• 849
    yaklasik 1 ay once geldigim dubai' de servisteyim ise gidiyoruz. giderken etiyopyali bir vatandas ustunde galatasaray formasi gidiyor. servis soforune dur dedim tabi millet sokta noldu dediler dur bana bir dakika musaade edin dedim. kostum elemanin yanina formayi nerden buldun dedim arkadasi hediye etmis. sarildim elemana anlamadi ne oldugunu ama bende tabi gurur patlamasi. dedim ki icimden ulan iyiki galatasaray'liyim...
  • 5
    geçen hafta sonu girdiğim aöf sınavlarının iyi geçmesi sonucunda çok mutluyum. beklediğimden daha iyi geçti. bugün cevapları kontrol ettiğimde en çekindiğim iki dersten 70 üzeri bekliyorum. bunun yanında ise kesin geçemem dediğim 2 dersten ise 40 üzeri bekliyorum. artık finallerde bu derslere ağırlık vermek gerekiyor. her seneyi çift dikiş giden biri olarak artık bu sene son olsun diyorum. bu yüzden pek bi sevindirik oldum sözlük.
  • 959
    sevgili sözlük hiç ummadığım bir dersten çok iyi bir puan aldım ve mezuniyete doğal olarakda mezun olduktan sonra ki hayallerime bir adım daha yaklaştım. bugünde başkanlık seçiminden hiç ummadığım bir şekilde galatasaray'ımın faydasına olacak bir sonuç çıktı. 1 haftadır vücudumu dinlendirmek için alkolü bırakmıştım ve uyumak için papatya çayı içiyodum. şimdi izninizle çayıma bir kaç damla viski döküp bu güzel günün keyfini çıkaracağım.

    yaşasın galatasaray'ı menfaatsiz sevenler.
  • 774
    anlamıyorum sözlük, "o adamları meclise soktunuz ya alacağınız olsun"cular bilmiyorlar mı ki o adamlar zaten meclisteydi. ilk defa olmuyor ki bu. son defa da olmayacak. niye ölümcül senaryolardan bahsediliyor anlamıyorum cidden.

    net bir sonuç var o da malum zihniyet istediği gibi at koşturamayacak artık. bunun dışında herhangi net bir tablo yok ortada.
  • 372
    bugün öğrencilerimle final sınavı hakkında konuşuyorduk.

    "sınavda boşluk doldurma olacak arkadaşlar" diyecektim ki, ağzımdan;

    "arkadaşlar doldur boşalt yapıyoruz." cümlesi çıktı.

    yapıyoruz dedikten sonra fark ettim ağzımdan çıkanı :(

    ilk üç saniye herkes dondu kaldı bana bakıyor.

    ondan sonra film koptu zaten. *

    sanırım futbol antremanlarına biraz ara vermeliyim.
  • 1364
    bu yazıyı hangi başlığa yazacağımla ilgili çok düşündüm ama sonuç olarak yeniliklerin her zaman mutlu sonla biteceğini düşündüğüm için buraya yazmak istedim. yine de ufak bi iç dökme seansı olacak.

    son 4 yıldır yaşadığım şehirden ayrılıyorum bugün be sözlük. tabii ki yeni başlangıçlar her zaman için iyi değerlendirilir ama karmaşık duygular var içimde. buradaki arkadaşlarımla gayet güzel vedalaştık. çok hafif duygusala bağladık. tabii ki dünyanın sonu falan gelmiyor, elbet görüşeceğiz ve içimde yeni hayatıma dair son derece umutla dolu hayaller, hedefler var. motivasyonum gayet yerinde ama bir tık da olsa içim buruk tabii. son yıllarda burada yaşadığım hem çok güzel hem çok kötü günler, hatıralar var. teraziye koyduğumda güzel tarafı mı kötü tarafı mı ağır basıyor bilemiyorum ama hayatta her zaman güzel tarafları göz önünde bulundurmak gibi bir felsefem olduğundan burayı kötü anmayacağımı düşünüyorum.

    dediğim gibi çok güzel zamanlarım da oldu. hem ben hem başka şeylerden kaynaklı olarak bu macera benim için daha iyi bitebilirdi belki. yine de daha kötü olmadığı için mutluyum. sonuç olarak ne olursa olsun bırakıp gitmek bir taraftan çok rahatlatıcı olsa da bir taraftan hüzünlü oluyormuş. önümde tertemiz bir sayfa ve çok pozitif, beni mutlu edecek realist hedefler var. yeni bir yola çıktığım için çok mutluyum. bu kararımdan asla ama asla pişman değil bilhassa oldukça memnunum. ama ne bileyim işte, gitmek her ne kadar doğru ve mutluluk verici olsa da insanı biraz hüzünlendiriyor. yalnız şunu söylemem gerek ki çok yoruldum be. buralar beni çok yordu, benim başka bir sayfa açıp rahatlamam ve yeni hedeflerim, hayallerim için daha geç olmadan çalışmaya başlamam lazım. aynı bugün yapacağım gibi yani.

    tolstoy'a ait olduğu söylenen ama aslında ona ait olmayan çok sevdiğim bir söz vardır: tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir. bu defa yolculuğa çıkan benim. kimileri için de şehre gelen yabancıyım. bakalım hayat bana ne gibi hikayeler yazacak. son olarak şunu söylemek isterim ki ne olursa olsun hikayenin muhteşem olacağını, çok başarılı ve çok mutlu biteceğini umut ediyorum. aynı zamanda da istiyorum ve bunun için her şeyi yapacağım.

    iç dökmek güzel şey. var ol sözlük.
  • 915
    sevgili sözlük... her sabah kalktığımda benim kafamı meşgul eden iki tane şey var.

    biri memleketin durumu ki o konuya hiç girmeyecem diğeri de işe gidince arabayı park etmek. bu kodumun alsancak'ında öyle büyük ki park sorunu inanılır gibi değil. minimum 45 dakika park yeri arıyorum büroma girmeden. gerçekten arabayı park ettimmi "oh gün bitti" diyorum. aslında park sorununu yaşamayabilirim. yeni nesil değnekçiler türedi. 5 lira artı park ücretini veriyosun vale gibi arabanı alıyolar park ediyolar, çıkarken de geri getiriyolar. müthiş lüks. ben park yeri ararken 15 liralık benzin yakıyorum. ayrıca genelde 3 durak kadar uzağa park ettiğim için it gibi de yürüyorum. ama değnekçiye para vermeme gibi bir prensibim var. gördüğüm yerde park etmeyecek olsam bile 155'i ararım. hatta olayı biraz da mübağla ederim ki mutlaka ilgilensinler. velhasıl artık öyle bir durum söz konusu değil. park edilebilir her yeri belediye zaten paralı hale getirdi. bu pezevenkler de belediye park görevlileriyle anlaşmışlar. park yeri çok az olduğu için arabaları alıyolar. yer boşalınca belediye görevlisi sinyali çakıyor, bunlar da getirip koyuyolar arabayı. parayı da kırışıyolar. hatta istersen aylık 300 lira ver bi daha da park için cebinden para çıkmasın. abonelik sistemi de var yani. aslında belediye görevlisi de denemez. belediye kendisine ait park işletmesini ihale etmiş. yani park görevlileri de özel şirket personeli. fakat bu durumda vergisiz kazanç oluşuyor. amk biz kdv'yi gelir vergisini falan katınca %42 gibi rakamlar öderken bunlar neredeyse her arabadan 5 lira kazanıyolar. şikayet edecem ibneleri. fakat kuru şikayet olmaz. büromdan görüyorum bu tipleri. fakat mesafe biraz uzak. çok profesyonel bir kamerası olan bir arkadaşım var. kameraman zaten çocuk. önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde müsait olduğunda bir gün bana gelecek. kamerayı ayarlıcaz. tüm gün uzak mesafeden kayıt yapıcaz. sonra gerekli anları makaslayıp şikayet ederken kullanıcam. hem vergi dairesine, hem belediyeye, hem de ihaleyi almış şirkete göndericem şikayet dilekçesini.

    neyse konu bu da değil.
    bu gün* tam büromun önünde park yeri buldum. üstelik de hiç aramadan. orada beni bekliyormuş. en son karımı ilk defa görüşümde böyle heyecanlanmıştım. hatırlamıyorum ne zaman bulmuştum böyle bir park yeri. herhalde 1 sene geçmiştir son defasından bu yana. acaba arabayı bi daha hiç çekmeyip işe taksiyle mi gidip gelsem bundan sonra?
    yok yok karar verdim insanın umudunu kaybetmemesi lazım, memlekette güzel şeyler de oluyor.
  • 720
    türk hava yollarına pilot olarak girebilmek için ingilizce dil belgesi almak gerekiyor.
    daha önce hava harp okulunda bir dönem pilotluk deneyimim olmuş, ancak askerliğe karakterim uymadığı için okuldan ayrılmıştım.

    pilot yetiştirme programına alımların başladığını duyunca eski sevdama dönüş yapma hevesiyle ielts sınavına girdim 2 hafta önce.

    sınavım o kadar berbat geçti ki sınavdan çıktığımda kendimden utanıyordum.
    yıllarca ingilizce eğitim görmüştüm, 5. sınıftan itibaren anadolu lisesi öğrencisi olarak matematik ve fen bilgisi dahil tüm derslerim ingilizceydi,
    ama ben ielts sınavında cörtlemiştim.

    ilk defa sertifika tabanlı bir ingilizce sınavına giriyordum, girmeden önce arkadaşlarım:

    -"abi bu sınav ingilizce bilmekle alakalı değil sınavı tanımadan girersen anglo sakson olsan geçemezsin" demişlerdi.

    gerçekten de öyle oldu:
    - listening kısmında neye uğradığımı şaşırdım, koca salon, yankılı sesler, ben doldurulacak boşluğu beklerken bir bakıyorum alt satıra geçmiş, "ne oluyor lan?" demeye kalmadan 3-4 soru kaçırıyorum...
    - reading kısmında öyle bir metin koymuşlar ki, times'dan makale falan sanırsın... türkçesini koysalar yarısını aklımda tutamam... nitekim tutamadım, çalakalem saçmaladım. true-false alanları var bilen bilir, ben sınavdan çıktıktan sonra "orayı yaptım yeeaaa" derken arkadaş "yes-no'ları ne yaptın?" diye sordu, "ne yes-no'su lan" dedim soruların yarısı yes-no question'mış...
    - writing kısmında kendime güvenim tamdı. yardırıp yazdım. sonra dedim ki "yeter lan bu kadar yazıyı kim okuyacak?" - yukarıya bir baktım, "minimum bilmem kaç words..." sayıyorum, yarısı bile değil benim yazdığım. 1 sayfa ekstradan saçmalamak zorunda kaldım.

    artık ümitlerim bitmiş... sınavdan çakacağımı, dahası arkadaşlara rezil olacağımı biliyorum, adamlar internetten sonuçlarıma bakmasın diye tc numaramı bile yanlış verdim sınavdan sonra...

    öğleden sonra listening var... girip girmemekte kararsızım tabi. "lan bu saatten sonra girsem ne olur?" dedim. starbucks'ta kahve içiyorum. sınava 7 dakika kala sınav mekanına gittim "en azından kendimi deneyeyim." diyerek... yoksa girmiyordum yani kesinlikle...

    girdim...

    thy şartları: overall minimum : 6 puan, speaking minimum: 6 puan

    sınav sonuçlarım:
    - listening: 5
    - reading : 5
    - writing: 6
    - speaking: 7
    - overall : 6

    yani yetiyor... ben rezil olacağıma yüzde 100 inandığım ve neredeyse speaking sınavına girmemek üzere olduğum sınavda türk hava yollarının benden istediği şartları sağlayan sertifikayı almaya hak kazanmışım...

    hala şoklardayım...

    2005-2006 yılında eric gerets döneminde gelen son maç şampiyonluğu hissiyatı var içimde...

    dua edin kardeşlerim, bu kardeşiniz pilot olsun, galatasaray futbol takımının şampiyonlar ligi şampiyonluğu yaşadığı gün türkiye'ye uçağı indiren kokpit ekibinde yer alma hayaliyle yaşasın dursun...

    hepinize sevgiler...
  • 1329
    az önce fark ettiğim durumla çok büyük bir mutluluk yaşadım sevgili sözlük.

    bu sene askere gidiyorum, belli olarak yapacağım. (bkz: #3829952)

    18 nisan sevk tarihim, istanbul maltepe'de yapıyorum, pendik'de yaşıyorum.*

    15 mayıs yemin töreni, 18 mayıs terhis. 2 gün izinle birlikte yemin töreninden sonra çıkılabiliyormuş sanırım. şampiyonluk yolundaki önemli 3 maçı, özellikle şampiyonluğu kutlayacağımız fenerbahçe maçını kaçıracağım için çok üzülüyordum, kombinemiz var, istanbul'da askerlik yapıyoruz maça gidemiyoruz diye üzülüyordum.

    az önce bir anda fener maçının süper kupa'dan dolayı 12 mayıs tarihinden 19 mayıs'a ertelendiği kafama dank etti. maçı kaçırmıyorum sevgili sözlük, geçen seneden sonra bir kez daha canlı tanıklık edeceğiz. askerden yeni gelmiş biri olarak tribünde yerimi alacağım, umarım takım da askerden yeni gelmiş gibi oynar.*

    (bkz: 19 mayıs 2024 galatasaray fenerbahçe maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın