey fenerlilerin bizimle uğraşması, vallahi bu konuda gram sıkıntık yok. sonsuza kadar hakları hatta mhy'nin de sonuna kadar hakkı. insanı gerçekten yaralayan sevdiğinin vurduğu darbeymiş...
  • 1451
    ben bu karşılaşmanın sonucunun; fenerbahçe başkanlık seçimini etkileyebileceğini, olası bir 3-0'lık galatasaray galibiyetiyle aziz yıldırım'ın şansının %50'yi zorlayacağını düşünüyordum.

    ancak skordan ziyade, galatasaray yönetiminin aciz tavrı bizim seçimleri etkileyebilir gibi duruyor artık. maçtan önce bence %75-25 gibi bir oranla favoriydi dursun özbek. şu anda durum %60-40'a kadar gelmiş olabilir.
  • 1452
    2 maç kala 6 puan önde şampi. modunda çıktığımız maç. hepimiz önemli görüyorduk bu maçı, yalan yok ama bu maç fark 6 puan olduğunda sezonun en kritik maçı olmaktan çıkmıştı. yok çıkmamıştı desek de yalandan konsantrasyon desek de çıkmıştı. maç öncesi 3 atarız 5 atarız diyenler, maç öncesi derin gs kostümüyle ayinli festival görüntüleri, maç öncesi yapılan koreografinin mesajının yanlışlığı, fener 10 kişi kaldığında oluşan 1 puan nasıl olsa cepte hissiyatı, taraftarın sadece mert hakan'la uğraşıp onların tuzağına düşmesi, maç gerginleştikçe gerginliğin fener'e yarıyor olması bizim konsantrasyon eksikliğimizin örneklerindendi. bu maç bu haliyle adeta şampiyonluk maçı olmaktan çıkmış, kafalarda zaten şampiyon olunmuş, maç sadece prestij ve gurur maçına dönüşmüştü. prestij ve gurur maçı olması da 6 puan geride olan fener'i daha çok konsantre eder hale gelmişti. bu psikolojik faktörlerin üzerine taktik ve fiziksel durumumuzun rakibimizden geride olması da bu hezimeti kaçınılmaz hale getirdi.

    unutmak da ölüm gibi yeri geldiğinde büyük bir nimet. bu mağlubiyete büyük anlamlar yüklersek 99 puan toplayan takımı tek bir maçtan yargılar hale gelirsiniz. şu takıma yapılan eleştiriler tarihte 70 puan toplayan takımlara yapılmadı. tarihin hiçbir yerinde ortalama 75 dakikada 1 gol katkısı veren müstakbel gol kralı bu kadar eleştirilmedi. her şeyi bu kadar abartmayın. bu takımın nasıl bir yoldan gelip ne gibi engellerle karşılaşıp hala şampiyonluğa da çok yakın olduğunu her birimizin farkına varması lazım. unutun bu maçı, seneye yine şımarırsak yine bu maçı hatırlatırız. bir sürü faktörün bir araya gelip hezimet yaşadığımız şu maçın üzerinden camianın sinerjisini bozmak isteyenlere fırsat vermeyin. biz galatasaray'ız, biz aldığımız kupaya bakarız. bu maçın hesabını da intikamını da ileride alırız merak etmeyin. ama önce şampiyon olalım. artık sözde değil özde konsantrasyon lütfen!
  • 1453
    öyle ya da böyle kalemize şut atamayan takıma karşı dışarı çıkan topta kale çizgisinde rakibe asist yaparak gol yediğimiz maç.

    kötü oynadık ama skoru veren yine kendimiziz, köhn dokunmasa dışarı çıkacaktı top.

    bizim feneri şöyle yenebildiğimiz bir maç yok, crespo’nun gol attığı maçta da benzeri olmuştu.

    bir lafım da tribünlere, her kornerde mert hakan’a falan su şişesi atmakla onlara değil bize zarar verdiler. oyuna konsantre olmalı herkes, rakipteki herhangi birine değil.

    düşüşler hatalardan ders alındığı ve sana kaybettirmediği sürece çok değerlidir o yüzden umarım hatalarımızdan ders alarak çıkarız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın