• 251
    okan hoca’yı şu sıralar hiç beğenmesem de gerçekleşmemesi gereken eylem. değerli renktaşlar yönetim daha ederinin 4 katı para verip bir tane orta sahayı bile alamıyor. bildikleri teknik direktör sayısı 2 elin parmağını geçmez. plan programı geçtim.

    istifa etse yerine kimi getirecekler? kimi ikna edebilecekler. istifa değil okan hoca’nın ekibine işi bilen kişiler getirilmeli. acilen profesyonel bir sportif direktör getirilmeli. istifa faydadan çok zarar getirir. ha istifa gelirse hocanın kendi isteği üzerine benim adayım albert rieradır. ama yönetim muhtemelen mustafa denizli, fatih terim falan getirir.
  • 252
    altyapıyı akmanlar ile bitiren, menajer transferleri için scout ekibimizi halleden son fatih terim döneminin miraslarını da cepten yiyen teknik direktör ile vedalaşmamız gerekiyor. galatasaray tarihinde kimseye verilmemiş imkanlar kendisine verildi. bu imkanların hiçbirini kullanamadı avrupa'da bu kadar yıldır hezimet üstüne hezimet yaşadık. artık kendi kendine bu kararı vermesi gerekiyor. daha önceleri itiraz eder bir fener derbisi alırdı şimdiler de o da yok yerine rezil bir oyun var.
  • 255
    galatasaray’ın kültüründe sezon ortası hoca değişikliği pek yoktu ta ki bu kültürü yerle bir eden adnan polat’a kadar.

    1983-1984 - 2006-2007 sezonları arasında görevden sezon ortası ayrılan hoca sayısı sadece 94-95 sezonu saftig, 03-04 sezonu fatih terim.

    adnan polat’tan sonra şiraze öyle bir kaydı ki fatih terim, rijkaard, okan buruk dışında sezon bitirebilen hocamız yok.

    peki sezon ortası değişiklikleri işe yaradı mı? bir 14-15 sezonu bir 17-18 sezonu hariç, hayır.

    “burası gaassaaray hacum başarısız olan gider” edebiyatına gerek yok. üç senedir hemen hemen hiç sabır istememiş bir hocanın birazcık sabır isteği olsun. bu destek okan buruk’a da verilmesin, kime sabredeceğiz?
  • 261
    takımın geleceği açısından acilen gerçekleşmesi gereken hadise. bunu kim dile getirir artık o insanların kendi tercihi.

    -2 takımlı hale düşmüş bir ligde, ligdeki tek rakibi fenerbahçe'ye, tüm kupalarda, oyun olarak son 4 maçta hiçbir üstünlük kuramayan, son maçında futbolun tüm gereklerinde mat olan

    -tarihin, en çok bonservis maaş ödenen kadrosunun başında olup bu kadroyla en kötü avrupa ligi şampiyonu olması veya şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynaması gerekeceği yerde, hollanda avrupa ligi play-off'u oynayan az'den 2 maçta 6 gol yiyen, young boys'a elenen. (tarihin en pahalı transferlerinde ve en pahalı kaleci transferlerinde ilk 10'da artık galatasaray da var)

    -neredeyse her büyük paralar ödenen transfer sonrası takımın dizilişini değiştiren

    -4 sene sonra hala "ön alan presi" dışında, top ayağında iken kurduğu bir sistem olmayan ve takımın hücum taktiğini "at o an formda olan oyuncuya" üzerine kuran (zamana göre barış alper, mertens, icardi, osimhen)

    -son 1,5 sezondur avrupa'nın en üst düzey forvetinin, yerel ligde yarattığı anomali ile ilerleyebilen, onun olmadığı maçlarda artık kaleye bile gidemeyen, olduğu avrupa maçlarında ise ona topu getirecek planları çizemeyen

    -rakip teknik adamın ilk 30 dakika maçı izleyip hamle yaptigi her avrupa maçında bir afallayıp mat olan.

    --frankfurt' antrenörünün topu bırakarak, tedesco'nun topu alarak, rahat rahat mağlup ettiği

    -ısler her götü gittiğinde, maçı bırakarak kenarda rakip hoca, hakem, rakip futbolcu vs. ıle uğraşmaya başlayan

    -şampiyonlar ligi'nde ekseriyetle ancak ve ancak düşüşte olan takımları güç bela mağlup edebilen (paçavra olduğu dönemde 10 kişilik manchester united'ı 3-2, düşüşte olan ve (bu hafta hocasını kovacak olan liverpool'ı 1-0, acınacak hale gelen ve bizim maçtan sonra hocasını kovan ajax'ı 3-0, en ilginci de rotasyon ile istanbul'a gelen tottenham'ı 3-2. adamlar sonradan, aynı kupada oynadıkları finale, istanbul'daki maçtan 7 oyuncu farklı kadro ile çıktılar. biz, uzatmada, muslera önde yakalandığında rakip 10 metre sola vursa 3-3 bitecek maçtan sonra "ne hapsettik beee" diye övündük. sonra biz martı göremezken, adamlar kupayı aldı).

    -kaybedilen her maç sonrası "forma ağırlığı, kulübün ağırlığı, galatasaray camiası" gibi içi boş, saha içi oyunla hiçbir alakası ve ona hiçbir etkisi olmayan söylemlerle taraftarı sıkça uyutmaya çalışan

    -her sezon birkaç tane ayrıcalıklı futbolcuyu kızağa çekemeyen, (hatta kaan ayhan'a premium üye gibi muamele yapıp her maç bir şekilde oyuna alma yolu arayan)

    -ve oturup yazsak sene sonuna kadar, özellikle uluslararası arenada, kulübün kuruluş felsefesi göz önüne alındığında, çok kötü performans sergilediği bir dolu an ve sekans sayabileceğimiz

    okan buruk'un acilen görevini bırakması için dile getirilen slogandır.

    zaten bir antrenörün, kötü performansını savunmak için, geçmişteki başarıları sayılmaya başlanırsa, sorun artık somut olarak ortada demektir. aynısını mourinho için yaptılar, bugünlerde guardiola için yapıyorlar. hele bu, çok övüldüğü 3 sezonluk şampiyonluklarından 2'sini, başta gomis, sonra icardi, son olarak da osimhen'in performanslarına aşırı derecede borçlu bir teknik direktör için yapılıyorsa takımın geleceğinin değerlendirilmesi açısından büyük bir muhakeme sorunu var demektir.

    umarım biz hiçbir şey bilmiyoruzdur ve "hayır her şeyi toparlayacak" diyenler haklı çıkar. bekleyip göreceğiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın