9001
arkadaşlar demirören pisliğin teki olabilir ama aysal'ın ona açık açık "isterseniz ocak'ta terim'i tamamen milli takıma verir başka hoca buluruz" dediği de açıkça ortada yahu. bunu hem terim hem de demirören defaatle tekrar etti. aysal böyle demese böyle bir yalanı uydurmak demirören'in aklına bile gelmez zaten, mevzu gayet aşikar.
ayrıca kendisi yalan konusunda demirören'den geride kalmaz. terim'le mesajlaşmalarını rok isimli şahsa servis ettikten sonra, "benim haberim yok, toplantıya girerken telefonumu dışarı bırakmıştım, oradaki görevliler sızdırmış" gibi absürt bir açıklama yapmıştı. şirket çalışanları koskoca ünal aysal'ın cep telefonunu kurcalayıp şahsi mesajlarını dışarı sızdırarak suç işleyecek ve ünal aysal buna seyirci kalacak? tv programında "eh işte almış sızdırmışlar mesajları, olur böyle şeyler" diyecek? yok ya?
ünal başkanı severim sayarım ama terim'in ayrıldığı dönemde en büyük kabahatli kendisidir. şenol güneş bile iki sene şampiyon olunca başkana ayrı medyaya ayrı trip üstüne trip yaparken türk futbolunun en başarılı adamına sıradan bir td muamelesi yapıp aşağılayamazsın, aşağılarsan o da kendi meşrebince sana ceza keser.
sonra yeni hocana devre arasında 10 transfer de yapsan terim'in yerini dolduramazsın. çünkü futbol, ticaret değildir. dinamikleri çok farklıdır. "cv'si kabarık hoca getiririm, büyük transferler yaparım, başarılı olurum" sanırsın ama hava alırsın. volkswagen a.g. ceo'su işten ayrılsa, yerine başka ceo getirirler, bütün işler tıkır tıkır yürür. ama bayern münih yöneticileri, heynckes emekli olduktan 3 sene sonra evine kadar gidip "dön hocam" diye yalvarır. futbol, bir business'ten çok daha fazlasıdır, bir kimya meselesidir.
aysal "evet, terim konusunda hata yaptım" diyemediği için mecburen laf salatası yapıyor. aslında o da her şeyin farkında.
9003
kendisine dilendigimiz zaman elini tasin altina koymayan ve üstelik bu kritik dönemde hevesimizi almaya calisan eski baskanimiz.
destek olacagina köstek oluyor. beni hayal kirikligina ugratti.
9004
kendisini her dönem desteklemiş ve savunmuş birisi olarak bu sefer yanlış yaptığını düşünüyorum. 9 ocak 2018 trt spor'daki konuşmasının içeriği benim için önemli değil. 4 yıl boyunca susup fatih terim'in galatasaray'ın başına geçmesiyle konuyu tekrar açması kendisine hiç yakışmamış.
gerçek bir galatasaraylı konunun kişisel tarafını bir kenara bırakır, galatasaray menfaatleri için şu dönemde susar. fatih terim bile, bakın tekrar altını çiziyorum fatih terim bile bunun böyle olduğunu biliyor ama ünal aysal öğrenememiş.
9005
kendisi faruk süren'den sonra en sevdiğim ve en başarılı başkanımızdır. gönlümüzde bir yeri hep olacaktır. ancaaak; zamansız bir şekilde 4.5 yıl önceki olayları, üstelik fatih hoca'nın kavgalı olduğu trt'de anlaşılmaz bir şekilde açması, takım taraftar yeniden havaya girmişken hiç ama hiç iyi olmamış ve kendisine de yakışmamıştır. ve programdaki tavırları, sözleri false flag bir şekilde dursun özbek'e destek olmuştur. bunun farkında olacak kadar zeki bir adam olduğunu biliyoruz. öyleyse akılda deli sorular uçuşuyor, niye be başkan?
9006
kendisi hakkında zamanında sağlam araştırmalar yapmıştım. türkiye değil dünyadaki sayılı vizyoner işadamı insanlardan birisi. gençliğinde geçinebilmek için migros gibi yerlerde bile çalışmış birisi. nereden nereye. adam 0'dan inanılmaz bir marka yaratmış. tabi bunların bu olayla alakası pek yok. sadece başlığa ait isme de bir şeyler yazmak istedim. olaya gelirsek; ben dediklerinde haklı olduğunu düşünüyorum. elbette terim, yıldırım, aysal üçlüsünden başka çok çok az kişi gerçeği biliyordur. bizler sadece tahmin ediyoruz. ama ben kişilerin analizi ve aysal'ın konuşma analizini yaptığımda aysal'ın haklı olduğunu düşünüyorum. bu tabii benim düşüncem ve herhangi bir kanıtım da yok açıkcası. belki de haksızdır çünkü gerçeği bilmiyorum. ama aysal'ın haklı olduğunu düşünmem terim'i desteklememem düşüncesini getirmiyor elbette. terim de aysal gibi lider doğmuş bir insan. adam lider yani. belki de bu iki lider adamın konuştuğumuz mesele olmasa bile başka bir meseleden takışacağı beklenebilir. çünkü otoriter insanlar birbirleriyle genelde anlaşamıyor. aysal bence efsane bir başkandı, ama bu avrupai ve çağdaş kafanın türkiye'de iş yapması mümkün değildi. ki araştırırsanız zamanında türkiye'den bu meselelerden dolayı ayrılmış. terim de otoriter bir klas teknik direktör. terim'i galatasaray teknik direktörü olarak destekliyorum.
ed
9007
1 milyar tl harcayan baskan. ancak borc 38milyon euro artmis neyse. 1 milyar tl ne kadar yapiyor 300m yok, guncel kurla 262m dolar harcamistir. 220m euro yapar buda. ben 220m euro transfer hatirlamiyorum. nasil harcamis acaba ? maaslarla vs deniliyorsa eger. dursun tek donemde yapti onu.
9008
sayfalardır yalan söylüyor denilen ama ne yalan söylediği niyeyse açıklanmayan eski başkan. kaynak ve güvenilir şahıs olarak tüpçü!! gösteriliyor. tamam fatih terim'in gelmesine çok karşı olsak bile ses etmedik takımın menfaati için. ancak sırf bunun için şu sözlükte tüpçünün açıklamasıyla bu adama saldırmak.... ne denir ki artık, dursun'un başkanlığı hayırlı olsun. artık 1987 öncesinin başarısız ezik haline dönebiliriz.
yakamızdan düş sayın aysal, istemiyoruz vizyon-dünya kulübü olmak falan!!
9009
sporu harcamayi hocayi herseyi bir tarafa birakin. cok hatalari var, mesela 2014'te uefa'yle uzun vadeli degil 2 yillik ve uyulmasi mumkun olmadigindan cezayi kesinlestiren anlasma yapmasi, daha oncesinde 2013 baskin secimi vs.
ama oyle bir hareketi var ki galatasaray'i kurtarmistir: borc yapilandirmasi. eger kendi doneminden oncesinden baslayan o dovizle borclanmanin vardigi borc yukunun onemli bir kismini tl'ye cevirme operasyonunu yapmasaydi, o gunden beri degisen doviz kurlarinin sonucunda bugun kulup iflas etmisti.
aysal bu ulkenin, bu futbol duzeninin adami degil. bizim taraftar icin bu duzenin adami olan demiroren daha muteber, onun lafina itimat edilir, aysal'a edilmez.
9011
20 ocak 2018 tarihinde tevfik fikret kongre merkezinde sarı kravatıyla boy gösteren elit kişilik.
9012
'taraftar ne isterse o olacak' düsturu bugünlerde göndere çekilen başkan. tudor'un gidişi, terim'in dönüşü ve bölüm sonu canavarı yağlı suratın o koltuktan sökülüp atılması vs. güzel şeyler bunlar.
9013
basketbol şubesine sponsor olma sözü olan eski başkan. mustafa cengiz kazanırsa demişti, bekliyoruz.
9014
13 ocak 2018 seçimi öncesi tv'ye açıklama yaptı diye itin gözüne sokulsa da, bu sayede dursun'un gidişinde çok etkili olmuş eski başkanımız.
9015
basketbol şubesine falan sponsor olmayacaktır. anca konuşur. milyar dolarların içinde yüzer böyleleri, galatasaray'dan güzel de prim yapar ama konu galatasaray'a sponsor olmaya geldi mi hepsi tırıs tırıs geri kaçar. içlerinden biri bile şu fenerli iş adamları kadar kulübüne değer vermez ama kazandıkları birçok şeyi galatasaray lisesi sayesinde kazanmışlardır. boşuna medet ummamak lazım.
9016
basketbol şubesine sponsor olacağını hiçbir zaman söylememiştir. bu hep duyum olarak kalmıştır. aksine kendisi "olacak olsam şimdiye kadar olurdum" demiştir. kendi ağzından çıkmayan cümleleri kullanarak üstünden algı yaratılmamalıdır.
9017
vizyonu, profesyonelliği ve galatasaraylılık asaletinden taviz vermeden koruyabildiği dobralığı ile son yirmi senede faruk süren`den sonra kendisine en çok sempati duyulmuş galatasaray başkanıdır.
dursun özbek`in bıraktığı mali, idari ve başarısal enkazı gördükten sonra kendisi mumla aranır olmuştur. mustafa cengiz başkanlığındaki geçiş dönemi yönetiminin ardından geri dönmesi ve fatih terim`le barışması kulübümüz ve taraftarlar adına çok önemli olacaktır.
9018
galatasaray'ı batırdı diyenlerin özür dilemesi gereken eski başkan. ünal aysal batırdıysa dursun özbek afedersiniz sevip atmıştır.
9019
zor dönemde elini taşın altına sokmaması nedeniyle savunulacak bir tarafı yok. lakin dursun özbek denilen galatasaray düşmanı şahsı gördükten sonra da kendisine haksızlık yapıldığını kabul etmeliyiz. 3 yılda kulubün borç yükünü sadece 10 milyon dolar arttırıp kazandırdığı başarılar ortada. (kaldı ki aldığı oyunculardan satılanlarla bu para geri geldi sonra) riva'yı kullanım izni verilseydi borcu da sıfırlayacaktı muhtemelen. hep kendi kazandırdığı 1 milyar doları harcamakla eleştirildi. üstüne gelen dursun özbek, bir bu kadar harcadı, rivayı harcadı, üstüne 600 milyon lira zarar etti. kulübün hali ortada. ünal aysal'a ama 1 milyar dolar harcadı diye çakan adnan polat vs tayfası ile paralı basın suskun..
9020
kendisi gelmeden dursun gelmiş olsaydı şu an bu sözlük sportif sözlükler değil nostaljik sözlükler sınıfına dahil olurdu.
9021
2010-2011 galatasarayı'nın başına geçen ünal aysal elini taşın altına koymamıştır. yerseniz diye diyorum yani.
9022
kendisi hakkında "zor zamanda elini taşın altına koymadı" demek herhalde en kibar tabiriyle insafsızlıktır. kendisi kulübün başına geçtiğinde takımın son 3 seneki lig sıralaması 5-3-8 şeklindeydi. kulübün nakit geliri yerlerdeydi. 11-12 sezona 23 milyon € transfer harcaması ve 15 milyon € transfer geliri ile girdi. yani sadece 8 milyon € harcadı.
sözde muhalefet (dürüst ve tayfası) ile dedelerin el birliğiyle kendisine oyun oynanıp istifa ettirildi. bakın adam "ben bu şartlarda çalışamam" diyerek istifa etti. türkiye'de görülmemiş bir durum olduğundan dolayı insanlar "kaçtı" dediler. kendisine verilmeyen riva'nın kullanım izni daha sonra dursun aydın özbek'e verildi. sonuçları ortada.
kısaca galatasaray'ın başına gelmiş en kaliteli ikinci başkandı (diğeri de faruk süren'dir malumunuz). en azından benim gördüklerim içinde bu böyle. 1 kere bile "enkaz aldım" demedi. 1 kere bile taraftarın yüzünü yere düşürmedi. bir kısım taraftar sadece dürüst - albayrak - terim üçgenindeki ilişkileri görmezden gelip kendisini harcamaya kalktı. yapamadıkça delirdiler, kudurdular zaten. daha sonra yukarıda da söylediğim gibi şimdilerde salyalar saçarak saldırdıkları statüko ile el sıkışan muhalefet tarafından devrildiler. duygun dede'nin yönetime aldığı ilk isim albayrak'tı, hatırlatırım.
sözün özü yazık edildi kendisine. daha doğrusu galatasaray'ın geçen yıllarına yazık oldu. bir iç çekişme uğruna ünal aysal gibi bir başkan lanet ettirildi.
9023
sağlam hedefleri olan biriydi ve görüntü itibari ile başkanlık makamına yakışıyordu. fakat çoğu arkadaşın kabullenemediği bir durum var. ünal aysal bir projeydi ve uzun vadede ters tepti. kendisi cayır cayır yanan galatasaray aşkı sebebiyle, 2010-2011 sezonunda kulübün başına geçmedi. zaten galatasaray'ın içindeki derin dinamikler tarafından, çok uzun süredir bu makama hazırlanıyordu. daha dün gibi hatırlıyorum kendisi hakkında 2003 yıllarında fanatik veya fotomaç gazetesinin "galatasaray'ın gelecekteki aziz yıldırım'ı" tarzı bir başlık attığını.
elinde güçlü bir yönetim varken gayet başarılı ilerledi. ne zaman ki ben bu işlerden anlıyorum diyerek, yönetim kurulunu kuklalardan oluşturdu o zaman darmadağın oldu. son trt programında kendi ağzıyla da itiraf etti, son dönemini kast ederek "bazı konularda yanlış kişilerle hareket ettim" diye. ilk zorlukta da başta faruk süren ve alp yalman gibi ağır topların ısrarına rağmen, istifa ederek gitti. çünkü dediğim gibi bu adam senin, benim gibi galatasaraylı değil. geçmişte başarılı bir dönemi olduğu gibi, yapılan komisyon transferleri ve vaat edilen sponsorlukları gerçekleştirememesi sebebiyle camiaya ciddi zarar verdiği bir dönemi de olmuştur. bu yüzden galatasaray tarihinin en iyi 2.başkanı denilirken, iki kere düşünülsün. 90'larda borçsuz ve harika bir iskelet kadro bırakan alp yalman gibi bir gerçek varken hele. yaptıkları için teşekkür edip, kendisi hakkındaki konuların kapanmasını dilemeliyiz.
kaldı ki kendisi çoktan kapatmış durumda galatasaray konusunu.
9024
galatasaray tarihinin en iyi başkanı olarak görmemle birlikte 3 büyük hatası olan başkanımız.
1. milli takım-terim-tff üçgenini iyi yönetememesi
2. riva arazisini kullanmayarak kendinden sonra gelen vizyonsuz başkanlara bırakması.
3. yerli futbolculara verilen yüksek maaşlar-bonservisler.
terim-aysal birlikteliğini koruyabilseydik avrupa'nın ilk 10 kulübü arasında çakılı yerimizi almıştık.
9025
faruk süren baskandan sonra gelen en vizyoner başkanımız. başkanlığı hobi olarak yapıyor gibi bir havası vardı. sanki hayatta yapılacaklar listesine bir tık attı ve gitti gibi hissediyorum.