resim
Mircea Lucescu
Görev:---
Doğum:29.07.1945
Ölüm:07.04.2026 (80)
Uyruk:Romanya
  • 2302
    efsanemiz fatih terim'in kendisine yazdığı veda mektubu:

    "sevgili mircea,

    bu satırları yazmak hiç kolay değil.

    ama ömrünün neredeyse tamamını o eşsiz çim kokusuyla, yeşil zemin üzerindeki çizgiler arasında veya ötesinde, herkese nasip olmayacak büyük sorumluluklar altında geçirmiş iki futbol insanı olarak bu hikâyenin sessiz kalmadan tamamlanması gerekiyor.

    geride kalan yarım asırda insanlar değişti, devir değişti, futbol değişti, dünya değişti. ama senin futbola olan tutkunda hiç eksilme olmadı.

    biz aynı öykünün farklı cümleleri olduk. aynı sevinçler, hüzünler, fırtınalar, hayal kırıklıkları... kazandık, kaybettik, eleştirildik, tebrik edildik, anlaşıldık, bazen hiç anlaşılmadık. bizi birbirimize en çok yaklaştıran şey bence oyuna duyduğumuz sadakat oldu.

    kader, seni son kez çok sevdiğin istanbul'a belki de bu yüzden getirdi.

    bu, temeline saygı ekilen bir veda mektubu. sen, futbolun hakkını sonuna kadar verdin. sadece romanya'ya veya türkiye'ye değil, bu oyuna çok şey verdin.

    ve biliyorum; nerede olursan ol, gözünün futbolun üzerinden ayırmayacaksın.

    huzur içinde uyu dostum."

    https://x.com/i/status/2041854464596852755
  • 2306
    uefa kupasının kazanılması ile son bulan 4 yıllık fatih terim döneminden sonra gelişi belki galatasaray kamuoyunda pek ilgiyle karşılanmadı, hatta bazı yorumcularca görünüşü temelli "çeribaşı" lakabı dahi takılmıştı kendisine, ee, koskoca fatih terim'in ardından, üstelik uefa kupalı terim'in ardından gelen kim olacaksa işi peşinen çok zor olacaktı zaten. lakin gelir gelmez önce real madrid'in elinden süper kupayı alması, ki real'in o dönem müzesinde olmayan tek kupaydı yanılmıyorsam, camiayla arasındaki ilk sıcaklığı sağlamış oldu. aynı sezonun sonunda şampiyonluğu kaptırıp 5 yıl üst üste şampiyon olma rekorunu kıramadıysak da sezon içinde şampiyonlar ligi çeyrek finali oynamak, real'i, milan'ı, psg'yi alt etmek gibi hafızalarımızda hoşluk bırakacak başarılar yaşadık. 2. sezonunda kulübün içinde bulunduğu mali sıkıntılar nedeniyle oldukça mütevazi bir kadro ile yola çıkılmasına rağmen ligi şampiyon bitirmek ve o dönem 2 aşamalı grup yapısıyla oynanan cl'de roma, liverpool ve barcalı grupta çeyrek final şansını son maçta kaçırmak gibi yine yüzümüzü güldüren bir avrupa sezonu yaşanmış, önemli bir detay olarak ligde 3. yıldızı takan ilk takım olmuştuk. sene 2001 ve düşünün ki fener hala 3 yıldızlı:)
    lakin o sezonun sonunda uefa kupalı hocamız terim'in avrupa'da boşa çıkması belki de pek rastlanmayan bir şeyi yaşamamıza sebep oldu ve ligi kazanan, avrupa'da 2 kere çift aşamalı gruplardan çıkma başarısı gösteren lucescu ile yollar ayrılarak yerine fatih hoca geldi. devamındaki sene de biraz bize karşı olan hırsı biraz da beşiktaş'ın 100. yıl ayağına tüm yolların kendilerine açılması ile bir şampiyonluk da beşiktaş'ta yaşadı. sonrasında shaktar ile uzun dönem devam eden başarılı bir birlikteliği oldu ve son dönemlerinde milli takımımızda da bir süre görev aldı. ülke futbolumuz için önemli simalardan biri oldu ve kaderin cilvesi ki son maçını da istanbul'da mill takımımıza karşı oynamış oldu.
    toprağı bol olsun...
  • 2308
    toprağı bol olsun.

    4 mayıs 2002 galatasaray yimpaş yozgatspor maçı muhtemelen cemiyette re re re ra ra ra çıkışında istiklal caddesi'nde kendisine denk gelmiş, galatasaray lisesi civarlarında omuzlarda gezdirmiştik.

    o zamandan bugüne çok yıllar geçti ama lucescu'nun galatasaray'ın maddi olarak en darda olduğu dönemde elindeki kısıtlı kadro ile elde ettiği başarılar hala akıllarda.

    kendisinin 2003'te galatasaray ile devam ettiği, özhan canaydın'ın başkan olmadığı paralel evren nasıl olurdu çok merak ediyorum.
  • 2309
    fatih altaylı’nın hakkındaki müthiş yazısını okuduktan sonra bir kez daha galatasaray’dan koparılmasına üzüldüğüm duayen futbol adamı.

    lucescu içimde ukde kalan hocalardan birisidir. kendisinin galatasaray’dan kovulması özhan canaydın’ın yaptığı en büyük hata olabilir. galatasaray’a ikinci bir avrupa kupasını getirecek tek figür, o dönemin formda lucescu’suydu.
  • 2313
    zamanında çok büyük ahını aldık lucescu hocanın. arada iki mucize şampiyonluğumuz oldu ama neredeyse 10 sene sırtımız yerden kalkmadı.

    bir benzerini fenerbahçe de zico'ya yaptı. lig şampiyonluğu şampiyonlar ligi çeyrek finalinden daha önemli dediler adamı kovdular. fener bir daha şampiyonlar ligi yüzü göremedi.

    hayatta ne yaparsan yap ama birinin ahını alma derler. sanırım doğru.
  • 2315
    tarihimizin en büyük "kaçan fırsatı"dır...

    muhtemeldir ki özhan başkan kendisini kovup fatih terim'i getirmeseydi luçe shakhtar'da yaptığı devrimi galatasaray'da yapacaktı,

    bu da türk futbolunda bayernleşme sürecini 20 yıl önce başlatacaktı galatasaray adına,

    yani bir yanlış karar galatasaray'ın 20 yılına mal oldu,

    muhtemeldir ki paralel evrende:

    - galatasaray'dan kovulmadı
    - şampiyonlar liginde yıllarca gedikli kaldı, ön finaller yaşadı,
    - sürpriz scout buluşu brezilyalılarla galatasaray'ın kasasını doldurdu,
    - müzemize sayısız kupalar ekledi

    ruhu, tini şad olsun...
    luçe...
  • 2316
    kısa süre kalmasına rağmen tarihimizin en başarılı 3-4 teknik direktöründen biri. uefa sonrası bir çok oyuncusunun gittiği, efsane başkanının bıraktığı, efsane bir teknik direktörün yerine geldiği ve özellikle ikinci senesinde son 25 yıldaki en zayıf gs kadrolarından biriyle ligi alıp üstüne şampiyonlar liginde başarılı olmuştur.
    şampiyonlar liginde üst üste iki sezon gruplardan çıkıp, bir tanesinde o dönemlerin bence en zor olaylarından biriydi ikinci gruptan çıkıp çeyrek finalde real’e comeback yapmıştı takımı. diğer sezon ise barca-liverpool-roma’lı ikinci grupta şansını son maça taşımıştır hem de 5 beraberlikle. roma’da bu arada sağlam takıldı forvette totti-batistuta sağ bekte tarihin en iyisi cafu. bizim kadro ise evlere şenlikti uefa kadrosundan 3-4 isim kalmıştı sadece. gerisi toplama rumenler ile ümit karan falandı. büyük hocaydı.
  • 2317
    shakhtar'da 16 yabancı oyuncu alıp oynatabildiği bir ortamda yaptığı devrimi, biraz devrimin ayak izleri duyulsa 5 tane yabancıyla sınırlandırılmak zorunda bırakılacak bir ülkede yapacağına inanmanın saflık olduğu teknik direktör.

    bir de bunun daha futbolcularının maaşını ödeyecek kadar kaynak bulmaktan aciz beceriksiz galatasaray yöneticileri kısmı var tabi.

    türkiye'den gidip kendi imajını ve kariyerini kurtarmıştır.
  • 2318
    benim gözümden bu toprakların gördüğü en iyi taktisyendi. adam ilk 11'de gustavo victoria ve berkant göktan vs ile efsane roma'dan deplasman'da puan çekerdi. öyle bir manyaktı ki kitleyemeyeceği takım yoktu. o dönem barçalar ile nou camp'da kafa kafa oynardık, inanılmaz savunma yaptırırdı ama her şeyden önce taktisyendi. önce durdurur sonra vururdu. kurduğu sistem de sergen yalçın mesela çok önemliydi. onunla son 30 dk da rakibi bitirirdi. kendisi başımızda kalsaydı muhtemelen 1 avrupa kupası daha alırdık ama sağolsun rahmetli özhan canaydın seçim şovu ile gelip, şampiyon takımın hocasını durduk yere kovup fatih terim'i göreve getirmişti. büyük adamdı lucescu, terim sonrası bizi avrupa'da namımızı uzunca süre yükseltip bir de avrupa süper kupası ekletti. öyle bir adamdı ki o dönem okula giden çocuklar, her şampiyonlar ligi akşamında huzurla yataklarına gidip, sabah sevinçle okula gidiyordu. o yüzden bu yazıyı kendisine yazmak kendim adıma bir borç olarak görüyorum.

    kendisine büyük haksızlık yapılmasına rağmen 1 gün bile galatasaray hakkında kötü sözünü duymadım çünkü hep deli gibi severdi. sinan engin'in malum konuşması var. bizim deplasmanda yenmişler ama o statta uzunca efsanevi kapalıya bakıp, dalıp dalıp gitmiş...

    allah rahmet eylesin. mekanı cennet olsun. benim gözümde gheorghe hagi futbolcu olarak romanya için neyse, lucescu da antrenör olarak odur. romanya yine efsanevi bir ismini kaybetmiştir. ışıklar içinde uyu lucescu...
  • 2319
    1. fatih terim döneminden sonra belki bi 10 yıl görev yapması gerekirken, şampiyon apoletiyle kovulan rahmetli teknik direktör.

    galatasaray o dönem mali krizler içerisindeydi. mali krizdeki bir takımdan, düşük profilli oyunculardan maksimumu alacak iki isim tanıyorum; kalli ve lucescu.

    nitekim 2000-2011 arası 11 yılda yalnızca 3 kez şampiyon olabildik ve şampiyon olduğumuz üç sezon da mucize sayılabilir. bu şampiyonluklar da lucescu, gerets ve kalli tarafından kazanılmıştır.

    luce’nin kovulmasında, özhan canaydın, adnan polat veya bir başkası farketmez, emeği geçen kim varsa bu yıllar arası yaşadığımız yıkım döneminin sorumlusudur.
  • 2320
    2000 yazında, fatih terim'in ayrılması sonrası kuamdan hagi ve popescu tarafından anghel iordanescu ile birlikte galatasaray yönetimine önerilen iki isimden biri. takımın yıldızı hagi iordanescu'ya daha yakın olduğu için dönemin başkanı faruk süren'in "bunlar takımı eline alır" demesi üzerine lucescu'ya gidilmiştir.

    birinci fatih terim dönemi gibi absürd bir periyot sonrası göreve geldiği için taraftarı bırak takıma bile kendisini ve oyun felsefesini benimsetmesi uzun zaman almıştır. ilk sezonunun ortalarında isyan bayrağını çekip "bu takımın posası çıkmış artık, daha fazla böyle gidemeyiz" diyerek iyice ağırlığını koymuştur. özellikle ilk zamanlarında, önceki sezon maça yarım saat kala stada gidilen anadolu takımı maçları öncesi uzun uzun maç analizleri yapması futbolcular tarafından bile yer yer dalga konusu olmuştur. ancak detaycılığı, hocalığı, insanlığı ve klası zaman içerisinde hem anlaşılmış hem de saygı görmüştür.

    2001 yazında çalınan şampiyonluk, hagi'nin futbolu bırakması ve o efsane kadronun neredeyse bedavaya dağılması sonrası yaşanan ortamda; kamuoyunda "kim ulan bunlar" denilen bir futbolcu grubuyla hem şampiyonluğa uzanmış hem de şampiyonlar ligi'nde çeyrek finali son maça kadar kovalamayı başarmıştır. o şampiyonluk hem yeni geçilen yıldız sisteminde üçüncü yıldızı ilk takan takım olmamız, hem de o geçiş dönemini hasarsız atlatmamız açısından ekstra kıymetliydi.

    üstelik ligde 4 ay deplasmanda maç kazanamamasına ve sezonun son düzlüğünde "fatih terim" vaadiyle gelen özhan canaydın'ın seçilmesine rağmen...

    galatasaray tarihine yarım kalan bir hikayenin sonrası olarak girip bir başka yarım kalan hikaye olarak çıkmış bir güzel insandır. galatasaray'a gelirken romanya futbolunun efsanesiydi. geldi ve galatasaray tarihinde izler bıraktı. geçti beşiktaş tarihinde de unutulmaz izler bıraktı. oradan da geçti shaktar'da başka bir ekol yarattı.

    futbola adanmış hayatı neredeyse futbol sahasında sona erdi. futbol için seyahat ettiği son şehir 3 kupa kazandığı* istanbul oldu, son çıktığı saha ise dolmabahçe...

    ruhu şad olsun...
App Store'dan indirin Google Play'den alın