• 2130
    okunması gereken flood: https://twitter.com/.../1278025824906743809

    hasan kartal isimli futbol katiline * az ceza vermek için disiplin talimatlarını nasıl alelacele değiştirdikleri ortada...

    hoş ülkede alenen şike yapan çok şerefli (!) takımları küme düşürmemek için yasa değişikliği yaptılar kimse sesini çıkarmadı, dolayısıyla şaşırılacak pek bir şey yok ortada.

    fatih terim’in tweet atıp adalet istemesinin sebebi bu arkadaşlar, durup durup “takım ne oynuyor ki hoca?” yazmaktan artık vazgeçin lütfen...
  • 2131
    https://twitter.com/.../1278025824906743809

    bu paylaşımdaki yazılanları okuduğumuzda yazan kişinin pek okumadan araştırmadan yazdığı anlaşılıyor. zaten yazıda tutarsızlık da var. 8/2 değişti, 8/3'den ceza verdiler deniyor. ama talimatı değiştirip ceza verildiği iddia edilmiş. değişen ile ceza maddeleri farklı. daha da önemlisi ilgili 8/2'deki değişiklik sadece başvuru sürelerinin uzaması ile ilgili olup, daha önce bir kaç defa daha değiştirilmiş zaten. yani hesaptaki yazıları dikkate alarak gaza gelmeyelim.

    not: degistirilen disiplin talimatı değil, covid19 sebebiyle maçların devam ve idare koşullarına ilişkin talimattır.
  • 2132
    dördüncü fatih terim dönemi boyunca fatih terim ile sidik yarıştıran, diş geçirmeye çalışan kurum. fatih hoca da "buranın ağası da benim marabası da benim" tavrında olduğu için özellikle son 2 sezondur çok fahiş cezalar geliyor galatasaray'a. kallavi hak mahrumiyetleri, kırmızı kartlara fahiş cezalar falan bunlar hep federasyonun "benim borum ötecek" fikriyatının tezahürü.

    ilk sezonunda tek bir tweetle ligin akışını komple değiştirdi hoca. neredeyse deplasmanda maç kazanamadan şampiyon oldu. üçüncü fatih terim döneminin bitişi ve sonrasındaki süreç için sizin hiç ihanete uğradığınızı hissettiğiniz oldu mu diye konuştu. şampiyonluğun geleceği göztepe deplasmanı öncesi "bu seferki hepsinden farklı olacak" dedi. doğrudan "türk futbol ailesi" ve federasyonu hedef alan bu laflara cevap gelmese de elbette bir kenara yazıldı.

    ikinci sezonunda 2 kasım 2018 galatasaray fenerbahçe maçı ile başlayan bir süreç oldu. fahiş bir hakem hatasının ardından gelişen pozisyonda gelen golle iki puanı kaptırdık, üzerine maç sonu da ağır tahrikle başlayan bir takım olaylar oldu. hoca orda konuştuğu için üst limit denebilecek bir ceza aldı. hakaret içermese de ağır bir konuşma mıydı, evet ağır bir konuşmaydı. bugüne kadar lig tarihinde pek çok teknik direktör benzer ruh hali içinde çok daha ağır konuşmalar yapmıştır.

    ancak işte bir önceki sezonda edilen laflar unutulmamıştı. argo tabirle "onları da birbirine takıp" üst sınırdan bir ceza oldu. maç sonu olaylarda tahrik eden fenerbahçeli futbolcular ceza aldı ama bizden de epey bir oyuncu neredeyse ilk yarıyı kapattı. taraftarın tabi sakin kalıp olayları bu şekilde yorumlayıp kabul etmesi imkansızdı. fenerbahçeliler tahrik etti, bizimkilere ceza yağdı. hoca konuştu hakkımızı aradı ona da ceza verdiler şeklinde algılandı olay.

    rakip takım taraftarları da fatih terim kompleksiyle "bak yine puan kayıpları gelince çamura yattı" diyerek olaya farklı bir cephe olarak dahil olunca gerginlik daha da derinleşti. bu sürtüşme ve ceza üstüne ceza olayı hem federasyonun ince tahrikleri hem de hocanın "vurun vurun ben daha ölmem" dercesine lafını sakınmaması ile kasım ayı boyunca devam etti.

    tüm bunlar olanca hararetiyle devam ederken 23 kasım 2018 galatasaray konyaspor maçında çalınan penaltı ile iki puan daha gümbürtüye gidince işler daha da çığrından çıktı. galatasaray açık açık "kelle" istedi, taraftar "operasyon çekiyorlar" diye ayağa kalktı. federasyonun haklı olarak hakeminin arkasında durması karşı hamle olarak algılandı. asıl karşı hamle ise federasyonun telkinleri ve bazı sivrizekalı kulüp başkanlarımızın önderliğinde yayınlanan 28 kasım 2018 kulüpler birliği vakfı açıklamasıydı aslında.

    bu tartışmalar arasında bir de 2-0 öne geçip 2-2'ye gelen 8 aralık 2018 galatasaray çaykur rizespor maçının son dakikasında bir penaltımız verilmeyince gerginlik zirve noktasına çıktı. fatih terim ve federasyon arasındaki güç savaşı da en hararetli sürecine girmiş oldu. zıvanadan çıkmış, federasyonun adil davranmadığına inanan galatasaray taraftarını arkasına almıştı fatih terim. federasyon da bu savaşta yalnız kalmamak için diğer camiaları arkasına almak için hamleler yaptı. bu hamleler kısmen başarılı oldu. buna küme düşme korkusuyla saldırganlaşan fenerbahçe camiası ve her gerginliğie "abi nolur bizi de muhatap alın" refleksiyle koşturan beşiktaş camiasının fatih terim kompleksi de eklenince saflar belirginleşmiş oldu.

    ikinci yarıya 6 puan geride başlayan galatasaray hem cezalarını tamamlayan eksiklerin dönmesi, hem de kritik 1-2 transferle yola koyuldu. devletin en tepesinden gelen başakşehir sempatisi dolu mesajlarla hemen hemen aynı dönemde umutsuz bir konuma düşülse de 8 de kapanır 18 de diyen fatih terim bir kez daha haklı çıkmıştı...

    sezon sonu hocanın instagram üzerinden yaptığı meşhur açıklama ise adeta bir galibiyet turuydu. organize ancak amatör bir kötülük diyerek özetledi sezonu. biz adı geçenlerin pek çoğuyla rakip bile değiliz lafıyla da hem rakip camialara hem de federasyona ayarını verdi. aslında gönderme bolluğundan muzdarip, ince ince geçirme tadında bir konuşmaydı.

    cemil usta sezonu başlarken hamle sırası diğerlerindeydi. ilk kurşun nihat özdemir'in federasyon başkanı yapılmasıydı. galatasaray'ın sezona o kadar da iyi başlayamaması sonrası bu hamle biraz da araya kaynmış gibi göründü. ancak zorlu center'da yapılan gizli toplantı bir şekilde ortaya çıkınca ortalık yeniden hararetlendi. organize ve profesyonel bir kötülük dönemine geçildiği tesccillenirken fatih terim'in (bkz: ikinci yarı çok zorlu geçecek) tweeti ateşi yakmaya yetmişti.

    sadece iki aylık sürede galatasaray 10 puan geriden gelip liderin ensesine yapıştı. kadıköy'de 20 sene sonra yendiği fenerbahçe liderin 12 puan gerisinde, avrupa kupası potasının bile uzağında buldu kendini. beşiktaş ise fenerbahçe'den sadece 1 galibiyet yukardaydı.

    tam bu dönemde covid-19 belası ortaya çıktı. 15 mart 2020 galatasaray beşiktaş maçı öncesi adeta at izinin it izine karıştığı bir süreç yaşandı. beşiktaş camiası daha 2 hafta önceden "seyircisiz" kamuoyu yaratmaya çalıştı. tam da maçın oynanacağı hafta türkiye'de ilk vakanın açıklanması sonrası bu kamuoyu iyice arttı. federasyon kendi başına karar veremeyecek bir yapı olduğu için, devletin zirvesi de bu konuda ağırdan aldığı için o hafta maçlar seyircisiz şekilde oynandı. ertesi hafta tüm ülkede iş ciddiye binince ve sporcular da "bizimki can değil mi" diye isyan bayrağını çekince spor faaliyetleri durduruldu.

    bu süreçte abdürrahim albayrak ve fatih terim covid-19 virüsüne yakalandı. rakip camialar fatih terim'in beşiktaş maçıyla ilgili konuşmalarını hatırlayıp abuk sabuk imalarda bulundu. sosyal medyada "ölür inşallah" temennileri yapıldı. 5 gün sonra hastahaneden evde tedavi sürecine geçince bu defa yalan imasında bulunuldu. kaderin cilvesi, bunu söyleyen camiaların takımlarında da teknik heyetlerinde de vakalara rastlandı. çok şükür hepsi sağlıklı insanlar olduğu için olağandışı bir durum yaşanmadan 4-5 günlük hastahane süreçlerinin ardından evlerinde tedaviye devam ettiler. ancak kimse çıkıp bir özür bile dilemedi, dileyemedi...

    covid-19 arası sonrası oynanan iki maçta 5 puan kaybetti galatasaray. 14 haziran 2020 çaykur rizespor galatasaray maçında muslera ve andone darbeye bağlı çok kötü sakatlıklar geçirdi. 21 haziran 2020 galatasaray gaziantep fk maçında 6 saniye kuralı 15 sene sonra ilk defa uygulandı ve o atışla başlayan oyunda yapılan penaltıyla maç berabere bitti. bitime 5 maç kala galatasaray ligde 4. sırada ve liderin 8 puan gerisinde kaldı.

    iktidarın gözbebeği başakşehir futbol kulübü ile sezon içinde bir telefonla hoca değiştirecek kadar bağlı olduğu birileri tarafından iteklenen trabzonspor arasında bir şampiyonluk yarışı olacak gibi görünüyor kalan son 5 maçta. bu yukarı tükürsem bıyık aşağı tükürsem sakal ikilemin baskısından fırsat kalıp da federasyon fatih terim'e sezon sonu bir ima falan yapar mı bilinmez.

    gerçi nerede kalmıştık tweetinden sonra başkanından teknik direktörüne kadar herkesi en az bir kere "kaçmış" olan iki camianın sırf argümansızlıktan kaçacak geyiğini devam ettirmesine ve hocanın 17 mayıs günü yazdığı mektubun sonundaki ifadelere bakılırsa önümüzdeki sezon ve sezonlarda da karşılıklı hamlelerle bu iş devam edecektir.

    fatih terim'in karizmasıyla, kariyeriyle, karakteriyle, arkasındaki camiayla baş edebilmek kolay değildir.

    hepsine tekrardan geçmiş olsun...
  • 2133
    --- alıntı ---

    1- fenerbahçe ve beşiktaş, tff’nin uyguladığı (6 aylık) yerel ffp kuralının %30 barajını aştılar ancak tff barajı %40’a çekti.

    2- mustafa cengiz ve fatih terim’in 248 gün ceza aldığı disiplin talimatnamesi alanya-trabzon müsabakası sonrası değiştirildi. (filaligs)

    https://twitter.com/.../1278097219749588993

    --- alıntı ---
  • 2134
    2019-2020 futbol sezonu 26 temmuz 2020'de sona erecek süper ligin 2020-2021 sezonunu başlangıcı için 15 ağustos 2020'yi * işaret eden federasyonun 1 temmuz 2020 itibariyle 45 gün sonra başlayacak yeni sezondaki aklındaki yabancı sınırı şu şekilde.

    --- alıntı ---

    tff kulüplere, yabancı sayısının kademeli olarak indirilmesini önerdi!

    2020/21 | 11'de 8 yabancı + 3 yerli (4 yabancı tribünde)
    2021/22 | 11'de 7 yabancı + 4 yerli (3 yabancı tribünde)
    2022/23 | 11'de 6 yabancı + 5 yerli (2 yabancı tribünde)

    --- alıntı ---
    https://t.co/JeRq4US3Yp

    hayır sonra alman şöyle sistemli, ingiliz böyle akıllı diye ağlaşmayın. adamlar ekstra bir şey yapmıyor. gerizekalı olan biziz.
  • 2136
    yabancı sınırını değiştirecekse yabancı futbolcu tanımlamasını da değiştirmesi gereken federasyondur. mevcut sistemde türk milli takımında oynamasına engel durumu olan her futbolcu yabancı olarak kabul ediliyor ancak bu tanımlama sınır çok geniş diye yapılan bir tanımlamaydı. tanımlamayı eski haline döndürmeleri durumunda muslera ve donk türk pasaportu alıp yerli statüsünde oynayabilecek.
  • 2139
    yönetim biçimi "keyfiyet" olan bir ülkede, insanlar, önemli konumlara gelebilmek için bir şahsın adamı olma konusunda birbirleri ile yarışırlarmış. onlar arasında, o bir şahsın ve çevresinin çıkarlarına en iyi hizmet edenler, büyük paraların döndüğü alanları düzenleyen kurullara getirilirlermiş. ama bu kimselerin kendi iradeleri neredeyse yokmuş; o pozisyona gelme gerekçeleri birilerine hizmet etmek olduğu için kendi üstlerinde olan kimseler onlara ne derse onlar da onu yaparlarmış.

    bu nedenle o ülkede kamuyu ilgilendiren herhangi bir alanda o alanı düzenleyen kuruldan akıl ile karar alması yönündeki umudunu kesmiş insanlar giderek.

    o ülke sanırım ya afrika'da ya da güney amerika'da olsa gerek.

    o adını hatırlayamadığım ülkedeki ile pek benzemediği için ne kadar mutlu olmamız gerektiğini bilemediğimiz özerk olduğu kabul edilen bir kuruluş.
  • 2140
    akla ihanet etmekte olan bir oluşumdan başka bir şey değiller. hele ki artı yabancılı sistem dedikodusu gerçekse akıl almaz bir hamleye imza atmak üzereler. ya kardeşim illa ki yapacaksan ilk 11 de 3, yedeklerde de 3 yerli ve bir miktar altyapı oyuncusu sınırı koyarsın biter gider. o tribünde bu şurada diye sistem mi olur. bir kişi açıklasın bu iş şener gibi adamların inanılmaz paralar kazanmasından başka neye yarayacak.
  • 2141
    borç içinde yüzen klüplere milyon eurolar vererek transfer ettiği oyuncuyu tribünde oturtmasını söyleyen iş bilmez , yandaş, kendi başına karar alamayan, alması dahi mümkün olmayan sözde özerk kuruluş. aslında bunların işi çok rahat birileri söylüyor bunlarda kendi kararlarıymış gibi biz yaptık oldu diyor. kapatın gitssin zaten bir işe yaradığı yok. daha ağır şeyler yazmak istiyorum ama hem terbiyem hem sözlük kurulları izin vermiyor.
  • 2142
    başka bir ülkede ihaleci bir işadamı, sırf geçmişte bir spor kulübünün yönetiminde yer alması sebebiyle başkanlık yapıyor mudur merak ediyorum. kendi taraftarı tarafından ''yeter yıldırım demirören yeter'' diye besteler yapılan birini hangi akla hizmetse getirdikleri de olmuştu ama bu özel görevli, futboldan, futbolu yönetmekten zerre anlamayan başkanların elinde türk futbolu can çekişiyor.

    futbolu oynayanlara, antrenörlere, kulüp yönetenlere, yayıncı kuruluşa yani futbolun paydaşlarına fikrini sormayıp, kendi fikrini dikte ettirme peşinde olanları yüce rabbim tez zamanda başımızdan al yarabbi, amin. zira işimiz bir sana kaldı.
  • 2143
    türk futbolunu yönetmekle yükümlü kurum. bir zamanlar, beşiktaş başkanı demirören'in sözleşmesini feshedemediği oyuncuları barındırabilmek için kendilerinden rica ederek 6+2'yi 6+2+2'ye çıkartmasıyla hayatımıza giren ve bundan başka hiçbir fonksiyonu olmayan +2'nin tribün kısmından türk futboluna ne fayda öngörüyorlar da bütün formüllerinde yer veriyorlar bunu bir anlatmaları gerekiyor. cidden çıksın üç beş tane yiğit gazeteci ve sorsun bir basın toplantısında "tüm formüllerde yer verdiğiniz tribün kontenjanından türk futboluna nasıl bir fayda öngörüyorsunuz?" diye. buna kem küm demeden iki tane mantıklı kelime edebilsinler, ben bir daha ağzımı açıp tek kelime etmem. boş beleş işler işte. geçmişte 6+2, 6+2+2, 6+0+4 gibi uygulamar var diye kopyala yapıştır yapıyorlar. eminim oradaki yöneticiler bu +2'lerin yabancı kontenjanını şişiren demirören gibi yöneticileri kurtarmak için eklendiğini bile unutmuşlardır. hayır bari geçmişten copy paste yapacaksın bari araştır. hem türk futbolunun geleceğini dilinden düşürmeyip yabancı sınırı getireceksin, hem de kurtuluş diye hiç araştırmadan türk futbolunu batıran formülleri kurtuluş diye sunacaksın. nasıl bir dünya bu böyle? unutmadan yabancı sınırı getirmek gericiliktir, özgürlük kısıtlamaktır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın