umarım takımımız daha fazla sakat vermez bu olaya.
2
yabancı kontenjanını avantaja çevirebileceğimiz tempodur. haftasonu sneijder'i oynatırken hafta içi hajrovic'i oynatabiliriz. hamit de iyileşirse tam olur. aynı zamanda defansta gökhan zan, chedjou dönüşümü de yapılabilir. eboue-sabri dönüşümünü düşünemiyorum bile. (bkz: dönüşümlü oynamak)
3
sevdiğim tempodur. çok maç izleyeceğiz anlamına gelir.
tabi kadronun kaliteli yedeklerle genişletilmiş ve sakatlıklarla boğuşmadığımız bir dönem olması gereklidir. diğer türlü can sıkabilir.
4
2013-2014 devre arasinda uzun sure galatasaray izlemeyen bünyeye iyi gelendir.
genel olarak bakildiginda genis kadro ve fizik güc gerektirir.
5
bana keyif veren bir dönem. haftada iki maç oluyor ve hepsi heyecanlı, güzel maçlar. takım da istekli, savaşçı olunca yeme de yanında yat.
6
son zamanlarda fatih terim tarafından, gerek kötü oyun gerekse kötü skorlar için sıklıkla önümüze sürülen argüman.
kendisine saygı duymakla beraber bu argümanı duymaktan da, bunun haklı görülmesinden de, kendisinin bunun haklı bulunmasını/kabul edilmesini beklemesinden de ciddi anlamda sıkılmaya başladım. tek duyduğumuz şey "oradan seyahat ettik, sabah indik, tek antrenman yaptık, iki maç arasında 72 saat bile yok" cümleleri.
yahu hocam futbola yeni başlayan oyuncular mı bunlar, haftada 1 toplanıp halı sahada takılan amatör takım mıyız biz? milyon euroluk topçuların 3 günde 1 maç yapamayacağının iddia edilmesini bir tek ben mi kabul edemiyorum? kaldı ki futbol dünyasında 2021-2022 sezonunda avrupa kupalarında (şampiyonlar ligi - avrupa ligi - konferans ligi) mücadele eden 96 takımın her biri için en azından aralık ayı sonuna kadar geçerli olan bir durum bu. neden bununla baş etmek zorunda kalan tek takımmış gibi davranıyoruz? premier lig takımlarının kendi kupaları da dahil olmak üzere yeri geldiğinde, özellikle de noel zamanı 2 günde bir maça çıktıklarını kendisi bilmiyor mu?
üstelik futbolcular antrenmana kıyasla maç oynamayı her zaman daha çok sevmişlerdir, bunu eski futbolculardan da çok kez duymuşuzdur. futbolcu dediğin antrenman yapmaktansa her zaman maça çıkmayı ister ve bekler. o yüzden açıkçası futbolcular nezdinde bir sorun ve problemmiş gibi görüldüğünü de düşünmüyorum.
eğer fatih hocam'a artık bu tempo zor ve yorucu gelmeye başlamışsa belki bir özeleştiri yapmasının vakti gelmiştir.
7
fenerbahçe şubat ayında kendi evinde umutsuz bir skor olarak avrupa'ya veda etmesi sonrasında haftada bir maç + kupa maçlarıyla bir avantaj sağlamış olabilir.
biz ise şampiyonlar ligi, süper lig ve türkiye kupası maratonunu geniş kadromuza rağmen hepsini birden aynı tempoyla kaldıramayacaksak ki bu olası, bunun hesabını kelamını okan hoca ve kıymetli ekibi çok iyi yapmalı.
zaten henüz geçen sene aldığımız türkiye kupası'nın önem derecesini bu sene için en sona bırakabiliriz.
türkiye kupası hangi turunu, hangi elemesini oynuyor olursak olalım, çok fazla tempo katmayacağımız, sakınacağımız, oyuncularımızı dinlendireceğimiz bir turnuva olmalı bu sene. süper lig'de 12 maçımız kaldı. şampiyonlar ligi'nde de bana göre en az 3 veya eğer başarabilirsek de belki 5 veya daha fazla maç oynayacağız. bu gerçekten türkiye kupası ile birleştirdiğimizde çok yoğun bir tempo anlamına geliyor. üçüne birden odaklanıp hepsini kaybetme ihtimalimiz de bulunuyor. tabii galatasaray katıldığı her kupanın şampiyonluk adayıdır ancak çok iyi hesap kalem yapmamız gerektiğine ve enerjimizi daha çok süper lig ve şampiyonlar ligi'ne kaydırmamız gerektiğine, süper kupa türkiye kupası'nın ise bu sene için arka plana almamız gerektiğine inanıyorum. çeyrek final de olsa, yarı final de olsa bu yıl benim için önem sırası en sonda yer alıyor.
okan hoca her maçı almak istiyor biliyorum ama bu yoğun maç temposunda kupayı salıp süper lig ve uefa şampiyonlar ligi'ne odaklanmak bizim açımızdan en hayırlısı olacak.
8
maalesef yoğun deplasman takvimiyle birleşince hiç çekilmez bir hal alıyor. konya'dan torino'ya, istanbul'dan ingiltere'ye oradan trabzon'a falan derken futbolcular ve teknik heyet nerede uyuyup nerede uyandıklarını şaşıracaktır.
bench'ten maksimum verimi almak zorundayiz bu donemde.
9
25-26 sezonunda yani bu sezon bir avantajımız var. ligimiz uzun aradan sonra nihayet 34 hafta, eskisi gibi uzun değil. yani kalmış 12 hafta. 2 hafta sonra parmakla bile maç sayarsın yani. bizim yapmamız gereken kadroyu 17-18 oyunculu bir rotasyona sokmak. hoca kadroyu daraltmayacak, azıcık da şanslı olacağız ve az sakatlanacağız. hatta geniş kadro ile az sakatlık arasında bir korelasyon da var. elbette şampiyonlar ligi ekstra yıpratacak ama hoca iyi manevralarla burayı atlatacak. bu kadro bunu vaat ediyor.
bir şey daha: hep ligimizin dezavantajı da dezavantajı diyoruz. juventus eşleşmesinde tam tersi etki konuşulabilir. çünkü onları lig yıpratmışken henüz bizi lig yıpratmadı. bizim ligimiz rotasyon kaldırır, asıl serie a, premier lig rotasyonu patlatır. akıllı olacağız. ben yoğun maç temposu bahanesini kabul etmiyorum. çünkü ligimiz yoğun değil. ligde puan kaybedersek de ya gevşeklikten ya da çok büyük hatalar zincirinden kaybederiz. rakiplerimizin bizi çok zorlamasından değil. dikkatli olmamız lazım. juventus maçından sonra o havaya girdik, belki de sezonun özgüven anlamında kırılma noktasını yaşadık. daha çok konsantre olacağız her maça. unutmayalım ki her şey bizim elimizde.
10
25/26 sezonunun 2. yarısında bizi çok fazla bozmaması gereken durum. zira elimizde hem çok kaliteli hem de gayet yeterli derinliğe sahip bir kadro var. ligdeki 2-3 maç dışında yedek olarak düşündüğümüz birçok futbolcu bile ligimiz için gayet yeterli olacaktır.
burada önemli olan şey yorgunluk falan değil, konsantrasyon. yani takım fiziksel olarak değil zihinsel olarak zorlanabilir. bu yüzden herkesin kafa olarak kendini tamamen takıma adaması lazım kalan 3 ayda.
11
kadronuz yeterliyse harika bir şeydir. çünkü herkes iyi kötü süre alır ve forma giydikçe motivasyonu ve kondisyonu artar. galatasaray özelinde 2025 2026 sezonun ilk yarısında zorlayıcı bir durumdu ve yaralar aldık. nitekim kadro yetersizdi. ligin ikinci yarısı itibariyle işler değişti. artık galatasaray kadrosu 12 13 kişiden çok daha fazlası haline geldi. rakipte ise durum krize dönüşecektir. nottingham forest elenmesi sonrasında tek maç oynayacak bir takımda oynayamayan isimler, dünya kupasına gidemem endişesiyle küsenler ve daha nice sıkıntı yaşanacaktır. ayrıca kanat ve forvet rotasyonu yok hükmünde olan bir takım ayağına baktığı talisca ya da asensio'nun sakatlanması durumunda gol atabilecek durumda değildir. galatasaray özelinde ise işler başka. sezondaki güncel durum özelinde galatasaray'a zararı olmayacak durumdur.